İsrail Dışişleri Bakanı Lapid Mısır’da

İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, resmi ziyaretlerde bulunmak üzere Mısır’da

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

İsrail Dışişleri Bakanı Lapid Mısır’da

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, Mısır’ın başkenti Kahire'ye ilk resmi ziyaretinde dün Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi tarafından kabul edildi. Sisi, Mısır'ın "iki devletli çözüm ve uluslararası meşruiyet referansları" temelinde kapsamlı ve adil bir barışa ulaşmak için çabalarını sürdüreceğini vurguladı. İsrailli bakan ise Mısır’a ait 95 parça tarihi eseri Kahire'ye teslim etti.
İsrail heyetinde İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü Büyükelçi Alon Oshbis, İsrail Dışişleri Bakanlığı Politika ve Diplomatik İlişkiler Dairesi Başkanı Yair Zevan ve İsrail'in Kahire Büyükelçisi Amira Oron da yer aldı.
Mısır Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi’ne göre, toplantıda bölgesel ve uluslararası arenalarda, özellikle Filistin meselesinde ortak çıkar konularına ve iki ülke arasındaki çeşitli alanlarda ikili işbirliğinin yönlerine değinildi.
Sisi konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Mısır, Ortadoğu'da iki devletli çözüm ve uluslararası meşruiyet referansları temelinde, güvenlik ve istikrarı sağlayacak ve tüm bölge halkları için işbirliği ve kalkınma için umutlar açacak kapsamlı ve adil bir barışın sağlanması adına çabalarını sürdürecektir.”
Sisi ayrıca Gazze Şeridi'ni yeniden inşa etme çabalarının yanı sıra Mısır'ın, Filistin ve İsrail tarafları arasındaki gerginliğin patlak vermesini önleme çabalarına değindi.
Lapid, ziyareti kapsamında Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri ile Kahire şehir merkezindeki Kurtuluş Sarayı'nda bir araya geldi. Lapid Mısır'ın Ortadoğu'daki barış ve istikrar çabalarını destekleme konusundaki kararlı tutumunu ve İsrail ve Filistin tarafları arasındaki müzakere yolunu en kısa zamanda yeniden canlandırmak için çalışmanın önemini teyit etti. Lapid bununla Filistin meselesinin iki devletli çözüm temelinde ilgili uluslararası referanslara dayalı olarak kapsamlı ve adil bir şekilde çözülmesi ve bölge halklarının barış, güvenlik ve refah özlemlerini gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, toplantıda ikili ilişkilere ilişkin bir dizi meselenin ve iki ülke için öncelikli alanlarda işbirliğini geliştirmenin yollarının tartışıldığı belirtildi. Toplantıda ayrıca bölgesel ve uluslararası arenada en çok öne çıkan ortak endişe konuları da tartışıldı.
Mısır Dışişleri Bakanı, Kahire'nin arzu edilen siyasi yolu yeniden canlandırmaya elverişli bir atmosfer yaratmak için çabalarını ve tüm taraflarla temaslarını sürdüreceğini açıkça belirtti.
Şükri, “Barış çabalarının ve iki devletli bir çözüme ulaşma şanslarının önünde bir engel teşkil ettiği için Filistin topraklarındaki yerleşimle ilgili olanlar da dahil olmak üzere tek taraflı tedbirlerden kaçınılmalı. Mısır, Gazze Şeridi'ni yeniden inşa etme ve Filistin Yönetimi ile koordineli olarak Filistinli kardeşlerin kalkınma ihtiyaçlarını destekleme konusunda sürekli çaba gösteriyor. Uluslararası toplumun Mısır'ın bu konudaki çabalarına ve bölgede istikrar ve güvenliğin temel direklerini güçlendirmeye yönelik tüm çabalara desteği önemli.”
Toplantının oturum aralarında Lapid daha önce yasa dışı yollardan İsrail'e götürülen ve ele geçirildikten sonra İsrail Tarihi Eserler Kurumu tarafından muhafaza edilen 95 parça tarihi eseri Mısırlı mevkidaşına teslim etti.
Şükri, İsrail hükümetinin bu eserleri kurtarmak için gösterdiği işbirliği için teşekkür ve takdirini dile getirdi.
Tel Aviv'de bir diplomatik kaynak, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile İsrail Dışişleri Bakanı Lapid arasında dün (Perşembe) yapılan görüşmenin birkaç bölgesel meseleyi ele aldığını söyledi. Gazze'de ateşkes, İran nükleer anlaşması, ikili ilişkiler ve Filistin Yönetimi ile ilişkileri geliştirmek için İsrail inisiyatiflerinin nasıl öne sürüleceği gibi konular bu bağlamda ele alındı.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Lapid'in Sisi'ye Gazze Şeridi için "güvenlik karşılığında ekonomi" planını sunduğu belirtildi.
İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Lapid, İsrailli mahkumlar ve kayıp kişiler konusunu gündeme getirdi ve Mısır'ın bu konuda oynadığı seçkin ve merkezi rolü takdir ettiğini ifade etti. Lapid ve Sisi, "terörist gruplarla ve bölgedeki istikrarsızlıkla yüzleşmeyi" de ayrıca ele aldı. Görüşmede "İran'ın askeri nükleer yeteneklere sahip bir ülkeye dönüşme girişimleri ve terörizmi ve Ortadoğu'ya yönelik tehdidini uygulamaya devam etmesi” konuları masaya yatırıldı. Görüşmede ayrıca Filistin sorunu ve İsrail hükümetinin Filistin Otoritesini güçlendirmek ve ekonomik zorlukların çözülmesine yardımcı olmak için uyguladığı adımlara değinildi.”
Lapid, İsrail'in "ekonomi, enerji, tarım ve ticaretle ilgili sivil alanlarda İsrail ile Mısır arasındaki barışı derinleştirme" arzusundan bahsetmişti. Lapid, Sisi ile görüşmesinin ardından yapığı açıklamada, “Mısır, İsrail için özel önem taşıyan stratejik bir ortaktır. Amacım, Mısır ile güvenlik, siyasi ve ekonomik konularda ilişkilerimizi güçlendirmek. İki halk arasındaki barış ilişkilerini derinleştirmek ve güçlendirmek için çaba göstermeye devam etmek önemlidir. Sisi'nin bölgeye ve aramızdaki ilişkilere katkısı" "tarihi boyutlarda". Cumhurbaşkanı Sisi'ye misafirperverliği, sıcak ve açık görüşmesi için teşekkür ediyorum ve aramızdaki diyaloğun devam etmesini umuyorum" ifadelerini kullandı.



