ABD'nin Erbil konsolosluğuna yönelik füzeli saldırısı düzenlendi

ABD'nin Erbil konsolosluğuna yönelik füzeli saldırısı düzenlendi
TT

ABD'nin Erbil konsolosluğuna yönelik füzeli saldırısı düzenlendi

ABD'nin Erbil konsolosluğuna yönelik füzeli saldırısı düzenlendi

Irak'ın Erbil kentindeki ABD Konsolosluğuna yönelik füze saldırısı düzenlendiği belirtildi. Erbil Valisi Ümid Hoşnav, yerel medya Rudaw'a yaptığı açıklamada, ABD konsolosluğuna yönelik ''terör saldırısı'' olduğunu söyledi.
Saldırının füzelerle yapıldığını aktaran Hoşnav, olaydan sonra kentteki güvenlik güçlerinin alarma geçtiğini aktardı.
ABD Dışişlerinden yapılan açıklamada, saldırıda ölen ya da yaralanan olmadığı ve konsolosluğunun zarar görmediği bildirildi.
Olayın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi tarafından soruşturulduğu belirtilen açıklamada, bu ''korkunç saldırı'' ve şiddet olayı kınandı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Erbil'deki başkonsolosluğuna yapılan füze saldırısını kınadı.
ABD Dışişlerinden yapılan açıklamada, saldırıda ölen ya da yaralanan olmadığı ve konsolosluğunun zarar görmediği bildirildi. Olayın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi tarafından soruşturulduğu belirtilen açıklamada, bu ''korkunç saldırı'' ve şiddet olayı kınandı.

Irak Başbakanı Kazımi'den, "Erbil saldırısı, halkımızın güvenliğini hedef aldı" açıklaması
 Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi,  sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Aziz Erbil kentine saldırı ve sakinlerinin korkutulması, halkımızın güvenliğine saldırıdır." dedi.
"Kardeşim" dediği Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Mesrur Barzani ile olayı görüştüğünü ifade eden Kazımi, "Güvenlik güçlerimizi; bu saldırıyla ilgili incelemeler yapacak. Kentlerimizin güvenliği ve halkımızın selametini hedef alan saldırılara karşı koyacağız." dedi.
IKBY Başbakanı Mesrur Barzani, Erbil'e yapılan terör saldırısını şiddetle kınayarak, "Erbil korkaklara karşı boynunu eğmez. Erbil'de birkaç yere yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyorum." ifadesini kullanmıştı.
Irak’ta Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr da, Erbil’e yapılan füze saldırılarıyla ilgili, "Erbil, yenilgi ve ihanetin ateşi altında. Ey Erbil ve Kürtler; ulusal çoğunluk hükümeti gerçekleşene kadar size benden selam" demişti.
Erbil Valisi Ümid Hoşnav, yerel medyaya yaptığı açıklamada, Erbil kentindeki ABD konsolosluğuna yönelik terör saldırısı düzenlendiğini belirtmişti.
Olayın terör saldırısı olduğunu ve füzelerle yapıldığını aktaran Hoşnav, saldırıdan sonra kentte güvenlik güçlerinin alarma geçtiğini aktarmıştı.

IKBY, Erbil'e füze saldırısında bir vatandaşın hafif yaralandığını duyurdu
IKBY İçişleri Bakanlığı tarafından Erbil'e yönelik füzeli saldırıya ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, saldırı sonucu bazı bina ve evlerde hasar meydana geldiği ancak can kaybının yaşanmadığı duyurularak, bir vatandaşın ise hafif bir şekilde yaralandığı ifade edildi.
Açıklamada, güvenlik güçlerinin saldırıya ilişkin soruşturma başlattığı duyuruldu.
IKBY Anti-Terör Birimi, Erbil'in Irak dışından 12 balistik füzeyle saldırıya uğradığını duyurmuştu.
Anti-Terör Birimi, resmi Facebook hesabından saldırıya ilişkin yaptığı açıklamasında, "Başkent Erbil, Kürdistan Bölgesi ve Irak dışından balistik füzelerle saldırıya uğradı." denilmişti.
Saldırının "doğudan yönlendirildiği" ifade edilen açıklamada, olayın gece saat 01.00'de gerçekleştiği ve 12 balistik füzenin Erbil'deki ABD konsolosluğu yönündeki bir mahalleyi hedef aldığı kaydedilmişti.
IKBY Dış Medya İlişkileri Sorumlusu Lawk Ghafuri, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Bu gece Erbil'deki çok sayıda saldırı füzelerle gerçekleştirildi ve füzelerin hiçbiri Erbil'de inşaatı devam eden yeni ABD konsolosluğuna isabet etmedi. Ancak yerleşkenin etrafındaki alanlar füzelerle vuruldu." ifadelerine yer vermişti.
Ayrıca, Erbil merkezli yayın kuruluşu "Kurdistan 24"te yer alan habere göre, televizyon kanalının yakınlarına düşen füzeler nedeniyle hasar oluştuğu kaydedilmişti.
Uluslararası Erbil Havalimanı'ndaki uçuşların ise normal şekilde devam ettiği duyurulmuştu.



