Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'nde tur için avantaj peşinde... "Bu maçı alırsa işi bitirir"

Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
TT

Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'nde tur için avantaj peşinde... "Bu maçı alırsa işi bitirir"

Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA

Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki iki numaralı organizasyonu UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe ile Galatasaray, beşinci maçlarına çıkıyor.
D Grubu'nda Olimpiakos ve Eintracht Frankfurt ile ilk, Antwerp ile iki maçı geride bırakan Fenerbahçe, rövanş fikstüründe bir kez daha Olympiakos ile karşı karşıya gelecek. 
25 Kasım Perşembe günü saat 22.00'de Georgios Karaiskaki Stadı'nda oynanacak karşılaşmayı Antonio Mateu Lahoz yönetecek.
Sarı-lacivertliler gruptaki ilk maçında deplasmanda Frankfurt ile 1-1 berabere kalırken, ikinci maçta sahasında Olympiakos'a 3-0 yenildi. Üçüncü maçlarında Antwerp ile karşılaşan İstanbul temsilcisi, sahadan 1-1 beraberlik ve 3-0 galibiyetle ayrıldı.
Galatasaray ise Lazio, Marsilya ve Lokomotiv Moskova ile oynadığı ilk maçların ardından bu kez Fransız temsilcisini ağırlayacak.
İstanbul'daki NEF Stadyumu'nda saat 20.45'te başlayacak müsabakada Tobias Stieler düdük çalacak.
Sarı-kırmızılılar, gruptaki ilk maçında sahasında Lazio'yu 1-0 yenmeyi başardı.
İkinci maçında Marsilya'ya konuk olan sarı-kırmızılar, sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı. Üçüncü ve dördüncü müsabakalarında Lokomotiv Moskova ile karşılaşan Galatasaray, 1-0'lık galibiyet ve 1-1'lik beraberlikle maçları tamamladı ve grup liderliğini sürdürdü.

"Olympiakos maçı, gruptaki en önemli karşılaşma olacak"
Spor yazarı ve teknik direktör Müslüm Gülhan, Fenerbahçe ile Galatasaray'ın son durumlarını, rakipleri karşısındaki ve gruptaki şanslarını Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Gülhan'an göre Fenerbahçe'nin Olympiakos ile oynayacağı deplasman maçı gruptaki en önemli karşılaşma olacak. 
Fenerbahçe'nin moral motivasyon olarak Galatasaray'ı yenmesinin artı olarak durduğunu ifade eden Gülhan, "Sarı-lacivertlilerin, en önemli avantajı en sıkışık olduğu dönemde Galatasaray maçına çıkmak ve buradan olumlu sonuç almaktır. Bu motivasyonla beraber yeniden büyük bir avantaj sağladı" dedi.

"Fenerbahçe'yi bugüne kadar getiren en önemli olumsuzluk oldu"
Sezon başından beri Mesut Özil'in üzerinden takım kurgusuna gidilmesi gerektiğini sık sık belirttiğini ifade eden Gülhan, yıldız oyuncunun takım içerisindeki önemine şöyle vurgu yaptı.
Pereira'ının bunu hep reddettiğini bunun da Ali Koç'un hatasından kaynaklandığını dile getiren Gülhan, "Sezon başında Pereira ile anlaşırken 'Mesut Özil var elimizde, ne düşünüyorsun, nasıl organize edeceksin. Yok yapamıyorsan o zaman seninle anlaşamayız. Mesut Özil ile takımı organize edecek bir antrenörle anlaşmam lazım' konuşmasını yapması gerekiyordu. Bunu yapmadı, işi sürüncemeye bıraktı. Pereira gücü ele geçirince istediklerini yapmaya başladı. Bu Fenerbahçe'yi bugüne kadar getiren en önemli olumsuzluk oldu" diye konuştu. 