İsrail, Kıbrıs açıklarında Gazze Şeridi’ne doğru seyreden Küresel Sumud Filosu’na saldırdı

Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, Marmaris Limanı’ndan Gazze Şeridi’ne doğru yola çıktı. (AP)
Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, Marmaris Limanı’ndan Gazze Şeridi’ne doğru yola çıktı. (AP)
TT

İsrail, Kıbrıs açıklarında Gazze Şeridi’ne doğru seyreden Küresel Sumud Filosu’na saldırdı

Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, Marmaris Limanı’ndan Gazze Şeridi’ne doğru yola çıktı. (AP)
Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, Marmaris Limanı’ndan Gazze Şeridi’ne doğru yola çıktı. (AP)

İsrail güçleri, geçtiğimiz perşembe günü Marmaris’ten Gazze Şeridi’ne doğru yola çıkan ve Kıbrıs açıklarında bekleyen Küresel Sumud Filosu’na müdahaleye başladı. Ankara, söz konusu müdahaleyi ‘korsanlık’ olarak nitelendirdi.

Uluslararası Gazze Ablukasını Kırma Komitesi bugün yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin filoya ait gemilere müdahale ettiğini doğruladı. Komite tarafından yayımlanan basın açıklamasında, “Müdahale başladı... İsrail savaş gemileri Gazze Şeridi’ne doğru ilerleyen filomuzu kuşatıyor” ifadelerine yer verildi.

Önceki filo girişimlerinde olduğu gibi, İsrailli yetkililerin bu kez de gemileri İsrail kıyılarına ulaşmadan durdurmakta kararlı olduğu değerlendiriliyor.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise müdahale öncesinde sert bir açıklama yayımlayarak, filo organizatörlerini insani yardım misyonu yürütmek yerine ‘siyasi provokasyon’ düzenlemekle suçladı. Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığı açıklamada, “Bir kez daha provokasyon… İçinde insani yardım bulunmayan bir başka sözde insani filo” denildi.

