Şiddet, yerinden edilme, ekonomik kriz… Sudan’ın karşı karşıya kaldığı krizlerhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3508831/%C5%9Fiddet-yerinden-edilme-ekonomik-kriz%E2%80%A6-sudan%E2%80%99%C4%B1n-kar%C5%9F%C4%B1-kar%C5%9F%C4%B1ya-kald%C4%B1%C4%9F%C4%B1-krizler
Şiddet, yerinden edilme, ekonomik kriz… Sudan’ın karşı karşıya kaldığı krizler
Protestocular geçtiğimiz Şubat ayında Hartum'daki darbeden sonra askeri yönetime karşı yürürken (Reuters)
Hartum/Şarku’l Avsat
TT
TT
Şiddet, yerinden edilme, ekonomik kriz… Sudan’ın karşı karşıya kaldığı krizler
Protestocular geçtiğimiz Şubat ayında Hartum'daki darbeden sonra askeri yönetime karşı yürürken (Reuters)
Geçtiğimiz yıl yaşanan askeri darbenin ardından ihracatın düşmesi ve yerel para biriminin değer kaybetmesine bağlı olarak Sudan ekonomisi yeniden çöküşe doğru ilerliyor.
Askeri darbe öncesi iyileşme belirtileri gösteren ekonomi, siyasi çıkmaz, artan şiddet ve açlığın hızla yayılmasıyla ülkede ekonomik kriz insani bir tehdit haline geldi.
Fakirlik ve açlık
Ömer el-Beşir dönemi ve 2011 yılında petrol zengini Güney Sudan’ın bağımsızlığının onaylanmasıyla büyüme dönemi durgunluk gösterdi. Ülke büyük bir ticaret krizi görülmeye başlandı, para değeri düştü ve temel emtia fiyatları yükselmeye başladı. Sübvansiyonlu ekmek fiyatlarındaki artış, sonunda Beşir'in devrilmesine yol açan protestoları ateşledi.
Beşir’in devrilmesi
Beşir'in devrilmesinden sonra gelen geçiş hükümeti, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) denetiminde hızlı reformlara girişti. Ülkede devalüasyon yaşanırken, ekmek ve elektrik üzerindeki sübvansiyonlar azaltıldı ve benzin üzerindeki sübvansiyonlar tamamen ortadan kalktı. Uluslararası borç verenler ve Batılı ülkeler, yardım ve borç indirimi teklif ettiler, ancak bu önlemler 25 Ekim 2021 darbesinden sonra askıya alındı.
Şiddet ve yerinden edilme
Sudan, özellikle 2000'li yılların ortalarında isyancı gruplar, hükümet güçleri ve milisler arasında yaklaşık 300 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan bir çatışmadan mustarip olan Darfur bölgesinde, batıda ve güneyde yıllardır şiddetli çatışmalara tanıklık etti.
Birleşmiş Milletler (BM) tahminlerine göre, yaklaşık 2,5 milyonu Darfur'da olmak üzere ülke genelinde üç milyondan fazla insan yerinden edildi.
Yardım kuruluşları, Darfur'da genellikle milis saldırıları veya aşiret çatışmaları şeklinde meydana gelen şiddet olaylarının yıllardır görülmemiş seviyelere yükseldiği konusunda uyarıda bulundu. Bu şiddet, geçtiğimiz yıl bazıları halihazırda yerinden edilmiş kişiler için kamplarda bulunan 400 binden fazla insanın evlerini terk etmesine neden oldu.
Sudan, 2020'de Etiyopya'nın Tigray bölgesindeki çatışmanın patlak vermesinden sonra kaçan 500 bini aşkın kişiye ek olarak, çoğu Güney Sudan ve Eritre'den olmak üzere 1,1 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor.
Irak koalisyon güçlerinin 30 Eylül’den sonra kalmasını reddettihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5313075-irak-koalisyon-g%C3%BC%C3%A7lerinin-30-eyl%C3%BCl%E2%80%99den-sonra-kalmas%C4%B1n%C4%B1-reddetti
Irak koalisyon güçlerinin 30 Eylül’den sonra kalmasını reddetti
DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyon askerleri (Arşiv- AFP)
Irak Başbakanı Ali ez Zeydi, bazı uluslararası koalisyon güçlerinin 30 Eylül’den sonra da Irak’ta kalmasına yönelik öneriyi reddetti. Irak hükümet sözcüsü Haydar Abudi, hükümetin “bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Irak’ın çatışmanın bir parçası olmayacağını” belirtti.
