Biden, Harris'i yarıştan dışlayarak 2024 seçimlerinde aday olmaya karar verdi

Beyaz Saray’ın Batı Kanadı ile Başkan Yardımcısı'nın ofisi arasında derin anlaşmazlıklar yaşanıyor

Başkan Biden, önümüzdeki seçimlerde yeniden aday olmayı planlıyor (Reuters)
Başkan Biden, önümüzdeki seçimlerde yeniden aday olmayı planlıyor (Reuters)
TT

Biden, Harris'i yarıştan dışlayarak 2024 seçimlerinde aday olmaya karar verdi

Başkan Biden, önümüzdeki seçimlerde yeniden aday olmayı planlıyor (Reuters)
Başkan Biden, önümüzdeki seçimlerde yeniden aday olmayı planlıyor (Reuters)

ABD Başkanı Joe Biden’ın 2024 yılındaki başkanlık seçimlerinde yeniden aday olma kararı, son zamanlarda Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in geleceğine dair Beyaz Saray ve Amerikan basınının kulislerinde dillendirilen Beyaz Saray’ın Batı Kanadı (Başkanlık konutu) personeli ile Başkan Yardımcısı’nın ofis personeli arasındaki derin anlaşmazlıklara dair tartışmalara ve spekülasyonlara ışık tuttu. 
Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, Pazartesi akşamı, gazetecilere yaptığı açıklamada, Başkan Joe Biden’ın 2024 yılındaki seçimlerde yeniden aday olmayı planladığını duyurdu. Buna karşın 79 yaşındaki Biden, ABD tarihinde ilk kez bir başkanın 10 aydan daha kısa bir sürede popülaritesinde sert bir düşüşle karşı karşıya.  
Yapılan son anketler, Biden’ın performansından duyulan memnuniyet oranının, yüzde 36'yı geçmediğine işaret ediyor. Bu rakamlar, bazı Demokratların Biden’ın özellikle 2024 yılındaki seçimler sırasında 82 yaşında olacağından ikinci bir dönem için aday olmayı planlamayabileceğine dair söylemlerde bulunmalarına yol açtı. Ancak son zamanlarda, Harris'in kasıtlı olarak ‘ihmal’ edildiği ve dikkatlerden uzak tutulduğuna dair haberler çerçevesinde, Başkan ve Başkan yardımcısı arasında neler olduğuna dair soruların gündeme gelmesine yol açan ve kamuoyunun Başkan’ın siyasi performansına yönelik eleştirilerinin eşlik ettiği birkaç faktör ortaya çıktı.
Harris'in rolü için bir takım yüksek beklentiler vardı. Bunun başlıca nedeni, Harris’in ilk siyahi ve ilk Asya asıllı Amerikalı kadın olarak başkan yardımcılığına seçilmesi, nispeten genç yaşı ve Demokrat Parti'nin çeşitli ideolojik kanatlarıyla dengeli ilişkiler kurma girişimi ışığında yeni yüzünü temsil edebileceğine olan inanç gibi görünse de gerçekte genel kural, başkan yardımcısının başkanın gölgede bırakmaması veya onun yerini almaya hevesli olmaması gerekir. Bunun yanı sıra Biden'ın düşen popülaritesi, bazılarının Harris'in daha büyük bir rol oynama yolunda ilerlediğine inanmasını sağlayan nedenler arasındaydı.
CNN uzun bir makale ile bunun ‘yerleşik bir yönetimsel bozukluk’ olduğunu bildirdi. CNN’e göre bu durum, dikkat eksikliği ile birleştiğinde, Batı Kanadı personelinin özellikle Başkan Biden'ın hızla artan yasal ve siyasi kaygılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde şuan için Başkan Yardımcısı Kamala Harris'in personeli ile uğraşacak zaman olmadığıkararına varmasına yol açtı. 
Buna karşın Biden'ın üst düzey yardımcılarıyla sadece Cumhuriyetçi tabanını değil, parti liderlerini ve kadrolarını da kontrol eden eski Başkan Donald Trump'ın başkanlık için yeniden adaylığını koyması karşısında Harris'in ne kadar şansı olduğuna dair bir değerlendirme yaptığından bahsedenler var. Söz konusu değerlendirme Harris'in Demokrat Parti'nin içindeki şansını da kapsıyordu. Çünkü pek çok uzman, ‘sol popülizmin’ büyümesi ve kamufle edilmiş ırkçılığın yanı sıra partinin liberalleri ve merkezcileri arasındaki anlaşmazlıklar çerçevesinde parti tabanında fikir birliği elde etme yeteneğinden şüphe duyuyordu. 
Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı habere göre Harris yardımcısı eski ve mevcut yardımcılarından, yönetim yetkililerinden, Demokratlardan, bağışçılardan ve dış danışmanlardan yaklaşık 30 kişiyle yapılan röportajlara göreBeyaz Saray'da, Başkan Yardımcısı’nın çevresindeki pek çok kişinin, Harris’in önümüzdeki sürece hazır olmamasından ötürü öfkeli oldukları ve onu dışladıkları ‘karmaşık bir gerçekliğin’ varlığına işaret ediliyor. CNN, Harris'in pek çok sırdaşına, siyasi olarak yapabilecekleri konusunda kendisini sınırlı hissettiğini söylediğini ve bunun da birçok kişinin Harris’i özellikle Biden'ın ekibinin, özellikle başkan yardımcısından gelen ‘sadakatsizlik belirtileri’ ile yoğun bir şekilde ilgilendiği bir dönemde gelecekteki siyasi hırslarından bahsederken söyledikleri konusunda uyarmaya ittiğini aktardı. 
Biden'ın tekrar aday olma niyetini açıklamasıyla birlikteHarris için ‘gelecekteki siyasi hırslar’ penceresi, en azından 2024 yılındaki başkanlık seçimleri için kapanmış gibi görünüyor. Ancak yapılan bir takım uyarılar, Biden'ın kararının Demokrat Parti'ye yönelik tehlikesine ve sadece partinin sol kanadında değil, tüm ideolojik kanatlarında ayrılıklara yol açabileceği ihtimaline işaret ediyor. Bazıları, Demokrat Parti’ye yönetiminin yenilenmesi için Kamala Harris ile birlikte birkaç adaya yer açmasını öneriyor.  Parti, 2020’deki başkanlık seçimlerinde, eski Başkan Trump'ınyarattığı ‘kaos’ üzerinden yaşlı bir başkan çıkarmayı başardı. Trump ise devam eden koronavirüs (Kovid-19) salgınının körüklediği zorlu ekonomik gelişmeleri, 2020 yılındaki yenilgisinin intikamını almak için 2024'te kendisini başarıya taşıyacak bir neden haline getirebilir. Biden, son seçimde 7 milyondan fazla oy alarak Trump'ın geçmeyi başarmıştı. Buna karşın Trump, 2024 seçimlere katılma niyetinde olduğunu birkaç kez ima etti.



