Avrupa, pandemiye karşı savaşında Paxlovid’i kullanmayı bekliyor

İlacın etkinliği, doğru zamanda kullanılmasına bağlı

27 Kasım 2021’de Fransa’nın Bordeaux bölgesinde çoğunun maske takma önlemine uyduğu yayalarla dolu bir cadde (AFP)
27 Kasım 2021’de Fransa’nın Bordeaux bölgesinde çoğunun maske takma önlemine uyduğu yayalarla dolu bir cadde (AFP)
TT

Avrupa, pandemiye karşı savaşında Paxlovid’i kullanmayı bekliyor

27 Kasım 2021’de Fransa’nın Bordeaux bölgesinde çoğunun maske takma önlemine uyduğu yayalarla dolu bir cadde (AFP)
27 Kasım 2021’de Fransa’nın Bordeaux bölgesinde çoğunun maske takma önlemine uyduğu yayalarla dolu bir cadde (AFP)

Avrupa’daki hastaneler ve sağlık merkezleri, Pfizer şirketi tarafından üretilen ve gerçekleştirilen denemelerde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ciddi enfeksiyonlarına karşı yüksek etkinlik gösteren Paxilovid ilacının ilk teslimatını almaya hazırlanıyor. Avrupa İlaç Ajansı (EMA) ilacın kullanımını onaylamasının ardından, salgınla mücadele için “güçlü bir silah” olacağını söyledi.
Hap olarak piyasaya sürülen ilaç Ritonavir ve Nirmatrelvir olmak üzere iki antiviralden oluşuyor. Yoğun bakım ünitelerinde tedavi gerektiren veya can kaybına yol açan ciddi semptomlu enfeksiyonları azaltmadaki etkinliği yüzde 89’a kadar ulaşıyor. EMA sözcüsü dün bu ilacın faydalarına dikkat çekerken, etkili olmasının “belirli vakalarda ve uygun zamanda” kullanımına bağlı olduğu konusunda uyardı. Sözcü kullanımının Kovid-19’un neden olduğu tehlikeli aşamaya geçme riski olan hastalarla sınırlı olduğundan, mevcut durumda geniş çapta ve yoğun bir şekilde kullanılmayacağını söyledi.
Söz konusu ilacın en önemli özelliklerinden biri evde kullanılabilmesidir.  Bu özelliği, büyük bir kısmı Omikron varyantından kaynaklanan yeni vakaların yükü altında kalan hastaneler ve sağlık merkezleri üzerindeki baskıyı hafifletir. Uzmanlar, ilacın yeni varyanta karşı etkinliği ile ilgili olarak, mevcut verilerin, henüz bu varyant karşısında savunma yeteneklerinin tespit edilmesini sağlamadığını ancak klinik deneylerin yapıldığı diğer varyantlara karşı olduğu kadar Omikron’a karşı da etkili olmasının muhtemel olduğunu söylüyorlar.
Bu tedavi edici ilacın klinik denemelerinin takibine katılan doktorlar, ilacın tam olarak etkili olması için temel koşulun, enfeksiyonun tehlikeli bir aşamaya geçmeye başladığı 4 veya 5 günlük bir dönemde kullanılması olduğunu ayrıca söz konusu ilaç geniş çapta kullanılabilirse pandeminin önünde aşılmaz bir engel olabileceğini söylediler. İlacın geliştirilmesi üzerinden çalışan Pfizer şirketinden uzmanlar, ilacın ikinci neslinde virüs bulaşmış tüm insanlarda kullanılmasını bekliyor.
Paxilovid’in, EMA tarafından acil kullanım için onaylanan tek antiviral ilaç olmadığını hatırlatmak gerekiyor. Zira Birleşik Krallık, ABD merkezli Merck şirketi tarafından üretilen Molnupiravir ilacını dağıtmaya başladı ancak üretici firma tarafından yayınlanan son verilere göre, bu ilacın etkinliği, acil kullanım için onaylandığında yüzde 50 iken, şimdi yüzde 30’a düştü.
ABD, Kanada, Birleşik Krallık ve Meksika gibi birçok ülkenin, Şubat ayı başından itibaren kullanımına başlaması bekleniyor. ABD Başkanı Biden bu yılın başlarında ilacın alımlarının ikiye katlanacağını duyururken, ilacın pandemi sürecinde bir dönüm noktası olacağını belirtmişti.
Merck Kovid-19’a karşı geliştirdiği ve Kovid-19 semptomlarının başlamasından sonraki ilk beş gün içinde ağız yolundan kullanılan ilaçlar kategorisinde birinci olan ilaca ilişkin yayınladığı son veriler, yeni klinik denemeler sonucunda etkinlik oranında belirgin düşüş ve kullanımını sınırlayan yan etkiler nedeniyle tıp camiasında hayal kırıklığına neden oldu.
ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) uzmanları 13 üyenin lehine ve 10 üyenin aleyhine oy vermesi ile ilacın acil kullanımını onaylamışlardı. Ancak uzmanlar, ilacı üreten Merck tarafından yakın zamanda yayınlanan verilerin ardından, bu ilacın beklediklerini karşıladığından emin olmadıklarını, ancak onaylandığı sırada mevcut olan tek ilaç olduğunu bildirdiler. Pfizer tarafından geliştirilen ve üretilen ilacın ortaya çıkması ve neden olduğu yan etkilere kıyasla yüksek etkinliğe sahip olduğuna yönelik cesaret verici verilerin yayınlanması ile birkaç ülke ilacı satın almak amacıyla sözleşmeler yapmak için acele etti. Şirket, sözleşmelerde geçen ilaç miktarlarını bu ayın sonundan önce teslim etmeye başlamayı planladığını söyledi.
Bazı uzmanlar Pfizer tarafından üretilen tedavi edici ilacın yakın takip gerektiren bir yönünün olduğunu söylüyorlar. Bu, virüsün çoğalmasını önlemek amacıyla RNA’sının genetik koduna hatalar yerleştiren, henüz yeterince test edilmemiş, ileri teknolojisinden kaynaklanabilecek olası etkiler olduğu belirtiliyor. Söz konusu etkilerden biri, ilacı kullanan kişilerde, ilacın genleri modifiye etme yeteneğinin sağlıklı DNA dizilerinde de görülmesi olasılığıdır.  İlacın hamilelerde veya çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda kullanılmamasının temel nedeni de bu potansiyel etkidir.



Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı
TT

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Tahran’a baskı büyüyor: ABD’den askeri takviye, BM’den idamları durdurun çağrısı

Amerika Birleşik Devletleri, İran’a yönelik tehditlerin ardından Ortadoğu’daki askerî varlığını güçlendirdi. Şarku’l Avsat’ın ABD medyasından aktardığı haberlere göre, Güney Çin Denizi’nde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisi ile ona eşlik eden çok sayıda savaş gemisi bölgeye doğru hareket ediyor.

Birleşmiş Milletler, İran’a protestolara katılanlara yönelik planlanan tüm idamları durdurma çağrısında bulunarak, protestolar sırasında yaşanan tüm ölümlerin bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını istedi.

İsviçre, Bern’deki İran Büyükelçisi’ni Dışişleri’ne çağırarak, İran güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetten duyduğu derin endişeyi dile getirdi ve idam cezasına kesin olarak karşı olduğunu vurguladı.

Yeni Zelanda ise İran’ın başkenti Tahran’daki büyükelçiliğini geçici olarak kapattığını, konsolosluk faaliyetlerini Türkiye’nin başkenti Ankara’ya taşıdığını açıkladı.


Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
TT

Bir ABD yetkilisi İran'ı uyardı: Trump "eylem adamı"

Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).
Amerika Birleşik Devletleri'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün BM Genel Merkezi'nde İran'daki durumla ilgili düzenlenen BM Güvenlik Konseyi toplantısında konuşuyor (AFP).

ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz, dün ABD'nin çağrısıyla düzenlenen BM Güvenlik Konseyi acil toplantısında, “İran halkı, İslam Cumhuriyeti'nin acımasız tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şekilde özgürlüğünü talep ediyor” ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Waltz, ABD'nin mesajının açık olduğunu belirterek, “Başkan Donald J. Trump ve Amerika Birleşik Devletleri, İran'ın cesur halkının yanındadır” dedi.

Waltz sözlerine şöyle devam etti: “Başkan Trump, Birleşmiş Milletler'de gördüğümüz gibi bitmek bilmeyen görüşmeler yapan biri değil, eylem adamıdır. Katliamı durdurmak için tüm seçeneklerin masada olduğunu açıkça belirtti ve bunu İran rejiminin liderliğinden daha iyi bilen kimse yok.”

