NEOM Limanı, Suudi Arabistan’ın kuzeyinden dünya ticaret haritasını yeniden çiziyor

Uzmanlar Şarku’l Avsat’a konuştu: Yeni koridor, Avrupa ile Körfez arasındaki nakliye süresini yüzde 50 oranında kısaltacak

Suudi Arabistan’daki NEOM Limanı (NEOM)
Suudi Arabistan’daki NEOM Limanı (NEOM)
TT

NEOM Limanı, Suudi Arabistan’ın kuzeyinden dünya ticaret haritasını yeniden çiziyor

Suudi Arabistan’daki NEOM Limanı (NEOM)
Suudi Arabistan’daki NEOM Limanı (NEOM)

Suudi Arabistan’ın NEOM şirketine ait resmi X hesabı, 15 Nisan’da dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Kısa ancak güçlü mesajlar içeren paylaşımda “Avrupa – Mısır – NEOM – Körfez: En hızlı rotanız” ifadesi yer aldı. Paylaşıma eşlik eden haritada, Avrupa’dan başlayarak Mısır’daki Dimyat ve Safaga limanları üzerinden NEOM Limanı’na uzanan, buradan da kara yoluyla Kuveyt, Irak, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Umman’a dağılan bir ulaşım ağı gösterildi. Söz konusu paylaşım, sıradan bir tanıtımın ötesinde, uzun süredir gündemde olan ticaret koridorunun fiilen hayata geçtiğine işaret eden önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Aynı gün, Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2026-2030 dönemine ilişkin yeni stratejisini onayladığını duyurdu. NEOM’un resmi hesabı da bu duyuruya hızlı şekilde yanıt vererek, projenin Suudi Arabistan’ın ekonomik dönüşüm sürecindeki merkezi rolünü koruduğunu vurguladı. Açıklamada, NEOM’un yeni strateji kapsamında bağımsız bir yapı olarak konumlandırılmasının, projeye verilen desteğin derinliğini yansıttığı ifade edildi. İki açıklamanın aynı zamana denk gelmesi, liman projesi ile daha geniş kapsamlı ulusal strateji arasındaki güçlü bağlantıya işaret etti.

Sahadaki gelişmeler de hız kazanmış durumda. Dünyanın en büyük yük gemilerini kabul edecek şekilde tasarlanan gelişmiş Konteyner Terminali 1’in, 550 metre uzunluğunda giriş kanalı, 18,5 metre derinliği ve 900 metreyi bulan rıhtım duvarıyla bu yıl içinde açılması planlanıyor. Terminalin yıllık kapasitesinin 1,5 milyon TEU’ya ulaşması öngörülüyor.

Geçtiğimiz yıl haziran ayında ise liman, ülkede bir ilk olma özelliği taşıyan, tamamen otomatik ve uzaktan kumanda edilen köprülü vinçlerin ilk sevkiyatını teslim aldı. Yetkililer bu gelişmeyi, Suudi limanları açısından ‘dönüm noktası’ olarak nitelendirdi.

rtfbr
(foto altı) Tamamen otomatik köprülü vinçlerin ilk sevkiyatı (NEOM)

Birkaç gün önce NEOM hesabından yapılan bir başka paylaşımda, limanın Kızıldeniz üzerinde stratejik bir merkez olarak tam kapasiteyle faaliyet gösterdiği vurgulandı. Açıklamada, farklı yük türlerinin yüksek verimlilikle yönetildiği, gelişmiş altyapı ve yüksek operasyon standartlarıyla desteklenen limanın; Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa ve Mısır’dan bölgeye uzanan ticaret akışını Körfez ülkeleri ve Irak pazarlarına bağladığı ifade edildi.

Oyunun kurallarını değiştiren yeni bir coğrafi merkez

Bu çerçevede, Kral Fahd Petrol ve Maden Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Abdullah el-Mir, NEOM Limanı’nın diğer Suudi limanlarından ayrışmasını sağlayan özgün bir coğrafi avantaja sahip olduğunu belirtti. El-Mir’e göre, Cidde İslam Limanı ve Kral Abdullah Limanı gibi büyük limanlar batı kıyısında, Kral Abdulaziz Limanı ile petrol limanları ise Arap Körfezi’nde yoğunlaşırken, NEOM Limanı ülkenin kuzeybatısında konumlanarak üç ana bölgenin doğal kesişim noktası haline geliyor: ‘Akdeniz ve Mısır üzerinden Avrupa, Suudi kara koridorları aracılığıyla Körfez ve kuzey hattı üzerinden Irak ile Ürdün’.

