İran’da Meclis Başkanı’na öfke artıyor

Öğretmenler hayat şartlarını protesto ediyor.

Ülkenin batısındaki Senendec’de dün Milli Eğitim Bakanlığı’nın kararlarına karşı protesto düzenlendi. (Öğretmenler Sendikası Koordinasyon Komitesi)
Ülkenin batısındaki Senendec’de dün Milli Eğitim Bakanlığı’nın kararlarına karşı protesto düzenlendi. (Öğretmenler Sendikası Koordinasyon Komitesi)
TT

İran’da Meclis Başkanı’na öfke artıyor

Ülkenin batısındaki Senendec’de dün Milli Eğitim Bakanlığı’nın kararlarına karşı protesto düzenlendi. (Öğretmenler Sendikası Koordinasyon Komitesi)
Ülkenin batısındaki Senendec’de dün Milli Eğitim Bakanlığı’nın kararlarına karşı protesto düzenlendi. (Öğretmenler Sendikası Koordinasyon Komitesi)

İran'daki öğretmenler dün, ücretler ve emeklilik başlıklarındaki reformların uygulanmaması ve kötüleşen yaşam koşulları nedneiyle ülke genelinde protestolar düzenledi. Protestolara geniş bir katılım vardı.
Öğretmenler Sendikası Koordinasyon Komitesi, Telegram aracılığıyla yaptığı açıklamada, 50'ye yakın şehirde eğitim daireleri binalarının önünde nöbet tutulduğunu bildirdi. Komite Sözcüsü Muhammed Habibi, Twitter'dan yaptığı açıklamada, Tahran'ın Zara ve Gisha bölgelerinde 70 öğretmenin güvenlik güçleri tarafından tutuklandığını aktardı.

Komite tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün Karni Caddesi’nde uygulanan güvenlik uygulamasında toplanmayı engelleyen güvenlik güçleri, yaklaşık 40 öğretmeni tutuklayarak gözaltı merkezine nakletti.”
Açıklamada tutuklulardan birinin 80 yaşında emekli bir öğretmen olduğuna dikkat çekildi. Daha sonra yapılan açıklamada da yetkililerin tutuklanan 70 öğretmeni serbest bıraktığı belirtildi.

