Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'nde tur için avantaj peşinde... "Bu maçı alırsa işi bitirir"

Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
TT

Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'nde tur için avantaj peşinde... "Bu maçı alırsa işi bitirir"

Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA

Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki iki numaralı organizasyonu UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe ile Galatasaray, beşinci maçlarına çıkıyor.
D Grubu'nda Olimpiakos ve Eintracht Frankfurt ile ilk, Antwerp ile iki maçı geride bırakan Fenerbahçe, rövanş fikstüründe bir kez daha Olympiakos ile karşı karşıya gelecek. 
25 Kasım Perşembe günü saat 22.00'de Georgios Karaiskaki Stadı'nda oynanacak karşılaşmayı Antonio Mateu Lahoz yönetecek.
Sarı-lacivertliler gruptaki ilk maçında deplasmanda Frankfurt ile 1-1 berabere kalırken, ikinci maçta sahasında Olympiakos'a 3-0 yenildi. Üçüncü maçlarında Antwerp ile karşılaşan İstanbul temsilcisi, sahadan 1-1 beraberlik ve 3-0 galibiyetle ayrıldı.
Galatasaray ise Lazio, Marsilya ve Lokomotiv Moskova ile oynadığı ilk maçların ardından bu kez Fransız temsilcisini ağırlayacak.
İstanbul'daki NEF Stadyumu'nda saat 20.45'te başlayacak müsabakada Tobias Stieler düdük çalacak.
Sarı-kırmızılılar, gruptaki ilk maçında sahasında Lazio'yu 1-0 yenmeyi başardı.
İkinci maçında Marsilya'ya konuk olan sarı-kırmızılar, sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı. Üçüncü ve dördüncü müsabakalarında Lokomotiv Moskova ile karşılaşan Galatasaray, 1-0'lık galibiyet ve 1-1'lik beraberlikle maçları tamamladı ve grup liderliğini sürdürdü.

"Olympiakos maçı, gruptaki en önemli karşılaşma olacak"
Spor yazarı ve teknik direktör Müslüm Gülhan, Fenerbahçe ile Galatasaray'ın son durumlarını, rakipleri karşısındaki ve gruptaki şanslarını Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Gülhan'an göre Fenerbahçe'nin Olympiakos ile oynayacağı deplasman maçı gruptaki en önemli karşılaşma olacak. 
Fenerbahçe'nin moral motivasyon olarak Galatasaray'ı yenmesinin artı olarak durduğunu ifade eden Gülhan, "Sarı-lacivertlilerin, en önemli avantajı en sıkışık olduğu dönemde Galatasaray maçına çıkmak ve buradan olumlu sonuç almaktır. Bu motivasyonla beraber yeniden büyük bir avantaj sağladı" dedi.

"Fenerbahçe'yi bugüne kadar getiren en önemli olumsuzluk oldu"
Sezon başından beri Mesut Özil'in üzerinden takım kurgusuna gidilmesi gerektiğini sık sık belirttiğini ifade eden Gülhan, yıldız oyuncunun takım içerisindeki önemine şöyle vurgu yaptı.
Pereira'ının bunu hep reddettiğini bunun da Ali Koç'un hatasından kaynaklandığını dile getiren Gülhan, "Sezon başında Pereira ile anlaşırken 'Mesut Özil var elimizde, ne düşünüyorsun, nasıl organize edeceksin. Yok yapamıyorsan o zaman seninle anlaşamayız. Mesut Özil ile takımı organize edecek bir antrenörle anlaşmam lazım' konuşmasını yapması gerekiyordu. Bunu yapmadı, işi sürüncemeye bıraktı. Pereira gücü ele geçirince istediklerini yapmaya başladı. Bu Fenerbahçe'yi bugüne kadar getiren en önemli olumsuzluk oldu" diye konuştu. 