El-Mir, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, bu konumun limana deniz ve kara taşımacılığını tek bir sistemde birleştiren ‘köprü liman’ rolü kazandırdığını ifade etti. Süveyş Kanalı’na yakınlığın yanı sıra, ülkenin kuzeyi ile Ürdün, Irak ve Kuveyt’ten Umman’a kadar uzanan modern kara yolu ağlarına bağlantının, limanın gelecekteki lojistik merkez konumunu güçlendirdiğini vurguladı. El-Mir, “NEOM Limanı yalnızca Cidde ya da Dammam ile rekabet etmiyor; özellikle Hürmüz Boğazı gibi geleneksel geçiş noktalarındaki gerilimler dikkate alındığında, bölgedeki lojistik haritayı değiştirecek yeni bir coğrafi eksen açıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bu görüş, lojistik uzmanı Neşmi el-Harbi’nin değerlendirmeleriyle de örtüşüyor. El-Harbi, NEOM Limanı’nı mevcut limanlara rakip değil, Suudi Arabistan’ın lojistik sistemini tamamlayan ‘hayati bir unsur’ olarak tanımlarken, tamamen yenilenebilir enerjiye dayalı yapısının operasyonel verimliliği artırdığını ve projeyi sürdürülebilirlik alanında küresel ölçekte öncü konuma taşıdığını ifade etti.

Nakliye süresinde yüzde 50 tasarruf

Zaman tasarrufu açısından ise el-Mir, yeni koridorun geleneksel rotalara kıyasla taşıma sürelerini yüzde 50’den fazla azaltabileceğini belirtti. El-Mir, daha önce Körfez’deki varış noktalarına ulaşması 10 ila 12 gün süren sevkiyatların, bu hat üzerinden yalnızca 4 ila 6 gün içinde teslim edilebildiğini ifade etti. Bu hızlanmanın, Avrupa ile Mısır arasında ve ardından Mısır ile NEOM arasında kısa mesafeli deniz taşımacılığının, Suudi Arabistan içindeki hızlı kara taşımacılığıyla entegre edilmesinden kaynaklandığını vurguladı.

El-Mir’e göre bu dönüşüm yalnızca mesafenin kısalmasından ibaret değil; aynı zamanda limanlardaki bekleme sürelerinin azalması, prosedürlerin sadeleşmesi ve daha istikrarlı, daha az yoğun bir güzergâhın sağlanmasıyla da destekleniyor.

defgth
Koridor ağını gösteren harita (NEOM)

El-Harbi de Şarku’l Avsat’a bu verilerle örtüşen değerlendirmelerde bulunarak, söz konusu koridorun, çok modlu taşımacılığa dayanması sayesinde ‘tedarik zinciri verimliliğinde devrim’ niteliği taşıdığını belirtti. Mevcut jeopolitik zorluklar karşısında daha güvenilir ve esnek bir alternatif sunduğunu ifade etti.

Hangi yük türlerinin daha fazla fayda sağlayacağına ilişkin olarak ise iki uzman da zaman hassasiyeti yüksek ürünlerin öne çıktığı konusunda hemfikir. Buna göre hızlı tüketim malları, taze ve soğuk zincir gerektiren gıda ürünleri, tıbbi ve farmasötik ürünler, yedek parçalar, ileri teknoloji ekipmanları, yüksek değerli elektronik ürünler ve gelişmiş inşaat malzemeleri bu koridordan en çok yararlanacak kalemler arasında yer alıyor.

Deneyimden fiili uygulamaya

Altyapı hazırlığı açısından el-Mir, NEOM Limanı’nın ilk deneme aşamasını geride bıraktığını ve artık gerçek ticari hareketliliği destekleyebilecek kapasiteye ulaştığını belirtti. Bununla birlikte limanın operasyonel kapasite bakımından halen ‘kademeli büyüme’ sürecinde olduğunu vurgulayan el-Mir, planlanan genişleme projelerinin tamamlanmasıyla birlikte tesisin büyük bir bölgesel lojistik merkeze dönüşmesini bekliyor. El-Harbi de bu değerlendirmeye katılarak, limanın 2026 itibarıyla ileri bir operasyonel olgunluk seviyesine ulaştığını ve mevcut altyapısının bölgesel ticaret trafiğini karşılamak için yeterli olduğunu ifade etti. El-Harbi, özellikle beşinci ve altıncı nesil iletişim ağları, otomatik vinç sistemleri ve Suudi Arabistan iç bölgeleri ile komşu ülkelere bağlanan modern kara yolu ağı gibi unsurların limanın gücünü artırdığını dile getirdi.

