Lockheed Martin Uluslararası İşletme Başkan Yardımcısı Ray Beasley, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan, askeri ürünlerimizin parça üretimi için ideal fırsatlar sunuyor

Lockheed Martin Uluslararası İşletme Başkan Yardımcısı Ray Beasley, Şarku’l Avsat’a konuştu: Körfez ülkelerinde büyüme potansiyeli var

Ray Beasley (Şarku’l Avsat)
Ray Beasley (Şarku’l Avsat)
TT

Lockheed Martin Uluslararası İşletme Başkan Yardımcısı Ray Beasley, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan, askeri ürünlerimizin parça üretimi için ideal fırsatlar sunuyor

Ray Beasley (Şarku’l Avsat)
Ray Beasley (Şarku’l Avsat)

ABD merkezli küresel savunma-teknoloji şirketi Lockheed Martin’in Uluslararası İşletme Başkan Yardımcısı Ray Beasley, Suudi Arabistan'ın, şirketin ürettiği askeri ürünlerin parçalarının üretilebileceği bir yer olarak ideal fırsatlar sunduğunu söyledi. Beasley, Lockheed Martin’in dünya çapında askeri üretici olmak için Riyad ile birlikte çalıştığına dikkati çekti.
Lockheed Martin Uluslararası İşletme Başkan Yardımcısı Beasley, ‘Dubai Havacılık Fuarı 2021’in başlamasından önce Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, ulusal bütçeler üzerinde bir takım baskılar olmasının beklenmesine rağmen, bölgede şirketin ürünlerine güçlü bir talep olduğunu belirterek, “Bölgedeki ana hedefimiz, gelecek nesillerin korunmasına yardımcı olmaktır” ifadelerini kullandı. Beasley, rakiplerin, stratejilerini ve yeteneklerini hızla geliştirdiği modern savaş alanında bir karmaşanın yaşandığına işaret etti.
İşte bölgedeki insan kadrolarının rehabilite edilmesindeki rollerine, şirketin performansına ve ürünlerinde yapay zeka kullanımına değinen Beasley'in Şarku'l Avsat ile gerçekleştirdiği röportajın tamamı:

Dünya, birden fazla siyasi ve ekonomik cephede değişimlere ve değişen ittifaklara tanık olurken Lockheed Martin'in önümüzdeki dönem için stratejisi nedir?
Lockheed Martin, dünyanın en büyük havacılık ve savunma şirketi olması çerçevesinde uçakları, uyduları ve gemileri aracılığıyla dünyanın farklı yerlerinde gün boyunca her dakika gerçek zamanlı olarak çalışmalarını sürdürüyor. 100'den fazla ülke, güvenlikleri için çalışanlarımıza, ürünlerimize ve teknolojimize güveniyor. Lockheed Martin’de, günümüzün hızla gelişen karmaşık savunma ortamında tek hedefli çözümlere yer olmadığına inanıyoruz. Bu nedenle, gelecekteki stratejimiz, tüm alanlarda hızla gelişen tehditleri caydırmak için ortaklarımızın ihtiyaçlarını karşılamaya dayanıyor. Ayrıca, düşman tehditlerine karşı savaş alanında belirleyici bir güç olarak esnek bir şekilde çalışan birden fazla platformu birbirine bağlayan bir ağ oluşturmak için savunma teknolojisindeki gelişmiş ağlarla ilgili bir araştırma yapıyoruz. Günümüzde savunma güçlerince kullanılan uçaklar, uydular, gemiler ve kara ekipmanları, zengin bir bilgi birikimi sağlıyor. Bu kadar büyük miktarda veriyi işlemek ve analiz etmek, özellikle bu sistemlerin birlikte çalıştığı çoklu güvenlik seviyeleri düşünüldüğünde zorlu bir görev haline geliyor. Lockheed Martin'de bu faktörü ele almak amacıyla tüm alanlarda ortak veya çoklu operasyonlar olarak bilinen yeni bir konseptin geliştirilmesine yardımcı oluyoruz. Bu konsept, veri devriminin basitliği ile temel sistemleri, kritik veri kaynaklarını ve kapsamlı birleşik operasyon çözümlerinin senkronize ederek, modern savaş alanlarının eksiksiz bir resmini sunup ortaklarımızın karar vermelerini ve hızlı hareket etmelerini sağlayacak.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve genel olarak Körfez ülkeleriyle çalışmanın size ne gibi getirileri olacağını düşünüyorsunuz?
Lockheed Martin, 55 yılı aşkın bir süredir Suudi Arabistan ve Körfez İşbirliği Konseyi'nin (KİK) güvenilir bir ortağıdır. Aynı zamanda yerel havacılık ve savunma sektöründe işgücü becerilerini ve egemen kapasite geliştirme alanında bölgesel bir liderdir. Bölgesel ortaklarımızın ulusal vizyonlarını anlıyor ve ekonomik çeşitlilik hedeflerine ulaşmalarında onları desteklemeye devam ediyoruz. Lockheed Martin’de bilgi aktarımı, endüstrilerin yerelleştirilmesi ve insan sermayesinin geliştirilmesini içeren üç sütunlu bir yaklaşımı benimsedik. Küresel sektör uzmanlarından oluşan ağımızın ve yerel ortaklarımızın uzmanlığının katkısıyla bir takım girişimleri hayata geçiriyoruz. Ayrıca ülke içi değer yaratmaya ve ortak ülkelerde savunma sektörlerinin gelişimine katkıda bulunmaya çalışıyoruz.

