Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'nde tur için avantaj peşinde... "Bu maçı alırsa işi bitirir"

Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
TT

Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'nde tur için avantaj peşinde... "Bu maçı alırsa işi bitirir"

Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA

Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki iki numaralı organizasyonu UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe ile Galatasaray, beşinci maçlarına çıkıyor.
D Grubu'nda Olimpiakos ve Eintracht Frankfurt ile ilk, Antwerp ile iki maçı geride bırakan Fenerbahçe, rövanş fikstüründe bir kez daha Olympiakos ile karşı karşıya gelecek. 
25 Kasım Perşembe günü saat 22.00'de Georgios Karaiskaki Stadı'nda oynanacak karşılaşmayı Antonio Mateu Lahoz yönetecek.
Sarı-lacivertliler gruptaki ilk maçında deplasmanda Frankfurt ile 1-1 berabere kalırken, ikinci maçta sahasında Olympiakos'a 3-0 yenildi. Üçüncü maçlarında Antwerp ile karşılaşan İstanbul temsilcisi, sahadan 1-1 beraberlik ve 3-0 galibiyetle ayrıldı.
Galatasaray ise Lazio, Marsilya ve Lokomotiv Moskova ile oynadığı ilk maçların ardından bu kez Fransız temsilcisini ağırlayacak.
İstanbul'daki NEF Stadyumu'nda saat 20.45'te başlayacak müsabakada Tobias Stieler düdük çalacak.
Sarı-kırmızılılar, gruptaki ilk maçında sahasında Lazio'yu 1-0 yenmeyi başardı.
İkinci maçında Marsilya'ya konuk olan sarı-kırmızılar, sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı. Üçüncü ve dördüncü müsabakalarında Lokomotiv Moskova ile karşılaşan Galatasaray, 1-0'lık galibiyet ve 1-1'lik beraberlikle maçları tamamladı ve grup liderliğini sürdürdü.

"Olympiakos maçı, gruptaki en önemli karşılaşma olacak"
Spor yazarı ve teknik direktör Müslüm Gülhan, Fenerbahçe ile Galatasaray'ın son durumlarını, rakipleri karşısındaki ve gruptaki şanslarını Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Gülhan'an göre Fenerbahçe'nin Olympiakos ile oynayacağı deplasman maçı gruptaki en önemli karşılaşma olacak. 
Fenerbahçe'nin moral motivasyon olarak Galatasaray'ı yenmesinin artı olarak durduğunu ifade eden Gülhan, "Sarı-lacivertlilerin, en önemli avantajı en sıkışık olduğu dönemde Galatasaray maçına çıkmak ve buradan olumlu sonuç almaktır. Bu motivasyonla beraber yeniden büyük bir avantaj sağladı" dedi.

"Fenerbahçe'yi bugüne kadar getiren en önemli olumsuzluk oldu"
Sezon başından beri Mesut Özil'in üzerinden takım kurgusuna gidilmesi gerektiğini sık sık belirttiğini ifade eden Gülhan, yıldız oyuncunun takım içerisindeki önemine şöyle vurgu yaptı.
Pereira'ının bunu hep reddettiğini bunun da Ali Koç'un hatasından kaynaklandığını dile getiren Gülhan, "Sezon başında Pereira ile anlaşırken 'Mesut Özil var elimizde, ne düşünüyorsun, nasıl organize edeceksin. Yok yapamıyorsan o zaman seninle anlaşamayız. Mesut Özil ile takımı organize edecek bir antrenörle anlaşmam lazım' konuşmasını yapması gerekiyordu. Bunu yapmadı, işi sürüncemeye bıraktı. Pereira gücü ele geçirince istediklerini yapmaya başladı. Bu Fenerbahçe'yi bugüne kadar getiren en önemli olumsuzluk oldu" diye konuştu. 

