Erdoğan, Çanakkale Boğazı üzerinde dünyanın en uzun asma köprüsünü açtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çanakkale Boğazı üzerindeki asma köprünün açılışında bir konuşma yaptı (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çanakkale Boğazı üzerindeki asma köprünün açılışında bir konuşma yaptı (AFP)
TT

Erdoğan, Çanakkale Boğazı üzerinde dünyanın en uzun asma köprüsünü açtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çanakkale Boğazı üzerindeki asma köprünün açılışında bir konuşma yaptı (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çanakkale Boğazı üzerindeki asma köprünün açılışında bir konuşma yaptı (AFP)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1915 Çanakkale Köprüsü'nün isminin başındaki 1915'in, Birinci Dünya Savaşı'nın en kanlı, ibretlik ve canhıraş mücadelelerine sahne olan Çanakkale'de deniz zaferinin kazanıldığı yıl olduğunu belirterek, "Kule yüksekliği 318 metre de Mart'ın 18'ini ifade ediyor. 3, mart ayı, 18, bugün. Dolayısıyla orta açıklığın uzunluğu 2023 metre ise Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı olan 2023'ün ve o tarihe atfettiğimiz büyük hedeflerimizin remzidir, işaretidir." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, tarihi günde katılımcıları "Coşkunuz coşkumuzdur ve bu ilginiz inanıyorum ki bugün açılışını yaptığımız bu eserin ne anlama geldiğini en güzel şekilde ifade etmektedir." sözleriyle selamladı.

Binlerce yıl boyunca farklı medeniyetlerin, kültürlerin ve toplumların göz bebeği olan Çanakkale'nin bugün yepyeni bir geleceğe kucak açtığını belirten Erdoğan, "Çanakkale Boğazı'na taktıkları yakut bir gerdanlık" olarak gördükleri 1915 Çanakkale Köprüsü'nün açılışını yapmak üzere bir arada olduklarını dile getirdi.
Bugün, önce Çanakkale şehitlerine gittiklerini, Fatiha okuduklarını, anmalarını yaptıklarını anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ne diyor şair? 'Sen ki asara gömülsen taşacaksın/ Heyhat, sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat/ Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber/ Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber.' Evet, biz de Peygamber yoldaşı şehitlerimize layık olabilmek için çalışıyoruz, mücadele ediyoruz. Şehitlerimizin aziz hatıralarına, ecdadın 107 yıl önce kazandığı muhteşem zafere adadığımız 1915 Çanakkale Köprüsü'nü bir hilal uğruna ya Rab, batan güneşlere, bedrin aslanları kadar şanlı, tarihe gömülemeyecek kadar büyük ecdada ithaf ediyoruz. Hani hep maziden atiye köprü kurmak diyoruz ya işte bugün bu sözü hem lafzıyla hem ruhuyla hayata geçiriyoruz."

"1915 Çanakkale Köprüsü, her bir teknik özelliğiyle farklı anlamlar taşıyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1915 Çanakkale Köprüsü'nün Türkiye'ye, millete, Çanakkale'ye ve tüm insanlığa hayırlı olmasını dileyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bu köprümüz de tıpkı İstanbul Boğazı'ndaki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray, Avrasya Tüneli ve şimdi de işte burada, özellikle Çanakkale'de altıncı köprüyü açıyoruz. Fakat unutmayın 140 yıl önce Sultan Abdülhamid Han, az önce ifade ettiğim o köprülerin eskiz çalışmalarını yapmıştı ve o hazırlıkları yapmıştı. Osmanlı'nın ardı ardına yaşadığı savaşlar sebebiyle hayata geçirilemeyen Abdülhamid Han yadigarı bu projelerin bir kısmını hayata geçirmek de bize nasip oldu."
1915 Çanakkale Köprüsü'nün her bir teknik özelliğiyle farklı anlamlar taşıdığını, şimdi de Cumhur İttifakı olarak bunu açmanın kendilerine nasip olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Köprümüzün isminin başındaki 1915, Birinci Dünya Savaşının en kanlı, en ibretlik, en canhıraş mücadelelerine sahne olan Çanakkale'de deniz zaferini kazandığımız yılı; kule yüksekliği 318 metre de Mart'ın 18'ini ifade ediyor. 3, mart ayı, 18, bugün. Dolayısıyla orta açıklığın uzunluğu 2023 metre ise Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı olan 2023'ün ve o tarihe atfettiğimiz büyük hedeflerimizin remzidir, işaretidir."