Suudi Arabistan ile ilişkinizi ve 2030 Vizyonu’na olan katkınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Lockheed Martin, ilk Lockheed C-130 Hercules model uçağın teslim edildiği 1965 yılından bu yana Suudi Arabistan’da bulunuyor. Şirket o tarihten bu yana, Suudi Arabistan’daki varlığını entegre hava ve füze savunma sistemleri, taktik ve helikopter teknolojisi, deniz sistemleri ve uydu iletişimi alanlarında genişletmeye devam etti. Aynı zamanda Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu çerçevesinde yerel havacılık ve savunma sektörünün sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yeni nesil yetenekler için eğitim girişimleri geliştiriyor ve uyguluyoruz.

Faaliyet gösterdiğiniz savunma sektörü, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından etkilendi mi? İyileşme sonrası dönem için ne gibi planlarınız var?
Salgına rağmen öngörülemeyen şekillerde gelişen bölgesel tehditlerin oluşturduğu tablo ve tehditlerin sürekliliği, Ortadoğu ülkelerinin savunmaya yaptıkları harcamaların sabit kalmasını sağladı. Sektörümüz, yenilik ve uyumlu çabalar gerektiren bir takım yeni karmaşık zorlukların üstesinden gelmek için sürekli olarak test ediliyor. İyileşme sonrası aşamada, müttefiklerimizin, karmaşık savaş alanlarının mevcut zorluklarını aşmalarını ve ortaya çıkan tehditlerle mücadele etmelerini sağlamaları için yapay zeka, gelişmiş bilgi işlem ve 5G iletişimi dahil olmak üzere ileri teknolojiden yararlanmalarına yardımcı olmayı amaçlıyoruz. 5G teknolojisi önceliklerimizden biri. Çünkü müttefiklerimizin daha fazla esneklik, daha yüksek verim ve çok düşük gecikme ile hızlı ve kararlı eylemlerde bulunmalarına izin verir. Teknoloji ayrıca, savaş alanında benzersiz bir hızla kararlar almak için yapay zekanın gücünden tam olarak yararlanmamızı sağlıyor. Hızlı bir şekilde yeni teknolojiler sunmak, maliyetleri azaltmak ve sürdürülebilirliği geliştirmek için dijital mühendisliği, akıllı uygulamaları ve açık mimarileri bir araya getiriyoruz. Ayrıca modern savaş alanlarına en son teknolojinin kullanımını sağlamak amacıyla savunma sanayi üssünü güçlendirmek için ticari şirketlere yatırım yapıyor ve ortak oluyoruz.

