Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'nde tur için avantaj peşinde... "Bu maçı alırsa işi bitirir"

Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
TT

Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'nde tur için avantaj peşinde... "Bu maçı alırsa işi bitirir"

Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA
Fenerbahçe ile Galatasaray, Avrupa Ligi'ndeki beşinci maçlarına çıkıyor / Fotoğraf: AA

Avrupa futbolunun kulüpler düzeyindeki iki numaralı organizasyonu UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe ile Galatasaray, beşinci maçlarına çıkıyor.
D Grubu'nda Olimpiakos ve Eintracht Frankfurt ile ilk, Antwerp ile iki maçı geride bırakan Fenerbahçe, rövanş fikstüründe bir kez daha Olympiakos ile karşı karşıya gelecek. 
25 Kasım Perşembe günü saat 22.00'de Georgios Karaiskaki Stadı'nda oynanacak karşılaşmayı Antonio Mateu Lahoz yönetecek.
Sarı-lacivertliler gruptaki ilk maçında deplasmanda Frankfurt ile 1-1 berabere kalırken, ikinci maçta sahasında Olympiakos'a 3-0 yenildi. Üçüncü maçlarında Antwerp ile karşılaşan İstanbul temsilcisi, sahadan 1-1 beraberlik ve 3-0 galibiyetle ayrıldı.
Galatasaray ise Lazio, Marsilya ve Lokomotiv Moskova ile oynadığı ilk maçların ardından bu kez Fransız temsilcisini ağırlayacak.
İstanbul'daki NEF Stadyumu'nda saat 20.45'te başlayacak müsabakada Tobias Stieler düdük çalacak.
Sarı-kırmızılılar, gruptaki ilk maçında sahasında Lazio'yu 1-0 yenmeyi başardı.
İkinci maçında Marsilya'ya konuk olan sarı-kırmızılar, sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı. Üçüncü ve dördüncü müsabakalarında Lokomotiv Moskova ile karşılaşan Galatasaray, 1-0'lık galibiyet ve 1-1'lik beraberlikle maçları tamamladı ve grup liderliğini sürdürdü.

"Olympiakos maçı, gruptaki en önemli karşılaşma olacak"
Spor yazarı ve teknik direktör Müslüm Gülhan, Fenerbahçe ile Galatasaray'ın son durumlarını, rakipleri karşısındaki ve gruptaki şanslarını Independent Türkçe'ye değerlendirdi.
Gülhan'an göre Fenerbahçe'nin Olympiakos ile oynayacağı deplasman maçı gruptaki en önemli karşılaşma olacak. 
Fenerbahçe'nin moral motivasyon olarak Galatasaray'ı yenmesinin artı olarak durduğunu ifade eden Gülhan, "Sarı-lacivertlilerin, en önemli avantajı en sıkışık olduğu dönemde Galatasaray maçına çıkmak ve buradan olumlu sonuç almaktır. Bu motivasyonla beraber yeniden büyük bir avantaj sağladı" dedi.

"Fenerbahçe'yi bugüne kadar getiren en önemli olumsuzluk oldu"
Sezon başından beri Mesut Özil'in üzerinden takım kurgusuna gidilmesi gerektiğini sık sık belirttiğini ifade eden Gülhan, yıldız oyuncunun takım içerisindeki önemine şöyle vurgu yaptı.
Pereira'ının bunu hep reddettiğini bunun da Ali Koç'un hatasından kaynaklandığını dile getiren Gülhan, "Sezon başında Pereira ile anlaşırken 'Mesut Özil var elimizde, ne düşünüyorsun, nasıl organize edeceksin. Yok yapamıyorsan o zaman seninle anlaşamayız. Mesut Özil ile takımı organize edecek bir antrenörle anlaşmam lazım' konuşmasını yapması gerekiyordu. Bunu yapmadı, işi sürüncemeye bıraktı. Pereira gücü ele geçirince istediklerini yapmaya başladı. Bu Fenerbahçe'yi bugüne kadar getiren en önemli olumsuzluk oldu" diye konuştu. 