Bakanlık açıklamasında ayrıca, “Bu kez iki şiddet yanlısı Türk grup, Mavi Marmara Derneği ve İHH bu provokasyona katılıyor. İHH, terör örgütü olarak sınıflandırılmış durumda” ifadelerine yer verildi.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, filonun amacının yardım ulaştırmak değil, Hamas’ın çıkarlarına hizmet etmek olduğunu öne sürdü.

btyny
Küresel Sumud Filosu’na ait gemiler, Marmaris Limanı’ndan Gazze Şeridi’ne doğru yola çıktı. (AP)

Açıklamada, “Bu provokasyonun amacı Hamas’a hizmet etmek, örgütün silahsızlanmayı reddetmesinden dikkatleri uzaklaştırmak ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan barış planındaki ilerlemeyi engellemektir” denildi.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ayrıca, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararı kapsamında Gazze Şeridi’ndeki insani faaliyetleri denetlediğini belirttiği Gazze Barış Kurulu’na da atıfta bulundu. Bakanlık, söz konusu konseyin ‘bu filonun tamamen medya propagandasına yönelik olduğu’ değerlendirmesinde bulunduğunu öne sürdü.

Açıklamanın devamında, “İsrail, Gazze’ye yönelik yasal deniz ablukasının herhangi bir şekilde ihlal edilmesine izin vermeyecektir” ifadesi kullanıldı. Bakanlık ayrıca, “İsrail bu provokasyona katılan tüm taraflara rota değiştirerek derhal geri dönmeleri çağrısında bulunmaktadır” açıklamasını yaptı.

Korsanlık eylemi

Ankara ise İsrail güçlerinin Küresel Sumud Filosu’na müdahalesini ‘korsanlık eylemi’ olarak nitelendirdi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “İsrail güçlerinin uluslararası sularda Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahalesini, yeni bir korsanlık eylemi olarak kınıyoruz” ifadesi kullanıldı.

Hamas da İsrail donanmasının, Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukayı kırmak amacıyla Türkiye kıyılarından hareket eden filoya yönelik operasyonunu ‘terör saldırısı’ ve ‘tam anlamıyla korsanlık suçu’ olarak değerlendirdi.

Filistin Enformasyon Merkezi tarafından yayımlanan Hamas açıklamasında, “İşgalci İsrail donanmasının Küresel Sumud Filosu gemilerine yönelik saldırısı ve buna eşlik eden aktivistlere yönelik müdahale ile gözaltılar, tüm unsurlarıyla tamamlanmış bir korsanlık suçudur” denildi.

Hamas açıklamasında ayrıca, “Faşist işgal hükümeti, Gazze ve kuşatma altındaki halkına destek olmak için insani ve ahlaki görevlerini yerine getiren dayanışma aktivistlerine karşı korsanlık suçu işlemeyi sürdürüyor. Gazze halkı ise dünyanın gözü önünde soykırım, açlık ve devam eden kuşatma ile karşı karşıya” ifadelerine yer verildi.

Hamas, tüm ülkelere, BM’ye ve insan hakları kuruluşlarına çağrıda bulunarak, ‘bu suçun kınanmasını, işgal liderlerinin uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerinden dolayı hesap vermesini, gözaltına alınan aktivistlerin derhal serbest bırakılmasını ve Gazze’de yaşayan iki milyondan fazla Filistinliye uygulanan yasa dışı kuşatmanın sona erdirilmesini’ istedi.

Açıklamada ayrıca, ‘Gazze’nin insani mesajını dünyaya taşıyan ve işgalin terörüne, kibrine ve faşist uygulamalarına meydan okumakta ısrar eden özgür aktivistler’ selamlandı. Hamas, ‘Filistin halkına destek ve adalet ile insan onuru değerlerinin savunulması amacıyla, kuşatma kırılana ve işgal sona erene kadar özgürlük ve direniş filolarının sürdürülmesi’ çağrısında bulundu.

Geçen yıl da İsrail makamları, yaklaşık 50 gemi ve 500 aktivistin katıldığı benzer bir filo girişimini engellemişti. Katılımcılar arasında İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg, Güney Afrikalı lider Nelson Mandela’nın torunu Mandla Mandela ve çok sayıda Avrupalı parlamenter yer almıştı.

