İsrail heyetinin Sudan ziyaretinin yansımaları

“Uluslararası arenada, askeri darbenin sonlandırılması ve askerlerin ve sivillerin ortak yönetiminde bir geçiş hükümeti kurulması için anlaşmaya varmaya çalışılıyor”

Sudan’da askeri yönetim karşıtı gösteriler sürüyor. (AFP)
Sudan’da askeri yönetim karşıtı gösteriler sürüyor. (AFP)
TT

İsrail heyetinin Sudan ziyaretinin yansımaları

Sudan’da askeri yönetim karşıtı gösteriler sürüyor. (AFP)
Sudan’da askeri yönetim karşıtı gösteriler sürüyor. (AFP)

İsmail Muhammed Ali
İsrail’den üst düzey bir heyet, Sudan ordusu ve güvenlik liderleriyle görüşmeler gerçekleştirmek üzere 19 Ocak’ta Sudan’ın başkenti Hartum’u ziyaret etti. Elde edilen bilgilere göre İsrailli heyet, Sudan Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan, yardımcısı Muhammed Hamdan ve İstihbarat Teşkilatı Başkanı Ahmed İbrahim ile bir araya gelerek ülkedeki son gelişmeleri ve güvenlik meselelerini görüştü.  
Ancak resmi makamlar ziyaretin amacı ve içeriğine dair herhangi bir açıklama yapmadı. Daha önce İsrail’den gerçekleştirilen ziyaretler ya da Sudanlı yetkililerin Tel Aviv ile temasları resmi olarak duyuruluyordu.
İsrail Yayın Kurumu 'Makan', üst düzey İsrail heyetini taşıyan uçağın, Mısır Şarm El-Şeyh aktarmasının ardından başkent Hartum’a iniş yaptığını duyurdu. Ziyaretin ABD Amerika Birleşik Devletleri heyetinin temasları ile eşzamanlı gerçekleşmesi ise dikkat çekti. ABD'nin Afrika İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Molly Phee ve ABD'nin Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi David Satterfield’ın da yer aldığı bir heyet Sudan’ı ziyaret ediyordu. ABD heyeti, ‘ordunun yönetimden ayrılmasını ve iktidarın sivillere devredilmesini’ talep eden göstericilerin güvenliğinin sağlanmasının öncelikleri arasında olduğunu bildirdi.   
ABD heyeti ziyarette resmi yetkililer, halk temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. Görüşmelerde mevcut siyasi krizin çözüm yolları, Sudan’daki sivil ve asker ‘geçiş ortakları’ arasındaki güvenin tesis edilmesi, askerlerin ve sivillerin etkin katılımının olduğu yeni bir siyasi sürecin başlatılması konuları müzakere edildi.  

Dayanak oluşturma  
Eski Sudan Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Muhammed Beşir Süleyman, heyetin ziyaretinin, İsrail’in ‘güvenlik kaygıları’ çerçevesinde gerçekleştiği yorumunda bulundu.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı haberde değerlendirmelerde bulunan Süleyman şu ifadeleri kullandı:
‘İsrail’in ulusal güvenliğine takıntı derecesinde önem verdiği bilinir. İsrail’in kurduğu dış ilişkilerde öncelikli meselesi güvenliğidir. İran’ın Kızıldeniz ile Yemen’deki faaliyetleri ve nükleer çalışmaları İsrail’i kaygılandırıyor. Bu bağlamda Sudan’ın jeopolitik konumu göz ardı edilemez. İsrail, Ömer el-Beşir rejiminin devrilmesinin ardından ‘geçiş sürecinde’, Sudan’daki askeri sivil bileşenlerle önemli ilişkiler geliştirebildi. Tel Aviv uzun zamandır bu fırsatı bekliyordu. Nihayetinde Sudan’daki yeni yönetimle yakın temas kurabildi. Ardından da askeri iş birliği ve güvenlik anlaşmalarını pekiştirmek için karşılıklı ziyaretler hız kazandı. Meselenin ekonomik boyutu da göz ardı edilemez. Kızıldeniz kıyıları, başta petrol olmak üzere uluslararası ticaretin yaklaşık yüzde ellisinin geçiş güzergahında bulunuyor.”   
İsrail ile Sudan arasında ikili güvenlik anlaşması imzalandığını hatırlatan Süleyman sözlerini şöylşe sürdürdü:
“İsrail bu güvenlik anlaşmasıyla İran silahlarının Hamas’a ulaştırılmasının önüne geçmeyi garanti altına aldı. Son ziyaretinin birkaç yönü ve amacı olmalı. Ülkede yönetimin sivillere devredilmesi için uzun süredir protesto gösterileri düzenleniyor, İsrail bahsi geçen anlaşmaları mevcut yönetimdeki askerlerle yaptı. Dolayısıyla bu kişilere, mevcut krizden çıkış yolu bulunabilmesi için  kendi deneyimlerini aktaracaktır. Hartum’la ilişkilerini sürdürmek isteyen İsrail, askerlerin yönetimden tamamen uzaklaştırılmadığı bir çözüm bulunması için çaba sarf ediyor olmalı.”  