Müslüm Gülhan / Fotoğraf: Independent Türkçe
"Olympiakos maçında da benzer tablo izleyeceğiz, Pereira formatından vazgeçmez"
Pereira'nın sezon başından beri takımı üçlü savunmayla oynattığını ancak Galatasaray karşısında bu formatı değiştirdiğini hatırlatan Gülhan, Olympiakos maçında da aynı taktikle sahaya çıkılacağını vurgulayarak şunları söyledi: 
"Galatasaray maçına 4'lü savunmayla başladı ama formata baktığımız zaman üçlü oynadı. Novak-Kim-Tisserand geride kaldı Ferdi'yi de ileri çıkartıp İrfan Can'ı biraz daha içeri alarak iki 10 numaralı bir geçiş oyunuyla hareket etti. Set oyununda üçlü savunmayla kaldı. 70. dakikada ise tamamen üçlüye döndü. Maçtan sonra açıklamalarına bakacak olursak dediğini yaptı ancak söylemi farklıydı. Ali Koç ile muhatap olmak istemediği için sahada kendi düşüncesini uygulayıp başkana 4'lü oynadık mesajı verdi. Bu da bence onun cinliğinden kaynaklanıyor. Olympiakos maçında da benzer bir tablo izleyeceğiz. Pereira oyunun formatından vazgeçmez."
 
"Fenerbahçe'nin gruptaki geleceği bu maça bağlı"
Gülhan'a göre Fenerbahçe, gruptaki dördüncü maçında Antwerp'i mağlup ederek önemli bir avantaj yakaladı ve bir üst tura çıkma yolunda önemli bir kazanım edindi.
Sarı-lacivertlilerin gruptan çıkma şansını değerlendiren Gülhan, şunları kaydetti:
"Fenerbahçe'nin gruptaki geleceği bu maça bağlı. Çünkü içerideki Frankfurt maçı çok zor olacak. Frankfurt, Fenerbahçe'den 1 puan da alabilir 3 puan da. Frankfurt iki önemli oyuncusu ve teknik direktörünü kaybetmişti ama şimdi yeni futbolcular ve antrenörüyle bir senkronize yakaladı ve iyi gidiyorlar. En azından Alman ekolüne sahipler ve buradan geri dönüşleri çok zor olur. Fenerbahçe, Olympiakos'tan 1 puan dahi alırsa son maçta Frankfurt'la kafa kafaya bir oyun oynayabilir ama maçın garantisi yok. Frankfurt iyi bir takım ve deplasmanda da çok iyi oynuyorlar. Fenerbahçe için her şey Olympiakos maçına bağlı."

"Marsilya, özellikle Payet ve Cengiz gibi iki iyi oyuncuya bağlı"
Galatasaray'ın Avrupa Ligi'nde liderliğini sürdürdüğünü ve Marsilya ile çok zorlu bir maça çıkacağını hatırlatan Gülhan, şu ifadeleri kullandı:
"Marsilya'nın iki üstat oyuncusu ve geri kalanların işçi oyuncular olarak adlandırılabilecek bir yapısı var. Mücadele eden, koşan, oyun bozan ve deplasmanlarda da iyi oynayan bir takım. Özellikle Payet ve Cengiz gibi iki iyi oyuncuya bağlılar. İki generali var geri kalan hepsi asker. Çok oyun bozuyorlar ve geçiş oyununda bu iki oyuncuyla gol arıyorlar. Zaman zaman bunu başarabildiklerinde ise farklı skorları yakalayabiliyorlar."

"Taylan-Berkan-Cicaldau üçlüsüyle oynadığı zaman bir tutarlılık sergiliyor"
Galatasaray'ın derbi maçta Sofiane Feghouli ile Morutan'ı bir arada oynatmasının büyük bir handikap olduğunu belirten Gülhan, şu uyarıyı yaptı:
"Orta sahada Taylan-Berkan-Cicaldau üçlüsüyle oynadığı zaman bir tutarlılık sergileyebiliyorlardı. Feghouli ya da Morutan'dan biri çizgide kaldığı zaman ortadaki üçlü, savunma 4'lüsünün ve özellikle Marcao'nun da ileri çıkıp alanı sıkıştırmasıyla rakibe fazla alan bırakmıyordu. Fakat Feghouli ve Morutan'ın aynı anda orta sahada oynaması buradaki üstünlüğün Fenerbahçe'ye kaptırılmasına neden oldu. Geriden oyun kurarken birinci bölgeden ikinci bölgeye geçişte de çok önemli hatalar yaptılar. İstedikleri taktiksel bütünlüğü sağlayamadılar ve ilk yarı mahkum oynadılar."
Galatasaray'ın geçiş oyunlarında Morutan ve Cicaldau'nun en önemli isimler olduğunu aktaran Gülhan, "Morutan ve Cicaldau'nun tutuk kalması oyunun üçüncü bölgeye yıkılmasında problem yaşattı. Beklentiyle oynanan oyun arasında büyük çelişki vardı. Bu yüzden geçiş oyunundaki tutarlılığı bir türlü sağlayamıyorlar" dedi.

