Irak Cumhurbaşkanı ve Başbakanı, ülkedeki siyasi tıkanıklığın devam etmesinin sonuçlarına karşı uyardı

Irak’ta yeni hükümetin kurulacağını açıklayan Halbusi’ye ‘cumhurbaşkanı seçiminin gecikmesi’ suçlamasıyla dava açıldı.

Berhem Salih Bedir Örgütü’nün kuruluş yıldönümü kutlamasında konuşuyor (INA)
Berhem Salih Bedir Örgütü’nün kuruluş yıldönümü kutlamasında konuşuyor (INA)
TT

Irak Cumhurbaşkanı ve Başbakanı, ülkedeki siyasi tıkanıklığın devam etmesinin sonuçlarına karşı uyardı

Berhem Salih Bedir Örgütü’nün kuruluş yıldönümü kutlamasında konuşuyor (INA)
Berhem Salih Bedir Örgütü’nün kuruluş yıldönümü kutlamasında konuşuyor (INA)

Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih ve Başbakan Mustafa el-Kazımi, ülkedeki siyasi tıkanıklığın sürmesine karşı uyardı. Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ise yeni hükümetin yakında kurulacağını açıkladı.
Salih, Kazımi ve Halbusi, Hadi el-Amiri’nin liderliğindeki Bedir Örgütü’nün kuruluş yıldönümü törenine katıldı. Törene katılanlar arasında Irak’ın eski Başbakanı Haydar el-İbadi ve Ulusal Hikmet Hareketi lideri Ammar el-Hekim de bulunuyor.
Salih, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Seçimlerin düzenlenmesinin üzerinden 5 ay geçmesinin ardından yeni hükümetin kurulması ve anayasal kazanımların yerine getirilmesiyle ilgili siyasi tıkanıklık, endişe verici ve kabul edilemez bir hale geldi ve eğer devam ederse ülkeyi tehlikeli labirentlere sürükleyecektir. Iraklıların, güçlerini tüketecek ve varlıklarını zayıflatacak iç çatışmalarla meşgul olmasını isteyenler var. Iraklıların bunu kabul etmesi mümkün değil. Sivil bir devlet haklarından taviz vermeyecekler. Bağımsız ve egemen Irak, Iraklıların çıkarını ve ulusal projelerinin temelini temsil ediyor. Halkın ve onun ulusal güçlerinin siyasi ve toplumsal istikrarı gerçekleştirmek için bir çözüm olmasını istedikleri erken seçimler, görmezden gelinemeyecek engellere takıldı. Komplike bölgesel ve uluslararası değişimlerin olduğu bu koşullarda söz birliği yaparak ve yüksek ulusal çıkarları önceleyerek bu engelleri aşmak mümkün. Ülkenin güvenliği, yönetim sisteminde çatlak oluşturan koşulların ve faktörlerin birikmesiyle oluşan hataların düzeltilmesi için ciddi bir duruş sergilemeyi ve Iraklıların gerçek manada tam egemen bir devleti inşa etmesine imkan sağlayacak yeni bir siyasi sözleşme yoluyla bozulma noktalarının iyileştirilmesi ve düzeltilmesinin zorunluluğunu kabul etmeyi gerektirir. Anayasal kazanımların belirlenen sürelerde yerine getirilmemesi, tehlikeli ve kabul edilemez bir olgudur. Bu durum, iki yıldır Cumhurbaşkanlığı’nda krizleri çözmek yerine derinleştiren, mesafeleri yakınlaştırmak yerine uzaklaştıran anayasa maddelerinde değişiklik yapılmasına acil ihtiyaç olduğu konusundaki değerlendirmemizi doğruluyor. Siyasi atılım devlet inşasıyla ilgili ulusal projeyi tehdit edecek ihtilafa dönüşmemelidir. Tüm fraksiyonlar anlaşmazlıkları çözmeli, gençlerimizin ümitlerini ve otoritenin meşruiyet kaynağı olan halkın güvenini tazelemelidir. Iraklılara, krizleri aşabilecek güçte kurumlara sahip tam egemen bir devlet inşa etmelerine gerçek anlamda imkan sağlayacak yeni bir siyasi sözleşme yapılmalıdır.”