İsrail, eyleme katılanları gözaltına alıp bir süre tuttuktan sonra sınır dışı etmişti. Aktivistler İsrail makamlarının kendilerine kötü muamelede bulunduğunu öne sürerken, İsrail tarafı bu suçlamaları reddetmişti.

İsrail yönetimi yıllardır Gazze’ye yönelik deniz ablukasının, Hamas’a deniz yoluyla silah ulaştırılmasını engellemek için gerekli olduğunu savunuyor. Buna karşılık filo organizatörleri ve Filistin yanlısı aktivistler ise girişimlerinin Gazze’deki duruma dikkat çekmeyi ve bölgeye yardım ulaştırmayı amaçladığını belirterek ablukaya meydan okumayı sürdürüyor.


Kassam Tugayları komutanına yönelik suikast Gazze'nin silahsızlandırılmasını nasıl etkileyecek?

Kassam Tugayları komutanı İzzeddin el-Haddad, eşi ve kızının Gazze şehrindeki cenaze töreni, 16 Mayıs (AFP)
Kassam Tugayları komutanı İzzeddin el-Haddad, eşi ve kızının Gazze şehrindeki cenaze töreni, 16 Mayıs (AFP)
TT

Kassam Tugayları komutanına yönelik suikast Gazze'nin silahsızlandırılmasını nasıl etkileyecek?

Kassam Tugayları komutanı İzzeddin el-Haddad, eşi ve kızının Gazze şehrindeki cenaze töreni, 16 Mayıs (AFP)
Kassam Tugayları komutanı İzzeddin el-Haddad, eşi ve kızının Gazze şehrindeki cenaze töreni, 16 Mayıs (AFP)

Salem el-Rayes

İsrail'in İzzeddin el-Haddad'ı öldürmesi, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılması şartını Kahire'de devam eden müzakerelerde yeniden öne çıkardı ve Hamas'ın silahlarını teslim etmesini reddeden engelin ortadan kalktığı yönündeki spekülasyonları körükledi. Bu durum, İsrail ve ABD'nin Hamas'a dayatmaya çalıştığı anlaşmanın önümüzdeki haftalarda sorunsuz bir şekilde ilerleyeceği yönündeki tartışmalara da kapıyı açtı.

Ancak İsrail, Haddad suikastının ardından silahsızlanma şartını dayatmayı gerçekten başardı mı?

Haddad, 7 Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne sınır komşusu olan İsrailli yerleşim yerlerine düzenlenen baskın hazırlıkları sırasında İzzeddin Kassam Tugayları'nın Gazze Şehri Tugayı komutanıydı. Baskın gerçekleşti ve Hamas onlarca İsrailliyi esir alarak Gazze'ye götürdü. Çoğu daha sonra İsrail ile yapılan esir takası anlaşmalarıyla serbest bırakıldı.

Savaşın başlangıcından bu yana İsrail, Hamas'ın birçok askeri komutanını baskını planlamak ve gerçekleştirmekle suçladı ve onları tek tek öldürmeye çalıştı. Nihayetinde İsrail, İzzeddin Kassam Tugayları Askeri Konseyi’nin liderlerinin çoğunu öldürdüğünü duyurdu, ancak Haddad'ın adı dillendirilmeye devam etti. İsrail, onu İsraillilerin esir alınmasını organize etmek ve Mısır, Katar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin arabuluculuğuyla bir önceki yıl Hamas ve İsrail arasında varılan esir takası anlaşmaları dışında serbest bırakılmalarını engellemekle suçladı.

