Mısır hükümeti fiyatları dengeleme çabalarını artırıyor

Mısır Başbakanı Medbuli’nin demir ve çimento üreticileri ile gerçekleştirdiği toplantıdan bir kare (Mısır Bakanlar Kurulu)
Mısır Başbakanı Medbuli’nin demir ve çimento üreticileri ile gerçekleştirdiği toplantıdan bir kare (Mısır Bakanlar Kurulu)
TT

Mısır hükümeti fiyatları dengeleme çabalarını artırıyor

Mısır Başbakanı Medbuli’nin demir ve çimento üreticileri ile gerçekleştirdiği toplantıdan bir kare (Mısır Bakanlar Kurulu)
Mısır Başbakanı Medbuli’nin demir ve çimento üreticileri ile gerçekleştirdiği toplantıdan bir kare (Mısır Bakanlar Kurulu)

Mısır hükümeti, Rusya-Ukrayna savaşının yansımaları sebebiyle yüksek enflasyona sahne olan fiyatların dengelenmesi için birçok adım attı. Hükümet, ekmek fiyatlarını belirlemesinin ve marketlere çeşitli gıda ürünlerin temin etmesinin ardından demir ve otomobil sektörlerindeki fiyatlarını kontrol altına almaya çalışıyor.
Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, çok sayıda önemli demir, çelik ve çimento üreticisi ve birçok bakanın katılımıyla sektörün durumunu görüşmek üzere kapsamlı bir toplantı düzenledi. Bu toplantı, Medbuli’nin genel olarak inşaat sektörünü olumsuz etkilediğini söylediği yapı malzemelerinin fiyatlarında önemli artış ile aynı zamana denk geldi. Başbakan hükümetin, milyonlarca kişiyi istihdam eden, bir önceki dönemdeki yüksek büyüme oranlarına güçlü bir şekilde katkıda bulunan ve büyümesinin yavaşlamaması konusunda kararlı olunan bu önemli sektörün etkinliğinin korunmasına büyük ilgi gösterdiğini belirtti.
Bakanlar Kurulu tarafından yapılan açıklamaya göre, Başbakan toplantıda önde gelen demir, çelik ve çimento üreticilerinin müdahalelerini dinledi. Üreticiler, devletin ulusal sanayiyi geliştirmek ve tüm dünyanın maruz kaldığı mevcut koşulların neden olduğu baskıları hafifletmek amacıyla koordinasyon ve iş birliği konusundaki kararlılığını takdir ettiklerini belirttiler. Üreticiler, yerli katma değer sağlayan milli sanayiyi desteklemenin son derece önemli olduğunu vurgularken, devletin mevcut küresel krizle başa çıkma ve ekonomik büyümeyi sürdürme çabalarına desteklerini dile getirdiler.
Demir ve çelik üreticileri, son 6 ayda üretim maliyet artışı nedeniyle fiyatlarda haklı bir artış olduğunu belirtti. Çimento üreticileri ise, fiyat artışının nedenlerinin yanı sıra özellikle artan enerji fiyatları gölgesinde karşılaştıkları zorlukları anlattı. İskan Bakanı toplantıda, demir ve çimento fiyatlarındaki artışın halihazırda uygulanmakta olan projelerin tamamlanmasının yanı sıra inşaat sektörünü de bir bütün olarak etkilediğini açıkladı. Bakan söz konusu büyük fiyat artışlarının ne devletin, ne imalatçıların, ne de ekonomiye önemli bir katkısı olan inşaat sektörünün çıkarına olmadığını vurguladı.
Toplantının sonunda, Medbuli mevcut durumun, istenen dengenin sağlanması ve inşaat aşamasında olan projelerin etkilenmemesi ve sanayinin önemli sektörleri olan demir ve çimentonun etkilenmemesi için demir ve çimento için adil bir fiyata ulaşılması gerektirdiğini belirtti.
Başbakan, bu iki sektörde gerekli dengeyi sağlamak için Rekabeti Koruma ve Tekelci Uygulamaları Önleme Kurumu Başkanına, demir ve çimento fiyatları ve son artışlara ilişkin entegre bir çalışma hazırlaması talimatını verdi.
Başbakan söz konusu iki sektörde gerekli dengeyi sağlamak için Rekabeti Koruma ve Tekelci Uygulamaları Önleme Kurumu Başkanına demir ve çimento fiyatları ve son fiyat artışlarına ilişkin entegre bir çalışma hazırlaması için talimat verdi. Başbakan serbest piyasa mekanizmaları sebebiyle, zorunlu fiyatlandırma ve doğrudan müdahalenin mümkün olmadığını belirtti.
Diğer yandan, resmi gazete dün Tüketiciyi Koruma Kurumu’nun tüm otomobil tedarikçilerinin nihai satış fiyatlarını belirlemesini gerektiren kararını yayınladı. Karara göre, tüm dağıtıcı, tacir ve araba satıcı veya bayilerin, acentalar veya tedarikçiler tarafından belirlenen otomobilin satış fiyatını tüketiciye duyurmaları gerekiyor. Belirlenen fiyattan daha yüksek bir fiyata satış yapılmaması gerekiyor ancak fiyatın altında satış yapılabiliyor.
Mısır Kamu Seferberliği ve İstatistik Merkezi Ajansı’nın pazar günü yayınlanan verileri, kentlerdeki tüketici fiyat enflasyonu, yaklaşık üç yılın en yüksek seviyesine ve analistlerin beklediğinden daha hızlı yükseldi. Enflasyon oranı Şubat ayında yüzde 8,8 olarak kaydedilmişken, Mart ayında yüzde 10,5'e ulaştı.
Mısır daha önce, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgal girişiminin, daha ucuz olan Karadeniz buğdayı arzlarını kesintiye uğratmasının ardından, artan gıda fiyatlarını kontrol altına almak amacıyla devlet desteği olmayan ekmek için sabit bir fiyat belirlemişti.
Devletin mali destek vermediği ekmeklerin fiyatları, bazı fırınlarda somun başına 1,25 Mısır lirasına yükselerek yüzde 25 zamlandı. Ancak hükümet yerel ekmeğin fiyatını 45 gramlık somun için 50 kuruş, 65 gramlık somun için 75 kuruş ve 90 gramlık somun için bir lira olarak belirledi.



