Çin: ABD'nin Orta Doğu'da bıraktığı 'güç boşluğunu' doldurmayacağız

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi (AA)
Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi (AA)
TT

Çin: ABD'nin Orta Doğu'da bıraktığı 'güç boşluğunu' doldurmayacağız

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi (AA)
Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi (AA)

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Pekin yönetiminin, Orta Doğu'da angajmanlarını azaltma arayışındaki ABD'nin geride bırakacağına inanılan "güç boşluğunu" doldurma niyeti taşımadığını belirtti.
Global Times'ın haberine göre Dışişleri Bakanı Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, geçen hafta ülkesinde konuk ettiği Körfez İşbirliği Teşkilatı (KİK) ile Türkiye ve İranlı mevkidaşlarıyla yaptığı görüşmelerinden ardından değerlendirmede bulundu.
ABD'nin son dönemde Orta Doğu'daki askeri varlığını, enerji alanında bölgeye bağımlılığını azaltma yoluna girmesiyle bölgede "güç boşluğu" doğduğu fikrine katılmadığının altını çizen Vang, "Biz Orta Doğu halklarının bölgenin efendisi olduğuna inanıyoruz. Burada bir güç boşluğu söz konusu değil, dışardan bir efendiye ihtiyaç yok" ifadesini kullandı.
Vang, Orta Doğu'nun eski bir tarihe, özgün kültürlere ve zengin yer altı kaynaklarına sahip olduğunu fakat aynı zamanda dış müdahaleler nedeniyle uzun yıllar süren kargaşa ve çatışmalardan mağdur edildiğini belirterek, "Çin Orta Doğu'nun istikrara kavuşması ve kalkınmasını hızlandırmasını daima desteklemektedir" ifadesini kullandı.
Uluslararası toplumun Orta Doğu'da istikrara katkı sağlaması gerektiğini ancak sorunlara yol açacak müdahalelerden kaçınmasının önemini vurgulayan Vang, "Orta Doğu'nun kalkınmaya ihtiyacı var. Bölge ülkeleri dış modellerden bir şeyler öğrenebilirler fakat onları aynen kopya etmemeleri gerek. Neoliberalizm her derde deva ilaç değildir" görüşünü paylaştı.
KİK üyesi Suudi Arabistan'ın Dışişleri Bakanı Faysal Bin Ferhan, Kuveyt'in Dışişleri Bakanı Şeyh Ahmed Nasır el-Muhammed es-Sabah, Bahreyn'in Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani ve Umman'ın Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi ile KİK Genel Sekreteri Nayif el-Hacraf, 5 günlük ziyaret için geçen hafta Çin'e gelmişti.
Dışişleri Bakanı Vang, Şanghay yakınındaki Vuşi kentinde konuk ettiği bakanlarla ve genel sekreterle ayrı ayrı ve heyetler düzeyinde görüşmeler yürütmüştü.
Vang, aynı hafta içinde 12 Ocak'ta Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve 14 Ocak'ta İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile aynı kentte yüze yüze görüşmüştü.
Bazı Çinli analistler ve yorumcular, yoğun diplomasi trafiğine ilişkin, ABD'nin son dönemde Orta Doğu'daki angajmanlarını azaltma yoluna girmesiyle doğan boşlukta Arap ülkelerinin Çin gibi tarafsız ve güçlü bir ortak arayışına girdiği görüşünü dile getirmişti.



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.