Libya’da İstikrar Hükümeti, Temsilciler Meclisi’ne bütçe teklifi sunmaya hazırlanıyor

BM Temsilcisi Williams, Kahire'deki ‘seçimlerin anayasal zemini’ görüşmelerinin bu ayın 15’inde sürdürüleceğini açıkladı.

Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams, Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri ile bir araya geldi. (BM Misyonu)
Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams, Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri ile bir araya geldi. (BM Misyonu)
TT

Libya’da İstikrar Hükümeti, Temsilciler Meclisi’ne bütçe teklifi sunmaya hazırlanıyor

Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams, Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri ile bir araya geldi. (BM Misyonu)
Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams, Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri ile bir araya geldi. (BM Misyonu)

Libya'da Fethi Başağa liderliğindeki İstikrar Hükümeti, ilk bütçe teklifini Temsilciler Meclisi’ne sunmaya hazırlanıyor. Temsilciler Meclisi üyeleri pazartesi günü ülkenin doğusundaki Tobruk’ta toplanacak. Birleşmiş Milletler Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams, Libya Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi'nin temsilcileri tarafından oluşturulan Ortak Komite’nin Kahire'deki ikinci tur toplantılarının bu ayın 15’inde düzenleneceğini açıkladı. 
İstikrar Hükümeti Maliye Bakanı Üsame Hammad, 94,8 milyar dinar tutarındaki genel bütçe kanun teklifini Meclise sunmak üzere hazırladıklarını duyurdu. Hammad, 2022 Genel Bütçe Kanun Teklifi’nin 41,7 milyar dinarının maaş ödemeleri, 17,7 milyarının da idari giderler için belirlendiğini belirtti.  
Meclis kaynaklarından alınan bilgiye göre Temsilciler Meclisi’nin bir sonraki resmi oturumunda, Başağa hükümeti tarafından sunulan bütçe teklifinin yanı sıra memur ve güvenlik görevlilerinin maaşlarının birleştirilmesi ve Kahire’de ‘seçimler için anayasal zemin bulma’ amacıyla gerçekleştirilecek toplantılar görüşülecek. Meclis oturumunun bu ayın 15’inde ikinci turu başlayacak olan Kahire görüşmelerinden önce gerçekleşmesi planlanıyor.  
Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Stephanie Williams dün akşam, Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Başkanı Halid el-Mişri ile görüştü. Görüşmenin ardından açıklama yapan Williams, Mişri’ye Kahire toplantılarıyla ilgili bilgi verdiğini ve Mişri’nin de DYK’nın ‘seçimler için anayasal zemin bulunması’ yönündeki çabaları tamamıyla desteklediğini vurguladığını bildirdi. Mişri de Devlet Yüksek Konseyi’nin, siyasi tıkanıklığın aşılması ve seçimler için bir uzlaşı sağlanmasını istediğini, halkın talebinin de bir an önce adil ve şeffaf bir şekilde seçimlerin yapılması olduğunu ve bu uğurda çaba gösterdiklerini söyledi. Williams ayrıca Temsilciler Meclisi Başkan Yardımcısı Fevzi en-Nuveyri ile de cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin yapılabilmesi gündemiyle bir görüşme gerçekleştirdi. İtalya’nın Libya Büyükelçisi Giuseppe Buccino ile de Trablus’ta bir araya gelen Williams, görüşmede Libya’daki son durumu değerlendirdiklerini ve zorunlu olan seçimlerin yapılabilmesi için Kahire toplantılarının önemi konusunda hemfikir olduklarını ifade etti.  
İstikrar Hükümeti Başbakanı Fethi Başağa, Libya'nın Sirte ilinde terör örgütü DEAŞ’a karşı, ABD ve İngiltere’nin öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon’un desteğiyle yürütülen El-Bunyan el-Mersus operasyonlarının başlatılmasının 6’ıncı yıl dönümünde, ABD ve İngiltere’ye teşekkür etti. Twitter hesabından açıklamada bulunan Başağa, ‘’Ne zaman kendi aramızda çatışsak terör kendine bir yol buluyor. Libyalıların birlik olmaları teröristler ve aşırılık taraftarlarıyla mücadelede en büyük silahtır, birlik olarak onurumuzu koruyabiliriz” ifadelerini kullandı.  
Geçici Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ise Twitter hesabından “DEAŞ’ı yenen kahramanlar, cesaret ve vatan sevgisinin destanını yazdılar” diye yazdı. Mısrata’nın ileri gelenlerini kabul eden Dibeybe, Başkanlık Konseyi Muhammed el-Menfi'nin Doğu ve Batı arasında kapsamlı bir barış ve uzlaşı çağrısına atıfla şunları söyledi:
“Bizler uzlaşı ve barışı istiyoruz. Ancak aşağılayıcı bir barışı kabul edecek değiliz. Bizler ülkenin ele geçirilmesi projesine karşı çıktık. Savaşı onlar başlattı çünkü fitne yapmak istediler. Mısrata, Trablus ve Libya’yı savunan şehitlerimizi unutmayacağız.”  



Gruplar Gazze'yi yeni bir savaştan kurtarmak konusunda anlaştı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
TT

Gruplar Gazze'yi yeni bir savaştan kurtarmak konusunda anlaştı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)

İsrail, 10 Ekim'de yürürlüğe giren Gazze Şeridi'ndeki ateşkeste ihlallerini artırırken, müzakere sürecine katılan ve halen katılmakta olan Hamas ve Filistinli grupların kaynakları, liderlerinin arabulucuların İsrail'i anlaşmanın şartlarına uymaya ve anlaşmayı uygulamaya zorlama konusunda yetersiz ve aciz olduğunu düşündüğünü söylüyor.

