Irak cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda Kürtler arasındaki uzlaşı çöktü

Berhem Salih, adaylık belgelerini adaylık saatinin son çeyreğinde teslim etti

Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih (Arşiv)
Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih (Arşiv)
TT

Irak cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda Kürtler arasındaki uzlaşı çöktü

Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih (Arşiv)
Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih (Arşiv)

Irak’ta Cumhurbaşkanlığına aday olmak için son günün son 15 dakikasında mevcut Cumhurbaşkanı Berhem Salih, parlamento başkanlığına adaylık belgelerini sundu. Diğer yandan parlamento başkanının ve iki yardımcısının seçilmesine ilişkin prosedürlerin durdurulması yönünde talimat verildi. Şarku’l Avsat’ın cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklardan edindiği bilgilere göre Salih’in adaylık belgelerini teslim etmek için son anlara kadar bekleme kararı, Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) siyasi dairesinin iradesine saygıdan kaynaklandı. KYB’nin, adaylık kapısı kapanmadan dakikalar önce Salih’e yeşil ışık yaktığı belirtildi.
Salih’in ikinci dönem adaylığının açıklanmasından birkaç saat önce ise Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) önde gelen lideri eski Dışişleri ve Maliye Bakanı Hoşyar Zebari’nin, Mesud Barzani liderliğindeki KDP’yi temsilen cumhurbaşkanlığına aday olduğu ilan edilmişti. Cumhurbaşkanlığına yakın bir kaynağa göre KDP, Zebari’nin adaylığını geri çekmek üzere ‘Salih’e alternatif bir başka aday önermesi’ için KYB liderliğine baskı yapıyordu. KYB ise adaylık vaktinin sonlanacağı saatin son çeyreğinde Salih’i aday göstermekte ısrar ederken, alternatif bir isim sunma konusundaki tüm olasılıklara da kapıları kapattı. Kaynak, “KDP’nin KYB üzerinde uyguladığı baskı onu, adayı Cumhurbaşkanı Berhem Salih’i değiştirmekten vazgeçiremedi” dedi. Hem Zebari hem de Salih, adaylık başvurusunda bulunarak, yaklaşık 26 cumhurbaşkanlığı adayına dahil oldu. Bu çerçevede Kürtler, iki partinin KYB adayı Berhem Salih ve KDP adayı Fuad Hüseyin arasında cumhurbaşkanlığı savaşı verdiği 2014 senaryosuna gitmeye karar verdi.
O zamanki göstergeler, Fuad Hüseyin’in kazandığını gösterirken seçimler, birinci turdaki adaylardan hiçbirinin anayasaya uygun olarak cumhurbaşkanını seçmek için gereken üçte iki çoğunluğu elde edememesi nedeniyle yarışın ikinci turunda Salih’in zaferiyle sonuçlandı. Hüseyin, Şii liderlerin o dönemde Bölgesel Yönetim Başkanı Mesud Barzani’ye verdiği sözler nedeniyle Kürdistan Bölgesel Yönetimi cumhurbaşkanlığı ofisinin başkanı olarak faaliyet gösteriyordu.
Salih’in bir süre resmi olarak görevde kalmasının ve Erbil’e yaptığı resmi ziyaretin ardından Berhem Salih ve Kürt lider Mesud Barzani arasında uzlaşı yaşanmıştı. Ama buna rağmen KYB, ikinci dönem için cumhurbaşkanlığı adayının Berhem Salih olduğunu açıkladıktan sonra bile duruma ilişkin tavır değişmeyecek. İki ana Kürt partisi arasında, aralarındaki pozisyon paylaşımına ilişkin ayrıntılı tartışmalar yaşanırken KDP, Zebari de dahil birçok önde gelen lideri aracılığıyla, iki Kürt Parti’nin Bağdat’ta birleşik bir heyet oluşturacaklarını ve Kürtlerin tek bir heyet olarak hakları konusunda anlaşmaya varacaklarını açıkladı.
KDP, cumhurbaşkanlığı ile ilgili olarak, iki parti liderliğinin bu pozisyon için bir aday üzerinde anlaşmaya ve 2018 senaryosunu tekrar etmemeye karar verdiğini yineledi. KDP müzakere heyeti başkanı Zebari ve KDP sekreteri Fadel Mirani’nin ‘KYB tarafından bir başka ismin aday olarak sunulması şartıyla, KDP’nin KYB lehine cumhurbaşkanlığından vazgeçtiğini’ açıklamıştı. Ancak KDP sözcüsü, daha sonra partinin cumhurbaşkanlığı hakkından vazgeçmediğini vurguladı. KYB, çeşitli çevrelerde Bağdat’ta elinde tuttuğu ağırlık üzerine bahse girerken, KDP ise Sadr bloğu ve Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi liderliğindeki Tekaddum (İlerleyiş) Partisi ile yeni bir ittifak için bahis oynuyor.



"Devlet terörizmi"... Cezayir ile gerilimin azaltılması yolunu raydan çıkarmakla tehdit eden bir Fransız hukuk emsali

Cezayir Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki ilişkiler gerginleşmeden önce Fransız mevkidaşını kabul etti (AFP)
Cezayir Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki ilişkiler gerginleşmeden önce Fransız mevkidaşını kabul etti (AFP)
TT

"Devlet terörizmi"... Cezayir ile gerilimin azaltılması yolunu raydan çıkarmakla tehdit eden bir Fransız hukuk emsali

Cezayir Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki ilişkiler gerginleşmeden önce Fransız mevkidaşını kabul etti (AFP)
Cezayir Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki ilişkiler gerginleşmeden önce Fransız mevkidaşını kabul etti (AFP)

Cezayir-Fransa ilişkileri, dün Fransa'daki Ulusal Terörle Mücadele Birimi Başsavcı Yardımcısı Olivier Christen'in kışkırtıcı bir basın açıklaması yapmasıyla, zaten gergin olan bir kriz ve gerilim dönemine girdi. Bu açıklama, Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez'in, iki ülke arasında, haklarında idari sınır dışı kararı çıkarılmış düzensiz Cezayirli göçmenlerin kabulü konusunda güvenlik iş birliği ve koordinasyonunun yeniden başlatıldığını duyurmasıyla eş zamanlı olarak geldi.

 Fransa'da terörizmle mücadele konusunda uzmanlaşmış adli birimin başkanı (Fransız medyası)Fransa'da terörizmle mücadele konusunda uzmanlaşmış adli birimin başkanı (Fransız medyası)

France Info radyosuna verdiği röportajda Olivier Christen, "devlet terörizmi" olarak nitelendirdiği konularla ilgili devam eden soruşturmalara değinerek özellikle Cezayir, Rusya ve İran'ı örnek gösterdi. Ulusal Terörle Mücadele Savcılığı'nda şu anda bu üç ülkeyi hedef alan sekiz açık "devlet terörizmi" davası bulunduğunu belirtti.

Fransız yargı yetkilisi, Fransa'da yoğun bir şekilde gündeme gelen konulara yanıt verirken, savcılık Bank of America'nın Paris'teki genel merkezine yönelik saldırı planına karışmakla suçlanan dört kişiye dava açtı.

Kristen, “İran devlet terörizmiyle ilgili olarak, şu anda soruşturma altında olan üç vakamız var” dedi ve “başta Rusya ve Cezayir olmak üzere beş vaka daha var” diye ekledi. Devam eden soruşturmaların “aynı mantık çerçevesinde” olduğunu belirten Kristen, “bu yabancı devletler Fransız nüfusuna karşı doğrudan operasyonlar yürütmek yerine, Fransız topraklarında yaşayan muhaliflerini hedef alıyorlar. Fransız nüfusunun açıkça hedef alındığı tek durum İran'dır; İran, özellikle Yahudi topluluğu olmak üzere, düşman olarak gördüğü Fransız toplumunun bir kesimini hedef alıyor” şeklinde açıklama yaptı.

 Fransa İçişleri Bakanı, geçen şubat ayında Cezayir'e yaptığı ziyaret sırasında Cezayirli mevkidaşı ile (Cezayir İçişleri Bakanlığı)Fransa İçişleri Bakanı, geçen şubat ayında Cezayir'e yaptığı ziyaret sırasında Cezayirli mevkidaşı ile (Cezayir İçişleri Bakanlığı)

Şarku’l Avsat’ın Cezayirli gözlemcilerden aktardığına göre Cezayir'e yöneltilen suçlamalar ciddi ve gerilimi azaltma çabalarını baltalayarak, tarihi ve siyasi anlaşmazlıkların ateşine benzin dökebilir. Cezayirli gözlemciler, Cezayir'e atıfta bulunarak "devlet terörizmi" teriminin kullanılmasının, ilişkileri geri dönüşü olmayan bir noktaya itebilecek yasal ve medya açısından bir emsal oluşturduğuna inanıyorlar.

Geri dönüşü olmayan bir noktaya

Fransa terörle mücadele savcısı, Fransa'da bulunan ve ülke yetkilileri tarafından hedef alındığı iddia edilen Cezayirli "muhaliflerin" isimlerini açıklamadı; ancak bir yıldır süregelen tartışmaya bakılırsa, bunun Fransız-Cezayir ilişkilerinde "kriz içinde kriz" oluşturan muhalif YouTuber Amir Boukhors ile ilgili olması muhtemel.     