Ekim 2025'te ateşkes ilan edildikten ve sorunun çözümü için esir takasları gerçekleştirildikten sonra bile İsrail, anlaşmanın uygulanmasının ikinci aşamasında Gazze'nin silahsızlandırılması talebinde ısrar etti. Hamas ise silahsızlanmanın İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesiyle eş zamanlı olmaması nedeniyle bu talebi reddetti; zira İsrail ordusu hâlâ Gazze Şeridi’nin 365 kilometrekarelik alanının yüzde 60'ından fazlasını kontrol ediyor. Ayrıca Hamas, Dünya Barış Konseyi tarafından yönetimi üstlenmek üzere kurulan ulusal komitenin, silahsızlanma ve çekilme şartlarının uygulanmasıyla eş zamanlı olarak ve hatta öncesinde Gazze'ye girmesini de şart koştu. Böylece Hamas, anlaşmanın uygulama aşamalarında Gazze'de herhangi bir güvenlik boşluğu oluşmayacağından emin olmak istiyor.  

bhtnh
 15 Mayıs'ta Gazze'deki Rimal mahallesinde İsrail bombardımanı sonucu çıkan yangından kaçan Filistinliler (AP)

Son birkaç aydır, Hamas ve İsrail arasındaki müzakerelerde anlaşmazlıklar yoğunlaşırken ve Dünya Barış Konseyi’nin Başkanı ABD Başkanı Donald Trump ve Konsey’in Direktörü Nikolay Mladenov'un açıklamalarıyla Hamas'tan silahlarını teslim etmesini ve koşulsuz olarak Gazze'yi yönetmekten çekilmesini açıkça talep etmesiyle birlikte, İsrail ve Batı medyasında sızdırılan bir dizi haberde Haddad Hamas içindeki anlaşmazlığın başını çekmekle suçlandı. Silahları teslim etme ve taleplere uyma şartını kabul etmeyi reddettiği öne sürüldü ve bu da İsrail medyasında kendisine yönelik suikast çağrılarının artmasına neden oldu.

15 Mayıs Cuma akşamı, İsrail uçakları Gazze şehrinin merkezinde bulunan bir binadaki daireleri hedef alan yoğun hava saldırıları düzenledi. Bunları bir sivil araca yapılan hava saldırısı izledi. İsrail medyası, güvenlik kaynaklarına atıfta bulunarak, aracın hedef alınan binanın önünden hareket ettiğini ve saldırıların hedefindeki kişinin öldürüldüğünden emin olmak için aracın da hedef alındığını bildirdi. Filistin sağlık kaynaklarına göre, altı konut dairesini yerle bir edip alevler içinde yanmasına, sekizden fazla kişinin ölümüne ve yaklaşık 45 kişinin yaralanmasına neden olan hava saldırılarından dakikalar sonra, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, saldırının hedefinin İzzeddin Kassam Tugayları Komutanı İzzeddin Haddad olduğunu açıkladı.

Katz, Haddad'ı üç yıl önce 7 Ekim olaylarını organize etmekle ve onlarca İsraillinin öldürülmesinden ve esir alınmasından sorumlu olmakla suçladı. Haddad'ın, Hamas'ın silahsızlandırılması ve Gazze'nin silahtan arındırılmasıyla ilgili madde başta olmak üzere, ABD Başkanı Trump'ın arabuluculuğuyla yapılan anlaşmayı uygulamayı reddettiğini vurguladı. Suikastın ertesi günü Hamas, İsrail'in sivillerin yaşadığı bir konut binasına yönelik kasıtlı ve önceden haber verilmeksizin düzenlediği hava saldırısında Haddad'ın öldürüldüğünü ilan etti.

İsrail ordusu hâlâ Gazze Şeridi'nin 365 kilometrekarelik alanının yüzde 60'ından fazlasını kontrol ediyor

Bu bağlamda ne Hamas ne de siyasi veya askeri liderlerinden herhangi biri, belirli bir ismin silahsızlanmaya karşı olduğunu belirten herhangi bir açıklama yapmadı. Aksine, her zaman resmi açıklamalarda ve beyanlarda silahsızlanma karşıtı tutumdan, Hamas'ın tüm liderleri tarafından benimsenen bir tutum olarak bahsedildi. Ancak Kassam Tugayları’nın eski komutanın ablası Mahitab Haddad, al-Majalla'ya yaptığı açıklamalarda şunları söyledi: “Önceki başarısız suikast girişimlerinden sonra, Allah onu dilediği zamanda yanına almayı seçti. Kardeşim silahını teslim etmek için cihat etmiyordu; her zaman 'ya şehitlik ya da zafer' derdi.” Ablasının açıklamaları, Haddad'ın silahını teslim etmeye değil, Allah yolunda ve Filistin'in kurtuluşuna kadar cihat etmeye devam etmeye inandığını gösteriyor. Şarku’l Avsat’ın al Majalla'dan aktardığı analize göre bu da işgal devam ettiği sürece gerçekten de silahsızlanmayı veya teslim olmayı kabul etmediğini gösteriyor. Nitekim ablası sözlerine şöyle devam etti: “Ateşkes ve müzakerelerden bahsediyorlar, ancak sahada her gün hava saldırıları ve silahlı çatışmalar yaşanıyor. Bu nedenle siviller ölmeye ve yaralanmaya devam ediyor. Halen insanlar yerinden ediliyor. Bu durumda ateşkes nerede, bahsettikleri anlaşmalar ve uygulama aşamaları nerede?”

