Suudi Arabistan elektronik çiplere yönelik bölgedeki ilk programı başlattı

Elektronik çipler ile ilgili programın lansmanı dün yapıldı. (Şarku’l Avsat)
Elektronik çipler ile ilgili programın lansmanı dün yapıldı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan elektronik çiplere yönelik bölgedeki ilk programı başlattı

Elektronik çipler ile ilgili programın lansmanı dün yapıldı. (Şarku’l Avsat)
Elektronik çipler ile ilgili programın lansmanı dün yapıldı. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan dün Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Şehri aracılığıyla, elektronik çip tasarımı ve yerelleştirme alanında araştırma ve geliştirmeyi desteklemek ve kadroları daha nitelikli hale getirmek için bölgede türünün ilk örneği olan Suudi Yarı İletken Programı’nı başlattığını duyurdu.
Duyuru dün Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Geliştirme Kurumunu (RDIA) denetleyen Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Şehri Başkanı Dr. Munir ed-Desuki'nin gerçekleştirdiği açılış sırasında yapıldı. RDIA ve Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından düzenlenen Yarı İletken Gelecek Forumu’na fizik dalında Nobel Ödülü sahibi ve yarı iletken teknoloji uzmanı Dr. Shuji Nakamura, 2015 yılında Kral Faysal Ödülü’nü alan ve 2017 yılında da Albert Einstein Uluslararası Bilim Ödülü’ne layık görülen Dr. Ömer Yani, Gen Düzenleme Tekniğiyle Kral Faysal Ödülü alan Dr Daid Ruchian Liu, bu yıl bilim alanında ödül alan Dr Nadir el Masmudi ve Dr. Martin Heyer’in yanı sıra yerel ve uluslararası uzmanlar katılı sağladı.
Program, elektronik çip teknolojilerinde bilimsel araştırmalar yapmayı ve Suudi Arabistan Krallığı’nda yarı iletken endüstrisinin yerelleşmesini desteklemek için tasarım ve üretim alanını nitelikleştirmeyi amaçlıyor. Program ayrıca Suudi üniversitelerindeki araştırmacılara, tasarımları için gerekli araçları sağlayarak ve yüksek üretim maliyetlerini destekleyerek en son teknolojilerle elektronik çipler üretme fırsatı veriyor.
Kral Abdülaziz Bilim ve Teknoloji Şehri Malzeme Bilimi Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Said eş Şehri forum sırasında yaptığı açıklamada, elektronik çip ve yarı iletken endüstrisinin yerelleştirilmesinin Vizyon 2030 programlarının hedeflerine ulaşılmasına katkıda bulunacağını söyledi.
Şehri açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Yarı iletken teknolojileri enerji, sensörler ve bilgi teknolojisi gibi hayati alanların temelini oluşturuyor. Üçüncü ve dördüncü sanayi devrimlerinin temeli olması sebebiyle dünyayı değiştiriyor.”
Hali hazırda uluslararası arenanın yarı iletken endüstrisindeki ulusal yetenekleri güçlendirmeye odaklandığı dile getiren Şehri, özellikle de küresel elektronik çip arzının koronavirüs pandemisi nedeniyle etkilenmesinden sonra yarı iletken tedarik zincirlerinin güvenliğinin dünyanın birçok yerinde ulusal bir öncelik haline geldiğini bildirdi.
Forum sırasında, Suudi Arabistan’da yarı iletken endüstrisini teşvik etmek ve yerelleştirmek için bir dizi hükümet, özel ve uluslararası sektörün katılımıyla imza töreni yapıldı.
Yarı iletken endüstrisinin gelişimindeki en iyi uygulamaları vurgulamayı amaçlayan forumun çalışmaları yarı iletkenler, endüstri ve tedarik zinciri alanında gelecekteki fırsatların tartışıldığı ilk oturumun düzenlenmesiyle başladı. İkinci oturumda gelişmiş fotonikler, üçüncü oturum da beşinci nesil iletişimin ötesindeki cihazlar ele alındı.
Forum, otomotiv ve uzay elektroniği, fotovoltaik verimlilik, sensörler ve mikro-elektromekanik sistemlerin tartışıldığı 3 oturumla çalışmalarına yarın da devam edecek. Forum, geliştirilmesi gereken teknolojilerine hakim olmak ve Suudi Arabistan içindeki yarı iletken endüstrisinin farklı bölümlerini yerelleştirmek için önümüzdeki yıllarda yerel ihtiyacı karşılamayı amaçlıyor. Ayrıca bu sektörde çalışacak nitelikli kadroları yetiştirmek için araştırma ve geliştirmeyi de destekliyor.



Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar
TT

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan’dan Pakistan Merkez Bankası’nda 3 milyar dolar

Suudi Arabistan, Pakistan’da ekonomik istikrarın güçlendirilmesine yönelik desteğini sürdürmeye devam ediyor. Bu adım Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın talimatları doğrultusunda atıldığı belirtildi.

Söz konusu destek, iki ülke arasındaki köklü tarihi ilişkiler ve güçlü iş birliği bağlarının bir devamı niteliğinde. Bu çerçevede, Suudi Arabistan’ın Pakistan Merkez Bankası’ndaki 5 milyar dolarlık mevduatının vadesinin uzatılmasına karar verildi. Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA’dan aktardığı hbaere göre 3 milyar dolarlık ek bir mevduat sağlanacak.

Bu nitelikli finansal desteğin, Pakistan ekonomisinin küresel ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığını artırması ve mali esnekliğini güçlendirmesi hedefleniyor. Aynı zamanda, Pakistan halkının yaşam koşullarına olumlu yansıması bekleniyor. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın Pakistan’a her koşulda destek olma yönündeki kararlı tutumunun altı çizilirken, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarına vurgu yapıldı.

Öte yandan Pakistan Merkez Bankası, perşembe günü yaptığı açıklamada, 3 milyar dolarlık paketin bir parçası olarak Suudi Arabistan’dan 2 milyar dolar aldığını duyurdu. Bu gelişmenin, ülkenin döviz rezervlerine kısa vadede önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Bu açıklama, Pakistan Maliye Bakanı Muhammed Aurangzeb’in Washington’da, Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları marjında gazetecilere yaptığı değerlendirmelerin ardından geldi. Aurangzeb, Suudi Arabistan’ın Pakistan’a 3 milyar dolarlık ek destek sağlayacağını ifade etmişti. Ayrıca, mevcut 5 milyar dolarlık Suudi mevduatının artık yıllık yenileme anlaşmasına tabi olmayacağını, daha uzun vadeli olarak uzatılacağını belirtti.

Suudi Arabistan’ın Pakistan’a ekonomik kriz dönemlerinde destek sağlama konusunda geçmişi bulunuyor. Bu kapsamda, 2018 yılında sağlanan ve mevduatlar ile ertelenmiş petrol ödemelerini içeren 6 milyar dolarlık destek paketi dikkat çekiyor.


Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
TT

Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştüler

Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)
Pakistan Başbakanı çalışma ziyareti için Doha'ya geldi (QNA)

Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad el Sani ile Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, bugün Emirlik Sarayı’nda düzenlenen toplantıda bölgesel ve uluslararası durumdaki son gelişmeleri, özellikle de Ortadoğu’daki gelişmeleri ele aldılar.

Toplantının başında Şeyh Tamim, Pakistan Başbakanı ve beraberindeki heyeti karşılayarak, Pakistan'ın gerilimi azaltma çabalarını destekleme ve bölgesel güvenlik ve barışa hizmet edecek şekilde diplomatik diyaloğu güçlendirme konusunda üstlendiği role takdirlerini vurguladı.

