Fransa'da halk cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gidiyor

Seçimin ikinci turunda Fransız seçmenlerin büyük bölümü Le Pen'in iktidarını engellemek için Macron'a oy vereceğini söylüyor.

Fransa cumhurbaşkanı adayları,  Emmanuel Macron ve Marine Le Pen (AFP)
Fransa cumhurbaşkanı adayları, Emmanuel Macron ve Marine Le Pen (AFP)
TT

Fransa'da halk cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gidiyor

Fransa cumhurbaşkanı adayları,  Emmanuel Macron ve Marine Le Pen (AFP)
Fransa cumhurbaşkanı adayları, Emmanuel Macron ve Marine Le Pen (AFP)

Fransa'da yarın yapılacak cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turu için geri sayım başladı.
Seçmen sayısının 48,7 milyon olduğu ülkede cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda, mevcut Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile aşırı sağcı aday Marine Le Pen yarışacak. Seçimin galibi, 5 yıl boyunca Fransa'yı yönetecek yeni cumhurbaşkanı olacak.
Oy kullanma işlemi Fransa'nın ana kara topraklarında, yerel saatle 08.00'de başlayacak ve 19.00'da sona erecek. Büyük kentlerde yerel saatle 20.00'ye kadar oy kullanılabilecek.
Araştırma şirketleri sandıkların kapanmasından itibaren seçimin tahmini sonuçlarını vermeye başlayabilecek. Resmi sonuçlar ise Anayasa Mahkemesi tarafından 27 Nisan'da açıklanacak.
Seçimi kazanan aday 13 Mayıs'a kadar cumhurbaşkanlığı görevini devralacak.

Mevcut Cumhurbaşkanı Macron
Fransa'da 2017'de ülke tarihindeki en genç cumhurbaşkanı olarak iktidara gelen Macron'un dönemine, sarı yelekliler hareketi ve Müslümanları hedef alan yasa damga vurdu.
Macron'un vaatleri arasında, cumhurbaşkanı seçilmesi halinde yeni başbakanının iklim konularından doğrudan sorumlu olması yer alıyor. Macron ayrıca emeklilik maaşının en az 1100 avro olması gerektiğini belirtiyor.

Üçüncü kez cumhurbaşkanı adayı olan Le Pen
Cumhurbaşkanı seçiminde 3. kez aday olan Le Pen, seçilirse göç konusunda yeni bir yasa çıkarmayı ve bunun için referandum düzenlemeyi hedefliyor.
Aşırı sağcı aday Le Pen, ayrıca kamuya açık alanlarda başörtüsünü yasaklamayı vadediyor.

"2017'deki cumhurbaşkanı seçiminin tekrarı" yorumu
AA muhabiri yarın sandığa gidecek ülkede, başkent ve banliyösünde seçmene mikrofon uzattı.
60 yaşındaki Tunus asıllı Fransız vatandaşı Abbes Lamjed, Le Pen ve Macron'un ikinci tura kalmasının öngörülür bir şey olduğuna değindi.
Lamjed, anketlerin, Le Pen'in cumhurbaşkanı seçiminde yüzde 50'yi geçemeyeceğini ortaya koyduğunu belirterek, "Bu ülkede, genel siyasi düşünce aşırıcı değil." dedi.
24 yaşındaki Anne Flavie, seçimin ikinci turunu, 2017'de Le Pen ve Macron'un yarıştığı cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turuna benzeterek, "Sorun şu ki, Le Pen'in seçmeni, Macron'unkinden daha kararlı." ifadesini kullandı.
Flavie, Macron'un Le Pen'e oy vermek istemeyen seçmenin oyunu toplayacağını ancak Macron seçilirse insanların çok memnun olmayacağı yorumunu yaptı.
Le Pen'e atfen "En kötüsünden kaçınıyoruz." diyen Flavie, ikinci tura başka adayların kalmış olmasını arzu ettiğini ifade etti.
Paris'in banliyölerinden Epinay-sur-Seine'de lise öğretmenliği yapan Juliette Pengam de aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa Hareketinin lideri Jean-Luc Melenchon ikinci tura kalsaydı, bunun ilgi çekici olabileceğini söyledi.

İkinci turda "aşırı sağın" iktidarını engellemek için Macron'a oy verecekler
Pengam, seçimi büyük farkla Macron'un kazanacağını ve çoğu insanın "aşırı sağın" iktidara gelmesini engellemek adına Macron'a oy vereceğini düşündüğünü dile getirdi.
Macron'un ikinci kez iktidar olması fikri karşısında insanların usandıklarını, okul, hastane gibi tüm kamusal alanlarda olanaksızlıkların yaşandığını belirten Pengam, Macron'un özellikle aralarında memurların da yer aldığı toplumun bir kesimini çok tatmin etmemiş olduğunu kaydetti.
Paris'in banliyösü Saint-Denis'de yaşayan müzisyen Automne Lajeat, ilk turda Melenchon'a oy verdiğini ancak Le Pen'i cumhurbaşkanı olarak hayal edemediği için ikinci turda Macron'dan yana oy kullanacağını bildirdi.
Lajeat, Macron cumhurbaşkanı seçilirse bunun, Le Pen'in olası iktidarından daha az şiddetli olacağını belirtti.
"(Le Pen) nefret ettiğim her şeyi normalleştirmeye çalışıyor, İslamofobi ve ırkçılığı." diyen Lajeat, çok farklı topluluklardan insanların bir arada yaşadığı bir Fransa'da büyüdüğünü, Le Pen'in bu ortamı muhafaza edemeyeceğini düşündüğünü aktardı.
25 yaşındaki Caroline Sourimant, bu seçimde 2017'den farklı olarak ikinci tura, Le Pen ve Macron'dan başka adayların kalmış olmasını istediğini dile getirdi.
"Keşke oy vermeye gitmesem" diye konuşan Sourimant, iki adayın da görüşlerine uymadığını söyledi.
​​​​​​​Sourimant, birçok insanın oy kullanmayacağı veya boş pusula atacağı öngörüsünde bulunarak, bu nedenle sandıktan Le Pen'i çıkmasının da bir olasılık olduğunu anlattı.



Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yayımlanan bir röportajda, önümüzdeki on yıl içinde İsrail’in Amerikan askeri yardımlarına olan bağımlılığını ‘kademeli olarak azaltmayı’ umduğunu söyledi.

Netanyahu, İsrail’in yabancı askeri yardımlara bağımlı olmamasının gerekli olduğunu vurguladı, ancak ülkenin ABD’den tamamen bağımsız hale gelmesi için kesin bir takvim vermedi.

Economist dergisine konuşan Netanyahu, “On yıl içinde askeri yardımları kademeli olarak azaltmak istiyorum” dedi. Bunun ‘zamanla sıfıra indirilmesi’ anlamına gelip gelmediği sorulduğunda ise “Evet” yanıtını verdi.

Netanyahu, son ABD ziyaretinde Başkan Donald Trump’a, İsrail’in Washington’dan yıllar boyunca aldığı askeri yardımları büyük bir takdirle karşıladığını, ancak artık güçlü hale geldiklerini ve olağanüstü yetenekler geliştirdiklerini söylediğini aktardı.

Geçtiğimiz aralık ayında Netanyahu, İsrail’in diğer ülkelere bağımlılığı azaltmak amacıyla bağımsız bir silah sanayii geliştirmek için 350 milyar şekel (110 milyar dolar) harcayacağını açıklamıştı.

2016 yılında ABD ve İsrail hükümetleri, Eylül 2028’e kadar geçerli olacak on yıllık bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Buna göre İsrail’e 38 milyar dolarlık askeri yardım sağlanacaktı. 33 milyar dolar ekipman alımları için, 5 milyar dolar ise füze savunma sistemleri için ayrılmıştı.

Geçen yıl İsrail’in savunma sanayii ihracatı yüzde 13 arttı. Bu artış, çok katmanlı gelişmiş hava savunma sistemleri de dahil olmak üzere İsrail savunma teknolojisinin büyük satın alma sözleşmeleri ile desteklendi.


Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
TT

Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)

Çin, Rusya ve İran bugün Güney Afrika sularında bir haftalık ortak deniz tatbikatına başladı. Ev sahibi ülke bu tatbikatı “deniz taşımacılığı ve denizcilik ekonomik faaliyetlerinin güvenliğini sağlamak” amacıyla gerçekleştirilen bir “BRICS Plus” operasyonu olarak nitelendirdi.

BRICS Plus, başlangıçta Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'yı içeren jeopolitik bloğun genişletilmiş halidir ve üyeleri tarafından Amerika ve Batı'nın ekonomik hakimiyetine karşı bir denge unsuru olarak görülmektedir. BRICS Plus içinde altı ülke daha bulunmaktadır.

Güney Afrika, Çin ve Rusya ile düzenli olarak deniz tatbikatları düzenlemektedir, ancak bu tatbikatlar, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile Çin, İran, Güney Afrika ve Brezilya gibi birçok BRICS Plus ülkesi arasında gerginliğin arttığı bir dönemde gerçekleşmektedir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre genişletilmiş BRICS grubu Suudi Arabistan, Mısır, Endonezya, Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni de içermektedir.

Açılış törenini yöneten Çinli askeri yetkililer, Brezilya, Mısır ve Etiyopya'nın gözlemci olarak katıldığını belirtti.

Güney Afrika Ordusu yaptığı açıklamada, "Barış İradesi 2026 tatbikatları, BRICS Plus ülkelerinin deniz kuvvetlerini, ortak deniz güvenliği operasyonları ve birlikte çalışabilirlik eğitimi için bir araya getiriyor" ifadelerini kullandı. Ortak operasyonların sözcüsü Yarbay Mbo Matipula ise Reuters'a, tüm üyelerin davet edildiğini ifade etti.

Trump, BRICS ülkelerini “anti-Amerikan” politikalar izlemekle suçluyor ve ocak ayında tüm üyelere yüzde 10'luk ek gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti.


Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
TT

Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)

Danimarkalı bir hükümet yetkilisinin Reuters’a verdiği bilgiye göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın yardımcıları perşembe günü Beyaz Saray’da Danimarka ve Grönland’dan gelen temsilcilerle görüştü. Toplantı, Trump’ın ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırma çabalarıyla paralel gerçekleşti.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkili, Danimarka'nın Washington Büyükelçisi Jesper Moller Sorensen ile Grönland’ın Washington’daki kıdemli temsilcisi Jakob Ipsboethsen’in Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilileriyle görüştüğünü belirtti.

Görüşmeler, ABD’nin son dönemde Grönland ile ilgili açıklamaları hakkında daha fazla netlik sağlama amacıyla yapıldı.

Beyaz Saray salı günü, ABD’nin Grönland’ı ele geçirme seçeneklerini değerlendirdiğini, bunun arasında Amerikan askeri gücünün de bulunduğunu açıklamıştı.

ABD’li yetkililer, bölgenin satın alınmasının da gündemde olduğunu belirtti. Trump, ABD’nin ulusal güvenliği için Grönland’a ihtiyaç duyduğunu söylüyor.

Önümüzdeki hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Washington’da Danimarkalı yetkililerle bir araya gelmesi bekleniyor.

ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırması, Trump ile Avrupa liderleri arasındaki ayrışmayı derinleştirebilir ve NATO içinde de çatlaklara yol açabilir.