Suudi Arabistan ve Pakistan, Çin menşeli savaş jetleri için görüşüyor

JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
TT

Suudi Arabistan ve Pakistan, Çin menşeli savaş jetleri için görüşüyor

JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)
JF-17'ler Pakistan'la Hindistan arasında geçen yıl mayısta patlak veren savaşta da kullanılmıştı (AP)

Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Çin menşeli JF-17 savaş jetleri için müzakere yürütülüyor.

Kimliklerinin açıklanmaması şartıyla Reuters'a konuşan iki Pakistanlı yetkili, JF-17 Thunder uçaklarının satışı için Suudi Arabistan'la görüşme yapıldığını savunuyor.

İslamabad ve Pekin ortaklığıyla Pakistan'da üretilen jetlerle ilgili anlaşmanın değerinin 4 milyar dolara kadar çıkabileceği aktarılıyor.

Riyad yönetimi, 2018'de İslamabad'a 6 milyar dolarlık destek paketi verileceğini açıklamıştı. Bu paketin içinde Pakistan Merkez Bankası'na 3 milyar dolarlık mevduat ve ertelenmiş ödemeyle 3 milyar dolarlık petrol tedariki yer alıyordu.

Suudi Arabistan o zamandan beri mevduatları birçok kez yeniledi. Geçen yıl 1,2 milyar dolarlık bir erteleme de dahil, İslamabad'ın döviz rezervlerini istikrara kavuşturmasına yardımcı oldu.

