Cumhuriyetçi Senatör Cruz: Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesinden çıkarılmasına yönelik her girişim yanlıştır

Cruz, ABD Başkanı Joe Biden’ı eleştirdi

Cumhuriyetçi Senatör Cruz: Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesinden çıkarılmasına yönelik her girişim yanlıştır
TT

Cumhuriyetçi Senatör Cruz: Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesinden çıkarılmasına yönelik her girişim yanlıştır

Cumhuriyetçi Senatör Cruz: Devrim Muhafızları’nı terör örgütleri listesinden çıkarılmasına yönelik her girişim yanlıştır

ABD Kongresi Dış İlişkiler Komitesi üyesi Cumhuriyetçi Senatör Ted Cruz, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada ABD Başkanı Joe Biden’ın İran’a ilişkin tutumunu sert bir şekilde eleştirdi. Cruz, “Biden yönetiminden tek gördüğüm, tüm tavizleri vermeye istekli olmasıydı” dedi.
Cruz, “Joe Biden’ın zayıf bir şekilde davranması, Tahran’a yakınlığı ve ABD halkının ölümünü isteyen fanatik bir rejime yüz milyarlarca dolar göndermedeki ısrarı kesinlikle mantıklı değil” dedi.
Şarku’l Avsat’a açıklama yapan Cruz, “Sonuca varacak olan herhangi bir anlaşma, Biden’ın sorumluluğu altındadır. Biden yönetiminin politikasında gördüğümüz tek şey zayıflık, güvence vermek ve terör faaliyetlerini kolaylaştırmaktır. Bir anlaşmaya varılırsa ABD yönetimi teröre destek veren ülkeler arasına girecek. Beyaz Saray’ın vereceği milyarlarca dolar ABD halkını ve müttefiklerimizi öldürmek için kullanılacak” dedi.
Biden yönetiminin Viyana müzakerelerinde arabulucu olarak Rusya’ya güvenmesine tepki gösteren Cruz, “Biden yönetimi, Rusya ve Putin’den nükleer anlaşmada bize yardım etmelerini istiyor. İran ve Rusya bizim düşmanımızdır. Düşmanlarımız olan Rusya ve İran, ABD’ye zarar vermek konusunda anlaştı. Biden’ın Putin’e bu kadar güvenmesi mantıklı değil” dedi.
Devrim Muhafızları’nın ‘terörist örgüt’ olduğunu belirten Cruz, “Devrim Muhafızları, terörist eylemler yapmaya devam ediyor. Örgütün, terörist örgütler listesinden çıkarılmasına yönelik her girişim yanlış ve aldatıcıdır” dedi.
Devrim Muhafızları ve Husi milislerinin ilişkisi olduğunu belirten Cruz, “Husi milislerinin uzun zamandır terörist olduğu gayet belli. Acımasızca terör eylemlerinde bulunuyorlar. ABD yönetimi, Husi milislerini dinleyerek ve terörist örgütler listesinden çıkarmakla ciddi bir hata yaptı. Nükleer anlaşmaya dönme konusunda da aynı hatayı yapıyorlar” ifadelerini kullandı.



ABD'de muhabirler Trump'ı aramanın ipuçlarını paylaştı

Gazeteciler, ABD Başkanı Donald Trump'ı telefonla aramanın sırlarını paylaştı; bunlar arasında gece yarısı uyuyamadığı bir zamanı beklemek de var (AFP)
Gazeteciler, ABD Başkanı Donald Trump'ı telefonla aramanın sırlarını paylaştı; bunlar arasında gece yarısı uyuyamadığı bir zamanı beklemek de var (AFP)
TT

ABD'de muhabirler Trump'ı aramanın ipuçlarını paylaştı

Gazeteciler, ABD Başkanı Donald Trump'ı telefonla aramanın sırlarını paylaştı; bunlar arasında gece yarısı uyuyamadığı bir zamanı beklemek de var (AFP)
Gazeteciler, ABD Başkanı Donald Trump'ı telefonla aramanın sırlarını paylaştı; bunlar arasında gece yarısı uyuyamadığı bir zamanı beklemek de var (AFP)

Gazeteciler, ABD Başkanı Donald Trump'ı telefonla aramanın sırlarını paylaştı; bunlar arasında gece yarısı uyuyamadığı bir zamanı beklemek de var (AFP)

