Sean Penn: Kot giymeyi bırakıp etek giymeye yönlendiren korkaklık genleri var

Sean Penn, ağustosta Kovid-19 aşılarının zorunlu olması gerektiğini söylemişti (AFP)
Sean Penn, ağustosta Kovid-19 aşılarının zorunlu olması gerektiğini söylemişti (AFP)
TT

Sean Penn: Kot giymeyi bırakıp etek giymeye yönlendiren korkaklık genleri var

Sean Penn, ağustosta Kovid-19 aşılarının zorunlu olması gerektiğini söylemişti (AFP)
Sean Penn, ağustosta Kovid-19 aşılarının zorunlu olması gerektiğini söylemişti (AFP)

Sean Penn "korkaklık genlerinin kotlardan vazgeçip etek giymeye" yönlendirdiğini iddia etti.
Aktör, The Independent'a kısa süre önce verdiği röportajda erkeklik hakkındaki görüşlerinden bahsederek şunları söyledi:
"Kendi bakış açımdan erkeklerin epey feminen hale geldiğini düşünüyorum."
Yakın zamanda vizyona giren aksiyon filmi Flag Day'de rol alan Penn şunları ekledi:
"Hayatımda erkekliği kendilerine karşı baskı işareti olarak görmeyen çok güçlü kadınlar var."
"Kotlardan vazgeçip etek giymeye yönlendiren pek çok korkaklık geni olduğunu düşünüyorum."
Kızı ve Flag Day'deki rol arkadaşı Dylan Penn de bugün yayımlanan ortak röportajdaydı. Muhabire göre Dylan Penn "sessiz kaldı" ve "uzaklara baktı".
Konuşmanın başka bir noktasında Penn, Jennifer Vogel'ın 2004 tarihli Flim-Flam Man: The True Story of My Father's Counterfeit Life (Dolandırıcı Adam: Babamın Sahte Hayatının Gerçek Hikayesi) kitabında anlatılan gerçek hikayeye dayanan filmde Dylan'la birlikte oynamanın nasıl bir şey olduğundan bahsetti.

Dylan Penn ve Sean Penn "Flag Day"de (MGM/United Artists)
Milk'in başrol oyuncusu aşı karşıtları hakkındaki görüşlerinden de bahsederek şunları dile getirdi:
"Ayrıcalık ve özgürlükler bazen vatandaşlık karşıtı olma, yapması gerekenleri yapmayan yurttaş olma hakkı olarak görülüyor."
"Konu aşı olmamaya gelince kendilerine meşruiyet kazandıracak sahte bilim türü araştıracak kişiler."
Sean ve Dylan Penn'le yapılan röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz.
Independent Türkçe



Güneş Sistemi'nin uzak köşesinde bilim insanlarını şaşırtan keşif

2002 XV93'ün ince atmosferi yıldız örtülmesi denen olay sayesinde keşfedildi (Japonya Ulusal Astronomik Gözlemevi/Ko Arimatsu)
2002 XV93'ün ince atmosferi yıldız örtülmesi denen olay sayesinde keşfedildi (Japonya Ulusal Astronomik Gözlemevi/Ko Arimatsu)
TT

Güneş Sistemi'nin uzak köşesinde bilim insanlarını şaşırtan keşif

2002 XV93'ün ince atmosferi yıldız örtülmesi denen olay sayesinde keşfedildi (Japonya Ulusal Astronomik Gözlemevi/Ko Arimatsu)
2002 XV93'ün ince atmosferi yıldız örtülmesi denen olay sayesinde keşfedildi (Japonya Ulusal Astronomik Gözlemevi/Ko Arimatsu)

Gökbilimciler Güneş Sistemi'nin en dış kısımlarındaki küçük bir gökcisminde ilk kez atmosfer keşfetti. Bulgular, atmosfer oluşumuna dair bilinenlere meydan okuyor.

Güneş Sistemi'nin sınırında yer alan Kuiper Kuşağı'nda Neptün ötesi cisim (NÖC) denen, buzul ve kayalık binlerce cisim bulunuyor. Neptün'ün yörüngesinin ötesinde yer aldıkları için bu şekilde adlandırılan bu dünyalar, Güneş Sistemi'nin erken dönemine dair fikir veriyor.