Müslüm Gülhan / Fotoğraf: Independent Türkçe
"Olympiakos maçında da benzer tablo izleyeceğiz, Pereira formatından vazgeçmez"
Pereira'nın sezon başından beri takımı üçlü savunmayla oynattığını ancak Galatasaray karşısında bu formatı değiştirdiğini hatırlatan Gülhan, Olympiakos maçında da aynı taktikle sahaya çıkılacağını vurgulayarak şunları söyledi: 
"Galatasaray maçına 4'lü savunmayla başladı ama formata baktığımız zaman üçlü oynadı. Novak-Kim-Tisserand geride kaldı Ferdi'yi de ileri çıkartıp İrfan Can'ı biraz daha içeri alarak iki 10 numaralı bir geçiş oyunuyla hareket etti. Set oyununda üçlü savunmayla kaldı. 70. dakikada ise tamamen üçlüye döndü. Maçtan sonra açıklamalarına bakacak olursak dediğini yaptı ancak söylemi farklıydı. Ali Koç ile muhatap olmak istemediği için sahada kendi düşüncesini uygulayıp başkana 4'lü oynadık mesajı verdi. Bu da bence onun cinliğinden kaynaklanıyor. Olympiakos maçında da benzer bir tablo izleyeceğiz. Pereira oyunun formatından vazgeçmez."
 
"Fenerbahçe'nin gruptaki geleceği bu maça bağlı"
Gülhan'a göre Fenerbahçe, gruptaki dördüncü maçında Antwerp'i mağlup ederek önemli bir avantaj yakaladı ve bir üst tura çıkma yolunda önemli bir kazanım edindi.
Sarı-lacivertlilerin gruptan çıkma şansını değerlendiren Gülhan, şunları kaydetti:
"Fenerbahçe'nin gruptaki geleceği bu maça bağlı. Çünkü içerideki Frankfurt maçı çok zor olacak. Frankfurt, Fenerbahçe'den 1 puan da alabilir 3 puan da. Frankfurt iki önemli oyuncusu ve teknik direktörünü kaybetmişti ama şimdi yeni futbolcular ve antrenörüyle bir senkronize yakaladı ve iyi gidiyorlar. En azından Alman ekolüne sahipler ve buradan geri dönüşleri çok zor olur. Fenerbahçe, Olympiakos'tan 1 puan dahi alırsa son maçta Frankfurt'la kafa kafaya bir oyun oynayabilir ama maçın garantisi yok. Frankfurt iyi bir takım ve deplasmanda da çok iyi oynuyorlar. Fenerbahçe için her şey Olympiakos maçına bağlı."

"Marsilya, özellikle Payet ve Cengiz gibi iki iyi oyuncuya bağlı"
Galatasaray'ın Avrupa Ligi'nde liderliğini sürdürdüğünü ve Marsilya ile çok zorlu bir maça çıkacağını hatırlatan Gülhan, şu ifadeleri kullandı:
"Marsilya'nın iki üstat oyuncusu ve geri kalanların işçi oyuncular olarak adlandırılabilecek bir yapısı var. Mücadele eden, koşan, oyun bozan ve deplasmanlarda da iyi oynayan bir takım. Özellikle Payet ve Cengiz gibi iki iyi oyuncuya bağlılar. İki generali var geri kalan hepsi asker. Çok oyun bozuyorlar ve geçiş oyununda bu iki oyuncuyla gol arıyorlar. Zaman zaman bunu başarabildiklerinde ise farklı skorları yakalayabiliyorlar."