Meclis Başkanı Halbusi: Kardeş, dost ve komşu ülkelerle sorunları sıfırlamalıyız
Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi, törende yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Devletin temellerini ve kurumlarını güçlendirmeye çalışmak için hepimiz birlikte çabalamalıyız. Devlete ve devletin Irak’ın bütün bileşenlerinden ve vilayetlerinden halkımızın tüm evlatlarının koruyucusu olacağına inandığımızı vurguluyoruz. Yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde zorluklardan geçiyoruz. Dünyanın tanık olduğu küresel krizin sorunları ve gıda güvenliği ile ekonomiye olan yansımaları herkesin malumu. Kardeş, dost ve komşu ülkelerle olan krizler sıfırlanmalıdır. Irak bu sorunları çözmeye devam etmeye ve kardeşleri ile komşularına kapılarını açmaya hazır. Herkes şu anda uzlaşmaya ve krizleri sıfırlamaya hazır. Bunun için siyasi bir iradeye, devletin anayasal kazanımlarının tamamlanmasına ve Meclis’te düzenli olarak çalışmaya devam etmemize ihtiyaç var.”

Başbakan Kazımi: Güveni yeniden tesis etmeliyiz
Parlamento seçimlerinin düzenlenmesinin üzerinden aylar geçmesine rağmen yeni Federal hükümeti kurmada meydana gelen başarısızlık nedeniyle Irak’ın siyasi bir krizden geçtiğini kabul ettiğini söyleyen Başbakan Kazımi, “Çözümler bulmak için çalışıyoruz. Maalesef bazen de engeller ve siyasi tıkanıklık yaratmak için çabalıyoruz. Halk hayatı aksatan siyasi tıkanıklığın sonuçlarının geleceğinden endişeli. Halkımız mevcut sisteme, gerçek demokrasiye, iktidardaki ve devletteki barışçıl değişime inanmaktadır. Ülkede siyasi bir kriz var. Anayasal anlaşmazlıkların ve devlet yönetiminde karmaşanın olduğunu itiraf etmeliyiz. Siyasi çözüme geçmeden önce güveni yeniden tesis etmeyi ve buna zemin hazırlayacak ortamlar yaratmalıyız. Siyasi güçler birbirlerini vatan, din ve mezhep aidiyetleri konusunda hainlikle suçlamaya son vermeli. Irak kaosa, diktatörlüğe ve çatışmalara bir kez daha geri dönmeyecek” diye konuştu.
Hadi el-Amiri: Gerçekçi çözümler ortaya koymak için kapsamlı bir gözden geçirme süreci gerekiyor.
Bedir Örgütü Genel Sekreteri Hadi el-Amiri, törendeki konuşmasında, “Irak, içinden çıkmak için gerçekçi çözümler gerektiren istisnai koşullardan geçiyor. Zira siyasi tıkanıklık durumuna son verilmeli. Devlet inşasında arzu edilen başarı gerçekleşmedi. Aramıza sokulmak istenen düşmanların planlarına karşı temkinli olmalıyız. Tüm vilayetlerdeki vatandaşlarımızın yaşadığı istisnai geçim şartları, tüm sorunlara çözüm sunabilecek güçlü bir hükümet kurma noktasında bize büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Aksi takdirde hepimiz kaybedeceğiz, içimizde kazanan olmayacak. Gerçekçi çözümler ortaya koymak için kapsamlı bir gözden geçirme süreci, hataları kabul etmeyi ve onlardan vazgeçmeyi gerektirir.

Meclis’e dava
Öte yandan Irak Komünist Partisi ile Irak Ümmet Partisi, cumhurbaşkanı seçimindeki gecikme sebebiyle Meclis hakkında Federal Yüksek Mahkeme’ye şikayet başvurusunda bulundu. İki partinin mahkemeye sunduğu şikayet dilekçesinde, “Irak Anayasası’nın 72. Maddesi Meclis’i ilk meclis oturum tarihinden itibaren yeni cumhurbaşkanını 30 güne ulaşan anayasal süre içinde seçmekle yükümlü tuttu ve ilk meclis oturumunun üzerinden birkaç ay geçmesine rağmen bu gerçekleşmedi. Anayasa’da yer alan ve görevlerine başlamadan önce Meclis üyelerinin üzerinde okuduğu yemin metni, milletvekilinin dürüst ve tarafsız bir şekilde yasaları uygulamaya bağlı kalacağını ifade ediyor. Bu, Meclis’in bağlı kalmadığı bir şey” ifadelerine yer verildi.



Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı’da Suriye bayrağının indirilmesi gerilimi artırdı

Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
TT

Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı’da Suriye bayrağının indirilmesi gerilimi artırdı

Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)
Suriye’nin kuzeyindeki Halep kırsalında bulunan Afrin’de cumartesi günü Nevruz Bayramı’nı kutlayan Suriyeli Kürtler hatıra fotoğrafı çekiyor. (Reuters)

Suriye’nin kuzeyindeki Ayn el-Arab (Kobani) kentinde Nevruz kutlamaları sırasında Suriye bayrağının indirilmesi, cumartesi akşamı ülkenin kuzey ve doğusundaki birçok bölgede geniş çaplı öfkeye yol açtı. Olayların ardından güvenlik noktalarına saldırılar düzenlenirken, protesto hareketleri ve bazı bölgelerde halk eylemleri görüldü. Terör örgütü PKK bağlantılı Devrimci Gençlik Hareketi unsurlarının Kamışlı kentinde iç güvenlik merkezine baskın düzenleyerek Suriye bayrağını indirdiği bildirildi.

Haseke İç Güvenlik Komutanı Mervan el-Ali dün, söz konusu binanın üzerine Suriye bayrağını yeniden çekti. Bu anlar, Suriye Enformasyon Bakanlığı bünyesindeki Haseke Medya Müdürlüğü tarafından sosyal medyada paylaşılan görüntülerde yer aldı. Yaşanan gelişmelerin ardından Suriye hükümeti yetkilileri ile Kürt liderler, kuzey ve doğu Suriye’de yükselen tansiyonu düşürmek için temaslarda bulundu. Gerginliğin, 29 Ocak’ta hükümet ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmayı riske atabileceği değerlendirilirken, olayın anlaşmadan rahatsız olan kesimler tarafından ‘fitne çıkarma’ girişimi olduğu öne sürüldü. Kürt kaynaklar ise yaşananların münferit bir olay olduğunu ve herhangi bir sonuç doğurmayacağını belirtti.

Gerginliğin, Halep’in kuzey kırsalındaki Ayn el-Arab’ta Nevruz kutlamaları sırasında bir Kürt gencin Suriye bayrağını indirmesiyle başladığı ifade edildi. Kürt yetkililer bu davranışı ‘bireysel’ olarak nitelendirirken, sosyal medyada geniş çaplı kışkırtma kampanyalarının başlatıldığı ve bunun bazı bölgelerde Araplar ile Kürtler arasında yer yer çatışmalara yol açtığı aktarıldı. Yetkililer, sahadaki durumun kontrol altına alınmaya çalışıldığını bildirdi.

Kürt siyaset araştırmacısı Mehdi Davud, yaşanan gerginliğin bazı Kürt çevrelerinde etkili olan PKK ideolojisinden kaynaklandığını savundu. Olayı ‘münferit bir hadise’ olarak tanımlayan Davud, bu tür durumların büyük kalabalıkların bulunduğu etkinliklerde yaşanabileceğini belirtti. Sosyal medyada olayın abartıldığını ifade eden Davud, bazı tarafların kasıtlı olarak gerilimi tırmandırmaya çalıştığını söyledi.

Sahada belirli bir gerginliğin varlığını kabul eden Davud, bunun sosyal medyada yansıtıldığı kadar büyük olmadığını vurguladı.

