Cezayir'deki diplomatik hareketliliğin arkasında ne var?

“Jeopolitik dönüşümler, kendilerini uluslararası bağlamda yeniden konumlanmak isteyen ülkeler için itici bir faktördür”

Cumhurbaşkanı Tebbun, İtalya Dışişleri Bakanı'nı ağırladı (Cezayir Devlet Televizyonu)
Cumhurbaşkanı Tebbun, İtalya Dışişleri Bakanı'nı ağırladı (Cezayir Devlet Televizyonu)
TT

Cezayir'deki diplomatik hareketliliğin arkasında ne var?

Cumhurbaşkanı Tebbun, İtalya Dışişleri Bakanı'nı ağırladı (Cezayir Devlet Televizyonu)
Cumhurbaşkanı Tebbun, İtalya Dışişleri Bakanı'nı ağırladı (Cezayir Devlet Televizyonu)

Ali Yahi
Gerek bakanların yurtdışı ziyaretleri, gerek ise yabancı yetkililerin ülkeye gelişi açısından Cezayir’de olup bitenlere diplomatik hareket denebilir. Bu durum güncel uluslararası gelişmeler ışığında Cezayir’i nelerin beklediğine dair soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Cezayir Dışişleri Bakanlığı, Bakan Ramtan Lamamra’nın Orta Doğu ziyaretini Cezayir’de düzenlenmesi planlanan Arap zirvesinin hazırlıkları ile ilişkilendirdi. Bugün düzenlenecek Arap dışişleri bakanları toplantısında önceden ertelenen söz konusu zirvenin düzenleneceği tarih açıklanacak.
Cezayir Adalet Bakanı Abdurraşid Tabbi’nin, ardından ise Cezayir İçişleri Bakanı Kemal Belcud’un Suudi Arabistan'a gelişi, Cezayir diplomatik hareketine ilişkin ilgiyi ve soru işaretlerini artırdı. Nitekim Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun üst düzey bakanlar heyetinin başında Mısır ve Katar'ı ziyaret etmiş, öncesinde ise Cezayir büyükelçileri çeşitli Arap ülkelerinde yetkililerle bir araya gelmişti.
Kahire ziyareti öncesinde Ürdün Kralı II. Abdullah ile görüştüğü Amman’dan Beyrut’a geçen Dışişleri Bakanı Lamamra, burada Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile bir araya gelmişti. Yetkililer ve dışişleri bakanlıkları tarafından yapılan açıklamalara göre Cezayir ile Lübnan dışişleri bakanları ve yetkililerinin gerçekleştirdiği görüşmelerde ilişkileri pekiştirme yolları, ikili istişarelerin hızlandırılması ele alınmıştı. Aynı zamanda bölgesel ve uluslararası meseleler ile bunların Arap ülkeleri bölgesindeki olası yansımaları hakkında görüş alışverişinde bulunulmuştu.
Söz konusu Suudi Arabistan ziyaretinde iki ülke arasında adli işbirliğine ilişkin bir mutabakat zaptı imzalayan Cezayir Adalet Bakanı Tabbi, bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, bu ziyaret ile işbirliğinin geliştirilmesi üzerine tartışılmasının ve deneyim alışverişinde bulunulmasının amaçladığını vurguladı.
Cezayir İçişleri Bakanlığı ise Bakan Kemal Belcud’un ortak çıkarlar alanlarında ikili işbirliği yollarını tartışacağını, Riyad’da düzenlenen Uluslararası Savunma Fuarı’nı ziyaret edeceğini bildirdi.
Ancak ziyaretin 3 gün süreli oluşu soru işaretlerini beraberinde getirdi. Kimliğini açıklamak istemeyen Cezayirli bir kaynak, Independent Arabia’ya yaptığı açıklamada, Adalet ve İçişleri Bakanları ziyaretlerinin Suudi Arabistan'ın yolsuzlukla mücadele ve aranan kişileri teslim etme konusundaki deneyimini yakından incelemeyi amaçladığını vurguladı. Aynı zamanda “Cezayir, yağmalanan parayı geri almak için cezaevinde bulunan yozlaşmış para adamları ve iş insanları ile uzlaşmayı düşünüyor. Yani para iadesi karşılığında, aleyhlerindeki hükümleri serbest bırakma kararına varacak kadar hafifletme üzerine duruyor” ifadelerine başvurdu.
Diğer yandan İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio, Cezayir ziyaretini iki ülke için ‘tarihi bir an’ şeklinde nitelendirdi. Söz konusu ziyaret, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı ışığında enerji arzını artırma taahhüdü niyetiyle kaydedilse de iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir döneme kapı açtı.
