Yemen’deki bazı ürünlerin fiyatı Ukrayna savaşı nedeniyle 7 katına çıktı

Fotoğraf  (AFP)
Fotoğraf (AFP)
TT

Yemen’deki bazı ürünlerin fiyatı Ukrayna savaşı nedeniyle 7 katına çıktı

Fotoğraf  (AFP)
Fotoğraf (AFP)

Dünya Gıda Programı (WFP), Ukrayna’daki savaşın Yemen’deki ürün fiyatlarının önemli ölçüde artmasına neden olduğunu, bazılarının fiyatının 7 katına çıktığını bildirdi. WFP açlık koşullarında yaşayanlarınsayısının, 31 bin olduğunu, bu yılın sonunda kadar 161 bine yükseleceğini ve Ukrayna’daki savaşın, küresel gıda arzını etkilemesi sebebiyle binlerce Yemenlinin açlıkla karşı karşıya kalacağını vurguladı.
WFP Genel Direktörü David Beasley konuya dair yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Yemen’deki krizin boyutu gerçekten şaşırtıcı. Çok geç olmadan, en fazla yardıma ihtiyaç duyan milyonlarca insana ulaşmak için acilen finansman sağlamaya ihtiyacımız var.”
Ukrayna’daki savaşın başlamasından bu yana Yemen’deki bazı ürünlerin fiyatlarının 7 katına çıktığını belirten Beasley, bu durumu halihazırda uçurumun kenarında yaşayan aileler açısından ‘yıkıcı bir darbe’ olarak nitelendirdi.
WFP Genel Direktörü geri dönüşü olmayan noktaya gelme riskinin alınamayacağını belirttiği açıklamasında ayrıca Avrupa Birliği’nin (AB) Yemen’deki açlık kriziyle mücadele için 45 milyon euroluk yeni bir katkı da bulunmasını da memnuniyetle karşıladı. AB’nin bu adımının, WFP’nin milyonlarca Yemenlinin hayatını etkileyen gıda güvensizliğinin endişe verici artışına yanıt olarak acil yardım ve gıda desteği sağlamaya devam etmesine katkıda bulunacağını kaydetti.
Sanaa sakinlerinin Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamalara göre esnafın çoğu gıda ürünü fiyatını önemli ölçüde artırdı. Geçen ayki fiyatı 850 riyal olan bir kilogram pirincin fiyatın bin riyal, 50 kg’lık bir çuval buğdayın fiyatı yılbaşında 16 bin iken şimdi 21 bin riyale yükseldi. Yemeklerde kullanılan 5 litrelik yağ fiyatı da 3 bin 800 riyalden 8 bin riyale (milis kontrolündeki bölgelerde bir dolar yaklaşık 600 riyale denk geliyor) ulaştı.
Şehirde yaşayanalar, meşru hükümetin kontrolünde olan bölgelerdeki fiyatlarda yüzde 50’ye varan düşüşler yaşanırken, Husi milislerin yönetiminin, fiyat artışlarını sadece satıcılara şantaj yapmak için kullandığını vuruladı. Özellikle de ABD dolarının fiyatı sabit olduğu ve değişmediği için etiketlerin eski eski haline döndürülmediğini kaydetti.
Aden’de ticaretle uğraşanların Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamalara göre Yemen buğday ihtiyacının yaklaşık yüzde 28’ini Ukrayna’dan, yüzde 30’unu Rusya’dan, geri kalanını da Avustralya’dan ithal ediyor. Kaynaklar açıklamalarında alınan buğdayların maliyetinin çoğunun WFP tarafından ödendiğini aktardılar.
Aynı kaynaklara göre Yemen, Malezya’da paketlenen ve satılan bitkisel yağların yanı sıra komşu ülkelerden, özellikle Suudi Arabistan ve BAE’den de yağ ithal ediyor. Kaynaklar, fiyat artışının nedenlerini Ukrayna’daki üretimin durdurmasına ve diğer ihracatçı ülkelere yönelik küresel talebin artmasına bağladı.
WFP bu yıl Yemen’deki durumun daha da kötüleştiğini zira şu an gıda yardımına ihtiyaç duyan 17,4 milyon kişi olduğunu ve son tahminlere göre asgari düzeyde beslenme ihtiyacını karşılayamayanların sayısının 19 milyona ulaşacağını bildirdi.
Açlığa yakın koşullarla yüzleşen kişi sayısının bu yılın ikinci yarısında, 5 kat (31 bin kişiden 161 bin kişiye) artabileceğini dikkat çeken WFP’nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Binlerce Yemenli halihazırda açlık sınırının eşiğinde bulunuyor. Birçoğu yoğun çatışma tehdidi altında. Ülke, küresel gıda arzını etkileyen Ukrayna’daki savaş sonucu gıda fiyatlarının artması sebebiyle de sıkıntı çekiyor.”
AB Kriz Yönetimi Komiseri Janez Lenarcic de duruma ilişkin şunları söyledi:
“AB, Yemen’i desteklemeye devam edecek. Yedi yıllık çatışmadan sonra ülkenin acısı tarif edilemez bir hale geldi. İnsani müdahalede finansman endişe verici bir seviyede yetersiz kalıyor.”
Lenarcic açıklamasında ayrıca uluslararası toplumun finansmanını artırması ve savaşan tarafların bu çatışmayı sona erdirmesi için zamanın uygun olduğunu belirtti. WFP ise AB’nin desteğini alarak, gıda yardımı sağlamak üzere nakit transferlerini kullanmaya devam edeceğini, bunun yardım alan kişilerin tercih ettikleri yiyeceğe karar vermelerini sağlayacağını bildirdi. Program tarafından yapılan açıklamada nakit transferlerinin sıkıntı çeken ailelere anında rahatlama sağlarken aynı zamanda yerel ekonomiye de dayanıklılık sağladığı kaydedildi.
AB son 7 yılda, insani ihtiyaçlar için sağladığı toplam 827 milyon euronun yaklaşık 300 milyon eurosunu, WFP’nin Yemen’deki çalışmalarına bağışladı. Küçük çocuklar ve anneler arasında akut yetersiz beslenme durumu artarken AB en son desteğinde, özellikle savunmasız Yemenlilere beslenme desteği için 45 milyon euro katkıda bulundu.
WFP, Yemen’de bu yıl sunacağı acil gıda yardımı ile 12,9 milyon kişiye ulaşmayı planlıyor. Bu bağlamda, yetersiz beslenme ve tedavi eksikliği sebebiyle sıkıntı çeken 3,7 milyon çocuk ve anneye, okul beslenme programlarında 2,4 milyon öğrenciye ve geçim programlarında 1,5 milyon kişiye yardım sağlanması bekleniyor.