Müslüm Gülhan / Fotoğraf: Independent Türkçe
"Olympiakos maçında da benzer tablo izleyeceğiz, Pereira formatından vazgeçmez"
Pereira'nın sezon başından beri takımı üçlü savunmayla oynattığını ancak Galatasaray karşısında bu formatı değiştirdiğini hatırlatan Gülhan, Olympiakos maçında da aynı taktikle sahaya çıkılacağını vurgulayarak şunları söyledi: 
"Galatasaray maçına 4'lü savunmayla başladı ama formata baktığımız zaman üçlü oynadı. Novak-Kim-Tisserand geride kaldı Ferdi'yi de ileri çıkartıp İrfan Can'ı biraz daha içeri alarak iki 10 numaralı bir geçiş oyunuyla hareket etti. Set oyununda üçlü savunmayla kaldı. 70. dakikada ise tamamen üçlüye döndü. Maçtan sonra açıklamalarına bakacak olursak dediğini yaptı ancak söylemi farklıydı. Ali Koç ile muhatap olmak istemediği için sahada kendi düşüncesini uygulayıp başkana 4'lü oynadık mesajı verdi. Bu da bence onun cinliğinden kaynaklanıyor. Olympiakos maçında da benzer bir tablo izleyeceğiz. Pereira oyunun formatından vazgeçmez."
 
"Fenerbahçe'nin gruptaki geleceği bu maça bağlı"
Gülhan'a göre Fenerbahçe, gruptaki dördüncü maçında Antwerp'i mağlup ederek önemli bir avantaj yakaladı ve bir üst tura çıkma yolunda önemli bir kazanım edindi.
Sarı-lacivertlilerin gruptan çıkma şansını değerlendiren Gülhan, şunları kaydetti:
"Fenerbahçe'nin gruptaki geleceği bu maça bağlı. Çünkü içerideki Frankfurt maçı çok zor olacak. Frankfurt, Fenerbahçe'den 1 puan da alabilir 3 puan da. Frankfurt iki önemli oyuncusu ve teknik direktörünü kaybetmişti ama şimdi yeni futbolcular ve antrenörüyle bir senkronize yakaladı ve iyi gidiyorlar. En azından Alman ekolüne sahipler ve buradan geri dönüşleri çok zor olur. Fenerbahçe, Olympiakos'tan 1 puan dahi alırsa son maçta Frankfurt'la kafa kafaya bir oyun oynayabilir ama maçın garantisi yok. Frankfurt iyi bir takım ve deplasmanda da çok iyi oynuyorlar. Fenerbahçe için her şey Olympiakos maçına bağlı."

"Marsilya, özellikle Payet ve Cengiz gibi iki iyi oyuncuya bağlı"
Galatasaray'ın Avrupa Ligi'nde liderliğini sürdürdüğünü ve Marsilya ile çok zorlu bir maça çıkacağını hatırlatan Gülhan, şu ifadeleri kullandı:
"Marsilya'nın iki üstat oyuncusu ve geri kalanların işçi oyuncular olarak adlandırılabilecek bir yapısı var. Mücadele eden, koşan, oyun bozan ve deplasmanlarda da iyi oynayan bir takım. Özellikle Payet ve Cengiz gibi iki iyi oyuncuya bağlılar. İki generali var geri kalan hepsi asker. Çok oyun bozuyorlar ve geçiş oyununda bu iki oyuncuyla gol arıyorlar. Zaman zaman bunu başarabildiklerinde ise farklı skorları yakalayabiliyorlar."

"Taylan-Berkan-Cicaldau üçlüsüyle oynadığı zaman bir tutarlılık sergiliyor"
Galatasaray'ın derbi maçta Sofiane Feghouli ile Morutan'ı bir arada oynatmasının büyük bir handikap olduğunu belirten Gülhan, şu uyarıyı yaptı:
"Orta sahada Taylan-Berkan-Cicaldau üçlüsüyle oynadığı zaman bir tutarlılık sergileyebiliyorlardı. Feghouli ya da Morutan'dan biri çizgide kaldığı zaman ortadaki üçlü, savunma 4'lüsünün ve özellikle Marcao'nun da ileri çıkıp alanı sıkıştırmasıyla rakibe fazla alan bırakmıyordu. Fakat Feghouli ve Morutan'ın aynı anda orta sahada oynaması buradaki üstünlüğün Fenerbahçe'ye kaptırılmasına neden oldu. Geriden oyun kurarken birinci bölgeden ikinci bölgeye geçişte de çok önemli hatalar yaptılar. İstedikleri taktiksel bütünlüğü sağlayamadılar ve ilk yarı mahkum oynadılar."
Galatasaray'ın geçiş oyunlarında Morutan ve Cicaldau'nun en önemli isimler olduğunu aktaran Gülhan, "Morutan ve Cicaldau'nun tutuk kalması oyunun üçüncü bölgeye yıkılmasında problem yaşattı. Beklentiyle oynanan oyun arasında büyük çelişki vardı. Bu yüzden geçiş oyunundaki tutarlılığı bir türlü sağlayamıyorlar" dedi.

