Merkez Bankası Kasım Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu yayımlandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Merkez Bankası Kasım Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu yayımlandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

TCMB Aylık Fiyat Gelişmeleri Raporu'na göre, kasım ayında enflasyondaki yükselişe en belirgin katkı enerji grubundan gelirken, yıllık tüketici enflasyonuna katkı enerjide 0,73 puan, hizmette 0,30 puan, alkol-tütün-altında 0,15 puan arttı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Aylık Fiyat Gelişmeleri Raporu'na göre, kasım ayında enflasyondaki yükselişe en belirgin katkı enerji grubundan gelirken, yıllık tüketici enflasyonuna katkı enerjide 0,73 puan, hizmette 0,30 puan, alkol-tütün-altında 0,15 puan, gıdada 0,13 puan ve temel mal grubunda 0,11 puan arttı.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) ekim ayında Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) yüzde 3,51 arttığını ve yıllık enflasyonun yüzde 21,31'e yükseldiğini açıklamasının ardından TCMB'nin Kasım Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu da yayımlandı.
Rapora göre, kasım ayında enflasyondaki yükselişe en belirgin katkı enerji grubundan geldi. Uluslararası enerji fiyatlarında bu dönemde bir miktar gevşeme görülürken, TL'deki görünümle başta akaryakıt, tüp gaz ve kömür olmak üzere yurt içi enerji fiyatları artış kaydetti.
Enflasyondaki yükselişte öne çıkan bir diğer grup hizmet sektörü oldu. Bu grupta lokanta-otel grubu fiyatlarındaki hızlanma belirgin düzeyde gerçekleşti. Taze meyve ve sebze dışı gıda enflasyonundaki seyir, yemek hizmetleri enflasyonunu olumsuz yönde etkiledi.
Kasım ayında küresel gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki yükseliş eğilimi tahıllar öncülüğünde sürerken, bu gelişmenin olumsuz yansımalarına karşın taze meyve ve sebze enflasyonundaki görünüm ve baz etkisiyle gıda yıllık enflasyonu sınırlı bir oranda geriledi. Temel mal fiyatlarındaki aylık artış ise hızlandı. Bu grupta, bir önceki yılın kasım ayındaki yüksek artış nedeniyle yıllık enflasyon görece yatay seyretti.
Aynı dönemde emtia fiyatlarında süregelen olumsuz seyir, tedarik zincirlerinde artarak devam eden aksamalar ve TL'deki gelişmelerle birlikte üretici fiyatlarında enerji ve ara malları başta olmak üzere genele yayılan artışlar görüldü. Bu görünüm altında B ve C göstergelerinin yıllık enflasyonları ve ana eğilimleri yükseldi.
Söz konusu gelişmelerle kasımda önceki aya göre yıllık tüketici enflasyonuna katkı; enerjide 0,73 puan, hizmette 0,30 puan, alkol-tütün-altında 0,15 puan, gıdada 0,13 puan ve temel mal grubunda 0,11 puan arttı.