Küresel taşımacılık şirketlerinin tutumuna ilişkin olarak el-Mir, Pan Marine ve DFDS gibi büyük uluslararası firmaların koridorun işletilmesine ana ortaklar olarak katılmasının, NEOM Limanı’na yönelik küresel ilginin izleme aşamasından fiili operasyon aşamasına geçtiğinin açık bir göstergesi olduğunu söyledi. Ancak limanın halen daha geniş ölçekte fizibilitesini kanıtlama sürecinde olduğuna da dikkat çekti.

El-Harbi ise bu ilgiyi, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dalgalanmalar karşısında daha güvenli ve güvenilir alternatifler arayışıyla ilişkilendirdi. Taşıma sürelerini kısaltma vaadi ve limanın yenilikçi teknolojik altyapısının, projeyi uluslararası ölçekte dikkat çeken yeni bir lojistik gerçeklik haline getirdiğini ifade etti.

Vizyon 2030’un stratejik bir ayağı ve Tebük için bir refah dalgası

Ulusal strateji ile proje arasındaki ilişki bağlamında el-Mir, PIF’ın 2026-2030 stratejisinin lojistik ve tedarik zincirlerini ekonomik çeşitlendirme çabalarının merkezine yerleştirdiğini belirtti. El-Mir’e göre NEOM Limanı ve yeni ticaret koridoru, Avrupa, Afrika ve Doğu Asya’yı Körfez ülkelerine kara ve deniz yoluyla bağlayan bir hat oluşturarak bu stratejinin doğrudan uygulama araçlarından biri niteliğini taşıyor. Bu yapı; Körfez ithalat ve ihracatına 60 güne kadar depolama ücreti muafiyeti sağlanması, Körfez ülkelerine ait tırların boş veya yüklü girişine izin verilmesi ve depolama ile yeniden dağıtım bölgeleri girişimi gibi politikalarla da destekleniyor.

Yerel düzeyde ise el-Mir, Tebük bölgesi ekonomisi üzerindeki etkinin büyük ve kademeli olmasını bekliyor. Limanın; operasyon, yük elleçleme ve deniz hizmetlerinde doğrudan istihdam yaratmasının yanı sıra kara taşımacılığı, depolama ve destekleyici lojistik hizmetlerde dolaylı iş imkânları sağlayacağı ifade ediliyor. Ayrıca liman çevresinde lojistik ve sanayi bölgelerinin kurulması için de yeni fırsatlar doğması öngörülüyor.

El-Mir, NEOM’un Irak, Ürdün ve Kuveyt’e yakın konumunun, bölgesel bir geçiş kapısı olarak rolünü güçlendirdiğini belirterek, bunun Tebük’ün yatırım çekiciliğini artıracağını ve bölgesel ticaretin merkezine yerleştireceğini ifade etti.



BM Güvenlik Konseyi, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınadı

BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in katılımıyla gerçekleştirilen, Güvenlik Konseyinin Yemen konulu oturumundan (Arşiv-Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilciliği)
BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in katılımıyla gerçekleştirilen, Güvenlik Konseyinin Yemen konulu oturumundan (Arşiv-Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilciliği)
TT

BM Güvenlik Konseyi, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınadı

BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in katılımıyla gerçekleştirilen, Güvenlik Konseyinin Yemen konulu oturumundan (Arşiv-Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilciliği)
BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in katılımıyla gerçekleştirilen, Güvenlik Konseyinin Yemen konulu oturumundan (Arşiv-Suudi Arabistan’ın BM Daimî Temsilciliği)

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeleri, Suudi Arabistan’ı hedef alan ve giderek yoğunlaşan Husi saldırılarını en güçlü ifadelerle kınadı. Saldırılarda sivil havacılık ve enerji altyapısının da hedef alındığı, sivillerin hayatını kaybettiği ve yaralananların olduğu belirtildi.

Konsey Başkanı tarafından dün yayımlanan açıklamada, 10 ve 11 Ekim’de Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan “pervasız saldırıların” can kayıplarına ve yaralanmalara yol açtığı bildirildi. Açıklamada ayrıca diğer havalimanlarına ve Suudi Arabistan’ın Aramco tesislerine yönelik çok sayıda saldırıya da dikkat çekildi.

