İsrail Savunma Bakanı Gantz, ABD’de İran'a yönelik ortak askeri operasyonları görüşüyor

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, salı günü İsrail'in güneyinde düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Reuters)
İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, salı günü İsrail'in güneyinde düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Reuters)
TT

İsrail Savunma Bakanı Gantz, ABD’de İran'a yönelik ortak askeri operasyonları görüşüyor

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, salı günü İsrail'in güneyinde düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Reuters)
İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, salı günü İsrail'in güneyinde düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Reuters)

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz ‘üst düzey stratejik öneme sahip’ şeklinde nitelendirilen görüşmeler için ABD'ye giderken, Tel Aviv ve Washington'daki siyasi kaynaklar görüşmelerde iki ülkenin ordularının ortak askeri operasyonlarına nasıl hazırlık yapılacağı konusunun tartışılacağını öne sürdüler. Aynı zamanda, İsrail ordusunun İran'a yönelik saldırılar düzenlemek için yakında bir dizi tatbikata başlayacağı bilgisi medyaya sızdırıldı.
Askeri kaynaklar, İsrail Hava Kuvvetleri'nin İran'a yönelik saldırı simülasyonunda onlarca savaş uçağının katılacağı geniş çaplı bir askeri tatbikat yapacağını bildirdi. Tatbikatın önümüzdeki yıl bahar aylarında düzenleneceği ifade edildi. Tatbikat sırasında onlarca savaş uçağı, Akdeniz üzerinden batıya, İran'daki saldırıların simülasyonunun yapıldığı mesafelere uçuç eğitimleri yapacak.
Kaynaklar, İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi'nin 9 Kasım'da Knesset (İsrail parlamentosu) Dış İlişkiler ve Güvenlik Komitesi karşısında yaptığı açıklamaya atıfta bulundu. Kochavi söz konusu açıklamasında “Ordu, İran'ın nükleer tesislerine olası bir saldırı için hazırlıklarını artırıyor. İsrail ordusu İran ve askeri nükleer tehditle başa çıkmak için operasyonel planlamalarını ve hazırlıklarını hızlandırmalı” ifadelerini kullandı.
Gantz'a yakın kaynaklar, İran'ın nükleer meselesi hakkında konuşma tarzının, hükümetteki meslektaşlarının açıklamalarına kıyasla daha ılımlı sayıldığını vurgulamıştı. Zira Gantz İsrail'in büyük güçler ile İran arasında yeni bir nükleer anlaşmaya varılmasına karşı olmadığını, ancak bu anlaşmanın bir öncekinden daha iyi bir anlaşma olması gerektiğini, balistik füzelerin geliştirilmesinin kısıtlanması, bölgesel egemenlik projesinin durdurulması ve bölge ülkelerinde silahlı milislerin konuşlandırılmasına, bu milislerin intihar droneları (kamikaze) gibi gelişmiş silahlarla donatılmasına ve bölge ülkelerinde ve dünyadaki terör faaliyetlerine bir son verilmesi gibi konuları içermesi gerektiğini söylüyor. İran yeni bir anlaşmaya doğru ilerlenmesine yardımcı olmayan dik başlı tutumlar sergilediği için Gantz, İran'a baskı yapmak için bir kaç öneri sundu. Bunların başında askeri tehdit geliyor. Gantz'ın ofisinden yapılan açıklamada, ABD ziyareti sırasında ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Savunma Bakanı Lloyd Austin ve diğer üst düzey yetkililer ile bir araya geleceği ve bu görüşmelerde İran'ın rolüyle başa çıkmak için birkaç teklif sunulacağı bildirildi.