Abudi, bugün düzenlediği basın toplantısında, “Başbakan, bazı uluslararası koalisyon güçlerinin 30 Eylül’den sonra Irak’ta kalmasına yönelik öneriyi reddetti” dedi.
Abudi, uluslararası koalisyon güçlerinin çekilmesi ve üslerin Irak güçlerine devredilmesi sürecinin düzenli şekilde ilerlediğini vurguladı.
Irak Başbakanı Ali Falih el-Zeydi (AFP)
Irak Haber Ajansı’na (INA) açıklamalarda bulunan Abudi, “Bu dosyadaki koordinasyon ve takip, çekilme sürecinin düzenli şekilde ilerlediğini ve üslerin Irak güçlerine devredildiğini gösteriyor” dedi. Abudi, hükümetin Irak devleti ve halkı açısından önemli bir egemenlik dönüm noktası olan 30 Eylül tarihini beklediğini ifade etti.
Abudi, “Iraklıların ulaşmayı hedeflediği bu ulusal hedef doğrultusunda işler düzenli şekilde ilerliyor” diyerek, söz konusu tarihte “uluslararası koalisyon misyonunun Irak topraklarındaki varlığının tamamen sona ereceğini” ifade etti.
Silahların devletin kontrolünde toplanması
Silahların devletin kontrolü altında toplanması konusunda ise Abudi, “Hükümet, silahların devletin kontrolünde toplanması, kullanımının düzenlenmesi ve karar mekanizmasının birleştirilmesine ilişkin prosedürleri ve yükümlülükleri tamamlamaya devam ediyor” dedi. Abudi, “Devlet, toplumun işlerini yönetmek için hukuki yetkisini kullanıyor” ifadelerini kullandı.
Zeydi, geçtiğimiz günlerde ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Joshua Harris ile görüştü (Başbakanlık Basın Ofisi)
Abudi, bu dosyanın Irak hükümetinin bakanlık programındaki önceliklerin başında geldiğini belirterek, bunun “ulusal egemenliğin güçlendirilmesi açısından temel bir dayanak” olduğunu söyledi.
Irak hükümetinin bu konuda attığı adımların ve yükümlülüklerine bağlılığının, “devlet düzeninin doğal işleyişine ve Irak silahlı kuvvetlerine güç kullanma araçları üzerinde tekel yetkisi veren anayasal ilkelere dönüş” anlamına geldiğini belirten Abudi, bu ilkelerin “hukuk ve anayasa uyarınca yetkilendirilen resmi güvenlik güçleri dışında herhangi bir silahlı grubun oluşturulmasını engellediğini ve yasakladığını” vurguladı.
Abudi, silahlı gruplarla yürütülen görüşmeler için belirlenen takvimin düzenli şekilde ilerlediğini ve devlet kararlarının ulusal çıkarlar temelinde alındığını belirterek, “Görüşmeler olumlu geçiyor. Dosya 30 Eylül’den önce tamamlanacak. Bu, iş birliği ve ortak çıkarlar temelinde bir geçiş aşaması olacak” dedi.
Avrupa ziyareti ve güvenlik dosyası
Başbakanın Avrupa ziyaretine ilişkin Abudi, Zeydi’nin resmi davet üzerine eylül ayının ilk yarısında Paris ve Berlin’i kapsayan bir Avrupa turuna çıkacağını söyledi. Abudi, ziyaret sırasında güvenlik dosyasının da gündemde olacağını kaydetti.
Bütçe ve ekonomi
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abudi, hükümetin gelir kaynaklarını çeşitlendirmeye yönelik bir plan oluşturduğunu ve gerekli koşulların güvence altına alınması için çalıştığını ifade etti.
Irak’ın petrol ihracatının düzenli şekilde sürdüğünü belirten Abudi, günlük ihracatın 2 milyon varilin üzerine çıktığını söyledi.
