İsrail Savunma Bakanı Gantz, ABD’de İran'a yönelik ortak askeri operasyonları görüşüyor

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, salı günü İsrail'in güneyinde düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Reuters)
İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, salı günü İsrail'in güneyinde düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Reuters)
TT

İsrail Savunma Bakanı Gantz, ABD’de İran'a yönelik ortak askeri operasyonları görüşüyor

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, salı günü İsrail'in güneyinde düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Reuters)
İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, salı günü İsrail'in güneyinde düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Reuters)

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz ‘üst düzey stratejik öneme sahip’ şeklinde nitelendirilen görüşmeler için ABD'ye giderken, Tel Aviv ve Washington'daki siyasi kaynaklar görüşmelerde iki ülkenin ordularının ortak askeri operasyonlarına nasıl hazırlık yapılacağı konusunun tartışılacağını öne sürdüler. Aynı zamanda, İsrail ordusunun İran'a yönelik saldırılar düzenlemek için yakında bir dizi tatbikata başlayacağı bilgisi medyaya sızdırıldı.
Askeri kaynaklar, İsrail Hava Kuvvetleri'nin İran'a yönelik saldırı simülasyonunda onlarca savaş uçağının katılacağı geniş çaplı bir askeri tatbikat yapacağını bildirdi. Tatbikatın önümüzdeki yıl bahar aylarında düzenleneceği ifade edildi. Tatbikat sırasında onlarca savaş uçağı, Akdeniz üzerinden batıya, İran'daki saldırıların simülasyonunun yapıldığı mesafelere uçuç eğitimleri yapacak.
Kaynaklar, İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi'nin 9 Kasım'da Knesset (İsrail parlamentosu) Dış İlişkiler ve Güvenlik Komitesi karşısında yaptığı açıklamaya atıfta bulundu. Kochavi söz konusu açıklamasında “Ordu, İran'ın nükleer tesislerine olası bir saldırı için hazırlıklarını artırıyor. İsrail ordusu İran ve askeri nükleer tehditle başa çıkmak için operasyonel planlamalarını ve hazırlıklarını hızlandırmalı” ifadelerini kullandı.
Gantz'a yakın kaynaklar, İran'ın nükleer meselesi hakkında konuşma tarzının, hükümetteki meslektaşlarının açıklamalarına kıyasla daha ılımlı sayıldığını vurgulamıştı. Zira Gantz İsrail'in büyük güçler ile İran arasında yeni bir nükleer anlaşmaya varılmasına karşı olmadığını, ancak bu anlaşmanın bir öncekinden daha iyi bir anlaşma olması gerektiğini, balistik füzelerin geliştirilmesinin kısıtlanması, bölgesel egemenlik projesinin durdurulması ve bölge ülkelerinde silahlı milislerin konuşlandırılmasına, bu milislerin intihar droneları (kamikaze) gibi gelişmiş silahlarla donatılmasına ve bölge ülkelerinde ve dünyadaki terör faaliyetlerine bir son verilmesi gibi konuları içermesi gerektiğini söylüyor. İran yeni bir anlaşmaya doğru ilerlenmesine yardımcı olmayan dik başlı tutumlar sergilediği için Gantz, İran'a baskı yapmak için bir kaç öneri sundu. Bunların başında askeri tehdit geliyor. Gantz'ın ofisinden yapılan açıklamada, ABD ziyareti sırasında ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Savunma Bakanı Lloyd Austin ve diğer üst düzey yetkililer ile bir araya geleceği ve bu görüşmelerde İran'ın rolüyle başa çıkmak için birkaç teklif sunulacağı bildirildi.