Öncelik ortak askeri operasyonlar
Tel Aviv'deki bir güvenlik kaynağına göre Gantz, ABD güçlerinin İran'a saldırı düzenlemesini istemeden önce ortak askeri operasyonlar yürütmeyi ele alacak. Ayrıca “İran'ı vurabilmek ve saldırgan hareketlerini etkisiz hale getirebilmek için” İsrail saldırı silahlarının seviyesini yükseltmeyi talep edecek. Kaynak, İsrail Savunma Bakanı’nın ABD'ye ‘dostane uyarılarda’ bulunacağını ve İsrail’in İran'ın nükleer bir ‘eşik devlet’ (bir ülkenin nükleer silahları hızlı bir şekilde inşa etme teknolojisine sahip olması, ancak bunu henüz gerçekleştirmemiş olması durumu) olmaya yakın olduğu yönündeki korkularının altında yatan sebepleri veriler ve belgelerle açıklayacağını söyledi. Böylece Gantz, bir anlaşmaya varılmadan önce müzakere sürecinde ve hatta olası bir anlaşmaya varıldıktan sonra bile İran'a baskı yapılmasını talep edecek. Çünkü ‘Tahran programlarını durdurmayıp kandırma çabalarına devam edecek. Bu yüzden dünya bu faaliyetlere karşı teyakkuzda olmalı.’
Başka bir kaynak, Gantz'ın ABD’lilerden İran hedeflerine saldırmalarını istemeyi planlamadığını ancak onlardan bölgeyi terk etmemelerini isteyeceğini ve Washington’a İran'la başa çıkarken ‘bölgedeki askeri varlığı artırıp bunu gerçek ve somut bir katılımla etkin bir varlığa dönüştürerek güç göstermeleri’ gerektiğini belirteceğini söyledi. Gantz kendisine eşlik eden basın mensuplarına verdiği demeçte Pentagon'un ziyareti onuruna yaptığı açıklamaya övgüde bulundu. Söz konusu açıklamada ABD Savunma Bakanı'nın İsrailli mevkidaşı ile ‘İran'ın kışkırtmaları karşısında ortak endişeleri’ ele alacağı ve İran dosyasının ‘ABD Savunma Bakanı ile İsrailli mevkidaşı arasında yapılan herhangi bir görüşmede her zaman masada olduğu’ belirtildi.
Açıklamanın devamında “İsrail ile ortaklığımız değişmez. Her zaman İsrail'in bölgedeki niteliksel askeri üstünlüğünü arıyoruz” ifadeleri kullanıldı. Bu açıklama, Gantz'ın ziyareti için sıcak ve özel bir karşılama olarak yorumlandı. Pentagon yetkililerinin Gantz ile ‘İran'a yönelik ortak endişelerin sebeplerini’ görüşeceği açıklandı. Ancak bakanlık, Reuters haber ajansının İran'a odaklanan tatbikatlar yapma olasılığının tartışılacağını öne süren haberi hakkında yorum yapmaktan kaçındı.
Üst düzey bir ABD'li yetkili Reuters'e verdiği demeçte, diplomasinin başarısız olması ve ABD ile İsrail liderlerinin talep etmesi halinde iki ülkenin savunma liderlerinin en kötü senaryoyu; İran’ın nükleer tesislerini yok etme durumuna hazırlık kapsamında olası askeri tatbikatları görüşeceklerini belirtmişti.
Reuters'ın haberi hakkında yorum yapan Pentagon sözcüsü John Kirby basın mensuplarına verdiği demeçte “Size söyleyebileceğim tek şey şu ki, biz İsrailli mevkidaşlarımızla rutin olarak tatbikatlar yapıyoruz. Bugün açıklayacak, hakkında konuşacak, atıfta bulunacak veya üzerine spekülasyon yapacak bir şeyim yok” şeklinde konuştu.
Diğer taraftan İsrail Demokrasi Enstitüsü geçen ay yaptığı bir anketin sonuçlarını açıkladı. Sonuçlara göre İsraillilerin yüzde 51'i ABD desteği olmadan bile İran'a saldırılmasını desteklerken, yüzde 58'i ABD onayı ve desteğiyle bir saldırı yapılmasını istiyor. Ayrıca ankete katılanların yüzde 62'si İran'ı tehdit olarak gördüklerini belirtiyor.



Amerikan Havayolları, bir yolcudan, üzerindeki "Filistin" yazılı kazağı çıkarmasını istedi

(AA)
(AA)
TT

Amerikan Havayolları, bir yolcudan, üzerindeki "Filistin" yazılı kazağı çıkarmasını istedi

(AA)
(AA)

Kimliğini açıklamayan yolcu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 28 Kasım'da ABD'nin New York kentinden Phoenix kentine giden AA2829 sefer sayılı uçağa bindiği sırada Amerikan Havayolları'nın uçuş görevlisince, üzerindeki "Filistin" yazılı kazağı çıkarması veya ters çevirerek giymesi yönünde uyarıldığını ifade etti.