"Hizmet sektöründe yıllık enflasyon lokanta-otelde belirgin olmak üzere tüm alt gruplarda yükseldi"
Hizmet fiyatları kasımda yüzde 1,88 yükselirken, grup yıllık enflasyonu 1,45 puan artarak yüzde 16,88 oldu. Yıllık enflasyon, lokanta-otelde belirgin olmak üzere tüm alt gruplarda yükseldi.
Lokanta-otelde yıllık enflasyon kasım ayında yüzde 28,90 seviyesine ulaşırken, alt grubun hizmet enflasyonu üzerindeki olumsuz etkisi belirginleşti. Bu gelişmede, ekmek-tahıl ürünleri ile et ve et ürünleri gibi gıda fiyatlarındaki görünümle birlikte yemek hizmetleri fiyatlarındaki yüzde 4,24'lük artış öne çıktı. Konaklama hizmetleri fiyatlarında da yüzde 2,43 ile yükseliş eğilimi sürdü.
Diğer hizmetler grubunda ise sigorta hizmetlerinin yanı sıra kura duyarlılığı yüksek olan bakım ve onarım hizmetlerinde yüksek fiyat artışları gerçekleşti. Mevsimsel etkilerden arındırılmış verilerle incelendiğinde, kira enflasyonundaki yükseliş eğiliminin kasım ayında da sürdüğü izlendi.
Temel mal yıllık enflasyonu kasımda 0,10 puan gerileyerek yüzde 18,36 oldu. Bu dönemde yıllık enflasyon dayanıklı mal grubunda gerilerken, giyim ve ayakkabı ile diğer temel mallar gruplarında artış gösterdi. Türk lirasındaki gelişmelere bağlı olarak yüksek aylık fiyat artışı gözlenen dayanıklı mal grubunda, bir önceki yılın aynı dönemindeki yüksek baz sebebiyle yıllık enflasyon geriledi.
Dayanıklı mal fiyatları bu dönemde yüzde 4,06 artarken, bu gelişmede yüzde 5,21 ile otomobil, yüzde 5,31 ile mobilya ve yüzde 2,40'la beyaz eşya fiyatlarındaki artışlar belirleyici oldu, diğer elektrikli ve elektriksiz aletlerdeki yükseliş ise yüzde 0,63'le sınırlı kaldı.
Diğer temel mallarda kur gelişmeleriyle birlikte fiyat artışları, konutun bakım onarımı, kişisel bakım ürünleri, evle ilgili temizlik malzemeleri ve ev içi tekstil ürünleri ön planda olmak üzere grup geneline yayılarak devam etti. Grup aylık enflasyonu da yüzde 4,27 oldu.
Öte yandan, giyim ve ayakkabı fiyatları kasımda yüzde 1,65 yükselerek mevsimsel ortalamasının altında artış gösterirken, grup yıllık enflasyonu yataya yakın bir seyir izledi.

"Tarımsal kuraklık, kur gelişmeleri ve girdi maliyetleri etkili olmaya devam etti"
Enerji fiyatları kasımda yüzde 5,95 artarken, bu dönemde uluslararası enerji fiyatları ılımlı seyretti. TL'deki görünümle birlikte yüzde 14,25'le katı yakıt, yüzde 13,96'yla tüp gaz ve yüzde 12,34'le akaryakıt gruplarında yüksek aylık artışlar kaydedildi. Böylece yıllık enerji enflasyonu kasımda 6,38 puan yükselerek yüzde 32,14 oldu.
Gıda ve alkolsüz içecekler fiyatları kasımda yüzde 3,92 artarken, grup yıllık enflasyonu bir önceki yıldaki yüksek bazın da etkisiyle 0,30 puan gerileyerek yüzde 27,11'le yüksek seyrini korudu. Yıllık enflasyon, işlenmemiş gıda grubunda 3,98 puan düşüşle yüzde 25,22'ye geriledi, işlenmiş gıda grubunda ise 3,15 puan artışla yüzde 28,86'ya yükseldi.
İşlenmemiş gıda enflasyonundaki gerilemede temelde taze meyve-sebze fiyatları etkili olurken, mevsimsellikten arındırılmış veriler eylül ayından bu yana taze meyve-sebze grubunda gözlenen düzeltmenin sebze kaynaklı olarak bu dönemde de sürdüğüne işaret etti.
Bu dönemde, diğer işlenmemiş gıda grubu genelinde fiyatlar yüzde 5,47'yle önemli ölçüde yükselirken, et, yumurta, patates, kuruyemiş ve bakliyat fiyatlarındaki artışlar öne çıktı. Bu gelişmelerde tarımsal kuraklık, kur gelişmeleri ve girdi maliyetleri etkili olmaya devam etti.
İşlenmiş gıdada aylık fiyat artışı yüzde 4,83'le hızlandı. Bu dönemde genele yayılan yüksek artışlar görülmekle birlikte özellikle tarımsal kuraklık ve uluslararası tahıl fiyatlarında gözlenen olumsuz seyir ile kur gelişmelerinin yansımalarının hissedildiği ekmek ve tahıllar grubundaki aylık yüzde 7,20'lik yükseliş dikkati çekti.
Öte yandan, kırmızı et fiyatlarındaki artışların etkilerinin izlendiği işlenmiş et ürünleri, uluslararası yağ fiyatlarının etkilerinin görüldüğü katı-sıvı yağlar ile şeker ve şekerle bağlantılı ürün grupları öne çıktı. Bu gelişmeler sonucunda taze meyve ve sebze dışı gıda grubunda yıllık enflasyon 2,23 puan yükselerek yüzde 29,76'ya ulaştı.