Erdoğan, ecdadın bir asır önce Haçlı-Hilal mücadelesinde "Çanakkale geçilmez." sözünü kanıyla nakşettiğini, ecdadın kınalı kuzularıyla Gazi Mustafa Kemal'in riyasetinde tarih yazdığını vurguladı.
Çanakkale'de o mücadeleyi verenlerin torunları olarak bugün burada bulunduklarını belirten Erdoğan, "Ama biz şimdi bugün başka bir adım atıyoruz. Biz de işte 18 Mart, Çanakkale Köprüsü'nü açıyoruz. İnşa ettiğimiz bu köprüyle ecdadın mirasını aynı mesaj, mühendisliğin ve teknolojinin imkanlarıyla tarihe yeniden kazıdık." ifadelerini kullandı.
Geçmişte Kore'ye de savaşa gidildiğini, orada şehit verildiğini, bazısının mezarının halen orada bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, "Kore'ye gittiğimizde hep o kabristanı ziyaret ederiz. Ve bunlar sıradan bir olay değil. Bunlar aşktır ve aşk kişinin sevdiğinde yok olmasıdır. İşte hep beraber şu anda Kore ile attığımız bu adımlar inşallah en kısa zamanda ticaret hacmimizi inanıyorum ki 20 milyar dolara çıkaracağız. Ve yatırımlarıyla, köprülerimizdeki bu dayanışmayla adımlarımızı atıyoruz. Türkiye'nin, Türk milletinin istediğinde başaramayacağı hiçbir şey olmadığını dosta düşmana gösterdik, gösteriyoruz." diye konuştu.

Hiç şüphesiz sadece bu köprüden bahsetmediğine dikkati çeken Erdoğan, "Karşımızda İstanbul'u Tekirdağ'a ve Çanakkale üzerinden Balıkesir'e bağlayacak dev bir ulaşım projesi var. Bugün köprüyle birlikte Malkara'dan Çanakkale'ye kadar uzanan 101 kilometrelik otoyolun da açılışını gerçekleştiriyoruz. İş bilenin, kılıç kuşananındır. Türkiye'nin en yoğun araç güzergahlarından birisi olan bu yolda Lapseki Gelibolu arasında feribotlarla ulaşım sağlanıyordu. Burası saatlerce feribot sırası beklenen, ardından 1,5 saatlik bir yolculukla karşıya geçilebilen bir yerdi. Şimdi aynı yolculuk 1915 Çanakkale Köprüsü üzerinden sadece 6 dakikada tamamlanacak. Nereden nereye" dedi.