Müslüm Gülhan / Fotoğraf: Independent Türkçe
"Olympiakos maçında da benzer tablo izleyeceğiz, Pereira formatından vazgeçmez"
Pereira'nın sezon başından beri takımı üçlü savunmayla oynattığını ancak Galatasaray karşısında bu formatı değiştirdiğini hatırlatan Gülhan, Olympiakos maçında da aynı taktikle sahaya çıkılacağını vurgulayarak şunları söyledi: 
"Galatasaray maçına 4'lü savunmayla başladı ama formata baktığımız zaman üçlü oynadı. Novak-Kim-Tisserand geride kaldı Ferdi'yi de ileri çıkartıp İrfan Can'ı biraz daha içeri alarak iki 10 numaralı bir geçiş oyunuyla hareket etti. Set oyununda üçlü savunmayla kaldı. 70. dakikada ise tamamen üçlüye döndü. Maçtan sonra açıklamalarına bakacak olursak dediğini yaptı ancak söylemi farklıydı. Ali Koç ile muhatap olmak istemediği için sahada kendi düşüncesini uygulayıp başkana 4'lü oynadık mesajı verdi. Bu da bence onun cinliğinden kaynaklanıyor. Olympiakos maçında da benzer bir tablo izleyeceğiz. Pereira oyunun formatından vazgeçmez."
 
"Fenerbahçe'nin gruptaki geleceği bu maça bağlı"
Gülhan'a göre Fenerbahçe, gruptaki dördüncü maçında Antwerp'i mağlup ederek önemli bir avantaj yakaladı ve bir üst tura çıkma yolunda önemli bir kazanım edindi.
Sarı-lacivertlilerin gruptan çıkma şansını değerlendiren Gülhan, şunları kaydetti:
"Fenerbahçe'nin gruptaki geleceği bu maça bağlı. Çünkü içerideki Frankfurt maçı çok zor olacak. Frankfurt, Fenerbahçe'den 1 puan da alabilir 3 puan da. Frankfurt iki önemli oyuncusu ve teknik direktörünü kaybetmişti ama şimdi yeni futbolcular ve antrenörüyle bir senkronize yakaladı ve iyi gidiyorlar. En azından Alman ekolüne sahipler ve buradan geri dönüşleri çok zor olur. Fenerbahçe, Olympiakos'tan 1 puan dahi alırsa son maçta Frankfurt'la kafa kafaya bir oyun oynayabilir ama maçın garantisi yok. Frankfurt iyi bir takım ve deplasmanda da çok iyi oynuyorlar. Fenerbahçe için her şey Olympiakos maçına bağlı."

"Marsilya, özellikle Payet ve Cengiz gibi iki iyi oyuncuya bağlı"
Galatasaray'ın Avrupa Ligi'nde liderliğini sürdürdüğünü ve Marsilya ile çok zorlu bir maça çıkacağını hatırlatan Gülhan, şu ifadeleri kullandı:
"Marsilya'nın iki üstat oyuncusu ve geri kalanların işçi oyuncular olarak adlandırılabilecek bir yapısı var. Mücadele eden, koşan, oyun bozan ve deplasmanlarda da iyi oynayan bir takım. Özellikle Payet ve Cengiz gibi iki iyi oyuncuya bağlılar. İki generali var geri kalan hepsi asker. Çok oyun bozuyorlar ve geçiş oyununda bu iki oyuncuyla gol arıyorlar. Zaman zaman bunu başarabildiklerinde ise farklı skorları yakalayabiliyorlar."

