Suriye'nin kuzeybatısında rejim güçleri ile muhalifler arasında karşılıklı bombardımanlar gerçekleşti

Rus savaş uçakları DEAŞ’ın Deyrizor çölündeki mevzilerini hedef aldı

İdlib / Firas Kerim – Londra / Şarku’l Avsat
İdlib / Firas Kerim – Londra / Şarku’l Avsat
TT

Suriye'nin kuzeybatısında rejim güçleri ile muhalifler arasında karşılıklı bombardımanlar gerçekleşti

İdlib / Firas Kerim – Londra / Şarku’l Avsat
İdlib / Firas Kerim – Londra / Şarku’l Avsat

Suriye rejimi güçlerinin, dün, ülkenin kuzeybatısındaki İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ne (İGAB) Rus savaş uçaklarının hava saldırılarıyla eş zamanlı olarak düzenlediği bombalı saldırıda çok sayıda sivilin yaralandığı bildirildi.
Aktivistler, İdlib'in güneydoğusundaki Maarat en-Numan kenti yakınlarında konuşlu rejim güçlerinin mevzilerinden İGAB’a top ve füze atışlarının yapıldığını söylediler. İdlib'in güneyindeki Cebel ez-Zaviye'ye bağlı el-Bara, el-Fatira, Fuleyfil, Kansafra köy ve kasabalarının hedef alındığı saldırıda biri kadın 4 sivilin ağır yaralandığı ve tedavi edilmek üzere en yakındaki hastanelere kaldırıldıkları bilgisine ulaşıldı. Bu saldırı, Hama’nın kuzeybatı kırsalındaki Gab Ovası'nda yer alan ez-Ziyara ve Kastun bölgelerine düzenlenen benzer bir bombardımanla eş zamanlı gerçekleşti. Bu bombardımanlara Rus savaş uçaklarının el-Bara şehri ve çevresine düzenlediği hava saldırı eşlik ederken saldırının sadece maddi kayıplara yol açtığı öğrenildi.
Muhalif aktivist Ahmed eş-Şehabi, Urum el-Kubra bölgesinde konuşlu rejim güçlerinin Halep'in batısındaki Kefer Taal ve Tedil köylerini yoğun bir şekilde top ve roketlerle hedef aldıklarını, bunun sonucunda bir çocuğun yaralandığını ve sivillere ait mülklerin zarar gördüğünü söyledi. Şehabi, rejim güçleri ve İran destekli milisler tarafından Rusya’nın verdiği hava desteğiyle geçtiğimiz Haziran ayının başlarında İdlib, Hama, Lazkiye, Halep ve İGAB'a yönelik başlatılan askeri operasyonun başlangıcından bu yana 81'i çocuk, 33'ü kadın ve 5'i insani yardım görevlisi olmak üzere 223'ten fazla kişinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 290 kişinin ise top mermileri ve Rusya'nın yüksek patlayıcı vakum füzeleriyle hava saldırıları sonucunda çeşitli şekillerde yaralandığının belgelendiğini belirtti.