"Milletimiz için iftihar kaynağı bir eserin açılışını yapıyoruz"
Köprünün temelini 4 yıl önce 18 Mart'ta attıklarını aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:
"Firmalarımız Güney Koreli iş ortaklarıyla birlikte kolları sıvadı, 5 binin üzerinde personelin, 740 iş makinasının geceli gündüzlü çalışmasıyla köprümüzü söz verdiğimiz tarih olan bugünkü açılışa hazır hale getirdi. Dünyada böylesine devasa bir eseri bu kadar kısa sürede tamamlayacak bir başka ülke var mıdır bilmiyorum. Türkiye orta açıklığı itibarıyla dünyanın en uzun köprüsüne sahip Japonya'yı geride bırakarak bu alanda ilk sıraya yerleşti. Tabii orta açıklık uzunluğu bakımından dünyadaki ilk 10 köprünün 3'ünün ülkemizde olduğunu da hatırlatmak isterim. Marmara'yı otoyollarıyla, köprüleriyle, tünelleriyle çepeçevre kuşatan otoyol projemizin bugün açılışını yapacağımız kısmı 2,5 milyar avroluk yatırım bedeline sahiptir. Peki bu 2,5 milyar avroluk yatırım bize ne kazandıracaktır? Ülkemizin bu yatırımla sadece zamandan, akaryakıt tüketiminden ve karbon salınımı azalımından kazancı yıllık ne kadar olacak biliyor musunuz? 415 milyon avro. Şehirlerimiz arasında güvenli, konforlu, hızlı şekilde yapılacak seyahatin kolaylığına, rahatlığına, huzuruna değer biçilir m? Yapılan hesaplamalar bu projenin ekonomimize üretimde 5,3 milyar avro, istihdama 118 bin kişi, milli gelirde 2,4 milyar avro ilave katkısının olacağına işaret ediyor. Velhasıl neresinden bakarsanız bakın ülkemiz için kazanç, milletimiz için iftihar kaynağı bir eserin açılışını yapıyoruz."
Avrupa ve Asya kıtalarını daha önce İstanbul'da yapılan üç köprü ve denizin altından iki geçişle (Marmaray ve Avrasya Tüneli) birleştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, iki kıtayı 6'ncı defa birleştiren 1915 Çanakkale Köprüsü'nün hangi zorluklar aşılarak, hangi gayretler sarf edilerek inşa edildiğinin anlatıldığı belgeselin bu akşam TRT'de yayınlanacağını söyledi. Erdoğan, katılımcılara belgeseli izlemelerini tavsiye etti.
Projesinden finansmanına, inşaatından işletmesine kadar 1915 Çanakkale Köprüsü'nün ülkeye kazandırılmasında emeği geçen ilgili bakanlıktan firmalara, mühendislerden işçilere kadar herkese teşekkür eden Erdoğan, "Artık Çanakkale şehitlerimizin aziz hatıralarını sadece mezar taşlarında, sadece anıtlarda, sadece müzelerde değil, işte bu abide eserin tüm görkemiyle Boğaz'ın üzerinde de yaşatacağız. Bizlere canları pahasına bu vatanı emanet eden tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle, şükranla yad ediyorum." dedi.
Erdoğan, 1915 Çanakkale Köprüsü'nün kamu-özel iş birliği de denilen yap-işlet-devret modeliyle inşa edilen en son eser olduğunu belirtti.
Bunun devamının geleceğini, burada kalınmayacağını, ülkede bu modelin 30 yıllık bir geçmişi olmakla birlikte, en başarılı örneklerin kendi dönemlerinde ortaya çıktığını aktaran Erdoğan, dünyada da 134 ülkenin bu modeli farklı sektörlerdeki yatırımlarında kullandığını söyledi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
"Kamu-özel iş birliği modeli performansında Avrupa'da 3'üncü, dünyada 13'üncü sırada yer alıyoruz. Mesela Almanya son 4 yılda 15 milyar dolarlık kamu-özel iş birliğine dayalı otoyol projesi yaptı. Amerika'nın açıkladığı 1,5 trilyon dolarlık altyapı projelerinin önemli bir kısmı bu modelle gerçekleştirilecek. Asya ve Orta Doğu ülkelerinde de kamu-özel iş birliği projeleri oldukça yaygın. Türkiye, bu yöntemle sadece ulaştırma sektöründe son 20 yılda, 37,5 milyar dolarlık yatırımı hayata geçirmiştir. Yani kendi kasamızdan değil, dışarıdan getirmek suretiyle bunu başarmıştır. Bu dönemde yaptığımız projelerin milli gelirimize katkısı ne biliyor musunuz? 395 milyar dolar. Üretime katkısı 838 milyar dolar, istihdama katkısı 1 milyon kişi. Şayet aynı yatırımları sadece bütçe kaynaklarıyla yapmaya kalsaydık on yıllar boyunca beklememiz gerekecekti."
Programlarına aldıkları yatırımları bütçe ve kamu-özel iş birliği ile yapılacaklar olarak ikiye ayırarak ülkeye en kısa sürede, en çok hizmeti kazandıracak bir yol izlediklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Rahmetli Arif Nihat'ın 'İçimizden biri köprü olmaya razı gelmezse biz kıyamete kadar bu suyun kıyılarında bekleriz.' serzenişine cevap verecek eserler inşa ettik. Merhum Cemil Meriç'in 'Cümleler vardır kıtaları birbirinden ayırır / Uçurumlara köprü atan cümleler de vardır.' sözünden ilhamla kıtaları birleştirerek, gönülleri yakınlaştırdık. Allah'a hamdolsun. Özellikle buradaki gibi stratejik öneme sahip yüksek bütçeli projeleri kamu-özel iş birliğiyle kısa sürede tamamlayarak hizmete açtık. Master plan hazırlıkları süren 2053 vizyonumuzdaki altyapı projelerinin önemli bir kısmını da aynı modelle gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Hava yolu, kara yolu, denizcilik alanlarındaki kamu-özel iş birliği yatırımlarına baktığımızda 2024'te başa baş noktasına geleceğimizi, 2025'ten itibaren ise kamuya çok ciddi nakit akışı sağlayacağımızı görüyoruz. İstanbul Havalimanı, İstanbul-İzmir Otoyolu, Osmangazi Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Ankara-Niğde Otoyolu, Malkara-Çanakkale Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü gibi dev projelerimiz, ülkemize katma değer ve bütçemize gelir sağlayan eserler olarak kalkınma tarihimizdeki yerlerini almışlardır."