"Taylan-Berkan-Cicaldau üçlüsüyle oynadığı zaman bir tutarlılık sergiliyor"
Galatasaray'ın derbi maçta Sofiane Feghouli ile Morutan'ı bir arada oynatmasının büyük bir handikap olduğunu belirten Gülhan, şu uyarıyı yaptı:
"Orta sahada Taylan-Berkan-Cicaldau üçlüsüyle oynadığı zaman bir tutarlılık sergileyebiliyorlardı. Feghouli ya da Morutan'dan biri çizgide kaldığı zaman ortadaki üçlü, savunma 4'lüsünün ve özellikle Marcao'nun da ileri çıkıp alanı sıkıştırmasıyla rakibe fazla alan bırakmıyordu. Fakat Feghouli ve Morutan'ın aynı anda orta sahada oynaması buradaki üstünlüğün Fenerbahçe'ye kaptırılmasına neden oldu. Geriden oyun kurarken birinci bölgeden ikinci bölgeye geçişte de çok önemli hatalar yaptılar. İstedikleri taktiksel bütünlüğü sağlayamadılar ve ilk yarı mahkum oynadılar."
Galatasaray'ın geçiş oyunlarında Morutan ve Cicaldau'nun en önemli isimler olduğunu aktaran Gülhan, "Morutan ve Cicaldau'nun tutuk kalması oyunun üçüncü bölgeye yıkılmasında problem yaşattı. Beklentiyle oynanan oyun arasında büyük çelişki vardı. Bu yüzden geçiş oyunundaki tutarlılığı bir türlü sağlayamıyorlar" dedi.

"Galatasaray, rakibi iyi analiz edip hangi taktik ve oyuncuyla oynayacağını belirlemeli"
Sarı-kırmızılı ekibin forvet hattının sürekli değişmesine de değinen Gülhan, "Diagne-Halil-Muhammed üçlüsünün rotasyonunda da zaman zaman sıkıntılar yaşıyorlar. Beşiktaş maçında Halil'in oynaması gerekirken Fenerbahçe maçında oynadı. Fenerbahçe maçında ise Diagne'nin çok erken oyuna girmesi gerekirken geç oyuna dahil oldu. İkisi arasındaki değişiklikleri Terim oturtamadı" şeklinde görüş belirtti.
"Kadro bütünlüğü, aynı 11'le oynamak çok önemlidir" diyen Gülhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu dünyadaki tüm takımlar için geçerli. Ancak hücum formatı en çok rotasyon yapılan bölgedir fakat Galatasaray'ın rakibi iyi analiz edip hangi taktikle ve hangi oyuncuyla oynayacağını belirlemesi lazım. Üçü de çok değerli oyuncular ama rakibin de iyi analiz edilmesi lazım. Baskı altında, yüksek tempoda oynadığınızda ceza sahasında kullanacağınız oyuncu Diagne'dir. Karşı atağa çıkıp, baskı kuracağınız oyunda Halil daha etkilidir. Oyunu ikinci bölgede kabul edip ceza sahasının dışından organizasyon yapacak bir oyuna sahipseniz burada Muhammed'i kullanabilirsiniz. Bu da Fatih Terim'in antrenörlüğüne ve rakibin iyi analiz edilmesine bağlı kalıyor."

"Bu maçı alırsa işi bitirir, sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum"
İstanbul temsilcisinde savunmanın her iki kanadında da devamlılığın olmadığının altını çizen Gülhan, şöyle konuştu:
"Galatasaray'ın en önemli problemi iki bekinin devamlılığının olmaması. Özellikle Yedlin hiçbir dinleme derinliğine sahip bir oyuncu değil. Orada çok büyük boşluk bırakıyor. Fenerbahçe bunu çok iyi bildiği için Novak'ı içeri aldı ve oradaki oyun bir şekilde kendini tolere etmeye başladı. Galatasaray oradan çok iyi akınlar yapabilirdi ancak kullanamadı. Beklerden istediği desteği alamayınca belirli bir oyun formatında sıkışıyor."
Galatasaray'ın Marsilya'yı mağlup etmesi durumunda gruptan çıkacağını garantileyeceğini düşünen Gülhan, sözlerini şöyle noktaladı:
"Bu maçı alırsa işi bitirir. Sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum. Son hafta Lazio'ya yenilse bile gruptan çıkacaktır. Onun da gruptaki geleceği bu maça bağlı. Kazandığı taktirde gruptan çıkar. Lider veya ikinci olarak çıkar onu bilemem ama üst tura yükseleceği görünüyor."
Independent Türkçe



