Avrupa’nın egemenliği ve stratejik pusulası

Ukrayna meselesi, AB ülkelerinin savunma ve dışişleri bakanlarının gündeminin üst sırasında yer almaya devam ediyor.

Fransa Dışişleri Bakanı Le Drian (solda) ve Fransa Savunma Bakanı Parly, 13 Ocak’ta Brest’te düzenlenen toplantıda AB’nin savunma ve dışişleri bakanlarını ağırladı.(Reuters)
Fransa Dışişleri Bakanı Le Drian (solda) ve Fransa Savunma Bakanı Parly, 13 Ocak’ta Brest’te düzenlenen toplantıda AB’nin savunma ve dışişleri bakanlarını ağırladı.(Reuters)
TT

Avrupa’nın egemenliği ve stratejik pusulası

Fransa Dışişleri Bakanı Le Drian (solda) ve Fransa Savunma Bakanı Parly, 13 Ocak’ta Brest’te düzenlenen toplantıda AB’nin savunma ve dışişleri bakanlarını ağırladı.(Reuters)
Fransa Dışişleri Bakanı Le Drian (solda) ve Fransa Savunma Bakanı Parly, 13 Ocak’ta Brest’te düzenlenen toplantıda AB’nin savunma ve dışişleri bakanlarını ağırladı.(Reuters)

