Suudi Arabistan’daki Kanıt Yasası hakimlerin tarafsızlığını artıracak ve dijital dönüşümü destekleyecek

Adalet Bakanı Dr. Velid es-Samaani
Adalet Bakanı Dr. Velid es-Samaani
TT

Suudi Arabistan’daki Kanıt Yasası hakimlerin tarafsızlığını artıracak ve dijital dönüşümü destekleyecek

Adalet Bakanı Dr. Velid es-Samaani
Adalet Bakanı Dr. Velid es-Samaani

Suudi Arabistan Adalet Bakanı Dr. Velid es-Samaani, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın adalet ve şeffaflık ilkelerini pekiştirecek ve kapsamlı kalkınmaya katkıda bulunacak bir özel yasa sistemi geliştirmeye olan ilgisine övgüde bulundu.
Muhammed bin Selman dün bir açıklama yaparak, Bakanlar Kurulu tarafından onaylanan Kanıt Yasası’nın yargı mevzuatı sisteminde büyük bir niteliksel sıçrama gerçekleştireceğini ve yargı işlerinde sağlam referanslara dayalı ilkeler oluşturacağını söylemişti.
Veliaht Prens ayrıca, Kanıt Yasası’nın sosyal, ekonomik ve teknik açıdan hayatın gereksinimlerini karşılamak ve İslam Şeriatı ve ülkenin hükümleri uyarınca içinde bulunduğumuz çağdaki gelişmelere ayak uydurabilmek için dikkate alındığını dile getirmişti.
Adalet Bakanı konuya ilişkin açıklamasında, Kanıt Yasası’nın en önemli amacının yargı kararlarının istikrarı ve uyuşmazlıkların süratle çözüme kavuşturulması olduğunu dile getirdi.
Şarku’l Avsat’a görüş bildiren uzmanlar, yeni Kanıt Yasası’nın hakimlerin içtihatlarını ve karar verirken geçerli ve güvenilir kanıt olarak kabul edilenlere yönelik ihtilaflarını azaltacağını bildirdi.
Şura Meclisi İslami ve Adli İşler Komitesi Başkanı Dr. Süleyman el-Fifi konuya dair şu açıklamayı yaptı;
“Kanıt Yasası, adalet sisteminin geliştirilmesinde ve performans etkinliğinin artırılmasında büyük önem taşıyor. Aynı zamanda yargının yerel ve küresel sınıflandırmasının yükselmesine de katkıda bulunacak. Bu nedenle, Suudi Arabistan’a benzer ülkelerdeki en son uluslararası deneyimler ve karşılaştırmalı sistemler dikkate alındı. Yasa, yatırım rekabet gücünü sağlamak ve ülkeyi yatırımcılar için çekici bir ortam haline getirmek için kanıt araç ve yöntemlerinde esneklik sağladı, tahkim ve bilirkişi kurallarını düzenledi.”
Fifi, Kanıt Yasası’nın Veliaht Prens tarafından daha önce duyurulduğu gibi yargı mevzuatı sisteminde niteliksel bir sıçrama sağlayacak dört yasadan biri olduğuna dikkat çekti.
Muhammed bin Selman, Şubat ayında yaptığı açıklamada, Kişisel Statü Yasası, Medeni İşlemler Yasası, İhtiyari Cezalar Yasası ve Kanıt Yasası’nın, mahkeme kararlarının öngörülebilirliğini tahmin etme ve adli kurumların etkinliğini artırma becerisine katkıda bulunacak yeni bir reform dalgasını temsil edeceğini söylemişti.
Şarku’l Avsat’a konuşan bir diğer uzman olan hakim Yasir el-Belevi ise, yeni yasanın hakimlerin kanıt vasıtalarını tek bir referansla ve herkes için tutarlı bir yaklaşımla ele almalarını kolaylaştıracağını söyledi.
Belevi, “Yeni sistem, dijital ve elektronik araçları kullanmaya izin verecek ve onları önemli bir güç haline getirecek. Daha önce, bazı hakimler gerçekliğini doğrulamak için güvenilir kurumların eksikliği nedeniyle bu dijital araçları kullanma konusunda pek rahat değildi. Ancak dijital araçları doğrulamaktan sorumlu makamlar sağlandığında ve doğrulama sürecini düzenlediğinde, bu kanıtların geçerli delil olarak kabul edilmesini sağlar” diye konuştu.



Suudi Arabistan: Manifa sahası ve Doğu-Batı boru hattındaki üretim, saldırılardan sonra toparlanıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
TT

Suudi Arabistan: Manifa sahası ve Doğu-Batı boru hattındaki üretim, saldırılardan sonra toparlanıyor

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, hızlı toparlanmanın Saudi Aramco ile Krallık’ın enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğini ve kriz yönetimindeki etkinliğini yansıttığını vurguladı. (Saudi Aramco)

Suudi Arabistan bugün yaptığı açıklamada, Doğu ile Batı arasındaki petrol boru hattı üzerinden yapılan petrol pompalama kapasitesinin normale döndüğünü ve günlük yaklaşık 7 milyon varil seviyesine ulaşıldığını duyurdu. Ayrıca, Manifa sahasının da operasyonel kapasitesine yeniden kavuştuğu belirtildi. Açıklama, enerji sistemine ait bazı tesislerin hedef alınması sonucu oluşan etkilerle ilgili hasar değerlendirmesinin sunulmasından birkaç gün sonra geldi.