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Başbakan Eymen bin Abdurrahman, ABD’nin Cezayir Büyükelçisi Elizabeth Moore Aubin’i ağırladı. Söz konusu görüşmelerin verimli geçtiğini belirten Aubin, ülkesinin Cezayir ile çeşitli alanlarda işbirliği ilişkilerini güçlendirmeyi dört gözle beklediğinin ise altını çizdi. Hükümet tarafından yapılan açıklamada, ikili ilişkilerin durumu ve beklentilerinin konuşulduğu, iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı pekiştirmenin yolları ve araçlarının gözden geçirildiği belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada ise ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman’ın önümüzdeki Çarşamba günü bir heyetin başkanlığında Cezayir ziyaretinde bulunacağı, Cumhurbaşkanı Tebbun ve Dışişleri Bakanı ile buluşacağı, ABD’nin Cezayir ile arasındaki Beşinci Stratejik Diyalog heyetine başkanlık edeceği belirtildi.
Diğer yandan Cezayir Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Cezayir ile mevcut işbirliğini artırma arzusunu dile getiren İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, enerji alanında güvenilir bir ortak olduğunu belirttiği Cezayir'e teşekkürlerini sundu. Aynı zamanda Ukrayna'da hayatını kaybeden Cezayirli öğrenci için taziye dileklerini iletti.
Cezayir Meclis Başkanı İbrahim Bugali ve Dışişleri Bakanı ise çok sayıda Arap büyükelçisini ağırladı. Tebbun’un Katar ziyareti sırasında Cezayir ve Katarlı yetkililerin vardığı anlaşma mucibince Katarlı işadamlarından oluşan üst düzey bir heyetin Cezayir kurumlarıyla ortaklık projelerini incelemek üzere yakında Cezayir'i ziyaret etmesi bekleniyor.
Enerji meseleleri
Afrika uzmanı araştırmacı yazar Muhammed Adem Makrani, başta Rusya ile Ukrayna arasındaki kriz ve enerji alanındaki gelişmeler olmak üzere son jeopolitik değişikliklerin uluslararası bağlamda yeniden konumlanmak isteyen Cezayir diplomasisi için itici bir faktör olduğunu söylüyor. Doha'da en son düzenlenen doğalgaz ihracatçısı ülkeler toplantısı üzerine, güvenli bir hidrokarbon kaynağı olduğu yönündeki açıklamasının Cezayir'i Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin ilgi odağı haline getirdiğini belirten Makrani, zirâ bu ülkelerin gaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirmek istediklerini vurguluyor.
Cezayir'in seçimlerin düzenlenmesindeki başarısızlığın ardından birçok yeni çatışma ve bölünmeye sahne olan Libya arenasında giderek artan ağırlığı sayesinde Akdeniz'de önemli bir role sahip olduğunu söyleyen Makrani, ayrıca Cezayir’in son zamanlarda siyasi ve ekonomik düzeylerde Afrika kıtasındaki ittifaklarını pekiştirmeye başladığını hatırlattı.
Diplomasinin yeniden hayata geçirilmesi
Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler profesörü Mümin Avir, bilhassa Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'nın hastalığı dolayısıyla Cezayir diplomasisinde son 10 yılda kaydedilen gerilemenin ardından Tebbun’un Cezayir diplomasisini canlandırmaya çalıştığını düşünüyor. Aynı zamanda, “Başta ekonomi ve güvenlik olmak üzere birçok ülke ve ortaklara yönelik diplomatik faaliyetlerin yeniden yürütüldüğünü, Körfez ile önceki yıllarda soğuyan ilişkilerin pekiştirildiğini gözlemledik” ifadelerine başvuruyor. Mevcut otoritenin Cezayir diplomasisini ön plana çıkarmaya, uluslararası vaziyeti daha fazla dikkate almaya çalıştığını da ekliyor.
Yabancı ülkelerin Cezayir ziyaretlerinin karşılıklı resmi ziyaretler, bilhassa İtalya, İspanya ve Almanya ile ekonomi, güvenlik ve enerji sektöründeki işbirliğine ilişkin sürekli görüşmeler kapsamında olduğuna değinen Avir, Avrupa ülkelerinin doğalgaz akışını artırma arzusu konusunda Cezayir otoritesinin nabzının yokluyor olabileceğini de belirtiyor.
Cezayir’in hem iç hem de dış arenada diplomatik rotasını yeniden hayata geçirmeye çalıştığına inanan siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler araştırmacısı Selma Tiyusarin ise ülkenin diplomasi hareketliliğinin sürekli olarak arttığını, bunun önemli bir boyuta sahip olduğunu söylüyor. Cezayir’in bakanlıkların attığı adımlar ve misyonlar ile bölgesel ve uluslararası konumunu güçlendiriyor göründüğüne değinen Tiyusarin, “Cezayir’deki diplomatik çıkarma ıslahatçı bir boyuta sahip. Zirâ Avrupa, bölgedeki, bilhassa Rusya'nın en önemli müttefiklerinden biri sayılan Cezayir'deki ekonomik yatırım pozisyonunu güçlendirmeyi hedefliyor” diyor.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.