Bölgede uzun yıllardır birlikte yaşayan toplulukların birbirini tanıdığını dile getiren Davud, kışkırtma faaliyetlerinin arkasındaki aktörlerin bilindiğini ve mevcut gelişmelerin entegrasyon anlaşmasının uygulanmasına etkisi olmayacağını ifade etti.

sdfvfd
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile 29 Ocak’ta varılan anlaşmanın uygulanmasından sorumlu Suriye Cumhurbaşkanlığı ekibinin sözcüsü Ahmed el-Hilali (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından entegrasyon anlaşmasının uygulanmasını denetlemekle görevlendirilen ekibin sözcüsü Ahmed el-Hilali, ‘herhangi bir gerekçeyle sivillere yönelik intikam eylemleri veya saldırıları kesin şekilde reddettiklerini’ açıkladı. El-Hilali, güvenlik ve yargı kurumlarıyla devletin, yasayı uygulama ve ihlallerde bulunanları cezalandırma konusunda tek yetkili merci olduğunu vurgulayarak, herkesi sükûnete, sorumluluk bilinciyle hareket etmeye ve kışkırtma çağrılarına kapılmamaya davet etti.

El-Hilali ayrıca, devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve entegrasyon sürecine yönelik çabaların ‘bu tür münferit olaylardan etkilenmeyeceğini’ belirtti. Mevcut aşamada herkesin sağduyu ve aklıselimi öne çıkarması gerektiğini ifade eden el-Hilali, ‘elde edilen olumlu kazanımların korunmasının önemine’ dikkat çekti.

Öte yandan siyasi analist Halef Ali Halef, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan son anlaşmadan rahatsız olan kesimlerin bulunduğunu söyledi. Halef, söz konusu anlaşmanın olası bir iç çatışmayı engellediğini, SDG güçlerinin Suriye ordusuna, güvenlik unsurlarının ise İçişleri Bakanlığı bünyesine entegre edilmesini öngördüğünü belirtti. Söz konusu kesimlerin yeniden kriz çıkarmaya ve dengeleri bozacak hamleler yapmaya çalıştığını ifade etti.

dvdcfv
Suriye’deki Kürtler cuma akşamı Şam’da Nevruz’u kutladı. (Reuters)

Halef, entegrasyon sürecinin ‘iyi ve sorunsuz şekilde ilerlediğini’ belirterek, SDG içinde ağırlığı olan isimlerin üst düzey devlet görevlerine atanmasının bu süreçte önemli rol oynadığını ifade etti. Halef, bu adımı ‘engellerin aşılmasına katkı sağlayan isabetli bir karar’ olarak nitelendirdi.

Halef, Ayn el-Arab ve Afrin bölgelerinde yaşananların ‘anlaşmadan zarar gören kesimlerin ürünü’ olduğunu savunarak, bunu ‘elde edilen kazanımlarla kıyaslandığında küçük bir sorun’ olarak değerlendirdi. Beklentilerinin daha büyük olaylar yönünde olduğunu dile getiren Halef, buna karşın en önemli gelişmenin Kürt sivil oluşumların bayrağın indirilmesini açık şekilde kınaması olduğunu söyledi. Halef’e göre, anlaşmaya karşı olan bazı Arap çevreler bu olayı büyütmeye çalıştı. Ayrıca Kürt kökenli Suriyeli hükümet yetkililerinin de sert kınama açıklamaları yaptığını belirten Halef, kamuoyunu kışkırtma girişimlerine karşı uyardıklarını aktardı. Suriye güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesinin olası toplumsal çatışmaları önlemede etkili olduğunu vurgulayan Halef, tüm bu gelişmelerin ‘entegrasyon sürecinin geri döndürülemez olduğunu ve taraflar arasında tam iş birliği bulunduğunu’ gösterdiğini ifade etti.

Öte yandan Suriye Savunma Bakan Yardımcısı Semir Ali Asu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, bazı mahallelerde Kürtlerin münferit bir olay nedeniyle darp edilip aşağılandığını bildirdi. Bu tür olayların Suriye halkının bileşenleri arasında fitneye yol açtığını belirten Asu, sükûnet çağrısında bulunarak ulusal birlik ruhuna bağlı kalınması ve kışkırtmalara kapılınmaması gerektiğini vurguladı.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da gelişmelere ilişkin bir paylaşımda bulunarak, söz konusu açıklamayı hesabından yeniden yayımladı ve “Kritik bir anda önemli sözler ve bilge liderlik” ifadesini kullandı.

