Cumhuriyetçi kanadın büyük çoğunluğuna göre Putin, Biden’dan daha güçlü

Kamuoyu anketleri, ABD’nin iki partisinin de popülaritesinde belirgin bir bozulma olduğunu gösteriyor.

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, 19’ıncı dönem için meclis üyeliğine aday olacağını duyurdu. (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, 19’ıncı dönem için meclis üyeliğine aday olacağını duyurdu. (Reuters)
TT

Cumhuriyetçi kanadın büyük çoğunluğuna göre Putin, Biden’dan daha güçlü

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, 19’ıncı dönem için meclis üyeliğine aday olacağını duyurdu. (Reuters)
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, 19’ıncı dönem için meclis üyeliğine aday olacağını duyurdu. (Reuters)

ABD’de, Demokrat ve Cumhuriyetçi partilerin popülaritelerinde önemli bir düşüş yaşanıyor. Öyle ki son kamuoyu anketleri, iki partinin popülaritesinin yaklaşık yüzde 45 oranında düştüğünü ortaya koydu. ‘NBC’ haber ağının anketi, destek veren yüzde 34’lük kesim karşısında katılımcıların yüzde 44’ünün Cumhuriyetçi Parti’nin performansını onaylamadığını ve bu sayıların Demokrat Parti için de benzer olduğunu ortaya koydu. Öyle ki destek veren yüzde 33’lük kesime kıyasla yüzde 48 bir kesim, Demokrat Parti’nin eylemlerine karşı olduklarını söyledi.
Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki derin bölünmeler, iki partin saflarında yaşanan acı gerçekleri yansıtıyor. İki partinin kamuoyu anketlerinde son olumlu sonuçlar aldığı zaman, eski Başkan Donald Trump’ın başkanlığı kazanmasından önce 2015 yılındaydı. Son ankette belki de en göze çarpan nokta, Cumhuriyetçilerin Trump’ı destekleyenlerle Cumhuriyetçi Parti’yi destekleyenler arasındaki bölünmesiydi.
Aynı anket, Demokratlar arasında da büyük bir çatlağı da ortay koydu. Yüzde 40’lık kesim, ara seçimlerde mevcut Başkan Joe Biden’ı desteklediklerini söylerken Demokratların yüzde 30’u ise aday Bernie Sanders’e destek veriyor. Biden ve Trump’ın elde ettiği sayılar da iyi değil. Biden’ın popülaritesi ankete katılanlar arasında sadece yüzde 39’a, Trump’ın ise yüzde 37’ye ulaştı. Ancak eski Başkan, partisinin destekçileri arasında yüzde 90’lık, genel olarak Cumhuriyetçi Parti arasında ise yüzde 62’lik bir popülariteye sahip.
Cumhuriyetçilerin ara seçimleri kazanma şanslarını artıran faktörün, büyük bir kısmının yaklaşan yasama seçimlerine yönelik coşkularını dile getirmesinden kaynaklanıyor olabileceği belirtiliyor. Öyle ki Demokratların yalnızca yüzde 47’si karşısında Cumhuriyetçilerin de yüzde 61’i kasım seçimleriyle ilgilendiklerini belirtti.
Rusya ile artan gerginlik ortasında ‘Yahoo’, 10 Cumhuriyetçiden 6’sının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ABD Başkanı Joe Biden’dan daha güçlü bir lider olduğuna inandığını gösteren ilginç ve tartışmalı bir ankete imza attı. Cumhuriyetçilerin ise yalnızca yüzde 4’ü Biden’i Putin’den daha güçlü görürken, yüzde 25’i de bu konuda pozisyon almayı reddetti. Anket, Biden yerine Putin’i tercih eden Cumhuriyetçilerin yüzde 71’inin, haberleri ‘spiker Tucker Carlson’ın Ukrayna karşısında Rusya’yı desteklemeye çalıştığı’ Fox News’den dinlediğini gösteriyor. Anket ayrıca Ukrayna’nın ABD için stratejik bir değeri olmadığına dikkat çekiyor.
Eski Başkan Donald Trump, 2016 yılında ‘Putin, Başkanımız Barack Obama’dan daha güçlü bir liderdir’ diyerek söz konusu düşünce akımını da başlatmış oldu.