NÖC'lerin en büyüğü olan Plüton ince bir atmosfer barındırırken, ondan sonra gelen daha küçük cüce gezegenlerde böyle bir katman gözlenmemişti.

Dondurucu soğuklar ve zayıf yüzey kütleçekimi nedeniyle bu NÖC'lerin atmosferi olamayacağı düşünülüyordu.

Gökbilimciler bu cisimlerin çok küçük ve uzak olması nedeniyle onları her zaman detaylıca inceleme fırsatı bulamıyor.

Japonya Ulusal Astronomik Gözlemevi'nden Ko Arimatsu liderliğindeki araştırmacılar, 2024'te (612533) 2002 XV93 isimli NÖC'yi gözlemlemek için nadir bir fırsat yakaladı.

Ekip, parlak bir yıldızın önünden geçeceği sırada cismi inceleyebilmek için Kyoto ve Nagano Prefektörlüğü'ndeki gözlemevlerinin yanı sıra Fukuşima'daki amatör bir bilim insanı tarafından işletilen teleskobu kullandı.

Bir gökcisminin, arka plandaki parlak bir yıldızın önünden geçmesiyle yaşanan ve yıldız örtülmesi diye bilinen bu olay, uzak ve küçük cisimlerin büyüklüğü, şekli ve özellikleri hakkında bilgi edinme imkanı sunuyor.

Normalde böyle bir olayda yıldızın ışığının, örtülme süreci boyunca keskin bir değişim geçirmesi gerekir. Yani ışığın, cisim yıldızın önüne geçtiğinde aniden kesilmesi ve ardından aynı keskinlikte geri gelmesi beklenir.

Ancak bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de dün (4 Mayıs) yayımlanan çalışmaya göre 2002 XV93, yıldızın önünden geçerken ışık kademeli bir şekilde azaldı. Bilim insanları bu durumun bir atmosferin varlığına işaret ettiğini söylüyor.

CNN'e konuşan Arimatsu "Gözlem verileri, gölgenin kenarına yakın yıldızın parlaklığında yaklaşık 1,5 saniye süren yumuşak bir değişim gösterdi" diyerek ekliyor: 

Bu türden yumuşak bir parlaklık değişiminin doğal açıklaması, yıldız ışığının cismin etrafındaki çok ince bir atmosfer tarafından bükülmesi olabilir.

Sadece 500 kilometre çapa sahip 2002 XV93'ün atmosfer barındırması son derece çarpıcı bir bulgu. Buna karşılık Plüton, 2 bin 377 kilometre çapa sahip. 

Araştırmacılar kararma ve aydınlamaya dayanarak cismin ne tür bir atmosferi olduğunu saptamaya çalıştı. Plüton'un atmosferini temel alan ekip, büyük ölçüde metan, azot ve karbonmonoksitten oluşan bir bileşime sahip olabileceğini düşünüyor.

NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'yla yapılacak gözlemler, atmosferin yapısı hakkında daha kesin veriler sunabilir.

Atmosferin yoğunluğunu da hesaplayan gökbilimciler, deniz seviyesindeki Dünya atmosferinden yaklaşık 5 ila 10 milyon kat daha ince olduğunu tespit etti.

Bilim insanları atmosferin nasıl oluştuğunu henüz bilmese de iki tahminleri var. Cismin Plüton'da olduğu gibi kriyovolkanları varsa bunlar, yüzeyin altındaki metan, azot veya karbonmonoksit gibi gazları serbest bırakabilir. Bir diğer ihtimal de kuyrukluyıldız benzeri cisimlerin 2002 XV93'e çarparak yüzeyin altındaki gazları açığa çıkarmış olması.

Arimatsu, eğer ikinci senaryo doğruysa atmosferin sadece birkaç yüz yıl varlığını sürdürebileceğini ancak düzenli kriyovolkan aktivitesi atmosferi sürekli yeniliyorsa çok daha uzun süre dayanabileceğini belirtiyor.

Arimatsu, "Gelecekteki örtülme gözlemleri basınçta istikrarlı bir azalma gösterirse, bu çarpma sonucu meydana gelen kısa süreli bir atmosfer anlamına gelir" diyor.