Bir silahlı muhalif grup lideri, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Feth'ul Mubin Operasyon Odası’na bağlı gruplar, İdlib’in doğu kırsalındaki el-Arabih Çiftlikleri, Urum el-Kubra ve Halep'in batı kırsalındaki es-Saadiye köyü çerçevesinde rejim güçleri ve rejime bağlı milislerin konuşlu oldukları mevzileri bombaladı. Bombardımanda rejim güçlerinden ve milislerden çok sayıda unsur öldü veya yaralandı. İdlib'in güneyindeki ed-Dar el-Kebira çevresinde rejim güçlerinden 5 üsteğmen ve bir subay muhalif grupların güdümlü füzelerle düzenlediği saldırıda öldüler.  Aynı zamanda Maarat en-Numan kenti yakınlarındaki Hantutin bölgesinde rejim güçlerine ait bir kampın yanı sıra İdlib'in güneyindeki Melace bölgesindeki diğer noktaların hedef alındığı topçu bombardımanları sonucunda rejim güçlerinden bir unsur öldü ve 4 unsur yaralandı. Muhalif gruplar, rejim güçlerinin ve İran destekli milisler de dahil olmak üzere rejime bağlı milislerin, muhalif grupların ve Türk güçlerinin kontrolündeki İGAB içindeki yerleşim yerlerine düzenledikleri bombardımanlara yanıt olarak bu bombardımanları gerçekleştirdi.”
Öte yandan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait bir askeri konvoyun geçtiğimiz saatlerde Suriye'nin kuzeyindeki Bab el-Hava Sınır Kapısı’ndan Suriye topraklarına girdiği bildirildi. Alınan bilgilere göre konvoyda zırhlı araçlar başta olmak üzere çok sayıda askeri araç ile personel taşıyıcılar yer alırken, araçlar İdlib'in güneyindeki Cebel ez-Zaviye’deki Türkiye’ye ait askeri noktalara yöneldi.
Bu gelişmeler, TSK’nın ülkenin kuzeyinde İdlib ve Bab el-Hava arasındaki yolda iki gün boyunca geniş çaplı bir tarama yaptığı bir dönemde yaşandı. TSK, söz konusu tarama çerçevesinde İdlib'in güneyindeki Cebel el-Erbain, Eriha ve el-Mastume'deki askeri noktaların ardından İdlib'in doğusundaki Taftanaz Havalimanı, et-Ternebe askeri noktası ve Efes yakınlarındaki Türkiye’ye ait askeri üslerin bulunduğu bölgede keşif turları gerçekleştirdi.

