ABD, Dünya Sağlık Örgütü’nü güçlendirme planlarına karşı çıkıyor

Dünya Sağlık Örgütü, her üye devletin yıllık aidatını artırmayı önerdi (Reuters-Arşiv)
Dünya Sağlık Örgütü, her üye devletin yıllık aidatını artırmayı önerdi (Reuters-Arşiv)
TT

ABD, Dünya Sağlık Örgütü’nü güçlendirme planlarına karşı çıkıyor

Dünya Sağlık Örgütü, her üye devletin yıllık aidatını artırmayı önerdi (Reuters-Arşiv)
Dünya Sağlık Örgütü, her üye devletin yıllık aidatını artırmayı önerdi (Reuters-Arşiv)

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) önde gelen bağışçısı ABD, kurumu daha güçlü ve bağımsız hale getirmek için yapılan önerilere itiraz ediyor.
Bu da ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin BM’ye bağlı kuruma uzun vadeli desteği hakkında şüpheler uyandırıyor.
Reuters’ın haberine göre, WHO’nun sürdürülebilir finansman çalışma grubu tarafından sunulan 4 Ocak tarihli teklif, üye ülkelerin yıllık aidatının arttırılmasını öngörüyor.
Bu planın, WHO’nun bir krize erken müdahale etme kapasitesinin sınırlarını gösteren, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının teşvik ettiği geniş bir reform sürecinin parçası olduğu biliniyor.
ABD’li yetkililer Reuters’e verdikleri demeçte, ABD hükümetinin reforma karşı olduğunu çünkü WHO’nun Çin’den gelenler de dahil olmak üzere gelecekteki tehditlere karşı koyma kabiliyeti konusunda endişeleri olduğunu söyledi.
ABD bunun yerine, sağlıkla ilgili acil durumların önlenmesi ve kontrolünü finanse edecek, doğrudan bağışçılar tarafından kontrol edilecek ayrı bir fon oluşturulması için bastırıyor.
Görüşmelere katılan ancak medyaya konuşma yetkileri olmadığı için isim vermeyi reddeden dört Avrupalı ​​yetkili, ABD’nin WHO’nun reform planına muhalefetini doğruladı.
ABD yönetimi ise henüz konuyla ilgili açıklama yapmadı.
4 Ocak tarihli teklif, üye devletlerin zorunlu aidatlarının 2024 itibariyle kademeli olarak arttırılarak, 2028’e kadar kurumun 2 milyar dolarlık çekirdek bütçesinin yarısını karşılamasını öngörüyor.
WHO’nun temel bütçesi, salgınlarla mücadeleyi ve dünya çapında sağlık sistemlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. 
Öneride ayrıca, tropikal hastalıklar ve grip gibi belirli küresel zorlukların üstesinden gelmek için yılda yaklaşık 1 milyar dolar ek fon sağlanması da yer alıyor.



Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

Politico, kaynaklara dayandırdığı dünkü haberinde, Trump yönetiminin Küba'yı hayati önem taşıyan petrol ithalatından mahrum bırakmak için deniz ablukası uygulamayı değerlendirdiğini bildirdi.

Web sitesi, yönetimin Küba'da rejim değişikliği için Karayip ülkesine petrol ithalatına tamamen ambargo uygulanması da dahil olmak üzere çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.

Politico, plana aşina üç kaynağa atıfta bulunarak, yönetim içindeki Küba hükümeti eleştirmenlerinin Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun desteğiyle bu gerilimi tırmandırmayı amaçladığını bildirdi.

Kaynaklar, Trump yönetiminin henüz bu konuda bir karar vermediğini, ancak bunun Trump'a Küba'yı komünist yönetimine son vermeye zorlamak için sunulan bir dizi seçenek arasında olabileceğini belirtti.

Küba'ya petrol ithalatına tam ambargo uygulanması insani bir krize yol açacak ve bu da bazı yönetim yetkililerinin buna karşı çıkmasına neden olacak bir olasılık.

Ancak bu tartışmalar, Trump yönetimi içindeki bazı kişilerin, düşman olarak gördükleri Latin Amerika liderlerini izole etmeyi ne ölçüde düşündüklerini ortaya koyuyor.

Şarku’l Avsat’ın Politico n aktardığına göre plan hakkında bilgi sahibi olan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, “Enerji, rejimi devirmek için en güçlü silahımızdır” ifadelerini kullandı.

Kaynak ayrıca, 1959 Küba Devrimi'nden beri ülkeyi yöneten komünist hükümetin devrilmesinin, ABD yönetimi açısından “2026'da kesinleşmiş bir durum” olduğunu da belirtti.


Avrupa Birliği Ukrayna'ya yüzlerce jeneratör gönderiyor

Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
TT

Avrupa Birliği Ukrayna'ya yüzlerce jeneratör gönderiyor

Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)
Ukrayna'nın başkenti Kiev, benzeri görülmemiş bir enerji krizi yaşıyor (EPA)

Avrupa Birliği, Rusya'nın enerji altyapısına yönelik devam eden saldırıları nedeniyle elektrik ve ısıtma kesintilerinden etkilenen Ukraynalılara yardım etmek amacıyla 447 acil durum jeneratörü göndereceğini duyurdu.

Polonya üzerinden teslim edilecek bu jeneratörler, hastanelere, sığınaklara ve temel hizmetlere elektrik tedarikinin sağlanmasına yardımcı olacak.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Avrupa Komisyonu açıklamasında, Rus hava saldırıları nedeniyle yaklaşık bir milyon Ukraynalının dondurucu soğukta ısıtma ve elektrik olmadan yaşadığını belirtti.

Avrupa Birliği bugüne kadar Ukrayna'ya yaklaşık 9 bin 500 jeneratör gönderdi ve kış gelmeden önce Litvanya tarafından bağışlanan komple bir termik santral sağladı.


Ankara: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmalar devam ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Ankara: Suriye hükümeti ile SDG arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmalar devam ediyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki ateşkesin uzatılması için çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Fidan basın açıklamalarında, “Şu anda DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a transferi devam ediyor. Bu koşullar altında ateşkesin uzatılması gerekebilir… ve bu yönde bir talep var” ifadelerini kullandı.

Fidan sözlerine şöyle devam etti: “Diplomatik çabalar şu anda devam ediyor ve biz de bunlara katılıyoruz. Herhangi bir çatışma istemiyoruz ve olumlu bir barış sürecinin başlatılmasını umuyoruz.”

Suriye televizyonu dün, Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya atıfta bulunarak, uluslararası himayede SDG ile gerilimi azaltmayı ve Rakka vilayetinde kontrol noktaları kurmayı amaçlayan bir anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Başka bir bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı, İsrail'in hâlâ İran'a saldırı düzenlemek için fırsat kolladığına dair işaretler olduğunu belirterek, böyle bir hamlenin bölgeyi daha da istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulundu.

Fidan, "Umarım farklı bir yol bulurlar, ancak gerçek şu ki, özellikle İsrail, İran'a saldırmak için fırsat kolluyor" şeklinde konuştu.