"Tüketici fiyatları üzerinde üretici fiyatları kaynaklı baskılar sürdü"
Yurt içi üretici fiyatları kasım ayında yüzde 9,99 artarken, yıllık enflasyon 8,31 puan yükselişle yüzde 54,62 oldu.
Alt gruplar geneline yayılan yüksek fiyat artışlarında TL'deki gelişmeler ve tarımsal ürünler başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yüksek seyir belirleyici olmaya devam ederken, tedarik zincirindeki aksamalar tekrar belirginleşti. Bu dönemde petrol ve ana metal hariç imalat sanayi fiyatlarının eğilimi önemli ölçüde yükseldi.
Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, yıllık enflasyon enerji ve ara mallarında daha belirgin olmak üzere tüm alt gruplarda yükseldi. En belirgin artış ise yüzde 13,33 ile enerji grubunda gerçekleşti. Bu gelişmede elektrik enerjisinin üretim ve dağıtımı, rafine edilmiş petrol ürünleri, gaz imalatı ve kömür imalatı öne çıktı.
Aylık yüzde 11,55 yükselen ara malları fiyatlarında demir-çelik ile diğer metaller, tekstil iplik ve elyafları, kimyasal ve plastik ürünler dikkati çekerken, diğer alt kalemlerde de belirgin artışlar izlendi. Sermaye mallarındaki fiyat artışında ise metal yapı ürünleri, motorlu kara taşıtları ile bunların parça ve aksesuarları ve makineler ön plana çıktı. Dayanıklı tüketim malları fiyatları mobilya, mücevherat ve ev aletleri öncülüğünde yükselirken, dayanıksız tüketim mallarındaki artışta et ürünleri, tekstil ürünleri, katı-sıvı yağlar ile diğer gıda ürünleri belirleyici oldu.
Bu gelişmelerle tüketici fiyatları üzerinde üretici fiyatları kaynaklı baskılar sürdü.



ABD Hazine Bakanı: İran kritik bir dönüm noktasında ve ekonomisi tehlikede

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Arşiv- Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Arşiv- Reuters)
TT

ABD Hazine Bakanı: İran kritik bir dönüm noktasında ve ekonomisi tehlikede

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Arşiv- Reuters)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (Arşiv- Reuters)

ABD Hazine Bakanı Scott Bisent ün yaptığı açıklamada, İran ekonomisinin yüksek enflasyon ve diğer zorluklarla karşı karşıya olduğunu ve bunun kısmen ABD yaptırımlarından kaynaklandığını söyledi. Ayrıca, Tahran'daki yetkililerin rejim karşıtı protestoları şiddet kullanarak bastırmasından duydukları endişeyi de dile getirdi.

Besant, Minnesota Ekonomi Kulübü'nde yaptığı konuşmada, İran ekonomisinin çöküşün eşiğinde olduğunu belirterek, Başkan Donald Trump'ın Tahran'a protestoculara zarar vermemesi yönündeki uyarısını vurguladı. "Bu kritik bir an. Trump, protestoculara zarar vermemelerini istiyor. Gergin bir an" diyerek, Trump'ın pazar günü protestocuları öldürmeye başlarsa Tahran'ı vuracağı yönündeki tehdidine atıfta bulundu.