"İstanbul Havalimanı, daha ilk yılında kamuya 22 milyon avro ilave gelir getirmiştir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün bu kamu-özel iş birliği projelerinin her birinin yatırım ve bakım maliyetleri, garantileri ve devlete sağlayacakları kazançları teker teker anlatmayı planladığını ifade ederek, şunları söyledi:
"Ancak bu soğuk havada sizleri uzun süre bekletmemek için sadece şunu söylemekle yetinmek istiyorum; Türkiye, babasının temelini attığı eserin bitimini ancak torununun görebildiği dönemlerden aldığı dersle bu modeli geliştirerek, uzun yıllara yayılacak yatırımlarını kısa sürede bitirmeyi tamamlamıştır. Garantili işletme döneminde bile kamuya kaynak aktarmaya başlayan bu eserler, sonrasında da uzun yıllar boyunca devlete kazanç sağlamayı sürdürecektir. Mesela bütçeden tek kuruş çıkmadan 10 milyar avroluk bir yatırımla tamamlanarak 200 bin kişiyi istihdam eden İstanbul Havalimanı, daha ilk yılında garanti yolcu sayısını aşarak kamuya 22 milyon avro ilave gelir getirmiştir."
Bölünmüş yolların ve otoyolların yüzde 170 artan araç trafiğine rağmen, kazaları yüzde 80 azaltarak insanların sadece mal değil, can güvenliğine de hizmet ettiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Basitçe ifade edecek olursak, bu modelle peşin parayla zaten yapamayacağımız, bütçe imkanlarıyla da bitirmesi uzun vakit alacak projeleri, kısa sürede ve taksitle milletimizin hizmetine sunuyoruz. Hastaneleri böyle yapıyoruz, yolları böyle yaptık, yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Sağladığı zaman, yakıt, emisyon kazançları yanında, hayata geçirildiği bölgelerde yol açtığı ekonomik ve sosyal ivmeyle bu projeler Türkiye'nin kalkınmasına çok önemli destekler vermektedir. Küresel ekonomik sistemin yeni baştan düzenlendiği şu dönemde ülkemizin yatırım, insan gücü, üretim, ihracat potansiyeli ile öne çıkmasında bu projelerin payı çok büyüktür. Bu modele karşı çıkanlara sadece ülkenin kalkınması için gereken yatırımları yapma konusunda hangi teklifleri olduğunu sorun.
Bu soru tek başına onların ne derece boş konuştuklarını, ne derece hazırlıksız, ne derece riyakar olduklarını göstermeye yetecektir. İşte bunun için diyoruz ki biz burada sadece Boğaz'ın iki yakası arasındaki bir köprüyü hizmete açmıyoruz. Biz burada Türkiye'nin bugünüyle geleceği arasında, giderek daha da güçlenen bir kalkınma köprüsü kuruyoruz. Biz bugün burada Türkiye'nin büyüme, güçlenme, gelişme, bölgesinde ve dünyada huzurun, refahın, adaletin, hakkaniyetin sembolü haline gelme vizyonunun yeni bir halkasına kavuşuyoruz. Türkiye'nin tamamladığı her eser, her proje, yatırım, hizmet üstat Necip Fazıl'ın deyimiyle surda açılmış bir gediktir. Bundan sonra biz rüzgarın ne yandan estiğine değil, kırdığımız zincire, bitirdiğimiz esarete ve zillete, kavuştuğumuz hürriyete, kulak kesildiğimiz masumun sesine, ram olduğumuz milletimizin istikametine, şaha kaldırdığımız ülkemizin kazanımına bakacağız."
Erdoğan, konuşmasını, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Çanakkale'nin yeni abidesi bu eserin ülkemize kazandırılmasında emeği geçen bakan arkadaşlarımı, kurumlarımızı, yüklenici ve işletici firmaları, çalışanları tekrar tebrik ediyorum" diyerek tamamladı.