Teknoloji kullanımı, son dönemde çarpıcı bir şekilde yaygınlaşıyor. Yapay zekânın sektörünüzde bir rolü olacak mı ve hangi uygulamalarda kullanılacak?
Sistemlerimizde, her düzeyde karar alma hızını artırmak için dijital dönüşüme ve yapay zekaya yatırım yapıyoruz. Örneğin bir F-16 savaş uçağı ile uluslararası ortak filolardaki temel iletişim sistemleri ve dördüncü nesil savaş uçaklarının birbiriyle iletişim kurmaları gibi konulara odaklanıyoruz. Maliyeti düşürmek, teslim süresini kısaltmak ve ürün kalitesini artırmak için daha hızlı ve daha akıllı çalışan dijital fabrikalar kurma vizyonumuzun bir parçası olarak F-16 üretim hattındaki teknolojileri ve otomasyonu yükseltmek için de gayret sarf ediyoruz.

Şirketin ilerleyen yıllarda büyümesiyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizce daha fazla büyümenize yardımcı olacak ürünler nelerdir?
Daha önce tüm alanlarda ortak yahut çoklu operasyonlardan bahsetmiştim. MDO ve JADO platformlarımız şuan ki önceliklerimizdir. Savaş alanını birbirine bağlayan, komuta ve kontrol eden, operasyonel komuta ve kontrol verilerini toplayan ve gelecekteki tehditlere yanıt vermek için çözümler sunan yeni nesil çok alanlı bir savaş yönetim sistemi olan DIAMONDshield platformunda da büyük potansiyel görüyoruz. DIAMONDshield platformu hava, kara, deniz ve uzay sistemlerini ve platformlarını birbirine bağlayarak istihbarat, gözetleme ve keşif verilerini entegre ederken strateji oluşturma, hedefleme, planlama, görev yapma ve ortak operasyonları değerlendirme yeteneğini otomatikleştirir ve kolaylaştırır. Tüm alanlarda ortak veya çoklu operasyon kavramı için önemli bir etkinleştirici faktör olarak Lockheed Martin F-35 Lightning II model savaş uçağının geliştirilmesine de devam ediyoruz. Bu uçak, geleceğin savaş alanını değiştirecek şekilde operasyonlarda ve tatbikatlarda merkezi bir iletişim noktası görevi görebilir. Savaş alanının yakınında ve yüksek bir konumda çalışırken, sensörleri ve iletişim kitleri, hava, deniz, uzay, yüzey ve yer ağı platformları ağının yeteneklerini önemli ölçüde artırır ve komutanlara saniyeler içinde kritik bilgiler sağlayarak, çevredeki operasyon ortamı hakkında önemli ölçüde farkındalık yaratır. Bunlar son olarak Hydra, Northern Edge, Orange Flag ve Flighttest-6 projeleri çerçevesinde bir dizi uçuş testi ve tatbikatı sırasında kanıtlanmış yeteneklerdir.

Ürünlerinizin bazı parçalarını bölgede mi üretmeyi düşünüyorsunuz?
Evet. Suudi Arabistan bu noktada bize ideal fırsatlar sunuyor. Suudi Arabistan’ın 2018 yılındaki savunma bütçesi, 80 milyar dolarla dünyanın en yüksek üçüncü bütçesi oldu. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın 2030 yılına kadar askeri harcamaların yüzde 50'sini yerelleştirmeye yönelik çabalarını takdir ediyoruz. Bu konuda, iki ana alanı kapsayan bir planımız var. ABD hükümetiyle birlikte ortağımız olan ülkelere sunulabilecek teknolojileri belirlemeye çalışıyoruz. Bunun yanı sıra Suudi yetkililerle, yerelleştirme çalışmaları kapsamında bu teknolojileri üretecek en uygun yerel şirketlerin belirlenmesi için iş birliği yapıyoruz. Suudi ortaklarımızın dünya çapında askeri teçhizat üreticileri haline gelmelerine yardımcı olmak için de bir takım çalışmalarımız var. Geçtiğimiz Ekim ayında Riyad’a tedarikçiler için özel bir çalıştaya ev sahipliği yaptık. Bu çalıştay bize yerel işletmelerle ortaklık fırsatlarını keşfetmemiz için ideal bir platform sağladı.  Ayrıca, yerel imkanların geliştirilmesine yardımcı olmak için bölgedeki diğer ülkelerde faaliyet gösteren savunma ve havacılık şirketleriyle iş birliği yapmakla da ilgileniyoruz.