Trump pazar günü Air Force One uçağında gazetecilere, “Durumu çok yakından izliyoruz. Geçmişte olduğu gibi insanları öldürmeye başlarlarsa, ABD'nin çok sert bir şekilde karşılık vereceğini düşünüyorum” ifadesini kullandı. İnsan hakları grupları, İran'da para biriminin devalüasyonu ve yüksek enflasyon nedeniyle Tahran pazarında başlayan ve son üç yılın en büyük muhalefet dalgası olan protestoların ilk dokuz gününde en az 25 kişinin öldürüldüğünü belirtiyor.

Kötü bir yönetim, Batı yaptırımları, siyasi ve sosyal özgürlüklere getirilen kısıtlamalar nedeniyle yükselen enflasyonun yol açtığı zorlukların artmasıyla birlikte protestolar ülke geneline yayıldı. İranlı yetkililer İranlıların karşı karşıya kaldığı ekonomik zorlukları kabul ederken, protestoları yabancı güçlerle bağlantılı ağların kışkırttığını iddia etti. İran yargı başkanı çarşamba günü protestocuları uyararak, "İslam Cumhuriyeti'ne karşı düşmana yardım edenlere müsamaha gösterilmeyecektir" ifadelerini kullandı.

Bessent, “bir zamanlar zengin olan ve hala yüksek yaşam standardını koruyan bir toplumun gerçekten çökmekte ve bunun büyük bir kısmının yaptırımlardan kaynaklandığı”nın açık olduğunu söyledi. Tahran'ın nükleer programının yeniden inşasını nasıl finanse etmeyi planladığının ise belirsiz olduğunu belirtti.

Trump'ın, güvenlik güçlerinin protestoculara ateş açması halinde onları destekleyeceği yönündeki tehdidi, İsrail ve Amerikan güçlerinin 12 günlük savaşta İran'ın nükleer tesislerini bombalamasından yedi ay sonra geldi.


Venezuela ve ABD petrol ihracatı konusunda görüşmelerde bulunuyor

Venezuela'daki El Palito petrol rafinerisinden bir görünüm (Reuters)
Venezuela'daki El Palito petrol rafinerisinden bir görünüm (Reuters)
TT

Venezuela ve ABD petrol ihracatı konusunda görüşmelerde bulunuyor

Venezuela'daki El Palito petrol rafinerisinden bir görünüm (Reuters)
Venezuela'daki El Palito petrol rafinerisinden bir görünüm (Reuters)

Hükümet ile petrol ve taşımacılık sektörlerinden beş kaynak, dün Reuters’a yaptıkları açıklamada, Venezuelalı ve Amerikalı yetkililerin Venezuela ham petrolünün ABD’ye ihraç edilmesini görüştüğünü bildirdi.

ABD’nin Körfez kıyısında bulunan rafinerilerinin Venezuela ham petrolünü işleyebilecek kapasiteye sahip olduğu, bu rafinerilerin ABD’nin Venezuela’ya yaptırım uygulamasından önce söz konusu petrolü ithal ettiği hatırlatıldı.

Aynı çerçevede konuya vakıf üç kaynak, ABD’li petrol şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin, Venezuela’daki yatırımları görüşmek üzere yarın (perşembe) Beyaz Saray’ı ziyaret etmesinin beklendiğini aktardı.

Kaynaklardan biri, toplantının ayrıntıları ve zamanlamasının halen görüşülmekte olduğunu söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ise dün, Venezuela’nın ham petrol üretimini artırmanın yıllar alacağı yönündeki değerlendirmeleri reddetti. Yönetim, Latin Amerika ülkesindeki petrol sektörünü hızla güçlendirmek için birçok seçeneğe sahip olduğunu savundu. Dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olan Venezuela’da ham petrol üretiminin artırılması, ABD güçlerinin cumartesi günü başkent Karakas’a düzenlediği operasyonda Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun yakalanmasının ardından Trump’ın öncelikli hedefleri arasında yer alıyor.