Muhalif YouTuber Amir Boukhers (kişisel sosyal medya hesabı)Muhalif YouTuber Amir Boukhers (kişisel sosyal medya hesabı)

Nisan 2025'te Fransız savcılar, Paris'te görevli bir Cezayir konsolosluk çalışanını, Nisan 2024'te "Amir DZ" olarak bilinen Boukhors'un kaçırılması ve alıkonulmasıyla bağlantılı olarak "terörizm"le suçladı. Soruşturma süresince gözaltında tutulmasına karar verildi. Geçen hafta, Paris'teki bir soruşturma hakimi, gözaltı süresini bir yıl daha uzattı; bu durum Cezayir'i öfkelendirdi ve iki ülke arasındaki son yakınlaşmayı, özellikle Sahel'deki terörizmle ilgili güvenlik iş birliğine getirilen yasağın kaldırılması konusunda, resmen baltalamakla tehdit etti. Cezayir ayrıca, Fransa'dan sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan vatandaşlarının ülkeye girişini reddetme kararını geri almakla da tehdit etti.

Fransa'nın bu yeni gerilime karşılık olarak, Fransa'daki terörle mücadeleden sorumlu adli makamların başkanının açıklamalarından 24 saat sonra Cezayir tarafından tam bir resmi sessizlik olması dikkat çekicidir.

Herhangi bir acil tepkinin olmaması göz önüne alındığında, gözlemciler Cezayir makamlarının sessizliğinin, özellikle çözülmemiş sorunların birikmesi ve ardı ardına gelen krizleri kontrol altına alma konusunda ortak arzuya dair gerçek bir işaretin olmaması nedeniyle, fırtına öncesi sessizlik olabileceğine inanmaktadır.

Paris ile eski sömürgesi Cezayir arasındaki gelişen anlaşmazlıkları yakından takip eden Cezayirli gazeteci Ali Boukhalef'e göre "Devlet terörizmiyle ilgili bu açıklamalar, özellikle ciddi sonuçları göz önüne alındığında, iki ülke arasındaki gerilimi daha da artıracaktır." Fransız Le Point dergisinin Cezayir muhabiri Adlane Meddi ise Fransız yetkililerin "Emir DZ'nin tarafını seçtiklerini ve şimdi kararlarının sonuçlarına katlanmak zorunda olduklarını" ifade etti.

Cezayir haber sitesi Interlignes ise şu ifadeleri kullandı: "Cezayir ve Paris arasındaki ilişkileri iyileştirme girişimlerinin her biri bir engelle karşılaşıyor. İlginçtir ki, bu engel her zaman aynı kaynaktan geliyor." Ayrıca, Olivier Christen'in devlet terörizmiyle ilgili soruşturmalar, özellikle de Cezayir'i ilgilendiren açıklamalar, "durumu sakinleştirmeye katkıda bulunmayacaktır."

Resmi gerilimi azaltma ile medyanın gerilimi tırmandırması arasındaki fark

Hükümet yanlısı haber sitesi "Algeria 54", Cezayir'in adının İsrail ve Amerikan müttefiki tarafından yürütülen bir savaşla işaretlenen jeopolitik bir bağlama sürüklenmesinin, "Fransız derin devletinin Cezayir'e karşı beslediği açık düşmanlığın bir parçası" olduğunu belirtti. Bu yeni hedef alma olayı, bizi Fransız derin devleti ve sömürge dönemine duyulan nostaljinin kalıntıları tarafından Cezayir halkına ve kurumlarına karşı yürütülen Kara On Yıl'da tanık olunan düşmanlık kampanyalarına geri götürüyor."

Tutuklu Fransız gazeteci Christophe Gleize (Sınır Tanımayan Gazeteciler)Tutuklu Fransız gazeteci Christophe Gleize (Sınır Tanımayan Gazeteciler)

Aynı kaynak şöyle devam etti: “Olivier Christen’in bu bariz ihlali, Cezayir ve halkına yönelik neo-kolonyal modelinin kurbanı olan, ölmekte olan bir Fransız rejiminin gerçek yüzünü ortaya koymaktadır. Bu durum Belçika, İsviçre, Portekiz, İspanya ve İtalya gibi diğer Avrupa ülkelerinin, Ortadoğu'daki devam eden savaşın sonuçları bağlamında Cezayir gazına yönelik artan Avrupa talebine atıfta bulunarak, Cezayir ile ilişkilerini güçlendirme ve sağlamlaştırma çabalarını hızlandırdığı bir dönemde gerçekleşmektedir.”

İronik bir şekilde bu yeni gerilim dönemi, İçişleri Bakanı Laurent Nunez'in geçen şubat ayındaki Cezayir ziyaretinin olumlu sonuçlar vermeye başladığını teyit ettiği gün yaşandı. Nunez, Fransız BFM TV kanalına verdiği röportajda, Elysee Sarayı'nın Fas'ın Sahra üzerindeki egemenliğini tanımasının ardından patlak veren ve 18 aydan fazla süren ciddi diplomatik krizin ardından Cezayir ile ilişkilerin "kademeli olarak yeniden başlama aşamasına girdiğini" belirtti.

Fransız yetkili, ikili iş birliğinin omurgasını oluşturan üç stratejik eksen olan güvenlik, adalet ve düzensiz göçle mücadele alanlarında etkin koordinasyonun yeniden başlatılmasını ele aldı. Bu yönde bir açıklama yapan Nunez, "Polis ve adli iş birliğiyle Cezayir ile göç konusunda koordinasyon yeniden ilerlemeye başlıyor" dedi.

Cezayir Cumhurbaşkanı, 18 Şubat'ta Fransa İçişleri Bakanı ile yaptığı görüşme sırasında (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)Cezayir Cumhurbaşkanı, 18 Şubat'ta Fransa İçişleri Bakanı ile yaptığı görüşme sırasında (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)

Bu açıklığın aksine, Nunez, Cezayir'de "terörizmi yüceltmek" suçlamasıyla hapsedilen Fransız gazeteci Christophe Gleize'nin davası gibi son derece hassas siyasi dosyaların ayrıntılarına girmekten kaçındı ve bunları "Dışişleri Bakanlığı'nın münhasır yetki alanına giren egemen dosyalar" olarak değerlendirdi.


Suriye Dışişleri Bakanlığı, diplomatik misyonlara yönelik her türlü saldırıyı reddettiğini teyit etti

Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP- Arşiv)
Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP- Arşiv)
TT

Suriye Dışişleri Bakanlığı, diplomatik misyonlara yönelik her türlü saldırıyı reddettiğini teyit etti

Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP- Arşiv)
Suriye güvenlik güçleri mensupları (AFP- Arşiv)

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, "Suriye'de akredite edilmiş büyükelçiliklere ve diplomatik misyonlara yönelik her türlü saldırıyı veya yaklaşma girişimini kesin ve kararlı bir şekilde reddettiğini" teyit ederek, bu misyonların "uluslararası hukuk ve diplomatik anlaşmalar kapsamında korunduğunu ve devletler ile halklar arasındaki ilişkilerin sembolü olduğunu" vurguladı.

Suriye resmi haber ajansı SANA'ya göre bakanlık ayrıca "ülkelere hakaret eden veya sembollerini zedeleyen her türlü slogan veya eylemi kategorik olarak reddettiğini ve kınadığını" ifade ederek, bu davranışın karşılıklı saygı ve uluslararası iş birliği ilkelerine aykırı olduğunu vurguladı.

Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: “Vatandaşların görüşlerini ifade etme haklarına saygı çerçevesinde, Bakanlık, kamu güvenliğinin korunmasına tam bağlılıkla, yürürlükteki yasa ve yönetmelikler çerçevesinde bu hakkın kullanılmasının önemini teyit eder ve istikrarı bozabilecek veya elçilikleri ve akredite diplomatik merkezleri etkileyebilecek veya bunlara yaklaşabilecek her türlü uygulamadan uzak durulmasını şart koşar.”

Bu açıklama, İslamcı bir fraksiyonun destekçilerinin, eski rejime karşı ayaklanma sırasında silahlı bir gruba komuta eden Suriyeli bir liderin tutuklanmasını protesto etmek için Şam'daki BAE büyükelçiliği önünde gösteri düzenlemesinden bir gün sonra yapıldı. Protesto sırasında büyükelçilik binasına taş atıldı.


Irak, hava saldırılarında 1 kişinin ölmesi 5 kişinin yaralanmasının ardından İran ile olan Şelemçe sınır kapısını kapattı

Erbil'in banliyölerindeki bir motor yağı deposuna insansız hava aracıyla yapılan saldırının ardından duman yükseliyor (DPA)
Erbil'in banliyölerindeki bir motor yağı deposuna insansız hava aracıyla yapılan saldırının ardından duman yükseliyor (DPA)
TT

Irak, hava saldırılarında 1 kişinin ölmesi 5 kişinin yaralanmasının ardından İran ile olan Şelemçe sınır kapısını kapattı

Erbil'in banliyölerindeki bir motor yağı deposuna insansız hava aracıyla yapılan saldırının ardından duman yükseliyor (DPA)
Erbil'in banliyölerindeki bir motor yağı deposuna insansız hava aracıyla yapılan saldırının ardından duman yükseliyor (DPA)

Reuters'ın haberine göre, güvenlik kaynakları bugün, İran tarafında düzenlenen ve 1 Iraklı vatandaşın öldüğü, 5 vatandaşın da yaralandığı hava saldırılarının ardından Irak'ın güneydeki İran'la sınırında bulunan Şelemçe kapısını kapattığını bildirdi.