Fas Halk Gücü Sosyalist Birliği Partisi anlaşmazlıkların gölgesinde kongre düzenliyor

Fas Halk Gücü Sosyalist Birliği Partisi (UNFP) Genel Sekreteri İdris Laşkar. (MAP)
Fas Halk Gücü Sosyalist Birliği Partisi (UNFP) Genel Sekreteri İdris Laşkar. (MAP)
TT

Fas Halk Gücü Sosyalist Birliği Partisi anlaşmazlıkların gölgesinde kongre düzenliyor

Fas Halk Gücü Sosyalist Birliği Partisi (UNFP) Genel Sekreteri İdris Laşkar. (MAP)
Fas Halk Gücü Sosyalist Birliği Partisi (UNFP) Genel Sekreteri İdris Laşkar. (MAP)

Fas Halk Gücü Sosyalist Birliği Partisi (UNFP) bugün, Bouznika'da (Rabat'ın güneyinde) 11’inci kongresini düzenliyor. Kongre, UNFP Genel Sekreteri İdris Laşkar’ın üçüncü dönem için aday gösterilmesi konusundaki tartışmaların gölgesinde gerçekleşiyor.
UNFP’nin iç tüzüğünde genel sekreterin yalnızca iki dönem görev yapmasına izin verilmesi nedeniyle tüzük değiştirildi ve Laşkar’ın üçüncü dönem için adaylığının önü açıldı. Ancak genel sekreterlik görevi için aday olan Hasna Ebuzeyd ve Muhammed Bubekri de dahil olmak üzere bir dizi parti üyesi, Laşkar’ın üçüncü kez aday olmasını sağlamak için iç tüzükte yapılan değişiklikleri iptal etmek üzere dava açtılar. Rabat Asliye Hukuk Mahkemesi dün söz konusu davaya ilişkin kararında ret cevabı verdi.
Partinin genel sekreterliği için adaylığını açıklayan eski bakan Abdelkarim bin Atik ve eski bakan ve partinin eski siyasi büro üyesi olan Muhammed Bubekri mahkemenin kararının ardından adaylıktan çekildiklerini duyurdular.
Bin Atik yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Mahkeme, konferansın çalışmasını askıya alma talebinin reddedildiğini açıkladı. Şaşkınız. Bugün partizan uygulamaların hayat geçirildiği bir dönüm noktasıyla karşı karşıyayız. Bu partizan uygulamalar, seçim kazanımlarını ayrıcalıklar elde etmek için adeta bir hedef haline getiriyor. UNFP, bir konferanstan daha büyüktür. Karanlıkta faaliyet gösteren baskı güçlerinden korkmadan inançlarını ve konumlarını ifade edebilen gerçek siyasi aktörlere ihtiyaç duyulan bu dönemde herkes sorumluluğunu üstlenmeli.”
Parti genel sekreterliği adaylığından çekilme kararı aldığını söyleyen Bubekri sözlerini şöyle sürdürdü:
“UNFP’nin 11’inci kongresinin birçok anlaşmazlık ile gölgelenmiş olduğu şüphesiz ortada. Parti kanunlarının ülkedeki parti kanunlarını ihlal edecek biçimde tahrif edilmesi de bu anlaşmazlıklar arasındadır.”
Fas Halk Gücü Sosyalist Birliği Partisi (UNFP) siyasi büro üyeleri, geçtiğimiz salı günü Rabat'ta düzenledikleri basın toplantısında, UNFP Genel Sekreteri İdris Laşkar’ın parti lideri olarak çalıştığı iki dönemin (2012’den 2021’e kadar) ardından üçüncü bir dönem için aday olmasını talep ettiler. Açıklamada kazanımların korunmaya devam edilmesi gerektiği vurgulandı.
UNFP liderlerinden Mehdi Mezvari tarafından okunan bildiride, sorumluluk etiğinin mevcut aşamayı ve sonuçlarını korumak için kolektif bir ruha sahip olunması gerektirdiği belirtildi. Bildiriye göre bu durum, örgütsel ve siyasi olarak inşa edilen yapıya uygun olarak parti kurumları ve destekçileri tarafından dile getirilen ‘acil iç çağrıya’ yanıt vermek üzere Laşkar’a partinin bir sonraki liderliği için adaylığını sunma yetkisi verdi. Laşkar’a adaylığını sunma çağrısı yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Biz de dahil olmak üzere kurumların, aktivistlerin ve mücadele verenlerin taleplerine cevap vermek İdris Laşkar’ın görevidir. Bu toplu talebe cevap vererek liderlik etmek için bir kez daha sorumluluk almalıdır.”
Diğer yandan UNFP konferansının, Kovid-19 salgınıyla mücadele tedbirleri kapsamında 8 bölgesel platform üzerinden çevrimiçi olarak düzenlenmesi kararı alındı.
Bouznika'daki açılış oturumuna Ulusal Konsey (konferans sonrası en yüksek karar alma organı) üyelerinin yanı sıra siyasi büro üyelerinin de katıldığı belirtildi. Sayısı bini aşan diğer kongreye ise bölgesel elektronik platformlar üzerinden katılım sağlanacağı bilgisi paylaşıldı.
Kongrenin, parti sekreterini seçmek için Rabat'ta toplanacak yeni Ulusal Meclis üyelerini oylaması bekleniyor.
Laşkar, parti başkanlığında üçüncü dönemi kazanma olasılığı en fazla olan isim olarak gösteriliyor.