CDFGT
Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA'nın logosu, Venezuela'nın başkenti Karakas'ta bir yakıt tankerinin üzerinde, 14 Mayıs 2025 (Reuters)

Uzun süredir devam eden yatırım eksikliği nedeniyle altyapısı ciddi şekilde zarar gören Venezuela’da petrol ihracatı, 20 yıl önce günde 3 milyon varilin üzerindeyken, günümüzde 1 milyon varilin altına geriledi.

ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum, Washington’un elindeki seçeneklerden birinin, Venezuela’nın petrol sahaları için hayati öneme sahip ekipmanlara ve diğer teknolojilere erişimini engelleyen yaptırımların kaldırılması olduğunu söyledi. Burgum, Fox Business Network’e verdiği röportajda, üretimi en üst seviyeye çıkarmak için bu adımların atılabileceğini belirterek, “Bu işlerin bir kısmı çok hızlı şekilde yapılabilir. Ticari açıdan bakıldığında orada gerçekten çok büyük bir fırsat var” ifadelerini kullandı.

Öte yandan ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın, bugün Miami’de düzenlenecek Goldman Sachs konferansında bir konuşma yapması bekleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan petrol sektörünün Venezuela’daki faaliyetlerini 18 aydan daha kısa bir sürede genişletebileceğini, bunun da muhtemelen mali destek yoluyla gerçekleşebileceğini söyledi. Trump, pazartesi günü NBC News’e yaptığı açıklamada, “Bunu daha da kısa bir sürede yapabileceğimizi düşünüyorum, ancak çok büyük miktarda para gerekecek” dedi. Trump, söz konusu maliyetin petrol şirketleri tarafından karşılanacağını, ardından bu harcamaların ya ABD tarafından telafi edileceğini ya da elde edilecek gelirler yoluyla geri kazanılacağını ifade etti. “Muazzam miktarda para harcanması gerekecek” diyen Trump, bu sürecin özel sektör eliyle yürütüleceğini vurguladı. Trump, salı günü ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçilere hitaben yaptığı konuşmada, Venezuela’daki petrol üretiminin artırılmasının Amerikalılar için enerji maliyetlerini düşürebileceğini savundu. Trump, “Çıkarabileceğimiz çok fazla petrol var ve bu da petrol fiyatlarının daha da düşmesine yol açacak” ifadesini kullandı.


Uzmanlar Maduro'nun tutuklanmasının küresel finans piyasaları üzerindeki etkileri hakkında ne düşünüyor?

 Venezuela'nın başkenti Karakas'ta Chavez destekçileri tarafından düzenlenen bir yürüyüşte Venezuela bayrağını dalgalandıran vatandaşlar (EPA)
Venezuela'nın başkenti Karakas'ta Chavez destekçileri tarafından düzenlenen bir yürüyüşte Venezuela bayrağını dalgalandıran vatandaşlar (EPA)
TT

Uzmanlar Maduro'nun tutuklanmasının küresel finans piyasaları üzerindeki etkileri hakkında ne düşünüyor?

 Venezuela'nın başkenti Karakas'ta Chavez destekçileri tarafından düzenlenen bir yürüyüşte Venezuela bayrağını dalgalandıran vatandaşlar (EPA)
Venezuela'nın başkenti Karakas'ta Chavez destekçileri tarafından düzenlenen bir yürüyüşte Venezuela bayrağını dalgalandıran vatandaşlar (EPA)

2026 yılına girilirken, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu tutukladığını açıklamasıyla küresel yatırımcılar yeni ve beklenmedik bir jeopolitik risk dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Siyasi boyutu büyük bir olay olmasına rağmen, piyasalardaki ilk tepki ‘temkinli sakinlik’ şeklinde oldu. Petrol fiyatları belirgin dalgalanmalar gösterirken, güvenli liman olan varlıklara talep artışıyla altın fiyatları yükseldi; hisse senetleri ise teknoloji ve savunma sektörlerinin desteği ve ABD dolarının değer kazanmasıyla ivme kazandı.