Söz konusu açıklamanın devamı şöyle oldu:
“Bu düzeydeki saldırı ve şiddet, eski İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hükümetinde 22 Temmuz 2015'te düzenlenen mitingleri hatırlatıyor. Bu baskıcı yaklaşımın her türlü adalet talebi karşısında kurumun ve rejimin yaklaşımı olduğu anlaşılıyor.”
Tutukluların tamamının derhal serbest bırakılmasını ve Milli Eğitim Bakanlığı’nı ‘öğretmenlere karşı bir komplo merkezi’ haline getiren bakanın görevden alınmasını talep eden komite, kendilerine ait olduğunu vurguladığı sokaklara geri dönecekleri uyarısında bulundu.
İran'ın Kürdistan eyaletinde yer alan Senendec şehrindeki öğretmenler; parlamento, hükümet, Milli Eğitim Bakanı ve devlet televizyonu karşısında kırmızı pankartlar açtı. Gilan Eyaleti’nin başkenti Reşt şehrinde öğretmenler, gözaltına alınan tüm sendika üyelerinin fotoğraflarının yer aldığı bir pankart astı.
Cafer İbrahimi ve Resul Badaki gibi sendika üyeleriyle dayanışma sloganları atan öğretmenler, yetkililer tarafından tutuklanan öğretmenlerin serbest bırakılmasını talep etti.
İran Mahkemesi bu hafta başlarında Resul Badaki aleyhinde beş yıl hapis cezası vermiş, başkent Tahran'da veya komşu illerde ikamet etmesini engellemişti.
Badaki, geçtiğimiz kasım ayında protestolara katılması dolayısıyla tutuklanmıştı. Aynı zamanda 2009 yılında düzenlenen Yeşil Hareket protestolarının eski tutuklularından olan Badaki, Eylül 2009'da rejim karşıtı propaganda yapmaktan altı yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Fiyat artışlarına ilişkin kriz sürüyor
Diğer yandan ülkede fiyatlardaki artış ise son günlerde parlamento ve hükümete karşı öfkenin daha da artmasına neden oluyor. Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi yönetimi, fiyat artışlarını engelleyemediği için milletvekillerinin eleştirileriyle karşı karşıya.
Reisi ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, fiyat artışlarından önceki hükümeti sorumlu tutuyor. Fiyatlardaki son yükseliş dalgası, nükleer anlaşmayı yeniden hayata geçirmeyi amaçlayan Viyana müzakerelerinde kaydedilen bocalamanın ardından geldi. Müzakerelerin başarısı, Donald Trump tarafından getirilen yaptırımların kaldırılmasını sağlayabilir.
İran, nükleer anlaşmaya geri dönme yönünde bir anlayışa ulaşmak için Devrim Muhafızları'nın ABD ve Avrupa’nın terör örgütleri ve yaptırım listelerinden çıkarılmasını talep ediyor.
Devrim Muhafızları eski komutanı General Hüseyin Alayi çarşamba günü Jamaran haber sitesine verdiği demeçte şunları söyledi:
“Devrim Muhafızları, adı terör örgütleri listesinde kalsın istemiyor. Daha da önemlisi, bunun müzakerelerin bir neticeye ulaşmasına engel olduğu yönünde kamuoyundaki izlenimi kaldırmak istiyor.”
Diğer yandan Eski İran Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Galibaf ise İstanbul Havalimanı'nda eşi, kızı ve damadının ‘alışverişten’ döndüğünün görüldüğü fotoğrafların gündem olması üzerine birçok eleştiri ile karşı karşıya kaldı. Bunun üzerine öğretmenler, söz konusu protestolarda Galibaf aleyhinde sloganlar attı.
Söz konusu fotoğrafların, Galibaf'ın kızının bebek ürünlerinden oluşan bir paketi geçirmekte ısrar etmesi üzerine havayolu personeli ile arasında çıkan tartışmanın ardından çekildiği anlaşıldı. Reformist aktivistler, İran'da kullanımı yasak olan Twitter üzerinden olayın ayrıntılarını aktardı.
Galibaf’ın en büyük oğlu İlyas Galibaf ise Instagram hesabından paylaştığı gönderide, halkın ekonomik koşulları göz önüne alındığında böyle bir ziyaretin kesinlikle yanlış olduğunu vurguladı. Ancak bebek alışverişi için gidilmediğini söyleyen İlyas Galibaf, “Bu yolculuk affedilmez bir hata. Zira babama dair önceki suçlamaların doğru olduğunu gösteriyor. İnsanların güvenini sarstığı, devrim karşıtlarına koz verdiği için affedilmez bir hatadır” ifadelerini kullandı.
Bu olay üzerine İranlılar da sosyal medyada “sismoni (Farsçada bebek alışverişi anlamına geliyor) gate” etiketini açtı. Öğretmenler de protestolarda bu etiketi kullandı.
Devrim Muhafızları tarafından dün yapılan açıklamada, Galibaf ailesinin Türkiye ziyaretinin bebek malzemeleri satın almak amacıyla gerçekleştirmediği ve havalimanında ağırlık fazlalığı yaşanmadığı öne sürüldü. Ayrıca Galibaf’ın bu ziyarete karşı bir tutum sergilediği kaydedildi.  
Reformist İbtikar gazetesi, Galibaf’ın gölgesinin bebek şeklinde resmedildiği bir karikatür yayınladı. Galibaf’ın istifa etmesiniisteyen reformist Aftab gazetesi de “Tarihe şöyle yazılacak: İran halkı zar zor geçinirken Meclis Başkanı’nın eşi ve kızı ise bebek kıyafetleri almak için Türkiye'ye gidiyor” ifadelerine yer verdi.
Meclis Başkanı’nın medya danışmanı ‘çocukların hatalarının neden ebeveynlerin siciline kaydedildiğini’ sorgularken eski milletvekili Hamid Resayi ise “Çocukların hatalarını ebeveynlerin siciline yazmamamız gerektiği gibi, babaların çocukları adına verdikleri özürleri de yazmamalıyız” açıklamasında bulundu.
Galibaf, 2017’deki seçimlerde rakibi eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile arasındaki televizyon tartışmasında bir bakanın kızının İtalya'dan çocuk kıyafetleri ithal ettiği suçlamasında bulunmuştu.
Yolsuzluk meselesi dahilinde yürütülen söz konusu tartışma, 2017 seçimlerindeki temel meselelerdendi. Galibaf söz konusu dönemde, Tahran belediyesine ait gayrimenkullerin piyasa değerinin altında fiyatlarla satılması skandalı kapsamında yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştı. Eski Cumhurbaşkanı’nın adı da yetkililerin ve banka başkanlarının maaşlarıyla bağlantılı bir skandala karışmıştı.



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.