"Galatasaray, rakibi iyi analiz edip hangi taktik ve oyuncuyla oynayacağını belirlemeli"
Sarı-kırmızılı ekibin forvet hattının sürekli değişmesine de değinen Gülhan, "Diagne-Halil-Muhammed üçlüsünün rotasyonunda da zaman zaman sıkıntılar yaşıyorlar. Beşiktaş maçında Halil'in oynaması gerekirken Fenerbahçe maçında oynadı. Fenerbahçe maçında ise Diagne'nin çok erken oyuna girmesi gerekirken geç oyuna dahil oldu. İkisi arasındaki değişiklikleri Terim oturtamadı" şeklinde görüş belirtti.
"Kadro bütünlüğü, aynı 11'le oynamak çok önemlidir" diyen Gülhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu dünyadaki tüm takımlar için geçerli. Ancak hücum formatı en çok rotasyon yapılan bölgedir fakat Galatasaray'ın rakibi iyi analiz edip hangi taktikle ve hangi oyuncuyla oynayacağını belirlemesi lazım. Üçü de çok değerli oyuncular ama rakibin de iyi analiz edilmesi lazım. Baskı altında, yüksek tempoda oynadığınızda ceza sahasında kullanacağınız oyuncu Diagne'dir. Karşı atağa çıkıp, baskı kuracağınız oyunda Halil daha etkilidir. Oyunu ikinci bölgede kabul edip ceza sahasının dışından organizasyon yapacak bir oyuna sahipseniz burada Muhammed'i kullanabilirsiniz. Bu da Fatih Terim'in antrenörlüğüne ve rakibin iyi analiz edilmesine bağlı kalıyor."

"Bu maçı alırsa işi bitirir, sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum"
İstanbul temsilcisinde savunmanın her iki kanadında da devamlılığın olmadığının altını çizen Gülhan, şöyle konuştu:
"Galatasaray'ın en önemli problemi iki bekinin devamlılığının olmaması. Özellikle Yedlin hiçbir dinleme derinliğine sahip bir oyuncu değil. Orada çok büyük boşluk bırakıyor. Fenerbahçe bunu çok iyi bildiği için Novak'ı içeri aldı ve oradaki oyun bir şekilde kendini tolere etmeye başladı. Galatasaray oradan çok iyi akınlar yapabilirdi ancak kullanamadı. Beklerden istediği desteği alamayınca belirli bir oyun formatında sıkışıyor."
Galatasaray'ın Marsilya'yı mağlup etmesi durumunda gruptan çıkacağını garantileyeceğini düşünen Gülhan, sözlerini şöyle noktaladı:
"Bu maçı alırsa işi bitirir. Sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum. Son hafta Lazio'ya yenilse bile gruptan çıkacaktır. Onun da gruptaki geleceği bu maça bağlı. Kazandığı taktirde gruptan çıkar. Lider veya ikinci olarak çıkar onu bilemem ama üst tura yükseleceği görünüyor."
Independent Türkçe



Supergirl yıldızına taş atan eski Superman'e eleştiri yağdı

Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
TT

Supergirl yıldızına taş atan eski Superman'e eleştiri yağdı

Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)
Milly Alcock, Supergirl rolünde (AP)

Bir kuş mu? Bir uçak mı? Yoksa kötü niyetli iğnelemelerde bulunan eski bir aktör mü? Eskiden Süperman'i canlandıran oyuncu Dean Cain, Supergirl'ün başrolü Milly Alcock hakkındaki yorumları nedeniyle eleştiriliyor.