Gazetecilerin Trump'ın kişisel cep telefonunu günün her saatinde aramasıyla, başkana erişim hiç bu kadar mümkün görünmemişti. Semafor, başkanın cep telefonu kullanımına dair derinlemesine bir araştırma yaptı ve Trump'ın, Destansı Öfke Operasyonu'nun iki haftadan uzun süre önce başlamasından bu yana 30'dan fazla telefon röportajı verdiğini ortaya koydu.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik süregelen saldırıları medyada büyük yankı uyandırdı ve başkan, birçok medya kuruluşuna telefon röportajı veriyor. Bu görüşmelerde Trump, savaşın mevcut durumu hakkında farklı cevaplar veriyor.

Geçen hafta Axios'a verdiği röportajda Trump, İran savaşının "yakında" sona ereceğini çünkü "hedef alınacak neredeyse hiçbir şey kalmadığını" söyledi. Hafta sonu NBC News'a verdiği röportajdaysa başkan, "şartlar henüz yeterince iyi olmadığından" savaşı sona erdirmek için bir anlaşma yapmaya hazır olmadığını söyledi.

Trump'ın basınla yaptığı telefon görüşmeleri hakkında yakın zamanda yayımlanan makalede Semafor, gazetecilerin başkomutana ulaşmak için önceden ayarlanmamış telefon aramalarına giderek daha fazla başvurduğunu açıkladı.

Trump'ın cep telefonu numarası Washington'da yaygın olarak paylaşılıyor ve Semafor'un kaynaklarının hepsi, özel bir haber yakalama umuduyla başkanı aramak için en iyi zaman konusunda farklı cevaplar veriyor.

Kaynakların çoğu, Trump'ı akşam geç saatlerde televizyon izlerken aramanın en iyisi olduğunu söylerken, başkanla yakın zamanda konuşan bir kişiyse sabah erken saatlerde aramanın daha iyi olduğunu belirtti. Semafor'a konuşan diğerleriyse erken saatlerde aramanın sakıncalı olduğunu çünkü Trump'ın o saatlerde kendisine ulaşan bazı gazetecileri terslediğini söyledi.

DSD
"Destansı Öfke Operasyonu" iki haftadan uzun süre önce başladığından beri Trump'ın 30'dan fazla telefon görüşmesi yaptığı bildiriliyor (AFP)

Trump'ın numarasını bilen bir kaynak, başkandan cevap almanın tek yolunun, gece yarısı uyuyamadığı zaman aramak olduğunu söyledi.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, Trump'ın basına telefon röportajları vermesiyle ilgili soruya The Independent'a, "Başkan Trump, tarihteki en şeffaf ve ulaşılabilir başkandır. Basın Trump'tan asla bıkmıyor ve bunu biliyorlar" diye konuştu.

Semafor'a göre muhabirler Trump'a telefonla ulaşabilse de görüşmeler genellikle sadece birkaç dakika sürüyor.

Adı verilmeyen bir Beyaz Saray yetkilisi, yayın organına başkanın görüşmeler sırasında "kafasının sıklıkla başka şeylerle meşgul olduğunu" söyledi.

Yetkili, Trump'ın arayan kişiyi "birçok kişinin yanında hoparlöre aldığını, gevşek bir sohbet havasında konuştuğunu ve onlarla uğraşarak eğlendiğini" söyledi.

Onu arayarak ciddi gazeteci olduklarını düşünen muhabirler açıkçası kendilerine kötülük yapıyor.

Independent Türkçe


ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdı

ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdıABD Adalet Bakanı Pam Bondi (EPA)
ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdıABD Adalet Bakanı Pam Bondi (EPA)
TT

ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdı

ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdıABD Adalet Bakanı Pam Bondi (EPA)
ABD Temsilciler Meclisi, Epstein davasıyla ilgili olarak Adalet Bakanı’nı ifadeye çağırdıABD Adalet Bakanı Pam Bondi (EPA)

Kongre komitesi dün yaptığı açıklamada, cinsel suçlardan hüküm giymiş Amerikalı iş adamı Jeffrey Epstein'e yönelik soruşturmanın devamı olarak Adalet Bakanı Pam Bondi'yi kapalı oturumda ifade vermeye çağırdığını belirtti.

Çağrıya göre Bondi, 14 Nisan'da Temsilciler Meclisi Gözetim Komitesi önünde yeminli ifade verecek.