"Taylan-Berkan-Cicaldau üçlüsüyle oynadığı zaman bir tutarlılık sergiliyor"
Galatasaray'ın derbi maçta Sofiane Feghouli ile Morutan'ı bir arada oynatmasının büyük bir handikap olduğunu belirten Gülhan, şu uyarıyı yaptı:
"Orta sahada Taylan-Berkan-Cicaldau üçlüsüyle oynadığı zaman bir tutarlılık sergileyebiliyorlardı. Feghouli ya da Morutan'dan biri çizgide kaldığı zaman ortadaki üçlü, savunma 4'lüsünün ve özellikle Marcao'nun da ileri çıkıp alanı sıkıştırmasıyla rakibe fazla alan bırakmıyordu. Fakat Feghouli ve Morutan'ın aynı anda orta sahada oynaması buradaki üstünlüğün Fenerbahçe'ye kaptırılmasına neden oldu. Geriden oyun kurarken birinci bölgeden ikinci bölgeye geçişte de çok önemli hatalar yaptılar. İstedikleri taktiksel bütünlüğü sağlayamadılar ve ilk yarı mahkum oynadılar."
Galatasaray'ın geçiş oyunlarında Morutan ve Cicaldau'nun en önemli isimler olduğunu aktaran Gülhan, "Morutan ve Cicaldau'nun tutuk kalması oyunun üçüncü bölgeye yıkılmasında problem yaşattı. Beklentiyle oynanan oyun arasında büyük çelişki vardı. Bu yüzden geçiş oyunundaki tutarlılığı bir türlü sağlayamıyorlar" dedi.

"Galatasaray, rakibi iyi analiz edip hangi taktik ve oyuncuyla oynayacağını belirlemeli"
Sarı-kırmızılı ekibin forvet hattının sürekli değişmesine de değinen Gülhan, "Diagne-Halil-Muhammed üçlüsünün rotasyonunda da zaman zaman sıkıntılar yaşıyorlar. Beşiktaş maçında Halil'in oynaması gerekirken Fenerbahçe maçında oynadı. Fenerbahçe maçında ise Diagne'nin çok erken oyuna girmesi gerekirken geç oyuna dahil oldu. İkisi arasındaki değişiklikleri Terim oturtamadı" şeklinde görüş belirtti.
"Kadro bütünlüğü, aynı 11'le oynamak çok önemlidir" diyen Gülhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu dünyadaki tüm takımlar için geçerli. Ancak hücum formatı en çok rotasyon yapılan bölgedir fakat Galatasaray'ın rakibi iyi analiz edip hangi taktikle ve hangi oyuncuyla oynayacağını belirlemesi lazım. Üçü de çok değerli oyuncular ama rakibin de iyi analiz edilmesi lazım. Baskı altında, yüksek tempoda oynadığınızda ceza sahasında kullanacağınız oyuncu Diagne'dir. Karşı atağa çıkıp, baskı kuracağınız oyunda Halil daha etkilidir. Oyunu ikinci bölgede kabul edip ceza sahasının dışından organizasyon yapacak bir oyuna sahipseniz burada Muhammed'i kullanabilirsiniz. Bu da Fatih Terim'in antrenörlüğüne ve rakibin iyi analiz edilmesine bağlı kalıyor."

"Bu maçı alırsa işi bitirir, sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum"
İstanbul temsilcisinde savunmanın her iki kanadında da devamlılığın olmadığının altını çizen Gülhan, şöyle konuştu:
"Galatasaray'ın en önemli problemi iki bekinin devamlılığının olmaması. Özellikle Yedlin hiçbir dinleme derinliğine sahip bir oyuncu değil. Orada çok büyük boşluk bırakıyor. Fenerbahçe bunu çok iyi bildiği için Novak'ı içeri aldı ve oradaki oyun bir şekilde kendini tolere etmeye başladı. Galatasaray oradan çok iyi akınlar yapabilirdi ancak kullanamadı. Beklerden istediği desteği alamayınca belirli bir oyun formatında sıkışıyor."
Galatasaray'ın Marsilya'yı mağlup etmesi durumunda gruptan çıkacağını garantileyeceğini düşünen Gülhan, sözlerini şöyle noktaladı:
"Bu maçı alırsa işi bitirir. Sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum. Son hafta Lazio'ya yenilse bile gruptan çıkacaktır. Onun da gruptaki geleceği bu maça bağlı. Kazandığı taktirde gruptan çıkar. Lider veya ikinci olarak çıkar onu bilemem ama üst tura yükseleceği görünüyor."
Independent Türkçe



Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
TT

Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta rotamızı hava sporlarına çevirip Dünya Kanopi Formasyonu ve Wingsuit Uçuşu Şampiyonaları'nı inceliyoruz.