Öncelik ortak askeri operasyonlar
Tel Aviv'deki bir güvenlik kaynağına göre Gantz, ABD güçlerinin İran'a saldırı düzenlemesini istemeden önce ortak askeri operasyonlar yürütmeyi ele alacak. Ayrıca “İran'ı vurabilmek ve saldırgan hareketlerini etkisiz hale getirebilmek için” İsrail saldırı silahlarının seviyesini yükseltmeyi talep edecek. Kaynak, İsrail Savunma Bakanı’nın ABD'ye ‘dostane uyarılarda’ bulunacağını ve İsrail’in İran'ın nükleer bir ‘eşik devlet’ (bir ülkenin nükleer silahları hızlı bir şekilde inşa etme teknolojisine sahip olması, ancak bunu henüz gerçekleştirmemiş olması durumu) olmaya yakın olduğu yönündeki korkularının altında yatan sebepleri veriler ve belgelerle açıklayacağını söyledi. Böylece Gantz, bir anlaşmaya varılmadan önce müzakere sürecinde ve hatta olası bir anlaşmaya varıldıktan sonra bile İran'a baskı yapılmasını talep edecek. Çünkü ‘Tahran programlarını durdurmayıp kandırma çabalarına devam edecek. Bu yüzden dünya bu faaliyetlere karşı teyakkuzda olmalı.’
Başka bir kaynak, Gantz'ın ABD’lilerden İran hedeflerine saldırmalarını istemeyi planlamadığını ancak onlardan bölgeyi terk etmemelerini isteyeceğini ve Washington’a İran'la başa çıkarken ‘bölgedeki askeri varlığı artırıp bunu gerçek ve somut bir katılımla etkin bir varlığa dönüştürerek güç göstermeleri’ gerektiğini belirteceğini söyledi. Gantz kendisine eşlik eden basın mensuplarına verdiği demeçte Pentagon'un ziyareti onuruna yaptığı açıklamaya övgüde bulundu. Söz konusu açıklamada ABD Savunma Bakanı'nın İsrailli mevkidaşı ile ‘İran'ın kışkırtmaları karşısında ortak endişeleri’ ele alacağı ve İran dosyasının ‘ABD Savunma Bakanı ile İsrailli mevkidaşı arasında yapılan herhangi bir görüşmede her zaman masada olduğu’ belirtildi.
Açıklamanın devamında “İsrail ile ortaklığımız değişmez. Her zaman İsrail'in bölgedeki niteliksel askeri üstünlüğünü arıyoruz” ifadeleri kullanıldı. Bu açıklama, Gantz'ın ziyareti için sıcak ve özel bir karşılama olarak yorumlandı. Pentagon yetkililerinin Gantz ile ‘İran'a yönelik ortak endişelerin sebeplerini’ görüşeceği açıklandı. Ancak bakanlık, Reuters haber ajansının İran'a odaklanan tatbikatlar yapma olasılığının tartışılacağını öne süren haberi hakkında yorum yapmaktan kaçındı.
Üst düzey bir ABD'li yetkili Reuters'e verdiği demeçte, diplomasinin başarısız olması ve ABD ile İsrail liderlerinin talep etmesi halinde iki ülkenin savunma liderlerinin en kötü senaryoyu; İran’ın nükleer tesislerini yok etme durumuna hazırlık kapsamında olası askeri tatbikatları görüşeceklerini belirtmişti.
Reuters'ın haberi hakkında yorum yapan Pentagon sözcüsü John Kirby basın mensuplarına verdiği demeçte “Size söyleyebileceğim tek şey şu ki, biz İsrailli mevkidaşlarımızla rutin olarak tatbikatlar yapıyoruz. Bugün açıklayacak, hakkında konuşacak, atıfta bulunacak veya üzerine spekülasyon yapacak bir şeyim yok” şeklinde konuştu.
Diğer taraftan İsrail Demokrasi Enstitüsü geçen ay yaptığı bir anketin sonuçlarını açıkladı. Sonuçlara göre İsraillilerin yüzde 51'i ABD desteği olmadan bile İran'a saldırılmasını desteklerken, yüzde 58'i ABD onayı ve desteğiyle bir saldırı yapılmasını istiyor. Ayrıca ankete katılanların yüzde 62'si İran'ı tehdit olarak gördüklerini belirtiyor.



İran Dini Lideri iç bölünme konusunda uyardı

Hamaney, resmi televizyonda konuştu
Hamaney, resmi televizyonda konuştu
TT

İran Dini Lideri iç bölünme konusunda uyardı

Hamaney, resmi televizyonda konuştu
Hamaney, resmi televizyonda konuştu

İran Dini Lideri Ali Hamaney, televizyonda yaptığı konuşmada, iç bölünmelere karşı uyarıda bulunarak, İranlıları "düşmanlara karşı" birlikte durmaya çağırdı. Hameney, ABD ile İsrail'in geçen haziran ayında yaşanan 12 günlük savaşta hedeflerine ulaşmada "başarısız" olduklarını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre savaştan bu yana Hamaney'in kamuoyuna çıkma sıklığı, İsrailli yetkililerin kendisini hedef almakla tehdit etmesi ve İran medyasının halefinin atanması yönündeki spekülasyonları körüklemesi nedeniyle en aza indirildi.