Ortadoğu'da yeni proje 
İsrail, İbrahim Anlaşmaları olarak bilinen Ortadoğu’daki yeni projesi kapsamında Sudan’a özel bir ilgi duyuyor. Uluslararası ilişkiler alanında çalışmalar yürüten Profesör Reşid Muhammed İbrahim, Independent Arabia'ya şu değerlendirmelerde bulundu:
“İsrail ulusal güvenlik dairesini, kara, hava ve denizlerde mümkün olabildiğince genişletmek istiyor. Dolayısıyla bölgedeki tüm krizleri, siyasi gündeminin yararına kullanmak için hareket ediyor. Sudan’daki mevcut sahne, ikili ilişkilerin geliştirilmesi için olanaklar sağlıyor. İsrail, asker kökenliler, özellikle Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan aracılığı ile ilişkilerini pekiştirmek istiyor. Nitekim Burhan, 2020’de dönemin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşerek bu pozisyon için uygun olduğunu göstermişti. Sudan’da genel seçimlerin yapılması ya da demokratik geçiş sürecinin başarıya ulaşması İsrail’in öncelikleri arasında değil. Görünürde halkla ilişkiler çerçevesinde bu yönde söylemleri olsa da kendi ulusal ve ekonomik çıkarlarını öncelediklerini düşünüyorum.”  
Bunun İsrail heyetinin ilk ziyareti olmadığını hatırlatan İbrahim değerlendirmesine şöyle devam etti:
“Daha önce de İsrail askeri heyetleri birçok defa Sudan’ı ziyaret etti. Bu ziyaretlerin ana gündemi bölgesel güvenlikle ilgiliydi. Terörün bölgede yayılmasının ve Sudan üzerinden İsrail karşıtı örgütlere silah sağlanmasının önlenmesi başlıca konular arasındaydı. Bununla birlikte, Kızıldeniz’in güvenliği de ana gündem maddesiydi. İsrail’in her ne kadar Kızıldeniz’e doğrudan sınırı olmasa da kendisini kıyıdaş ülke olarak görüyor. Dolayısıyla, Kızıldeniz’e sınırı olan Mısır, Suudi Arabistan, Eritre, Ürdün ve Sudan tarafından gerçekleştirilecek herhangi bir askeri oluşumun parçası olmak istiyor. Özellikle de Washington ve Moskova, Kızıldeniz’de üs kurma yarışındayken meselenin dışında tutulmak istemiyor.”   
Profesör İnrahim açıklamalarında İsrail heyetinin ziyaretinin zamanlamasına dikkat çekti:
“Ülkenin birçok şehrinde, özellikle başkent Hartum'da protestolar artmışken İsrail heyetinin ‘askeri bileşenleri’ ziyaret etmesi, mevcut yönetime destek anlamına gelir. Askeri yönetim, anlaşmaya mesafeli yaklaşan sivillerin aksine İbrahim Anlaşması projesi içinde yer alıyor. İsrail, ikincil bir mesele olarak gördüğü yönetimin sivillere devredilmesini önemsemiyor. Bununla birlikte resmi olarak ABD’nin vizyonunu ve 18 Ocak Salı günü Riyad'da düzenlenen Sudan’ın Dostları Konferansı'nın sonuçlarını da destekliyor.”