Pelosi’den adaylık açıklaması
Bu çerçevede ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, salı günü yaptığı açıklamada 19’uncu dönem için meclis üyeliğine aday olacağını duyurdu. Ancak Demokrat Parti içerisindeki liderlik rolünü sürdürmek için yarışıp yarışmayacağına açıklık getirmedi. Ofisi de meclise tekrar başkanlık etmek isteyip istemediği konusunda yorum yapmayı reddetti.
Kaliforniya’dan meclis üyesi olan 81 yaşındaki Pelosi, Temsilciler Meclisi’ne başkanlık eden ilk kadın olma özelliğine sahip. Özellikle Demokrat Parti, 8 Kasım ara seçimlerinde olası bir çoğunluğu kaybetmeye hazırlanırken Pelosi’nin görevinden ayrılması bekleniyordu. 2018 seçimlerinden sonra ‘benzeri görülmemiş ikinci bir meclis başkanlığı dönemini güvence altına almak ve yeni bir neslin mecliste Demokrat Parti liderliğine yükselmesine olanak sağlamak’ için verdiği söze uyup uymayacağı ise henüz belli değil. Bu, meclis başkanının tekrar seçimlere gireceğini açıkladığı ve daha sonra tekrar başkanlığına aday olmama kararı aldığı ilk durum olmayacak. Demokratlar, gelecek sonbaharda zorlu bir seçim sezonuna hazırlanıyor olmalarına rağmen Pelosi’nin koltuğu parti açısından güvenli olarak kabul ediliyor.



Bir protestocu, Londra'daki büyükelçilik binasında İran bayrağını "devrim öncesi" bir bayrakla değiştirdi

İran'daki protestoları destekleyen göstericiler, Londra'daki İran büyükelçiliği önünde Şah döneminden kalma İran bayrağını dalgalandırdı (AFP)
İran'daki protestoları destekleyen göstericiler, Londra'daki İran büyükelçiliği önünde Şah döneminden kalma İran bayrağını dalgalandırdı (AFP)
TT

Bir protestocu, Londra'daki büyükelçilik binasında İran bayrağını "devrim öncesi" bir bayrakla değiştirdi

İran'daki protestoları destekleyen göstericiler, Londra'daki İran büyükelçiliği önünde Şah döneminden kalma İran bayrağını dalgalandırdı (AFP)
İran'daki protestoları destekleyen göstericiler, Londra'daki İran büyükelçiliği önünde Şah döneminden kalma İran bayrağını dalgalandırdı (AFP)

Görgü tanıkları AFP'e, yüzlerce kişinin katıldığı ve ülkede devam eden protestolara destek veren gösteride, bir protestocunun Londra'daki İran büyükelçiliğinin cephesinde bulunan İran bayrağını devrim öncesi İran bayrağıyla değiştirdiğini söyledi.

Sosyal medyada yayınlanan video görüntülerinde, Londra'nın merkezindeki Hyde Park yakınlarındaki binanın balkonunda bir kişinin protestocuların tezahüratları eşliğinde İran bayrağını indirip, aslan ve güneşle sembolize edilen Şah döneminin bayrağıyla değiştirdiği görülüyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre olay yerinde konuşan birkaç tanığı, bayrağın birkaç dakika yerinde kaldıktan sonra kaldırıldığını belirtti.

Başlangıçta yüksek enflasyon oranlarının tetiklediği protestolar, hızla rejimin sona ermesini isteyen siyasi taleplere evrilerek son iki hafta içinde İran'ın büyük bir kısmına yayıldı.

Buna karşılık İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'in “ayaklanma” olarak nitelendirdikleri olayların arkasında olduğu suçlamasında bulunurken, insan hakları grupları onlarca protestocunun ölümünü belgeledi.


Avrupa Parlamentosu, Devrim Muhafızları'nı terör örgütü olarak ilan etmekle tehdit ediyor

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen (solda) ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Mitsola, 27 Kasım'da Strasbourg'da (EPA)
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen (solda) ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Mitsola, 27 Kasım'da Strasbourg'da (EPA)
TT

Avrupa Parlamentosu, Devrim Muhafızları'nı terör örgütü olarak ilan etmekle tehdit ediyor

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen (solda) ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Mitsola, 27 Kasım'da Strasbourg'da (EPA)
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen (solda) ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Mitsola, 27 Kasım'da Strasbourg'da (EPA)

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Mitsola, Avrupa'nın İran'daki protestolara desteğinin arttığı bir dönemde dün, İran Devrim Muhafızları'nın “terörist” örgütler listesine eklenme olasılığını ima etti.