Bölgedeki platformlarınızda çalışan sayısını artırmaya yönelik planlarınız nelerdir?
Lockheed Martin'de eğitim ve öğretime büyük bir önceliğimiz var. Çünkü yetenekli genç mühendisler ve bilim insanlarından oluşan güçlü bir yapı, savunma sanayinin geleceği için en önemli temeldir. BAE'de, 2017 yılında, yerel endüstri çalışanları için liyakate dayalı teknoloji eğitimi ve geliştirme programlarına ev sahipliği yapan Masdar Şehri’nde, Yenilik ve Güvenlik Çözümleri Merkezi'ni kurduk. Bunu diğer birçok yenilikçi çözüme eklediğimiz belirtmekten gurur duyuyorum. Yenilik ve Güvenlik Çözümleri Merkezi'ndeki kursiyerler, bugün ABD’deki Lockheed Martin uçak fabrikasında kullanılan uçakların kontrolleri için yapay zeka tabanlı bir yenilik geliştirdiler. Masdar Şehri’ni inşa eden Mubadala şirketi ile 2017-2018 yıllarında The Unmanned Air Systems Payload Design Challenge ve 2020 yılında Uluslararası Savunma Eğitim Programı’nı organize ettik. 2016 yılında, BAE’li 17 gence eğitim veren BAE Uzay Ajansı ile ortak olarak Uzay Temelleri Programı’nı yürüttük. Suudi Arabistan'da, Cidde şehrindeki Prens Muhammed bin Selman Yönetim ve Girişimcilik Okulu'nu güçlü bir şekilde destekliyoruz. Kral Abdulaziz Üniversitesi, Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ve Kral Suud Üniversitesi ile büyük araştırma anlaşmaları imzaladık. Ayrıca Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Şehri, Kral Fahd Petrol ve Mineraller Üniversitesi ve Cidde Üniversitesi ile birçok bağımsız araştırma ve geliştirme projesi yürüttük.

Sizce genel olarak savunma sanayi sektörünün karşılaştığı zorluklar nelerdir?
En büyük zorluk, rakiplerimizin müttefiklerimizin zayıflıklarından yararlanmak için stratejilerini ve yeteneklerini hızla geliştirdiği modern savaş alanının karmaşık oluşudur. Bu durum, muharebe, hava, kara, deniz, uzay ve elektronik gibi tüm alanlarda ekonomik refahı ve ulusal güvenliği tehdit ediyor. Bunun yanı sıra teknoloji açığını kapatmak için büyük yatırımlar yapıyorlar. Daima önde olmak, ortaya çıkan tehditleri öngörmek ve bunları etkin bir şekilde ele almak için esnek ve çevik olmalıyız.

