Husiler, Suudi Arabistan’daki enerji tesislerine saldırdı

Arap Koalisyonu’nun hava savunma sistemleri, SİHA ve balistik füze saldırılarını önlerken uluslararası arenadan saldırıya kınama geldi.

Husilerin Cidde’de hedef aldığı petrol tesisinde yangın çıktı. (AP)
Husilerin Cidde’de hedef aldığı petrol tesisinde yangın çıktı. (AP)
TT

Husiler, Suudi Arabistan’daki enerji tesislerine saldırdı

Husilerin Cidde’de hedef aldığı petrol tesisinde yangın çıktı. (AP)
Husilerin Cidde’de hedef aldığı petrol tesisinde yangın çıktı. (AP)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen Arap Koalisyonu, Husilerin ‘terörist saldırılarına rağmen’ Yemenlilerin kendi aralarında yapacakları istişareleri desteklemek adına itidalli davranmaya devam ettiklerini duyurdu. Arap Koalisyonu’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Körfez İşbirliği Konseyi himayesinde 29 Mart'ta Riyad'da gerçekleştirilecek Yemenliler arasındaki istişarelerin yapılabilmesi için, Yemenli kardeşlerimiz için itidalli davranıyoruz. Görüşmelerin başarısız olması için çaba gösteren Husileri ağır ihlallerinde ısrar etmemeleri ve Koalisyon’un sabrını sınamamaları konusunda uyarıyoruz." 
Arap Koalisyonu’nun açıklamasında, Husilerin son dönemlerde Suudi Arabistan’a yönelik silahlı insansız hava araçları (SİHA), havan topları ve balistik füzelerle 16 terörist saldırı gerçekleştirdiği, en son dün Cidde’de Saudi Aramco şirketine ait bir petrol dağıtım tesisinin hedef aldığı belirtildi. Söz konusu saldırının, Sana Havaalanı ve Hudeyde şehrinden yapıldığı kaydedildi.  
Arap Koalisyonu Sözcüsü Türki el-Maliki, Cidde’de Saudi Aramco’ya ait petrol dağıtım tesisinin, cuma sabahı 05:25 sularında Husi teröristlerce hedef alındığını belirterek saldırı sonrasında çıkan yangının müdahale söndürüldüğünü ve herhangi bir can kaybının yaşanmadığını aktardı. Maliki, Husilerin ekonomi açısından hayati önemdeki tesisleri hedef alan saldırıları artırmasının, küresel enerji güvenliğini tehdit etme amacı taşıdığını vurguladı.  
Arap Koalisyonu’ndan yapılan açıklamada, Suudi Arabistan hava savunmasının son iki gün içinde 9 adet ‘kamikaze tipi’ İHA’yı imha ettiği, söz konusu terörist girişimlerin Suudi Arabistan Krallığı’ndaki hayati enerji tesislerini ve sivilleri hedef aldığı belirtildi. Suudi Arabistan hava savunma sistemlerinin dün Cazan bölgesine atılan bir balistik füzeyi ve Necran’ı hedef alan üç silahlı İHA’yı da düşürdüğü bilgisi verilen açıklamada, saldırıların gerçekleştirildiği noktaların tespit edildiği ve tam bir teyakkuz halinde, muhtemel saldırılara karşı önlemler alındığı kaydedildi. Zahran şehrindeki su depolarına yönelik terörist saldırıda maddi zarar oluştuğu, çevredeki evlerin ve araçların camlarının kırıldığı ancak herhangi bir yaralanmanın olmadığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca Suudi Arabistan'ın güneyindeki Samta kentinde bulunan elektrik dağıtım santralinin vurulduğu, saldırının ardından çıkan yangının kontrol altına alındığı belirtildi.  
Açıklamada, Körfez İşbirliği Konseyi himayesinde 29 Mart'ta Riyad'da gerçekleştirilecek Yemenliler arasındaki istişareleri desteklemek adına itidalli davranıldığı ve uygun görülen bir zamanda söz konusu saldırılara karşılık verileceği ifade edildi.  
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı'ndan bir yetkili dün akşam saatlerinde Cidde’nin kuzeyindeki bir petrol ürünleri dağıtım tesisi ile Cazan bölgesindeki bir petrol istasyonun roketlerle hedef alındığını, herhangi bir can kaybı, yaralanma ya da kayda değer bir maddi zarar oluşmadığını bildirildi.
Suudi yetkili, Krallığın farklı bölgelerinde ekonomik açıdan hayati önemdeki tesislere ve sivillere yönelik bu saldırıların, tüm uluslararası yasa ve normların ihlali anlamına geldiğini vurguladı. Suudi Arabistan’ın daha önce de Husi milislerin petrol tesislerine yönelik sabotaj saldırıları nedeniyle küresel piyasalara petrol arzında yaşanabilecek aksaklıklardan sorumlu olmayacağını açıkladığını hatırlattı.  
Enerji Bakanlığı yetkilisi, Suudi Arabistan'ın uluslararası toplumu Husilerin saldırılarına karşı defalarca uyardığını belirtti. İran'ın, bölgedeki petrol ve gaz üretim sahalarını hedef alan Husi milislerine gelişmiş İHA ve balistik füze desteği sağlamasının, petrol ve gaz arzında ciddi sorunlara yol açtığını ve bu durumun küresel enerji güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı. Suudi yetkili, İran’a baskı kurulmaz ve Husilerin saldırılarının önüne geçilmezse, Suudi Arabistan’ın petrol arz yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanacağı ve bu durumun küresel piyasalara olumsuz etkileri olacağını vurguladı.
Ukrayna savaşı nedeniyle küresel ekonominin çalkantılar yaşadığı bu dönemde enerji kaynaklarına yönelik Husi saldırılarının sadece Suudi Arabistan’a değil, tüm küresel ekonomiye yönelik olduğunu belirten yetkili uluslararası güçleri, saldırıları gerçekleştirenler ve destekleyenlerle mücadele etmeye çağırdı. 