House of the Dragon'ın eski yıldızı, James Gunn'ın 2025 yapımı hit filmi Superman'de kısa süre görünmesinden bir yıl sonra, kendi bağımsız filminde David Coronswet'in hayat verdiği Çelik Adam'ın süper güçlere sahip genç kuzenini canlandırıyor.

Ancak 1990'ların klasik dizisi Lois & Clark: The New Adventures of Superman'deki rolüyle tanınan Cain, yeni projeye pek de ikna olmuş görünmüyor. 26 yaşındaki oyuncunun bir fotoğrafını paylaşan Cain, "Bir dakika... Supergirl'ün derisi kurşun geçirmezse, kulaklarında nasıl piercing var?" diye sordu.

Cain'in bir takipçisi, Alcock'un görünüşünü eleştirip onu Kayıp Ada (Land of the Lost) karakteri Cha-Ka'ya benzettiğinde Cain, "Kahretsin. Güldüm" diye cevap verdi.

Birçok kişi Alcock'u savunmaya koşarak Cain'in yorumunu sertçe eleştirdi. Bir Reddit kullanıcısı "Bir kadın süper kahraman filminde başrol oynadığında erkekler gerçekten bu linç işine girişmek zorunda mı?" diye sorarken bir diğeriyse şu ifadeleri kullandı: 

40 yaşını geçmiş süper maço alfa erkeklerin, Disney prenses filmleri hakkında sızlanmak dışında yapacak bir şeyleri olması önemli.

Başka biri de "Kadın birinci sınıf işler yapıyor ve bu işte başarılı. Peki onun elinde ne var?" diye ekledi.

59 yaşındaki Cain, Superman'i canlandırmanın yanı sıra 6 sezon süren CW dizisi Supergirl'de, Superman'in kuzeni Supergirl/Kara Danvers'ın (Melissa Benoist) üvey babası Dr. Jeremiah Danvers rolünü üstlenmişti.

O zamandan beri oyunculuğu bırakan aktör, dikkatini kolluk kuvvetleri ve siyasi savunuculuğa yönelterek Trump yönetimini destekliyor. Ocak 2026'da Cain, Trump'ın yasadışı göçle mücadele çabalarını desteklemek için ICE'a (ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) katıldığını duyurmuştu.

Oyuncu geçen yıl, ABD Başkanı Trump'ın meşhur kırmızı pelerin ve taytı giydiği internet mimini paylaşan Beyaz Saray'ı takdir etmişti. Öte yandan bu paylaşıma yorum yapanlar, Superman'in kendisinin de Dünya'ya gelen bir göçmen olduğunu belirterek görseli alaya almıştı.

Supergirl, Alcock'un ilk ana akım başrolü olacak ve Associated Press'e konuşan oyuncu bunu "insanın dengesini bozan bir deneyim" diye tanımlamıştı.

Alcock, "Bu işi yapıyorum çünkü bana ortadan kaybolma imkanı veriyor" demişti. 

Bu yüzden birdenbire bu kadar görünür ve açıkta olmak çok savunmasız bir deneyim. Ben sadece bu durumla nasıl başa çıkacağımı öğrenmeye çalışıyorum. Ama yani, heyecan verici. Elbette heyecan verici. Ama her heyecan verici şey gibi, aynı zamanda korkutucu da.

Supergirl, 26 Haziran'da sinemalarda gösterime girecek.

Independent Türkçe


Meksika, 2026 Dünya Kupası yolculuğuna Güney Afrika karşısında aldığı iki gollü galibiyetle başladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Meksika, 2026 Dünya Kupası yolculuğuna Güney Afrika karşısında aldığı iki gollü galibiyetle başladı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

2026 Futbol Dünya Kupası’nın üç ev sahibinden biri olan Meksika, Güney Afrika’yı 2-0 mağlup ederek turnuvaya rahat bir başlangıç yaptı. Meksiko'daki tarihi Azteca Stadyumu'nda 80 bin seyirci önünde oynanan maçta, Güney Afrika karşılaşmayı 9 kişi ile tamamladı.

