Tunus’ta Nahda Hareketi kargaşa çıkarmakla itham edildi

Ülkenin muhtelif yerlerinde eş zamanlı yangınlar çıktı

Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi (EPA)
Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi (EPA)
TT

Tunus’ta Nahda Hareketi kargaşa çıkarmakla itham edildi

Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi (EPA)
Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi (EPA)

Tunus makamları, ülkenin muhtelif yerlerinde eş zamanlı çıkan yangınların sabotaj kaynaklı olma ihtimalini değerlendirerek geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Kabes bölgesindeki bir pazarda, Bin Arus bölgesindeki bir ikinci el kıyafet deposunda, Binzert’teki bir hurdalık ve Napel’de bir otelde bayramın ilk gününde eş zamanlı olarak yangınlar çıktı.  
Söz konusu yangınların sabotaj kaynaklı olabileceğinin değerlendirilmesi üzerine, yangınları kimin çıkardığının tespit edilebilmesi için geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Cumhurbaşkanı Kays Said’in destekçileri, Nahda Hareketi başta olmak üzere Said’in muhaliflerinin yangınlara sebebiyet vermiş olabileceğini iddia etti. Nahda ve muhalefetin, cumhurbaşkanını kamu yönetiminde aciz göstermek için böylesi bir komploya başvurmuş olabileceğini savunan Said destekçileri, bu yangınların kime yaradığının sorgulanması gerektiğini ve Nahda’nın kargaşa çıkarmak istediğini ifade ettiler. Öte yandan muhalefet ise, yangınların arkasında Cumhurbaşkanı Said’in destekçileri olabileceğini ve bu sayede muhalefeti suçlamak isteyebileceklerini ve partilerin kapatılması için gerekçe yaratmayı hedeflediklerini öngördü. 
Yetkililer yangınların arkasında kimlerin olduğunu bulmak için soruşturma açarken, bazı tarafsız siyasi partiler, Tunus'un geçmişte siyasi durum gerginleştiğinde birçok eş zamanlı suça tanık olduğunu hatırlatarak, söz konusu yangınların bazı terörist gruplar tarafından çıkarılmış olma ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini açıkladı. Feshedilen Meclis’teki Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu’nun başkanı Bedreddin Kamudi, “Bir gün içinde eşzamanlı olarak başlayan yangınlar yüksek ihtimalle sabotaj kaynaklıdır. Tunus halkı bu şekilde korkutulmak istenirken devlet kurumları nerede?” diye sordu.  
Ülkenin güneydoğusunda yer alan Kabes bölgesi açıklarında geçen ay akaryakıt yüklü bir gemi batmıştı. Ramazan Bayramı’nın ilk gününde geleneksel ürünlerin satıldığı pazarda çıkan yangın bölge sakinlerinin tepkisini çekti. Küçük çaplı bir protesto gösterisi düzenleyen vatandaşlar sorumluların yargılanmasını talep etti. Bazı dernekler, başka sabotaj saldırıları olabileceğini değerlendirdi ve özellikle hasat mevsimi yaklaşan buğday tarlalarının benzer saldırılara uğramaması için güvenlik önlemlerinin arttırılması çağrısında bulundu.  
Bu arada muhalif siyasi aktivistler, mevcut yönetime olan güvenin geri çekilmesi amacıyla sembolik bir işlevi olan imza kampanyası başlattı. Kampanyayı başlatanlar, ‘sosyal, ekonomik ve toplumsal sorunların çözümünde başarısız olan yönetimin istifa etmesi’ gerektiğini savundu. İnternet üzerinden başlatılan kampanyaya şu ana kadar 100 bin vatandaş imza atarak destek verdi. Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in parlamentoyu, Yüksek Yargı Konseyi’ni ve Seçim Kurulu’nu feshetme kararı almasının ardından ülkede ciddi siyasi gerginlik yaşanıyor. Nahda’nın başını çektiği muhalefet, Said’in kararlarının meşru olmadığını ve bir darbe niteliği taşıdığını savunuyor. Cumhurbaşkanı Kays Said ise aldığı kararların, kapsamlı bir reform projesi başlatılabilmesi için zorunlu olduğunu iddia ediyor.  



El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
TT

El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)

Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan dün, "ulusal uzlaşma için kapıların hâlâ açık olduğunu" teyit etti.

Burhan'ın açıklamaları, Sudan'ın bağımsızlığının 70. yıldönümünü kutlayan bir konuşma sırasında geldi; bu konuşma, bir yanda ordu ve destekleyici güçleri, diğer yanda Güney Kordofan eyaletindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve müttefikleri arasında şiddetli çatışmaların devam ettiği bir dönemde yapıldı.

Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde yapılan bir video kaydında Burhan, “Zafer geliyor… Biz Sudanlılar, isyancıların, hainlerin ve ülkemizde fitne çıkaranların kovulmasını kutlamak için burada tekrar toplanacağız” dedi. Sözlerine şöyle devam etti: “Ulusal uzlaşma için kapılar açık kalmaya devam ediyor. Milletin ve gerçeğin sesine katılmak isteyen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz. Vatan, vatandaşlık, barış ve adalet devleti kurmak için gayretle çalışacağız.”

Aynı vesileyle, Hızlı Destek Kuvvetlerine bağlı paralel hükümetin Başbakanı Muhammed Hasan et-Taişi "seküler demokratik bir sivil anayasaya uygun olarak yeni bir toplumsal sözleşmenin oluşturulması yoluyla gücü ve zenginliği adil bir şekilde yeniden dağıtan, merkezi olmayan bir yönetim sisteminin kurulmasının önemini" vurguladı.


Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
TT

Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)

Güney Geçiş Konseyi'ne (STC) bağlı güçler, Yemen hükümetinin Vatan Kalkanı güçlerine çeşitli askeri bölgeleri teslim etmeye başladı.

Bazı Yemenliler, STC'nin bu eylemlerini bir oyalama taktiği olarak görüp şüpheyle yaklaşırken, diğerleri geri çekilmeyi bir dizi sonraki adımın ilk aşaması olarak yorumluyor.

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi, kararın etrafından dolaşılmaması konusunda uyararak, aldığı kararların "gerilimi artırma arzusunu ifade etmediğini, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini muhafaza etme görevine yönelik yasal ve ahlaki bir yanıtı temsil ettiğini, başta iktidarın devredilmesi ve Riyad Anlaşması olmak üzere, gerilimi azaltma ve uzlaşma için tüm fırsatların tüketilmesinin ardından alındığını" vurguladı.

Hadramut'taki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, "Vatan Kalkanı"nın "Geçiş Konseyi"nden bazı pozisyonları devraldığını doğruladı ve bu operasyonun iki taraf arasında yapılan görüşmelerin sonucu olduğunu belirtti.

Bu arada, Reuters'ın Suudi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Yemenlilerin "yapay kriz" olarak nitelendirdiği durum nedeniyle Aden'deki hava trafiği durduruldu. Bu kriz, Geçiş Konseyi'ne bağlı bir bakanın, hükümetin Birleşik Arap Emirlikleri'ne gidiş-dönüş uçuşlarına kısıtlama getirme talimatı doğrultusunda aldığı önlemlerden kaynaklanmıştı.


Ortodoks Patriği: Suriyeli Hristiyanların yabancı korumaya ihtiyacı yok

Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
TT

Ortodoks Patriği: Suriyeli Hristiyanların yabancı korumaya ihtiyacı yok

Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)
Çocuklar, Halep'in kuzeyindeki kırsal kesimde, Azez kenti yakınlarındaki bir mülteci kampında karda oynuyor (Reuters)

Antakya ve Tüm Doğu Rum Ortodoks Patriği X. John Yazigi, Suriye'deki Hristiyanların koruma arayışında olmadığını belirterek, ülkeyi korumak ve inşa etmek için tüm vatandaşlar arasında ortaklığa ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Patrik X. John, dün Şam'daki Meryem Katedrali'nde Yeni Yıl vesilesiyle yönettiği ayinde, "Suriye'deki Hristiyanların dış korumaya ihtiyacı yok ve onlar Suriye ulusal dokusunun ayrılmaz bir parçasıdır ve Suriye toplumunun tüm kesimlerinden ortaklarıyla birlikte vatanlarını savunmaya devam edeceklerdir" dedi. Bu sözler, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "Suriye'deki Hristiyan ve Dürzi azınlıkları koruma" konusundaki son açıklamalarına dolaylı bir yanıt gibi görünüyordu.

Diğer yandan Suriye yetkilileri dün, çarşamba gecesi Halep'te güvenlik güçlerine mensup bir kişiyi öldüren intihar bombacısının "DEAŞ" örgütüne mensup olduğunu açıkladı. Yetkililer, örgütün Yeni Yıl kutlamaları sırasında "kilise ve sivil toplantıları" hedef alan saldırılar planladığını belirterek, "sıkı güvenlik önlemleri" aldıklarını duyurdu.