Uluslararası arenadan kınama
Husilerin terör saldırıları, uluslararası çevrelerce kınandı. İngiltere Başbakanı Boris Johnson da Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları kınayan isimler arasındaydı. Johnson, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Sivillerin hayatını tehlikeye atan bu saldırılar kabul edilemez ve durdurulmalıdır” ifadesini kullandı. Reuters haber ajansı, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Jalina Porter’ın “Washington, Husilerin Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine saldırılarını şiddetle kınıyor. Bu saldırılar asla kabul edilemez” açıklamasını aktardı. Kuveyt de Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını kınadı. Kuveyt Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Bu korkakça yapılmış terör saldırısı sadece bölgedeki istikrarı, Suudi Arabistan’daki tesisleri ve sivilleri hedef almıyor, aynı zamanda bu zor süreçte küresel enerji kaynaklarını da hedef alıyor. Uluslararası toplum bir an önce harekete geçmeli ve saldırının faillerini cezalandırmalıdır.”
Bahreyn’de saldırıları ‘korkakça gerçekleştirilmiş terör eylemi’ olarak niteleyerek kınadı. Arap Koalisyonu’nun ve Suudi Arabistan ordusunun teyakkuzunun büyük facialar yaşanmasını önlediğine işaret edilen açıklamada, Bahreyn’in her zaman Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğu vurgulandı. Ürdün de Husilerin artan saldırılarını kınadı ve Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğunu, terörle mücadelesine tam destek verdiğini duyurdu.  
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Husi milislerin saldırılarını şiddetle kınadı. İİT Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha açıklamasında şunları söyledi:
“Kan dökülmesinin önüne geçilmesi amacıyla, Yemenli kardeşleri diyalog için bir araya getirmek için aralıksız çabalar sarf edilirken Husi milislerin düşmanca uygulamalarında ısrar etmesini en güçlü şekilde kınıyoruz.”
Taha, Arap Koalisyonu’nun Yemen diyalog sürecini desteklemek için ‘itidalli davranmasını’ da erdemli bir davranış olarak gördüklerini ve takdir ettiklerini, Suudi Arabistan’ı teröre karşı aldığı önlemlerde desteklediklerini vurguladı. 
Körfez İşbirliği Konseyi de Husi milislerin hayati önemdeki tesisleri ve sivilleri hedef almasını kınadı. Konsey Genel Sekreteri Dr. Nayef el-Hacraf da şu aıklamada bulundu:
“Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik terörist saldırıları asla kabul edilemez. Bu saldırıları şiddetle kınıyoruz. Husilerin saldırılarını arttırması, küresel enerji güvenliğine ciddi tehlike oluşturuyor. Uluslararası toplum bu ihlallere karşı sağlam ve kararlı bir duruş sergilemelidir.”
Hacraf ayrıca Suudi Arabistan ordusunu saldırıları engelleme noktasında gösterdiği başarılara da övgüde bulundu.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Riyad’a ulaştı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberindeki heyetle birlikte Salı günü Suudi Arabistan’a resmi bir ziyaret kapsamında Riyad’a geldi.