Meksika'ya galibiyeti getiren golleri 9. dakikada Dünya Kupası'nın açılış golüne imza atan Julián Quiñones ve 67. dakikada Raúl Jiménez kaydetti. Maçta Güney Afrika'dan Sphephelo Sithole (49') ve yedekten giren Themba Zwane (84') kırmızı kartla oyun dışı kalırken, Meksika'dan César Montes de uzatma dakikalarında (90+2') kırmızı kart gördü.

drgthy
Meksika milli takımı oyuncusu Raúl Jiménez, takımının ikinci golünü attıktan sonra sevinç yaşıyor (AP)

Meksika Teknik Direktörü Javier Aguirre ile Güney Afrika Teknik Direktörü Belçikalı Hugo Broos arasındaki taktik savaşı, Aguirre’nin üstünlüğüyle sonuçlandı. İkili, 1986 Dünya Kupası'nın yine aynı stadyumda yapılan açılış maçında futbolcu olarak karşı karşıya gelmiş ve o müsabakayı da Meksika 2-1 kazanmıştı.

Maçtan önemli anlar

Baskılı başlangıç: Maça baskılı başlayan Meksika, henüz 5. dakikada Raúl Jiménez ile gole çok yaklaştı ancak kaleci Ronwen Williams refleksleriyle gole izin vermedi.

Açılış golü: Meksika’nın aradığı gol gecikmedi. 9. dakikada Sphephelo Sithole’nin savunmadaki hatasını iyi değerlendiren Quiñones, sert bir vuruşla topu kalecinin bacaklarının arasından ağlara göndererek turnuvanın ilk golünü kaydetti.

Quiñones'in performansı: Geçtiğimiz sezon Suudi Arabistan Ligi'nde İngiliz Ivan Toney ve Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo'yu geride bırakarak 33 golle gol kralı olan Al-Qadsiah kanat oyuncusu Quiñones, ilk yarıda iki net fırsattan daha yararlanamadı; bu pozisyonlardan birinde top direkten döndü.

Güney Afrika'nın direnci: Maçın başlarında oyun kurmakta zorlanan Güney Afrika, ilk yarının son dakikalarında baskısını artırdı ve Mbekezeli Mbokazi'nin şutuyla kaleci Raúl Rangel'i test etti.

İkinci yarı ve kırmızı kartlar

İkinci yarının hemen başında Güney Afrika ağır bir darbe aldı. Brian Gutiérrez’in kaleye doğru tek başına çıktığı kontratakta, Sithole rakibini durdurarak 49. dakikada kırmızı kart gördü.

Rakibinin eksilmesini iyi değerlendiren Meksika, skor avantajını çiftledi. 67. dakikada Raúl Jiménez, Dünya Kupası kariyerinde ilk kez ilk 11'de başladığı maçta, yakın mesafeden yaptığı kafa vuruşuyla turnuvadaki ilk golünü attı.

gthy
Meksikalı César Montes'in, hakem Wilton Pereira tarafından kırmızı kartla cezalandırılmasının ardından verdiği tepki (Reuters)

Maçın son bölümünde Güney Afrika adeta yıkıldı ve sahada 9 kişi kaldı. 84. dakikada Alvarado, oyuna sonradan dahil olan Zwane’nin yolunu kesti; pozisyon ilk bakışta çok sert görünmese de Zwane'nin geçmeye çalışırken rakibinin yüzüne müdahalede bulunduğu gerekçesiyle hakem kırmızı kartına başvurdu.

Brezilyalı hakem Wilton Sampaio, maçtaki üçüncü kırmızı kartını ise uzatma dakikalarında Meksikalı savunma oyuncusu César Montes'e gösterdi.


Suudi Arabistan Milli Takımı, ABD'de 1994 hikâyesini yeniden yazabilir mi?

Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
TT

Suudi Arabistan Milli Takımı, ABD'de 1994 hikâyesini yeniden yazabilir mi?

Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)
Suudi Arabistan Milli Takımı, cumartesi günü Miami’ye hareket etmeye hazırlanıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

32 yıl önce ABD’de elde edilen tarihi başarının hatıraları ile Salem El-Dawsari ve Muhammed Kanno’nun liderliğindeki 2026 Dünya Kupası kadrosunun hedefleri arasında, Suudi Arabistan Milli Takımı Austin’den Miami’ye uzanan yolculuğuna grup aşamasını geçme ve gelecek nesillerin konuşacağı yeni bir başarı hikâyesi yazma hayaliyle başladı.

