Filistin Devlet Başkanlığı Yetkilisi: Kudüs’te 250 ev acil yıkım tehdidiyle karşı karşıya

Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinliler ve yabancılar, Filistinlilerin evlerinin tahliye edilmesini protesto ediyor (AFP)
Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinliler ve yabancılar, Filistinlilerin evlerinin tahliye edilmesini protesto ediyor (AFP)
TT

Filistin Devlet Başkanlığı Yetkilisi: Kudüs’te 250 ev acil yıkım tehdidiyle karşı karşıya

Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinliler ve yabancılar, Filistinlilerin evlerinin tahliye edilmesini protesto ediyor (AFP)
Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinliler ve yabancılar, Filistinlilerin evlerinin tahliye edilmesini protesto ediyor (AFP)

Filistin Devlet Başkanlığı Kudüs İşleri Divanı Müsteşarı Ahmed er-Ruveydi, İsrail’in, Kudüs kentinin görüntüsünü etkileyecek ve Kudüs’ün asıl sahiplerini azınlık haline getirecek bir demografik gerçeklik dayatmak amacıyla yıkım çalışmalarına hız verdiğini ve 6 yeni yerleşim mahallesinin inşasını tartışmaya açmasının da bu amaçla örtüştüğünü söyledi.  
Filistin’in Sesi radyosuna konuşan Ruveydi, “Kudüs ilinin çeşitli bölgelerinde 22 bin ev yakılma tehdidi altında ve 250’sinin önümüzdeki günlerde yıkılması bekleniyor” dedi. Ruveydi’ye göre, İsrail, Kudüs’ün mahallelerini kuşatma, demografik gelişimini engelleme, Filistinli vatandaşlara ait evleri yıkmanın yanı sıra daha fazla toprağını gasp etme ve yerleşimcileri bu bölgelere taşıma yoluyla bu planlarını hayata geçiriyor.
Kudüs’te ev yıkma politikası oldukça eskilere dayanıyor. Geçen yıl yoğun bir şekilde uygulanan bu politika bu yıl da ivme kazanarak devam ediyor. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Kasım 2021’de yayınladığı raporda, İsrail’in Kudüs ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin evlerine yönelik yıkım çalışmalarına işaret ederek, İsrail’in 2021’de bu bölgelerde yıktığı ev sayısının 2020’ye göre yüzde 21 arttığını kaydetti. Rapora göre aynı dönemde evlerinin yıkılması veya evlerine el konulması sonucu yerinden edilen Filistinlilerin sayısı yüzde 28 arttı.
Filistin Kudüs İşleri Bakanlığı’nın yayımladığı resmi verilere göre, işgal makamları 2021’de Doğu Kudüs’te 177 bina yıktı ve bu durum bin 422 vatandaşı doğrudan etkiledi.
Yıkılan ev sayısının bölgelere göre dağılımı şu şekilde: Cebel el-Mukebber 27, Beyt Hanina 25, Silvan 21, El-İseviye 22, Sur Bahir 11, Et-Tur 10, Hazma 10, El-Velce 9, Rasu’l Amud 9, Er-Ram ve El-Berid 5, Vadi el-Cevz 5, Beyt Safafa 4, Es-Sevri 3, Şeyh Cerrah 3, Şafat Kampı 3, Kalandiya 3, Battir 2, Bir Avne 2, Şeyh Sad 1, Şafat 1, Um Tuba 1.
İsrail’e bağlı Kudüs Belediyesi aynı zamanda 30'a yakın ticaret ve tarım tesisi ile duvarı yıktı.
OCHA’nın raporunda, Kudüs’ün Yasul ve El-Beşir mahallelerinde 100’ü aşkın ev, Silvan’daki El-Bustan Mahallesi’nde 84 ev, Tur Mahallesi ve diğer mahallelerdeki diğer konutların da aralarında bulunduğu çok sayıda evin yıkım tehdidiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi. Raporda ayrıca bu durumun binlerce Filistinlinin yerinden olmasına sebep olabileceği uyarısı yapıldı.
İsrail, Kudüs’te 20 binden fazla evin ruhsatsız olduğunu söylüyor. Buna karşılık 2021’de 12 bin yerleşim biriminin inşasına onay veren İsrail, geçen hafta Kudüs’ün Şeyh Cerrah Mahallesi’nde Filistinli Salihiye ailesine ait araziye el koydu ve iki evini yıktı. Filistinliler bu adımı mahalledeki diğer Filistinlilerin evlerinden çıkarılmasına hazırlık olarak görüyor. Şeyh Cerrah Mahallesi, Mayıs 2021’de İsrail’in Gazze’ye karşı düzenlediği operasyon başta olmak üzere birçok çatışmaya tanık oldu.
Filistinliler İsrail Başbakanı Naftali Bennett’i Kudüs’ü Yahudileştirme planlarını ileriye taşımaya çalışmakla suçluyorlar. Ruveydi, “Yönetim ve onun başında bulunan Devlet Başkanı Mahmud Abbas, zorunlu göç politikasını durdurması için işgal makamlarına baskı yapması ve özellikle işgal altındaki Kudüs kentinde yaşayan halkımıza uluslararası koruma sağlaması için çeşitli taraflarla uluslararası temaslar yürütüyor” dedi.



Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"
TT

Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"

İsrail dün Batı Şeria'daki saldırılarını artırarak, iki yıl boyunca kuzeye yoğunlaştırdığı saldırılarını Batı Şeria'nın orta ve güney kesimlerine de genişletti.

BM İnsan Hakları Ofisi dün, yerleşimcilerin, İsrail güvenlik güçlerinin desteği ve katılımıyla Filistinlilerin geniş bölgelerden zorla göç ettirilmesine yol açtığını ve bunun "savaş suçu teşkil ettiğini" belirterek uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi Direktörü Ajith Sunghay, “İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi bir savaş suçudur ve insanlığa karşı suç teşkil edebilir” dedi.

Bu arada, Hamas kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD de dahil olmak üzere arabulucular aracılığıyla Refah sınır kapısının bu hafta içinde açılacağına dair güvenceler aldıklarını ve bugünün (Perşembe) en muhtemel tarih olduğunu vurguladı.

Ancak İsrail'deki haberler açılış tarihi konusunda çelişkili; İsrail Yayın Kurumu bugün açılacağını doğrularken, Walla web sitesi açılışın önümüzdeki pazar günü gerçekleşeceğini belirtti.


Filistinli bir genç Beytüllahim yakınlarında İsrail'in açtığı ateşle öldürüldü

Batı Şeria'da bir İsrail polis kontrol noktası (AFP)
Batı Şeria'da bir İsrail polis kontrol noktası (AFP)
TT

Filistinli bir genç Beytüllahim yakınlarında İsrail'in açtığı ateşle öldürüldü

Batı Şeria'da bir İsrail polis kontrol noktası (AFP)
Batı Şeria'da bir İsrail polis kontrol noktası (AFP)

Filistin Sağlık Bakanlığı dün, Batı Şeria'nın en büyük vilayeti Hebron’a bağlı Aş-Şuyuk kasabasından genç bir Filistinli gencin Beytüllahim yakınlarındaki Tüneller kontrol noktasında İsrail güçleri tarafından vurularak öldürüldüğünü açıkladı.

Filistin Haber Ajansı'na (WAFA) göre, Filistin Sağlık Bakanlığı, "İsrail işgal güçleri tarafından Beytüllahim yakınlarında vurulan 28 yaşındaki Kusay Mahir Ismail Halayka'nın ölümüne ilişkin Genel Sivil İşler Otoritesi tarafından bilgilendirildiğini" belirtti.

İsrail yetkilileri, dün bir Filistinlinin, bir kontrol noktasında İsrail güçlerini bıçaklamaya çalışırken vurularak öldürüldüğünü bildirdi.

İsrail polisi ve sağlık görevlilerine göre Kudüs ile Beytüllahim arasındaki "Tüneller Kontrol Noktası"nda meydana gelen saldırıda hiçbir İsrail gücü mensubu yaralanmadı.

