Sudan’da BM girişimi bireysel istişarelerle başladı

BMGK, koşulları görüşmek üzere yarın özel bir oturum düzenleyecek

BM Sudan Temsilcisi, 10 Ocak’ta Hartum’da basın toplantısı düzenledi (AFP)
BM Sudan Temsilcisi, 10 Ocak’ta Hartum’da basın toplantısı düzenledi (AFP)
TT

Sudan’da BM girişimi bireysel istişarelerle başladı

BM Sudan Temsilcisi, 10 Ocak’ta Hartum’da basın toplantısı düzenledi (AFP)
BM Sudan Temsilcisi, 10 Ocak’ta Hartum’da basın toplantısı düzenledi (AFP)

Birleşmiş Milletler’in (BM) Sudan’daki Entegre Geçiş Yardım Misyonu (UNITAMS) Başkanı ve BM Sudan Temsilcisi Volker Peretz, UNITAMS’ın Sudan’daki krizi çözmek için önceden herhangi bir proje veya taslak ortaya koymadığını açıkladı. Peretz, bu ilk aşamada doğrudan diyalog başlatmak için müzakere masasına oturmadan önce, gündem ve sorunları belirlemek amacıyla tüm Sudanlı taraflarla istişareler yapılacağını söylerken, ordu ve güvenlik teşkilatının da bu girişime herhangi bir itirazı olmadığını vurguladı.
10 Ocak’ta Hartum’daki UNITAMS binasında düzenlediği basın toplantısında, istişarelerin her iki tarafın geçiş aşamasına dair vizyonunu öğrenmek için dolaylı olacağını da belirten Volker Peretz, “Hiçbir tarafı müzakere masasına oturmaya zorlamayacağız. İşler yolunda giderse, (istifa eden Başbakan Abdullah Hamduk’un önermiş olduğu) yuvarlak masa aşamasına geçmek için fikir birliğine ve ortak noktalarına ulaşabiliriz” dedi.
Peretz, UNITAMS’ın siyasi partileri, silahlı hareketleri, sivil toplumu, direniş komitelerini ve kadın gruplarını ilk istişarelere katılmaya davet ettiğini belirtti. Yetkili, aynı zamanda barışçıl göstericilere karşı aşırı güç kullanımının derhal durdurulması ve şiddete neden olanlar hakkında sıkı bir soruşturma yapılması gerektiğini vurguladı. Volker Peretz, sözlerinin devamında ise şöyle konuştu;
“Bu istişarelerin, güven inşa edeceğini ve en azından ordunun uyguladığı şiddeti durdurmaya yardımcı olacağını umuyorum. Bu yolla insanların öldürülmesine son verileceğine söz veremem. Bir an önce istişarelere başlamamız iyi olur. Şiddet, yalnızca istişarelere girersek durabilir.”
“Uzlaşıya dayalı çözümler, kriz halinin tedavisi ve demokratik yola dönüş yoluyla mevcut krizden çıkmaya yönelik hiçbir girişim, ne yazık ki boşlukları kapatmayı başaramadı” diyen Peretz, 25 Ekim’deki askeri darbenin ‘en büyük başarısızlık olduğu, güvensizliğe yol açtığı, siyasi çıkmazı uzattığı ve Sudanlıların hayatlarını, kalkınmayı ve ekonomiyi büyük ölçüde etkilediği’ konusunda tüm Sudanlıların hemfikir olduğuna dikkat çekti. Volker Peretz ayrıca, “Şiddeti sona erdirmenin ve krizi çözmek için geniş bir istişare sürecine girmenin zamanı geldi” dedi.
Peretz, UNITAMS’ın yakın gelecekte bir masaya oturmadan önce ilk aşamada öncelikleri belirlemek üzere tüm Sudanlı aktörlerle bireysel olarak istişare edeceğini belirtti. BM Sudan Temsilcisi ayrıca, Halk Direniş Komiteleri’nin sokaktaki kitlesel harekete önderlik ettiğini söylerken, komitelerin orduyla oturmayı reddettiğini vurguladı. Volker Peretz, komitelerin BM misyonuyla istişarelerde hiçbir sorunları olmadığını dile getirdi.