2026 Dünya Kupası’nın ABD’de düzenlenmesi, Suudi futbol kamuoyu açısından yalnızca bir tesadüf değil. Çünkü aynı ülke, Suudi Arabistan’ın dünya kupaları tarihindeki en büyük başarısına sahne olmuştu. Aradan geçen 32 yılın ardından Yeşiller, yeni bir hikâye yazmak amacıyla yeniden Amerika topraklarında mücadele edecek.

dsfrgthy
Yeşillerin futbolcuları, Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında antrenmanlarını sürdürüyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Teksas eyaletinin Austin kentinde kamp çalışmalarını sürdüren Suudi Arabistan Milli Takımı, 16 Haziran’da Miami’de Uruguay ile oynayacağı H Grubu açılış maçına hazırlanıyor. Grubun diğer takımları ise İspanya ve Yeşil Burun Adaları (Cape Verde).

dfgrthy
Milli takım oyuncuları, Austin’deki ailelerle düzenlenen toplumsal etkinlikte bir araya geldi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

ABD’ye dönüş, Suudi futbolu için özel anlamlar taşıyor. Yeşiller, 1994 Dünya Kupası’nda ilk kez katıldığı turnuvada son 16 turuna yükselerek tarihinin en önemli başarısını elde etmişti. Bu başarı, sonraki beş Dünya Kupası katılımında tekrarlanamadı. Ancak genişletilen yeni turnuva formatı, grup aşamasını geçme konusunda daha fazla fırsat sunuyor. Her grubun ilk iki sırasındaki takımların yanı sıra en iyi üçüncüler de eleme turlarına yükselecek.

Muhammed Kanno: 2022 Dünya Kupası’ndan sonra çok değiştim

Takımın önemli isimlerinden Muhammed Kanno, 1994 başarısının hâlâ milli takım kampında sıkça konuşulduğunu belirtiyor.

El-Hilal’in orta saha oyuncusuna göre son 16 turuna yükselen o nesil yalnızca tarihi bir anı değil, aynı zamanda bugünkü oyuncular için yeni bir başarıya ulaşma konusunda güçlü bir motivasyon kaynağı.

dfgthy
Nevvaf El-Akidi, sakatlığını atlatarak iyileşme sürecinde olumlu bir görüntü verdi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Kanno, mevcut kadronun önceki nesillerden farklı olduğunu düşünüyor. Bu görüşünü de son yıllarda Suudi Arabistan Pro Ligi’nde yaşanan büyük dönüşüme dayandırıyor.

2022 Dünya Kupası’nın ardından Cristiano Ronaldo’nun Al-Nassr’a transferiyle başlayan süreçte; Karim Benzema, N’Golo Kanté, Sadio Mané, Riyad Mahrez, Roberto Firmino ve Neymar gibi dünya yıldızları da Suudi Arabistan’a geldi.

Kanno’ya göre bu değişim, Suudi oyuncuların gelişimine doğrudan katkı sağladı. Dünya çapındaki yıldızlarla her gün birlikte çalışmak ve forma rekabetine girmek, yerli futbolcuların teknik, fiziksel ve zihinsel seviyelerini yükseltti.

dfgrtyh
Abdullah El-Hamdan, yaşadığı sakatlığın ardından hazır durumda olduğunu ortaya koydu. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Tecrübeli oyuncu, bugünkü performansının dört yıl önce Katar’daki Dünya Kupası’nda sergilediği seviyeden çok farklı olduğunu ifade ederken, profesyonel futbol ortamındaki gelişimin bunda önemli rol oynadığını vurguladı.

Ancak milli takım oyuncuları, önlerindeki görevin kolay olmadığının da farkında. H Grubu’nda 2010 Dünya Kupası şampiyonu ve Avrupa Şampiyonu İspanya’nın yanı sıra köklü bir Dünya Kupası geçmişine sahip Uruguay ve son yıllarda dikkat çekici performanslar sergileyen Yeşil Burun Adaları bulunuyor.

dfrgty
Salih El-Şehri ve Ziyad El-Cehni, hazır olduklarını gösterdi. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Bu nedenle takım içinde herhangi bir hesap ya da teorik değerlendirme yapılmıyor. Oyuncular, her maçı ayrı bir final olarak gördüklerini ve başarıya ulaşmanın ilk şartının tüm rakiplere saygı göstermek olduğunu belirtiyor.