Köprü geçişi 1 hafta ücretsiz olacak
Törendeki konuşmasının ardından köprü geçiş fiyatını da açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Bakan bir fiyat söyledi. Ama tabii burada otomobil geçişleri ile alakalı fiyatı bizler 200 lira olarak belirledik. Fiyat 200 lira. Pahalı mı? Ancak buradan feribotların geçiş ücretlerini biliyorsunuz. Beklentileri biliyorsunuz. Şimdi 1 hafta ücretsiz. Ondan sonra 200 lira. Çünkü biliyorsunuz yap-işlet-devret ve yüklenici firma, buradan aldığı parayla eğer buradaki aylık, yıllık bedel eğer onun aleyhine ise farkı kim ödeyecek? Onu bizler devletin kasasından ödeyeceğiz." diye konuştu.

Törenden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1915 Çanakkale Köprüsü'nden makam aracıyla geçerek, köprünün Gelibolu tarafında açılışın yapılacağı alana geldi.
Türkiye'nin farklı illerinden vatandaşların otobüslerle ve özel araçlarıyla geldiği köprünün bağlantı yollarında uzun kuyruklar oluştu. Vatandaşlar yoğunluk nedeniyle araçlarından inerek köprü alanına kadar yürüdü.
Tören alanı girişinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Açılış öncesinde sanatçı Esat Kabaklı konser verdi. Vatandaşlar açılış programını ellerinde Türk bayraklarıyla coşku ile izledi.
Törene, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Güney Kore Başbakanı Kim Boo-Kyum, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, AK Parti Genel Başkanvekilleri Binali Yıldırım ve Numan Kurtulmuş, TBMM Başkanvekilleri Süreyya Sadi Bilgiç ve Celal Adan, Yargıtay Birinci Başkanı Mehmet Akarca, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit ve Sayıştay Başkanı Metin Yener de katıldı.
Açılışta, AK Parti Grup Başkanı İsmet Yılmaz, AK Parti Grup Başkanvekilleri Bülent Turan ve Mahir Ünal, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, AA Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Karagöz, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Karayolları Genel Müdürü Abdulkadir Uraloğlu, köprünün üstlenici firmalarından LİMAK Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir ve Yapı Merkezi İnşaat ve Sanayi A.Ş'nin Yönetim Kurulu Başkanı Başar Arıoğlu, bazı siyasi partilerin temsilcileri ve belediye başkanları da hazır bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından törene katılan davetlileri kürsüye çağırdı. Kurdele kesimi öncesinde dua okundu. Dua edilmesinin ardından konuşan Erdoğan, "Bir hafta dediğim gibi ücretsiz, ondan sonra geçişiler 200 lira... Duamızı yaptık ve şimdi de bütün gerek siyasiler, gerek burada emeği geçen yüklenici firmalar, hep birlikte kurdeleyi kesiyoruz. Makaslar bu günün hatırasına kendilerinde kalıyor." diyerek, protokoldekilerle birlikte köprünün açılışını gerçekleştirdi.
Törende LİMAK Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Özdemir, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Güney Kore Başbakanı Kim Boo-Kyum'a 1915 Çanakkale Köprüsü'nün maketi ile köprünün civatasını takdim etti.
Bu arada, kurdele kesiminin ardından Türk Yıldızları gösteri uçuşu gerçekleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törenin ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu'nun kullandığı makam aracıyla köprüden geçerek, Gelibolu'dan Lapseki'ye gitti.



Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
TT

Elijah Wood'dan Frodo mesajı: Ben varken başkası oynayamaz

Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)
Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood, Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) ve The Monkey'deki rolleriyle de tanınıyor (New Line Cinema/Warner Bros.)

Yüzük Kardeşliği (The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring) oyuncu kadrosu 23 yıl sonra gerçekten yeniden bir araya gelirse, Frodo Baggins biraz farklı görünebilir ama içiniz rahat olsun: Karakteri yine Elijah Wood canlandıracak.

Yüzüklerin Efendisi (The Lord of the Rings) yıldızı Wood, Andy Serkis'in yöneteceği The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum'la Orta Dünya'ya dönmek konusunda şimdilik ser verip sır vermiyor. Ancak reddetmediği tek bir şey var: Yakın zamanda kimsenin onun yerini doldurmasını istemiyor.

Sunday Times'a konuşan 45 yaşındaki Wood, yeni filmde rolünü yeniden canlandırıp canlandırmayacağı sorulduğunda şunları söyledi:

Henüz resmi bir duyuru yapılmadı ancak geçen ağustostaki etkinlikte, Ian McKellen baklayı ağzından çıkardı. Dolayısıyla ihtimal son derece yüksek. Resmi açıklama gelene kadar bir şey söyleyemem ama yeni bir film düşüncesi bile beni heyecanlandırıyor. Orta Dünya gibi bir dünya için yeni filmler sözkonusu olduğunda insan biraz tedirgin oluyor, herkes bu evrenin bütünlüğünün korunmasını umuyor. Ancak bu hikaye eğlenceli ve sürükleyici. Gerçekten de ekibin yeniden bir araya geldiği hissini veriyor.

"Ben hayatta olduğum sürece başkası oynayamaz"

Elijah Wood, kahraman hobbit Frodo Baggins rolünde Shire'a dönüp dönmeyeceğini resmen teyit etmese de McKellen'ın "Ben hayatta olduğum sürece kimsenin Gandalf'ı oynamasını istemem" sözlerine destek verdi. 

Wood, "Bunu tamamen anlıyorum. Ben de hayatta olduğum ve gücüm yettiği sürece Frodo'yu başka birinin oynamasını kesinlikle istemem" dedi.

Vizyon tarihi ertelendi

Gişe canavarı üçlemenin yönetmeni Peter Jackson, iki yıl önce Andy Serkis'in hem yönetip hem de Gollum karakteriyle başrolde yer alacağı yeni bir canlı çekim filmin yapımcılığını üstleneceğini duyurmuştu. Başlangıçta 2026'da vizyona girmesi planlanan film, son takvime göre Aralık 2027'de gösterime çıkacak.

Serinin eski yıldızları sessizliklerini korumaya çalışsa da Ağustos 2025'te Londra'daki bir hayran etkinliğinde McKellen, beklenen müjdeyi vermişti: 

Size oyuncu kadrosuyla ilgili iki sır vereceğim; filmde Frodo ve Gandalf adında karakterler var.

Diğer yıldızlar ne diyor?