Mısırlı Mostafa Mohammed Konyaspor’da

Mısırlı forvet Mostafa Mohammed, Nantes'tan Konyaspor'a transfer oldu (Reuters)
Mısırlı forvet Mostafa Mohammed, Nantes'tan Konyaspor'a transfer oldu (Reuters)
TT

Mısırlı Mostafa Mohammed Konyaspor’da

Mısırlı forvet Mostafa Mohammed, Nantes'tan Konyaspor'a transfer oldu (Reuters)
Mısırlı forvet Mostafa Mohammed, Nantes'tan Konyaspor'a transfer oldu (Reuters)

Mısırlı forvet Mostafa Mohammed'in yeni adresi Türkiye oldu. Fransa Ligue 2 ekiplerinden Nantes ile yollarını ayıran 28 yaşındaki futbolcu, Trendyol Süper Lig temsilcisi Konyaspor ile üç yıllık sözleşme imzaladı.

Mostafa Mohammed'in Nantes ile sözleşmesinin bitmesine bir sezon kalmıştı. Fransız ekibi, geçtiğimiz sezonun sonunda Ligue 2'ye düşmüştü.

Nantes, X platformundan yaptığı açıklamada, “Mısırlı milli oyuncu, Konyaspor'a bonservisiyle transfer oldu. Mostafa 'ya kariyerinde başarılar diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Konyaspor da resmi internet sitesinden yaptığı açıklamada, “Hoş geldin Mostafa  Mohammed. Kulübümüz, Mısırlı forvet Mostafa  Mohammed ile üç yıllık sözleşme imzaladı. Kendisine yeşil-beyazlı formamızla başarılar diliyoruz” ifadelerine yer verdi.

Mostafa  Mohammed'in Konyaspor'a transferi, Nantes'ta geçirdiği zorlu dönemin ardından geldi. Mısırlı futbolcu, sezon başında antrenmanlara katılmaması nedeniyle yeni sezon hazırlıklarının büyük bölümünde takımından ayrı kaldı. Daha sonra çalışmalarına Nantes'ın rezerv takımında devam etti.

2026 Dünya Kupası'nda Mısır Milli Takımı'nın kadrosuna alınmayan Mostafa Mohammed bir dönem Galatasaray forması da giymişti.

Mısırlı forvet profesyonel kariyerine El Dakhleya'da başladı. Ardından Mısır'da aralarında Zamalek, Tanta ve Tala'ea El Gaish'in de bulunduğu çeşitli kulüplerde forma giydi.


Benfica, Rios'u 3 milyon euro karşılığında Al-Ittihad'a kiralamayı kabul etti

Benfica, Rios'u 3 milyon euro karşılığında Al-Ittihad'a kiralamayı kabul etti
TT

Benfica, Rios'u 3 milyon euro karşılığında Al-Ittihad'a kiralamayı kabul etti

Benfica, Rios'u 3 milyon euro karşılığında Al-Ittihad'a kiralamayı kabul etti

Portekiz ekibi Benfica, Kolombiyalı futbolcu Richard Rios'un Suudi Arabistan temsilcisi Al-Ittihad'a kiralanmasını kabul etti.

Şarku’l Avsat’ın Portekiz gazetesi A Bola’dan aktardığı habere göre Al-Ittihad, anlaşma kapsamında Benfica'ya 3 milyon euro ödeyecek ve oyuncunun kiralık olduğu süre boyunca maaşının tamamını karşılayacak.

Habere göre kiralama sözleşmesinde zorunlu satın alma maddesinin bulunmadığını belirtti.

26 yaşındaki orta saha oyuncusu, Benfica formasıyla çıktığı 42 maçta 8 gol atarken 6 asist yaptı.