Fransa’nın Atlantik Okyanusu kıyısındaki Brest kenti, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin savunma bakanlarının katılımıyla düzenlenen iki gün süren toplantılara ev sahipliği yaptı. Toplantıların başlıca gündem maddesi savunma oldu. Avrupa’nın dış politika ve savunma alanlarındaki yetkilisi Josep Borrell, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve Avrupa Komisyonu ve Afrika Birliği’nden (AfB) diğer yetkililerin de katıldığı ortak toplantılar düzenlendi. Paris, Avrupa egemenliği ve stratejik bağımsızlık kavramını ilerletmek için AB dönem başkanlığından yararlanmak isterken ortak mesele Borrell’in hazırladığı ‘stratejik pusula’ taslağını gözden geçirmek ve bu taslağın, gelecek mart ayında yapılacak zirvede Avrupa devlet ve hükümet başkanlarının onayına sunulmasıydı. Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, toplantının başlangıcında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Avrupa’nın sorumluluklarını üstlenmesinin zamanı geldi. Zira kendinden habersiz bir güç konumunda bulunuyor. Durum şu ki tek sesle konuşabilen, değerlerine arka çıkabilen, dünyanın her yerinde çıkarlarını ve vatandaşlarını savunabilen bir Avrupa istiyoruz.”
Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, ‘stratejik pusulayı’ 2030’a kadar Avrupa’nın savunma politikasının ana hatlarını çizen bir ‘beyaz kâğıt’ olarak nitelendirdi. Söz konusu altı eksen, ortak Avrupa savunmasının nasıl kuvvetlendirileceğini ve güçlü savunma sanayilerinin nasıl oluşturulacağını kapsıyor. Böylece her iki grup içerisinde ayrı ayrı ve iki bakanlık grubu tarafından birlikte ele alınan ana madde oluşuyor. Parly’e göre altı eksen, söz konusu pusulanın yanı sıra ortak savunma operasyonları yürütmeye çalışmak, NATO ile ortaklığı güçlendirmek, saha üstünlüğünün anahtarı olan teknolojik gelişmeyi zorlamak ve stratejik hava taşımacılığı gibi ortak savunma yetenekleri sağlamak ile ilgili.
Diğer yandan Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, ülkesinin AB başkanlığından sonraki siyasi önceliğinin, ‘Avrupa’nın özgürce karar vermesi ve ciddi tehditleri bilinen bir dünyada egemenliğini güçlendirmesi için gerekli yetenekleri ve araçları sağlama zorluğunun üstesinden gelinmesi’ olduğunu belirtti.
Dışişleri Bakanları başta ‘AB’nin Rusya, Ukrayna ve Belarus’u kapsayan Doğu Avrupa’ya yönelik politikası, AfB ile ortaklığı güçlendirme ve Çin’e karşı dengeli bir politika çizmeye çalışma’ konuları olmak üzere birçok bağlantılı meseleyi ele alacak. Ayrıca İran nükleer programı, terörizm, Libya, Sudan ve Mali gibi uluslararası diplomasiye kendini empoze eden konular da masaya yatırılacak.
Fransa Savunma Bakanı ve Avrupalı ​​yetkilinin düzenlediği ortak basın toplantısının başlıca gündem maddesi Ukrayna meselesiydi. Öyle ki Brest görüşmeleri, geçen çarşamba günü Brüksel’de yapılan NATO- Rusya toplantısının hemen ardından ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı çerçevesinde 13 Ocak’ta Viyana’da gerçekleştirilen toplantıyla bağlantılı olarak gerçekleştirildi.
Parly ve Borrell’in Ukrayna meselesi ve Rusya’nın NATO’dan talepleri çerçevesinde vurgulamak istedikleri noktanın iki ana ekseni bulunuyor. İlk olarak, Rusya’nın mutlak reddi olarak adlandırılan önerilerinde Avrupa-Atlantik pozisyonunun birliğini vurgulamak, ikinci olarak da Moskova ile nasıl başa çıkılacağı konusunda Avrupalılar arasındaki uyumu ortaya çıkarmak. Borrell, birinci noktayla ilgili olarak Avrupa’nın Cenevre’de gerçekleştirilen ve eski Kıta’nın güvenliğini ele alan ABD- Rusya görüşmelerindeki ‘yokluğuna’ ilişkin bazı başkentlerin dile getirdiği endişelerin arka planında ABD ve AB arasındaki herhangi bir yanlış anlaşılmayı kategorik olarak ortadan kaldırdı. Borrell, ABD’nin tavrı hakkında önceden bilgilendirildiğini ve Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile temas halinde olduğunu belirtti. Aynı şekilde ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı Wendy Sherman’ın da Avrupalılara Rus mevkidaşı ile yaptığı görüşmenin ayrıntıları hakkında doğrudan brifing vermek üzere Brüksel’e gittiğini kaydetti.
Borrell, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“ABD ile sürekli bir temas ve koordinasyon mevcut. Avrupalıların koordinasyonu ve aktif katılımı olmadan Avrupa güvenliği konusunda herhangi bir konu üzerinde anlaşmaya varılmayacağına dair bir görüş hakim.”
Borrell, Ukrayna meselesiyle ilgili olarak da geçen hafta Kiev’i ziyaret eden Avrupalıların, askeri tehdit ortasında Rus tarafıyla müzakere etmeyi kabul etmediğini söyledi. Söz konusu tehdit, on binlerce Rus askerinin ve teçhizatının Ukrayna sınırına yakın şekilde konuşlandırılmasıyla başladı. Rusya’nın ‘Ukrayna, Finlandiya, İsveç ve Gürcistan’ın NATO’ya katılmasını engelleme’ ve ‘NATO güçlerini Varşova Paktı’na bağlı ülkelerden geri çekme’ taleplerine dikkat çeken Josep Borrell sözlerini şöyle sürdürdü:
“Egemen bir ülkenin, ‘NATO’ya katılmak gibi’ bir karar almaya yetkin olmadığını söylemek istemiyorum. Bu tür talepleri, Avrupalılar olarak kabul edemeyiz.”
Paris ise “Rusya ile diyalog, gerginliği azaltmanın tek yoludur” açıklamasında bulundu. Rus yetkililer, iki taraf arasında Rusya’nın talepleri karşısında derin görüş ayrılıkları olduğu için Batılılarla yeni görüşmeler yapmanın bir anlamı olmadığı görüşünde. Avrupalıların, ABD ve NATO’nun tavırlarına uygun olarak ‘sert’ yaptırımlarla karşı karşıya kalacak olan Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik herhangi bir saldırganlığı konusunda uyarı yaptığını belirtmek gerekiyor. Tüm tarafların, Rusya’yı Ukrayna’da askeri bir maceraya girişmekten caydırmak için yaptırımlar üzerine bahis oynaması ise dikkat çekiç bir durum. Eğer askeri teçhizat ve eğitim sağlayarak Kiev’e yardım etmekten bahsediliyorsa o halde bu, ilk günden beri doğrudan askeri müdahale reddediliyor demektir. Diğer yandan Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Brest’te ‘Moskova ile nasıl başa çıkılacağına ilişkin önceki anlaşmazlıklarına rağmen’ Avrupalıların son haftalarda tavırlarını birleştirdiklerini ve aynı yönde ilerlediklerini vurguladı. Süresi dolan ancak henüz faaliyete geçmemiş olan ‘Nord Stream 2 (Kuzey Akım 2) projesini’ durdurması için AB içerisinden baskı altında bulunan Berlin, Moskova ile nasıl başa çıkılacağı konusunda zorluk yaşıyor.
Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik İşbirliği Örgütü (ECOWAS) tarafından onaylanan ve Malili yetkililere tam bir izolasyon uygulayan ek yaptırımlardan kaynaklı son gelişmelerin arka planında Mali meselesi de Avrupalıların tartışmalarında önemli bir gündem maddesiydi. Avrupa ve özellikle de Fransa’nın endişesinin kaynağının iki yönü var. Öyle ki Bamako, ‘genel seçimler yapma, yetkileri sivil bir hükümete devretme ve Avrupalıların Afrika’daki çıkarlarına tehdit olarak gördüğü Rusya’ya bağlı Wagner Grubu milislerine başvurma’ sözünü ihlal etti. Paris, Mali’nin başkentinin militanlar ve ayrılıkçılar tarafından ele geçirilmesini önlemek için 2013’te Mali’ye askeri müdahalede bulunduğu için kendini ‘utangaç’ hissediyor. Wagner milislerinin getirilmesi halinde kuvvetlerini tekrar geri çekmekle tehdit eden Paris son haftalarda ise tavrını değiştirdi.
Borrell, Avrupalıların ‘Mali’de kalmak istediklerini, ancak bunu ne pahasına olursa olsun yapmayacaklarını’ belirtti. Brüksel’in Bamako’ya sağladığı mali yardımı dondurduğunu söyleyen Borrell ancak Mali silahlı ve güvenlik güçlerine ‘eğitim ve rehberlik’ olarak askeri destek sağlamaya devam ettiğini kaydetti.
Avustralya’nın denizaltı anlaşmasından vazgeçip AUKUS (ABD, İngiltere ve Avustralya) ittifakını kurması ve ittifaktan AB’yi dışlanmasıyla Paris’in çıkarlarını vuran gerilemenin ardından Parly, Avrupa çıkarlarını savunma konusunda ‘Avrupa deniz güçleri arasında koordinasyon ihtiyacını’ vurguladı. Yetkili, bu yıldan başlayarak Hint Okyanusu’nun kuzeybatısında ortak bir Avrupa deniz varlığı çağrısında bulundu.

