Katar, nükleer anlaşmanın canlanmasını hızlandırmak için ABD ve İran arasında ‘iletişim kanalı’ açtı

Reisi Doha’da. Katar Emiri Şeyh Temim ülkesinin Viyana müzakerelerinde yardımcı olmaya hazır olduğunu ilan etti.

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani dün Doha Havalimanı’nda İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi karşıladı (QNA)
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani dün Doha Havalimanı’nda İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi karşıladı (QNA)
TT

Katar, nükleer anlaşmanın canlanmasını hızlandırmak için ABD ve İran arasında ‘iletişim kanalı’ açtı

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani dün Doha Havalimanı’nda İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi karşıladı (QNA)
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani dün Doha Havalimanı’nda İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi karşıladı (QNA)

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, İran ve büyük güçler arasında nükleer anlaşmanın canlandırılması ve ‘tüm tarafların kabul edeceği bir çözüme’ ulaşmak için ülkesinin yardım sunmaya hazır olduğunu açıkladı.
Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu (GECF) Zirvesi'ne katılmak üzere dün (pazartesi) Katar’a resmi bir ziyaret gerçekleştiren İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile Katar Emiri Al Sani ortak basın toplantısı düzenledi. Katar Emiri, İran Cumhurbaşkanı ile “bölgenin güvenlik ve istikrarı başta olmak üzere iki ülkeyi ilgilendiren bölgesel ve uluslararası meseleleri” ele aldıklarını belirtti. Katar Emiri Al Sani, “Bölgemizin karşılaştığı sorunlarla mücadele için diyaloğun tek yol olduğunu yeniden vurguladık. Batı ile Viyana müzakerelerinin ulaştığı nokta hakkında bilgi sahibi oldum. Tüm tarafları memnun edecek acil bir anlaşmaya varılmasını umuyoruz” ifadesini kullandı. Katar Emiri ayrıca ülkesinin ‘zorlukları ortadan kaldırmak için mümkün olan her türlü yardımı sunmaya hazır olduğunu’ duyurdu.
İran Cumhurbaşkanı Reisi, basın toplantısında yaptığı açıklamada, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmayı kurtarmak için yürütülen görüşmelerde, ABD’nin, Tahran’a uygulanan yaptırımları kaldıracağını onaylaması gerektiğini belirterek, Tahran’ın komşu ülkelerle olan ilişkilerine öncelik verdiğini kaydetti.
Katar Emiri’nin açıklamaları, nükleer anlaşmayı canlandırma noktasında kritik anın yaklaşmasıyla birlikte Doha’nın, Tahran ve Washington arasında bakış açılarını birbirine yakınlaştırmak amacıyla diplomatik çabaları aktifleştirdiği bir dönemde geldi.
Fransız haber ajansı AFP’nin diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani İran’a kamuoyuna duyurulmayan bir ziyaret gerçekleştirdi. Haberde, Dışişleri Bakanı Abdurrahman’ın İran ziyaretinin, Katar Emiri Al Sani’nin Ocak ayının sonunda Washington’a yaptığı ziyaretin ardından geldiğine dikkat çekildi.
AFP, Katar Dışişleri Bakanı’nın kamuoyuna duyurulmayan İran ziyareti kapsamında Cumhurbaşkanı Reisi ve İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile bir araya geldiğini bildirdi.
Katar Emiri ve İran Cumhurbaşkanı dün sabah saatlerinde Doha’daki Emirlik Divanı’nda resmi görüşme gerçekleştirdi. Katar resmi haber ajansı QNA, iki tarafın “bölgedeki güncel gelişmelerin yanı sıra ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meseleleri” ele aldıklarını belirtti.
Katar Emiri oturumun başında yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ‘yakın ilişkilere’ işaret ederek, bu ilişkilerin çeşitli alanlarda daha fazla gelişmesini ve büyümesini temenni ettiğini ifade etti.
İran Cumhurbaşkanı Reisi de “Katar-İran ilişkilerini, iki ülke halklarının yararına geliştirme arzusunu” dile getirdi. Reisi ayrıca ikili iş birliğini geliştirmek, daha geniş ufuklara taşımak ve bölgesel ve uluslararası düzeylerde geliştirme arzusunu dile getirdi.
Katar Emiri ve İran Cumhurbaşkanı enerji sektörüne ilişkin iki anlaşma da dahil olmak üzere birçok ikili anlaşmaya imza attı.
Reisi’nin Katar ziyareti, İranlı bir cumhurbaşkanının 11 yıl aradan sonra Katar’a düzenlediği ilk ziyaret olma özelliğine sahip. İran resmi haber ajansı IRNA’nın haberine göre, Reisi Katar ziyareti öncesinde basına yaptığı açıklamada, bu ziyaretin “öncelikle komşu ülkeler diplomasisini aktifleştirmeyi ve siyasi-ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi için bu ülkelerin kapasitelerinin kullanılmasını” amaçladığını söyledi. Reisi, “İran Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu’nun kurucularından. Çünkü biz, gaz üreten ve ihraç eden en önemli üç ülkeden biriyiz” dedi.
Katar ziyaretinde Reisi’ye Dışişleri Bakanı, Petrol Bakanı, Kültürel Miras, El Sanatları ve Turizm Bakanı ile Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı eşlik etti.