Savaşın başlamasından bu yana üçüncü kez televizyondan İran halkına seslenen Hamaney, Amerikalılar ve İsraillilerin "suç işlemek için geldiklerini, darbeler aldıklarını ve eli boş döndüklerini... İşte yenilginin gerçek anlamı budur" dedi. Hamaney, "İran halkı Amerika'ya karşı daha birlik oldu ve düşmanı alt etmeyi başardı" ifadelerini kullandı.


New York Times: Trump, Maduro ile yaptığı telefon görüşmesinde, aralarında bir görüşme düzenlenmesi ihtimaline değindi

ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuelalı mevkidaşı Nicolas Maduro (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuelalı mevkidaşı Nicolas Maduro (AFP)
TT

New York Times: Trump, Maduro ile yaptığı telefon görüşmesinde, aralarında bir görüşme düzenlenmesi ihtimaline değindi

ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuelalı mevkidaşı Nicolas Maduro (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ve Venezuelalı mevkidaşı Nicolas Maduro (AFP)

New York Times'ın dün yayınladığı habere göre, ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile görüştü. Haberde, görüşmede ABD'de bir toplantı olasılığının ele alındığı belirtildi.

Telefon görüşmesi haberi, Trump yönetiminin Karayipler'de büyük bir askeri yığınak yaparak, özellikle de dünyanın en büyük uçak gemisini bölgeye göndererek Venezuela'ya yoğun baskı uyguladığı bir dönemde geldi.

Washington, amacın uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele olduğunu söylüyor, ancak Karakas asıl amacın rejim değişikliği olduğunu belirtiyor.

Eylül ayından bu yana ABD güçleri, Karayipler ve Doğu Pasifik'te uyuşturucu kaçakçılığı için kullanıldığından şüphelenilen 20'den fazla tekneyi imha etti ve bu saldırılarda 83'ten fazla kişi öldü.

Ancak Washington, hedef aldığı teknelerin uyuşturucu kaçakçılığı için kullanıldığını veya ABD'ye tehdit oluşturduğunu gösteren herhangi bir kanıt sunmadı.

Bu kampanya ve buna eşlik eden askeri yığınağın arka planında bölgesel gerilimler arttı.

Trump ve Maduro arasındaki telefon görüşmesine ilişkin haber, ABD Başkanı’nın Venezuela'dan karayoluyla uyuşturucu kaçakçılığını durdurma çabalarının yakında başlayacağını doğrulamasından bir gün sonra geldi.

Şükran Günü vesilesiyle silahlı kuvvetlere hitaben televizyonda yayınlanan konuşmasında Trump, “Muhtemelen fark etmişsinizdir, insanlar artık uyuşturucuyu deniz yoluyla taşımak istemiyorlar ve biz de kara yoluyla taşımalarını engellemeye başlayacağız” dedi.


Airbus'ın A320 uçaklarını geri çağırmasının ardından havacılık sektöründe aksama yaşanıyor

Kolombiyalı havayolu şirketi Avianca'nın filosunun %70'inin etkilendiğini duyurduğu Bogota'daki El Dorado Havalimanı'nda dünkü yolcular (AFP),
Kolombiyalı havayolu şirketi Avianca'nın filosunun %70'inin etkilendiğini duyurduğu Bogota'daki El Dorado Havalimanı'nda dünkü yolcular (AFP),
TT

Airbus'ın A320 uçaklarını geri çağırmasının ardından havacılık sektöründe aksama yaşanıyor

Kolombiyalı havayolu şirketi Avianca'nın filosunun %70'inin etkilendiğini duyurduğu Bogota'daki El Dorado Havalimanı'nda dünkü yolcular (AFP),
Kolombiyalı havayolu şirketi Avianca'nın filosunun %70'inin etkilendiğini duyurduğu Bogota'daki El Dorado Havalimanı'nda dünkü yolcular (AFP),

Airbus'ın dün en çok satan 6 bin A320 uçağını geri çağırması, dünya genelinde hava trafiğinde çok sayıda iptal ve gecikme de dahil olmak üzere yaygın aksaklıklara yol açtı.

Airbus yaptığı açıklamada, yakın zamanda A320 uçağında yaşanan bir olayın, "aşırı güneş radyasyonunun" uçuş kontrol sistemleri için hayati önem taşıyan verileri bozabileceğini ortaya koyduğunu belirtti.

Onarım öncelikle eski bilgisayar programlarına geri dönmeyi içeriyor, ancak uçağın tekrar uçabilmesi için bunun tamamlanması gerekiyor.