Financial Times: İsrail, ABD ile yeni bir güvenlik anlaşması imzalamak istiyor

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
TT

Financial Times: İsrail, ABD ile yeni bir güvenlik anlaşması imzalamak istiyor

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 29 Aralık 2025'te Florida'da düzenledikleri basın toplantısında (Reuters)

Financial Times bugün yayımladığı haberde, İsrail’in ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle yeni bir 10 yıllık güvenlik anlaşması görüşmelerine hazırlanmakta olduğunu bildirdi. Amaç, İsrail’in milyarlarca dolarlık nakit yardımlar olmadan da Amerikan askeri desteğini sürdürmesini sağlamak olarak aktarılıyor.

İsrail Savunma Bakanlığı’nda mali danışman olarak görev yaparken istifa eden Gil Pinhas Financial Times’a verdiği demeçte, önümüzdeki haftalarda yapılması beklenen görüşmelerde İsrail’in nakit yardımlar yerine ortak savunma projelerini önceliklendirmeyi planladığını belirtti. Pinhas, “Bu bağlamda ortaklık, sadece finansman meselesinden daha önemli… Parayla ölçülemeyecek birçok husus var. Konuya daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşılmalı” dedi.

Pinhas, İsrail’in Amerikan silahlarını satın almak için kullanabileceği yıllık yaklaşık 3,3 milyar dolarlık doğrudan mali desteğin ‘müzakere edilebilecek ve kademeli olarak azaltılabilecek bir unsur’ olduğunu ifade etti. ABD ve İsrail hükümetleri, 2016 yılında imzalanan 10 yıllık bir mutabakat zaptıyla 38 milyar dolarlık askeri yardım taahhüdünde bulunmuştu; bunun 33 milyar doları askeri teçhizat alımı için hibe, 5 milyar doları ise füze savunma sistemleri için ayrılmıştı. Bu anlaşmanın süresi Eylül 2028’de sona eriyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, iki hafta önce Reuters’a yaptığı açıklamada, önümüzdeki on yıl içinde İsrail’in Amerikan askeri yardımlarına olan bağımlılığını ‘kademeli olarak azaltmayı’ umduğunu söylemişti. Netanyahu, ülkesinin yabancı askeri yardımlara bağımlı olmaması gerektiğini vurgularken, tam bağımsızlık için net bir takvim açıklamadı.

Economist dergisine verdiği bir röportajda ise Netanyahu, “Önümüzdeki on yıl içinde askeri yardımları kademeli olarak azaltmak istiyorum” dedi ve söz konusu azaltımın sıfıra inip inmeyeceği sorusuna “Evet” yanıtını verdi.

gtyh
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

Netanyahu, ABD’ye yaptığı son ziyarette Başkan Donald Trump’a İsrail’in “Washington’un yıllar boyunca sağladığı askeri yardımları büyük ölçüde takdir ettiğini, ancak artık güçlü bir ülke haline geldiğini ve olağanüstü yetenekler geliştirdiğini” söylediğini açıkladı.