Öte yandan SDG bünyesindeki özerk yönetimin dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed, Ayn el-Arab’ta Suriye bayrağının indirilmesini ‘münferit bir davranış’ olarak nitelendirdi. Ahmed, bu yıl Nevruz kutlamalarının Suriye’de ilk kez resmi şekilde gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, Suriyelilere fitneden uzak durma, sükûneti koruma ve herhangi bir gerilimi tırmandırmaktan kaçınma çağrısında bulundu. Ahmed, “Bölgede yeni bir çatışmanın başlamasına ihtiyaç yok” dedi.

dfvfdfd
Suriyeli Kürtler, cumartesi günü Halep kırsalındaki Afrin’de düzenlenen Nevruz kutlamaları sırasında yerel bayraklarını dalgalandırdı. (Reuters)

Bu çerçevede el-Cezire bölgesindeki iç güvenlik güçleri dün yayımladığı açıklamada, Afrin ve Halep kentlerinde Nevruz kutlamalarına katılan Kürtlere yönelik saldırıları ve fitne çıkarma girişimlerini kınadı. Açıklamada ayrıca, bir kişinin bireysel davranışla Suriye bayrağını indirmesi de eleştirildi. Olayın hemen ardından Ayn el-Arap İç Güvenlik Müdürlüğü’nün harekete geçerek şüpheliyi gözaltına aldığı ve dosyanın ilgili yargı mercilerine sevk edildiği bildirildi. Açıklamada, Suriyelilerin ortak değerlerini temsil eden sembollere yönelik her türlü saldırının kesin şekilde reddedildiği vurgulandı.

Öte yandan Kobani’de Nevruz etkinliklerini düzenleyen hazırlık komitesi de bir açıklama yaparak, toplumsal istikrara zarar veren davranışlara müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti. Komite, söz konusu olayların halkın farklı kesimleri arasında ayrışma ve fitne yaratmak amacıyla kullanılmasına karşı olduklarını ifade ederek, Suriye’de güvenlik ve istikrarı tehdit eden her türlü girişime karşı durma çağrısında bulundu.


Şam'da alkollü içecek kısıtlamasına karşı oturma eylemi

Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
TT

Şam'da alkollü içecek kısıtlamasına karşı oturma eylemi

Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)
Suriye'de Şam'ın Bab Tuma mahallesinde alkollü içecek satışının kısıtlanması kararına karşı sessiz bir oturma eylemi düzenlendi (AFP)

Şam'da yüzlerce Suriyeli dün, yetkililerin alkollü içeceklerin satışını kısıtlama, restoranlarda ve gece kulüplerinde servis edilmesini yasaklama kararını protesto etmek amacıyla sessiz bir oturma eylemi düzenledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre protestocular, sivil toplum aktivistlerinin çağrısı üzerine, sıkı güvenlik önlemleri altında, çoğunluğu Hristiyan olan Bab Tuma mahallesinin meydanına akın etti. Bu eylem, 2024 yılının sonlarında Başkan Beşşar Esed'in devrilmesinin ardından iktidara gelen yeni yetkililerin kişisel özgürlükleri ihlal edeceğine dair artan endişeleri yansıtıyor.

Protestocular Suriye bayrağı ile Arapça ve İngilizce pankartlar açtılar; bunlardan birinde “Kişisel özgürlük kırmızı çizgidir” yazıyordu.

“Anayasanın maddeleri bir talep değil, bir haktır” yazılı pankart taşıyan 60 yaşındaki üniversite öğretim üyesi Hanan Ası, AFP’ye verdiği demeçte, Suriyelilerin “yoksulluktan yerinden edilmişlere, evsizlere ve mültecilere kadar binlerce unutulmuş sorunu” olduğunu belirterek, “Biz bir inşa aşamasındayız, bölünme aşamasında değiliz” ifadelerini kullandı.

Tartışma, geçtiğimiz aylarda alınan ve özgürlükler konusunda endişelere yol açan bir dizi karar ve önlemin ardından ortaya çıktı; bunlar arasında plajlarda ve havuzlarda «daha mütevazı» kıyafet kuralları ile Lazkiye’de kadın memurların makyaj yapmasının yasaklanması konusundaki tartışma yer alıyor.

Bir komedyen olan Melki Mardanyal (31), Instagram sayfasında yayınladığı videoda, kararı alaycı bir şekilde ele aldıktan sonra programa katıldı ve şunları söyledi: “Komedi, yetkililere karşı elimizdeki hafif bir silahtır ve onların aldığı kararlar, bizim yaptığımız komediden daha çok insanı güldürüyor” diyerek, “insanları meydanlara toplayanın, yetkililerin kararları olduğunu” vurguladı.