Ziyaret talebi ABD’den geldi
Sudanlı yazar Cemil el-Fadıl, Washington ve Tel Aviv’in, Sudan'da çıkarlarını koruyabilecekleri bir çözüm yolu arayışında olduğunu belirttiği açıklamasında şunları söyledi:
“ABD yönetimi, Sudan’da istikrarı sarsan bireylere yaptırım uygulanması yönünde iç baskılara maruz kalıyor. Yönetim, Abdulfettah el-Burhan'ın 25 Ekim’de gerçekleştirdiği darbeden geri adım atmasını umarak, Kongre’deki soruşturma önerilerini erteliyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken daha önce İsrail'den güçlü ilişkileri olduğu askerleri darbeden vazgeçirerek Sudan krizinin çözümünde olumlu bir rol oynamasını talep etmişti. ABD'nin BM Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield de kasım ayında Tel Aviv’e yaptığı ziyarette İsrailli yetkililerden, Sudan’daki askeri yetkililerle ilişkilerini kullanarak krizin çözümüne katkı sunmalarını talep etmişti.” 
Fadıl açıklamasının devamında yürütülen çözüm çabalarına dikkat çekti:
“İsrail heyetinin Hartum'a yaptığı son ziyaretin ABD’nin özel isteğiyle gerçekleştiğini düşünüyorum. ABD'nin Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi David Satterfield’ın ‘çözüm’ misyonunun başarılı olması isteniyor. Halefi olan Jeffrey Feltman'ın başarısızlığının tekrarından endişe ediliyor. Heyeti taşıyan uçağın önce Şarm el-Şeyh’e gitmesi, meselenin Mısır’la koordine dahilinde ele alındığını gösteriyor. Sudan’ın Dostları Konferansı da ziyaretle ilişkili gibi görünüyor. Anladığım kadarıyla uluslararası taraflar, askeri darbenin sonlandırılması, asker ve sivillerin ortak yönetiminde bir geçiş hükümeti kurulması için anlaşmaya varmaya ve sorunu çözmeye çalışıyor. Böylelikle askerlerle iyi ilişkileri olan Mısır da dahil tüm tarafların çıkarları korunmuş olacaktır. Ancak cevap bekleyen soru şudur: Askerlerin yönetimden tamamen ayrılmasını talep eden Sudan halkı razı edilebilecek mi? ” 

Olağanüstü hal  
İsrail ile Sudan geçen yıl ‘ilişkilerin normalleştirilmesi’ anlaşması imzalamıştı. İsrailli yetkililer Hartum’u en son Kasım 2021’de ziyaret etmişti.  
Askeri Geçiş Konseyi (AGK) ile sivil muhalif koalisyon Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) tarafından 2019’da imzalanan Anayasal Bildiri’nin askıya alınması ve olağanüstü hal ilan edilmesi, söz konusu ilişkileri sekteye uğrattı.   
Sudan’da göstericiler 25 Ekim’den bu yana, darbeci olarak nitelendirdikleri Abdulfettah el-Burhan başkanlığındaki yönetimi protesto ediyor. Konsey Başkanı Burhan ve Başbakan Abdullah Hamduk arasında, 21 Kasım’da  Hamduk’un göreve dönmesi yönünde uzlaşıya varıldı. Yeniden göreve gelen başbakanın seçimlere kadar bir teknokratlar hükümetini yönetmesi bekleniyordu. Ancak askerlerle uzlaşıyı protesto eden halka kulak veren Hamduk, uzlaşma çabalarının sonuçsuz kaldığını belirterek 2 Ocak’ta istifa etti.  
Sudan Merkezi Doktorlar Komitesi'ne göre darbe sonrası düzenlenen gösterilerde 72 kişi yaşamını yitirdi.   



Suriye medyası: SDG'nin bombardımanı durdurmasının ardından Halep'te temkinli bir sakinlik hakim

Halep'te bir güvenlik operasyonu sırasında bir Suriye polis memuru (Arşiv- Suriye İçişleri Bakanlığı)
Halep'te bir güvenlik operasyonu sırasında bir Suriye polis memuru (Arşiv- Suriye İçişleri Bakanlığı)
TT

Suriye medyası: SDG'nin bombardımanı durdurmasının ardından Halep'te temkinli bir sakinlik hakim

Halep'te bir güvenlik operasyonu sırasında bir Suriye polis memuru (Arşiv- Suriye İçişleri Bakanlığı)
Halep'te bir güvenlik operasyonu sırasında bir Suriye polis memuru (Arşiv- Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye haber kanalı el-Ihbariye, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) bombardımanı durdurmasının ardından herhangi bir ihlale karşı yoğun güvenlik önlemleri alınırken, Halep şehrinde temkinli bir sükunetin hakim olduğunu bildirdi.

Resmi televizyon kanalı daha önce SDG'nin şehirdeki birkaç mahalleyi hedef aldığını ve ordu güçlerinin ateşin kaynağına karşılık verdiğini bildirmişti.

El-İhbariye, Halep Sağlık Müdürlüğü'ne dayandırdığı haberinde, SDG'nin yerleşim bölgelerini hedef alması sonucu 4 sivilin öldüğünü, 10 kişinin de yaralandığını bildirdi.

Ancak SDG bunu yalanlayarak, Suriye Savunma Bakanlığı'na bağlı silahlı grupların Halep'teki mahalleleri “ağır silahlarla” hedef aldığını ve 3 kişinin öldüğünü, 26 kişinin yaralandığını belirtti.


Hükümetin Hartum’a dönüşü… Yerinden edilenlerin geri dönüşüne katkı sağlar mı?

Port Sudan’dan dönecek hükümeti karşılamaya hazırlanan Hartum’daki simge yapılardan biri (Şarku’l Avsat)
Port Sudan’dan dönecek hükümeti karşılamaya hazırlanan Hartum’daki simge yapılardan biri (Şarku’l Avsat)
TT

Hükümetin Hartum’a dönüşü… Yerinden edilenlerin geri dönüşüne katkı sağlar mı?

Port Sudan’dan dönecek hükümeti karşılamaya hazırlanan Hartum’daki simge yapılardan biri (Şarku’l Avsat)
Port Sudan’dan dönecek hükümeti karşılamaya hazırlanan Hartum’daki simge yapılardan biri (Şarku’l Avsat)

Sudan hükümeti, savaş nedeniyle uzun süredir uzak kaldığı başkent Hartum’daki varlığını yeniden tesis etmeyi planlıyor. Bu kapsamda hükümet, Kızıldeniz kıyısındaki Port Sudan’dan yürüttüğü faaliyetlerini yeniden Hartum’a taşımak üzere savaşın izlerini silme, ortamı hazırlama, kamu hizmetlerini yeniden başlatma ve altyapıyı onarma yönünde yoğun çaba sarf ediyor. Ancak bazı analistler ve gözlemciler bu adımı “siyasi pazarlama” olarak nitelendirirken, hizmet sunumuna somut bir katkı sağlamayacağını savunuyor. Gündemdeki temel soru ise şu: Bu adım, yüz binlerce yerinden edilmiş kişinin başkente geri dönmesine ve yeniden imara katkı sağlar mı?

Hükümet, Nisan 2023’te Hızlı Destek Kuvvetleri ile savaşın patlak vermesinin ardından ülkenin doğusundaki Kızıldeniz eyaletine bağlı Port Sudan’dan çalışmaya başlamıştı.

Altı bakanlık geri döndü

Geçen temmuz ayında, Egemenlik Konseyi üyesi İbrahim Cabir başkanlığında, bakanlıkların ve devlet kurumlarının Hartum’a dönüşü için uygun koşulları hazırlamak ve vatandaşların geri dönüşüne elverişli ortamı oluşturmak amacıyla bir komite kuruldu. Şarku’l Avsat, Hartum’daki “Kuleler Kompleksi”nde son hazırlıkların tamamlandığını ve altı bakanlığın geri döndüğünü tespit etti. Dönen bakanlıklar şunlar: Adalet, Madenler, Sanayi ve Ticaret, Sosyal Refah, Kültür ve Enformasyon ile Yükseköğretim. Ayrıca Başbakanlık Ofisi de yeniden Hartum’da faaliyete geçti.

