Hamas’tan arabuluculara: Gazze’de çatışma istemiyoruz

Fas Mescid-i Aksa’daki “sistematik provokasyonu” kınarken, BAE “Aksa’daki şiddet siyasi çözüme ulaşma çabalarımızı engelliyor” açıklaması yaptı.

Mescid-i Aksa’nın avlusunda önceki gün Filistinliler ile İsrailli güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalar (AFP)
Mescid-i Aksa’nın avlusunda önceki gün Filistinliler ile İsrailli güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalar (AFP)
TT

Hamas’tan arabuluculara: Gazze’de çatışma istemiyoruz

Mescid-i Aksa’nın avlusunda önceki gün Filistinliler ile İsrailli güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalar (AFP)
Mescid-i Aksa’nın avlusunda önceki gün Filistinliler ile İsrailli güvenlik güçleri arasında yaşanan çatışmalar (AFP)

Hamas Hareketi ile İslami Cihat Hareketi arasındaki son toplantılar ve Hamas ile bölgedeki yetkililer ile arabulucular arasındaki temaslar hakkında bilgi sahibi olan Filistinli kaynaklar, Hamas’ın Gazze’de gerginliği tırmandırmaya çalışmadığını ve gerginliği tırmandırma fikrine sıcak bakan İslami Cihat’ı mevcut siyasi durumun şu anda Gazze’de yeni bir çatışmaya izin vermediği konusunda ikna etmek için çaba sarf ettiğini bildirdi.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, “Arabulucular perşembe ve cuma günleri temaslara başlamadan önce Hamas yetkilileri İslami Cihat yetkilileriyle birçok kez bir araya geldi. İlkeler üzerinde daha geniş görüşmeler tertip edildi. Bu ilkelerden biri, Gazze’deki insani ve ekonomik durum ve dünyanın Rusya-Ukrayna savaşı ile meşgul olması sebebiyle şu anki süreçte bir savaşa karışmanın mümkün olmadığıydı” dedi.
Kaynaklar, Hamas yetkililerinin geçmişte ilk önce Kudüs ve Batı Şeria’da gerginliği tırmandırmak istediğini zira bu iki bölgenin İsrail’in daha çok yorulmasını sağlayacak potansiyele sahip olduklarını belirtti. Kaynaklar, Hamas yetkililerinin geçmişte çatışmalar konusunda Gazze ve Batı Şeria’nın bazen rol değiştirmesi bazen de aynı anda rol alması gerektiği kanaatine sahip olduklarını kaydetti.
Kaynaklar, Hamas’ın içinde yapılan bu tür değerlendirmelere rağmen, Hamas’ın arabuluculara Mescid-i Aksa’da gerginliğin devam etmesi halinde bu tavrın hemen değişebileceğini, hareketin böyle bir duruma seyirci kalmayacağını vurguladı.
Hamas’ın bu mesajı, Mısırlı yetkililerin dün Hamas ve İsrail ile yaptığı görüşmelerin bir parçasıydı. Basında çıkan haberlere göre bu görüşmelerden Kudüs ve Batı Şeria ile ilgili herhangi bir anlaşma çıkmadı.


Hamas ve İslami Cihat’ın destekçileri Mescid-i Aksa ile dayanışmalarını ortaya koymak için Gazze’nin doğusunda önceki gün protesto yürüyüşü düzenledi (EPA)