Bunu yapmadığı takdirde kolluk kuvvetleri tarafından uçaktan çıkarılmakla tehdit edildiğini belirten yolcu, "haklarının farkında olmadığı ve yalnız olduğu için" kazağını ters çevirerek giydiğini aktardı.

Uçuş görevlisine, "Benim duygularım ne olacak?" diye sorduğunu belirten yolcu, kendisine "Üzgünüm ama bu politik." cevabı verildiğini bildirdi.

Yolcu, havayollarının tutumuna ilişkin şunları kaydetti:

Kazağımın üzerinde hakaret veya küfür içeren hiçbir şey olmamasına rağmen istediklerini yapmaya karar verdim. Sesimiz asla susturulamayacak. Gazze'de masum Filistinli çocukların öldürülmesine suç ortaklığı yapıyorsunuz ve bunu 'siyasi' olarak nitelendirme cüreti gösteriyorsunuz.

ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Tlaib, havayolları şirketinden açıklama talep etti

Filistin asıllı Temsilciler Meclisi Üyesi Rashida Tlaib, söz konusu olaya ilişkin Instagram hesabından yaptığı paylaşımda, havayolları şirketine tepki gösterdi. Tlaib, "Amerikan Havayolları'nın Filistinlilere karşı bir ön yargısı mı var? Bu tür bir hedef gösterme ve kötü muameleyi mümkün kılan bir şirket politikaları mı var?" sorularını sordu.

Şirkete bu konuyla ilgili elektronik posta yolladığını belirten Tlaib, konuyla alakalı yanıt beklediğini kaydetti.

Tlaib, "Filistinliler vardır. Bizler insanız ve silinmeyeceğiz." ifadesini kullandı.

"Sesler susturuluyor ve marjinalleştiriliyor"

Amerikan-Arap Ayrımcılıkla Mücadele Komitesi tarafından yapılan yazılı açıklamada da "Amerikan Havayolları tarafından gerçekleştirilen bu eylem sadece ayrımcı olmakla kalmayıp, aynı zamanda Filistinlilere ve onların kendilerini tanımlama haklarına yönelik ön yargının daha geniş bağlamına da katkıda bulunmaktadır." değerlendirmesinde bulunuldu.

Olayın, "bireylerin kültürel ve ulusal kimliklerini ifade etme konusundaki temel haklarına yönelik üzücü bir saygısızlığı yansıttığı" belirtilen açıklamada, "Bu olay, Filistinlilerin ve destekçilerinin sıklıkla karşılaştığı geniş çaptaki ayrımcılığın simgesidir ve seslerinin susturulması ve marjinalleştirilmesine yönelik endişe verici bir eğilime işaret etmektedir." denildi.

Komite, havayolları şirketini mağdur yolcudan "resmi bir özür dilemeye" çağırdı.

Konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmayan havayolları şirketinin internet sitesinde, "yolcuların uygun şekilde giyinmeleri ve çıplak ayak veya rahatsız edici kıyafetlere izin verilmediği" uyarısı yer alsa da "politik" olarak nitelendirilen kıyafetlerle ilgili yazılı bir şirket politikası bulunmuyor.


Macron, İsrail'in Hamas'ı yok etme hedefini sorguladı: Bunun mümkün olduğuna inanan var mı?

Emmanuel Macron (AA)
Emmanuel Macron (AA)
TT

Macron, İsrail'in Hamas'ı yok etme hedefini sorguladı: Bunun mümkün olduğuna inanan var mı?

Emmanuel Macron (AA)
Emmanuel Macron (AA)

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Dubai kentindeki Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28'inci Taraflar Konferansı'na (COP28) katılan Macron, düzenlediği basın toplantısında "İsrail yönetiminin hedeflerini ve nihai amacını daha açık şekilde tanımlaması gereken dönemdeyiz. Hamas'ın tamamen yok edilmesinin mümkün olduğuna inanan kimse var mı? Eğer (hedef) böyleyse savaş 10 yıl sürer." dedi.

"İsrail için Filistinlilerin hayatı pahasına elde edilecek bir güvenliğin kalıcı olmayacağını" vurgulayan Macron, İsrail'in kendisini savunma hakkının bulunduğunu fakat bunun uluslararası hukuk çerçevesinde olması ve sivillerin hedef alınmaması gerektiğinin altını çizdi.