Arabulucular ve diğer taraflarla devam eden iletişimin birçok ayrıntısına ve perde arkasına aşina olan kaynaklar, Şarku'l Avsat'a, Filistinli grupların bu ihlaller konusunda sabırlarının tükenmekte olduğu konusunda hemfikir olduklarını, ancak aynı zamanda bu ihlallere askeri olarak yanıt verme kapasitelerinin olmadığını da kabul ettiklerini söyledi.

Kaynaklar, savaşa geri dönme ihtimalinin ortadan kaldırılması gerektiği konusunda görüş birliği olduğunu belirtiyor.


Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
TT

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

İsrail ve Hamas arasında iki yıldan uzun süredir devam eden kanlı savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek olmak için dün Paris'te binlerce kişi gösteri düzenledi.

Organizatörlerin yaklaşık 50 bin, Paris polisinin ise yaklaşık 8 bin 400 kişi olduğunu tahmin ettiği kalabalık, "Gazze, Gazze, Paris seninle" ve "Paris'ten Gazze'ye direniş!" gibi sloganlar atarak yürüdü. Filistin bayrakları ve "Filistin, sessiz kalmayacağız" ve "Soykırımı durdurun" yazılı pankartlar taşıdılar.

Yürüyüşe, başta Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon olmak üzere birçok sol görüşlü siyasi isim katıldı.

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Anne Tuyon, ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden yedi hafta sonra AFP'ye yaptığı açıklamada, "Henüz hiçbir şeyin yolunda olmadığını unutmamalıyız" dedi. Dernek, gösteriye çağrıda bulunan 80 STK, siyasi parti ve sendikadan biri.

frgt
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

"Ateşkes sadece bir sis perdesi... İsrail bunu her gün ihlal ediyor, Gazze'ye insani yardımların girmesini engellemeye devam ediyor ve Gazze'deki altyapıyı ve evleri yıkmaya devam ediyor. Kalıcı bir ateşkes ve soykırımın sona ermesini talep ediyoruz."

ABD'nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden "sarı hat"ın gerisine çekildi ve bu hat, İsrail'e bölgenin yüzde 50'sinden fazlasının kontrolünü hâlâ sağlıyor.

Ancak, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasının ardından patlak veren savaşta ateşkes son derece kırılgan olmaya devam ediyor.

Anne Tuyon, "İsrail'in uluslararası hukuka uymasını sağlamanın tek yolu yaptırımlar uygulanmasıdır" diyerek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin "eşi benzeri görülmemiş boyutlara" ulaştığı "yerleşim faaliyetlerindeki şaşırtıcı hızlanma"yı kınadı.

Tam adını vermek istemeyen 72 yaşındaki Saliha, Gazze'deki "soykırıma" karşı düzenlenen bir yürüyüşe katılmak için geldiğini söyledi.

"Tüm insanlık çaresizce izliyor. Bu tam bir dokunulmazlık," diyerek, "İnsanların bunu görüp de hiçbir şey yapamaması son derece şok edici. Yapabileceğimiz tek şey seferber olmak" ifadelerini kullandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen 42 yaşındaki Bertrand ise perşembe günü işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin'de İsrail polisi ve ordusunun ortak operasyonunda öldürülen iki adamın videolarının da kanıtladığı gibi, "katliam ve soykırımın devam ettiğini" söyledi. Birleşmiş Milletler, "bir başka yargısız infaz gibi görünen" olayın soruşturulması çağrısında bulundu.

Protestocular, ekonomik ve mali yaptırımların olmaması nedeniyle, "Sokaklarda ve seçilmiş yetkililer aracılığıyla baskı yapmaya devam etmeliyiz" diye düşünüyor.


İsrail'in saldırıları, Lübnan halkının günlük hayatını felç ediyor

Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
TT

İsrail'in saldırıları, Lübnan halkının günlük hayatını felç ediyor

Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)

Lübnanlılar, hayatlarını kritik bir dönemeçte kısıtlayan bir belirsizlik dönemi yaşıyor. Genel ruh halleri iki tarihte birleşiyor. Bunlardan birincisi dün başlayan ve 2 Aralık 2025'te sona erecek olan Papa XIV. Leo'nun Beyrut ziyareti, ikincisi yıl sonuna kadar Hizbullah'ın silahlarını teslim etmesi sorununu çözmek için ABD tarafından verilen sürenin dolduğu son tarih.

Bu iki uç nokta arasında, bölgeler, mezhepler ve sınıflar arasında ortak bir endişe hali hakim. Bu durum, yurtdışında yaşayanlar ve yerel halkın ifadeleriyle de açıkça görülüyor. Artık siyasi takvimler, seyahatten işe ve kutlamalara, günlük planlara kadar kişisel kararların ritmini belirliyor.

Psikolog Dr. Davud Ferec, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Lübnan halkı, belirleyici anlar olarak gördükleri iki takvimle meşgulken şu anda savaş kaygısının doruk noktasını yaşıyor” diyerek durumu kendi yorumuyla açıklıyor.

Dr. Ferec, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Genel olarak, kararın halkın elinde olmadığı, halkın kararı etkileme gücünün olmadığı, halkı koruyacak önleyici planların olmadığı ve halkın güvenlik hissi verecek psikolojik alternatiflerin olmadığı kanısı var. Bu yüzden beklemek bir yaşam biçimi haline geliyor.”