Kremlin: Putin’e yaptırım uygulamak sınırı aşmaktır
Kremlin, perşembe günü Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması halinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e ABD yaptırımlarının uygulanması meselesini ele aldı. Kremlin, ABD Senatosu’nun Demokrat üyelerinin konuyla ilgili bir yasa tasarısı sunmasının ertesi günü yasayı ‘sınırları aşmak’ olarak nitelendirdi. Rusya Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Dmitry Peskov, ‘bir devlet başkanına yaptırım uygulanmasının, iki ülke arasındaki bağları koparmakla eşdeğer, sınır ötesi bir eylem olacağını’ dile getirdi. Peskov, ABD Senatosu’ndaki Demokrat üyelerin sunduğu yasanın, Rusya ve Batılı güçler arasındaki müzakereler için ‘yapıcı bir atmosferin kurulmasını kolaylaştırmadığını’ vurguladı.



Trump'ın temsilcileri, Gazze Şeridi'nin geleceği ve Refah Sınır Kapısı’nın açılması konularını görüşmek üzere İsrail'de

Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular – 14 Ekim 2023 (DPA)
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular – 14 Ekim 2023 (DPA)
TT

Trump'ın temsilcileri, Gazze Şeridi'nin geleceği ve Refah Sınır Kapısı’nın açılması konularını görüşmek üzere İsrail'de

Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular – 14 Ekim 2023 (DPA)
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular – 14 Ekim 2023 (DPA)

ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner, ‘Yeni Gazze’ planlarını ilerletmek için İsrail’de çalışmalarını sürdürüyor. İkili, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Refah Sınır Kapısı’nın sorunsuz şekilde açılmasına dair anlaşma sağlamaya çalışıyor.