Kaynaklar, arabulucuların Gazze'yi yeni bir çatışmaya sürüklememek için baskı yaptığını ve Filistinli gruplardan beklemelerini ve Kudüs'teki durumu sakinleştirmeleri için kendilerine fırsat vermelerini istediğini aktardı. Kaynakların aktardığına göre, Hamas arabuluculara şartlarını aktardı. Bu şartlardan biri Kudüs ve Batı Şeria’ya yönelik saldırının durdurulmasıydı. İsrail, Kudüs veya Batı Şeria ile ilgili olarak anlaşma yapıldığı izlenimi verecek her türlü formülü reddetti ve arabuluculara ‘gerginliği tırmandırmakla ilgilenmediğini, Kudüs’te gerginliği tırmandıranların Filistinliler olduğunu, uzlaşı istediğini ve (Aksa’daki çatışmalarda) tutuklanan Filistinlilerin İsrail yasaları uygun görürse evlerine geri döneceklerini’ iletmekle yetindi.
Hamas yetkilileri dün yaptıkları açıklamalarda İsrail ile uzlaşı anlaşması yapılmadığını vurguladılar. Hamas Siyasi Büro Üyesi İzzet er-Rişk, Hamas’ın arabuluculara ‘Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın kırmızı çizgileri olduğuna’ dair net bir mesaj verdiğini söyledi.
Rişk, “İşgalin ihlalleri ve Kudüs ile Mescid-i Aksa’da devam eden suçları sebebiyle Ramazan ayında olayların tırmanabileceği endişesiyle bazı bölge ülkeleri ve Birleşmiş Milletler Temsilcisi tarafından Hamas ile iletişim kuruldu. Tüm arabuluculara mesajımız netti; Kudüs ve Mescid-i Aksa kırmızı çizgidir, halkımızın kutsallarına yönelik her türlü provokasyon çatışmayla karşılık bulur ve Gazze’de yeni bir savaş için çabalamıyoruz. Gazze’deki direniş tüm gelişmeleri takip ediyor ve eli tetikte. Çünkü biz tek bir milletiz. Kutsallarımız ihlal edildiğinde, bütün bölgelerde halkımız kendisini savunma görevini yerine getirecektir” ifadelerini kullandı.
Hamas yöneticilerinden Mahmud Mardavi, ‘İsrail işgali’ ile uzlaşıya vardıklarına dair basında çıkan haberlerin asılsız olduğunu belirtti. Mardavi, dün yaptığı açıklamada, dolaşıma koyulan bu tür haberlerin “kutsallarını savunmak için çetin bir savaş veren ve bu savaşta sahip oldukları en kıymetli şeyi feda eden Filistin halkının manevi duygularına zarar vermeyi hedeflediğini” vurguladı. Bu tür haberlerin yayılmasına katkı verilmemesini talep eden Mardavi, Hamas Hareketi yönetiminin ‘işgalin Mescid-i Aksa’nın saygınlığını ihlal ederek dayattığı’ krizi yatıştırmak için Filistinli gruplarla ortaklaşa bir şekilde arabulucu taraflarla diyalog kurduklarını belirtti.
Hamas Siyasi Büro Üyesi Cebbarin, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail ile uzlaşı olmadığını söyledi.
Cebbarin, “Hamas Hareketi Siyonist İsrail'in halkımıza, kutsallarımıza ve özellikle mübarek Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırganlığını durdurmak için eldeki tüm araçlarla sahadaki çabalarını ve siyasi temaslarını sürdürüyor. İşgal ile uzlaşı yok. Batı Şeria ve işgalcinin (İsrail) içindeki Filistinlileri mübarek Mescid-i Aksa’da nöbet tutma ve itikafa girmeye çağırıyorum” dedi.
Hamas Siyasi Büro lideri İsmail Heniyye, dün ve önceki günler Mısır Genel İstihbarat Teşkilatı yetkililerinin yanı sıra Katar, Umman ve Birleşmiş Milletler yetkilileriyle bir dizi görüşmeler gerçekleştirdi.
Hamas’tan yapılan açıklamada, Heniyye’nin Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamad bin Hammud Elbusaidi ve Genel İstihbarat Teşkilatı yetkililerini telefonla aradığı, Birleşmiş Milletler (BM) Orta Doğu Barış Süreci Özel Temsilcisi Tor Wennesland tarafından telefonla arandığı, Katar Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’den mektup aldığı bildirildi. Bu görüşme trafiği, Heniyye’nin Arap Birliği Genel Sekreteri Dr. Ahmed Ebu Gayt, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Abdullahiyan ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ile yaptığı temaslarının ardından geldiği belirtildi. Açıklamada tüm bu temaslarda İsrail’in saldırgan uygulamalarını durdurma meselesinin ele alındığı ifade edildi.
Öte yandan Fas Krallığı yaptığı açıklamada İsrail işgal güçlerinin Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını, kapılarını kapatmasını, Aksa içinde ve avlusunda namaz kılan savunmasız kişilere yönelik saldırısını şiddetle kınadı. Fas Dışişleri Bakanlığı’ndan dün yapılan yazılı açıklamada, “Fas Krallığı, mübarek Ramazan ayında Mescid-i Aksa'nın kutsallığına ve İslam ümmetinin vicdanındaki yerine yönelik bu açık saldırının ve sistematik provokasyonun, kin, nefret ve radikalleşme duygularını güçlendirebileceğini ve bölgede barış sürecinin yeniden canlandırılması şansını yok edebileceğini düşünmektedir” ifadeleri kullanıldı. Fas Kralı 6. Muhammed halihazırda İslam İşbirliği Teşkilatı’na bağlı Kudüs Komitesi’nin başkanlığını yürütüyor.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Halife bin Zayid Al Nahyan'ın Diplomasi Danışmanı Dr. Enver Karkaş, BAE yönetimi ve halkının şiddetin her türlüsünü reddeden ve Aksa’nın kutsallığını ihlal eden her türlü uygulamaların durdurulmasını destekleyen duruşunun bir ifadesi olarak, ülkesinin İsrail güçlerinin mübarek Mescid-i Aksa’ya yaptığı baskını kınadığını söyledi. Karkaş, dün Twitter hesabından paylaştığı mesajda, “Şiddete başvurmak, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti de dahil olmak üzere siyasi bir çözüme ulaşmaya dönük ortak çabalarımızı engelliyor” ifadesini kullandı.
BAE Dışişleri Bakanlığından önceki gün yapılan yazılı açıklamada İsrail'in, Mescid-i Aksa'da sivillerin yaralanmasına yol açan baskını şiddetle kınandı.
Sükunet çağrısının yapıldığı açıklamada, İsrail makamlarının Filistinlilerin dini ritüellerini yerine getirmesine saygı göstermesi ve Mescid-i Aksa'nın kutsallığını ihlal eden her türlü uygulamayı durdurması gerektiğine vurgu yapıldı.



BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
TT

BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in yoğun saldırıları ve Filistinli sivillerin zorla yerinden edilmesi nedeniyle Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da ‘etnik temizlik’ yaşanabileceğine dair endişelerini dile getirdi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan raporda, “Yoğun saldırılar, mahallelerin sistematik biçimde tamamen yıkılması ve insani yardımların engellenmesi, Gazze Şeridi’nde kalıcı bir demografik değişim yaratmayı amaçlıyor gibi görünmektedir” ifadesine yer verildi.

Raporda ayrıca, “Kalıcı bir yerinden etmeyi hedeflediği izlenimi veren zorla tahliye uygulamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu durum, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da etnik temizlik konusunda ciddi endişelere yol açmaktadır” denildi.

BM’de üst düzey bir yetkili dün yaptığı açıklamada, İsrail’in idari olarak Filistin yönetimine bağlı olması öngörülen Batı Şeria bölgeleri üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya yönelik adımlarının ‘fiili ve kademeli bir ilhaka’ vardığı uyarısında bulundu. BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Filistin meselesine ilişkin BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, “Sahadaki durumu istikrarlı biçimde değiştiren tek taraflı İsrail adımları nedeniyle Batı Şeria’nın fiili ve kademeli bir ilhakına tanıklık ediyoruz” dedi. Geçen haftadan bu yana İsrail, Batı Şeria’daki kontrolünü pekiştirmeye yönelik bir dizi kararı onayladı. Filistinliler, Oslo Anlaşmaları kapsamında Batı Şeria’da sınırlı bir özerk yönetime sahip bulunuyor.

DiCarlo, söz konusu adımların işgal altındaki Batı Şeria’da, El Halil gibi hassas bölgeler de dahil olmak üzere İsrail sivil otoritesinin tehlikeli biçimde genişlemesi anlamına geleceğini belirtti. DiCarlo, bu adımların bürokratik engellerin kaldırılması, arazi alımının kolaylaştırılması ve İsraillilere inşaat ruhsatı verilmesinin önünün açılması yoluyla yerleşimlerin genişlemesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

Yeni düzenlemelerin, hâlihazırda Filistin yönetiminin idari yetki kullandığı Batı Şeria’nın bazı bölümleri üzerindeki İsrail kontrolünü daha da pekiştirmesi bekleniyor. Oslo Anlaşmaları uyarınca Batı Şeria, Filistin Yönetimi, karma yönetim ve İsrail yönetimi altındaki A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Batı Şeria’nın, gelecekte kurulacak bir Filistin devletinin büyük bölümünü oluşturması öngörülürken, İsrail’deki aşırı sağ çevreler bölgeyi İsrail topraklarının bir parçası olarak görüyor.

Oslo Anlaşmaları’nın ilan edilen amacı, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının önünü açmaktı. BM nezdindeki 85 ülkenin misyonu ise salı günü yayımladıkları ortak açıklamada, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki kontrolünü genişletmesini kınadı. Açıklamada, ‘İsrail’in Batı Şeria’daki yasa dışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve uygulamalar’ kınandı.


Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.