Geçtiğimiz aralık ayında Netanyahu, İsrail’in diğer ülkelere bağımlılığı azaltmak amacıyla bağımsız bir silah endüstrisi geliştirmek için 350 milyar şekel (110 milyar dolar) harcayacağını duyurmuştu.


Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: Savaş nedeniyle yerinden edilen 3 milyon Sudanlı evlerine döndü

Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)
Yerinden edilmiş ailelerin kişisel eşyalarıyla dolu bir kamyon, Güney Sudan'ın Renk bölgesindeki bir sınır noktasından ayrılmayı bekliyor (Arşiv- AFP)

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM), dün yaptığı açıklamada, ülkenin bazı bölgelerinde devam eden şiddetli çatışmalara rağmen üç milyondan fazla yerinden edilmiş Sudanlının evlerine döndüğünü bildirdi.

Sudan, Nisan 2023'ten bu yana ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yıkıcı bir savaşın içine sürüklenmiş durumda; bu savaş on binlerce insanın ölümüne ve ciddi bir insani krize yol açtı.

Çatışmalar, yaklaşık 14 milyon insanı ülke içindeki veya dışındaki bölgelere kaçmaya zorladı.

Örgüt, bir raporda, Kasım 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 3,3 milyon Sudanlının evlerine döndüğünü tahmininde bulundu.

Geri dönenlerin sayısı, 2024 yılının sonlarında ülkenin merkezinde HDK’ne karşı düzenlenen büyük çaplı ordu saldırısının ardından arttı. Bu saldırı, Hartum'un Mart 2025'te geri alınmasını sağladı ve birçok ailenin geri dönmesine neden oldu.

dfrgt
Çad'ın doğusundaki el Faşir'den Sudanlı mülteci çocuklar, 22 Kasım 2025'te yerinden edilmiş kişiler için kurulan geçici bir kampta yemek yiyorlar (Reuters)

IOM, geri dönenlerin dörtte üçünden fazlasının ülke içinde yerinden edilmiş kişiler olduğunu bildirdi. Şarku’l Avsat’ı IOM’dan aktardığına göre Hartum, yaklaşık 1,4 milyon kişi ile en yüksek geri dönüş sayısını kaydetti, onu yaklaşık 1,1 milyon kişinin geri döndüğü el Cezire eyaleti izledi.

Bu ayın başlarında, ordu destekli hükümet, yaklaşık üç yıl boyunca doğudaki Port Sudan kentinden faaliyet gösterdikten sonra başkente dönme niyetini açıkladı.4

Hartum ve ülkenin orta ve doğusunda ordunun kontrolündeki diğer şehirlerde nispeten sakin bir ortam hakim olsa da HDK özellikle altyapıyı hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırılarına ara sıra devam ederken, diğer bölgelerde çatışmalar sürüyor.


ABD'nin Teksas eyaletinin valisi, çalışanlarının Çinli şirketlerden gelen ürünleri kullanmasını yasakladı

Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
TT

ABD'nin Teksas eyaletinin valisi, çalışanlarının Çinli şirketlerden gelen ürünleri kullanmasını yasakladı

Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)
Teksas Valisi Greg Abbott (Reuters)

Teksas Valisi dün yaptığı açıklamada, eyaletin çalışanlarının Shein, Alibaba ve TP-Link gibi şirketlerin ürünlerini kullanmasını yasaklayacağını ve bu kararın Teksas sakinlerinin mahremiyetini Çin hükümetinden korumak için alındığını belirtti.

Reuters'a göre, Teksas Valisi Greg Abbott tarafından yapılan açıklamada, listeye e-ticaret platformu Temu ve pil şirketi Cattle'ın da dahil olduğu ifade edildi.

Abbott'ın yasağı, çalışanların devlet cihazlarında ve ağlarında bu şirketlerin “cihazlarını, yapay zekasını ve yazılımlarını” kullanmasını engelliyor.

Abbott'un yasağı, Çinli drone üreticisi UETech ve Çinli yapay zeka şirketi iFlytek'in ürünlerini de kapsamaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri ve Çin, uzun süredir devam eden ticaret ve teknoloji savaşında ekim ayında bir atılım gerçekleştirdi.