Şara'nın Berlin ziyaretinin gündeminin en önemli maddesi mültecilerin geri dönüşü

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)
TT

Şara'nın Berlin ziyaretinin gündeminin en önemli maddesi mültecilerin geri dönüşü

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün Berlin'deki Federal Başbakanlık binasında Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'yı kabul etti (DPA)

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'nın Berlin'e yaptığı ilk ziyaretin gündemindeki en önemli madde, mültecilerin geri dönüşü oldu. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, dün düzenlenen ortak basın toplantısında, "Almanya'da ikamet eden Suriyelilerin yaklaşık yüzde 80'inin önümüzdeki üç yıl içinde ülkelerine dönmesinin beklendiğini" ifade etti.

Suriye Cumhurbaşkanı şu yanıtı verdi: "Suriye'li yeteneklerin Almanya'da kurdukları hayatlarından vazgeçmeden vatanlarının yeniden inşasına katkıda bulunmalarını sağlayacak döngüsel bir göç programı oluşturmak için Alman hükümetindeki ortaklarımızla birlikte çalışıyoruz."

Merz ayrıca Suriye'nin savaş sonrası yeniden yapılanmasını "destekleme" niyetini açıkladı ve Alman hükümetinden bir heyetin önümüzdeki günlerde Şam'ı ziyaret edeceğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın DPA’dan aktardığına göre Merz konuğuna, bu ortak projelerin Suriye'de hukukun üstünlüğünün temellerinin güçlendirilmesinde kaydedilen ilerlemeye bağlı olduğunu açıkladığını da ifade etti.


