AB, İngiltere ve Fransa, Husilere "BAE'ye ait gemiyi serbest bırakması" çağrısı yaptı

Arşiv_AA
Arşiv_AA
TT

AB, İngiltere ve Fransa, Husilere "BAE'ye ait gemiyi serbest bırakması" çağrısı yaptı

Arşiv_AA
Arşiv_AA

Avrupa Birliği (AB), İngiltere ve Fransa, Yemen'de İran destekli Husilere, ele geçirdikleri Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bandıralı kargo gemisini serbest bırakması çağrısında bulundu.
Husilerin, BAE bandıralı gemiyi Hudeyde açıklarında ele geçirmesinden sonra Yemen'deki Avrupa Birliği (AB) Misyonu ile İngiltere ve Fransa büyükelçilikleri tarafından ayrı ayrı yazılı açıklamalar yapıldı.
AB Yemen Misyonu'ndan yapılan açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ait Ravabi adlı geminin Hudeyde açıklarında Husiler tarafından alıkonulmasının ciddi bir endişe konusu olduğu belirtildi.
Bu adımın gerginliği tırmandırma riskini arttırdığı, çatışmayı sona erdirmek ve krize siyasi bir çözüm bulmak için devam eden çabaları baltaladığı aktarılan açıklamada, daha fazla gerginlik yaşanmaması için gemi ve mürettebatının derhal serbest bırakılması ve itidal çağrısında bulunuldu.
İngiltere'nin Yemen Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada ise, "Yemen kıyılarında gemiye el konulması, Yemenlilerin barışa giden adımlara ihtiyaç duyduğu bir zamanda endişe verici bir gerginliktir" ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, tüm taraflara soruna çözüm bulma, denizdeki geçiş haklarına ve seyrüsefer özgürlüğüne saygı duyma çağrısı yapıldı.
Fransa'nın Yemen Büyükelçiliği ise, Husilerin BAE gemisine el koymasını "gerilimi tırmandıran endişe verici bir gelişme" olarak nitelendirerek, taraflara gemiyi ve mürettebatı serbest bırakacak bir çözüm bulma çağrısı yaptı.

Ne olmuştu?
Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, daha önce Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Yemen sularına izinsiz giren ve askeri teçhizat taşıyan, Arap koalisyonuna bağlı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) askeri kargo gemisine el konuldu" demişti.
Yemen'de hükümet güçlerine destek veren Arap koalisyonu da İran destekli Husi milislerini, Yemen'in batısındaki Hudeyde Limanı açıklarında sağlık ve tıbbi malzeme taşıyan bir yük gemisine el koymakla suçlamıştı.
Arap koalisyonundan yapılan açıklamada, "Husi milisler, Hudeyde açıklarında (BAE bandıralı) Ravabi adlı kargo gemisine silahlı saldırı gerçekleştirdi" ifadelerine yer verilerek, Husilere söz konusu gemiyi derhal serbest bırakmaları çağrısında bulunulmuştu.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.