Şirketin 2021 yılındaki iş performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce yakın gelecekte büyüme için hangi pazarlar başı çekecek?
Havacılık ve savunma sektörü 2020 yılındaki güçlü performansın ardından, 2021 yılında da gelişmeye devam etti. Kovid-19 salgını ile ilgili devam eden zorluklar karşısında güçlü kaldı. Salgın sırasında ulusal güvenlik gereksinimleri devam etti ve ürünlerimiz ve çözümlerimiz yoğun talep gördü. Ülkeler salgının ardından ekonomik toparlanma aşamasına girmeye başladıkça, Körfez bölgesinde büyüme potansiyelinin arttığını görüyoruz. Tedarik zinciri sorunlarına ve küresel olarak kilit sektörleri etkileyen diğer baskılara rağmen müşterilerimize hizmetlerimizi sunmaya devam edeceğiz. Ulusal bütçeler üzerinde baskı olması beklentilerine rağmen, hizmetlerimize ve çözümlerimize yönelik güçlü talebin devam edeceği ortada. Bölgedeki ana hedefimiz, yeni nesil uçaklar, gelişmiş hava ve füze savunma teknolojileri, komuta kontrol sistemleri, gelişmiş simülasyon ve eğitim yöntemleri şeklinde destek sağlayarak gelecek nesillerin korunmasına yardımcı olmaktır.



Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, bölgede gerginliğin daha da artmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı

(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
TT

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, bölgede gerginliğin daha da artmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı

(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’de gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu dün bölgedeki mevcut gelişmeleri değerlendirerek, gerilimin düşürülmesi ve Pakistan’ın arabuluculuk girişimleri ile diplomatik çabaların desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Kurul, bölgenin daha fazla gerilim ve güvenlik istikrarsızlığına sürüklenmesini önlemek amacıyla siyasi bir çözüme ulaşılması çağrısında bulundu. Toplantıda ayrıca, 28 Şubat’tan önceki dönemde olduğu gibi uluslararası deniz taşımacılığının Hürmüz Boğazı üzerinden yeniden kesintisiz ve doğal akışına dönmesinin önemine dikkat çekildi. Gemilerin herhangi bir kısıtlama olmaksızın güvenli şekilde geçiş yapmasının sağlanması gerektiği ifade edildi.

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığında Cidde’de gerçekleştirilen oturumda, Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens’e Zimbabve Devlet Başkanı Emmerson Mnangagwa, Ruanda Devlet Başkanı Paul Kagame, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Japonya Başbakanı Sanae Takaichi tarafından gönderilen mesajların içeriği hakkında bilgilendirme yapıldı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed ile yapılan telefon görüşmesinin ayrıntılarını Bakanlar Kurulu’na aktardı. Görüşmede İran’ın BAE’ye yönelik saldırıları kınanırken, BAE’nin güvenlik ve istikrarını koruma çabalarına destek verildiği vurgulandı.

Bakanlar Kurulu toplantısında ayrıca, Suudi Arabistan’ın bölgesel ve uluslararası toplantılara katılım sonuçları ele alındı. Suudi Arabistan’ın, dost ve kardeş ülkelerle iş birliğini sürdürme, çeşitli alanlarda koordinasyonu güçlendirme ve ortak ilgi alanlarına giren konularda birlikte hareket etme kararlılığı bir kez daha teyit edildi. Bu yaklaşımın, küresel zorluklara karşı ortak yanıt mekanizmalarının güçlendirilmesine katkı sağladığı belirtildi.

cdbghyju
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Cidde’de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. (SPA)

İç politika başlığında ise Bakanlar Kurulu, temel ve kritik sektörlerde genel performans göstergelerini değerlendirdi. Uygulama ve tamamlanma hızının arttığı strateji ve girişimlerin, kalkınma sürecine çeşitli alanlarda katkı sağladığı; özellikle yerel içeriğin kayda değer şekilde büyümesi, ulusal tedarik zincirlerinin genişlemesi ve rekabet gücünün artırılması gibi gelişmelerin öne çıktığı belirtildi.