Haddad'ın kız kardeşinin sözlerinin, İsrail medyasının Hamas içindeki müzakereler ve anlaşmazlıklar hakkındaki haberlerinde bahsettiği veya değindiği ihtilafa dair bir itiraf olduğunu düşünenler olabilir. Ancak durum tam olarak böyle değil. Yaklaşık iki hafta önce Mladenov'un Hamas liderleri ve arabulucular (Mısır ve Katar) ile yaptığı görüşmenin ardından, Hamas’ın Mladenov'un silahsızlanma önerisine verdiği yanıt olumsuz olarak değerlendirildi. Bu da İsrail'e, zihniyeti ve yaklaşımıyla tutarlı olarak, önde gelen bir figüre suikast düzenleyerek öldürme taktiğini uygulama fırsatı verdi. Haddad da kendisine karşı yoğun bir kışkırtma kampanyasından sonra büyük ölçüde birincil hedef haline geldi.

frgthyj
ABD Başkanı Donald Trump, Washington'daki Barış Konseyi'nin ilk toplantısına gelişinde, 19 Şubat (AFP)

Filistinli yazar ve siyasi analist Sufyan Ebu Zayda'nın verdiği bilgilere göre, Gazze'deki İzzeddin Kassam Tugayları'nda tek bir yetkili bile silahsızlanmayı kabul etmiyor. Bu durum sadece Haddad için değil, son iki buçuk yılda suikasta kurban gidenlerin yerine askeri konseye atanan tüm liderler için de geçerli. Şunları da belirtti: “Bunun nedeni, silahın kutsal olması veya işgale direnme haklarının olması değil, aksine silahın İsrail'in son zamanlarda kurduğu ve silahla donattığı milis gruplar ve kaos karşısında onlara kişisel koruma sağlamasıdır.”

Haddad suikastı ne Hamas'ın silahsızlanma konusundaki tutumunda ne de İsrail'in tepkilerinde gerçekte hiçbir şeyi değiştirmeyecektir

Savunma Bakanı Katz'ın suikastla aynı zamana denk gelen “X” platformundaki paylaşımında Haddad’ı suçladığı gibi, Trump’ın planını uygulamayı reddetmesi nedeniyle öldürüldüğü iddiasına ilişkin olarak Filistinli siyasi analist, İsrail'in kendisinin de Başkan Trump'ın planını ve maddelerini uygulamak istemediğini belirtti. Şöyle devam etti: “Özetle Trump’ın planı, Filistinliler için tüm dezavantajlarına rağmen, İsrail'i Gazze Şeridi'nin tamamından ordusunu çekmeye zorlayacak ve yeniden inşa sürecini dayatacak; İsrail şu anda sorumluluktan kaçmak ve Hamas ile Filistinlileri anlaşmanın uygulanmasına engel olmakla suçlamak amacıyla bu süreci geciktiriyor.”

Trump’ın planı ayrıca, Gazze'nin yönetiminin Ulusal Yönetim ve Yeniden İnşa Komitesi'ne devredilmesinin ardından Filistin siyasi sisteminin birleştirilmesini ve akabinde de Filistin seçimlerinin yapılmasını öngörüyor. Mladenov yakın zamanda Hamas'a Gazze'nin yönetimini devretmesinden sonra siyasi bir hareket olarak bu seçimlere katılmasını tavsiye etmişti. Ebu Zayda, yukarıdakilerin hiçbirinin İsrail'in çıkarlarına hizmet etmediğini, bu nedenle bunlardan kaçınmaya çalıştığını ve Haddad'ı silahsızlanmayı, anlaşmayı ve Trump'ın planını reddetmekle suçlayıp, ardından onu öldürerek sorumlu tutmak gibi bahanelere başvurduğunu, onun ölümü sanki planının derhal uygulanmasını sağlayacakmış izlenimi verdiğini vurguladı.