İran savaşı, ABD’de azil tartışmasını yeniden alevlendirdi: Trump’ı görevden alın

Trump, İran savaşındaki çelişkili açıklamalarıyla gündemden düşmüyor (Reuters)
Trump, İran savaşındaki çelişkili açıklamalarıyla gündemden düşmüyor (Reuters)
TT

İran savaşı, ABD’de azil tartışmasını yeniden alevlendirdi: Trump’ı görevden alın

Trump, İran savaşındaki çelişkili açıklamalarıyla gündemden düşmüyor (Reuters)
Trump, İran savaşındaki çelişkili açıklamalarıyla gündemden düşmüyor (Reuters)

ABD'de Demokrat ve Cumhuriyetçiler, Başkan Donald Trump'ın görevden alınması için ABD Anayasası'nın 25. Ek Maddesi'ni tekrar gündeme taşıyor.

Trump, İran'a Türkiye saatiyle 03:00'e kadar verdiği mühlete 1,5 saat kala Pakistan'ın iki haftalık ateşkes önerisini kabul ettiğini açıkladı.

ABD Başkanı'nın anlaşmadan önce savurduğu "Bir medeniyet yok olacak" tehdidiyse büyük yankı uyandırdı.

CNN'in haberinde, Trump'ın şiddet içeren söylemleri nedeniyle ABD Anayasası'nın 25. Ek Maddesi uyarınca azledilmesine yönelik taleplerin yeniden gündeme taşındığı yazılıyor.

Sözkonusu ek madde, bir ABD başkanının görevini yerine getiremeyeceğine karar verilmesi durumunda, yerine başkan yardımcısının geçici olarak getirilmesini öngörüyor.

Ancak bunun için Kongre'de iki kanadın üçte ikisinin desteği gerekiyor.

Trump'ın İran'daki sivil altyapıyı ve elektrik tesislerini vurma tehditleri, Demokratların tepkisi çekerken, Cumhuriyetçi kanattan da başkana tepkiler geliyor.

Komplo teorileriyle tanınan muhafazakar radyo sunucusu Alex Jones, pazartesi günkü yayınında ABD Anayasası'nın 25. Ek Maddesi'ni devreye sokarak Trump'ın görevden alınması gerektiğini savundu.

Trump'a uzun süre destek verdikten sonra Cumhuriyetçi liderle arası bozulan Temsilciler Meclisi üyesi Marjorie Taylor Greene de X'teki açıklamasında, ABD Başkanı'nın “İran medeniyetini yok etme” tehdidine “Bu şeytani ve delice” diye tepki gösterdi.

Greene, daha sonra “25. Ek Madde!!!” paylaşımıyla Trump'ın görevden alınması gerektiğini savundu.

Sağcı podcast yayıncısı Candace Owens da “25. Ek Madde'nin devreye konması lazım” dedi.

ABD Başkanı'na karşı cephe alanlar arasında, Trump'ın ilk döneminde Beyaz Saray İletişim Direktörü olarak görev yapmış Anthony Scaramucci de var.

Scaramucci, X'teki paylaşımında Trump'ın nükleer silah kullanma tehdidinde bulunduğunu öne sürdü:

Kendinize gelin, nükleer saldırı çağrısı yapıyor. Derhal görevden alınmasını sağlayın.

Temsilciler Meclisi, Ukrayna'dan Joe Biden ve oğluyla ilgili soruşturma başlatmasını talep ederek kanunları çiğnediği gerekçesiyle Trump hakkında Aralık 2019'da azil süreci başlatmıştı. Bu dönemde Temsilciler Meclisi'nde Demokratlar çoğunluktaydı.

Daha sonra Temsilciler Meclisi, 6 Ocak 2021'deki Kongre baskınında oynadığı rol gerekçesiyle yine Trump'ın görev süresi bitmeden azledilmesine ilişkin süreç başlatmıştı. Böylelikle Trump, ABD tarihinde hakkında ikinci kez azil süreci başlatılan ilk ABD Başkanı olmuştu.

Ancak iki durumda da Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato'da yapılan oylama sonucu Trump görevine devam etmişti.
Independent Türkçe, CNN, Axios


ABD-İran ateşkesi dünya basınında nasıl görüldü?