Beyrut güvenliğini yitiriyor... Bölge sakinleri gelecekte yaşanacaklardan duydukları korku altında şehri terk ediyor

Beyrut’un Tel el-Hayyat bölgesinde İsrail bombardımanının hedefi olan bir bina, 8 Nisan 2026 (Reuters)
Beyrut’un Tel el-Hayyat bölgesinde İsrail bombardımanının hedefi olan bir bina, 8 Nisan 2026 (Reuters)
TT

Beyrut güvenliğini yitiriyor... Bölge sakinleri gelecekte yaşanacaklardan duydukları korku altında şehri terk ediyor

Beyrut’un Tel el-Hayyat bölgesinde İsrail bombardımanının hedefi olan bir bina, 8 Nisan 2026 (Reuters)
Beyrut’un Tel el-Hayyat bölgesinde İsrail bombardımanının hedefi olan bir bina, 8 Nisan 2026 (Reuters)

Beyrut artık sakinlerinin güvenlik arayışıyla sığındığı bir başkent olmaktan çıktı; kısa sürede korku ve endişenin hâkim olduğu bir şehre dönüştü. Dün düzenlenen ve farklı bölgeleri hedef alarak yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan İsrail saldırısı, kent sakinlerini yeni ve ağır bir gerçekle karşı karşıya bıraktı. Şehirde kalmak artık doğal bir seçenek değil, risklerle dolu bir tercih olarak görülüyor. Kentten ayrılma imkânı olanlarla kalmak zorunda olanlar arasındaki fark giderek belirginleşirken, Beyrut’un güvenliğini adım adım kaybettiği bir tablo ortaya çıkıyor. Gücü yetenler ise daha istikrarlı bir sığınak arayışıyla Beyrut’tan ayrılmaya başlıyor.

