Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni aramızda görmeyi canıgönülden arzu ediyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Konseyi 8. Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, "Aile resmimizin daha da zenginleşmesi için önümüzdeki dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni aramızda görmeyi canıgönülden arzu ediyoruz." dedi.

AA
AA
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni aramızda görmeyi canıgönülden arzu ediyoruz

AA
AA

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda "Yeşil Teknolojiler ve Dijital Çağda Akıllı Şehirler" teması altında düzenlenen Türk Konseyi 8. Zirvesi'nde konuştu.
Konsey'e üye ülkelerin liderlerini medeniyetlerin beşiği İstanbul'da misafir etmekten büyük bahtiyarlık duyduğunu dile getiren Erdoğan, "Aile Meclisimizin, Kadirli Doğanım Sayın Berdimuhammedov’un da gözlemci olarak iştirakiyle ikmalinden ayrı bir memnuniyet duyuyorum." ifadelerini kullandı.
Tarihi kararlara imza atılacak zirvenin ülkeleri ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, dönem başkanlığının devralındığı Azerbaycan'ı, salgına rağmen yürüttükleri başarılı çalışmalar için tebrik etti. Erdoğan, bu sabah İstanbul'un tarihi yarımadasında, Konsey'in sekretaryasına tahsis ettikleri yeni binada üye ülke bayraklarının birlikte göndere çekilmesinin mutluluğunu paylaştıklarını dile getirdi.
Zirvede birçok ilklere de şahitlik edileceğine vurgu yapan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Kurumsallaşmasını geliştiren, bölgesinde ve ötesinde itibarını artıran Konseyimizin adını Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştiriyoruz. Tabii bu tarihi değişikliğin sadece sözde kalmaması, fiiliyata da dönüşmesi gerekiyor. Gerek sekretaryanın yapısı ve çalışma usulleri gerek siyasi, iktisadi ve toplumsal dayanışmamız aile meclisimizin örgüt niteliğini yansıtmalıdır. Ülkelerimizi ve bölgemizi ilgilendiren meseleleri ve fırsatları istişare etmek için teşkilatımızdan daha fazla faydalanmalıyız. Bu manada, Dışişleri Bakanlarımızın 27 Eylül'de Afganistan konusunda yaptıkları olağanüstü toplantı bir ilki teşkil etmiştir. Türk Devletleri Teşkilatı olarak Gözlemci Üyemiz Macaristan'la birlikte salgın karşısında verdiğimiz ortak mücadele de bir diğer başarı örneğidir. Bugün ayrıca değerli katkılarınızla hazırlanan Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi'ni uygulamaya alacağız. Bu belge, ufkumuzun sadece üye ülkelerle sınırlı kalmadığını gösterecek, barış, huzur ve refahı tüm bölgemize yayma irademizin tezahürü olacaktır."

"Ülkelerimiz arasındaki ticaretin önündeki tarife dışı tüm engelleri kaldırmalıyız"
Siyasi ve toplumsal dayanışmada olduğu gibi iktisadi ve ticari iş birliğini de müşterek adımlarla çeşitlendirmek ve güçlendirmek durumunda olduklarını belirten Erdoğan, toplam ticaret hacminin yaklaşık 21 milyar dolar düzeyinde seyrettiğini, bu rakamın, dünyanın geri kalanıyla olan toplam ticaret hacminin sadece yine yaklaşık yüzde 3'üne tekabül ettiğini anlattı.
"Dilde, fikirde, amelde birlik" anlayışıyla bu rakamın yüzde 10'lara taşınması gerektiğini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Hem ticaretimizi hem karşılıklı yatırımlarımızı süratle artırmalıyız. Ülkelerimiz arasındaki ticaretin önündeki tarife dışı tüm engelleri kaldırmalıyız. Bu maksatla Ticareti Kolaylaştırma Strateji Belgesi'nin imzalanmasına özellikle önem veriyorum. Ancak, kara, hava ve deniz yollarıyla birbirimize sımsıkı bir şekilde bağlanamazsak, istediğimiz sonuçları elde edemeyiz. Transit geçiş belgelerini artık gündemimizden çıkarmalı, gümrük mevzuat ve uygulamalarımızı uyumlaştırmalı, geçiş ücretlerini rekabetçi bir düzeye çekmeliyiz. Bu doğrultuda, Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşması'nı bir an önce imzalamalıyız. Böylelikle, Hazar Geçişli Uluslararası Doğu-Batı Orta Koridor başta olmak üzere, aramızdaki tüm yolları bu coğrafyanın ana arterleri haline getirebiliriz. Azerbaycan-Nahçıvan bağlantısı da bu anlamda hayati nitelik arz ediyor. Bölgenin transit ve lojistik merkez olma konumundan şüphesiz hepimiz istifade edeceğiz. Malum, Sayın Binali Yıldırım'ı Aksakallar Konseyi'ne Türkiye'nin Aksakalı olarak atadık. Binali Bey'in, tecrübesi ve birikimiyle ulaştırma başta olmak üzere Konsey'in çalışmalarına her alanda değerli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Üstlendiği bu önemli görevde kendisine başarılar diliyorum."