Bakanlar Kurulu, 2026 Suudi Arabistan Çevre Haftası’nın başlatılmasını, ülkenin çevrenin korunması ve geliştirilmesi yönündeki ulusal hedeflere toplumsal katılımı artırma çabalarının bir devamı olarak değerlendirdi. Bu kapsamda, korunan alanların dört katına çıkarılması, bir milyondan fazla hektar çölleşmiş arazinin rehabilite edilmesi, yenilenebilir su kaynakları kullanılarak 159 milyon ağacın dikilmesi ve yok olma tehlikesi altındaki binlerce yaban hayvanının doğaya yeniden kazandırılması gibi önemli çevresel kazanımların kaydedildiği aktarıldı. Ayrıca bölgesel ve uluslararası düzeyde sürdürülebilir etki oluşturan çevre girişimlerine liderlik edildiği ifade edildi.

Bakanlar Kurulu ayrıca bir dizi karar aldı. Kültür Bakanı ve Kral Selman Uluslararası Arap Dili Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı’nın (veya yerine yetkilendireceği kişinin), Ürdün ve Fas ile Arap dili alanında iş birliğine yönelik iki mutabakat zaptı taslağı üzerinde müzakere yürütmesi ve bunları imzalaması için yetkilendirilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca Hindistan ile diplomatik, özel ve resmî pasaport sahipleri için kısa süreli ikamet vizelerinden karşılıklı muafiyet sağlayan iki anlaşma ve Tunus ile gümrük konularında iş birliği ve karşılıklı yardım anlaşması onaylandı.

grthy76
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman başkanlığındaki Bakanlar Kurulu toplantısından (SPA)

Bakanlar Kurulu’nun, Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı ile Pakistan Hukuk ve Adalet Bakanlığı arasında iş birliğini öngören mutabakat zaptlarını; ayrıca madencilik alanında Brezilya ile, posta sektörü alanında Tunus ile, endüstriyel güvenlik alanında Yüksek Endüstriyel Güvenlik Kurumu ile Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi arasında yapılacak anlaşmaları onayladığı bildirildi. Kurul ayrıca, Suudi Gıda ve İlaç Kurumu ile Türkiye Helal Akreditasyon Kurumu arasında, Suudi Arabistan Tarımsal Kalkınma Fonu ile Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu arasında tarım sektörünün geliştirilmesine yönelik iş birliğini, Kral Fahd Ulusal Kütüphanesi ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreterliği arasında bilgi ve yayıncılık alanındaki iş birliğini ve Suudi Arabistan İç Denetçiler Kurumu ile Fransa İç Denetim ve Kontrol Enstitüsü arasında iç denetim, yönetişim, risk ve uyum alanlarında bir mutabakat zaptı imzalanmasına yönelik görüşmeleri de onayladı.

Bakanlar Kurulu ayrıca, Bağış Toplama Yönetmeliği’nin uygulama kurallarını kabul etti. Engelli bireylerin ihtiyaç sahibi olanlarının, çalışma izni, giriş-çıkış vizesi, ikamet izni düzenleme ve yenileme ücretleri ile Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı tarafından onaylanan ev hizmetleri çalışanlarına ilişkin masraflarının devlet tarafından karşılanmasına karar verdi. Ayrıca, Dr. Kâmil Şeyho’nun Suudi Arabistan Ulusal Meteoroloji Merkezi Yönetim Kurulu üyeliğine atanması kararlaştırıldı.

Kurul, Necran, el-Mecma, el-Cevf, Kuzey Sınırları ve Bisha üniversitelerinin geçmiş iki mali yıla ait kesin hesaplarını onayladı. Ayrıca Mekke Bölgesi Kalkınma İdaresi, Küçüklerin ve Vesayet Altındakilerin Mallarının Yönetimi Kurumu ve Şakra Üniversitesi dahil olmak üzere gündemde yer alan çeşitli konulara ilişkin gerekli işlemlerin yapılması talimatını verdi. Bunun yanı sıra 15. ve 14. derece kadrolara yönelik terfiler de onaylandı.