Macron, "Fransa için cifte standart yoktur, bütün hayatlar eşittir." ifadesini kullandı.


Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro, İsrail'in Gazze'ye saldırısını "Nazi eylemine" benzetti

Gustavo Petro (AA)
Gustavo Petro (AA)
TT

Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro, İsrail'in Gazze'ye saldırısını "Nazi eylemine" benzetti

Gustavo Petro (AA)
Gustavo Petro (AA)

Petro, X hesabından Deyr Belah kentine yapılan bombalı saldırı sonrası görüntüleri paylaşan İsrail'e "sert" tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Petro, "Bunun Nazi olmadığını söylüyorlar. Batı vicdanı bu gerçeklerden hoşlanmasa da 5 bin 300 Filistinli erkek ve kız çocuğun katledilmesi Nazi eylemidir, tekrar ediyorum NAZİLER." ifadesini kullandı.

İsrail'in Gazze'ye saldırılarını daha önce de Nazi eylemlerine benzeten Petro, Gazze'de soykırım yapıldığını belirtmişti.

İsrail, gece saatlerinde Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus ve orta kesiminde yer alan Deyr el-Belah kentine şiddetli bir saldırı düzenlemişti.

İsrail ordusu, 1 Aralık'ta "insani ara"nın bitmesinin hemen ardından Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarına yeniden başlamıştı.

İsrail ordusu gün içinde yaptığı açıklamada, son 24 saatte abluka altındaki Gazze Şeridi'nde 400'den fazla yerin hedef alındığını ifade etti.


Mısır ve ABD'den Filistinlilerin tehcir edilmesine karşı ortak tutum

(AA)
(AA)
TT

Mısır ve ABD'den Filistinlilerin tehcir edilmesine karşı ortak tutum

(AA)
(AA)

Mısır Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28'inci Taraflar Konferansı'na (COP28) katılmak üzere Dubai'de bulunan Sisi'nin, ABD Başkan Yardımcısı Harris ile bir araya geldiği bildirildi.

İki ülke ilişkilerinin yanı sıra İsrail'in Gazze'ye saldırılarının ele alındığı görüşmede, Mısır ve ABD'nin, Gazze'deki mevcut durumun ciddiyeti, çatışmaların yayılmasının önlenmesi, sivillerin hedef alınmalarının engellenmesi ve can güvenliklerinin sağlanması için çalışılması gerektiği konusunda uzlaşı içinde olduğu belirtildi.

Görüşmede, Mısır ve ABD'nin, Filistinlilerin zorla göç ettirilmesine karşı oldukları vurgulandı.

Sisi'nin, Gazze Şeridi'nde gün geçtikçe kötüye giden insani durumdan duyduğu kaygıyı dile getirdiği ve Gazze halkının acil insani ihtiyaçlarının karşılanması için uluslararası toplumun hemen harekete geçmesi çağrısında bulunduğu aktarıldı.

Gazze'de ateşkes ilan edilmesinin zaruretine vurguda bulanan Sisi'nin, ülkesinin uluslararası insancıl hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerin ihlal edilerek sivillerin toplu cezalandırma politikasına maruz bırakılmalarına karşı olduğu açıklamasına yer verildi.

Harris de Hamas ile İsrail arasında "insani ara"nın sağlanması ve esir takası mutabakatına katkılarından ötürü Mısır Cumhurbaşkanı'na takdir ve teşekkürlerini ilettiği belirtildi.


Netanyahu, Savunma Bakanı Gallant'ın kendisiyle ortak basın toplantısı yapmak istemediğini söyledi

Binyamin Netanyahu (AA)
Binyamin Netanyahu (AA)
TT

Netanyahu, Savunma Bakanı Gallant'ın kendisiyle ortak basın toplantısı yapmak istemediğini söyledi

Binyamin Netanyahu (AA)
Binyamin Netanyahu (AA)

Netanyahu, düzenlediği basın toplantısında, İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Saldırıları nedeniyle İsrail'e yönelik "uluslararası baskı olduğunu" ama buna rağmen hedeflerine ulaşmak için alan oluşturduklarını söyleyen Netanyahu, "Nihayetinde kararları biz veriyoruz ve nihai kararımız Hamas'ı yok etmek, rehinelerimizi iade ettirmek ve Gazze'de yeni bir terör kontrolünün olmamasını sağlamaktır." dedi.