Irak hükümeti sözcüsü Haydar Abudi (Irak Haber Ajansı)
Abudi, Bakanlar Kurulu’nun 2027 bütçesini gelecek eylül ayında oylayacağını açıkladı. “2027 bütçesi önceki bütçelerden farklı olacak; programlara ve performansa dayanacak ve paranın nasıl harcandığını esas alacak” diyen Abudi, bütçenin eylül ayında Bakanlar Kurulu tarafından oylanacağını ve Irak’ın ekonomik yapısıyla uyumlu olacağını ifade etti.
Hükümetin sözleşmeli çalışanların ve günlük ücretle çalışan işçilerin kadroya geçirilmesi konusunu da incelediğini belirten Abudi, maliyetlerin belirleneceğini söyledi.
Arsa dağıtımı
Abudi, arsa dağıtımı konusunda Bakanlar Kurulu’nun yarın (Salı) tüm vatandaşları kapsayacak şekilde 1 milyon arsanın dağıtıma açılması için gerekli adımları atacağını belirtti.
Abudi, kaçak yapılaşma ve izinsiz arazi kullanımı dosyasının Başbakanlık makamının gündeminde olduğunu ve konuyla ilgili çok sayıda ayrıntının bulunduğunu söyledi.
Yolsuzlukla mücadele
Yolsuzlukla mücadele konusunda hükümetin “yolsuzluğa karşı operasyonlarını sürdürdüğünü ve yolsuzluğun kaynaklarını kurutmak amacıyla şüphelilerin peşine düştüğünü” belirten Abudi, yargı kararlarının bağımsız bir nitelik taşıdığını ve devletin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Abudi, yolsuzlukla mücadele operasyonlarının sonuçlarının açık şekilde görüldüğünü ifade etti.
Hükümetin, “yıllardır gerçekleştirilemeyen yolsuzlukla mücadele göstergelerinin kalan bölümünü de hayata geçirmek için çalıştığını” belirten Abudi, geri alınan paraların miktarının önceki yıllarda görülmeyen mali sonuçlara işaret ettiğini söyledi.
Şarku’l Avsat’ın INA’dan aktardığına göre sözcü Haydar Abudi, bugün yaptığı açıklamada, devlet kurumları arasındaki koordinasyon sayesinde yolsuzlukla mücadele alanında 2003’ten bu yana görülmemiş sonuçlara ulaşıldığını belirtti.
Abudi, “Irak hükümeti, 14 Mayıs 2026’da Irak Meclisi’nden güvenoyu almasından bu yana geçen 107 gün içinde egemenlik öncelikleri doğrultusunda çalışıyor” diyerek, bu öncelikler arasında yolsuzlukla mücadele dosyasının da bulunduğunu belirtti ve bu alanda sahada somut uygulamaların sürdüğünü ifade etti.
Bu adımların yargı kararları, Dürüstlük Komisyonu, Mali Denetim Divanı ve Irak Meclisi’nin görevleriyle birlikte yürütüldüğünü belirten Abudi, “Federal devlet kurumları arasındaki bu koordinasyon, 2003 sonrası Irak devletinin tarihinde uzun yıllar boyunca elde edilemeyen yolsuzlukla mücadele sonuçlarından bazılarına ulaşılmasını sağladı” dedi.
Jeneratörler
Elektrik jeneratörleri konusunda ise Başbakanın Petrol Bakanlığına jeneratör sahiplerinin yakıt ihtiyacını belirlemek üzere gerekli işlemleri yürütme yetkisi verdiğini belirtti.
Abudi, yapılan değerlendirmeler sonucunda jeneratör sahiplerine her kVA için 35 litre yakıtın litre başına 400 Irak dinarı fiyatla verilmesinin kararlaştırıldığını belirtti.
Bağdat: Yeni yolsuzluk hükümlülerine hapis cezasıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5312919-ba%C4%9Fdat-yeni-yolsuzluk-h%C3%BCk%C3%BCml%C3%BClerine-hapis-cezas%C4%B1
Irak’taki Yüksek Yargı Konseyi tarafından ele geçirilen bazı paraların fotoğrafı
Irak Dürüstlük Komisyonu dün, eski Milletvekili Talal ez-Zubai ve Petrol Bakanlığı Dağıtım İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ali Mearic el-Bahadli hakkında ‘mal varlığında haksız artış ve yasadışı kazanç suçu’ nedeniyle 7'şer yıl hapis cezası verildiğini duyurdu.