Waltz, protestoların “yabancı bir komplo” ve askeri harekatın öncüsü olduğu yönündeki İran'ın iddialarını reddederek, “Dünyadaki herkes, rejimin her zamankinden daha zayıf olduğunu ve bu yüzden İran halkının sokaklardaki gücünden dolayı bu yalanı yaydığını bilmeli” şeklinde konuştu.

Waltz, “Onlar korkuyorlar. Kendi halklarından korkuyorlar” ifadesini kullandı.


Trump'ın emellerine karşılık olarak Grönland'a mütevazı bir Avrupa askeri misyonu

Danimarka'ya ait bir savaş gemisi, Grönland'daki Nuuk kıyıları yakınlarında devriye geziyor (AP)
Danimarka'ya ait bir savaş gemisi, Grönland'daki Nuuk kıyıları yakınlarında devriye geziyor (AP)
TT

Trump'ın emellerine karşılık olarak Grönland'a mütevazı bir Avrupa askeri misyonu

Danimarka'ya ait bir savaş gemisi, Grönland'daki Nuuk kıyıları yakınlarında devriye geziyor (AP)
Danimarka'ya ait bir savaş gemisi, Grönland'daki Nuuk kıyıları yakınlarında devriye geziyor (AP)

Amerikan, Danimarkalı ve Grönlandlı yetkililer arasında Washington'da yapılan toplantının ardından dün Grönland'a bir Avrupa askeri heyeti geldi. Toplantıda, ABD Başkanı Donald Trump'ın kontrolünü ele geçirme niyetini teyit ettiği özerk Danimarka adası konusunda “temel bir anlaşmazlık” olduğu sonucuna varıldı.

NATO içinde ABD'nin geleneksel müttefiki olan Danimarka, Arktik adasına yeterince ilgi göstermediği yönündeki ABD eleştirilerine yanıt olarak Grönland'daki askeri varlığını güçlendireceğini duyurdu. Çarşamba günü, asker taşıyan iki Danimarka uçağı adaya indi.

Ardından Fransa, İsveç, Almanya, Norveç, Hollanda, Finlandiya ve İngiltere, Danimarka tarafından düzenlenen "Arktik Direnç" tatbikatları kapsamında adaya keşif görevi için askeri güç gönderdiğini duyurdu. Çeşitli ülkelerin savunma kaynakları, örneğin 13 Alman askeri ile Hollanda ve İngiltere'den birer askerden oluşan bu mütevazı Avrupa askeri takviyesinin, orduları Kuzey Kutbu'nda gelecekteki Arktik tatbikatlarına hazırlamayı amaçladığını belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Fransa ve Avrupalılar, çıkarlarının tehdit edildiği her yerde, gerilime yol açmadan, ancak toprak bütünlüğüne saygıdan ödün vermeden varlıklarını sürdürmelidir” dedi. Güney Fransa'nın Marsilya kentindeki bir hava üssünde askeri personele yaptığı konuşmada, Paris'in “rolünün” “egemen bir devletin yanında durarak topraklarını korumayı” gerektirdiğini vurguladı.

“İlk grup Fransız askeri personel zaten bölgede ve önümüzdeki günlerde kara, hava ve deniz araçlarıyla takviye edilecek” dedi. Ancak Beyaz Saray dün yaptığı açıklamada, bu hamlenin Trump'ın planlarını değiştirmeyeceğini ifade etti.

Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt basın toplantısında, “Avrupa'dan asker gönderilmesinin başkanın karar verme sürecini etkilediğini veya Grönland'ı ilhak etme hedefini etkilediğini düşünmüyorum” dedi.

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, Grönland Dışişleri Bakanı Vivian Motzfeldt ve ABD yetkilileri arasında Beyaz Saray'da yapılan toplantının ardından, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Grönland'ın geleceği konusunda, Washington'un Grönland'ı kontrol etme kararlılığının devam ettiğini vurguladı.

“Durumun ciddi olduğu açıktır ve bu nedenle bu senaryonun gerçekleşmesini önlemek için çabalarımızı sürdürüyoruz” dedi. Avrupa güçlerinin “Grönland ve çevresinde ortak tatbikatlara” katılmak üzere konuşlandırılmasını memnuniyetle karşıladı. “NATO içinde, Avrupa ve Kuzey Amerika'nın güvenliği için Kuzey Kutbu'ndaki varlığın güçlendirilmesinin gerekli olduğu konusunda fikir birliği var” dedi.

Bu açıklama, Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen'in 2026 yılında daha büyük bir kalıcı varlık kurma planını duyurmasının ardından geldi. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Danimarka başbakanı, bugün ve yarın Kopenhag'ı ziyaret edecek ABD Kongresi heyetiyle görüşecek.

Ancak Alman Savunma Bakanı Boris Pistorius, dün akşamı ARD televizyonunda Trump'ın Grönland ile ilgili hedefleri sorulduğunda endişeli olmadığını belirterek, “Amerika Birleşik Devletleri Donald Trump yönetimi ile sınırlı değildir” dedi. Avrupa'nın Grönland'ın “güvenliğini sağlama” konusundaki rolü, ABD başkanının öne sürdüğü “ana argümanı zayıflatıyor”ifadesini kullandı.

Buna karşılık, Rusya Dışişleri Bakanlığı, NATO güçlerinin Grönland'a konuşlandırılmasının ardından “ciddi endişe” duyduğunu açıkladı. Rusya, Grönland'a tehdit oluşturduğu yönündeki görüşü “efsane” olarak nitelendirerek reddetti. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova, Danimarka topraklarının bir kısmının “keyfi olarak Washington'un ilgi alanına dahil edildiğini” söyledi.

“Danimarka ve Avrupa Birliği ile NATO'nun diğer üyelerinin yıllardır yaydığı bir tür Rus tehdidi efsanesi, tamamen ikiyüzlülüktür” diye vurguladı.

Grönland'da Başbakan Jens Frederik Nielsen, “ancak demokrasi ve saygı gibi temel değerler temelinde” ABD ile iş birliği yapma arzusunu dile getirerek, “diyalog ve diplomasi doğru yoldur” dedi.

Danimarka dışişleri bakanı çarşamba günü, Kopenhag'ın “Amerika Birleşik Devletleri ile yakın iş birliği içinde çalışmak istediğini, ancak bu iş birliğinin elbette saygıya dayalı olması gerektiğini” vurguladı.

Görüşmelerin ardından Trump Beyaz Saray'da gazetecilere, “Danimarka ile çok iyi ilişkilerim var ve nasıl sonuçlanacağını göreceğiz. Bir çözüme ulaşacağımızı düşünüyorum” dedi. Kısa süre önce, Truth Social platformunda, ABD'nin “ulusal güvenlik nedenleriyle Grönland'a ihtiyacı olduğunu” ve bunun “inşa ettiğimiz Altın Kubbe için gerekli olduğunu” yineledi.

Trump, Grönland'ın kontrolünü ABD'nin devasa füze savunma projesiyle ilk kez ilişkilendirdi. Ancak Rasmussen, ABD'nin Grönland'ı satın almasının “söz konusu bile olamayacağını” söyledi. “Danimarka'da bunu istemiyoruz, Grönland'da bunu istemiyoruz ve bu tüm uluslararası kurallara aykırı. Bu, egemenliğimizi ihlal ediyor” şeklinde konuştu.

Trump, ülkesinin Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'ndaki ilerlemelerine karşı koymak için Grönland'a ihtiyacı olduğunu defalarca söyledi ve adayı kontrol altına almak için güç kullanmayı da göz ardı etmedi. Çarşamba günü görüşmeler sürerken, Beyaz Saray Twitter'da iki köpek kızağı gösteren bir karikatür yayınladı. Karikatürde, biri açık gökyüzü altında Beyaz Saray'a, diğeri ise karanlıkta Çin Seddi ve Kızıl Meydan'a doğru giden iki köpek kızağı görülüyor. Rasmussen, Danimarka basınına Grönland'da Çin gemisi veya “büyük” Çin yatırımı olmadığını söyledi.

Washington'daki toplantı öncesinde, başkent Nuuk'taki dükkanların önlerinde, evlerin pencerelerinde, araba ve otobüslerin çatılarında ve hatta vinçlerde kırmızı-beyaz Grönland bayrakları dalgalandı.