Netanyahu, Gazze'ye saldırılarındaki üç hedeflerinden ikisine (esirlerin geri getirilmesi, Hamas'ın yok edilmesi) ABD'nin destek verdiğini dile getirdi.

Açıkça söylemese de saldırılar sonrası Gazze'nin geleceğine ilişkin ABD ile görüş ayrılıkları olduğunu belirten Netanyahu, şunları ifade etti:

Bütün bu hedeflere nasıl ulaşılacağı konusunda fikir ayrılıkları var. Sonuçta bu bizim savaşımız. Kararları vermek zorundayız. Sonuçta kararları biz veriyoruz. Amerikalı dostlarımızı ikna etmeye çalışıyoruz ve çoğu zaman da bunu başarıyoruz. Umarım ve inanıyorum ki bundan sonra da böyle olacaktır.

Netanyahu, hedeflerine ulaşıncaya kadar Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılara devam edeceklerini ve kara saldırısı olmadan söz konusu hedeflere ulaşamayacaklarını dile getirdi.

Hizbullah'a göz dağı

Lübnan sınırında Hizbullah ile yaşanan çatışmalara da değinen Netanyahu, "Kuzeyde (Lübnan sınırı) ve güneyde (Gazze Şeridi) güvenliği yeniden sağlayacağız. Hizbullah hata yapar ve geniş çaplı bir savaşa girerse Lübnan'ı kendi elleriyle yok etmiş olur." dedi.

Netanyahu ile Gallant ayrı ayrı basın toplantısı düzenledi

Netanyahu, Savunma Bakanı Gallant'ın ayrı basın toplantısı düzenlemesine ilişkin soruya, "Savunma Bakanına bu akşam bir ortak basın toplantısı düzenlemeyi önerdim. Karar onun kararı." karşılığını verdi.


İsrail, Gazze'de sivil savunma araçları ve kurtarma ekipmanlarının yüzde 80'ini imha etti

(AA)
(AA)
TT

İsrail, Gazze'de sivil savunma araçları ve kurtarma ekipmanlarının yüzde 80'ini imha etti

(AA)
(AA)

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi'nden yapılan yazılı açıklamada, İsrail saldırılarında hedef alınan Sivil Savunma ve Acil Yardım ve Kurtarma ekiplerine bağlı araç ve ekipmanlara ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada, İsrail'in Gazze saldırılarında sivil savunma araçları ve kurtarma ekipmanlarının yüzde 80'ini imha ettiği belirtilerek, bu nedenle enkaz altındaki kişileri kurtarma çalışmalarının kısıtlı imkanlarla yapıldığı kaydedildi.

Enkaz altındaki cesetler haftalarca çıkarılamıyor

İsrail'in kurtarma araçlarının çoğunu hedef alıp imha etmesi ve geri kalan araçlardaki yakıt sıkıntısı sebebiyle katliam yapılan bölgelere ulaşılamadığı belirtilen açıklamada, bu imkansızlıklar yüzünden bazı enkazların haftalarca kaldırılamadığı ve cesetlerin çıkarılamadığı belirtildi.

Açıklamada, "bölgede insani durumun felaket bir düzeye ulaştığı, işgal ordusunun onlarca evi eş zamanlı olarak bombaladığı" kaydedilerek, "ABD Başkanı Joe Biden ve ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'in temsil ettiği ABD yönetimi başta olmak üzere işgal güçleri ve uluslararası toplum, İsrail'e yeşil ışık yakarak onay verdikleri bu soykırımdan sorumludur." denildi.

İslam dünyasına "geç olmadan Gazze'yi kurtarın" çağrısı

Bu soykırımın içinde kurtarma çalışmaları yapabilmek için bölgeye yardım ve malzeme taşıyan günlük bin tırın ve günlük bir milyon litre yakıtın girmesi istenen açıklamada, İslam ve Arap dünyasına geç olmadan Gazze'yi kurtarmaları çağrısı yapıldı.

Açıklamada, İsrail'in soykırım saldırılarında en derin acıyı yaşayan on binlerce hasta ve yaralının kurtarılması için acilen tıbbi donanımlı sahra hastanelerine ihtiyaç duyulduğuna işaret edilerek, ağır yaralıların da Arap ve İslam dünyasındaki hastanelere nakledilmesi gerektiği vurgulandı.