Araştırmacılar diğer NÖC'lerin atmosferi olup olmadığını öğrenmek üzere çalışmalarını sürdürmeyi planlıyor. Bu sayede 2002 XV93'ün bir istisna olup olmadığını anlamayı umuyorlar.

 

Independent Türkçe, Science Alert, CNN, Nature Astronomy


Bilim insanları esnemenin şaşırtıcı faydalarını ortaya çıkardı

Peru'daki Miraflores Merkez Parkı'nda bir kedi esniyor (AFP)
Peru'daki Miraflores Merkez Parkı'nda bir kedi esniyor (AFP)
TT

Bilim insanları esnemenin şaşırtıcı faydalarını ortaya çıkardı

Peru'daki Miraflores Merkez Parkı'nda bir kedi esniyor (AFP)
Peru'daki Miraflores Merkez Parkı'nda bir kedi esniyor (AFP)

Çığır açıcı yeni bir araştırma, esnemenin beyindeki sıvıların düzenlenmesinde gözden kaçmış bir rol oynayabileceğini gösterirken, esnemeyi bastırmaya çalıştığımızda neler yaşandığına da ışık tutuyor.

Daha önce bu davranışın esasen oksijen seviyelerini düzenlemek için evrimleştiği düşünülüyordu. Alternatif teoriler ise esnemenin, aynı türden diğer bireylere yorgunluk sinyali vermeye yaradığını öne sürüyordu.

MR taramaları kullanılan yeni araştırmada, esnemenin beyin-omurilik sıvısının beyinden dışarı akışını yeniden düzenlediği tespit edildi. Bu sıvının beyinden atık maddeleri uzaklaştırmaya ve kritik kimyasalları taşımaya katkı sağlayarak basınç dengesini koruduğu ve organın genel sağlığını desteklediği biliniyor.

Çalışma ayrıca her insanın biraz farklı şekilde esnediğini de belirtiyor.

Hakemli dergi Respiratory Physiology & Neurobiology'de yayımlanan çalışmada, "Anlaşılan esneme, son derece uyarlanabilir bir davranış ve fizyolojik önemi üzerine yapılacak daha fazla araştırma meyve verebilir" ifadeleri yer alıyor.

Esneme; çene, baş ve boynun tutarlı ve tekrarlanabilir bir düzende koordineli hareketini içeriyor. Çalışmaya göre bu hareketler, beyin ve omurilik çevresindeki beyin-omurilik sıvısının akışını etkiliyor.

Çalışmada 22 sağlıklı katılımcının beyin sapı ve üst omurga çevresindeki sıvı akış yollarının, normal ve derin nefes alma gibi hareketlerin yanı sıra bastırılmış esnemelere kıyasla esnemeden nasıl etkilendiği incelendi.

Araştırmacılar, esnemelerin normal nefes almaya kıyasla beyin-omurilik sıvısı akışını artırdığını saptadı ve bu da davranışın, sadece yorgunluğu gösteren bir sosyal işaretin ötesinde "işlevsel bir fizyolojik amaç" taşıdığına işaret ediyor.

Derin nefesler de sıvı akışını artırıyor gibi görünse de esneme, beyin-omurilik sıvısı çıkışıyla "daha sık" ilişkilendirildi.

Buna karşılık derin nefes alma, ters yönde beyin-omurilik sıvısı akışı gösterdi.

Çalışmada bulaşıcı esnemenin bile, derin veya normal nefes alma sırasında görülmeyen, nefes verme aşamasında belirgin bir beyin omurilik sıvısı akışına yol açtığı tespit edildi.

Araştırmacılar, bir kişinin her esnediğinde kas hareketlerinin neredeyse aynı olduğunu saptayarak esnemenin beyin sapı tarafından kontrol edilen istemsiz bir hareket olduğunu doğruladı.

Dikkat çekici bir şekilde, bastırılmış esnemeler bile bastırılmayanlarla neredeyse aynı süreye sahipti; bu da bastırmanın altta yatan süreci etkilemediği anlamına geliyor.

Bilim insanları, "Esneme bir kez başladıktan sonra, kısmen örtülebilen ancak tamamen kesilmesi zor olan yapılandırılmış bir süreç olarak ilerliyor" diye açıklıyor.

Çalışmada esneme sırasında gözlemlenen akış modeli, bunun beyindeki çözünen madde taşınımı ve ısı alışverişini de etkilediğine işaret ediyor.