Son günlerde, Geçiş Dönemi Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan, bakanlıkların yeni binalarını, Sudan Maden Kaynakları Şirketi’nin merkezini ve Öğretmen Hastanesi’ni ziyaret ederek Hartum’dan yeniden çalışmalara başlanmasını inceledi.

28 Aralık’ta Bakanlar Kurulu İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Lamiya Abdulgafar, Başbakan Kamil İdris’in “önümüzdeki günlerde” görevine Hartum’dan başlayacağını açıkladı. Resmî haber ajansı SONA, bakanın, yeni yılın başından itibaren bakanlıkların Hartum’daki yeni binalarına taşınarak çalışmalarına başlamasına yönelik düzenlemeleri incelediğini bildirdi.

Hartum Eyaleti Hükümeti Sözcüsü et-Tayyib Saadeddin, federal bakanlıkların başkentten yeniden görev yapmaya başlamasının, vatandaşların evlerine dönüşü için genel ortamın hazırlanmasına yönelik üst komitenin çalışmalarına güçlü bir ivme kazandıracağını söyledi. Şarku’l Avsat’a konuşan Saadeddin, özellikle sağlık ve yükseköğretim başta olmak üzere hizmet sunan bakanlıkların Hartum’da bulunmasının, vatandaşların zorunlu işlemler için Port Sudan’a seyahat etme külfetini ortadan kaldıracağını ifade etti. Eyalet hükümetinin dönüşü desteklediğini vurgulayan Saadeddin, elektrik, su ve temizlik gibi temel hizmetlerin sağlanması ve bakanlıkların vatandaşlara hizmet verebilmesi için uygun ortamın hazırlanması konusunda taahhütte bulunduklarını kaydetti.

fvbgh
Hartum’daki devlet kurumlarından biri; savaş sırasında tamamen tahrip edildi (Şarku’l Avsat)

Başbakanın Basın Danışmanı Muhammed Abdülkadir de Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bakanlıkların Hartum’a dönüşünün başlıca hedeflerinin sivil hayatı normalleştirmek, yeniden imar programlarını canlandırmak ve başarıya ulaştırmak, yerinden edilenler ile mültecilerin geri dönüşünü teşvik etmek olduğunu söyledi. Dönüşün, devlet yönetiminin talimatları doğrultusunda gerçekleştiğine dikkat çeken Abdülkadir, bunun siyasi ve hizmet alanında istikrarı pekiştirme, başkent Hartum’a yeniden hayat verme ve savaşın yol açtığı büyük yıkımın ardından imar sürecini hızlandırma açısından önemli bir işaret olduğunu vurguladı.

Hizmet sunumu

Enformasyon Bakanlığı Medya Direktörü Neda Osman ise Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, devlet kurumlarının Hartum’a dönüşünün güvenlik açısından da hayatın geri dönmesi anlamına geldiğini belirterek, mahallelerdeki olumsuz görüntülerin denetlenmesi ve yabancı unsurların varlığının kontrol altına alınmasına katkı sağlayacağını, savaşın tahrip ettiği alanlarda yaşamın yeniden canlanmasına yardımcı olacağını söyledi.

Siyasi pazarlama mı?

Yazar ve siyaset analisti Muhammed Hamid Cuma Nawar ise bakanlıkların Hartum’a dönüşünün, vatandaşlara somut fayda sağlamaktan ziyade daha çok siyasi bir boyut taşıdığı görüşünde. Şarku’l Avsat’a konuşan Nawar, “Bakanlıklar, kurum ya da yapı olarak genellikle vatandaşlara doğrudan hizmet sunan birimler değildir. Örneğin Elektrik ya da Petrol Bakanlığı, vatandaşın ihtiyaç duyduğu hizmetleri doğrudan kendisi vermez; bu hizmetler, bakanlığın Port Sudan’da ya da Hartum’da olmasından bağımsız olarak faaliyet göstermesi gereken şirketler veya kurumlar aracılığıyla sunulur” dedi.

fgth
Hartum Havalimanı’ndan bir görünüm; altyapıda meydana gelen yıkımın izleri ve yanmış bazı uçaklar (Şarku’l Avsat)

Nawar, bakanlıkların Hartum’da bulunmasının istikrar mesajı verdiğini ve dış kamuoyuna yönelik bir siyasi pazarlama niteliği taşıdığını, bunun anlaşılır bir hedef olduğunu belirtti. Ancak vatandaşlar açısından daha acil ihtiyaçların bulunduğunu vurgulayan Nawar, bunların başında elektrik ve su hizmetlerinin yeniden sağlanması, güvenliğin temini, sağlık merkezleri, okullar ve üniversitelerin hizmete dönmesi geldiğini, bu alanlarda ilerlemenin daha yavaş olduğunu ifade etti.