Paraşütçülerin gökyüzünde birbirlerinin paraşütlerine tutunarak oluşturduğu şekiller, ilk bakışta havada sergilenen tehlikeli bir gösteriyi andırabilir.

Oysa bu hareketlerin arkasında sıkı bir takım çalışması, hassas zamanlama ve ileri düzey paraşüt kontrolü var. Gökyüzünde hızla ilerleyen sporcuların birbirleriyle kurduğu bağlantılar, saniyeler içinde tamamlanması gereken bir yarışın parçası.

Hava sporlarının bir başka dalında ise sporcular, kolları ve bacakları arasındaki özel kumaş yüzeyler sayesinde düşüşlerini kontrollü bir süzülüşe dönüştürüyor. 

Paraşüt formasyonu ve wingsuit uçuşu, insanın gökyüzündeki hareket kabiliyetini farklı biçimlerde sınayan iki ayrı disiplin.

Her iki sporun en iyi isimleri, 8-14 Ekim'de ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Lake Elsinore kentinde düzenlenen 22. FAI Dünya Paraşüt Formasyonu Şampiyonası ve 6. FAI Dünya Wingsuit Uçuşu Şampiyonası'nda bir araya geliyor. 

Şampiyonaların son günü olan 14 Ekim, Uluslararası Hava Sporları Günü kutlamalarına da denk geliyor. FAI'nin resmi programı, iki disiplinde toplam 5 yarışma kategorisi bulunduğunu gösteriyor.

Paraşütler birbirine nasıl bağlanıyor?

İngilizcede Canopy Formation adı verilen paraşüt formasyonu, geçmişte Canopy Relative Work veya kısaca CRW olarak da biliniyordu. 

Bu disiplinde sporcular, uçaktan atladıktan hemen sonra paraşütlerini açıyor ve havada birbirlerine yaklaşarak paraşütleriyle bağlantı kuruyor. 

Sporun 1980'lerde gelişmeye başladığını belirten Dünya Hava Sporları Federasyonu (FAI), zamanla bu becerilerin resmi yarışma disiplinine dönüştüğünü aktarıyor. 

Formasyon oluşturmanın temelinde, sporcuların birbirlerinin paraşüt iplerine veya bağlantı noktalarına tutunarak kontrollü bir düzen kurması yatıyor. 

Örneğin dikey bir dizilimde bir paraşütçü, ayaklarıyla altındaki sporcunun paraşütünün üst bölümüne tutunabiliyor. Böylece paraşütler üst üste sıralanarak gökyüzünde hareket eden bir kule görünümü ortaya çıkıyor.

Ancak formasyonu kurmak tek başına yeterli değil. Sporcuların bağlantıları doğru sırayla oluşturması, hareketlerini takım arkadaşlarının hızına göre ayarlaması ve dizilimi bozmadan manevra yapması gerekiyor. 

Hatalı bir hareket, hem takımın puan kaybetmesine hem de tehlikeli bir duruma yol açabiliyor.

Zamana karşı yarış

Paraşüt formasyonunda üç temel yarışma türü var: İkili sıralı formasyon, dörtlü sıralı formasyon ve dörtlü rotasyon.

İkili sıralı formasyonda iki sporcu, önceden belirlenen şekilleri bir dakika içinde tamamlamaya çalışıyor. Dörtlü sıralı formasyonda ise 4 kişilik ekipler, önceden belirlenen formasyon dizisini 2 dakika içinde mümkün olduğunca çok kez doğru biçimde tamamlayarak puan topluyor.