Önde gelen finans piyasası analistlerinin bu gelişmelere ilişkin görüşleri şöyle özetlenebilir:

Singapur’daki Mizuho Bank’ın Ekonomi ve Strateji Başkanı Vishnu Varathan, piyasalara jeopolitik risklerin sadece ithalat rakamlarıyla sınırlı olmadığını hatırlatan yeni bir uyarı geldiğini belirtti. Varathan, tarihsel olarak Venezuela’ya uygulanan yaptırımlar ve ülkenin neredeyse tamamen petrol ihracatına bağımlı olmasının, rejim değişikliğinin ticaret ve yatırım kanalları üzerindeki etkisini ‘sınırlı ve çevrelenmiş’ hale getirdiğini, bu durumun piyasalarda geniş çaplı satış baskısının yaşanmamasını açıkladığını vurguladı. Buna karşın Varathan, Latin Amerika bölgesinin istikrarının artık test altında olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi. Özellikle Başkan Trump’ın uyarılarını Küba, Kolombiya ve Meksika’yı kapsayacak şekilde genişletmesinin ardından, halkın ABD’ye yönelik algısının petrol ve maden kaynaklarından somut faydalar görmediği takdirde olumsuz yönde değişebileceğine dikkat çekti.

Değerli metaller, riskten korunma konusunda hükümetleri geride bırakıyor

Diğer yandan Capital.com’un kıdemli piyasa analisti Kyle Rodda, etkilerin kısa vadede hâlâ sınırlı olduğunu ve esas olarak enerji sektörüyle sınırlı kaldığını belirtti. Rodda, değerli metallerin fiyatlarındaki güçlü tepkilere dikkat çekerek, piyasanın hükümet adımlarını ‘önceden fiyatlamaya’ başladığını ve bunun altın gibi dolar dışı ve nakit dışı alternatiflere olan talebi artırdığını vurguladı. Analist, bunun dışında piyasanın hafta sonu yaşanan gelişmelerden çok, gelecekteki gelişmelerin ne getireceğini merakla beklediğini ifade etti.

Venezuela şu anda dünya sahnesinde etkili bir oyuncu değil

J.P. Morgan Varlık Yönetimi’nde Asya-Pasifik Piyasaları Baş Stratejisti Tai Hui, piyasanın tepkisinin zayıf olmasını, Venezuela’nın üretiminin dünya petrol üretiminin yalnızca yaklaşık yüzde 1’ini oluşturmasına bağladı. Hui, uzun yıllar süren yatırım eksikliğinin, Karakas’ın üretimi artırıp küresel piyasaya pompalamasını yakın vadede imkânsız kıldığını vurguladı. Ayrıca, Trump’ın Venezuela’yı kısa süreliğine ABD yönetimine devretme açıklamasının, etkileri yalnızca enerji piyasasıyla sınırlı tuttuğunu belirtti ve finansal piyasaların jeopolitik riskleri her zaman doğru şekilde fiyatlayamayabileceğine dikkat çekti.

Piyasa direnci, siyasi beklentileri test ediyor

OCBC Bank’ta Yatırım Stratejisi Genel Müdürü Vasu Menon, Trump’ın Venezuela petrol üretimini artırma taahhüdünün, ‘petrol musluklarının’ tamamen açılabilmesi için uzun süreli bir süreç ve büyük sermaye yatırımları gerektirdiğini belirtti. Menon, siyasi istikrarsızlıklar ve tedarik kesintilerinin fiyatları geçici olarak hafifçe yükseltebileceğini, ancak OPEC’in kararlarının fiyat istikrarına katkı sağlayabileceğini öngördü. Menon, piyasaların 2025’te yaşanan gelişmelerle olgunlaşması sayesinde jeopolitik şoklara karşı ‘daha az hassas’ hale geldiğini vurgulayarak, siyasi sürprizlerin etkisinin geçen yıl olduğu gibi geçici olabileceğini bildirdi.