Korkunun gölgesinde göç

Beyrut’u hedef alan bombardımanın ardından çok sayıda kişi kenti terk etme kararı aldı. Özellikle hedef alınan bölgelerin büyük ölçüde varlıklı kesimlerin yaşadığı yerler olması nedeniyle, bu kişiler Beyrut dışındaki yazlık evlere veya tatil konutlarına geçebildi. Ancak herkesin şehirden ayrılma imkânı bulunmuyor. Alternatif seçenekleri olmayanlar için kriz daha ağır hissediliyor. Özellikle Beyrut’a sığınan, burada ev kiralayan ya da geçici barınma merkezlerinde yaşayan yerinden edilmiş kişiler açısından durum daha da zorlaştı. Bu kesim için artık kaderine razı olmaktan başka bir seçenek kalmadığı ifade ediliyor.

‘Önce aile güvenliği’

Bu tablo, birçok ailenin kararlarını doğrudan etkiledi. Beyrut sakinlerinden Muhammed es-Seyyid, “Savaşın başından bu yana çeşitli nedenlerle evimde kalmaya özen gösteriyordum; en önemlisi de yokluğumuzda eve yabancıların girmesinden endişe etmemdi. Ancak bugün yaşananlarla birlikte Beyrut artık bizim için güvenli değil. Önceliğim ailemin güvenliği” dedi. Kuzeye taşınma kararı aldığını belirten es-Seyyid, “Bu nedenle gelişmelerin nasıl sonuçlanacağını görmek üzere kuzeyde sahip olduğum eve geçme kararı aldım” ifadesini kullandı.

Dün yaşanan korku ve panik anlarını yeniden yaşamak istemediklerini dile getiren es-Seyyid, “Durum kontrolden çıktı, elimizden bir şey gelmiyor; hayatta kalabilmek için tek çare ayrılmak” dedi. Güvenlik durumunun geçmiş dönemlerden farklı olduğuna dikkat çeken es-Seyyid, “Beyrut’taki güvenlik durumu tüm dönemlerden farklı. 1982’deki İsrail işgali sırasında bile başkent bugünkü gibi hedef alınmamıştı” değerlendirmesinde bulundu.

fvdb
Beyrut’un Ayn el-Mureyse bölgesinde saldırıya uğrayan bölgelerden birinde çalışan sivil savunma ekipleri, 8 Nisan 2026 (Reuters)

Beyrut dışında evi bulunmayan kent sakinlerinden Mahir ise yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Evimiz, dün bir binanın hedef alındığı Tel el-Hayyat’a yakın Verdun bölgesinde. Eşim ve üç çocuğumla birlikte unutulmaz korku anları yaşadık. Bunun üzerine, Beyrut’un doğusundaki Cuniye bölgesindeki akrabamın yanına geçtim. Buranın daha güvenli olmasını umuyoruz, ancak artık hiçbir yerin güvenli olmadığına dair kesin bir kanaat oluşmuş durumda.”

Yaşananların nedenine ilişkin değerlendirmede bulunan Mahir, “Gelinen noktada Hizbullah unsurlarının siviller arasında saklanmasının etkisi var; bunun sonuçlarını dikkate almıyorlar” ifadelerini kullandı. Güvenlik kaygılarının giderek arttığını vurgulayan Mahir, “İnsan artık kendi evinde ve şehrinde güvende hissetmiyor; çünkü aynı binada kimin yaşadığını bilmiyor… Tüm denetim çabalarına rağmen sahte kimliklerin kullanılması, durumu kontrol edilemez hale getiriyor” şeklinde konuştu.

