Fed Başkanı Powell, faiz artışı için mart ayı toplantısını işaret etti

Fed politika faizini yüzde 0-0,25 aralığında sabit tuttu (EPA)
Fed politika faizini yüzde 0-0,25 aralığında sabit tuttu (EPA)
TT

Fed Başkanı Powell, faiz artışı için mart ayı toplantısını işaret etti

Fed politika faizini yüzde 0-0,25 aralığında sabit tuttu (EPA)
Fed politika faizini yüzde 0-0,25 aralığında sabit tuttu (EPA)

ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, bankanın mart ayındaki toplantısında faiz oranlarını artırma niyetinde olduklarını belirtti.
Powell, Fed'in politika faizini yüzde 0-0,25 aralığında sabit tutmasının ardından video konferans yöntemiyle basın toplantısı düzenledi.
Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) faiz oranında "yakın" zamanda bir artışın uygun olacağı beklentisine işaret eden Powell, varlık alımlarını ise aralık ayında açıklanan plana göre düşürmeye devam ederek mart ayı başında sonlandırmayı kararlaştırdığını aktardı.
Powell, yüksek enflasyon ve güçlü iş gücü piyasası zemininde bankanın para politikasının gelişen ekonomik ortama uyum sağladığını ve buna göre politikanın ayarlanmasına devam edeceklerini ifade etti.

"Omicron bu çeyrekte büyümeyi etkileyecek"
Ekonomik faaliyetin geçen yıl güçlü bir hızla büyüdüğünü belirten Powell, ekonominin devam eden salgın karşısında büyük bir güç ve direnç gösterdiğini vurguladı.
Powell, Omciron varyantıyla birlikte vakalarda yaşanan keskin artışın bu çeyrekte ekonomik büyümeyi etkileyeceğini dile getirerek, Omicron varyantının virüsün önceki türleri kadar öldürücü olmadığını ve vakaların hızla azalmasının beklendiğini kaydetti.
Bu dalganın hızlı bir şekilde geçmesi halinde ekonomik etkilerinin de hızla ortadan kalkacağına işaret eden Powell, güçlü büyümeye dönüşün görülebileceğini söyledi.

İş gücü talebi güçlü, enflasyon hedefin üzerinde
Powell, iş gücü piyasasının kayda değer bir ilerleme kaydettiğine dikkati çekerek, birçok açıdan "çok güçlü" ve piyasa koşullardaki iyileşmenin genele yaygın olduğunu aktardı.
İş gücü talebinin tarihi şekilde güçlü olmaya devam ettiğini belirten Powell, ücretlerin uzun yıllardan beri en hızlı şekilde arttığını kaydetti.
Powell, enflasyonun ise uzun vadeli yüzde 2 hedefinin oldukça üzerinde kalmaya devam ettiğini yineleyerek, darboğazlar ve arz kısıtlarının üretimin yakın vadede yüksek talebe yanıt verebilme hızını sınırlandırdığını, bu sorunların beklenenden daha büyük ve uzun süreli olduğunu ifade etti.
Fiyat istikrarı hedefine bağlı olduklarını vurgulayan Powell, enflasyonun yıl içinde düşmesini beklemeye devam ettiklerini bildirdi.

Bilanço küçültmenin zamanlaması ile hızına ilişkin karar alınmadı
Powell, ekonominin beklentiler doğrultusunda gelişip gelişmediğini dikkatle izleyeceklerini belirterek, yüksek enflasyonun beklenenden daha kalıcı hale gelme riski de dahil olmak üzere risklere karşı dikkatli olacaklarını ve uygun şekilde yanıt vereceklerini dile getirdi.
Fed'in bilanço azaltımının ise faiz artışının ardından geleceğine işaret eden Powell, bilançonun küçültülmesine ilişkin zamanlama, hız ve diğer ayrıntılar konusunda karar alınmadığını, bunun gelecek toplantılarda görüşüleceğini kaydetti.

"İş gücü piyasasını tehdit etmeden faiz oranlarını artırmak için epeyce alan var"
Powell, faiz artışına ilişkin, politikanın izleyeceği yol hakkında herhangi bir karar vermediklerini, "mütevazı" ve "atik" olacaklarını aktardı.
Fed Başkanı Powell, "İş gücü piyasasını tehdit etmeden faiz oranlarını artırmak için epeyce alan olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Powell, Fed'in mart ayı toplantısında faiz oranını yükseltme niyetinde olduklarını ifade etti.