Orlando Bloom, geçen yıl sarı peruğunu takıp Legolas rolü için yeniden kamera karşısına geçmesi istenirse buna seve seve "evet" diyeceğini söylemişti. Bloom, "Legolas'ı başkasının oynadığını görmekten nefret ederim. Ne yapacaklar? Yerime başka birini mi koyacaklar?" diyerek rolüne olan bağlılığını vurgulamıştı.

Aragorn karakterine hayat veren Viggo Mortensen ise 2024'te GQ'ya yaptığı açıklamada, Gondor Kralı rolünü yeniden canlandırması için "doğru şartların" oluşması gerektiğini söylemişti. 

Mortensen, "Hikayenin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Bu karakteri oynamayı seviyorum ama sadece şu anki yaşıma ve karakterin ihtiyaçlarına uygunsa bunu yaparım. Aksi takdirde bu saçma olurdu" diyerek kapıyı açık bırakmıştı.

Independent Türkçe, Entertainment Weekly, Sunday Times, GQ


ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
TT

ABD, İran’ın ardından Afganistan’ı da kara listeye aldı

Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)
Taliban yönetimiyle ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Afganistan'daki bazı tutuklular serbest bırakılmıştı (AFP)

ABD, İran'ın ardından Afganistan'ı da "haksız yere tutukluluğu destekleyen devlet" ilan etti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, pazartesi günkü açıklamasında "Taliban, fidye veya siyasi tavizler elde etmek için kişileri kaçırarak terörist taktikler kullanmaya devam ediyor" dedi.

Rubio, Taliban yönetiminin "Dennis Coyle, Mahmoud Habibi ve Afganistan'da haksız yere tutuklanan tüm Amerikalıları derhal serbest bırakması" çağrısında da bulundu.

ABD'li akademisyen Coyle, geçen yıl Taliban'a bağlı güvenlik güçlerince gözaltına alınmıştı. Kabil yönetimi, 64 yaşındaki Coyle'un neden yakalandığına dair açıklama yapmamış ancak ABD vatandaşı hakkında hukuki işlem başlatılacağını duyurmuştu.

Amerikalı iş insanı Mahmoud Habibi de 2022'de Taliban'a bağlı istihbarat yetkililerince yakalanmıştı. Washington yönetimi, Habibi'yle ilgili bilgi paylaşacak kişilere 5 milyon dolar para ödülü verileceğini bildirmişti.

CNN'in analizinde Washington'ın, bu adımla Taliban'ın Amerikalıları kaçırmasını engellemeyi amaçladığı yazılıyor. Ayrıca ABD'nin, Afganistan'a seyahat kısıtlamaları getirme ihtimalinin de arttığı ifade ediliyor.

ABD, halihazırda Kuzey Kore için böyle bir seyahat kısıtlaması uyguluyor. Washington yönetimi, vatandaşlarının onay almadan ABD pasaportlarıyla Kuzey Kore'ye seyahat etmesine izin vermiyor.

Diğer yandan Beyaz Saray'ın, 28 Şubat'ta İsrail'le ortak askeri harekatı başlatmadan bir gün önce de İran için aynı kategorilendirmeyi yaptığına dikkat çekiliyor.

Afganistan Dışişleri Bakanlığı'ndan 1 Mart'ta yapılan açıklamada, ABD-İsrail harekatının İran'ın "ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiği" belirtilmiş, masum sivillerin öldürüldüğü vurgulanmıştı.

ABD'nin 2021'de Afganistan'dan çekilmesiyle ülkenin yönetimi tekrar Taliban'a geçmişti.

Independent Türkçe, CNN, The Hill


Mücteba Hamaney’in gayrimenkul imparatorluğu: Yaptırımları nasıl atlattı?

56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
TT

Mücteba Hamaney’in gayrimenkul imparatorluğu: Yaptırımları nasıl atlattı?