Televizyon yazarı Rami Kousa (37 yaşında) ise “Bu kararların amacı, şehrin kimliğini değiştirmek için kamu özgürlüklerini kısıtlayacak benzer kararları geçirmek üzere nabız yoklamaksa, mesaj yerine ulaşmış olmalı” dedi ve “Bu tür kararlar geçmeyecek” vurgusunda bulundu.

Bu protesto, özellikle Suriye'deki azınlıklar arasında endişelerin giderek arttığı bir dönemde gerçekleşiyor; Hıristiyanların endişeleri, haziran ayında Şam'ın Duveyle semtinde bir kilisenin bombalanmasının ardından, temmuz ayında kanlı şiddet olaylarına sahne olan Dürzilerin kalesi Süveyda'ya ve zaman zaman yetkililerle çeşitli sorunlar nedeniyle gerginliklerin yaşandığı ülkenin kuzeydoğusundaki Kürtlere kadar uzanıyor.

Şam Valiliği 17 Mart'ta, mühürlü alkollü içeceklerin satışını çoğunluğu Hristiyan olan üç bölgeyle sınırlayan bir karar yayınladı. Bu bölgeler el-Kassa, Bab Tuma ve Bab Şarki'dir. Karar, alkolün restoran ve gece kulüplerinde servis edilmesini yasaklıyor. Valilik bu kararla, "kamu ahlakını ihlal eden olayları" azaltmayı amaçladığını ve kararın yerel halktan gelen şikayetler üzerine alındığını belirtti.

Hükümetteki tek Hristiyan bakan olan Sosyal İşler Bakanı Hind Kabavat, alkolün Hristiyan bölgeleriyle sınırlandırılmasını eleştirerek, bu bölgelerin "içki ve alkol yerleri değil, Şam'ın kalbi, parlak tarihi ve bir arada yaşama yeri" olduğunu ifade etti.

Valilik dün yaptığı açıklamada, yeni önlemlerin yıllar önce çıkarılan kararnamelerle "uyumlu" olduğunu ve amacının "alkol satış noktalarında yaşanan kaosu" düzenlemeyi amaçladığını bildirdi.

Kararda belirtilen üç alanın, taraflardan hiçbirini incitmeyecek şekilde yeniden değerlendireceğini duyurdu.


Savaş, Hamas’ın yeni bir lider seçimi sürecini aksatıyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
TT

Savaş, Hamas’ın yeni bir lider seçimi sürecini aksatıyor

Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)
Batı Şeria'nın Ramallah kentinde Filistinli tutukluların karşılanması sırasında Hamas bayraklarını sallayan Filistinliler, Kasım 2023 (AFP)

ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, Hamas'ın yeni lider seçimi sürecini altüst etti. Kaynaklar, çeşitli karmaşıklıklar ve ‘bölgedeki güvenlik ve siyasi değişiklikler’ nedeniyle sürecin dondurulmasının planlandığını bildirdi.

Yaklaşık bir buçuk yıldır Hamas'ın işlerini bir ‘liderlik konseyi’ yönetiyor. Son iki aydır hareketi yönetecek yeni bir lider seçmek için bir süreç başlatıldı. Şarku’l Avsat'a konuşan Gazze’nin içinden ve dışından Hamaslı dört bilgili kaynak, bölgedeki mevcut durum nedeniyle hareketin başkanlık seçimini geçici olarak askıya alma eğilimi olduğunu aktardı.

Hamas’ın liderliği için rekabet, hareketin yurtdışındaki Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal ile Gazze Şeridi'ndeki muadili ve ateşkes müzakere ekibi başkanı Halil Hayye arasında sürüyor. Hem Meşal, hem de Hayye, Hamas’ın liderlik konseyinde yer alıyor.

Hamas’tan biri Gazze Şeridi içinde, diğeri dışındaki iki kaynak, önümüzdeki günlerde seçimlerin iptal edilmesi ve siyasi büro seçimlerinin bu yılın sonunda yapmayı planlandığını teyit etti.