BM Temsilcisi, Sudanlı taraflarla doğrudan ve dolaylı istişarelerin, herkesin uzlaşı sağladığı konuları müzakere aşamasına götüren ilk aşama olduğunu belirtirken, “Özellikle belgenin bittiğine inananlar olduğu için, anayasal belgenin geçiş döneminin geri kalanını tamamlama olasılığına da göz önünde bulundurarak tüm tarafları dinliyor ve istişare ediyoruz. Bunu, gelecekteki herhangi bir aşamanın temeli olarak gören başkaları da var” dedi.
Komünist Parti ve (dağılmış) Ulusal Kongre’nin ülkedeki krizi çözmek için BM girişimine katılmayı reddettiğini açıklayan Peretz, 2019 anayasal belgenin o dönemin en büyük başarılarından biri olduğunu vurguladı. Volker Peretz, bu girişim çerçevesinde istifa eden Başbakan Abdullah'a Hamduk’a danışacağını da söyledi. Ayrıca “Yuvarlak masaya katılmak isteyen bir isme danışmamak için hiçbir neden göremiyorum” diyen Peretz, “Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) Sudan’daki gelişmeler hakkında bilgi vereceğim. Gelecek hafta Sudan dostları ve bağışçılar, Sudanlı taraflar arasındaki istişarelere siyasi desteği görüşmek üzere bir toplantı yapacak” şeklinde konuştu. Sudan’daki BM misyonu başkanı, 10 Ocak’ta düzenlenen basın toplantısında BM’nin halkın Sudan’da demokratik sivil yönetim özlemlerini destekleme konusundaki açık kararlılığını dile getirdi.
BMGK, Sudan’daki duruma ilişkin son gelişmeleri görüşmek üzere yarın (12 Ocak Çarşamba) özel bir kapalı ve resmi olmayan toplantı yapacak. Diplomatik kaynaklar, konseye üye 15 ülkeden 6’sının bu toplantının yapılmasını talep ettiğini duyurdu. UNITAMS’ın Sudan’daki çabaları, geniş bir bölgesel ve uluslararası memnuniyetle karşılandı. Söz konusu çabalar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır, ABD, İngiltere, Avrupa Birliği (AB), Arap Birliği ve Afrika Birliği (AfB) tarafından da desteklendi. Bu çerçevede bilgi sahibi bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) ittifakı Merkezi Konseyi’nin, durumu değerlendirmek üzere Yürütme Ofisi tarafından kararlaştırılması beklenen istişarelere katılmak için BM’den bir davet aldığını söyledi. BM ise geçen pazartesi günü ülkedeki demokratik geçiş sürecinin geri dönüşüne katkı sağlayacak bir anlaşma yoluyla mevcut siyasi krizden kurtulmak için tüm Sudanlı taraflar arasında resmi bir girişim başlattığını duyurdu.
Sudan Başbakanı Abdullah Hamduk, Ordu Komutanı Korgeneral Abdulfettah el-Burhan ile siyasi bir anlaşma imzaladıktan yaklaşık 1 ay sonra, sokakların ve siyasi güçlerin anlaşmayı geniş şekilde reddetmesi nedeniyle görevinden istifa etti. 
25 Ekim darbesinden bu yana Sudan’da 2019’da askeri ve sivil güçler arasında kararlaştırılan geçiş dönemi sekteye uğradı. 2019 yılında Devlet Başkanı Ömer el-Beşir, 4 ayrdır süren halk protestoları sonrasında devrilmişti. 25 Ekim darbesinden bu yana on binlerce Sudanlı, ordunun iktidardan uzaklaştırılmasını ve tamamen sivil yönetimi talep ederek defalarca sokaklara döküldü. Bağımsız bir sendika kuruluşu olan Merkezi Doktorlar Komitesi tarafından açıklanan yeni istatistiklere göre güvenlik güçlerinin protesto gösterilerini bastırması sonucu çoğu gerçek mermiyle 63 kişi öldü ve yüzlerce kişi yaralandı. Aynı şekilde bazı eylemciler de göz yaşartıcı gaz bombalarının havaya değil doğrudan vücutlarına ateşlenmesiyle hayatlarını kaybetti.



Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.