Witkoff ve Kushner, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını görüşmek üzere bugün toplanacak Güvenlik Kabinesi’nden bir gün önce (dün) İsrail’e ulaştı.

İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesi ve Reuters’a göre, İsrail’e gelen temsilciler Gazze Şeridi’nin geleceğine dair müzakerelerde bulunuyor.

Yedioth Ahronoth, görüşme gündeminde, Refah Sınır Kapısı’nın açılması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın vizyonuna uygun şekilde Gazze Şeridi’nin yeniden imar sürecinin başlatılmasının yer aldığını bildirdi.

cdfrgthy
ABD’li temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner, 22 Ocak 2026'da Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda (Reuters)

ABD, perşembe günü Gazze Şeridi’ni baştan inşa etmeyi öngören Yeni Gazze planlarını açıkladı. Planın, konutlar, veri merkezleri ve sahil şeridinde tatil tesislerini kapsadığı belirtildi. Bu girişimin, İsrail ile Hamas arasında, sık sık ihlallerle sekteye uğrayan ateşkes anlaşmasını ilerletme amacı taşıyan ABD Başkanı Donald Trump’ın çabaları kapsamında gündeme geldiği ifade edildi.

ABD tarafından desteklenen ve geçici olarak Gazze Şeridi’ni yönetmekle görevlendirilen Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, perşembe günü yaptığı açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın bu hafta açılacağını söyledi. Sınır kapısı, nüfusu iki milyonu aşan Gazze halkı için fiilen bölgeye giriş ve çıkışın tek yolu konumunda bulunuyor.

ABD, İsrail’den Refah Sınır Kapısı’nı, Ran Gvili’nin kemiklerinin geri getirilmesinden önce açmasını talep ediyor ve İsrail’e Gvili’yi bulmak için her türlü çabanın gösterileceğini garanti ediyor.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre, görüşmelerin gündeminde üçüncü bir konu daha bulunuyor: Gazze’deki Yürütme Kurulu’na Türkiye ve Katar’ın dahil edilmesi. İsrail bu duruma şiddetle karşı çıkıyor.

Bir İsrailli yetkili, söz konusu konseyin İsrail’in onayı olmadan kurulduğunu belirterek, bunun “Netanyahu’nun Ran Gvili bulunmadan Refah Sınır Kapısı’nı açmayı reddetmesine karşı Witkoff ve Kushner’ın bir misillemesi” niteliğinde olduğunu ifade etti.

csdvfgth
ABD Başkanı Donald Trump, perşembe günü Davos’ta Barış Konseyi’ni kuran belgeyi elinde tutuyor. (Reuters)

Refah Sınır Kapısı’nın, Trump’ın savaşın sona erdirilmesine yönelik planının ilk aşamasında, Ekim 2025’te İsrail ile Hamas arasında yapılan ateşkes anlaşması uyarınca açılması planlanmıştı. Ancak Netanyahu, kapının açılmasını engelleyerek, Gazze Şeridi’ndeki son cesedin teslim edilmesini şart koştu. Bunun üzerine ABD, perşembe günü Filistinli teknokratlar komitesinin başkanı Ali Şaas’ı görevlendirerek, Refah Kapısı’nın bu hafta açılacağını duyurmasını sağladı.

İsrail’de yaygın görüş, Netanyahu’nun kapıyı açmayı reddedeceği ve kapının işleyişine ilişkin şartlarında ısrar edeceği yönünde.

ABD’li bir yetkili ve Arap bir diplomat, Times of Israel’e yaptıkları açıklamada, Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının ‘İsrail’e dayatıldığını’ söyledi.

İsrail medyası, ülkenin uluslararası baskılar altında kapıyı açmaya hazırlanırken, aynı zamanda sıkı bir denetim uygulamayı planladığını aktardı. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN, sınır kapısında uzaktan izleme sistemi kurulacağını, gelen ve giden yolculara önceden onay verilmesinden İsrail’in sorumlu olacağını ve bilgisayar veya diğer elektronik cihazların denetleneceğini bildirdi.

Fiilen sınır kapısında İsrail askerleri bulunmayacak, ancak yakın bölgede silahlı güçler konuşlandırılacak ve buradaki özel bir kontrol noktasıyla silah kaçakçılığının önlenmesi hedeflenecek.

Kapı, Avrupa Birliği Sınır Yardım Misyonu’ndan (EUBAM) görevli subaylar ve Filistin Yönetimi Genel İstihbarat Teşkilatı’na bağlı sivil giyimli personel tarafından işletilecek. Bu çerçeve, Ocak 2025’te İsrail ile Hamas arasında uygulanan önceki ateşkes döneminde de kullanılmıştı. İsrail, yaklaşık iki ay sonra kapıyı yeniden kapatmış ve o tarihten bu yana kapı kapalı durumda kalmıştı.

sdfgt
Gazze Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas, 16 Ocak 2026'da Kahire'de düzenlenen ilk toplantı öncesinde (AFP)

Görünüşe göre İsrail’in sıkı denetim politikası, nihai olarak Filistinlileri Gazze Şeridi’nden çıkarmaya yönelik bir planı hayata geçirmek amacını taşıyor.

İsrail, geçen yılın sonlarında Refah Sınır Kapısı’nı yeniden açmayı teklif etmiş, ancak sadece Gazze sakinlerinin çıkışı için izin vermek istemişti. Mısır ise bu kısmi açılıma onay vermemiş ve kapı kapalı kalmaya devam etmişti.

Reuters’a konuşan üç kaynak, İsrail’in Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze Şeridi’ne dönebilecek Filistinli sayısını kısıtlamak istediğini, böylece bölgeden çıkanların sayısının geri dönenlerden fazla olmasını sağlamayı amaçladığını belirtti.

Konunun nihai kararı bugün yapılacak Güvenlik Kabinesi toplantısında verilecek. Bir İsrailli kaynak, kapının fiilen yeniden açılacağını açıkladı.

Geçtiğimiz hafta pazar günü Güvenlik Kabinesi, Türkiye ve Katar’dan üst düzey temsilcilerin, Trump’ın kurduğu Barış Konseyi çatısı altında Gazze’nin savaş sonrası yönetimini denetleyecek Yürütme Kurulu’na katılmasına öfke nedeniyle Refah Sınır Kapısı’nın açılmasını askıya almıştı. Ayrıca İsrail, kapının yeniden açılmasını, Ran Gvili’nin cesedinin teslim edilmesine ve Hamas’ın silahlarını teslim etmesine bağlamıştı; bu iki şart henüz yerine getirilmiş değil.

İsrail Kanal 12 televizyonu, geçen hafta sonu yaptığı haberde, ABD ve Gazze’deki başlıca arabulucuların, Hamas’ı kademeli olarak silahsızlandırmayı ve örgütün askeri altyapısını tasfiye etmeyi öngören gizli görüşmelere başladığını bildirdi.

sdfgt
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafı (Arşiv – Reuters)

Kanal 12’ye göre, ABD, Katar, Türkiye ve Mısır’ın dahil olduğu görüşmeler yaklaşık iki ila üç haftadır sürüyor. Hamas’a sunulan plan, ağır silahların, tünellerin, silah üretim tesislerinin ve askerî altyapının derhal imha edilmesini öngörürken, ardından Hamas mensupları ile diğer silahlı unsurların elindeki bireysel silahların toplanması ve tasfiyesine yönelik uzun soluklu ve aşamalı bir sürecin başlatılmasını içeriyor.

Öneriye göre, silahlarını teslim etmeyi kabul edenlere iki seçenek sunulacak: Gazze’den güvenli çıkış sağlanması ya da geçici olarak Gazze’yi yönetmekle görevli Filistinli teknokrat hükümetine bağlı güvenlik güçlerine entegre olmaları. Aynı zamanda ABD, bu hükümete bağlı ve güç kullanma yetkisini münhasıran elinde bulunduracak bir Filistin polis gücü kurulması için girişimde bulunacak.