Yüzlerce sivil savunma aracı ve kurtarma ekipmanlarına ihtiyaç var

Yüzbinlerce ev, okul, hastane, cadde ve sokağın yıkılması nedeniyle enkaz altında kalanların çıkarılması ve enkazların kaldırılması için yüzlerce sivil savunma aracı ve kurtarma ekipmanlarına ihtiyaç duyulduğu vurgulanan açıklamada, Gazze'nin kan ağladığı, her gün hızla ölüme yaklaştığı ve dünyanın belki de bu mesajı zamanı geçtikten sonra anlayacağına vurgu yapıldı.


Gazze'deki İsrailli esirlerin yakınları Tel Aviv'de gösteri düzenledi

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)
TT

Gazze'deki İsrailli esirlerin yakınları Tel Aviv'de gösteri düzenledi

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)

Tel Aviv Sanat Müzesi önünde yapılan gösteriye, esirlerin yakınlarının yanı sıra binlerce İsrailli katıldı.

İsrailli esirlerin fotoğraflarını taşıyan yakınları, İngilizce ve İbranice "onları hemen şimdi eve getirin." sloganları attı.

Gazze'deki esirlerin serbest bırakılması taleplerini yineleyen göstericiler, tümü serbest kalıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirdi.

Gösterinin sona ermesinin ardından bir grup İsrailli, Savunma Bakanlığı ve diğer güvenlik teşkilatlarının bulunduğu kapıya giderek burada gerçekleşen savaş kabinesi sırasında protestolarını sürdürdü.

İsrailli esir yakınları, abluka altındaki Gazze Şeridi'nde çatışmalara verilen "insani aranın" sona ermesinin ardından savaş kabinesinin sevdiklerini geri getirmek için planlarını kendilerine açıklaması talebiyle slogan attı.

Göstericiler daha sonra Savunma Bakanlığı binasının ana girişine giderek burada protestolarını sürdürdü.

Gazze Şeridi'nde 9 yıldır esir olan Etiyopya asıllı İsrail vatandaşı Avera Mengistu'nun ailesi de protestoya katılarak "hepsini getirin ama onu unutmayın" yazılı pankart taşıdı.

Mengistu'nun ailesi İsrail yönetimini yakınlarını geri getirmek için yeterli çabayı göstermemekle suçlamıştı.

Protestoyu saldırı sirenleri böldü

İsrailli esirlerin yakınları protestosunu sürdürürken abluka altındaki Gazze Şeridi'nden atılan roketler nedeniyle Tel Aviv'de saldırı sirenleri çaldı. Göstericiler bir süre panik yaşadıktan sonra yerlere yatarak önlem aldı.

İsrail'e ait hava savunma sistemine ait füzeler roketleri havada imha etti, patlama sesleri duyuldu.

Serbest bırakılan esirlerin durumu hakkında konuşamıyor

Yengesi ve yeğeni taraflar arasında varılan esir takası mutabakatıyla Gazze Şeridi'nden serbest bırakılan Zohar Avigdori, diğer esir ailelerine destek olmak için bu gösteriye katıldığını belirtti.

Hükümete esirlerin nasıl getirileceğini söyleyemeyeceğini bunun onların görevi ve sorumluluğu olduğuna işaret eden Avigdori, "Bizler yakınları hakkında endişeli vatandaşlarız. Hükümetten bizimle buluşmasını ve bize yol haritalarının ne olduğunu anlatmalarını istiyoruz. Onlar sadece baskıdan anlıyor, biz de onlara baskı yapmak için buradayız." dedi.

Avigdori, Gazze Şeridi'nden 4 gün önce serbest bırakılan yengesi ve yeğeninin durumu ve yaşadıkları hakkında "konuşamayacağını" belirtti.

Esir ailelerine destek olmak için gösteriye katılan 25 yaşındaki İsrailli Yuval Cohen, sevdiklerinden ayrı kalan aileleri desteklemek için buraya geldiğini dile getirerek "Sevgiyi, barışı destekliyorum. Umarım ki savaş içinde değil barış içinde yaşamamızı istiyorum." diye konuştu.