"Galatasaray, rakibi iyi analiz edip hangi taktik ve oyuncuyla oynayacağını belirlemeli"
Sarı-kırmızılı ekibin forvet hattının sürekli değişmesine de değinen Gülhan, "Diagne-Halil-Muhammed üçlüsünün rotasyonunda da zaman zaman sıkıntılar yaşıyorlar. Beşiktaş maçında Halil'in oynaması gerekirken Fenerbahçe maçında oynadı. Fenerbahçe maçında ise Diagne'nin çok erken oyuna girmesi gerekirken geç oyuna dahil oldu. İkisi arasındaki değişiklikleri Terim oturtamadı" şeklinde görüş belirtti.
"Kadro bütünlüğü, aynı 11'le oynamak çok önemlidir" diyen Gülhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu dünyadaki tüm takımlar için geçerli. Ancak hücum formatı en çok rotasyon yapılan bölgedir fakat Galatasaray'ın rakibi iyi analiz edip hangi taktikle ve hangi oyuncuyla oynayacağını belirlemesi lazım. Üçü de çok değerli oyuncular ama rakibin de iyi analiz edilmesi lazım. Baskı altında, yüksek tempoda oynadığınızda ceza sahasında kullanacağınız oyuncu Diagne'dir. Karşı atağa çıkıp, baskı kuracağınız oyunda Halil daha etkilidir. Oyunu ikinci bölgede kabul edip ceza sahasının dışından organizasyon yapacak bir oyuna sahipseniz burada Muhammed'i kullanabilirsiniz. Bu da Fatih Terim'in antrenörlüğüne ve rakibin iyi analiz edilmesine bağlı kalıyor."

"Bu maçı alırsa işi bitirir, sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum"
İstanbul temsilcisinde savunmanın her iki kanadında da devamlılığın olmadığının altını çizen Gülhan, şöyle konuştu:
"Galatasaray'ın en önemli problemi iki bekinin devamlılığının olmaması. Özellikle Yedlin hiçbir dinleme derinliğine sahip bir oyuncu değil. Orada çok büyük boşluk bırakıyor. Fenerbahçe bunu çok iyi bildiği için Novak'ı içeri aldı ve oradaki oyun bir şekilde kendini tolere etmeye başladı. Galatasaray oradan çok iyi akınlar yapabilirdi ancak kullanamadı. Beklerden istediği desteği alamayınca belirli bir oyun formatında sıkışıyor."
Galatasaray'ın Marsilya'yı mağlup etmesi durumunda gruptan çıkacağını garantileyeceğini düşünen Gülhan, sözlerini şöyle noktaladı:
"Bu maçı alırsa işi bitirir. Sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum. Son hafta Lazio'ya yenilse bile gruptan çıkacaktır. Onun da gruptaki geleceği bu maça bağlı. Kazandığı taktirde gruptan çıkar. Lider veya ikinci olarak çıkar onu bilemem ama üst tura yükseleceği görünüyor."
Independent Türkçe



Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
TT

Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 yeniden Türkiye'de

Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)
Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü duyurma etkinliğinde Red Bull'ın F1 arabası Dolmabahçe Sarayı'nın önüne getirildi (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Formula 1'in Türkiye'ye dönüşünü ve daha önce İstanbul Park'ta yapılan yarışları inceliyoruz.

Uzun süredir beklenen açıklama bugün resmiyet kazandı ve Türkiye Grand Prix'sinin 2027 itibarıyla 5 yıl boyunca Formula 1 takviminde yer alacağı duyuruldu.