Bölgesel gerilimlerin arttığı bir dönemde, yerel ve küresel piyasalara yönelik enerji arzının güvenilirliği ve sürekliliği giderek daha büyük önem kazanıyor. Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamaya göre hızlı toparlanma süreci, Saudi Aramco ve ülkenin enerji sisteminin yüksek operasyonel esnekliğe, kriz yönetiminde etkinliğe ve acil durumlara uyum kapasitesine sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Yaklaşık bin 200 kilometre uzunluğundaki Doğu-Batı petrol boru hattı, doğudaki Abkayk’tan batıdaki Yanbu’ya uzanıyor ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda Suudi Arabistan’ın ham petrol ihracatı için tek çıkış noktası olarak kabul ediliyor.

Bakanlık açıklamasında, 9 Nisan 2026 tarihli önceki duyuruya atıf yapılarak, enerji sistemindeki bazı tesislerin hedef alınması nedeniyle Doğu-Batı boru hattında günlük yaklaşık 700 bin varil pompalama kapasitesinin kaybedildiği, Hureys sahasında üretimin günde yaklaşık 300 bin varil, Manifa sahasında ise yine yaklaşık 300 bin varil azaldığı hatırlatıldı. Açıklamada, yürütülen operasyonel ve teknik çalışmalar sonucunda Doğu-Batı boru hattındaki tam pompalama kapasitesinin yeniden sağlandığı ve Manifa sahasında etkilenen 300 bin varillik üretimin kısa sürede geri kazanıldığı bildirildi.

Hureys sahasına ilişkin olarak ise tam üretim kapasitesinin geri kazanılması için çalışmaların sürdüğü, sürecin tamamlanmasının ardından kamuoyuna ayrıca bilgi verileceği ifade edildi.


Suudi Arabistan, İran ve onun vekilleri tarafından Kuveyt'e yapılan saldırıları kınadı

Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
TT

Suudi Arabistan, İran ve onun vekilleri tarafından Kuveyt'e yapılan saldırıları kınadı

Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)
Kuveyt şehrinin genel görünümü (Reuters)

Suudi Arabistan, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da dün üst düzey Amerikan ve İran liderleri arasında başlayan müzakerelerle eş zamanlı olarak İran, ajanları ve ona bağlı gruplar tarafından Kuveyt Devleti'ndeki bir dizi hayati tesise yönelik gerçekleştirilen alçakça saldırıları en sert şekilde kınadı ve lanetledi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Kuveyt Devleti'nin egemenliğini hedef alan ve uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı açıkça ihlal eden bu saldırıları Krallığın kesin bir dille reddettiğini vurgulayarak, bu ihlallerin bölgede güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanmasına yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti.

Suudi Arabistan, İran ve vekillerinin Arap ve İslam ülkelerine karşı bütün düşmanca eylemlerine son vermesi ve Güvenlik Konseyi'nin 2026 tarihli 2817 sayılı kararını uygulaması gerektiğinin altını çizdi. Kuveyt hükümeti ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu ifade eden Suudi Arabistan, Kuveyt'in egemenliğini, güvenliğini, istikrarını ve halkını korumak için aldığı bütün önlemlere tam desteğini yineledi.


Suudi Arabistan ve Fransa, denizcilik tehditlerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisini görüştü.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan ve Fransa, denizcilik tehditlerinin küresel ekonomi üzerindeki etkisini görüştü.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ABD ve İran arasında ilan edilen ateşkesin ardından dün Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bölgedeki son gelişmeleri görüştü.

İki lider, telefon görüşmesinde bölgedeki denizcilik tehditlerinin etkisini ve küresel ekonomiye yansımalarını ele aldı. Ayrıca karşılıklı ilgi alanlarına giren bir dizi konuda görüş alışverişinde bulundular.

Macron, X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ortadoğu'daki durumu görüştüm. Ateşkesin tam olarak saygı görmesi ve gecikmeden Lübnan'ı da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğine olan desteğimi yineledim" ifadelerini kullandı. Ayrıca, "Hürmüz Boğazı'nda tam ve güvenli seyrüsefer özgürlüğünün en kısa sürede yeniden sağlanması ihtiyacını görüştük" diye belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü: "İslamabad'da görüşmeler henüz yeni başladığı için gerginliğin azaltılmasına, denizcilik özgürlüğüne ve bölgede kalıcı barış ve güvenliği garanti altına alacak bir anlaşmaya varılmasına katkıda bulunmak amacıyla yakın temas halinde kalma konusunda mutabık kaldık."