Erdoğan’ı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman bin Abdülaziz, Riyad Belediye Başkanı Prens Faysal bin Abdülaziz bin Ayyaf, refakatçi bakan sıfatıyla Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Suudi Arabistan’ın Türkiye Ankara Fehd Ebu’n-Nasr, Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler ile bölge polis müdür vekili Tümgeneral Mansur bin Nasır el-Uteybi karşıladı.


Suudi Arabistan’da petrol dışı sektör 2026’ya güçlü başladı, iyimserlik arttı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)
TT

Suudi Arabistan’da petrol dışı sektör 2026’ya güçlü başladı, iyimserlik arttı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (Reuters)

Suudi Arabistan’da petrol dışı özel sektör, yerel ve dış talepteki belirgin artışın etkisiyle 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptı. Riyad Bankası Satın Alma Yöneticileri Endeksi’ne (PMI) ilişkin son veriler, toplam maliyet baskılarındaki artışa rağmen ticari faaliyette genişlemenin sürdüğünü, istihdam ve satın alma seviyelerinin güçlendiğini ortaya koydu.

Endeks performansı ve faaliyet koşulları

Ana endeks, Ocak ayında 56,3 puan olarak kaydedildi. Aralık ayındaki 57,4 puanlık seviyenin altına inerek son altı ayın en düşük düzeyine gerilemesine rağmen, endeksin 50 puanlık eşik değerin üzerinde kalması iş koşullarında güçlü bir iyileşmeye işaret etti. Araştırmada, şirketlerin yeni projeler ve devam eden müşteri taleplerine yanıt olarak üretimi artırdığı, bunun da yerel ekonominin dayanıklılığını yansıttığı belirtildi.

İhracat siparişleri ve üretimde güçlü artış

Yılın başında büyümeye katkı sağlayan bir diğer unsur, ihracat talebindeki artış oldu. Yeni ihracat siparişleri, Ekim 2025’ten bu yana en hızlı artışını kaydetti. Bu ivme, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile Asya pazarlarından gelen güçlü taleple desteklendi. Üretim tarafında ise ankete katılan şirketlerin yaklaşık yüzde 23’ü Ocak ayında üretim artışı bildirdi; yalnızca yüzde 2’si daralma yaşadığını belirtti. Bu veriler, genişlemenin güçlü seyrini teyit etti.

Maliyet baskıları ve istihdam

Maliyetler cephesinde, girdi fiyatlarındaki enflasyon ikinci ay üst üste hızlandı. Şirketler, satın alma maliyetleri ve ücretlerdeki artışın, özellikle metal, yakıt ve teknoloji fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandığını ifade etti. Bu durum, birçok şirketin artan maliyetleri satış fiyatlarına yansıtmasına yol açtı.

İstihdamda ise Ocak ayında büyüme devam etti. Şirketler, artan faaliyetleri desteklemek amacıyla teknik uzmanlığa sahip personel istihdam etmeye yöneldi. Bununla birlikte, istihdam artış hızı yavaşlayarak son 12 ayın en düşük seviyesine indi; geçen yılın son aylarında kaydedilen rekor düzeylerin gerisinde kaldı.