Pakistan Başbakanı ise ülkesinin Katar ve bölge ülkelerine yönelik saldırıları kınadığını yineleyerek, Pakistan’ın Katar’ın egemenliğini korumak, güvenliğini ve istikrarını sağlamak için aldığı tedbirlere tam dayanışma ve verdiği desteği vurguladı.

Toplantı sırasında her iki taraf da bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak, özellikle de hayati önem taşıyan deniz koridorları üzerinden enerji tedarik zincirlerinin kesintisizliğini korumak için sükunet sürecini desteklemenin ve uluslararası koordinasyonu güçlendirmenin gerekliliğini belirtti.

Toplantı sırasında, iki ülke arasındaki iş birliği ve dostluk ilişkileri ile bu ilişkilerin geliştirilme yolları da gözden geçirildi; bu, iki ülke arasındaki ortaklığı güçlendirecek ve ikili iş birliği için yeni ufuklar açacaktır.

Katar Emiri ve Pakistan Başbakanı ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, her iki taraf da ortak ilgi alanına giren güncel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulundu ve özellikle son olayların bölge güvenliği ve istikrarı üzerindeki etkileri göz önüne alındığında, iki ülke arasında koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesinin önemini vurgulandı.

Pakistan Başbakanı, bugün çalışma ziyareti için Doha'ya geldi. Doha Uluslararası Havalimanı'na vardığında, kendisi ve beraberindeki heyet, Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan bin Saad el Muraikhi tarafından karşılandı.


Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
TT

Birleşik Arap Emirlikleri, "topraklarından başlatılan saldırılar" nedeniyle Irak'a protesto mektubu gönderdi

Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)
Birleşik Arap Emirlikleri bayrağı (Şarku’l Avsat)

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, Irak Büyükelçiliği'nin ülkedeki vekili Ömer el-Abidi'yi çağırarak, ateşkes ilanına rağmen Irak topraklarından başlatılan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki hayati öneme sahip tesisleri hedef alan, “terör saldırıları” olarak nitelendirdiği olayları kınayan ve şiddetle kınayan sert bir protesto notası iletti.

Bakanlığın Arap İşleri Müdürü Ahmed el-Mereşde tarafından teslim edilen notada Birleşik Arap Emirlikleri, bu saldırıları kesinlikle reddettiğini vurguladı ve saldırıların İran'a bağlı silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini, hedef alınan ülkelerin egemenliğini ve hava sahasını ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'na açık bir ihlal teşkil ettiğini belirtti.

Abu Dabi, bu saldırıların devam etmesinin, İran ve bölgedeki vekillerinin gerçekleştirdiği saldırılarla birlikte, bölgesel istikrarı tehdit ettiğini ve güvenliği güçlendirmeye yönelik uluslararası çabaları baltaladığını belirtti. Ayrıca, Irak ile ilişkilerin “son derece hassas” zorluklarla karşı karşıya kaldığını ve bunun mevcut iş birliğine ve Körfez ülkeleriyle olan ilişkilere olumsuz yansıyabileceğini vurguladı.

“Abu Dabi”, Irak hükümetinin kendi topraklarından bölge ülkelerine yönelik tüm düşmanca eylemleri önleme ve bu tehditleri uluslararası ve bölgesel yasa ve sözleşmelere uygun olarak acilen ve koşulsuz olarak kontrol altına alma konusunda kararlı olması gerektiğini vurguladı.

İtiraz notasında ayrıca, 136 ülkenin desteklediği ve komşu ülkelere yönelik her türlü tahrik veya tehdidin, vekillerin kullanılması da dahil olmak üzere, derhal durdurulmasını öngören 2026 tarihli 2817 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı'na da atıfta bulunuldu.

Birleşik Arap Emirlikleri, notanın sonunda Irak'ın bölgesel güvenlik ve istikrarı destekleme rolünü üstlenmesinin önemini vurguladı; bu, Irak'ın egemenliğini koruyacak ve Arap dünyasında aktif ve sorumlu bir ortak olarak konumunu güçlendirecektir, ifadelerine yer verdi.