Suudi Arabistan yılın ilk çeyreğinde geliri  69,6 milyar doları aştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)
TT

Suudi Arabistan yılın ilk çeyreğinde geliri  69,6 milyar doları aştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’an bir kare  (Reuters)

Suudi Arabistan bütçesi, 2026 mali yılının ilk çeyreğinde 69,6 milyar doları aşan gelir kaydetti. Açıklanan bütçe verilerine göre hükümet, ulusal stratejilerin uygulanması için gerekli yatırımları hızlandırma yönünde kararlı bir tutum sergiledi. Bu kapsamda toplam harcamalar yaklaşık 387 milyar riyale (103,2 milyar dolar) ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 arttı. Harcamalardaki bu genişleme, ekonomik çeşitlendirme hedeflerini hızlandırmayı amaçlarken mali sürdürülebilirliğin korunması da gözetildi. Bu çerçevede söz konusu dönemde 126 milyar riyal (33,6 milyar dolar) bütçe açığı oluştu.

Gelir tarafında ise toplam devlet gelirleri yaklaşık 261 milyar riyal (69,6 milyar dolar) olarak gerçekleşti. Petrol gelirleri yüzde 3 gerileyerek 145 milyar riyal (38,6 milyar dolar) seviyesine inerken, petrol dışı gelirler artış eğilimini sürdürdü ve 116 milyar riyale (30,9 milyar dolar) ulaştı. Bu kalem, 2025’in ilk çeyreğine kıyasla yüzde 2 büyüme kaydederek bütçenin küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalara karşı dayanıklılığını güçlendirdi.

Sosyal öncelikler kapsamında ise bütçe, vatandaş odaklı kalkınma yaklaşımının sürdüğünü ortaya koydu. Sağlık ve sosyal kalkınma harcamaları yüzde 12 artarak 81 milyar riyale (21,6 milyar dolar) yükselirken, sosyal yardımlar için ayrılan kaynak da yüzde 2 artışla 31 milyar riyale (8,2 milyar dolar) çıktı.


Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin güvenliğini ve istikrarını koruma çabalarına desteğini teyit etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin güvenliğini ve istikrarını koruma çabalarına desteğini teyit etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman ve Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, dün yaptığı açıklamada ülkesinin Birleşik Arap Emirlikleri’nin güvenliği ve istikrarını savunma konusunda yanında olduğunu vurguladı.

Veliaht Prens, Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, İran’ın BAE’yi hedef alan “gerekçesiz saldırılarını” Suudi Arabistan’ın şiddetle kınadığını ifade etti.

Görüşmede taraflar, bölgedeki son gelişmeleri ele alırken, güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik yolları da değerlendirdi.

BAE Savunma Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada, İran’dan gelen 12 balistik füze, 3 seyir füzesi ve 4 insansız hava aracının (İHA) etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Bu gelişme, bölgede yeni bir güvenlik gerilimini ortaya çıkardı.

Öte yandan İran’dan gönderilen bir İHA’nın Füceyre Petrol Sanayi Bölgesi’ni hedef alması sonucu Hindistan uyruklu 3 kişi orta derecede yaralandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, İran’ın füze ve İHA’larla BAE’deki sivil ve ekonomik tesislerle bir BAE şirketine ait gemiyi hedef almasını en sert ifadelerle kınadı.

Bakanlık, Suudi Arabistan’ın BAE’nin egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için alacağı tüm tedbirlerde yanında olduğunu yineleyerek, İran’a saldırıları durdurma, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uyma ve iyi komşuluk ilkelerine saygı gösterme çağrısında bulundu.

Suudi Arabistan ayrıca, bölgede artan askeri gerilimden duyduğu endişeyi dile getirerek, tansiyonun düşürülmesi, itidal çağrıları ve Pakistan arabuluculuğu başta olmak üzere diplomatik çabaların desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Ortadoğu’nun daha fazla istikrarsızlığa sürüklenmemesi için siyasi çözümlerin önemine dikkat çekildi.

Suudi Arabistan ayrıca, Hürmüz Boğazı’nda uluslararası deniz taşımacılığının 28 Şubat öncesindeki normal seyrine dönmesi gerektiğini belirterek, gemilerin güvenli ve engelsiz geçişinin sağlanması çağrısında bulundu.