Abdullah El-Hamdan’dan olumlu sinyal

Suudi Arabistan Milli Takımı, Austin’de çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor.

Teknik direktör Georgios Donis yönetimindeki son antrenmanda oyuncular iki gruba ayrıldı. Senegal karşılaşmasında ilk 11’de görev alan futbolcular yenileme çalışmaları yaparken, diğer grup topa sahip olma, hızlı oyun ve dar alanda taktik uygulamalara yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

Antrenmanlarda, Senegal ile oynanan hazırlık maçında sakatlanan forvet Abdullah El-Hamdan’ın durumuna ilişkin olumlu gelişmeler de yaşandı. Oyuncunun çalışmalara rahat bir şekilde katılması teknik heyeti memnun etti.

Austin’de taraftar buluşması

Teknik çalışmaların yanı sıra milli takım, FIFA tarafından teşvik edilen toplumsal etkinlik programlarını da sürdürüyor. Bu kapsamda Austin’de gerçekleştirilen bir antrenman taraftarlara açıldı.

Etkinliğe yerel halkın yanı sıra Austin FC taraftarları ve bölgedeki Suudi öğrenciler katılarak milli takıma destek verdi.

Dikkat çeken isimlerden biri de Suudi Arabistan forması giyen Amerikalı taraftar Roberto oldu.

Yanbu Hatıralarını Taşıyan Amerikalı Taraftar

Roberto, yalnızca bir futbolsever değil. Babasının görevi nedeniyle uzun yıllar Yanbu Endüstri Şehri’nde yaşamış ve Suudi Arabistan’a dair özel anılar biriktirmiş bir isim.

Milli takım antrenmanına oyuncuların imzalarını almak ve fotoğraf çektirmek amacıyla kitap ve fotoğraflarla gelen Roberto, futbolun farklı kültürler arasında nasıl bir köprü kurduğunu gösteren örneklerden biri oldu.

dfrgty
Donis, Suudi Arabistan–Uruguay maçının detayları üzerinde yoğun şekilde çalışıyor. (Suudi Arabistan Milli Takımı)

Antrenmanın ardından takım kaptanı Salem El-Davsari, Salih El-Şehri, Nevvaf El-Akidi, Ali Mecraşi ve Muhammed Ebu Şamat taraftarlarla bir araya gelerek fotoğraf çektirdi ve imza dağıttı.

Donis’in İlk Dünya Kupası basın toplantısı

Suudi Arabistan Milli Takımı önümüzdeki günlerde hazırlıklarının yeni aşamasına geçecek. Kafile, 13 Haziran’da Miami’ye hareket ederek Uruguay maçına kadar Delmar Oteli’nde konaklayacak.

Teknik direktör Georgios Donis, Dünya Kupası kapsamındaki ilk resmi basın toplantısını da Uruguay karşılaşmasına ev sahipliği yapacak olan ünlü Hard Rock Stadyumu’nda düzenleyecek.

1994’ün unutulmaz hatıraları ile 2022 Katar Dünya Kupası’nda Arjantin’e karşı elde edilen tarihi zafer arasında şekillenen yeni yolculukta Suudi Arabistan, yalnızca turnuvaya katılmayı değil, daha büyük hedeflere ulaşmayı amaçlıyor.

Nasıl ki bugün Suudi futbolseverler hâlâ Fuad Enver, Said El-Üveyran ve Sami El-Cabir’in neslini konuşuyorsa, Salem El-Davsari, Muhammed Kanno ve arkadaşları da isimlerini Suudi futbol tarihine altın harflerle yazdırmayı hedefliyor.

Bu nedenle ABD’de başlayan yeni Dünya Kupası serüvenine şu soru eşlik ediyor:

Bu nesil, 1994’ün hikâyesini yeniden yazabilecek mi, yoksa Suudi futbolunun onlarca yıl boyunca anlatılacak bambaşka bir hikâyesini mi oluşturacak?