Gazze'deki çatışmalarda öldürülen İsrail askeri sayısı 72'ye yükseldi

(AA)
(AA)
TT

Gazze'deki çatışmalarda öldürülen İsrail askeri sayısı 72'ye yükseldi

(AA)
(AA)

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, 14 Kasım'da Gazze'de ağır yaralanan bir askerin öldüğü kaydedildi.

Gazze'de dün yaşanan çatışmalarda da bir askerin daha yaşamını yitirdiği ifade edildi.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin kuzeyini karadan işgale başladığı 27 Ekim'den bu yana bölgedeki çatışmalarda öldürülen İsrail askeri sayısı 72'ye yükseldi.


İran: Savaşın genişleme ihtimali var

Hüseyin Emir Abdullahiyan (AA)
Hüseyin Emir Abdullahiyan (AA)
TT

İran: Savaşın genişleme ihtimali var

Hüseyin Emir Abdullahiyan (AA)
Hüseyin Emir Abdullahiyan (AA)

İran Dışişleri Bakanlığının Telegram grubundan yapılan açıklamaya göre, Abdullahiyan ile Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, telefon görüşmesi yaptı.

Görüşmede Gazze’deki son gelişmeler ve İran ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) arasındaki işbirliği hakkında fikir alışverişinde bulundu.

Abdullahiyan, "Siyonist rejimin Gazze halkına yönelik askeri saldırılarının bir an önce durdurulması ve insani yardım gönderme imkanının sağlanması gerekiyor." dedi.

İsrail’in "Filistinlileri topraklarından zorla çıkarmaya yönelik plan ve eylemlerini" reddettiklerini belirten Abdullahiyan, mevcut sorunun temelinde İsrail’in "işgal ve saldırganlığının" bulunduğunu söyledi.

Abdullahiyan, "İsrail rejiminin Gazze ve Batı Şeria'da işlediği savaş suçları durdurulmadığı takdirde bölgedeki savaşın kapsamının derinleşerek genişlemesi ihtimali var." değerlendirmesinde bulundu.

İsrail’in, ABD’nin destek politikalarını, Gazze’deki askeri saldırıları sürdürmesi ve sivilleri öldürmesi için bir teşvik olarak gördüğünü ifade eden Abdullahiyan, bunun savaşın devamı ve genişlemesi riskini arttıran bir faktör olduğunu belirtti.

Abdullahiyan, İran ile UAEA arasındaki işbirliğinin son durumuna da değinerek bu işbirliğinin teknik ve hukuki çerçevede devam edeceğini kaydetti.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Borrell de Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki gerilimin bir an önce durdurulması gerektiğini belirtti.

AB’nin, İsrail'in uluslararası hukuka bağlı kalmasını sağlamaya çalıştığını söyleyen Borrell, "Filistin sorununun çözümünün diplomatik yola odaklanmak olduğuna, askeri saldırıların devam etmesinin krizin tırmanmasına yol açacağına inanıyoruz." diye konuştu.

Borrell, İran ile UAEA arasındaki yapıcı işbirliğinin devam edeceği yönündeki umudunu dile getirdi.


AB Yüksek Temsilcisi Borrell: İsrail'in uluslararası insancıl hukuka uyması zorunludur

Josep Borrell (AA)
Josep Borrell (AA)
TT

AB Yüksek Temsilcisi Borrell: İsrail'in uluslararası insancıl hukuka uyması zorunludur

Josep Borrell (AA)
Josep Borrell (AA)

Borrell, X hesabından İsrail'in Gazze'deki saldırılarının yeniden başlaması ve sivil kayıpların artmasına ilişkin yaptığı açıklamada, "İsrail'in meşru müdafaa hakkını nasıl kullandığı önemli. İsrail'in uluslararası insancıl hukuka ve savaş hukukuna saygı duyması zorunludur. Bu sadece ahlaki bir yükümlülük değil, aynı zamanda hukuki bir yükümlülüktür." ifadesini kullandı.

"İnsani ara"ların devam ettirilmesi gerektiğini belirten Borrell, "Aynı zamanda tüm Filistin toprakları için kapsamlı bir siyasi çözüme doğru çalışılmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Batı Şeria'daki duruma da değinen Borrell, burada Filistinlilerin öldürülmesinden esef duyduğunu bildirdi.