İranlılar, saldırıların iki hafta askıya alınmasını Tahran'da kutladı (Reuters)
İranlılar, saldırıların iki hafta askıya alınmasını Tahran'da kutladı (Reuters)
TT

ABD-İran ateşkesi dünya basınında nasıl görüldü?

İranlılar, saldırıların iki hafta askıya alınmasını Tahran'da kutladı (Reuters)
İranlılar, saldırıların iki hafta askıya alınmasını Tahran'da kutladı (Reuters)

ABD ve İran arasındaki geçici ateşkes dünya basınında geniş yer buldu.

ABD Başkanı Donald Trump, dün akşamki açıklamasında Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurdu.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını savundu ancak İsrail Başbakanı Netanyahu bunu yalanladı.  

İran yönetimiyse "ABD'yi 10 maddelik planı kabul etmeye zorlayarak tarihi zafer elde ettiklerini" öne sürdü.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreterliği'nden yapılan açıklamada paylaşılan 10 maddeye göre Hürmüz Boğazı'ndan geçişin, İran Silahlı Kuvvetleri'yle koordinasyon içinde kontrollü şekilde yapılması ve "direniş ekseninin" tüm unsurlarına karşı yürütülen saldırıların sonlandırılması isteniyor.

Ayrıca ABD askerlerinin bölgedeki tüm üs ve konuşlanma noktalarından çekilmesi, Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişi garantiye alacak ve mutabakata varılan protokolle İran'ın hakimiyetini sağlayacak bir geçiş düzenlemesinin oluşturulması talep ediliyor.

İran'a verilen zararların tamamen tazmin edilmesi, tüm birincil ve ikincil yaptırımlarla, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarının kaldırılması şart koşuluyor.

İran'ın yurtdışındaki bloke edilmiş tüm varlık ve mali kaynaklarının serbest bırakılması ve tüm maddelerin bağlayıcı bir BMGK kararıyla onaylanması talep ediliyor.

Trump, İran'a Türkiye saatiyle 03:00'e kadar verdiği mühlete 1,5 saat kala Pakistan'ın iki haftalık ateşkes önerisini kabul ettiğini açıkladı.

"ABD'nin itibarı zarar gördü"

New York Times'ın analizinde, Trump'ın anlaşmadan önce savurduğu "Bir medeniyet yok olacak" tehdidi hatırlatılarak, "Başkan'ın şiddet içeren söylemleri, müzakereci olarak güvenilirliğine ve ülkesinin dünyadaki itibarına zarar verdi" deniyor.

Ayrıca Trump'ın İran savaşında "istediğini alamadığı için tehditlerinin dozunu yükselttiği" ifade ediliyor.

CNN'in analizinde de İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyetinin sürdüğüne dikkat çekilerek, "Savaşın, İran'ın boğazı kontrol ettiği bir senaryoyla sonlanması stratejik bir felaket ve Trump için bir yenilgi olur" deniyor. Tahran yönetimi, boğazdan geçişin İran ordusunun koordinasyonuyla gerçekleştirileceğini duyurmuştu.

ABD Başkanı'nın, son günlerde İran yönetimine karşı tehditkar tavrı ve sert sözleriyle "ahlaki sınırları aştığı" ve ABD'yi "dünyanın en istikrarsız gücü haline getirdiği" belirtiliyor.

"Dünyanın ABD'ye bakış açısı kökten değişti"

BBC, Trump'ın bu anlaşmayla kendine "geçici bir rahatlama sağladığını" ifade ediyor. ABD ve İran, iki haftalık süreçte ateşkesi kalıcı hale getirmek için görüşme yapacak. Ancak analizde, çatışmalar tekrar başlamasa bile İran savaşının "dünyanın geri kalanının ABD'ye bakış açısını kökten değiştireceği" yazılıyor.

"Çatışmalar yeniden başlayabilir"

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, geçici ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını söylerken, çatışmaların sürebileceği uyarısında bulundu.

Rus devletine ait medya kuruluşu RT'nin analizinde de "Trump, İran medeniyetini yok etme tehdidinden geri adım attı" denirken, Medvedev'in işaret ettiği tehlike hatırlatılıyor.

Çin de çatışmaların durdurulması için yaptığı itidal çağrısı ve Pakistan'la ortak hazırladığı 5 maddelik planla dikkat çekmişti.

"İki taraf da zorlu bir çıkmazda"

Çin Komünist Partisi'nin yayın organı Global Times'ın analizinde, İran'ın ABD'ye sunduğu 10 maddelik planın "diyalog başlatıcı" olduğu belirtiliyor. Özellikle tüm ABD yaptırımlarının kaldırılması ve Amerikan birliklerinin Ortadoğu'dan çekilmesi taleplerinin gerçekçi olmadığı ifade ediliyor.