Böylece İstanbul Park, 2005-2011'le 2020-2021 dönemlerinin ardından Formula 1'e 10. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 6 yıllık aranın ardından yarışseverlerin bekleyişi de sona ermiş olacak.

İstanbul'daki 5,3 kilometrelik pist, ilk kez 2005'te Formula 1 takvimine dahil edilmiş ve 2011 sezonuna kadar aralıksız olarak yarışlara ev sahipliği yapmıştı.

Daha sonra pandemi döneminde takvimde yaşanan değişiklikler nedeniyle Türkiye Grand Prix'si yeniden programa alınmıştı. Yarış, 2020'de seyircisiz olarak, 2021'de ise yarı kapasiteyle düzenlenmişti.

2027'de yapılacak etapla birlikte İstanbul Park, yeniden dünya motor sporlarının en önemli organizasyonlarından birine kapılarını açacak.

Türkiye Grand Prix'si en son 2020 ve 2021'de üst üste düzenlenmişti. 2020'de Mercedes pilotu Lewis Hamilton, İstanbul Park'ta kazandığı yarışla kariyerinin 7. dünya şampiyonluğunu ilan etmiş ve Michael Schumacher'in rekoruna ortak olmuştu. Pistteki son galibiyetse 2021'de yine Mercedes adına yarışan Valtteri Bottas'a ait.

Bugüne kadar İstanbul Park'ta toplam 9 yarış düzenlendi. Bu yarışların ilki 2005 yılında gerçekleştirildi ve McLaren-Mercedes pilotu Kimi Raikkonen, 1 saat 24 dakika 34.454 saniyelik derecesiyle Türkiye Grand Prix'sinin ilk galibi oldu.

Pistin en başarılı ismiyse Felipe Massa. Eski Ferrari pilotu, 2006, 2007 ve 2008'de üst üste üç kez damalı bayrağı ilk sırada görerek İstanbul Park tarihinin en çok kazanan pilotu unvanını elde etti.

Massa'nın 2006'daki zaferi aynı zamanda Formula 1 kariyerindeki ilk yarış galibiyetiydi. Brezilyalı pilot, sonraki iki sezonda da birinciliğini koruyarak İstanbul'daki üstünlüğünü sürdürdü.

2009'da Brawn GP adına yarışan Jenson Button, 1.26.24.848'lik derecesiyle zafere ulaştı. 2010'da Lewis Hamilton, McLaren-Mercedes'le 1.28.47.620'lik zamanıyla birinciliği elde etti.

2011'de ise Red Bull-Renault pilotu Sebastian Vettel, 1.30.17.558'lik derecesiyle İstanbul Park'taki yarışı kazandı. Vettel, aynı sezon dünya şampiyonluğuna da ulaşmıştı.

Bugün gerçekleştirilen tanıtım etkinliğinin ardından Formula 1 CEO'su Stefano Domenicali, İstanbul'un Formula 1 için taşıdığı öneme dikkat çekti.

Domenicali, 2027'den itibaren İstanbul'un atmosferine yeniden dönecek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, taraftarları Formula 1'in en heyecan verici ve en zorlu pistlerinden birinde yeniden buluşturacaklarını ifade etti.

İstanbul'un Avrupa'yla Asya arasında kültürel bir köprü olduğunu vurgulayan Domenicali, şehrin tarih ve geleneği modern spor, iş dünyası ve eğlence yaklaşımıyla birleştirdiğini söyledi.

FIA Başkanı Mohammed Ben Sulayem de Türkiye'nin dönüşünü Formula 1'in küresel büyümesinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi.