Kırmızı çizgilerin çöküşü

Askeri uzman Riyad Kehuci, saha gözlemlerine dayanan değerlendirmesinde, “Kırmızı çizgiler ortadan kalktı; artık Beyrut’ta da başka yerlerde de güvenli hiçbir alan yok… Daha önce çeşitli kanallar aracılığıyla Lübnan yetkililerine, İsrail ordusunun Hizbullah unsurlarını ve liderlerini her yerde, bulundukları tüm Lübnan bölgelerinde takip edip hedef alacağını ilettim” ifadelerini kullandı. Dün yaşanan kanlı olayların her an tekrar edebileceği konusunda uyarıda bulunan Kehuci, “Tek kırmızı çizgiler Amerikalılar tarafından belirlenenler; yani Lübnan devletinin altyapısına yönelik saldırılardan kaçınılması” dedi.

ds
Beyrut’ta hedef alınan bir binanın enkazı altında kurbanları arama çalışmaları devam ediyor, 8 Nisan 2026. (AP)

Bu duruma yönelik açık bir tehdit ve işaret olarak, İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, dün düzenlenen 100 hava saldırısının ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Hizbullah, Dahiye’deki terör üslerini terk etti ve kuzey Beyrut ile kentin karışık bölgelerine yöneldi.” Adraee, örgüte yönelik uyarısını şöyle sürdürdü: “Sizin için güvenli bir yer yok. İsrail ordusu, nerede olursanız olun sizi takip etmeye ve büyük bir güçle karşılık vermeye devam edecek.”

Lübnan Ketaib Partisi’nden tepki

Buna karşılık, Lübnan’da yerleşim alanlarının savaş alanı olarak kullanılmasına karşı tepkiler yükseliyor. Lübnan Ketaib Partisi’nin siyasi ofisi, bazı bölgelerin yasadışı silahlı unsurların sızması için sığınak olarak kullanılmasına izin veren güvenlik önlemlerindeki gevşekliğe ‘şiddetle tepki gösterdiğini’ açıkladı. Haftalık toplantı sonrasında yayımlanan bildiride, ‘ordu ve güvenlik güçlerinin tüm bölgelerde konuşlandırılması, denetim ve kontrollerin sıkılaştırılması, yasaklı Hizbullah milislerinin siviller arasında bulunmadığının doğrulanması’ gerektiği vurgulandı.

Bildiride ayrıca, ‘Lübnanlıların, savaşla bağlantılı güvenlik olayları zincirine ilişkin soruşturmaların sonuçları konusunda bilgilendirilmesi ve açık şekilde bilgilendirilmesi gerektiği’ vurgulandı. Devletin kamuoyuna tüm gerçekleri, hiçbir şeyi gizlemeden sunması gerektiği belirtilerek, bunun güveni artıracağı ve benzer trajedilerin tekrarlanmasını önleyeceği ifade edildi.

cdf
Sivil savunma ekipleri, saldırıya uğrayan binanın enkazı altında mahalle sakinlerini arıyor, 8 Nisan 2026. (AFP)

 


Lübnan, İsrail hava saldırılarının kurbanları için bugünü ulusal yas günü ilan etti

İtfaiyeciler, sağlık görevlileri ve gönüllüler, Beyrut'a düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından enkazı kaldırmak için çalışıyor (AP)
İtfaiyeciler, sağlık görevlileri ve gönüllüler, Beyrut'a düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından enkazı kaldırmak için çalışıyor (AP)
TT

Lübnan, İsrail hava saldırılarının kurbanları için bugünü ulusal yas günü ilan etti

İtfaiyeciler, sağlık görevlileri ve gönüllüler, Beyrut'a düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından enkazı kaldırmak için çalışıyor (AP)
İtfaiyeciler, sağlık görevlileri ve gönüllüler, Beyrut'a düzenlenen İsrail hava saldırısının ardından enkazı kaldırmak için çalışıyor (AP)

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, İsrail ile Hizbullah arasındaki savaşın başlamasından bu yana Lübnan'a düzenlenen ve 100'den fazla kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin de yaralanmasına yol açan eşi benzeri görülmemiş İsrail baskınlarının kurbanları için bugünü ulusal yas günü ilan etti.