Bondi, Adalet Bakanlığı'nın, 2008'de reşit olmayan bir kızı fuhuşa teşvik etmekten mahkum edilen, öncesinde ve sonrasında siyasi ve iş dünyası liderleriyle yakın bağları bulunan finansçı Epstein ile bağlantılı etkili kişilerin isimlerini gizlediği yönündeki suçlamalarla karşı karşıya.

Epstein 2019'da tekrar tutuklandı ve federal cinsel istismar suçlamalarıyla karşı karşıya iken cezaevinde öldü. Soruşturma, ölümünün intihar olduğu sonucuna vardı.

Adalet Bakanı Bondi ve yardımcısı Todd Blanch'ın bugün komiteye ayrı bir bilgilendirme yapması planlanıyor.

Milletvekilleri, Adalet Bakanlığı'nın dosyaları sansürlemesinin ve gizlemesinin, kasım ayında Kongre tarafından büyük bir çoğunlukla kabul edilen bir yasanın izin verdiği sınırlı istisnaları aştığı yönünde şikayette bulundular.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Adalet Bakanlığı yasal ayrıcalıkları gerekçe göstererek, çok sayıda belgeyi yayınlamaktan kaçındı.

Bondi, Adalet Bakanlığı'ndaki 500'den fazla avukatın, çok sayıda materyal ve belgeyi incelemek için yoğun bir program çerçevesinde çalıştığını söyledi.

Epstein dosyaları, Bondi'nin Trump yönetimi dönemindeki Adalet Bakanı olarak görev yaptığı süre boyunca peşini bırakmadı. Başkanın bazı destekçileri, Adalet Bakanlığı'nın Epstein hakkındaki soruşturmasıyla ilgili materyalleri yayınlamayacağını açıklamasının ardından geçen yıl Bondi'yi örtbas etmekle suçladı ve bu durum Trump ile Epstein arasındaki eski dostluğu yeniden gündeme getirdi.

Cumhuriyetçi başkan, Epstein ile ilişkilerini 2008'deki mahkumiyetinden yıllar önce kestiğini söylüyor ve cinsel istismara dair hiçbir kanıt görmediğini defalarca belirtti.

Emniyet güçleri, Epstein ile ilgili olarak Trump aleyhine herhangi bir suçlama yöneltmedi.


İsrail Cumhurbaşkanı: Laricani suikastı İran'da protestolar için bir fırsattır

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 20 Mart 2022'de Fransa'nın güneyindeki Toulouse kentinde bir konuşma yaptı (Reuters)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 20 Mart 2022'de Fransa'nın güneyindeki Toulouse kentinde bir konuşma yaptı (Reuters)
TT

İsrail Cumhurbaşkanı: Laricani suikastı İran'da protestolar için bir fırsattır

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 20 Mart 2022'de Fransa'nın güneyindeki Toulouse kentinde bir konuşma yaptı (Reuters)
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 20 Mart 2022'de Fransa'nın güneyindeki Toulouse kentinde bir konuşma yaptı (Reuters)

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani'nin öldürülmesinin, İran halkının protestosunun önünü açtığını söyledi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre Herzog dün Laricani'nin öldürülmesini "çok önemli bir adım" olarak nitelendirerek övdü.

Daha önce İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Laricani'nin Tahran'da bir İsrail hava aracı (İHA) saldırısında öldürüldüğünü belirtmişti.

İsrail, birçok kez Tahran'da rejim değişikliğini hedeflediğini ve İran halkını siyasi liderliği devirmeye çağırdığını açıklamıştı.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani (DPA)İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani (DPA)

İsrail ordusu ayrıca İran Besic komutanı Gulam Rıza Süleymani'yi de öldürdüğünü açıkladı.

Herzog, Laricani ve Süleymani'nin nefret ve terörizm yaydığını söyledi. Ayrıca 2006'da iki İsrail askerinin kaçırılmasına ve bunun sonucunda Lübnan'da savaşın çıkmasına da dikkat çekti.

Herzog, Laricani'nin Lübnanlı grup Hizbullah'a onay verdiğini açıkladı. Sözlerine şöyle devam etti: "Bu çatışmanın Ortadoğu için yeni ufuklar açmasını içtenlikle umuyorum. Ayrıca bunun dünyaya ve Avrupa'ya da fayda sağlamasını diliyorum."