Transfermarkt verilerine göre Richard Rios'un güncel piyasa değeri 27 milyon euro seviyesinde bulunuyor.

Türk medyasında yer alan haberlere göre yaz transfer döneminin son günlerinde orta saha bölgesi için çalışmalarını sürdüren Beşiktaş, Benficalı Rios'u gündemine almıştı.


Djokovic’in 20 yıllık serisi New York’ta sona erdi

Belki de bu gece, sportif kariyerinin sonuna ilişkin gerçekle en yakından yüzleştiği gecelerden biriydi (AFP)
Belki de bu gece, sportif kariyerinin sonuna ilişkin gerçekle en yakından yüzleştiği gecelerden biriydi (AFP)
TT

Djokovic’in 20 yıllık serisi New York’ta sona erdi

Belki de bu gece, sportif kariyerinin sonuna ilişkin gerçekle en yakından yüzleştiği gecelerden biriydi (AFP)
Belki de bu gece, sportif kariyerinin sonuna ilişkin gerçekle en yakından yüzleştiği gecelerden biriydi (AFP)

Sırp tenisçi Novak Djokovic, kariyeri boyunca New York’ta daha önce hiç yaşamadığı bir yenilginin ardından ABD Açık Tenis Turnuvası’na (Flushing Meadows) ilk turda veda etti.

Şarku’l Avsat’ın The Athletic’ten aktardığı habere göre Djokovic, Grand Slam turnuvalarının ilk tur maçlarında elde ettiği 77 maçlık galibiyet serisinin sona erdiği çarpıcı bir yenilgi aldı. Sırp raket, dünya sıralamasında ilk 50 içerisinde yer alan Arjantinli Mariano Navone karşısında beş setlik maçta mağlup oldu. Daha önce birçok güçlü oyuncuyu yenmeyi başaran Navone, ancak kariyerinde ilk kez tenis dünyasının gerçek büyüklerinden birini devirmeyi başardı.

Pazar gecesi Arthur Ashe Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Navone, dört saat 36 dakika süren maraton maçın ardından Djokovic’i 7-6 (5), 5-7, 4-6, 6-2, 6-1’lik setlerle mağlup etti.

Karşılaşma Djokovic açısından her yönüyle zorlu geçti. Maça yavaş ve enerjisiz başlayan Sırp tenisçi daha sonra aksayarak hareket etmeye başladı, ilerleyen dakikalarda kustu ve ardından kas krampları yaşadı. Bir yandan kendisini ve tribünleri ateşlemek için alışılmış çığlıklarını atan, diğer yandan yaşananlara teslim olmuş görüntüsü veren Djokovic, Grand Slam turnuvalarında alışık olmadığı bir şekilde turnuvaya erken veda etti.

vfgb
Novak, maç sırasında sağlık ekibinin müdahalesini alırken (AFP)

Djokovic’in bir Grand Slam turnuvasında ilk turda aldığı son yenilgi, dünya 76 numarası olduğu 2006 Avustralya Açık’a dayanıyordu. O tarihten bu yana büyük turnuvalardaki ilk tur maçlarını geçmek Djokovic için neredeyse garanti haline gelmişti. Tarihte çok az oyuncunun başarabildiği bir istikrarla açılış maçlarını aşan Sırp yıldız, New York’ta yaşadığı bu zorlu geceyle birlikte belki de ilk kez sportif kariyerinin yaşına ilişkin gerçeği bu denli yakından hissetti.

İlk setin 73 dakika sürdüğü ve maçın açılış gecesinde dört saati aştığı karşılaşmada yaşananların büyük bölümü ilk bakışta anlaşılması güç görünüyordu. Ancak göz ardı edilemeyecek tek bir gerçek vardı: Djokovic 39 yaşında.

Bu yaş, tenis tarihindeki önceki büyük yıldızların neredeyse tamamının en üst düzeyde rekabet etmeyi bıraktığı dönemin çok ötesinde.

