Fas'ta koalisyon hükümetindeki partiler ‘Çoğunluk Anlaşması’ imzaladı

Ahnuş anlaşmayı çok sayıda mesaj barındıran belirleyici bir siyasi an olarak değerlendirdi.

Koalisyon hükümetini oluşturan partilerin liderleri dün Rabat'ta ‘Çoğunluk Anlaşması’ imzaladılar.
Koalisyon hükümetini oluşturan partilerin liderleri dün Rabat'ta ‘Çoğunluk Anlaşması’ imzaladılar.
TT

Fas'ta koalisyon hükümetindeki partiler ‘Çoğunluk Anlaşması’ imzaladı

Koalisyon hükümetini oluşturan partilerin liderleri dün Rabat'ta ‘Çoğunluk Anlaşması’ imzaladılar.
Koalisyon hükümetini oluşturan partilerin liderleri dün Rabat'ta ‘Çoğunluk Anlaşması’ imzaladılar.

Fas'ta hükümet koalisyonunu oluşturan üç parti, hükümet programındaki hedeflere ulaşılması amacıyla uyum içinde çalışmak için ‘Çoğunluk Anlaşması’ imzaladılar.  Anlaşmaya imzalar, başkent Rabat’taki Milli Bağımsızlar Birliği Partisi (RNI) Genel Merkezi’nde düzenlenen bir törenle atıldı. Törene, RNI Genel Başkanı ve Başbakan Aziz Ahnuş, Asalet ve Çağdaşlık Partisi Genel Sekreteri Abdullatif Vehbi ve İstiklal Partisi Genel Sekreteri Nizar Bereke'nin yanı sıra çok sayıda bakan ve partilerin önde gelen isimleri katıldı.
Başbakan Ahnuş, Çoğunluk Anlaşması’nı, koalisyon hükümetini oluşturan partiler arasında, hükümet programındaki hedeflere ulaşılması ve koalisyon partilerinin seçim kampanyası sırasında verdikleri sözleri yerine getirmelerinin sağlanması amacıyla yapılmış ‘siyasi ve ahlaki bir uzlaşı’ olarak nitelediği açıklamasında şunları söyledi:
“Bu seçkin siyasi an, koalisyon partilerinin çözüm üretme organlarına dönüşmesini engelleyen geçmişteki bazı yöntemlerinden uzaklaşarak farklı bir yönetim kültürü, belirli öncelikler, belli bir takvim ve koalisyon partileri arasında iş birliği ve karşılıklı saygıya dayalı yeni bir bakış açısı benimsemelerine yönelik bir mesajdır. Bu, özellikle yeni bir siyasi deneyimin başlangıcıyla karşı karşıya olduğumuz mesajını da beraberinde getiriyor.”
Yeni hükümetin siyasi deneyiminin ‘daha önce eşi-benzeri görülmemiş bir seçim çıkışıyla desteklendiğine’ dikkati çeken Ahnuş, koalisyon partileri arasındaki ‘tam ve güçlü uyuma’ işaret ederek “Siyasette zaman kaybetmekten kurtulduk ve kısa zamanda çok sayıda başarı kaydettik” dedi. Ahnuş, “Kısa bir zamanda koalisyon oluşturmayı ve hükümet üyelerinin çalışmalarıyla ilgili yetki alanlarını belirleyen kararnameleri çıkarmayı başardık” ifadesini kullandı.
Başbakan Ahnuş, parti liderlerinin gösterdiği milli sorumluluk, danışma, iş birliği ve özveri ruhu olmadan bu kısa süre zarfında siyasi ve anayasal hedeflere ulaşmanın asla kolay olmadığına işaret etti.
Asalet ve Çağdaşlık Partisi Genel Sekreteri Abdullatif Vehbi de  koalisyon partilerinin liderleriyle yapılan bu anlaşmanın birçok sosyal ve ekonomik zorluğun yanı sıra artan dış kısıtlamaların ve provokasyonların olduğu bir dönemde ‘ülke tarihindeki hassas bir siyasi an’ olduğunu söyledi. Vehbi, “Ülkemizin bugününü güçlendirmek, geleceğini geliştirmek, halkının haklarını güvence altına almak, toprak bütünlüğünü ve ulusal birliğini korumak için yüksek bir ahlak ve tam bir sorumluluk bilinciyle hareket edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Koalisyon partilerinin ‘anayasadaki açık bir referansla, kraliyet direktifleri ve hükümet programının içeriği’ çerçevesinde bir araya geldiklerini söyleyen Vehbe, “Asalet ve Çağdaşlık Partisi olarak hükümet çoğunluğu içinde üstün bir güç olmayacağız. Bunun yerine, dayanışma hükümeti kimliğini ve hükümetin toplu ve farklı kamu çıkarına hizmet etme iradesini somut hale getireceğiz” şeklinde konuştu.
Asalet ve Çağdaşlık Partisi lideri sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çoğunluk hükümeti olarak bu ülkedeki reform ve dönüştürücü gücü temsil ettiğimizi, mutlak gerçeğe sahip tek güç olduğumuzu yahut Fas'ı içinde bulunduğu zorluklardan rüyaların Fas'ına taşıyacak sihirli değneğimiz bulunduğunu iddia etmiyoruz. Kamu politikalarının yürütülmesinde ve yönetiminde büyük bir taraf olduğumuz gerçeği doğrultusunda misyonumuzdan kaçınmayacağız.Anlaşmanın imzalanması vaatlerin yerine getirilmesinin gerektiğini hatırlatan gerçek bir andır. Bize ülkemize ve halkımıza karşı sorumluluğumuzun tam olduğunu gösteriyor. Dar parti içi önceliklerimize boyun eğmeyeceğiz. Aksine milli değerlerimize, bu ahlaki tüzüğün içeriğine ve bizi ülkemizdeki ilerleme ve kalkınma davalarına hizmet etmeye yaklaştıran ne varsa onlara bağlı kalacağız.”
İstiklal Partisi Genel Sekreteri Nizar Bereke de Çoğunluk Anlaşması’nın tüm zorluklara göğüs germek amacıyla toplu eylem, iş birliği ve dayanışmayla ilgili ortak bir arzuyu ifade ettiğini belirtti. Hükümet çalışmalarını çerçeveleyen dinamizm ve koalisyon partileri arasındaki koordinasyon ve uyumdan duyduğu memnuniyeti dile getiren Bereke “Anlaşma, koalisyon partilerinin toplumu dinleme ve bizi ülke tarihindeki bu yeni döneme öncülük etmememiz için demokratik bir alternatif olarak seçen halkın iradesine cevap verme yaklaşımına ilişkin ortak kaygılarının somut halidir” ifadesini kullandı.



Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
TT

Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)

Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğinde, tüm askeri güçlerin ve oluşumların hazırlanmasından, donatılmasından ve komutasından sorumlu olacak bir yüksek askeri komite kurulduğunu duyurdu. Bu komite, askeri karar alma sürecini birleştirmek ve Husilerin barışı reddetmesi durumunda devletin kurumlarını barışçıl yahut zorla yeniden kurmaya hazır olmasını sağlamak amacıyla kuruldu.

Dün televizyonda yayınlanan konuşmasında Alimi, Hadramut ve Mahra illeri, geçici başkent Aden ve kurtarılan diğer bölgelerdeki askeri kampların devrinin tamamlandığını doğruladı. Alimi, devletin güney davasına bağlılığını, Suudi Arabistan'ın himayesinde kapsamlı bir güney diyalog konferansının düzenlenmesini desteklediğini ve konferansın sonuçlarının bölgesel ve uluslararası garantiler altında uygulanacağını bir kez daha teyit etti.

Öte yandan, Yemen cumhurbaşkanlığından bir kaynak, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani'nin, Konsey liderliğiyle çalışmak ve Suudi Arabistan'ın desteklediği devam eden çabalara katılmak üzere Riyad'a gitmesine izin vermesini istedi.

Son günlerde Bahsani ile iletişime geçmenin imkansız olduğunu doğrulayan kaynak, BAE’li yetkililerin onun Başkanlık Konseyi'ndeki görevlerini yerine getirmek için ülkeyi terk etmesine izin vermediğini ima etti.


Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
TT

Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Halep'in doğusundaki Fırat Nehri'nden su pompalama işlemini durdurduktan sonra, dün akşam Halep şehrine su temini aksadı, şehirde ve kırsal kesimde yaşayan milyonlarca insan susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Suriye Enerji Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Halep'in doğu kırsalındaki el-Babiri istasyonundan su pompalanması, SDG'ye bağlı askeri unsurların doğrudan emriyle bugün saat 17:30'da durduruldu” ifadesini kullandı.

Enerji Bakanlığı'nın açıklamasında, “El-Babiri istasyonu SDG'nin kontrolü altında ve Halep şehri ile kırsalının ana su kaynağıdır. İstasyonun kapatılması, tüm vilayete doğrudan zarar vermiş ve vatandaşların yaşamları ile temel hizmetler üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır” denildi.


Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
TT

Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)

Gazze'deki arabulucu ve “Barış İçin Arap Amerikalılar" komitesinin başkanı Bishara Bahbah, dün Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, aldığı bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ocak Salı günü Gazze Şeridi için geçici bir yönetimi denetleyecek "Barış Konseyi"ni açıklayacağını söyledi. Bunun ardından bir veya iki gün sonra Kahire'deki toplantılar sırasında Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulacağını belirtti.

Filistin kökenli Amerikalı Bahbah, “Barış Konseyi”nin Katar, Mısır ve BAE de dahil olmak üzere birçok ülkeyi içereceğini ve teknokratlardan oluşacak komitesinin isimlerinin “İsrail'in itirazıyla karşılaştığını, perşembe ve cuma günleri Gazze'deki (Barış Konseyi) direktörlüğü pozisyonuna aday olan Nikolay Mladenov'un İsrail ve Ramallah'a yaptığı iki ziyaret sırasında bu isimler üzerinde anlaşmaya varıldığını” açıkladı.