İsrail, Lübnan'da 4 askerinin öldüğünü açıkladı... Hizbullah ise saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da 4 askerinin öldüğünü açıkladı... Hizbullah ise saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)
İsrail-Lübnan sınırına yakın, yeri açıklanmayan bir bölgede konuşlanmış İsrail topçu birliği (EPA)

İsrail, bu sabah erken saatlerde Lübnan'daki saldırısı sırasında dört askerin daha öldürüldüğünü bildirirken, “Hizbullah” ise Lübnan'ın güneyinde bir “Merkava” tankını, Miskav Am yerleşimindeki bir askeri kontrol noktasını ve Ma'alot-Tarshiha yerleşimindeki hava savunma sistemini hedef aldığını duyurdu.

“Associated Press”in (AP) haberine göre Lübnan'a yönelik son savaşta hayatını kaybeden İsrailli askerlerin toplam sayısı 10'a yükseldi.

İsrail ordusu, hepsi yirmili yaşlarında olan üç askerin ismini açıkladı ve “bir askerin daha hayatını kaybettiğini” belirtti, ancak isminin yayınlanmasına henüz izin verilmedi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre olayda bir askerin ağır, bir diğerinin ise hafif yaralandığı belirtildi.

İsrail ordusu olayla ilgili daha fazla ayrıntı açıklamadı.

Lübnan'da ise İsrail savaş uçakları şafak vakti güneydeki Kifra kasabasında bir evi bombalarken, resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre İsrail'in aralıklı topçu ateşi Serbin Vadisi ve Beyt Lif'in çevresini hedef aldı.

Buna karşılık, “Hizbullah” üç açıklamada, “İslami direnişin, Güney Lübnan'daki el-Kantara el-Tayyibe kasabası yolundaki bir Merkava tankını, Miskav Am yerleşimindeki bir askeri kontrol noktasını ve Ma'alot-Tarshiha yerleşimindeki hava savunma sistemini hedef aldığını” duyurdu.

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde kara kuvvetleriyle ilerlemeye devam ederken, İsrail de “Hizbullah”a ait altyapılara yönelik saldırılarını sürdürüyor.


İsrail, Lübnan'ın güneyinde ‘ateş gücüyle kontrolünün’ kapsamını genişletiyor

İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
TT

İsrail, Lübnan'ın güneyinde ‘ateş gücüyle kontrolünün’ kapsamını genişletiyor

İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)
İsrail ordusuna ait askerler ve araçlar, Lübnan'ın güney sınırı yakınlarında (AFP)

Lübnan'ın güneyindeki çatışmanın niteliği, doğrudan kara ilerlemesi savaşından, hakim ‘coğrafi tepeler’ üzerinde kontrol sağlamak için yapılan bir yarışa dönüştü. İsrail, yüksek rakımlı bölgeler ve geçiş eksenleri üzerinde ateş gücü üstünlüğü sağlamaya çalışırken, İsrail, ikmal hatlarını kesmek ve savaş alanlarını izole etmek amacıyla geniş bir askeri manevra ile sahada yaygın bir varlık göstermeye çalışıyor; ancak şimdiye kadar hiçbir eksende tam bir sonuç alınamadı.

İsrail’in geleneksel çatışma kurallarını aşarak, Lübnan'ın güneyindeki saldırıları doğrudan askeri hedeflerin ötesine geçti ve uluslararası hukuka göre tarafsız olması gereken kurumları vurmaya başladı. Bu kurumlar arasında sağlık görevlileri ve gazeteciler ile savaşa katılmayan Lübnan Ordusu ve UNIFIL güçleri de yer alıyor.

Lübnan Ordu komutanlığı dün, İsrail’in, el-Amiriye beldesinde, el-Kuleyle-Sur yolu üzerindeki bir ordu kontrol noktasına saldırı düzenlediğini ve bunun sonucunda bir askerin şehit olduğunu ve diğerlerinin yaralandığını açıkladı. UNIFIL'den yapılan açıklamaya göre ise UNIFIL güçleri son 24 saat içinde iki kez İsrail'in hedefi oldu. Bu saldırılar sırasında bir barış gücü askeri öldü, bir diğeri ise ağır yaralandı.

 UNIFIL'den yapılan açıklamaya göre, UNIFIL güçleri 24 saat içinde iki kez İsrail'in hedefi oldu ve “bir barış gücü askeri öldürüldü, bir diğeri ise ağır yaralandı.”