Her iki kategoride de takımın performansı, iniş sonrasında hakemlere sunulan video kayıtları üzerinden değerlendiriliyor.

Dörtlü rotasyonda amaç, paraşütçülerin oluşturduğu dikey dizilimi sürekli hareket halinde tutmak. 4 kişilik ekip başlangıç formasyonunu kurduktan sonra en üstteki sporcu bağlantıyı bırakıp dizilimin altına geçiyor. 

Ardından sıradaki sporcu aynı hareketi tekrarlıyor. Her başarılı rotasyon takıma puan kazandırıyor. Bu kategoride ekiplerin başlangıç formasyonunu kurmak için 30 saniyesi, puan toplamak için de 90 saniyesi bulunuyor.

Bu nedenle paraşüt formasyonu yalnızca cesaretle ilgili değil. Sporcuların birbirlerinin hareketlerini okuyabilmesi, doğru anda bağlantı kurması ve formasyonun devamını önceden planlaması gerekiyor. Gökyüzünde birkaç saniye süren bir hareketin arkasında uzun bir eğitim ve tekrar süreci bulunuyor.

Bir kıyafet insanı nasıl süzülür hale getiriyor?

Wingsuit uçuşu, paraşüt formasyonundan farklı bir beceriye dayanıyor. İngilizcede "kanat kıyafeti" anlamına gelen wingsuit, kollarla gövde ve bacaklar arasında gerilen özel kumaş yüzeylerden oluşuyor. 

Bu yüzeyler hava akımıyla dolarak vücudun havayla temas eden alanını artırıyor ve kaldırma kuvveti oluşturuyor.

Böylece sporcu, geleneksel paraşüt atlayışındaki gibi büyük ölçüde dikey düşmek yerine ileri doğru hareket ederek daha yavaş irtifa kaybediyor. Bu, bir uçağın yaptığı gibi yukarı doğru uçmak anlamına gelmiyor; kontrollü bir süzülüşten söz ediliyor. 

Uygun koşullarda deneyimli bir wingsuit sporcusu, dikey yönde 1 metre alçalırken yatayda yaklaşık 3 metre ilerleyebiliyor. Bu oran, uçuş tekniğine ve koşullara göre değişebiliyor.

Wingsuit uçuşunun kökleri 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. Avusturya doğumlu terzi Franz Reichelt, 1912'de kendi tasarladığı paraşüt benzeri bir kıyafetle Eyfel Kulesi'nden atlayarak insanın süzülmesini sağlayacak bir tasarımı denedi. 

Deneme başarısız oldu. Sonraki yıllarda farklı kumaş ve kanat tasarımları geliştirildi ancak ilk örneklerin kontrol edilmesi son derece zordu.

1990'larda Fransız paraşütçü Patrick de Gayardon'un geliştirdiği tasarımlar daha kontrollü uçuşun önünü açtı. 1999'da Fin Jari Kuosma'yla Hırvat tasarımcı Robert Pečnik'in ticari wingsuit modellerini piyasaya sürmesi ve eğitmenlik programlarının gelişmesiyle spor daha geniş bir çevreye yayıldı.

Hız, mesafe ve akrobasi

Wingsuit yarışmalarında iki ana kategori bulunuyor: Performans uçuşu ve akrobatik uçuş. 

FAI, performans kategorisinde sporcuların havada kalma süresini, yatayda katettikleri mesafe ve hızlarını ayrı ayrı ölçüyor. GPS kayıtlarıyla yapılan bu ölçümler bir araya getirilerek genel performans değerlendiriliyor.

Süre kategorisinde belirlenen irtifa aralığında daha uzun süre kalmak, mesafe kategorisinde daha fazla yatay mesafe katetmek, hız kategorisinde ise mümkün olan en yüksek ortalama yatay hıza ulaşmak hedefleniyor. 