56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)
56 yaşındaki Mücteba Hamaney, Devrim Muhafızları'na bağlı paramiliter Besic'in başına 2009'da geçmişti (Reuters)

İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in Toronto'dan Frankfurt'a, Dubai'den Londra'ya dünyanın farklı yerlerinde emlak yatırımları yaptığı öne sürülüyor.

Bloomberg'ün araştırmasına göre Hamaney, yaptırımları üçüncü kişiler aracılığıyla aşarak yurtdışında 400 milyon euro değerinde "mülk imparatorluğu" kurmuş. Gayrimenkul ağındaki hiçbir varlığın kendi adına kaydedilmediği aktarılıyor.

Yeni Ayetullah'ın portföyünde Londra'daki lüks gayrimenkullerden, Dubai'de bir villa ve Frankfurt'la Mallorca'da lüks oteller yer alıyor.

Mülklerin satın alınmasında kullanılan fonların büyük ölçüde İran'ın petrol gelirlerinden elde edildiği, Birleşik Krallık (BK), İsviçre, Lihtenştayn ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) finans kurumları aracılığıyla paravan şirketler üzerinden aktarıldığı belirtiliyor.

Almanya'nın finans merkezi Frankfurt'taki 5 yıldızlı Hilton Frankfurt Gravenbruch oteli, kayıtlara göre 2011'den beri İranlı iş insanı Ali Ansari'nin bir ortağıyla bağlantılı kuruluşlar tarafından işletiliyor. Otel, 2024'te Hilton'ın yönetimine geçmiş.

Hamaney'le yakın bağlara sahip bankacı Ansari, İran Devrim Muhafızları'nı fonladığı gerekçesiyle BK tarafından geçen yıl yaptırım listesine alınmıştı.

Ansari ise avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Devrim Muhafızları veya Mücteba Hamaney'le herhangi bir bağlantısı olmadığını savundu.  

Telegraph'ın aktardığına göre Hamaney, Londra'daki İsrail Büyükelçiliği'ne yakın iki lüks apartmanın da sahibi.

Ansari'nin ilk apartmanı Mart 2014'te 16,75 milyon sterline (yaklaşık 1 milyar TL), ikincisini de Kasım 2016'da 19 milyon sterline (yaklaşık 1,1 milyar TL) satın aldığı belirtiliyor.

Kensington Sarayı'na yakın mülklerin bugünkü toplam değerinin 50 milyon sterline (yaklaşık 3 milyar TL) yakın olduğu aktarılıyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü'nden Farzin Nadimi, Bloomberg'e şunları söylüyor:

Mücteba, İran ve yurtdışındaki çeşitli kuruluşlarda önemli hisselere veya fiili kontrole sahiptir. Onun finans ağı incelendiğinde, hesapların ana sahibinin Ali Ansari olduğu görülüyor. Bu da Ansari'yi bugün ülkedeki en etkili oligarklardan biri yapıyor.

57 yaşındaki Ansari, Tahran'daki dünyanın en büyük alışveriş merkezi Iran Mall'un inşaatına finansman sağlayan Ayandeh Bankası'nı 2013'te kurmuştu. Banka geçen yıl ekimde iflas etmiş, malvarlığı İran Merkez Bankası'nın kararıyla devlete ait Melli Bank'a devredilmişti.

Bloomberg'ün analizinde, Hamaney'in paravan şirketler ve üçüncü kişiler üzerinden gayrimenkul satın almasının, "İranlı elitlerin sermayesinin yurtdışında nasıl aktarıldığını ortaya koyduğu" yazılıyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta düzenlediği ortak askeri operasyonda İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları'ndan üst düzey yetkililer öldürülmüştü.

Yeni lideri seçmekle görevli 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi'nin 8 Mart'taki açıklamasında, "ezici oy çoğunluğuyla" göreve Mücteba'nın seçildiği bildirilmişti.

ABD Başkanı Donald Trump ise Ali Hamaney'in oğlu Mücteba'nın yönetime gelmesinden memnun olmadığını belirterek, "Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok" demişti.

Independent Türkçe, Bloomberg, Euronews, Telegraph