Ona göre, Haddad suikastı ne Hamas'ın silahsızlanma konusundaki tutumunda ne de İsrail'in tepkilerinde gerçekte hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Özellikle bu hassas aşamada, Hamas'ın siyasi büro başkanını belirlemek için iç seçimler yapmaya devam ettiği bir dönemde, geleceğin belirsiz ve tahmin edilemez olduğunu vurguladı. Seçim şu anda Hamas’ın Gazze'deki mevcut lideri ve müzakere heyeti başkanı Dr. Halil el-Hayye ile eski siyasi büro lideri Halid Meşal arasında tıkanmış durumda. İsrail, liderlerine yönelik daha fazla suikast düzenlemediği sürece, bu durum Hamas’ın önümüzdeki dönemdeki gidişatını ve tercihlerini önemli ölçüde etkileyecektir.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.


İsrail, Gazze’de Hamas’ın askeri kanat komutanını hedef aldığını açıkladı

İsrail bombardımanının ardından Gazze kentindeki bir apartman dairesinde yangın çıktı (Reuters)
İsrail bombardımanının ardından Gazze kentindeki bir apartman dairesinde yangın çıktı (Reuters)
TT

İsrail, Gazze’de Hamas’ın askeri kanat komutanını hedef aldığını açıkladı

İsrail bombardımanının ardından Gazze kentindeki bir apartman dairesinde yangın çıktı (Reuters)
İsrail bombardımanının ardından Gazze kentindeki bir apartman dairesinde yangın çıktı (Reuters)

İsrail, cuma günü yaptığı açıklamada, Gazze’ye düzenlediği hava saldırısında, Filistinli Hamas hareketinin askeri kanadının lideri olarak tanımladığı İzzeddin el-Haddad’ı hedef aldığını duyurdu.

İsrail Savunma Bakanlığı açıklamasında, “Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın talimatıyla İsrail ordusu, Gazze’de Hamas’ın askeri kanadının komutanı ve 7 Ekim 2023 saldırılarının başlıca planlayıcılarından biri olan tehlikeli terörist İzzeddin el-Haddad’ı hedef alan bir hava saldırısı gerçekleştirdi” denildi.

Açıklamada, AFP’ye göre, “Haddad’ın binlerce İsrailli sivilin ve askerin öldürülmesi, kaçırılması ve zarar görmesinden sorumlu olduğu” ifade edildi.

Bakanlık ayrıca, “Rehinelerimizi vahşi koşullar altında tuttu, güçlerimize yönelik terör saldırıları planladı ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından önerilen Hamas’ın silahsızlandırılması ile Gazze Şeridi’nin silahtan arındırılması anlaşmasını uygulamayı reddetti” açıklamasında bulundu.

Hamas ise, Mayıs 2025’te İsrail’in hareketin liderlerinden Muhammed Sinvar’ı öldürmesinin ardından Gazze’de hareketin askeri liderliğini üstlenen Haddad’ın akıbetine ilişkin yorum talebine henüz yanıt vermedi.

Haddad, ABD arabuluculuğunda geçen ekim ayında varılan Gazze’de çatışmaların durdurulması anlaşmasından bu yana İsrail’in hava saldırısıyla hedef aldığı en üst düzey Hamas yetkilisi oldu.

Söz konusu saldırı, Hamas’ın Gazze Şeridi kıyısındaki dar bir alan üzerindeki kontrolünü sıkılaştırdığı bir dönemde gerçekleşti.

Gazze’deki sağlık görevlileri ve görgü tanıkları, Gazze kentinin Rimal Mahallesi’nde bir konut binasının hava saldırısıyla hedef alındığını, saldırıda en az bir kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin yaralandığını söyledi. Ölen kişinin kimliği henüz belirlenemedi.

Görgü tanıkları ayrıca kısa süre sonra yakındaki bir caddede bulunan bir aracın ikinci bir İsrail hava saldırısıyla hedef alındığını aktardı. İkinci saldırıda ölü ya da yaralı olup olmadığına dair henüz bilgi verilmedi.