Şarku'l Avsat'ın Times of Israel'den aktardığına göre polis, kontrol noktasında görevli memurların "Batı Şeria'dan yaya olarak gelen şüpheliyi fark ettiklerini ve rutin bir arama sırasında şüphelinin kimlik kartını gösterdikten sonra bir bıçak çıkardığını" belirtti.

İsrail ordusu ise kontrol noktasında konuşlanmış bir askeri polis birliğinin "saldırgana ateş açtığını" açıkladı.

Filistin Yönetimi Sivil İşler Genel Müdürlüğü'ne göre şüpheli öldürüldü ve İsrail cesedine el koydu.


Hamas, Gazze’ye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
TT

Hamas, Gazze’ye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 71 bini aştı (Reuters)

Hamas, Gazze'de kurulacak geçiş yönetimiyle işbirliği içinde bölgeye 10 bin polis konuşlandırmak istiyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Hamas yönetiminin örgüt üyelerine pazar günü gönderdiği mektupta, 40 binden fazla memur ve güvenlik görevlisinin, ABD'nin barış planı kapsamında kurulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'yle ortak çalışmasını istedi. 

Kaynaklar, yaklaşık 10 bin kişilik polis gücünün de bu rakama dahil olduğunu söylüyor. 

Hamas sözcüsü Hazım Kasım, Reuters'a gönderdiği açıklamada örgütün Gazze'nin yönetimini komiteye devretmeye hazır olduğunu söyledi. 

Sözcü, 40 bin nitelikli personele komite tarafından iş sağlanmasını talep ettiklerini belirtti. 

Yetkililer, Hamas'ın komitenin Gazze'deki bakanlıkları yeniden yapılandırmasına ve bazı çalışanları emekliye ayırmasına açık olduğunu da söylüyor. Diğer yandan toplu işten çıkarmaların kaosa yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar. 

Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin başkanlığını eski Filistin Ulaştırma Bakan Yardımcısı Ali Şaas yürütüyor. Şaas'la Hamas yöneticilerinin henüz buluşmadığı belirtiliyor. 

Diğer yandan Gazze'nin geleceğinde Hamas'ın söz sahibi olmamasını isteyen İsrail yönetiminin böyle bir adıma nasıl yaklaşacağı bilinmiyor. 

Washington yönetimi, Gazze'de barış anlaşmasının ikinci aşamasına geçildiğini 14 Ocak'ta duyurmuştu. Bu kapsamda Hamas'ın silah bırakması da öngörülüyor. Beyaz Saray, silah bırakmaları karşılığında örgüt üyeleri hakkında af çıkarılabileceğini de söylemişti. 

Adının paylaşılmaması şartıyla konuşan Filistinli bir yetkili İsrail, Katar, Mısır ve Türkiye gibi tarafların da dahil olduğu silahsızlanma mekanizmalarını görüşmek için ABD'nin Hamas'la irtibata geçtiğini belirtiyor. 

Yetkiliye göre örgüt, 5 yıl ya da daha uzun süreli bir ateşkese hazır olduğunu söylemiş. Diğer yandan kaynak, örgütün bağımsız Filistin devletinin kurulmasına yönelik sürecin başlatılmasını istediğini de vurguluyor. Tel Aviv yönetimi iki devletli çözüme yanaşmadığını defalarca bildirmişti.

Öte yandan iki Hamas yetkilisi, Washington'ın ya da arabulucu ülkelerin somut bir silahsızlanma önerisi sunmadığını ifade ediyor. 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dünkü açıklamasında Hamas silah bırakmadan Gazze'nin yeniden inşasına başlanmayacağını söylemişti. 

Netanyahu, İsrail ordusunun bölgeden çekilmesinin silahsızlanma sürecine bağlı olduğunu belirterek, Gazze ve Batı Şeria'daki “güvenlik önlemlerini” sürdüreceklerini ifade etmişti. 

Independent Türkçe, Reuters, Times of Israel