Araştırmada şu ifadeler kullanılıyor:

Esneme sırasında beyin-omurilik sıvısıyla venöz kan akışının uyumu ve karotis arter kan akışındaki artış, ısı alışverişini optimize ederek beynin soğumasına katkıda bulunabilir.

Daha hedefe yönelik beyin çalışmalarıyla doğrulanırsa bu bulgular, migren gibi beyin-omurilik sıvısı akışının bozulduğu rahatsızlıklar hakkında daha fazla bilgi sağlayabilir.

Independent Türkçe


Netflix'te saklı kalmış dönem dizisi övgü topluyor: Kesinlikle muazzam

The English Game, Fergus Suter ve Jimmy Love adlı iki İskoç oyuncunun, işçi sınıfı takımı Darwen'ı başarıya taşımak için transfer olmasıyla gelişen olayları konu alıyor (Netflix)
The English Game, Fergus Suter ve Jimmy Love adlı iki İskoç oyuncunun, işçi sınıfı takımı Darwen'ı başarıya taşımak için transfer olmasıyla gelişen olayları konu alıyor (Netflix)
TT

Netflix'te saklı kalmış dönem dizisi övgü topluyor: Kesinlikle muazzam

The English Game, Fergus Suter ve Jimmy Love adlı iki İskoç oyuncunun, işçi sınıfı takımı Darwen'ı başarıya taşımak için transfer olmasıyla gelişen olayları konu alıyor (Netflix)
The English Game, Fergus Suter ve Jimmy Love adlı iki İskoç oyuncunun, işçi sınıfı takımı Darwen'ı başarıya taşımak için transfer olmasıyla gelişen olayları konu alıyor (Netflix)

Downton Abbey ve The Gilded Age gibi dönem dizilerine imza atan senarist, yapımcı ve oyuncu Julian Fellowes, Netflix'te yeniden keşfedilen The English Game'le izleyicilerden övgü topluyor.

Futbolun yalnızca bir spor değil, aynı zamanda sınıf çatışmasının sahnesi olduğu yılları anlatan dizi, izleyicilerden olumlu yorumlar alıyor.

Oscar ödüllü kara komedi Gosford Park ve son dönemin popüler yapımı The Gilded Age'le dönem anlatılarındaki ustalığını kanıtlayan Fellowes'un 2020 yapımı mini dizisi, Netflix izleyicileri arasında yeniden konuşuluyor.

19. yüzyılın sonlarında geçen bu tarihi drama, modern futbolun aristokratların amatör eğlencesinden, işçi sınıfının sahiplendiği bir takım sporuna dönüşümünü ele alıyor. 

6 bölümden oluşan dizi, Sanayi Devrimi sonrası Birleşik Krallık'ta geçiyor ve İskoçyalı işçi Fergus Suter'la üst sınıf temsilcisi Arthur Kinnaird'in hikayesi üzerinden modern futbolun doğuşunu anlatıyor.

"Futbol sevmeyenler bile izlemeli"

Rotten Tomatoes ve IMDb gibi platformlarda yorumlarını paylaşan izleyiciler, dizinin yaratıcısı Fellowes'un bir kez daha güçlü bir dönem işi ortaya koyduğunu belirtiyor.

Dizinin sürükleyici atmosferine dikkat çeken bir izleyici şöyle yazdı:

Kesinlikle muazzam. Uzun zamandır izlediğim en iyi dizi. Büyüleyici ve sürükleyici.

Başka bir izleyici ise The English Game'le ilgili şu ifadeleri kullandı:

İlk bölümden itibaren bu kadar iyi olmasına şaşırdım. Duygusal, tutkulu ve her yönüyle inanılmaz bir hikaye.

Bir izleyici de diziyi şu sözlerle övdü:

Futbolu sevmeseniz bile harika vakit geçirebilir ve ekrana kilitlenebilirsiniz. Karakterler ve dönem detayları harika işlenmiş.

Tanıdık yüzler

The English Game'in oyuncu kadrosunda The Kingsman yıldızı Edward Holcroft, Jamestown'dan Niamh Walsh, Game of Thrones'la tanınan Charlotte Hope ve Gangs of London'dan James Harkness yer alıyor.

Independent Türkçe, Mirror, Wales Online