Böylece yalnızca hızlı uçmak değil, hava akımını kullanarak verimli bir süzülüş gerçekleştirmek de önem kazanıyor.

Akrobatik uçuşta ise iki kişilik ekiplerin performansları, kendilerine eşlik eden bir kamera pilotunun çektiği görüntüler üzerinden hakemler tarafından değerlendiriliyor.

Takımlar belirli hareketleri tamamlamanın yanı sıra dönüşler, taklalar, birbirlerine yaklaşma ve kontrollü bağlantılar gibi manevralarda da becerilerini gösteriyor. Hareketlerin düzgünlüğü, yaratıcılık ve ekip üyelerinin birbirleriyle uyumu puanlamada rol oynuyor.

Wingsuit uçuşunda mesafe ve hız rekorları dikkat çekse de bu rakamlar tek başına başarıyı açıklamıyor. Hava koşullarının, uçuş rotasının ve irtifanın doğru değerlendirilmesi gerekiyor.

Sporcular uçuş öncesinde rüzgarı, araziyi, atlayış yüksekliğini ve paraşütün hangi noktada açılacağını planlıyor. Wingsuit kıyafeti, güvenli iniş için yeterli yavaşlamayı sağlayamadığından sporcular yere ulaşmadan önce ayrıca paraşüt açmak zorunda.

Gökyüzünde iki farklı mücadele

Paraşüt formasyonuyla wingsuit uçuşu, dışarıdan benzer görünse de farklı beceriler üzerine kurulu. İlkinde başarı, sporcuların birbirleriyle doğru bağlantıları kurmasına ve takım halinde hareket etmesine bağlı.

İkincisinde ise vücut pozisyonu, hava akımını kullanma, hız ve mesafe kontrolü ön plana çıkıyor.

İki disiplinde de hata payı sınırlı. Paraşüt formasyonunda sporcuların birbirine çok yakın hareket etmesi, wingsuit uçuşunda ise yüksek hızlarda araziye ve diğer sporculara göre konum belirlenmesi ciddi dikkat gerektiriyor.

Bu nedenle her iki dal da ileri düzey eğitim, planlama ve güvenlik prosedürlerine dayanıyor.

Lake Elsinore'deki dünya şampiyonaları, hava sporlarının yalnızca yükseklikten atlamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bir tarafta açılmış paraşütlerle havada kurulan ve saniyeler içinde değişen geometrik şekiller, diğer tarafta kumaş kanatlarla gerçekleştirilen kontrollü uçuşlar var. İkisinin ortak noktası ise gökyüzünde hareket etmenin, cesaretin ötesinde teknik bilgi ve kusursuz zamanlama gerektirmesi.

Kaynaklar: FAI, Red Bull, USPA


TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
TT

TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)

Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA Uluslar Ligi’nde alınan üst üste mağlubiyetlerin ardından İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella ile yollarını ayırdı. Son dönemde taraftarların ve yerel medyanın Montella’ya yönelik tepkilerinin artması da ayrılık kararında etkili oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu, cuma günü X platformundan yaptığı açıklamada, “Teknik direktörümüzle yola devam etmeme kararı alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Eski milli futbolcu Montella, Eylül 2023’te göreve getirilmişti. İtalyan teknik adam, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen milli takımlarıyla birlikte UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesine taşıyarak önemli başarılara imza atmıştı.

Türkiye, 2024 yılında Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale yükselerek tarihinin en önemli başarılarından birine imza atmış.  Çeyrek finalde Hollanda’ya 2-1 mağlup olarak turnuvaya veda etmişti.

Ancak son aylarda sonuçlar kötüleşmeye devam etti. Türkiye, bu yaz ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’nda beklentilerin altında bir performans sergileyerek üç maçta yalnızca bir galibiyet alabildi ve grubunu son sırada tamamladı.