Sulayem, Türkiye Grand Prix'sinin yeniden FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine dahil edilmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, İstanbul Park'ın Formula 1 tarihinde özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Bu geri dönüşün şampiyonayı dinamik pazarlarda genişletme kararlılığını yansıttığını vurgulayan Sulayem, bu iş birliğinin yalnızca Formula 1'in Türkiye'deki uzun vadeli geleceğini güvence altına almakla kalmayıp motor sporlarının gelişimini ve sürdürülebilir büyümesini de desteklediğini kaydetti.

sdvdfv
Red Bull pilotu Yuki Tsunoda'nın kullandığı F1 aracı, Galataport'tan hareketle, Karaköy güzergahını takip ederek Dolmabahçe'ye geldi (Reuters)

İstanbul Park'taki 9 yarış sonunda toplam 12 farklı pilot podyuma çıkma başarısı gösterdi. Felipe Massa, Kimi Raikkonen, Fernando Alonso, Juan Pablo Montoya, Michael Schumacher, Lewis Hamilton, Jenson Button, Mark Webber, Sebastian Vettel, Valtteri Bottas, Max Verstappen ve Sergio Perez, Türkiye Grand Prix'sinde ilk üç içerisinde yer alan isimler oldu.

Pistin dikkat çekici istatistiklerinden biri de en hızlı tur derecesi. Bu alandaki rekor, 2005 yarışının 39. turunda 1.24.770'lik derece elde eden Juan Pablo Montoya'ya ait. Kolombiyalı pilot, McLaren-Mercedes adına yarıştığı dönemde kaydettiği bu zamanla İstanbul Park'ın en hızlı tur sahibi konumunda bulunuyor.

2027'de yeniden takvime dönmesiyle birlikte Türkiye Grand Prix'si, geçmişte oluşan sportif mirası yeni yarışlarla genişletmeye hazırlanıyor. İstanbul Park, Formula 1 tarihindeki yerini yeniden güçlendirirken, Türkiye de dünya motor sporlarının önemli duraklarından biri olarak takvimdeki konumunu tekrar kazanmış olacak.

Kaynaklar: Formula 1, BBC, Motorsport


İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?
TT

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

İspanya’da Lamine Yamal şoku: Dünya Kupası’na yetişecek mi?

La Liga’da FC Barcelona’nın Celta Vigo karşısında aldığı 1-0’lık galibiyete, Lamine Yamal’ın sakatlığı gölge düşürdü. Genç oyuncunun durumu, İspanyol medyasında günün en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.

İspanyol basını, sakatlığın detayları ve olası sonuçlarına geniş yer ayırırken, sezonun geri kalan maçları ve İspanya Milli Takımı’nın Dünya Kupası’nda oynayacağı karşılaşmalara yetişip yetişmeyeceği belirsizliğini koruyor.

Mundo Deportivo, Lamine Yamal’ın kazandırdığı penaltıdan attığı golün ardından maça devam edemediğini yazdı. Haberde, oyuncunun golü kutlamak yerine acı hissederek kendini yere bıraktığı ve değişiklik istediği belirtildi. Sağlık ekibinin müdahalesinin ardından oyuna devam edemeyeceğinin anlaşılması, hem kulüp hem de millî takım cephesinde alarma yol açtı.

AS gazetesi ise “Tam alarm! Lamine arka adale sakatlığı nedeniyle oyundan çıktı” başlığını kullandı. Haberde, oyuncunun penaltıyı kullandıktan hemen sonra elini kaldırarak sağlık görevlilerini çağırdığı ve sol bacağının arka kısmını tuttuğu aktarıldı. Kulüp doktoru Ricard Pruna’nın doğrudan oyuncu değişikliği talebinde bulunduğu ifade edildi.

Şarku'l Avsat'ın AS gazetesinden aktardığı habere göre sakatlığın zamanlamasının da kritik olduğuna dikkat çekti. 2026 FIFA Dünya Kupası’na yaklaşık 50 gün kala yaşanan bu durumun, oyuncunun turnuvaya yetişip yetişemeyeceği konusunda soru işaretleri doğurduğu belirtildi. İlk değerlendirmelere göre hafif bir kas yırtığı ihtimali bulunurken, bu tür bir sakatlığın 2 ila 3 hafta sahalardan uzak kalmaya yol açabileceği ifade edildi.

Ayrıca João Cancelo’nun da aynı maçta sağ bacağındaki kuadriseps kasından sakatlanarak oyundan çıktığı ve yerine Alejandro Balde’nin girdiği, her iki oyuncunun da durumunun yapılacak tetkiklerle netleşeceği aktarıldı.