Ekonomik görünüm ve beklentiler

Sonuçlara ilişkin değerlendirmede bulunan Riyad Bankası Kıdemli Ekonomisti Dr. Naif el-Gayt, “Petrol dışı özel sektör 2026’nın başında, güçlü iç talep ve sürdürülebilir ticari faaliyetlerin desteğiyle büyümeyi sürdürdü” dedi. Sektörün, talepteki sağlam temeller ve arz koşullarındaki iyileşme sayesinde yeni yıla yüksek bir dayanıklılıkla girdiğini vurgulayan el-Gayt, temkinli bir iyimserliğin hâkim olduğunu ifade etti.

İleriye dönük olarak şirket güveni Aralık ayına kıyasla belirgin biçimde arttı. Gelecek üretim endeksindeki yükseliş, özellikle imalat sektöründe önümüzdeki döneme ilişkin ticari faaliyete dair artan güveni yansıttı.


İran Büyükelçisi İnayeti, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan önemli bir ortak ve ilişkilerimiz ‘güçlendirilmiş’ durumda

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
TT

İran Büyükelçisi İnayeti, Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan önemli bir ortak ve ilişkilerimiz ‘güçlendirilmiş’ durumda

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)

Üst düzey bir İranlı yetkili, Suudi Arabistan ile ilişkilerin ‘sağlam ve korunmuş’ olduğunu, bu ilişkilerin zedelenemeyeceğini söyledi. Tahran ile Riyad’ın bölgenin güvenliği ve istikrarına önem verdiğini vurgulayan yetkili, gerilimin tırmandırılmasından ve bölgesel huzuru bozabilecek her türlü adımdan kaçınıldığını ifade etti.

İran’ın Suudi Arabistan Büyükelçisi Ali Rıza İnayeti, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, iki ülke arasındaki temas ve koordinasyonun farklı düzeylerde sürdüğünü belirtti. İnayeti, bu kapsamda bazı ziyaret ve toplantıların kamuoyuna açık şekilde gerçekleştiğini, bazılarının ise gözlerden uzak yürütüldüğünü kaydetti.

 Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz eylül ayında İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’yi kabul etti. (SPA)

İnayeti, “Bölgenin karşı karşıya olduğu tehditler ve benzeri görülmemiş bir gerilim riskinin bulunduğu mevcut koşullarda durumun hassasiyetinin farkında olmamız gerekiyor. İran İslam Cumhuriyeti olarak bölgesel istikrarın tüm bölge ülkelerinin çıkarına olduğuna inanıyoruz. Suudi yetkililerle yaptığımız toplantı ve görüşmelerde bu yaklaşımın defalarca teyit edildiğini gördük” dedi.

Üst düzey bir Suudi yetkili ise cumartesi günü Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bazı medya organlarında yer alan ve Krallığın bölgedeki gerilime yaklaşımında bir değişiklik olduğu yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Yetkili, Suudi Arabistan’ın ABD ile İran arasındaki tüm ihtilaflı konuların diyalog ve diplomatik yollarla barışçıl şekilde çözülmesine yönelik çabaları desteklediğini vurgularken, Krallığın hava sahasının ya da topraklarının İran’a karşı herhangi bir askeri faaliyette kullanılmasını reddettiğinin altını çizdi.

İnayeti de iki ülke arasında farklı düzeylerde ‘süregelen temas ve karşılıklı görüş alışverişinin’ bulunduğunu, bunlar kapsamında bazı ziyaret ve toplantıların kamuoyuna açık şekilde gerçekleştirildiğini, bazılarının ise medya dışında yürütüldüğünü ifade etti.

Suudi Arabistan çok önemli bir ülke

İnayeti, Tahran’ın Suudi Arabistan’ı ‘bölgede kilit ve etkili bir ülke olarak gördüğünü’ vurgulayarak, iki ülke arasındaki iş birliğinin ortak ilgi alanlarındaki konularda ‘bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağladığını’ bildirdi.