Güvenlik Konseyi üyeleri, hayatını kaybedenlerin ailelerine, Suudi Arabistan hükümetine ve halkına başsağlığı dileklerini iletirken, yaralılara acil şifalar diledi.

Konsey üyeleri, Suudi Arabistan’ın topraklarında sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan saldırılar karşısındaki tutumuyla dayanışma içinde olduklarını belirterek, ülkenin meşru müdafaa hakkını vurguladı.


Koalisyon, Suudi Arabistan’da füze ve İHA’ları imha etti

Riyad’da balistik füzenin önlenmesi sırasında düşen parçalar nedeniyle bir evde meydana gelen hasardan görüntüler (SPA)
Riyad’da balistik füzenin önlenmesi sırasında düşen parçalar nedeniyle bir evde meydana gelen hasardan görüntüler (SPA)
TT

Koalisyon, Suudi Arabistan’da füze ve İHA’ları imha etti

Riyad’da balistik füzenin önlenmesi sırasında düşen parçalar nedeniyle bir evde meydana gelen hasardan görüntüler (SPA)
Riyad’da balistik füzenin önlenmesi sırasında düşen parçalar nedeniyle bir evde meydana gelen hasardan görüntüler (SPA)

İbrahim Ebu Zeyd

Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen Koalisyon, Suudi Arabistan’ı hedef alan balistik ve seyir füzeleri ile insansız hava araçları (İHA) dahil 14 füze ve İHA’nın önlenerek imha edildiğini açıkladı. Riyad, el-Harc ve Doğu Bölgesi’ni hedef alan füzelerin yanı sıra başkent ve güney bölgesine yönelen beş İHA’nın da etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Koalisyon, Husilere ait saldırı kapasitesinin etkisiz hale getirilmesi ve imha edilmesi ile sivillerin korunması amacıyla kapsamlı operasyonel tedbirler alınacağını vurguladı. Açıklama, son 24 saat içinde Suudi Arabistan’daki bazı bölgelerin füze ve İHA’larla hedef alındığı saldırıların sonrasında yapıldı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Riyad’da hava savunma sistemlerinin önleme faaliyetleri sırasında düşen şarapnel parçaları nedeniyle ikisi kadın, biri erkek ve biri çocuk olmak üzere dört kişi yaralandı, 15 evde maddi hasar meydana geldi. Ayrıca bir kişinin yaralandığı, bir evde ve bir araçta sınırlı hasar oluştuğu bildirildi.

Öte yandan, Zahran’da Suudi petrol şirketi Aramco’ya ait idari bir binanın hedef alınması sonucu küçük çaplı yangın çıktığı, olayda yaralanan ya da hayatını kaybeden olmadığı kaydedildi.


Irak’tan Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara kınama

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Riyad'da Irak Başbakanını kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Riyad'da Irak Başbakanını kabul etti (SPA)
TT

Irak’tan Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara kınama

Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Riyad'da Irak Başbakanını kabul etti (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi dün Riyad'da Irak Başbakanını kabul etti (SPA)

Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Suudi Arabistan’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan saldırıyı ve ülkenin sivil yerleşim yerleri ile kritik altyapısını hedef alan saldırıları şiddetle kınadıklarını açıkladı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi Riyad’daki Yemame Sarayı’nda kabul etti. Görüşmede bölgesel gelişmeler ele alınırken, bölgenin güvenlik ve istikrarını güçlendirmek amacıyla ortak çabaların koordinasyonu değerlendirildi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan’ın iki kardeş ülke arasındaki iş birliğini her alanda geliştirmeye, özellikle güvenlik alanındaki koordinasyonu güçlendirmeye önem verdiğini vurguladı.

Irak Başbakanı ez-Zeydi ise hükümetinin, Irak topraklarının Suudi Arabistan’ın ve bölge ülkelerinin güvenliğini tehdit eden herhangi bir saldırı veya eylem için kullanılmasına izin vermeme yönündeki kararlı tutumunu yineledi. Ez-Zeydi ayrıca iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalmanın ve Suudi Arabistan’ın yanı sıra kardeş ülkelerin egemenliğine saygı göstermenin önemini vurguladı.

Irak hükümetinden yapılan açıklamada, ez-Zeydi’nin Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırının yanı sıra çatışmalar sırasında sivillerin ve sivil tesislerin zarar görmesine yol açan tüm eylemleri kınadığı belirtildi. Açıklamada, bu tür saldırıların bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiği ifade edildi.