Rejim güçlerinin 6 unsuru öldürüldü
Aktivistler, Humus'un doğusundaki Sukne bölgesinde DEAŞ örgütüne bağlı grupların düzenlediği ani saldırıda rejim güçlerinden 6 unsurun öldüğünü,  çok sayıda unsurun ise yaralandığını bildirdiler.  Öte yandan örgüt, Halep'in güneyindeki İsriye-Hanasir yolu üzerinde rejim güçlerine ait askeri araçları hedef alarak benzer bir saldırı daha düzenledi. İki taraf arasında bir saati aşkın bir süre boyunca şiddetli bir çatışma yaşanırken çatışma sonucunda her iki taraftan da zayiat olduğu bildirildi. Rejim güçleri, DEAŞ terör örgütü üyelerini aramak ve bulmak, örgütün yeni saldırılar düzenlemesini engellemek amacıyla bölgedeki askeri kontrol noktalarını ve üsleri desteklemek için bölgede bir tarama operasyonu yürütmek üzere Hanasir bölgesine çok sayıda askerden oluşan takviye güç gönderdi.
Öte yandan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), 3 Rus savaş uçağının, Deyrizor çölündeki eş-Şula bölgesinde DEAŞ gruplarının gizlendikleri düşünülen noktaları bombaladığını bildirdi. Bu arada DEAŞ üyelerinin Suriye Çölü’nde (El-Badiye Bölgesi) rejim güçlerine ve İran destekli milislere, (Fatimiyun Tugayı ve Kudüs Tugayı) ait askeri noktalara yönelik saldırıları da arttı.
SOHR, 6 Amerikan Bradley model aracın, Hasaka kırsalındaki Rumeylan bölgesindeki üslerinden ayrıldıktan sonra el-Harafi Yolu üzerinden Deyrizor kırsalındaki Uluslararası Koalisyon’a ait askeri üslere gittiğini ve bu yolu ilk kez kullandıklarını aktardı.
Bir diğer gelişmede, SOHR’un Deyrizor'daki aktivistlerden aktardığı bilgilere göre Deyrizor'un doğu kırsalında Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolündeki el-Buseyra şehrindeki Halk Belediye Meclisi ve Kadın Meclisi binasına motosikletli ve silahlı kişilerce baskın düzenlendi. Edinilen bilgilere göre binaya giren bu kişiler, ofis mobilyalarını kırdılar ve kovdukları çalışanları işlerine geri dönmeleri halinde öldürmekle tehdit ettiler.
SOHR, SDG ve Uluslararası Koalisyon tarafından DEAŞ hücrelerine karşı yürütülen operasyonlara rağmen SDG'nin kontrolü altındaki bölgelerde ve özellikle Deyrizor kırsalında neredeyse herkesin gözü önünde ve güpegündüz ortaya çıkan DEAŞ üyelerinin eylemlerine tanık olunduğuna dikkati çekti.
SOHR, dün Rus güçlerinin Türk güçleriyle birlikte Pazartesi sabahı Ayn el-Arab'ın (Kobani) batı kırsalında ortak bir devriye gerçekleştirdiğini belirtti. Böylece Suriye'nin kuzeydoğusunda Rusya ve Türkiye arasında yapılan ateşkes anlaşmasından bu yana Türk ve Rus güçlerinin bölgede 81’inci ortak askeri devriye gerçekleştirilmiş oldu. Rus ve Türk güçlerine ait toplam 8 araçtan oluşan devriyeye iki Rus askeri helikopteri eşlik etti. Kobani'nin batısındaki Eşme köyünden yola çıkan devriye, Carkali Fagani, Kuran, Dikmedaş, Hur Huri, Buban, Siftek, el-İza’a ve Cul bek köylerini dolaşarak Tel Şair’e ulaştı.
Diğer taraftan Irak, Ürdün ve Suriye sınır üçgeninde yer alan et-Tanf Askeri Üssü’ne yakınlarındaki “55. Bölge” içinde yer alan Rukban Kampı’nda kamp sakinleri, Uluslararası Koalisyon güçlerine, Suriye Çölü’nde bulunan kamptaki yerinden edilmiş yaklaşık 11 bin Suriyeli için hayat koşullarını ve hizmetleri iyileştirme çağrısıyla iki gün boyunca oturma eylemi düzenlediler. SOHR’a göre eylemciler, fiili bir otorite olarak Uluslararası Koalisyon’dan ilaç, aşı, gıda güvenliği ve ilkokul çağındaki tüm çocukların eğitim haklarının temin edilmesinin yanı sıra bölgede sosyal, hizmet, tarım ve endüstri gibi yaşam alanlarında istikrarı desteklemek için iş fırsatları sunulmasını istediler.



Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
TT

Şara, cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin yıldönümünde şunları söyledi: Geleceği adalet ve kalkınma ile birlikte inşa edeceğiz ve Suriye'yi hak ettiği yere geri döndüreceğiz

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, göreve başlamasının yıldönümünde Suriye haber ajansı SANA'ya göre bugün yaptığı açıklamada, Suriyelilerin "Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek kapsamlı bir kalkınmayla geleceği birlikte inşa edeceklerini" söyledi.

“X” platformunda yaptığı bir paylaşımda el-Şara şunları söyledi: “Suriye Arap Cumhuriyeti başkanlığı görevini üstlenmemin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfında, Suriye halkının her alanda gösterdiği fedakarlıkları ve sabrı hatırlıyorum ve Allah'tan bu emanete layık olmamı diliyorum.”

Şöyle devam etti: “Geleceği birlikte, sarsılmaz bir adalet, kalıcı istikrar ve kapsamlı bir kalkınma ile inşa edeceğiz; bu da Suriye'yi hak ettiği yere geri getirecek ve halkının özlemlerini karşılayacaktır.”

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığına göre, 29 Ocak 2025'te Şam'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, "askeri operasyon komutanlığı ve Suriye devrimci güçlerinin geniş katılımıyla" Suriye devriminin zaferini ilan eden bir konferans düzenlendi.

SANA’nın haberine göre"konferans, Ahmed el-Şara'nın Cumhurbaşkanı olarak atanmasını, tüm askeri grupların ve devrimci siyasi ve sivil organların feshedilmesini ve devlet kurumlarına entegre edilmesini ilan ederek önemli bir dönüm noktası oldu."