Pakistanlı yetkililer, Suudi Arabistan'a 2 milyar dolarlık kredi ödemesinin sözkonusu savaş jetleriyle yapılmasının planlandığını belirtiyor.

İslamabad yönetimi, silah ihracatını artırıp yerli savunma sanayisini önemli bir gelir kaynağına dönüştürmek amacıyla son aylarda yabancı ülkelerle görüşmeleri hızlandırdı. Libya Ulusal Ordusu'yla 4 milyar dolar değerinde JF-17 anlaşması yapılmıştı. Ayrıca Bangladeş'le de jetlerin satışı için müzakereler sürüyor.

Suudi Arabistan ise hava gücünü çeşitlendirme sürecinde. ABD Başkanı Donald Trump ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçen ay Beyaz Saray'da bir araya gelmişti. ABD Başkanı, Riyad yönetimine F-35 satışını onayladıklarını duyurmuştu. Ortadoğu'da F-35 savaş uçağına sahip olan tek ülke İsrail ise hamleye tepki göstermişti.

Suudi Arabistan-Pakistan savunma anlaşması

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'la Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 17 Eylül'de "Ortak Stratejik Savunma Anlaşması"nı imzalamıştı.

Amerikan medyasındaki haberlerde, iki ülke arasındaki savunma işbirliğini geliştirmeyi ve herhangi bir saldırıya karşı ortak caydırıcılığı artırmayı hedefleyen anlaşmanın "bölgesel güç dengelerini değiştirebileceği" yorumu yapılmıştı.

Pakistan ordusundan bugün yapılan açıklamada, Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı Zahir Ahmed Baber Sidhu'nun, Suudi Arabistanlı mevkidaşı Turki bin Bander bin Abdulaziz'le bu hafta "savunma işbirliği, bölgesel güvenlik ve gelecekteki ortaklıklarla ilgili" görüştüğü bildirildi.

Independent Türkçe, Reuters, Arab News


Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
TT

Grönlandlılar, Trump’a tepkili: Satılık değiliz

Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)
Kanada'yla 1,2 kilometre sınıra sahip Grönland'da 56 binden fazla kişi yaşıyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirmeye yönelik tehditleri, ada ülkesi sakinlerinin de tepkisini çekiyor.

Trump, cumartesi günü Venezuela'ya düzenlenen askeri operasyondan sonra yaptığı açıklamada, ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland'a sahip olmaları gerektiğini savunmuştu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de salı günkü açıklamasında, Trump yönetiminin Grönland'a sahip olmak için "ABD ordusunu kullanmak da dahil" çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtmişti.

Washington'ın Venezuela'nın ardından Grönland'a da askeri müdahalede bulunabileceğine dair endişeler artarken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kuzey ülkesini "satın almayı hedeflediklerini" söylemişti.

Ancak 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı olan Grönland'da yaşayanlar, Trump'ın açıklamalarından rahatsız.

BBC'nin irtibata geçtiği, Grönland'ın başkenti Nuuk'ta yaşayan 32 yaşındaki işletmeci Mia Chemnitz şunları söylüyor:

Grönland halkı Amerikalı olmak istemiyor. Biz satılık değiliz.

Danimarka Parlamentosu'nda Grönland'ı temsil eden iki milletvekilinden biri olan Aaja Chemnitz de Trump'ın açıklamaları karşısında "dehşete düştüğünü" belirterek, "ABD'nin başka bir NATO müttefikini ilhak etmeyi gündeme getirmesi tamamen saygısızca bir davranış" diyor.

II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Grönland'da askeri varlığı bulunan ABD için ada özellikle Kuzey Amerika'yla Kuzey Kutbu arasında yer aldığı için stratejik öneme sahip.

Son dönemlerde buzulların erimesiyle erişimi kolaylaşan nadir toprak mineralleri de Grönland'ın doğal kaynaklarına ilgiyi artırdı.

Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve Danimarka'nın, Trump'ın tehditlerine yanıt olarak yayımladığı ortak bildiride Grönland'la dayanışma vurgusu yapılmıştı.

Ancak olası bir askeri operasyon halinde Avrupa ülkelerinin ABD'ye karşı harekete geçip geçmeyeceği belli değil.