LATAM Havayolları'na ait bir Airbus A320 uçağı dün Bogota'daki El Dorado Havalimanı'nın pistindeydi (AFP)LATAM Havayolları'na ait bir Airbus A320 uçağı dün Bogota'daki El Dorado Havalimanı'nın pistindeydi (AFP)

Japonya

Japonya'nın en büyük havayolu şirketi ANA Holdings, Airbus'ın kontrol sistemi arızası nedeniyle 6 bin A320 uçağını geri çağırmasının ardından bugün 65 uçuşu iptal ettiğini açıkladı. Bu geri çağırma, bazı uçakların uçuşunun durdurulmasına neden oldu. Şirket, Beech Aviation gibi iştirakleriyle birlikte, A320 de dahil olmak üzere Airbus tek koridorlu uçaklarının Japonya'daki en büyük operatörüdür.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Havayolları, Airbus'ın A320 uçaklarıyla ilgili olarak yayınladığı güvenlik yönergelerine dayanarak en son güncellemeleri takip ettiğini ve uçuş programları üzerindeki olası etkileri değerlendirdiğini vurguladı. Havayolu şirketi, bu güncellemeler herhangi bir ayarlamayı gerekli kılarsa, uçuşları etkilenen yolcularla doğrudan iletişime geçeceğini belirtti.

Düşük maliyetli havayolu şirketi Flyadeal, Airbus'ın A320 uçaklarıyla ilgili direktiflerinden bazı uçaklarının etkileneceğini duyurdu.

Flyadeal yaptığı açıklamada, "Yazılım parametrelerini sıfırlamak için gerekli adımları atmaya başladık ve uçuş programının yarın normale dönmesini bekliyoruz" dedi. Havayolu şirketi, bazı uçuşlarda değişiklik veya gecikmeler yaşanabileceğini ve etkilenen yolcularla doğrudan iletişime geçileceğini belirtti. Flyadeal, ekiplerinin seyahat planlarında herhangi bir aksama yaşanmaması için gece gündüz çalıştığını ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan'ın Flynas havayolu şirketi de Airbus A320 uçaklarının geri çağrılmasının ardından filosunun bir kısmında teknik ve yazılım kalibrasyonu yapacak. Bu durum, uçuş programlarında bazı gecikmelere neden olacak.

Britanya

İngiltere Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander, dün yaptığı açıklamada, Airbus'ın A320 uçağını acil onarım için geri çağırmasının İngiliz havayolları üzerinde büyük bir etkisi olmayacağını söyledi.

Açıklamasında, "Bazı uçakları etkileyen teknik bir sorunun ve bunun bu akşam yolcuları ve uçuşları nasıl etkileyeceği konusundaki endişelerin farkındayım" ifadelerini kullandı.

İyi haber şu ki, daha az sayıda uçağın daha karmaşık yazılım ve donanım değişiklikleri gerektirmesi nedeniyle, Birleşik Krallık havayolları üzerindeki etkinin sınırlı olduğu görülüyor.

Yeni Zelanda Air New Zealand, Airbus'ın A320 uçağını geri çağırmasının bugün bazı uçuşlarını aksatacağını ve bazı iptallerin de beklendiğini duyurdu.

Şirket, X web sitesinde yaptığı açıklamada, tüm A320 uçaklarının bir sonraki yolcu uçuşundan önce yazılım güncellemesi alacağını, bunun da filoda bir dizi aksaklığa ve iptale yol açacağını belirtti.

Avustralya

Avustralya'nın ulusal havayolu şirketi Qantas'ın düşük maliyetli havayolu şirketi Jetstar, bugün yaptığı açıklamada, küresel filosunun yarısından fazlasını etkileyen Airbus A320 geri çağırmasından etkilendiğini duyurdu.

Bir Jetstar sözcüsü bugün yaptığı açıklamada, "Jetstar, dünya çapındaki tüm A320 ailesi operatörlerini etkileyen Airbus filosunu etkileyen bir yazılım sorunundan etkilendi" dedi.

 Sözcü, "Airbus'ın aldığı ihtiyati tedbir kararına yanıt olarak bazı Jetstar uçuşlarını iptal ettik" diye ekledi.

Qantas ve düşük maliyetli iştiraki Jetstar, Avustralya iç pazarının yaklaşık %65'ini elinde tutarken, en büyük iç rakibi Virgin'in payı %35'tir.