İran Devrim Muhafızları Erbil’deki füze saldırısını üstlendi: İsrail’e ait stratejik hedefler vuruldu

Erbil’de füze saldırıları sonucu yıkılan bir bina (AFP)
Erbil’de füze saldırıları sonucu yıkılan bir bina (AFP)
TT

İran Devrim Muhafızları Erbil’deki füze saldırısını üstlendi: İsrail’e ait stratejik hedefler vuruldu

Erbil’de füze saldırıları sonucu yıkılan bir bina (AFP)
Erbil’de füze saldırıları sonucu yıkılan bir bina (AFP)

İran medyasına göre, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) başkenti Erbil’e sabaha karşı düzenlenen füze saldırısını İran Devrim Muhafızları üstlendi.
İran Devrim Muhafızları tarafından bugün yapılan açıklamada, Erbil’de İsrail’e ait stratejik hedeflerin vurulduğunu bilgisi verildi.
Açıklamada, ‘İsrail’in kendilerini hedef alması halinde sert, kararlı ve yıkıcı yanıt verileceği’ konusunda da uyarı yer aldı.
IKBY Terörle Mücadele Birimi, Erbil’in Irak dışından 12 balistik füzeyle saldırı düzenlendiğini duyurdu. Saldırı sonucu herhangi bir yaralanma olmadı.
Irak’ta İran devlet televizyonu için çalışan bir muhabir, Erbil’i hedef alan füzelerin İsrail’e ait gizli üsleri vurduğunu ileri sürdü.
Reuters’a konuşan ABD’li bir yetkili ise, ABD konsolosluk binası yakınına düşen balistik füzelerin İran’dan fırlatıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı’ndan kınama
Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih, Erbil’e düzenlenen füze saldırılarını kınayarak, bu saldırıların amacının ülkede muktedir bir hükümetin kurulmasını engellemek olduğunu söyledi.
Salih, “Erbil’i hedef alan terör saldırısını kınıyoruz” ifadesini kullanarak şunları kaydetti;
“Saldırının zamanlamasının siyasi tıkanıklığın giderilmesi için başlatılan girişimlere denk gelmesi, muktedir bir hükümetin kurulmasını engellemek içindir. Ülkenin kaosa sürüklenmesi çabaları karşısında sıkıca durmak lazım. Güvenlik güçlerimizin saflarını birleştirmemiz, devlet mercilerini oluşturmamız ve yasa dışı teröristlerle mücadele etmemiz gerekiyor.”



Riyad’daki zirvede “soykırım” kınanırken İsrail'in BM Genel Kurulu'na katılımının dondurulması için girişim başlatıldı

İslam İşbirliği Teşkilatı - Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvesi’ne katılan liderler toplu fotoğraf çektirdi (DPA)
İslam İşbirliği Teşkilatı - Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvesi’ne katılan liderler toplu fotoğraf çektirdi (DPA)
TT

Riyad’daki zirvede “soykırım” kınanırken İsrail'in BM Genel Kurulu'na katılımının dondurulması için girişim başlatıldı

İslam İşbirliği Teşkilatı - Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvesi’ne katılan liderler toplu fotoğraf çektirdi (DPA)
İslam İşbirliği Teşkilatı - Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvesi’ne katılan liderler toplu fotoğraf çektirdi (DPA)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'da dün düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) - Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvesi’nde, İsrail'in Gazze'de işlediği ‘soykırım suçları’ kınandı. Zirveye katılan liderlerin ‘İsrail'in Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu ve bağlı kuruluşlarındaki üyeliğinin dondurulması için uluslararası destek toplanması’ yönünde çalışmalara başlanması kararı aldıkları açıklandı.

Zirve sonrası yayımlanan ortak bildiride katılımcılar, Filistin’in BM’ye tam üyeliği için uluslararası destek toplama yönünde çalışma kararı aldılar. Tüm ülkeleri İsrail'e silah ve mühimmat ihracatını ya da transferini yasaklamaya çağıran katılımcılar, BM Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) İsrail'in bölgedeki barışı ve güvenliği tehdit eden yasadışı politikalarını durdurması için bağlayıcı bir karar alması çağrısında bulundular.

Ortak bildiride, İsrail’in Lübnan'a karşı ‘ısrarla sürdürdüğü saldırganlığı’ şiddetle kınanarak, derhal ateşkes çağrısında bulunuldu. İsrail ordusunu Gazze'de Hamas hareketine karşı yürüttüğü savaşında ‘soykırım’ yapmakla suçlayan ortak bildiri, özellikle Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki toplu mezarlar, işkence suçu, sahada gerçekleşen infazlar, zorla kaybetmeler, yağmalama ve etnik temizliğe atıfta bulunarak, Filistinlilere karşı işlenen ‘korkunç ve çarpıcı suçları’ kınadı.

Zirvede ‘Filistin halkına ve Filistin Devletine tam destek ve uluslararası koruma sağlanması, Filistin ulusal birliğinin sağlanması ve Gazze Şeridi de dâhil olmak üzere, işgal altındaki tüm Filistin toprakları üzerindeki sorumluluklarını etkin bir şekilde üstlenmesi ve Kudüs şehri de dâhil olmak üzere, Batı Şeria ile birleştirilmesi’ çağrısında bulunuldu. ‘Filistin Devleti’nin, ebedi başkenti olan işgal altında bulunan Doğu Kudüs üzerindeki tam egemenliğine’ olan bağlılığın bir kez daha vurgulandığı ortak bildiride, Mescid-i Aksa’nın ‘kırmızı çizgi’ olduğu vurgulandı.

İsrail'in ‘Kudüs şehrindeki İslam dininin ve Hıristiyanlığın kutsal mekânlarını hedef alan ve şehrin kimliğini değiştiren saldırgan uygulamalarını’ kınayan ortak bildiri, uluslararası toplumu, bu uygulamaları durdurması için İsrail'e baskı yapmaya çağırdı.