Mia Chemnitz, "Bir Grönlandlı olarak, kendime şu soruyu sormadan edemiyorum: Bu müttefikler için bizim değerimiz nedir? Bizi korumak için ne kadar ileri gidebilirler?" diye soruyor.

Grönland'daki İnuit yerlilerinden 42 yaşındaki Aleqatsiaq Peary ise adanın Danimarka'dan tamamen bağımsızlaşması ve gelecekte ABD kolonisine dönüşmemesi gerektiğini söylüyor:

Bu, bir efendinin kontrolünden diğerine, bir işgalcinin hakimiyetinden diğerine geçmek demek. Biz Danimarka'nın kolonisiyiz. Danimarka hükümetinin yönetimi altında zaten çok şey kaybediyoruz.

Independent Türkçe, BBC, NBC


Çin, nükleer füzyonda imkansız sanılan rekoru kırdı

Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
TT

Çin, nükleer füzyonda imkansız sanılan rekoru kırdı

Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)
Çin'in Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak (EAST) reaktörü, "deneysel sınırların çok ötesinde" plazma yoğunluğu seviyelerine ulaştı (HFIPS/ÇBA)

Çin'deki bilim insanlarının füzyon enerjisinde kaydettiği çığır açıcı gelişme, yeni nesil enerji kaynağının gerçekten kullanılabilmesinin önündeki en inatçı engellerden birini nihayet aşabilir.

Çin Bilimler Akademisi'nden (ÇBA) bir ekip, "yapay Güneş" diye adlandırılan deneysel nükleer reaktörünün, daha önce imkansız olduğu düşünülen bir plazma yoğunluğuna ulaştığını açıkladı.

Tehlikeli atık bırakmadan neredeyse sınırsız enerji üretme potansiyeli sunan nükleer füzyon, bazıları tarafından temiz enerjinin "kutsal kasesi" ilan ediliyor.

Bu süreç Güneş'te meydana gelen doğal reaksiyonları taklit ediyor ancak büyük ölçekte gerçekleştirilmesi son derece zor bir iş.

ÇBA'nın Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak'ıyla (EAST) ulaşılan kilometre taşları da dahil, son yıllarda çeşitli önemli atılımlar kaydedildi.

ÇBA geçen sene yapay Güneş reaktörünü ilk kez bin saniyeden uzun süre çalıştırmayı başarmış, bu rekor daha sonra Fransa'nın WEST makinesi tarafından kırılmıştı.

Her iki deney de yakıtın (veya plazmanın) belirli bir seviyede kararsız hale gelmesine neden olan ve Greenwald Sınırı diye bilinen teorik yoğunluk sınırlı kalmıştı.

ÇBA araştırmacıları, kendini düzenleyen plazma-duvar adı verilen yeni bir süreç sayesinde plazmayı benzeri görülmemiş yoğunluk seviyelerinde kararlı tutmayı başardı.

Araştırmacılar, plazma yoğunluğunu uzun süredir geçerli olan deneysel sınırların çok ötesine taşımanın, çok daha yüksek enerji çıktılarıyla füzyon ateşlemesini gerçekleştirebileceğini söylüyor.

Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden, araştırmanın ortak yürütücüsü Profesör Ping Zhu şöyle diyor: 

Bulgular, tokamaklarda ve yeni nesil yanıcı plazma füzyon cihazlarında yoğunluk sınırlarını genişletmek için pratik ve ölçeklenebilir bir yol öneriyor.

Son atılım, hakemli dergi Science Advances'ta yayımlanan "Accessing the density-free regime with ECRH-assisted ohmic start-up on EAST" (EAST'te ECRH destekli ohmik başlatmayla yoğunluktan bağımsız rejime erişim) başlıklı çalışmada detaylandırılıyor.

Nükleer füzyon yoluyla pratik enerji üretiminin büyük ölçekte uygulanabilmesi için hâlâ ciddi gelişmelere ihtiyaç var ancak bazı girişimler, bunu önümüzdeki birkaç yılda hayata geçirmeyi hedefliyor.

ABD merkezli Helion Energy, nükleer füzyon enerjisi için dünyanın ilk satın alma anlaşmasını 2023'te imzalamış, Microsoft'a 2028'e kadar 50 MW füzyon enerjisi sağlama sözü vermişti.

Independent Türkçe