Mitsola, Avrupa Birliği'nin İran halkının onur ve özgürlük için verdiği mücadelede onların yanında olduğunu belirterek, protestocuların "tarihin seyrini değiştireceğini" ifade etti.

X platformunda yaptığı bir paylaşımda, İran'daki protestocular ve siyasi tutukluların “desteğe ihtiyacı olduğunu” ve Avrupa'nın Devrim Muhafızları'nı terör örgütü olarak tanımlayarak harekete geçebileceğini belirtti.

Metsola, Avrupa Birliği'ni, protestoları bastırmada Tahran rejimini destekleyen herkesi kapsayacak şekilde yaptırımları genişletmeye çağırdı ve “İran özgür olacak” dedi.

Aynı şekilde, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Tahran sokaklarının ve dünyanın dört bir yanındaki şehirlerin “özgürlük talep eden İranlı kadın ve erkeklerin ayak sesleriyle yankılandığını” belirterek, Avrupa'nın “onlarla tam olarak birlikte olduğunu” vurguladı.

Von der Leyen, meşru protestoların şiddetle bastırılmasını “kesinlikle” kınadı ve tüm tutukluların derhal serbest bırakılmasını, internet hizmetlerinin tamamen yeniden sağlanmasını ve temel haklara saygı gösterilmesini talep etti. Leyen, baskılardan sorumlu olanların “tarihin yanlış tarafında hatırlanacakları” uyarısında bulundu.

Uluslararası tepkilerin artmasıyla paralel olarak, çok sayıda Avrupa Parlamentosu üyesi protestoculara desteklerini açıkça ilan ettikten sonra Tahran ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki anlaşmazlık daha sert bir aşamaya girdi.

İran'ın Avrupa Birliği nezdindeki temsilciliği, Avrupa Parlamentosu'nu çifte standart uygulamak ve iç işlerine karışmakla suçladı.


İran, protestoların üçüncü haftasında zorlu bir sınavla karşı karşıya

Tahran'ın kuzeybatısındaki Punak bölgesinde cuma günü bir protesto gösterisi düzenlendi (Telegram)
Tahran'ın kuzeybatısındaki Punak bölgesinde cuma günü bir protesto gösterisi düzenlendi (Telegram)
TT

İran, protestoların üçüncü haftasında zorlu bir sınavla karşı karşıya

Tahran'ın kuzeybatısındaki Punak bölgesinde cuma günü bir protesto gösterisi düzenlendi (Telegram)
Tahran'ın kuzeybatısındaki Punak bölgesinde cuma günü bir protesto gösterisi düzenlendi (Telegram)

İran, güvenlik ve adli önlemlerin artmasıyla birlikte halk protestoları üçüncü haftasına girerken, Tahran ve diğer şehirlerde gece gösterileri devam ediyor. Washington ile Tahran arasında siyasi gerginlikler ise artıyor.

Devrim Muhafızları dün, güvenliğin sağlanmasının “kırmızı çizgi” olduğunu söylerken, ordu da yıllardır görülen en büyük protesto dalgasını kontrol altına almak için kamu mallarını ve altyapıyı korumaya hazır olduğunu açıkladı.

Bu, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeni uyarılarıyla eş zamanlı olarak geldi ve ardından Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD'nin “İran halkına” destek vereceğini açıkladı. İranlı yetkililer ise Washington ve İsrail'i kargaşayı kışkırtmakla suçlamaya sürdürüyor.

Sahada resmi medya, şiddet olayları ve kamu binalarının yakıldığını bildirirken, insan hakları örgütleri onlarca kişinin öldüğünü açıkladı.

Avrupa'da güvenlik güçlerinin müdahalesine yönelik kınamalar devam etti; Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği'nin tutukluların serbest bırakılmasını, internet erişiminin yeniden sağlanmasını ve temel haklara saygı gösterilmesini talep eden protestocuların "tamamen" yanında olduğunu belirtti.