BAE, İran savaşına katılmaya mı hazırlanıyor?

İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)
İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)
TT

BAE, İran savaşına katılmaya mı hazırlanıyor?

İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)
İran, dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan BAE'deki Dubai Havalimanı'nı da vurmuştu (AFP)

İran'ın misillemeleriyle hedef aldığı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Hürmüz Boğazı'nın açılması için savaşa katılmayı planlıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla Wall Street Journal'a (WSJ) konuşan yetkililer, BAE'nin Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasını kınayan bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı çıkarılması için lobicilik yaptığını söylüyor.

Ayrıca BM'ye bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün de benzer yönde bir karar açıklamasının istendiği aktarılıyor.

WSJ analizine göre bu hamlelerle BAE, ABD ve diğer müttefiklerin yanında savaşa katılmak için daha meşru bir zemin yaratmayı hedefliyor.

Arap yetkililer, BAE'nin Hürmüz Boğazı'ndaki adaların ABD tarafından işgal edilmesini istediğini de savunuyor. Bu adalar arasında İran'ın kontrolünde olan ve BAE'nin uzun süredir üzerinde hak iddia ettiği Ebu Musa Adası da var.

BAE ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri, savaştan önce ABD ve İran heyetleri arasında arabuluculuk yapıyordu.

Ancak müzakereler sürerken ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a saldırıları başlatmış, bombardımanda ülkenin dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan birçok üst düzey komutan öldürülmüştü.

Tahran yönetimi ise İsrail'in yanı sıra ABD varlıklarının bulunduğu Körfez ülkelerine misillemeyi sürdürüyor. İran ordusu savaşın başından bu yana BAE'ye en az 2 bin 500 füze ve drone fırlattı.

Dubai merkezli Emirates Havayolları'nın internet sayfasındaki uyarıda, İran pasaportu taşıyan yolcuların Körfez ülkesine girişine veya ülke üzerinden transit geçişine izin verilmeyeceği belirtildi.

Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini neredeyse durma noktasına getirmesiyle yaşanan enerji krizi, Körfez ülkelerinin savaş politikalarını değiştirdi.

Analize göre ABD'nin Körfez'deki müttefikleri, İran'ın balistik füze kapasitesi ve nükleer gücü ciddi ölçüde zayıflatılmadan savaşın sonlandırılmamasını istiyor.

Savaşa girmesi halinde BAE, Hürmüz Boğazı'nın girişine yakın konumdaki askeri üslerini kullanabilir. Adaların işgal edilmesi için bu üslerden ABD öncülüğünde bir kara harekatı yürütülebilir.

BAE'nin Amerikan üretimi F-16 uçaklarından oluşan hava kuvvetleri filosuna ek olarak ABD ve İsrail'le paylaşabileceği drone, bomba ve kısa menzilli füze stokları var.

ABD Başkanı Donald Trump, dünkü açıklamasında İran'dan "iki ila üç hafta içinde çekileceklerini" söyledi. İran'ı uzun süre nükleer silah üretemeyecek hale getirdiklerini savunan Trump, Tahran'la anlaşma yapmadan ve Hürmüz Boğazı'nı açmak zorunda kalmadan savaşı sonlandırabileceklerini ifade etti.

Öte yandan Reuters/Ipsos anketine göre Amerikalıların üçte ikisi, savaş hedefleri gerçekleştirilmese bile İran'la çatışmaların en kısa sürede sonlandırılmasını istiyor.

1021 kişinin katıldığı ankette Trump'ı destekleyen Cumhuriyetçilerin yüzde 40'ı ABD'nin hedeflerine ulaşmasa bile savaşı bir an önce sonlandırması gerektiğini söylerken, yüzde 57'si çatışmaların sürmesini destekliyor.