Konferansta ayrıca 2012 anayasasının iptali, tüm istisnai yasaların askıya alınması, Beşşar Esed rejiminin ordusunun dağıtılması ve "Suriye ordusunun ulusal temeller üzerine yeniden inşası" ilan edildi.

Alınan kararlar arasında, Esed rejiminin güvenlik aygıtının dağıtılması ve yeni bir güvenlik kurumunun kurulmasının yanı sıra, Halk Meclisi, Arap Sosyalist Baas Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve bunlara bağlı örgüt, kurum ve komitelerin feshedilmesi ve herhangi bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklanması da yer alıyordu.


SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
TT

SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi, bugün (Cuma) ateşkes ve taraflar arasında askeri, güvenlik ve idari kurumların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Anlaşma kapsamında Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma kapsamında, temas hatlarındaki askeri birliklerin çekilmesi ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılması öngörülüyor. Ayrıca, ağırlıklı olarak Kürtlerin liderliğindeki SDG bünyesinden tugaylar içeren bir askeri tümen kurulması kararlaştırıldı.

SDG, anlaşmanın maddelerini önce bir açıklamayla duyururken, Şam yönetimi daha sonra resmi medya aracılığıyla anlaşmayı teyit etti. Yeni düzenleme, SDG’den üç tugayı kapsayan bir askeri tümenin oluşturulmasını ve Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içine alınmasını içeriyor.

frgty6u7
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurları (AFP)

Anlaşma metninde, “özerk yönetim” kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi ve sivil personelin statülerinin korunması da yer aldı.

Anlaşma metninde Metinde, yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınacağı da belirtiliyor.

Anlaşma hangi maddeleri içeriyor?

SDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye Hükümeti Arasındaki Anlaşma Metni;

Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.

Anlaşma; askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.

Anlaşma ayrıca, sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir.

Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.

Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”

Öte yandan, 24 Ocak’ta Şam ile SDG, aralarındaki ateşkesi 15 gün uzattıklarını ve görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı.

Kürtlerin öncülüğünde, Arap savaşçıları da bünyesinde barındıran SDG, Suriye iç savaşında kilit bir rol oynadı. ABD desteğiyle DEAŞ’a karşı mücadele eden SDG, örgütü Suriye’de büyük ölçüde yenilgiye uğrattı. Bu süreçte, kuzey ve doğu Suriye’de petrol sahalarını da içeren geniş alanların kontrolünü ele geçirerek özerk bir yönetim kurdu. Ayrıca binlerce radikal unsuru gözaltında tuttu; Uluslararası Af Örgütü, Ağustos 2023’te bu sayıyı yaklaşık 10 bin olarak tahmin etmişti.

Ancak Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından, Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, ülkenin devlet güçleri altında birleştirilmesi hedefiyle SDG ile güçlerin ve kurumların entegrasyonu konusunda müzakerelere başladı. Görüşmeler zaman zaman tıkanırken, bir askeri çatışmanın ardından taraflar yeni bir anlaşmaya ulaştı.

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma kapsamında SDG'den askeri tümen kurulacak, askeri ve idari güçlerin kademeli entegrasyonu sağlanacak ve Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma metnine göre, “askeri güçler temas hatlarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri Haseke ile Kamışlo şehir merkezlerine girecek”. Ayrıca SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir askeri tümen kurulacak ve Kobani güçleri için de Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulacak.


ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
TT

ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) çalışanları, 2024’ün ilk aylarında, Gazze’nin kuzeyinde gıda ve tıbbi yardım eksikliğinin kritik boyutlara ulaştığına dair uyarılarını, dönemin ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki üst düzey yetkililere iletti. Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre, söz konusu uyarılar kurum içi yazışmalar yoluyla yapıldı.

Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırılarının ve İsrail’in Gazze’ye kara harekâtının üzerinden üç ay geçtikten sonra hazırlanan iç mesajda, Ocak ve Şubat aylarında iki aşamada bölgeye giden Birleşmiş Milletler çalışanlarının sahada gözlemlediği sarsıcı manzaralar ayrıntılı biçimde yer aldı.

frgtyu7
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da, hayır mutfağından pişmiş yemek almak için bekleyen Filistinliler, 28 Nisan 2025 (Reuters)

Çalışanlar, yollarda insan uyluk kemiği ve başka kemikler gördüklerini, araçlarda bırakılmış cesetlere rastladıklarını aktardı. Ayrıca özellikle gıda ve temiz içme suyu başta olmak üzere insani ihtiyaçlarda “felaket düzeyinde” bir eksiklik bulunduğunu vurguladılar.

Ancak Reuters’in görüştüğü dört eski yetkili ile incelenen belgelere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısı Stephanie Hallett, telgrafların yeterli tarafsızlık içermediği gerekçesiyle ABD hükümeti içinde daha geniş biçimde dağıtılmasını engelledi.

Gazze’deki duruma resmî itiraf meselesi

Altı eski ABD’li yetkili, Şubat 2024’te gönderilen telgrafın, yılın ilk yarısında iletilen ve İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı nedeniyle sağlık, gıda, hijyen koşullarındaki hızlı bozulmayı ve toplumsal düzenin çöküşünü belgeleyen beş telgraftan biri olduğunu söyledi.

vf
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye’de, savaşta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Reuters bu telgraflardan birini inceledi. Diğer dört telgrafın da Lew ve Hallett tarafından “tarafsızlık” kaygısıyla engellendiğini, içeriklerini bilen dört eski yetkili doğruladı.

Üç eski ABD’li yetkili, bu telgraflardaki ayrıntıların olağanüstü derecede sarsıcı olduğunu ve yönetim içinde geniş biçimde paylaşılsaydı üst düzey karar alıcıların dikkatini çekeceğini belirtti. Yetkililere göre bu durum, Biden’ın aynı ay yayımladığı ve ABD istihbarat ve silah tedarikini İsrail’in uluslararası hukuka uyumuna bağlayan ulusal güvenlik muhtırasına yönelik denetimi de sıkılaştırabilirdi.

O dönem USAID’de Batı Şeria ve Gazze’den sorumlu bilgi birimi başkan yardımcısı olan Andrew Hall, “Telgraflar insani bilgiyi aktarmanın tek yolu değildi; ancak büyükelçinin Gazze’deki gerçek durumu resmen kabul etmesi anlamına gelirdi” dedi.

ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği, bölgedeki diğer büyükelçiliklerden gelenler de dahil olmak üzere Gazze’ye ilişkin telgrafların çoğunun hazırlanması ve dağıtımını denetliyordu. Üst düzey bir eski yetkili, Büyükelçi Lew ve yardımcısı Hallett’in sık sık USAID yönetimine, telgraflardaki bilgilerin zaten medyada geniş biçimde yer aldığını söylediklerini aktardı.

Eski Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Biden’ın temsilcileri, söz konusu telgrafların hiçbir zaman ABD hükümetinin üst kademelerine ulaşmadığı iddiasına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Gazze savaşı, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği ve 1.250’den fazla kişinin öldüğü saldırıların ardından başladı. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bini aştı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl eylülde Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanında Gazze için barış planını açıklamış olsa da, çatışmalar durmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 481 kişi daha öldürüldü.

Biden yönetiminin savaş boyunca İsrail’e verdiği destek, Demokrat Parti içinde derin bir bölünmeye yol açtı ve konu parti adayları açısından hâlâ çözülmüş değil. Reuters/Ipsos’un geçen ağustosta yaptığı ankete göre, Demokratların yüzde 80’inden fazlası İsrail’in Gazze’deki askerî karşılığının aşırı olduğunu ve ABD’nin açlık riskiyle karşı karşıya olan Gazze halkına yardım etmesi gerektiğini düşünüyor.