Başbakanlık ofisi, Selam'ın bugünü "yüzlerce masum ve silahsız sivili hedef alan İsrail saldırılarında şehit düşenler ve yaralananlar için ulusal yas günü" ilan ettiğini belirten bir açıklama yayınladı. Açıklamada ayrıca, bugün hükümet dairelerinin, kamu kurumlarının ve belediyelerin kapalı olacağı ve bayrakların yarıya indirileceği duyuruldu.

Şarku'l Avsat'ın açıklamadan aktardığına göre Selam "İsrail'in ölüm makinesini durdurmak için Lübnan'ın bütün siyasi ve diplomatik kaynaklarını seferber etmek amacıyla Arap liderleri ve uluslararası yetkililerle temaslarını sürdürüyor."

İsrail'in dün Beyrut da dahil olmak üzere Lübnan'ın çeşitli bölgelerine eş zamanlı olarak düzenlediği onlarca baskın sonucunda, ilk resmi sayımlara göre en az 112 kişi öldü ve 830'dan fazla kişi yaralandı. Bu olay, Yahudi devleti ile Hizbullah arasındaki savaşın başlangıcından bu yana eşi benzeri görülmemiş bir gerilim olarak değerlendiriliyor.

İsrail, salı gecesi ile dün sabah arasında ilan edilen İran-ABD arasındaki savaşta geçerli olan ateşkes anlaşmasına Lübnan'ın dahil edilmediğini açıkladı ve ateşkes taahhüdünü teyit etti.

İsrail, Beyrut mahallelerine dün öğleden sonra eş zamanlı hava saldırılarının ardından Tallet al-Hayat bölgesindeki bir binaya saldırı düzenledi. Gece yarısından önce yapılan bir diğer saldırı ise Hizbullah'ın önemli bir kalesi olan Beyrut'un güney banliyölerini hedef aldı.

İsrail ordusu, 28 Şubat'ta başlayan İran'a karşı savaşa verilen isim olan Aslan Kükremesi Operasyonu'nun başlangıcından bu yana en büyük koordineli saldırısında yaklaşık 100 Hizbullah askeri tesisini ve altyapısını vurduğunu açıkladı.


Hizbullah, "ateşkes ihlallerine" karşılık olarak kuzey İsrail'e roket fırlatacağını duyurdu

Beyrut'un merkezinde İsrail'in dün düzenlediği hava saldırısının ardından kurtarma ekipleri olay yerinde (AP)
Beyrut'un merkezinde İsrail'in dün düzenlediği hava saldırısının ardından kurtarma ekipleri olay yerinde (AP)
TT

Hizbullah, "ateşkes ihlallerine" karşılık olarak kuzey İsrail'e roket fırlatacağını duyurdu

Beyrut'un merkezinde İsrail'in dün düzenlediği hava saldırısının ardından kurtarma ekipleri olay yerinde (AP)
Beyrut'un merkezinde İsrail'in dün düzenlediği hava saldırısının ardından kurtarma ekipleri olay yerinde (AP)

Lübnan merkezli Hizbullah grubu bu sabahı yaptığı açıklamada, ABD ve İran'ın iki haftalık ateşkes konusunda anlaşmasından bu yana ilk saldırısını gerçekleştirerek kuzey İsrail'e roket fırlattığını duyurdu.

Hizbullah açıklamasında, saldırının "düşmanın ateşkes anlaşmasını ihlal etmesine karşılık" geldiğini belirtti. Bu açıklama, İsrail'in dün Lübnan'a yönelik bu savaştaki en büyük saldırısını başlatması sonrasında yapıldı.

Açıklamada, "Bugün saat 02:30'da İslami Direniş savaşçıları Manara yerleşimini roket saldırısıyla hedef aldı" ifadeleri yer aldı.

"Bu karşılık, İsrail-Amerikan saldırganlığının ülkemize ve halkımıza yönelik saldırıları sona erene kadar devam edecektir" denildi.