Katılımcıların yüzde 60'ı ABD'nin İran'a saldırılarını onaylamadığını belirtirken, yüzde 35'i bunu desteklediğini ifade etti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Arab News, New York, Times,  Reuters


Fuceyre'de İHA şarapnelinden bir kişi öldü...  Kuveyt Havalimanı'na saldırının ardından yakıt tankında yangın çıktı

 Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)
Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)
TT

Fuceyre'de İHA şarapnelinden bir kişi öldü...  Kuveyt Havalimanı'na saldırının ardından yakıt tankında yangın çıktı

 Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)
Fuceyre'deki yetkililere göre 14 Mart'ta İran'a ait İHA enkazının bir petrol tesisine isabet etmesinin ardından yükselen alevler ve duman bulutları arasında bir adam bisiklet sürüyor (AP)

Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri, Fuceyre'deki bir çiftliğe insansız hava aracı (İHA) parçalarının düşmesi sonucu Asyalı bir kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Fuceyre Hükümeti Basın Bürosu bugün yaptığı açıklamada, “Emirlikteki yetkili makamlar, hava savunması tarafından bir İHA’nın başarılı şekilde durdurulmasının ardından, el-Rifa'a bölgesindeki çiftliğe düşen parçalar sonucu meydana gelen kazayla ilgilendi” denildi.

Olayda Bangladeş uyruklu bir kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Kuveyt'te ise resmi Kuveyt Haber Ajansı (KUNA), İran'ın İHA ile bugün Kuveyt Uluslararası Havalimanı'ndaki yakıt depolarını hedef alan saldırı düzenlediğini ve bunun sonucunda yaralanma olmaksızın büyük bir yangın çıktığını bildirdi.

Ajans, Sivil Havacılık Otoritesi sözcüsünün, kurtarma ekiplerinin olay yerine intikal ettiğini, ancak ilk haberlere göre Kuveyt Uçak Yakıt Tedarik Şirketi (KAFCO) tarafından işletilen tesiste sadece maddi hasar meydana geldiğini aktardı.


Körfez ülkeleri, Ürdün ve Çin arasında bugün yapılacak toplantıda İran saldırılarının yankıları ele alınıyor

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
TT

Körfez ülkeleri, Ürdün ve Çin arasında bugün yapılacak toplantıda İran saldırılarının yankıları ele alınıyor

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan İHA saldırısının ardından duman yükseliyor (AP)

Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreterliği'nin yaptığı açıklamaya göre bugün, Körfez ülkeleri, Ürdün ve Çin arasında video konferans yoluyla ortak bir bakanlar toplantısı düzenlenecek.

Genel Sekreterlik, toplantıda, tüm uluslararası insani hukuk kurallarını ve Birleşmiş Milletler Şartı'nı açıkça ihlal eden, Körfez ülkeleri ve Ürdün'deki hayati ve sivil tesislere yönelik “İran'ın acımasız saldırıları”nın etkilerinin ele alınacağını açıkladı.

Bakanların toplantı sırasında bölgedeki tehlikeli gerginliğin son gelişmelerini ve bu konuda sarf edilen çabaları ele alması bekleniyor. Toplantıda, İran saldırılarına ilişkin görüşler de ele alınacak ve bu da bölge ülkelerinin, vatandaşlarının ve bölgede ikamet edenlerin güvenliği ve emniyetinin korunmasına katkıda bulunacak.

Çin tarafıyla yapılacak toplantı, pazartesi günü düzenlenen “Körfez-Ürdün-Rusya” doğrudan istişarelerinden birkaç gün sonra gerçekleşecek.

28 Şubat'tan bu yana İran, ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırılara misilleme olarak Körfez ülkeleri ve bölgeye yönelik saldırılarını sürdürüyor; bu saldırılar geniş çaplı uluslararası kınamalarla karşılanırken, mağdur ülkelere büyük bir dayanışma gösterildi.

Resmi istatistiklere göre, Körfez'deki altı ülke ve Ürdün'deki hayati, sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan 6 binden fazla balistik füze ve İHA saldırısı kaydedildi.

BM Güvenlik Konseyi, 11 Mart tarihinde, İran’ın Körfez ülkeleri ve Ürdün’e yönelik aralıksız saldırılarını en şiddetli ifadelerle kınayan bir karar kabul etti ve bunları uluslararası hukuka aykırı ve uluslararası barış ve güvenliğe yönelik ciddi bir tehdit olarak nitelendirdi.

136 ülkenin onayladığı 2817 sayılı Güvenlik Konseyi kararı, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca, zarar gören ülkelerin bireysel veya toplu olarak meşru müdafaa hakkını teyit ederek, Tahran'dan tüm saldırılarını derhal durdurmasını istedi.