Elon Musk, Kanadalı kamyoncuları savundu

50 yaşındaki Elon Musk, Forbes verilerine göre 239,6 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengini unvanına sahip (AFP)
50 yaşındaki Elon Musk, Forbes verilerine göre 239,6 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengini unvanına sahip (AFP)
TT

Elon Musk, Kanadalı kamyoncuları savundu

50 yaşındaki Elon Musk, Forbes verilerine göre 239,6 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengini unvanına sahip (AFP)
50 yaşındaki Elon Musk, Forbes verilerine göre 239,6 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengini unvanına sahip (AFP)

Tesla ve SpaceX CEO'su Elon Musk, internet üzerinden bağış toplama platformu GoFundMe'yi topa tuttu.
Musk, Kanada'da aşı zorunluluklarını ve Kovid-19 kısıtlamalarını protesto eden kamyonculara yapılan bağışların şirket tarafından dondurulmasına dün attığı tweet'lerle tepki gösterdi.
Başkent Ottava'da 29 Ocak'ta toplanan "Özgürlük Konvoyu" adlı grup, şehir merkezindeki ana yolları tıkayarak hayatı günlerdir felç etti.

Özgürlük Konvoyu'nun organizatörleri, şehir merkezinde sürekli korna çalarak yaptıkları gürültü nedeniyle yaklaşık 10 milyon Kanada doları tutarındaki tazminat davasıyla karşı karşıya (AFP)
GoFundMe ise yaklaşık 10 milyon Kanada doları (yaklaşık 105 milyon TL) değerindeki bağışların dondurulduğunu 4 Şubat'ta duyurmuştu:
"Daha önce barışçıl bir gösteri olarak başlayan Özgürlük Konvoyu 2022'nin, şiddet ve diğer yasadışı faaliyetlerle bir işgal eylemi haline geldiğine dair polis ve kolluk kuvvetlerinden kanıtlar elde ettik. Bu nedenle bağış kampanyasını kaldırdık."
Bağışçıların paralarını 19 Şubat'a kadar geri isteyebileceği, geri kalan meblağın Özgürlük Konvoyu'nun belirlediği "güvenilir ve köklü hayır kurumlarına" gönderileceği açıklanmıştı.
Teknoloji milyarderi ise GoFundMe'nin Haziran 2020'de attığı bir tweet'in ekran görüntüsünü paylaşarak "Çifte standart?" yazdı.

Bağış toplama sitesinin söz konusu tweet'te, Capitol Hill İşgal Protestosu sırasında tarım faaliyeti için düzenlenen bağış toplama kampanyasını paylaştığı ve destek verdiği görülüyor.
Washington eyaletinin Seattle kentinde 2020 yazında düzenlenen ırkçılık ve polis şiddeti karşıtı gösterilerde bazı sokaklar işgal edilerek özerk bölge ilan edilmiş ve kolluk kuvvetlerinin içeri girmesine izin verilmemişti.
Musk ayrıca başka bir tweet'inde GoFundMe'yi "profesyonel hırsızlar" diye niteledi.

Öte yandan Ottava polisi, aşı karşıtı kamyoncuların bağış kampanyasının dondurulmasını memnuniyetle karşıladı:
Bu yasadışı gösteriler için fon toplamama kararı önemli bir adım. Bütün kitle fonlama sitelerini bu adımı takip etmeye davet ediyoruz.

Protesto gösterileri sürüyor
Özgürlük Konvoyu'nun eylemleriyse devam ediyor. Ottava'nın yanı sıra Toronto ve Montreal gibi pek çok kentte toplanan binlerce protestocu, aşı zorunluluklarının ve koronavirüs önlemlerinin kaldırılması için dün gösteri düzenledi.

Ottava ve Vancouver gibi bazı şehirlerde kamyonculara karşı gösteri düzenlendi (AFP)
Toronto'daki gösterilere katılan ve soyadını vermekten kaçınan Robert, "Hepimiz zorunluluklardan, tehditten ve büyük bir hapishanede yaşamaktan hem bıktık hem de yorulduk" diye konuştu:
"Biz sadece aşı dedikleri zehri damarlarımıza almak zorunda kalmadan normale dönmek istiyoruz."
Independent Türkçe, New York Post, RT, Forbes, Reuters, AA



Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.