Milli takım, son haftalarda UEFA Uluslar Ligi’nde çıktığı tüm maçları kaybetti. Bu karşılaşmalar arasında Fransa ve Belçika’ya karşı alınan mağlubiyetlerin yanı sıra İtalya karşısında yaşanan iki yenilgi de yer aldı. Kendi sahasında oynadığı iki maçı da kaybeden Türkiye, hayal kırıklığı yaratan kampanyada puan alamadı. Takım, bazı karşılaşmalarda rakibine karşılık vermekte zorlanan ve saha içinde uyum sorunu yaşayan bir görüntü ortaya koydu.

Bazı gözlemciler, Hakan Çalhanoğlu (Inter), Arda Güler (Real Madrid) ve Kenan Yıldız’ın (Juventus) önderliğindeki mevcut kadroyu, 2000’li yılların ilk dönemindeki jenerasyondan bu yana Türkiye’nin yetiştirdiği en umut verici nesillerden biri olarak değerlendiriyor.

Montella’nın, takımın UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesinde rekabet edebilmesi için aşması gereken engellere ilişkin açıklamaları ise eleştirileri dindirmeye yetmedi. İtalyan teknik adam, İtalya’ya 3-1 kaybedilen ikinci maçın ardından yaptığı açıklamada, “Birlikte mücadele eden bir takımımız var. Birliğimiz mümkün olan en iyi şekilde devam ediyor” demişti.

Türkiye, Uluslar Ligi’ndeki son iki maçında sahasında Belçika’yı ağırlayacak ve ardından Fransa’ya konuk olacak.

Montella, teknik direktörlük kariyerinde İtalya’da Fiorentina, Sampdoria ve Milan’ın yanı sıra İspanya’da Sevilla’yı da çalıştırdı.

İtalyan teknik adam, 2021-2023 yılları arasında iki sezon boyunca Adana Demirspor’un başında görev yaptı ve takımı Süper Lig’de dördüncü sıraya taşıdı. Montella, Alman teknik direktör Stefan Kuntz’un görevden alınmasının ardından Türkiye Milli Takımı’nın başına getirilmişti.


Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
TT

Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)

Cristiano Ronaldo’nun liderliğindeki Al Nassr, millî maç arasının ardından sahalara güçlü bir dönüş yaptı. Suudi Arabistan Pro Ligi’nin sekizinci haftasında Al Diriyah’ı Al-Awwal Park’ta konuk eden Al Nassr, sahadan 3-0’lık net bir galibiyetle ayrıldı.

Bu sonuçla puanını 19’a yükselten Al Nassr, maç fazlasıyla  lider olan Al Qadsiah ile aynı puana ulaşarak ikinci sıradaki yerini korudu. Al Diriyah ise 11 puanda kalarak dokuzuncu sırada yer aldı.

Al Nassr’ın gollerini 23. dakikada takım kaptanı Cristiano Ronaldo, 35. dakikada Samu Costa ve 77. dakikada Kingsley Coman kaydetti.

Ronaldo, bu golle profesyonel kariyerindeki gol sayısını 980’e çıkardı ve 1000 gol barajına ulaşmasına yalnızca 20 gol kaldı.

Portekizli yıldızın kariyerindeki 980’inci golü, Portekiz Millî Takımı Teknik Direktörü Roberto Martínez ile yaşadığı gerilimin ardından geldi. İkili arasındaki anlaşmazlık, Ronaldo’nun son millî maç arasında millî takım kampından ayrılmasıyla sonuçlanmıştı.

Bu gelişmenin ardından Al Nassr taraftarları, Portekizli yıldızın dönüşünü görkemli bir gösteriyle kutladı. Tribünlerde Ronaldo için dev bir pankart açılırken binlerce taraftar da oyuncunun fotoğraflarını ve özel sloganlarını taşıdı. Ronaldo, karşılaşmanın bitiminde taraftarlarını selamlayarak onların coşkusuna ortak oldu.