İnayeti, “İran ve Suudi Arabistan, bölgenin güvenliği ve istikrarına önem veriyor; gerilimin tırmandırılmaması ve bölgesel huzuru bozabilecek her türlü adımdan kaçınılması gerektiğini vurguluyor” dedi. İki taraf arasında süregelen istişarelerin, ‘her iki ülkede de oluşan stratejik bir kanaatten kaynaklandığını ve bunun yalnızca ikili çıkarlara değil, bölgenin tamamının menfaatine hizmet ettiğini’ belirtti. İnayeti ayrıca, “Suudi Arabistan İran’ı güvenilir bir ortak olarak görürken, İran da Suudi Arabistan’ı bölgede önemli ve etkili bir aktör olarak değerlendiriyor. Ortak ilgi alanlarındaki iş birliği, bölgesel güvenlik ve istikrarın tesis edilmesine yardımcı oluyor” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Nisan 2025'te Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmeden (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın Nisan 2025'te Tahran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile yaptığı görüşmeden (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

‘Güçlendirilmiş’ ilişkiler

İnayeti, iki ülke arasındaki ilişkilerin ‘korunaklı olduğunu ve zedelenemeyeceğini’ belirterek, bunun her iki ülkenin liderliğinin bu ilişkilerin kaçınılmazlığını kavramasından kaynaklandığını söyledi. İnayeti, bu anlayışın ilişkilerin sürmesini ve gelişmesini sağladığını, olumlu etkilerinin de tüm taraflara yansıdığını ifade etti.

İnayeti, İsrail’in son saldırıları sırasında Suudi Arabistan’ın Tahran’a verdiği desteği hatırlatarak, “İran, kendisine dayatılan savaş sırasında Suudi Arabistan’ın destekleyici tutumunu memnuniyetle karşıladı. Suudi Arabistan, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını güçlü biçimde kınadı. O sabah Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı’ndan bir telefon aldık. Bu tutum, o dönemde yanımızda duran Suudi kardeşlerimizden beklenen bir tavırdı” dedi.

İnayeti sözlerini şöyle sürdürdü: “İkinci olarak, İran’a yönelik herhangi bir saldırı tüm bölgenin güvenliğini etkiler. Bu durum, Suudi Arabistan da dahil olmak üzere sergilenen yapıcı tutumlarda açık biçimde görülmüştür. Üçüncü olarak ise İran’a yönelik saldırı, İsrail’in bölge ülkelerine karşı gerçekleştirdiği saldırılar zincirinin bir parçasıdır ve hiçbir ülke bu saldırılardan muaf değildir.”

ABD ile müzakere çerçevesi

İran ile ABD arasında şekillenmekte olduğu belirtilen müzakere çerçevesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İnayeti, “İran İslam Cumhuriyeti 2015 ve 2025 yıllarında yürütülen müzakerelere son derece ciddi bir yaklaşımla girdi; ancak bu süreçlerden çekilen ve çelişkili bir tutum sergileyen taraf ABD oldu” dedi.

İnayeti, “Eğer ABD, ön koşulsuz ve eşit bir diyalog konusunda samimiyse, İran bunu memnuniyetle karşılar. İranlı yetkililer bu tutumu defalarca dile getirdi. Son dönemde iki tarafın müzakereler için bir çerçeve oluşturmaya çalıştığına işaret eden açıklamalar duyduk; ancak müzakereler önceden belirlenmiş sonuçlarla başlayamaz. Sonuçlar, müzakere sürecinin kendisinden doğmalı, önceden dayatılmamalı” ifadelerini kullandı.

 Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçtiğimiz ocak ayında İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi’ni kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçtiğimiz ocak ayında İran'ın Suudi Arabistan Büyükelçisi’ni kabul etti. (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçtiğimiz hafta İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’la yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki güvenlik ve istikrarı güçlendirecek diyalog yoluyla anlaşmazlıkların çözülmesine yönelik her türlü çabayı desteklediklerini vurguladı.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, görüşmede Riyad’ın Tahran’ın egemenliğine saygı konusundaki tutumunu yineleyerek, Suudi Arabistan’ın hava sahasının veya topraklarının herhangi bir askeri operasyon veya saldırı için kullanılmasına izin vermeyeceğini belirtti. Bu uyarının, saldırının kaynağı veya hedefi ne olursa olsun geçerli olduğu ifade edildi.

Pezeşkiyan da İran’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı konusundaki tutumundan dolayı Suudi Arabistan’a teşekkür ederek, Veliaht Prens’in bölge güvenliği ve istikrarını sağlama çabalarını takdir etti.