Diğer yandan Lanzhou Üniversitesi'nden Ortadoğu uzmanı Zhu Yongbiao, "her iki tarafın da son derece zorlu bir çıkmaza girdiğini, çatışmanın sürmesinin savaşın bedelini giderek daha da katlanılmaz hale getireceğini" vurguluyor. Bu nedenle, müzakerelerin her iki tarafın beklentileriyle de örtüştüğünü söylüyor.

NYT'nin üç İranlı yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Tahran yönetimi Pakistan'ın yanı sıra Çin'in de devreye girmesiyle ateşkes önerisini kabul etti.

Independent Türkçe, BBC, New York Times, CNN, RT, Global Times, Times of Israel, Arab News


Trump hakkındaki yeni kitap Beyaz Saray'da paniğe yol açtı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump hakkındaki yeni kitap Beyaz Saray'da paniğe yol açtı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

New York Times'ın Trump muhabirleri Maggie Haberman ve Jonathan Swan'ın yakında çıkacak kitabının, Beyaz Saray'da "büyük endişeye" neden olduğu bildirildi.

Axios'a göre yeni kitabın adı Rejim Değişikliği: Donald Trump'ın İmparatorluk Başkanlığının İç Yüzü (Regime Change: Inside the Imperial Presidency of Donald Trump) olacak ve 23 Haziran'da piyasaya sürülmesi bekleniyor.

Trump, martta Haberman’a yüklenmişti ve o sırada bunun nedeni net değildi.

Trump, Truth Social'da şöyle yazmıştı:

Maggot Hagerman (kurtçuk -çn.), başarısız The New York Times'ın bir başka AHLAKSIZ yazarı, söylediklerinin neredeyse her zaman tersinin doğru olduğunu çok iyi bilmesine ve anlamasına rağmen, benim hakkımda yalan haberler yazmakta ısrar ediyor.

Ardından, "Maggot'ı ve bazı 'ortaklarını' Florida'da The Times'a karşı açtığım davaya eklemeyi düşünüyorum, ki gayet iyi gidiyor gibi görünüyor" diyerek onu davayla tehdit etmişti.

Kitabın, Trump'ın yürütme yetkisini nasıl yeniden şekillendirdiğini derinlemesine inceleyeceği ve yazarların ikinci döneminin  yalnızca bir başkanlık değişiminden ibaret kalmayıp yabancı bir rejim değişikliği operasyonuna benzediğini savunacağı bildiriliyor.

Axios'a göre Haberman ve Swan yeni kitap için yaklaşık bin röportaj gerçekleştirdi ve bu durum bazı Trump çevrelerini endişelendiriyor.

Axios'un haberine göre, Trump'ın "Truth Social" paylaşımını yaptığı sırada Haberman'la Swan aylardır kitap yazma iznindeydi ve üç gün sonra Beyaz Saray'da Trump'la konuşurken görüldüler.

The New York Times'a göre, kitapta Trump'ın üst düzey danışmanlarının İran'daki "rejim değişikliği" fikriyle alay ettiği, hatta birinin bu fikri "saçmalık" diye nitelediği iddiası yer alıyor.

Görsel kaldırıldı.
The New York Times'ın Beyaz Saray muhabirleri Maggie Haberman ve Jonathan Swan'ın yeni kitabına göre, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun İran'ın savaş hedeflerini özetleyen bir İsrail sunumunu "saçmalık" diye nitelendirdiği bildiriliyor (AFP)

Bu sahne, Trump ve CIA Direktörü John Ratcliffe, Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve başkalarının katıldığı bir toplantıyı anlatıyor; burada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından İran hakkında verilen istihbaratın dikkate alınmadığı bildiriliyor.

The New York Times'ın Haberman'la Swan tarafından yazılan ve kitaptan alıntı yapan haberine göre, Netanyahu'nun istihbaratı 4 bölümden oluşuyordu: Ülkenin en yüksek liderini öldürme gerekliliğini anlatan baş kesme; İran'ın komşu ülkeleri hedef alma yeteneğinin etkisiz hale getirilmesi; İran halkı arasında bir ayaklanma kışkırtma gerekliliği; ve son olarak, laik bir liderin göreve getirilmesi için tam bir rejim değişikliği.

Toplanan ABD yetkililerinin ilk iki noktanın ulaşılabilir, son ikisininse hayal ürünü olduğuna inandıkları bildiriliyor.

Ratcliffe'in Netanyahu'nun sunumunu tek bir kelimeyle tanımladığı bildiriliyor: "Gülünç". Yeni kitaba göre Rubio da aynı fikirdeydi ve bunu "saçmalık" diye niteledi.

The Independent, Beyaz Saray'dan konuyla ilgili yorum talep etti.

Independent Türkçe