Kanal 12, planın ayrıca İsrail ordusunun Gazze içindeki mevzilerinden kademeli olarak çekilmesini de içerdiğini bildirdi. Buna, Hamas kontrolündeki bölgeler ile İsrail arasındaki sınırı oluşturan ‘sarı hattan’ aşamalı geri çekilme de dahil olacak. Bu adımların, silahsızlanma sürecinde kaydedilecek ilerlemeye bağlı olacağı belirtildi. Şarku’l Avsat’ın Kanal 12’den aktardığı haberde, Kushner’ın Davos’ta daha önce açıkladığı üzere, yeniden imar çabalarının da silahların teslim edilmesine uyum şartına bağlanacağı ifade edildi.

dsf
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta iki İsrail askeri (Arşiv – Reuters)

Filistinli kaynaklar, konuyla ilgili görüşmelerin sürdüğünü ve Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasına yönelik temasların devam ettiğini doğruladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, özellikle İsrail’in dışarıdakilerin Gazze Şeridi’ne geri dönmesini engellemesine izin verilmemesi gerektiği üzerinde durulduğunu belirtti.

Kaynaklar, “Sağlık sorunu olanlar, öğrenciler ve diğerleri geri dönmek istiyor. Ayrıca savaşın başında kapının açılması sırasında cehennemden kaçan aileler, şimdi dışarıda kalmayı değil, geri dönmeyi tercih ediyor. Arabulucuların, İsrail’e bu Gazze sakinlerini geri dönmekten mahrum etme hakkı verilmeyeceğini açıkça dile getirmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.


Çin ordusundaki en büyük tasfiye

General Cang Youşia, Mart 2025'te Pekin'de düzenlenen bir toplantıda (AFP)
General Cang Youşia, Mart 2025'te Pekin'de düzenlenen bir toplantıda (AFP)
TT

Çin ordusundaki en büyük tasfiye

General Cang Youşia, Mart 2025'te Pekin'de düzenlenen bir toplantıda (AFP)
General Cang Youşia, Mart 2025'te Pekin'de düzenlenen bir toplantıda (AFP)

Çin Savunma Bakanlığı dün, üst düzey bir ordu generalinin disiplin ve hukuk kurallarını ciddi şekilde ihlal ettiği şüphesiyle soruşturma başlattığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre güçlü Merkezi Askeri Komisyon'un en uzun süre görev yapan iki başkan yardımcısından biri olan Zhang Youxia, (Cang Youşia)  uzun süredir devam eden askeri yetkililere yönelik tasfiye operasyonunun son kurbanı oldu.

Analistler, tasfiyelerin orduyu reforme etmeyi ve aynı zamanda komisyonun başında bulunan Çin lideri Şi Cinping'e bağlılığı sağlamayı amaçladığına inanıyor. Bu tasfiyeler, Şi'nin 2012 yılında iktidara gelmesinden bu yana 200 binden fazla yetkiliyi cezalandıran daha geniş bir yolsuzlukla mücadele kampanyasının bir parçasıdır.

Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, iktidardaki Komünist Parti'nin Askeri Komisyon Ortak Kurmay Başkanlığı Genelkurmay Başkanı Liu Cınli (Liu Zhenli) hakkında da soruşturma başlattığı belirtildi.


Venezuela Devlet Başkanı, halkın yararı için muhalefetle uzlaşma çağrısında bulundu

Venezuela başkan vekili Delcy Rodriguez (AFP)
Venezuela başkan vekili Delcy Rodriguez (AFP)
TT

Venezuela Devlet Başkanı, halkın yararı için muhalefetle uzlaşma çağrısında bulundu

Venezuela başkan vekili Delcy Rodriguez (AFP)
Venezuela başkan vekili Delcy Rodriguez (AFP)

Venezuela'da geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez, ABD'nin Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasına yol açan baskınından üç hafta sonra, dün devlet televizyonunda "muhalefetle uzlaşma" çağrısında bulundu.

Yeni seçimler yapılana kadar yaklaşık altı ay sürebilecek geçici başkanlığını yürüten Rodriguez şunları söyledi: "Farklılıklarımız göz önüne alındığında, bir araya gelmeli ve uzlaşmaya varmalıyız. Neden? Venezuela halkının iyiliği için."

Rodriguez açıklamasında, "Venezuela'da barış söz konusu olduğunda siyasi veya partizan farklılıklar olamaz" ifadelerini kullandı.