Fed'in bilançosu salgın döneminde yaklaşık 9 trilyon dolara ulaşmıştı
Fed, Kovid-19 salgının ilk aylarında politika faizini yüzde 0-0,25 aralığına çekerken, salgın nedeniyle artan işsizliği kontrol etmek amacıyla aylık 120 milyar dolarlık varlık alımına başlamıştı.
Bankanın bilançosu, salgın döneminde neredeyse iki katına çıkarak yaklaşık 9 trilyon dolara ulaşmıştı.
Ülkede enflasyondaki yükseliş Fed yetkililerini para politikasında değişikliğe gitmeye zorlarken, banka geçen yıl kasım ayı toplantısıyla varlık alımlarının hızında azalmaya gitmeye başlamış, aralık ayı toplantısında ise varlık alımlarını azaltma hızını artırmıştı.
ABD’de enflasyon geçen yıl aralıkta yüzde 7’ye ulaşarak 1982'den bu yana yıllık en hızlı artışını kaydetti.



ABD ile İran arasında barış umutlarının azalmasıyla petrol 91 doların üzerine çıktı

Brezilya’nın devlete ait Petrobras şirketine ait, São Paulo’nun eteklerindeki Mauá’da bulunan petrol rafinerisi (AP)
Brezilya’nın devlete ait Petrobras şirketine ait, São Paulo’nun eteklerindeki Mauá’da bulunan petrol rafinerisi (AP)
TT

ABD ile İran arasında barış umutlarının azalmasıyla petrol 91 doların üzerine çıktı

Brezilya’nın devlete ait Petrobras şirketine ait, São Paulo’nun eteklerindeki Mauá’da bulunan petrol rafinerisi (AP)
Brezilya’nın devlete ait Petrobras şirketine ait, São Paulo’nun eteklerindeki Mauá’da bulunan petrol rafinerisi (AP)

Petrol fiyatları bugün yükseldi. İran’ın tamamen “saldırgan” bir askeri tutum benimseyeceğini açıklaması ve ABD’nin ateşkes anlaşmasının uzatılmasını dışlaması, Ortadoğu’daki savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya ilişkin umutları zayıflatarak enerji arzına ilişkin endişeleri artırdı.

Brent ham petrolünün vadeli kontratları, TSİ 04.08 itibarıyla 62 sent (yüzde 0,7 artışla) varil başına 91,49 dolara yükseldi. Brent, dün 30 Temmuz’dan bu yana en yüksek seviyesini görmüştü.

ABD’nin Batı Teksas türü (WTI) ham petrolünün vadeli kontratları da 75 sent artarak varil başına 85,25 dolara çıktı. WTI gün içinde 85,37 dolara kadar yükselerek 31 Temmuz’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Barış görüşmelerinde ilerleme işaretleri ortadan kalkarken, petrol tankerlerinin stratejik Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerinin yeniden başlaması da sekteye uğradı. Bu durum, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmanın uzayabileceği endişesini artırdı.

KCM baş piyasa analisti Tim Waterer, petrol fiyatlarının “ABD ile İran arasındaki ilişkilerin giderek daha kırılgan hale gelmesiyle haftaya sert bir yükselişle başladığını” söyledi. Waterer, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin bir anlaşmanın “yakın görünmediğini” ve deniz taşımacılığının hâlâ sınırlı seviyelerde seyrettiğini belirtti.

Risklerin sürdüğüne ilişkin son göstergelerden biri olarak, bugün Hürmüz Boğazı’ndan çıkış yapan bir gemiye seyir halindeyken bir mermi isabet etti. Deniz trafiği takip verilerine göre, son saldırıların ardından boğazdan geçen gemi sayısı hafta sonuna kıyasla hafif artış gösterse de tek haneli seviyelerde kalmaya devam etti.

DBS Bank Enerji Araştırmaları Başkanı Suvro Sarkar, herhangi bir anlaşmaya varılamamasının “yılın son çeyreğine ve hatta 2027’ye ilişkin petrol fiyatı beklentilerini etkileyeceği” değerlendirmesinde bulundu.

Sarkar, müzakerelere ilişkin belirsizlik devam ettiği sürece petrol fiyatlarının kısa vadede varil başına 80 ila 100 dolar arasında hareket edebileceğini ifade etti.

Öte yandan İran, Hürmüz Boğazı’nın yönetimine ilişkin bir anlaşma konusunda Umman ile müzakerelerini sürdürüyor. Tahran, iki tarafın anlaşmaya yaklaştığını belirtiyor. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Körfez bölgesinde Washington’un uzun süredir güvenlik ortağı olan Umman’ı, bu görüşmeler nedeniyle bombalamakla tehdit etti.

ABD’de ise Reuters’ın gerçekleştirdiği ön ankete göre, ham petrol stoklarının geçen hafta düşmüş olması, petrol ürünleri stoklarının da gerilemesi bekleniyor.


Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times