Komisyon tarafından yapılan açıklamada, kararın Zubai'yi, yaklaşık 35 milyar dinar tutarındaki yasadışı kazancın iadesi ve buna eşdeğer bir para cezası olmak üzere toplam 70 milyar dinar ödemeye mahkum edildiği, Bahadli'nin ise 53 milyar dinar ödemesine hükmedildiği belirtildi.
Hükümet Sözcüsü Haydar el-Abudi'nin açıklamasına göre bu çifte karar, ‘1 trilyon 359 milyar dinarı aşan değerde para, varlık ve gayrimenkulün iade alınmasının yanı sıra Dürüstlük Komisyonu'na intikal eden 26 binden fazla yolsuzluk ihbarının kaydedilmesiyle’ sonuçlanan ‘Şafak Operasyonu’ kapsamındaki 47 yetkiliden 12'sinin mal varlıklarına el konulduğunun duyurulmasından iki gün sonra alındı.
Suriye'nin Suveyda kentinin batısındaki çatışmalarda iki sivil hayatını kaybettihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5312918-suriyenin-suveyda-kentinin-bat%C4%B1s%C4%B1ndaki-%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmalarda-iki-sivil-hayat%C4%B1n%C4%B1
Suriye'nin Suveyda kentinin batısındaki çatışmalarda iki sivil hayatını kaybetti
Suriye ordusuna mensup askerler (AFP)
Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan iki yerel güvenlik kaynağı, Suriye'nin güneyinde Dürzi nüfusun çoğunlukta olduğu Suveyda kentinin batısında, dün, yerel silahlı gruplar ile hükümet güçleri arasında çıkan çatışmalarda iki sivil hayatını kaybettiğini söyledi.
Suriye medyası, hükümet güçleri ile Dürzi cemaatine mensup silahlı gruplar arasında cumartesi gecesinden bu yana karşılıklı ateşin devam ettiğine dikkati çekti.
Suveyda, geçtiğimiz temmuz ayında mezhep temelli şiddet olaylarına sahne olmuş ve yetkililer tarafından kurulan resmi bir soruşturma komisyonunun belgelediğine göre bu olaylar en az bin 760 kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı.
İsminin açıklanmasını istemeyen yerel bir güvenlik kaynağı, AFP’ye yaptığı açıklamada, hükümetin kontrolündeki bölgelerden atılan bir top mermisinin ‘Suveyda kentinin eteklerini hedef aldığını ve bir traktöre isabet ederek üzerindeki iki kişinin ölümüne yol açtığını’ belirtti.
Kaynak, hükümet güçleri ile Şeyh Hikmet el-Hicri'ye bağlı Ulusal Muhafızlar arasında cumartesi gecesinden bu yana aralıklı çatışmaların yaşandığını da sözlerine ekledi.
Saldırı yerini inceleyen ikinci bir kaynak ise ‘traktörün tamamen yandığını’ bildirerek, hayatını kaybeden iki kişinin tarımla uğraştığını açıkladı.
Suveyda kenti ve güney vilayetinin diğer bazı kısımları, yerel silahlı grupların kontrolü altında bulunuyor. Buralar, Cumhurbaşkanı Beşşar Esed rejiminin 2024 yılı sonlarında devrilmesinin ardından nüfuzunu tüm ülkeye yaymaya çalışan Suriyeli yetkililerin kontrolü dışında kalan son bölgeler.
Suriye hükümetinden olaya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
İki taraf arasındaki son anlaşmazlık, silahlı grupların öğrencilerin resmi sınavlara girmek üzere hükümetin kontrolündeki bölgelere gitmesini engellemesinin ardından cumartesi günü meydana geldi.
Şam yönetimi geçtiğimiz ay, Suveyda’da yaşanan şiddet olaylarının arka planında, şiddet olaylarına karışmakla suçlanan kişiler için duruşmalar düzenlediğini duyurmuştu.
Dürziler, Suriye nüfusunun yaklaşık yüzde 3’ünü oluşturuyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة