Altın madenlerine göz diken Rusya, Sudan’la ilişkilerini güçlendiriyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’yı ziyaret eden Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Daklu ile birlikte. (Twitter)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’yı ziyaret eden Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Daklu ile birlikte. (Twitter)
TT

Altın madenlerine göz diken Rusya, Sudan’la ilişkilerini güçlendiriyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’yı ziyaret eden Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Daklu ile birlikte. (Twitter)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’yı ziyaret eden Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Daklu ile birlikte. (Twitter)

Moskova, Afrika’da stratejik bir konuma sahip olan Sudan ile ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor. Fransız haber ajansı AFP’ye açıklamada bulunan analistlere göre, Rusya Sudan’daki yeraltı kaynaklarına ve altın madenlerine göz dikmiş durumda.  
Rusya’nın Ukrayna savaşı dolayısıyla dünyadan tecrit edildiği bu süreçte Sudan’la ilişkilerini güçlendirme girişiminde bulunması dikkati çekiyor. Ömer el-Beşir rejiminin 2019’da devrilmesinin ardından Sudan’a yönelik Batı desteği, ordu komutanı Abdulfettah el-Burhan'ın Ekim ayında darbe yapması nedeniyle zayıfladı. Sudan Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Muhammed Hamdan Daklu’nun (Hamideti) Ukrayna savaşı başladığında Moskova’yı ziyaret etmesi, Rusya-Sudan yakınlaşmasının önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu yakınlaşma Moskova’nın çıkarlarına hizmet ediyor ve Afrika’daki nüfuzunu genişletmesine olanak sağlıyor.  
Abdulfettah el-Burhan'ın yönetimdeki sivil ortaklarını alaşağı eden darbe yapması, uluslararası toplumun ve Sudan halkının sert tepkisini çekti. Ülke genelinde darbe karşıtı gösteriler ve siyasi gerginlikler devam ederken, Muhammed Hamdan Daklu’nun Sudan tarihindeki en uzun (sekiz gün) Moskova ziyaretini gerçekleştirmesi dikkati çekti.  
Şarku'l Avsat'a açıklama yapan Sudanlı ekonomist ve siyasi analist Halid el-Ticani, Rusya-Sudan ilişkisinin son iki yıldaki seyri incelendiğinde, Moskova’nın ‘bölgedeki çıkarlarına’ yönelik net bir politika sergilediğinin görüleceğini, bu çıkarların Sudan’dan ibaret olmadığının açık ve net olduğunu söylüyor.

Rus askeri desteği
Ömer el-Beşir döneminde Hartum ve Moskova arasındaki askeri ilişkiler büyük bir gelişmeye tanık olmuştu. O süreçte Rusya, Sudan ordusunun ana tedarikçisi pozisyonundaydı. Bir yanda Darfur’da çatışmalar yaşanıyorken, diğer yanda Sudan-Güney Sudan arasında savaş patlak vermişti. Rusya bu süreçte, uluslararası ambargo olmasına rağmen Sudan’a silah desteği sağlamaya devam ederek, Hartum’a Mig ve Sukhoi tipi savaş uçakları verdi.  
Daklu geçen hafta Moskova dönüşü Hartum Havalimanına indikten sonra, Rusya’nın ya da bir başka ülkenin, Sudan’ın çıkarlarıyla çelişmedikçe ve ulusal güvenliğini tehdit etmedikçe Kızıldeniz’de askeri üs kurmasının önünde bir engel olmadığını söyledi. Ömer el-Beşir 2017 yılında Rusya ile Rus donanması için Kızıldeniz'de bir ikmal ve bakım üssü kurulmasını içeren anlaşmayı imzalamıştı. Ancak Sudan Genelkurmay Başkanı Muhammed Osman el-Hüseyin geçtiğimiz yıl Haziran ayında Moskova ile yapılan söz konusu anlaşmayı gözden geçireceklerini açıkladı. Hüseyin’in bu açıklaması, ABD’nin Sudan’ı teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarmasının ardından geldi. Daklu, Moskova temaslarında askeri üsle ilgili konulara değinmedi, Nijer ve Cibuti’de benzer üslerin bulunduğunu hatırlattı ve Sudan’ın doğusundaki halkın temiz suya erişememesinden bahsetti.  
Araştırmacı yazar Adem Hüseyin, ‘Kızıldeniz’de bir askeri üs kurulması anlaşmasının’ Rusların gündeminde yer aldığına emin olduğunu belirterek, “Ruslar sıcak denizlere inmek istiyor, Kızıldeniz de bu stratejik tutkunun önemli bir parçası” dedi.  

Fransa ile nüfus mücadelesi
Rusya’nın Sudan’la ilişkileri aracılığıyla Sahel Bölgesi’ndeki nüfuzunu arttırmayı planladığını öngören Hüseyin, Moskova’nın bu bölgede, Fransızlara yönelik tepkilerden de istifade ederek Paris ile bir nüfuz mücadelesi içinde yer aldığını belirtti.  
Rusya’nın Sudan’ın batıdan komşusu Orta Afrika Cumhuriyeti’nde askeri varlığı olduğunu hatırlatan Hüseyin, “Moskova’nın Daklu ile ilişkisine özel önem göstermesinin nedenlerinden biri de Daklu’nun Hızlı Destek Kuvvetleri’nin başında olmasıdır. Hızlı Destek Kuvvetleri, 2013 yılında Arap Rüzeykat kabilesi üyeleri seçilerek kuruldu. Bu kabilenin 300 kilometrelik Orta Afrika Cumhuriyeti sınırı boyunca, Çad, Nijer ve Mali’de akrabaları bulunuyor. Darfur savaşında insanlığa karşı suç işlemekle suçlandılar. Daklu her ne kadar Beşir rejiminin adamlarından olsa da kendisine yeni rejimde de önemli bir yer buldu” diye konuştu.  

Yeraltı kaynakları
2014 yılında, dönemin Sudan Maden Bakanı Ahmed el-Karuri, Rusya Federasyonu Doğal Kaynaklar ve Çevre Bakanı ile maden ve petrol arama konusunda bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşma kapsamında bir dizi Rus şirketi Sudan’da faaliyet göstermeye başladı. Bu şirketlerden biri olan Sybrin, Ömer el-Beşir’in katıldığı bir törende 6 ayda 46 ton altın üretmek üzere bir anlaşma imzaladı ancak başarısız oldu ve imtiyazları 2018 yılında elinden alındı.  
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yakın müttefiklerinden, Wagner Grubu’nun başı olduğu düşünülen Yevgeny Prigozhin bağlantılı Gold Mirror ve diğer Rus şirketleri, 2017 yılında Nil Nehri, Kızıldeniz sahilleri ve ülkenin kuzey bölgelerinde maden arama faaliyetlerine başladı. ABD ve Fransa, Wagner grubunu, Mali ve Orta Afrika’da kargaşaya ve sivil ölümlerine neden oldukları için kınadı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Komisyonu, Sudan’daki altın madenciliği alanındaki Rus yatırımlarının Wagner üyeleri tarafından korunduğunu, bu kararın 2017’de Ömer el-Beşir’in Moskova ziyaretinde alındığını açıkladı. Ayrıca Wagner, Sudan, Libya ve Orta Afrika arasında bir Rus nüfuz alanı oluşturulmasını sağladığı ifade edildi.  
Sudanlı analist Halid el-Ticani, başta altın madenciliği olmak üzere Sudan'daki Rus yatırımlarının büyüklüğünün ve kapsamının belirsizliklerle çevrili olduğunu söyledi. Ticani, Rusya’nın nüfuzunu, sadece Wagner aracılığıyla değil, medya, halkla ilişkiler ve sosyal medya propagandası ile pekiştirdiğini belirtti. Sudan emniyetinden bir yetkili, Rusya’nın siber güvenlik alanlarında Sudan hükümetine hizmet verdiğini doğruladı.  
ABD 2020 Temmuz ayında Prigozhin’e ‘Sudan'ın doğal kaynaklarını kişisel zenginliği için sömürmekle’ suçlayarak yaptırımlar uyguladı. 
AFP’ye açıklamada bulunan Batılı bir diplomat, “Batı yaptırımlar uygulayarak, Sudan’ı Rusya’ya altın tepside sunuyor. Generaller Beşir döneminden alışkınlar, onlara yaptırımlar tesir etmez” dedi.  



Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.


Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
TT

Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)

Libya Kızılayı çalışanı dün AFP’ye verdiği demeçte, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusundaki bir plajda Sahra altı ülkelerden gelen 7 kaçak göçmenin cesetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynak, kurbanlardan üçünün çocuk olduğunu belirterek, birçok göçmenin hala kayıp olabileceğini belirtti. Libya Kızılayı, ölümlerin koşullarını açıklamadı.

Kurum yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Libya Kızılayı - Al-Hums şubesinden gönüllüler, Kasr el-Akyar bölgesindeki plajdan, yasadışı göç etmeye çalışan göçmenlere ait yedi ceset çıkardı.”

Kıyı kasabası Kasr el-Akyar, Trablus'un yaklaşık 73 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Libya, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışan binlerce göçmen için önemli bir geçiş ülkesidir ve sık sık göçmen ölümleri bildirilmektedir.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Göç Örgütü verilerinden aktardığına göre, geçen yıl 2 bin 100'den fazla yasadışı göçmen Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü veya kayboldu.