"Dijital dönüşüme liderlik etmeliyiz"
Zirvenin temasının "Yeşil Teknolojiler ve Dijital Çağda Akıllı Şehirler" olduğunu aktaran Erdoğan, çevre kirliliği ve iklim değişikliğiyle mücadele konularında, Türkiye olarak daima hassasiyet gösterdiklerini söyledi.
Paris İklim Anlaşması'nı onaylayıp yürürlüğe koyarak iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum noktasında yeni bir dönemin kapılarını açtıklarına değinen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Dönem başkanlığımız süresince bu küresel meselede çok taraflı iş birliğinin geliştirilmesi için yoğun çaba harcayacağız. Bu adımlarımızı, bölgemizin dijital çağda çevreye en duyarlı şekilde inkişafı için uzun soluklu bir çabanın ilk adımı olarak nitelendiriyoruz. Önümüzdeki süreçte şehirlerimizi, yeni teknolojileri ve yenilikçi yaklaşımları kullanarak 'akıllı şehirlere' dönüştürmeliyiz. Akıllı şehir çözümlerinin temelini veri odaklı stratejiler ve bu stratejilerin üretimi ileri düzeyli teknolojiler oluşturacaktır. Ulusal Yapay Zeka Stratejimizi geliştirerek, bu doğrultuda bir üst aşamaya çıkacak adımı attık. Stratejimizi teşkilatımıza da teşmil ederek, müşterek bir saydam ve katılımcı Yapay Zeka Portalı'nın tesisi için çalışmaya başlayalım istiyoruz. Teşkilat olarak bu konularda ortak politikalar geliştirmeli ve dijital dönüşüme liderlik etmeliyiz. Bu doğrultuda, tüm paydaşlarla birlikte 'insan odaklı' ortak stratejik planlar oluşturmalı, dijital dönüşümün yol haritasını belirlemeliyiz. Yeşil büyümeye yönelik ortak projelere birlikte imza atmalıyız. Akıllı şehircilik alanında işgalden azat edilen Zengilan'da başlatılan atılım, Türkistan'ın kalkınması, Ahal'deki yoğun faaliyetler, Budapeşte'deki uygulamalar, Kırgızistan ve Özbekistan'daki çalışmalar takdire şayandır."

Doğal afetlerle mücadelede iş birliği
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, karşı karşıya kalınan bir diğer hakikatin ise küresel ısınmanın da etkisiyle doğal afetlerin sayısının ve yıkıcı sonuçlarının katlanarak artması olduğunu vurgulayarak, "Bu vesileyle, yaz aylarında yaşadığımız büyük yangınların söndürülmesinde bizimle dayanışma gösteren tüm dost ülkelere teşekkür ediyorum. Doğal afetlerle mücadele noktasında da iş birliğimizi geliştirmemiz gerekiyor. Türkiye olarak bu amaçla; arama, kurtarma ve doğal afetler sonrası rehabilitasyon konularında ortak hareket etmek üzere 'Türk Devletleri Teşkilatı Sivil Koruma Mekanizması' kurulmasını teklif ediyoruz." diye konuştu.

Terör örgütleriyle ortak mücadele
Terör örgütleriyle ortak mücadelenin de gündemin önemli unsurlarından biri olması gerektiğini belirten Erdoğan, "PKK-YPG, DEAŞ ve FETÖ gibi şer odakları başta olmak üzere, terörün her türlüsüyle mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız. Bu konuda iş birliğimizi artırmalıyız. Ayrıca İslam ve yabancı düşmanlığı gibi çağımızın vebası olan yıkıcı akımlarla mücadelede birlikte hareket etmeliyiz." ifadesini kullandı.

"TEKNOFEST'i gelecek sene Azerbaycan'da gerçekleştireceğiz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, teşkilatın uluslararası bir kuruluş olarak cazibe merkezi haline dönüştüğünü memnuniyetle müşahede ettiklerinin altını çizerek, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Bu kapsamda teşkilatımızın gözlemcilik statüsü ve ortaklık kurma usullerine ilişkin kararları da bugün kabul edeceğiz. Aile resmimizin daha da zenginleşmesi için önümüzdeki dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni aramızda görmeyi canıgönülden arzu ediyoruz. Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı tecrit ve ambargonun hafifletilmesinde kıymetli desteklerinize güveniyorum. Dönem Başkanlığımızda Dünya Göçebe Oyunlarının dördüncüsüne de ev sahipliği yapacağız. İkincisini mart ayında düzenleyeceğimiz Antalya Diplomasi Forumu'na hepinizi özellikle davet ediyorum. Dört yıldır ülkemizde başarıyla düzenlenen TEKNOFEST'i gelecek sene Azerbaycan'da gerçekleştireceğiz. TEKNOFEST'in önümüzdeki yıllarda diğer kardeş ülkelerde de düzenlenmesi yararlı olacaktır. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, birliğimizin tarihi dönüm noktalarından biri olan zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Genel Sekreter Bağdat Bey ve sekretarya başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."

Erdoğan, Aliyev'e "Türk Dünyası Ali Nişanı" takdim etti
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Karabağ Zaferi dolayısıyla Türk Konseyi adına "Türk Dünyası Ali Nişanı"nı Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e takdim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aliyev'e hitaben şunları söyledi:
"Sayın Cumhurbaşkanı, aziz kardeşim, muzaffer ali başkumandan İlham Aliyev. Dirayetli liderliğinizde Karabağ'da yaklaşık 30 yıllık süren işgale 44 gün gibi kısa bir sürede son verilmiştir. Bu sadece Azerbaycanlı kardeşlerimiz için değil, Türk dünyası için büyük anlam taşımaktadır. Vatan muharebesi sonucunda yıllardır uygulanmayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları hayata geçirilmiştir. Azerbaycan bu şekilde uluslararası kamuoyunun hafızasına adalet mesajını nakşetmiştir. Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü yeniden sağlaması Türk dünyasının birliğini ve beraberliğini pekiştirmiştir. Karabağ'ın azatlığının sembolü olan har-ı bülbül Türk dünyası için zaferin müjdecisi olmuştur. Karabağ Zaferi, sadece işgal altındaki toprakları azat etmemiş, aynı zamanda bölgemizde özlemini duyduğumuz kalıcı barış, istikrar ve iş birliğine giden yolun da önünü açmıştır."
İlham Aliyev'e Türk Dünyası Ali Nişanı'nı takdim etmekten duyduğu bahtiyarlığı dile getiren Erdoğan, azatlık yolunda şehadete erişen kahramanları rahmetle ve minnetle yad etti.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev de Erdoğan'ın girişimiyle böyle bir nişana layık görülmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.



Woody Allen’ın kızı, üniversiteye Epstein’in torpiliyle girmiş

Amerikan yazar Philip Roth, Bard College'da bir dönem ders vermişti (Bard College)
Amerikan yazar Philip Roth, Bard College'da bir dönem ders vermişti (Bard College)
TT

Woody Allen’ın kızı, üniversiteye Epstein’in torpiliyle girmiş

Amerikan yazar Philip Roth, Bard College'da bir dönem ders vermişti (Bard College)
Amerikan yazar Philip Roth, Bard College'da bir dönem ders vermişti (Bard College)

Jeffrey Epstein, Woody Allen'ın kızının ABD'deki bir üniversiteye girmesini sağlamış.

ABD Adalet Bakanlığı'nın geçen hafta yayımladığı dava belgelerinde, Allen'ın eşi Soon-Yi Previn'in Epstein'le yazışmaları ortaya çıktı. 

2017 tarihli yazışmada Previn, evlatlık kızları Bechet Allen'ın New York'taki Bard College'a kabul sürecine katkısı nedeniyle Epstein'e teşekkür ediyor. 

E-postalara göre Epstein, üniversitenin rektörü Leon Botstein'la kişisel bağlantısı sayesinde Allen'ın kızının okula kabul edilmesini sağlamış.

Previn'in mesajında şu ifadeler yer alıyor: 

Bechet'ın biraz zorlanmasının ve önceden okula kabul aldığını bilmemesinin en iyisi olduğunu düşünüyorum. Böylece Bard'a girene dek biraz ter dökmüş ve bunu gerçekten istemiş olur. Bizim adımıza bu işi hallettiğin teşekkür ederim. Bunun benim için ne kadar önemli olduğunu anlatamam.

Botstein'ın sözcüsü David Wade, New York Times'a gönderdiği açıklamada, Mayıs 2021'de mezun olan Bechet'ın okula kendi başarısı sayesinde kabul edildiğini savunarak iddiaları yalanladı. 

Wade, Botstein'ın onlarca yıldır başvuru sürecindeki ailelerle görüştüğünü, kampüs ziyaretleri ve kabul görüşmeleri konusunda çok sayıda talebe yanıt verdiğini belirterek, "Buradaki tek fark, Epstein'in kendi etkisinin önemli olduğuna aileyi inandırmaya çalışması" dedi.

Sözcü, Epstein hakkında "Her gün güneşin doğuşunu bile kendine mal eden seri bir yalancıydı" ifadelerini kullandı. 

Haberde, Bard College'ın başvuruların yaklaşık yüzde 40'ını kabul ettiği de vurgulanıyor.

Timothée Chalamet'ye sert sözler

Previn'in 2018'de Epstein'e gönderdiği e-postada oyuncu Timothée Chalamet hakkında sarf ettiği ifadeler de dikkat çekti. 

Allen'ın eşi, mesajında "O şerefsiz Chalamet'nin filminin iyi eleştiri almamasına sevindim" diyor. 

Yazışmada bahsedilen filmin, Chalamet'nin başrolde oynadığı 2018 yapımı Sıcak Bir Yaz Gecesi (Hot Summer Night) olduğu düşünülüyor.

Diğer yandan Chalamet, Woody Allen'ın çekimlerini 2018'de tamamladığı New York'ta Yağmurlu Bir Gün'ün (A Rainy Day in New York) kadrosunda da yer alıyordu. 

Amazon, #MeToo hareketinin yükselişi ve Allen'a yönelik geçmiş cinsel istismar suçlamalarının yeniden gündeme gelmesi nedeniyle filmi rafa kaldırılmıştı. Yapım daha sonra farklı şirketler tarafından 2020'de ABD'de vizyona sokulmuştu. Chalamet de filmden kazandığı parayı hayır kurumlarına bağışlamıştı.

Independent Türkçe, New York Times, Variety, NME


Rusya’nın gizli nakit operasyonu: “İran’a 2,5 milyar dolar gönderildi”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le İran'ın dini lideri Ali Hamaney, en son 2022'de Tahran'da görüşmüştü (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le İran'ın dini lideri Ali Hamaney, en son 2022'de Tahran'da görüşmüştü (AFP)
TT

Rusya’nın gizli nakit operasyonu: “İran’a 2,5 milyar dolar gönderildi”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le İran'ın dini lideri Ali Hamaney, en son 2022'de Tahran'da görüşmüştü (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le İran'ın dini lideri Ali Hamaney, en son 2022'de Tahran'da görüşmüştü (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump ilk döneminde İran'a yaptırım uyguladıktan sonra Rusya, Tahran yönetimine gizlice 2,5 milyar dolar göndermiş.

Telegraph'ın haberinde bu miktarın, Rus devletine ait Promsvyazbank tarafından 2018'de Tahran yönetimine gönderildiği savunuluyor. 

Küresel ticaret ve gümrük verilerini derleyen ImportGenius'un sağladığı bilgileri inceleyen gazete, bankanın nakit paraları 4 ay boyunca tren ve gemi yoluyla İran'a ulaştırdığını yazıyor.

Her biri 57 milyon ile 115 milyon dolar arasında değişen nakit para transferlerinin toplamda 34 sevkıyatla tamamlandığı aktarılıyor. 

Bu kapsamda Rusya'dan İran'a yaklaşık 5 tonluk banknot taşındığı iddia ediliyor. 

İlk sevkıyat 13 Ağustos 2018'de, Trump'ın yaptırım kararından bir hafta sonra yapılmış.  Yaklaşık 57,3 milyon dolar değerindeki toplam 110 kilogramlık banknotlar, trenle Rusya'nın Astrahan limanına gönderilip gemiye yüklenmiş. Hazar Denizi üzerinden İran'ın Emirabad limanına varan gemideki banknotlar, tekrar trenle Tahran'a ulaştırılmış. 

Ağırlık ve değer hesaplarına göre paranın büyük olasılıkla 500 euroluk banknotlar halinde taşındığı ancak kayıtların dolar cinsinden tutulduğu ifade ediliyor.

Trump'ın selefi Joe Biden'ın yönetiminde İran özel temsilciliğinde görev yapan Ariane Tabatabai, ödemelerin İran Devrim Muhafızları'ndan askeri teçhizat alımlarıyla bağlantılı olabileceğine dikkat çekiyor: 

İlk tahminim bu paranın ekipman ve silah, füze sistemleri ya da askeri bileşenler için gönderildiği yönünde. Her iki ülkeye uygulanan kapsamlı yaptırımlar ve İran'ın Swift'ten büyük ölçüde çıkarılmış olması da göz önüne alındığında nakit kullanmaları şaşırtıcı değil.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Washington Enstitüsü'nden Anna Borshchevskaya, Moskova'nın kriz dönemlerinde Tahran'ı desteklemek için "yaratıcı yollar" bulduğunu söylüyor: 

Moskova, rejimin desteğe ihtiyacı olduğunu düşünüyor. Rusya askeri müdahalede tereddüt edebilir ancak bir rejimi ayakta tutmak için yapabilecekleri pek çok başka şey var.

Eskiden özel bir banka olan Promsvyazbank, 2017'de Kremlin tarafından devralınmıştı. Rusya Merkez Bankası, kurumu "askeri-sanayi kompleksine hizmet edecek özel amaçlı banka" diye tanımlamıştı.

Bankanın CEO'su Petr Fradkov, eski Rusya Başbakanı ve Rusya Dış İstihbarat Servisi Direktörü Mihail Fradkov'un oğlu. Petr ve Promsvyazbank, 2022'deki Ukrayna işgalinin ardından Birleşik Krallık ve ABD tarafından yaptırım listesine alınmıştı. 

Öte yandan Biden yönetiminde Dışişleri Bakanlığı'nda Ortadoğu danışmanı olarak görev yapan Asha Castleberry-Hernandez, İran'daki rejim karşıtı eylemlere ve ülkenin yaşadığı ekonomik zorluklara işaret ederek, benzer nakit transferlerinin hâlâ sürüyor olabileceğini savunuyor: 

Bu spekülatif olarak mümkün. Rusya mevcut rejimin çöküşünü ciddi bir kayıp olarak görür. Bu onları büyük bir jeopolitik dezavantaja sokabilir.

ABD, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırırken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, RT'ye verdiği röportajda olası bir askeri müdahalenin sadece İran'ı değil tüm bölgeyi tehlikeye atacağını söylemişti. 

Independent Türkçe, Telegraph, TASS 


SpaceX’te Çinli yatırımcı gerginliği: Pentagon göreve çağrıldı

Senatörler, SpaceX ve Pentagon işbirliğiyle ilgili bilgilerin Pekin'e sızdırılabileceğini öne sürüyor (Reuters)
Senatörler, SpaceX ve Pentagon işbirliğiyle ilgili bilgilerin Pekin'e sızdırılabileceğini öne sürüyor (Reuters)
TT

SpaceX’te Çinli yatırımcı gerginliği: Pentagon göreve çağrıldı

Senatörler, SpaceX ve Pentagon işbirliğiyle ilgili bilgilerin Pekin'e sızdırılabileceğini öne sürüyor (Reuters)
Senatörler, SpaceX ve Pentagon işbirliğiyle ilgili bilgilerin Pekin'e sızdırılabileceğini öne sürüyor (Reuters)

Çinli yatırımcıların SpaceX'ten gizlice hisse senedi aldığı iddiaları üzerine Pentagon'dan acil inceleme istendi.

Demokrat senatörlerden Elizabeth Warren ve Andy Kim, Savunma Bakanı Pete Hegseth'e gönderdikleri mektupta, SpaceX'e yapılan muhtemel Çin yatırımlarının "ulusal güvenlik tehdidi oluşturabileceğini" savundu. 

Bu yatırımlar neticesinde ABD'nin "kritik askeri, istihbarat ve sivil altyapısının riske atılabileceği" gerekçe gösterilerek, Elon Musk'ın firması hakkında inceleme başlatılması talep edildi.

Senatörler, mektupta şu ifadelere yer verdi: 

Çinli yatırımcıların, şirketin sözleşmeleri veya tedarik zinciriyle ilgili ayrıntıları dahil kamuya açık olmayan bilgileri ele geçirerek Çin'in, ABD'nin ulusal güvenliğini tehlikeye atabilecek bilgi ve teknolojilere erişmesini sağlamasından endişeleniyoruz.

Musk'ın firması, Pentagon'un kullandığı Starlink ağını işlettiği gibi, Amerikan ordusuna ait istihbarat uydularını da yörüngeye fırlatıyor. 

Diğer yandan Çin bağlantılı yatırımcıların Cayman Adaları ve Britanya Virjin Adaları'ndaki şirketler üzerinden fon yönlendirerek SpaceX hisselerini satın aldığı iddiaları tartışma yaratmıştı.

ABD'de SpaceX'le ilgili bir yatırım anlaşmazlığının ele alındığı 2021 tarihli davada, Musk'ın firması Çinli bir şirketi devre dışı bırakmıştı. 

Fon yöneticisi Iqbaljit Kahlon, SpaceX hisselerine yatırımı kolaylaştırmak için özel bir fon kurmuş, Hong Kong merkezli Leo Investments firması da 50 milyon dolarlık yatırım yapmıştı. 

Ancak Çinli şirketin yatırımının tartışma yaratması üzerine SpaceX işlemi durdurarak 50 milyon doları firmaya geri ödemişti. Kahlon da Leo Investments firmasını fondan çıkarmıştı.

Çinli şirketin süreçte usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla Kahlon'a karşı açtığı davada Delaware'deki mahkeme, ABD'li fon yöneticisinin firmayı fondan çıkarma kararını haklı bulmuştu. 

Kahlon, olayla ilgili 2024'te yapılan duruşmada, SpaceX'in Çin bağlantılı yatırımcıların Cayman Adaları ve Britanya Virjin Adaları'ndaki offshore hesaplar üzerinden yatırım yapmasına müsaade ettiğini savunmuştu. 

Elizabeth Warren ve Andy Kim, Hegseth'e yazdıkları mektupta Musk'ın şirketine yapılan Çin bağlantılı yatırımların boyutunun açıklanmasını istedi. Ayrıca firmaya yapılan yabancı yatırımların, ABD'deki Yabancı Yatırımlar Komitesi (CFIUS) tarafından incelenip incelenmemesi gerektiğinin belirlenmesi talep edildi. Senatörler, Bakanlık'tan 20 Şubat'a kadar yanıt bekliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Truthout