“Bakanlıkların dönüşü tek başına, vatandaşların geri dönüş programları üzerinde büyük bir etki yaratmaz” diyen Nawar, daha istikrarlı bölgelerde elektrik ve su hizmetleri sağlandığı için dönen vatandaşların, geri dönüşlerini bakanlıkların dönüşüne bağlamadıklarını söyledi.

Bu çerçevede, sosyal medya üzerinden çok sayıda gözlemcinin sorduğu kritik soru gündemdeki yerini koruyor: Bu adım, yüz binlerce yerinden edilmiş kişinin başkente geri dönmesine ve yeniden imara katkı sağlar mı, yoksa yalnızca siyasi bir tanıtım hamlesi midir?


Halep'te SDG'nin düzenlediği bombardımanda bir asker ve üç sivil hayatını kaybetti

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'ın devrilmesinin birinci yıldönümünde Halep'te düzenlenen askeri geçit töreninde, tanksavar füzeleri taşıyan Suriye askerleri (Suriye Savunma Bakanlığı)
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'ın devrilmesinin birinci yıldönümünde Halep'te düzenlenen askeri geçit töreninde, tanksavar füzeleri taşıyan Suriye askerleri (Suriye Savunma Bakanlığı)
TT

Halep'te SDG'nin düzenlediği bombardımanda bir asker ve üç sivil hayatını kaybetti

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'ın devrilmesinin birinci yıldönümünde Halep'te düzenlenen askeri geçit töreninde, tanksavar füzeleri taşıyan Suriye askerleri (Suriye Savunma Bakanlığı)
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'ın devrilmesinin birinci yıldönümünde Halep'te düzenlenen askeri geçit töreninde, tanksavar füzeleri taşıyan Suriye askerleri (Suriye Savunma Bakanlığı)

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA) bugün, SDG'nin Şeyh Maksud mahallesi yakınlarındaki ordu mevzilerini insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alması sonucu Halep'te bir Suriye askerinin öldüğünü, birçok kişinin de yaralandığını bildirdi.

Ajans daha sonra, SDG'nin Halep'in el-Meydan mahallesindeki konut binalarını bombalaması sonucu 3 sivilin öldüğünü ve birçok kişinin yaralandığını bildirdi.

SDG ise Suriye Savunma Bakanlığı'na bağlı silahlı grupların Şeyh Maksud mahallesini keşif uçağıyla hedef aldığını ve mahalle sakinlerinden birinin öldüğünü açıkladı.

cdfvgthy
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, 10 Mart'ta Şam'da SDG'nin Suriye ordusuna entegrasyonuna ilişkin anlaşmanın SDG Lideri Mazlum Abdi ile imzalanması sırasında (EPA)

Geçen ay Halep'te SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında kanlı çatışmalar çıktı ve onlarca kişi öldü veya yaralandı. Suriye hükümeti, SDG'yi Halep'te hükümetin iç güvenlik güçlerine saldırmakla suçlarken, SDG ise Savunma Bakanlığı'na bağlı silahlı grupların kendi güçlerine saldırdığını iddia etti.

10 Mart'ta SDG, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile bir anlaşma imzaladı ve bu anlaşma uyarınca, tüm sivil ve askeri kurumlarını geçen yılın sonuna kadar Suriye devletine entegre etmeyi kabul etti.

SDG ile Suriye hükümet güçleri arasındaki son çatışmalar, her iki tarafın liderlerinin Şam'da bir araya gelerek aralarındaki askeri entegrasyonu görüşmelerinden iki gün sonra meydana geldi.