Marca gazetesi, Barcelona’nın şampiyonluğa yaklaşmasına rağmen Yamal’ın yokluğunun hücum hattında ciddi bir eksiklik yaratabileceğini yazdı. Cadena SER ise ilk bulguların arka adalede yırtık ihtimaline işaret ettiğini ve oyuncunun birkaç hafta sahalardan uzak kalabileceğini duyurdu.

Sport gazetesi de sakatlığın galibiyetin önüne geçtiğini vurgulayarak, bunun hem Barcelona hem de millî takım için kritik bir kayıp olabileceğini belirtti.

Bu gelişmeler ışığında, Lamine Yamal’ın 2026 FIFA Dünya Kupası’nda Suudi Arabistan Millî Futbol Takımı’na karşı 21 Haziran’da oynanacak ilk maçta forma giyip giyemeyeceği belirsizliğini koruyor. Atlanta’daki Mercedes-Benz Stadium’da oynanacak karşılaşma öncesinde, oyuncunun durumuna ilişkin nihai kararın sağlık raporlarının ardından verilmesi bekleniyor.


Milyar dolarlık Dammam projesi, Spor Yatırım Forumu’nun ilk meyvesi

Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
TT

Milyar dolarlık Dammam projesi, Spor Yatırım Forumu’nun ilk meyvesi

Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)
Suudi Arabistan Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı Prens Fahd bin Celvi, gelecekteki spor projelerinin maketlerini inceliyor. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Riyad’da düzenlenen Spor Yatırım Forumu ilk gününde, Suudi Arabistan’ın doğusundaki Dammam şehrinin spor altyapısını değiştirebilecek nitelikte tarihi bir gelişmeyi duyurdu. Açıklamada, Dammam Spor Şehri projesinin geliştirilmesine yönelik yaklaşık 1 milyar Suudi riyali değerinde bir yatırım fırsatının başlatıldığı bildirildi. Projenin 2026 yılında hayata geçirilmesi ve spor altyapısının güçlendirilerek nitelikli uluslararası ortaklıklara alan açması hedefleniyor.

Söz konusu adımın, spor sektörünün ekonomik büyümenin önemli itici güçlerinden biri haline geldiğini gösterdiği; uluslararası ortaklıklar ve yatırım fırsatlarıyla Suudi Arabistan’daki spor ekosisteminin olgunlaşmasını ve çeşitlenmesini yansıttığı ifade edildi.

‘Sporun Gençleri Güçlendirmesi’ başlıklı oturumda konuşan Muhammed bin Selman Vakfı (Misk) CEO'su Bedr el-Bedr, sporun gençleri güçlendirmeye yönelik bütüncül bir sistemin temel parçalarından biri olarak görüldüğünü belirtti.

El-Bedr, “Sporu yalnızca yan bir faaliyet ya da eğlence unsuru olarak görmüyoruz; onu toplumda sağlık ve yaşam kalitesiyle doğrudan bağlantılı daha geniş bir sistemin parçası olarak değerlendiriyoruz” ifadesini kullandı.

vfevfev
Spor Yatırım Forumu’nun ilk gününde gerçekleştirilen zengin içeriğe sahip söyleşi oturumlarından (Fotoğraf: Beşir Salih)

Misk Vakfı yetkilileri, genç yeteneklerin gelişim sürecini erken yaşlardan itibaren yapılandırmak için çeşitli kurumlarla iş birliği içinde programlar yürüttüklerini açıkladı. 7 ile 17 yaş arasındaki çocukları hedefleyen bu programların, Riyad’daki okullarda futbol ve yüzme gibi branşlarda profesyonel gelişim yolları oluşturmayı amaçladığı belirtildi.

Açıklamada, Riyad Okulları Futbol Akademisi’nin, ilerleyen dönemde Suudi Arabistan milli takımını 2034 Dünya Kupası’nda temsil edebilecek oyuncular yetiştirmeyi hedeflediği ifade edildi.

Suudi Arabistan E-Spor Federasyonu Başkanı Prens Faysal bin Bender bin Sultan Al Suud, katıldığı oturumda, sporun artık geçmişte olduğu gibi yalnızca bir hobi olmadığını, özel sektörün artan desteğini gerektiren bir yatırım alanına dönüştüğünü söyledi.