Navone, Djokovic’e en acı darbelerden birini beşinci ve belirleyici setin ikinci oyununda indirdi. Arjantinli tenisçi Sırp rakibini kortun bir ucundan diğerine koşturduktan sonra fileye yaklaşmaya zorladı. Djokovic fileye geldiğinde Navone, çizginin hemen yanından düz bir backhand gönderdi. Sırp tenisçi topu yarım voleyle file üzerinden geri göndermeyi başaramadı.

Bu sayının ardından Djokovic’in adımları sendelemeye başladı. Sonraki oyunlarda aksayarak hareket eden ve acı çektiği görülen Sırp raketin görüntüsü, zamanın herkesin gözü önünde kendisine yetiştiği izlenimini verdi. Sanki vücudu bir anda bu tür mücadeleleri kaldırmak için fazla yaşlanmıştı. Tribünlerdeki dolu stadyumun atmosferi de giderek cenaze sessizliğini andıran bir sessizliğe büründü.

Djokovic’in eşi Jelena ile çocukları Stefan ve Tara kortun kenarında oturuyordu. Maç ilerleyip sona yaklaştıkça yüzlerindeki üzüntü daha belirgin hale geldi.

Dikkat çekici olan ise Djokovic’in maça son derece güçlü başlamasıydı. İlk iki servis oyununda c kısa sürede 3-0 öne geçti.

Ancak Navone kısa sürede maça dahil oldu ve uzun rallilerde üstünlük kurmaya başladı. Arjantinli oyuncu, Djokovic’i istediğinden daha fazla top oynamaya zorladı. Karşılaşma, hava sıcaklığının olağanüstü yüksek olmamasına rağmen bunaltıcı bir nem altında oynanıyordu.

vfbghj
Novak turnuvaya erken veda etti (AFP)

Yedi oyunun ardından hava koşulları daha az önemli hale geldi çünkü yağmur yağmaya başladı. Bunun üzerine stadyumun çatısı kapatıldı ve klima sistemi devreye sokuldu. Ancak Djokovic’in fiziksel açıdan zorlandığına ilişkin işaretler daha önce ortaya çıkmıştı. Sırp oyuncu, maçın başında elde ettiği servis kırma avantajını da kaybetmişti.

Üçüncü setin yedinci oyununda yaşananlar ise endişe verici anlardan biriydi. Djokovic, oyun sırasında kortun kenarında bulunan bir çöp kutusuna kustu.

Karşılaşma ilerledikçe, sayıların süresi uzadıkça Sırp tenisçinin yaşadığı sorun daha belirgin hale geldi. Ralli altı vuruşu geçtiğinde Djokovic çoğu zaman bir sonraki sayıya hazırlanmadan önce eğilip ellerini dizlerine koyuyordu.

Mücadelenin yapısı iki oyuncu arasındaki belirleyici farkı da ortaya koydu. Djokovic, dört veya daha az vuruşla sonuçlanan sayılarda Navone karşısında belirgin bir üstünlüğe sahipti. Ancak ralliler uzadığında ve dört vuruşun üzerine çıktığında üstünlük Arjantinli oyuncuya geçti.

Djokovic’in kariyerinde, otuzlu yaşlarının ikinci yarısındaki son sezonlarında dahi bu tür geceler son derece nadirdi. Bu yaş, çoğu tenisçinin profesyonel rekabetten uzun süre önce çekildiği bir dönem.

Ancak sonunda bu, zamana meydan okumaya çalışan her sporcunun karşı karşıya kaldığı bir an. Zamanın önünde koşmaya, onun etkilerine her yıl direnmeye devam edersiniz. Ta ki bir gece artık daha fazla koşamayana kadar.

Djokovic için Arthur Ashe Stadyumu’ndaki bu gece, belki de sportif kariyerinin sona yaklaşan gerçekliğiyle en yakından yüzleştiği gecelerden biri oldu.