Faysal bin Bender, “Geçmişte spor sadece hobi olarak görülüyordu, ancak bugün nitelikli spor yatırımları için özel sektör desteğine büyük ihtiyaç var” dedi. Faysal bin Bender, e-sporlar alanında federasyon bünyesinde 1,2 milyon profesyonel oyuncu bulunduğunu belirterek, yerelden küresel rekabete geçiş için özel sektör yatırımlarının kritik olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan Deniz Sporları ve Dalış Federasyonu Başkanı Sultan bin Fahd bin Selman Al Suud da özel sektörün rolüne dikkat çekerek, “Onların desteği olmadan spor yatırımlarında büyüme ve gelişme sağlanamaz” ifadesini kullandı.

Fahd bin Selman ayrıca, Suudi vatandaşları için dalış lisansı sayısının engellerin kaldırılması ve teşviklerle birlikte 50 bine ulaştığını kaydetti.

grbgrt
İlk günkü oturumlara spor federasyonlarının başkanları, yöneticiler ve uzmanlar katıldı. (Fotoğraf: Beşir Salih)

Suudi Arabistan Masa Tenisi Federasyonu Başkanı Muhammed bin Abdurrahman bin Nasır Al Suud, spor yatırımlarının kayda değer bir ilerleme sağladığını belirterek, “Bugün 6 bin profesyonel masa tenisi sporcumuz var. Hedeflerimize yüzde 150 oranında ulaştık. Bu da yatırımın branşın gelişimine etkisini açıkça gösteriyor” dedi.

Spor yatırımlarına odaklanan SURJ Sports Investment CEO’su Danny Townsend, katıldığı ‘Yapay Zekâ ve Spor Yatırımı’ oturumunda Suudi Arabistan’daki fırsatların olağanüstü olduğunu söyledi. Townsend, mevcut yönetişim çerçevesinin benzersiz olduğunu belirterek, spor ve eğlence sektörlerinde dijital dönüşüm sürecinin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti.

Tatimmah Capital şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Ehab Hassoubah, ‘Sporun Geleceğinin Finansmanı ve Yatırım Fonları’ başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, spor sektörünü desteklemede gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesinin kritik bir rol oynadığını söyledi.

Hassoubah, “Gelirlerin çeşitlendirilmesi, belirlenen stratejilerin uygulanmasına katkı sağlar ve sürdürülebilirliği garanti altına alır” ifadesini kullandı.

R Sports CEO’su Rafi el-Gamidi ise spor sektörünün önemli bir yatırım fırsatı sunduğunu belirtti. El-Gamidi, “Fonlar mevcut, ancak asıl zorluk fikirleri sistemli bir şekilde yapılandırmak. Bu başarıldığında sürdürülebilirliğe ulaşmak mümkün” dedi.

El-Gamidi ayrıca, birçok yatırım fırsatının hâlâ hazır uygulama modellerinden yoksun olduğunu, ancak Suudi Arabistan’ın 2030 yılına kadar spor inovasyonunda küresel düzeyde rekabet edebileceğine inandığını ifade etti.

Aramco Stadyum Şirketi CEO’su Matthew Kittle, ‘Spor: Turizm ve Yatırımın Bileti’ başlıklı oturumda, Suudi Arabistan’daki ilgili kurumlar arasındaki güçlü ilişki ağının spor ve turizm projelerini destekleyen temel bir unsur olduğunu söyledi.

Kittle, hükümet kurumları ve turizm otoritesiyle güçlü bağlara sahip olduklarını, ayrıca doğu bölgesinde altyapı ve kültür alanlarında önemli profesyonel ortaklıklar yürüttüklerini belirtti. Bu yapının Suudi Arabistan’ın turizm vizyonuyla uyumlu olduğunu ve ilişkilerin kurulmasını kolaylaştırdığını ifade etti. Ayrıca ekip içindeki deneyimin bu ilişkilerin hızla gelişmesine katkı sağladığını ve başarının en önemli unsurunun etkili iletişim olduğunu vurguladı.