Kral Selman, Burundi Devlet Başkanı'ndan yazılı bir mesaj aldıhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3643101/kral-selman-burundi-devlet-ba%C5%9Fkan%C4%B1ndan-yaz%C4%B1l%C4%B1-bir-mesaj-ald%C4%B1
Kral Selman, Burundi Devlet Başkanı'ndan yazılı bir mesaj aldı
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, Burundi Devlet Başkanı Evariste Ndayishimiye’den ikili ilişkiler ve çeşitli alanlarda her düzeyde bu ilişkileri desteklemenin ve geliştirmenin yolları hakkında yazılı bir mesaj aldı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan bin Abdullah, dün (Perşembe) Burundi Dışişleri Bakanı Albert Shingiro’yu Riyad'daki Dışişleri Bakanlığı binasında kabul ettiğinde mesajı teslim aldı. Bakanlar iki ülke arasındaki ikili ilişkileri ve bunları çeşitli alanlarda geliştirmenin yollarını ele alırken, ortak çıkarları ilgilendiren bölgesel ve uluslararası meseleler hakkında da görüş alışverişinde bulundu.
Görüşmenin başlangıcında, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Burundi Dışişleri Bakanı'nın Krallığın Expo 2030'a ev sahipliği yapma talebine verdiği destek için teşekkür etti.
Suudi Arabistan, GSYH'sinin yaklaşık altıda birine ulaşan dijital ekonomisiyle Ulusal Günü'nü kutluyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/suudi-arabistan/5321527-suudi-arabistan-gsyhsinin%C2%A0yakla%C5%9F%C4%B1k-alt%C4%B1da-birine%C2%A0ula%C5%9Fan-dijital
Suudi Arabistan, GSYH'sinin yaklaşık altıda birine ulaşan dijital ekonomisiyle Ulusal Günü'nü kutluyor
Kral Selman, Riyad'dan koronavirüs salgını sırasında G20 liderlerinin olağanüstü sanal zirvesine başkanlık ederken (SPA)
Ülkenin farklı bölgeleri birleştiğinde mesafeler günlerle ölçülüyor, telgraf ise devletin uzak noktalarla iletişim kurmasını sağlayan araçlardan biri olarak kullanılıyordu. Bugün Suudi Arabistan, Ulusal Günü'nü karşılarken bilgi saniyenin çok küçük bir bölümünde aktarılıyor; vatandaşlar, geçmişte bir yolculuk, dosya ve bekleme gerektiren işlemleri artık telefonları üzerinden gerçekleştirebiliyor. Bu günlük tablonun arka planında ise dijital ekonominin giderek büyüyen ağırlığı bulunuyor. Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı'na göre dijital ekonominin gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı 2025'te yaklaşık yüzde 16'ya ulaştı. Bu oran, Suudi ekonomisinin yaklaşık altıda birine karşılık geliyor.
Suudi Arabistan'ın 2026'yı “Yapay Zekâ Yılı” ilan ettiği bir döneme eş zamanlı olarak Ulusal Gün kutlamaları, ülkenin birleşme sürecini hatırlamanın yanı sıra, geleceğin ekonomik güç kaynaklarına da bakma fırsatı sunuyor. Mevcut dönüşüm, Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın öncülük ettiği kalkınma sürecine dayanıyor. Bu süreçte teknoloji; yönetişimde verimlilik, iş dünyasının büyümesi, insan kaynağının geliştirilmesi ve Krallığın bilgi ekonomisinden daha büyük pay alma hedefinde merkezi bir konum elde etti.
Nisan 2016'da Kral Selman başkanlığındaki Suudi Bakanlar Kurulu, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın hazırlık ve uygulama sürecini takip ettiği “Suudi Arabistan 2030 Vizyonu”nu kabul etti. Vizyon, dijital dönüşümü ekonominin çeşitlendirilmesi ve harcama ile hizmetlerde verimliliğin artırılmasını hedefleyen daha geniş bir projenin parçası haline getirdi. Böylece ağlara yapılan yatırımlar, süreçlerin iyileştirilmesi, sistemlerin geliştirilmesi ve özel sektöre alan açılmasıyla birlikte ilerledi. Bu süreçlerin bir araya gelmesiyle kamu kurumları birbiriyle bağlantılı hizmetler sunabilir, vatandaş ve işletmeler için sağlanan zaman ve emek tasarrufu ölçülebilir hale geldi.
Riyad'da planlanan kapasitesi 480 megavat olan “Hexagon” veri merkezinin temel atma töreninden.
Koronavirüs salgını, bu yatırımları somut bir sınavdan geçirdi. 26 Mart 2020'de Kral Selman, Riyad'dan G20 liderlerinin olağanüstü sanal zirvesine başkanlık etti. Dünyanın dört bir yanında seyahat kısıtlamaları havalimanlarını ve toplantı salonlarını kapatırken, ekranlar üzerinden gerçekleştirilen zirve, yüz yüze görüşmenin mümkün olmadığı bir dönemde dijital altyapının çalışma ve iletişimin sürdürülmesine nasıl katkı sağlayabileceğini gösterdi.
Aynı yıl Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Ulusal Veri ve Yapay Zekâ Stratejisi'ni Suudi Arabistan'ın bu alanda küresel bir model olma hedefiyle ilişkilendirdi. Ardından girişimler, kurumlar ve şirketler peş peşe ortaya çıktı. Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu'nun geçen mart ayında 2026'yı “Yapay Zekâ Yılı” ilan etmesiyle, bu süreç yeni bir aşamaya taşındı. Bu süreklilik, büyük hedeflerin hükümet, yatırım ve eğitim alanlarına yayılan programlara dönüştüğünü ve bunların ulusal teknoloji üretme ve kullanma kapasitesini artırma hedefinde buluştuğunu gösteriyor.
Vatandaşlar bu dönüşümü “Absher” platformu üzerinden belge yenileme, “Najez” aracılığıyla adli işlemleri takip etme ve “Nafath” üzerinden farklı kurumların hizmetlerine erişme gibi uygulamalarda doğrudan deneyimleyebiliyor. Bu hizmetler, vatandaş ile kamu hizmeti arasındaki ilişkiyi değiştirdi. Çok sayıda işlem artık kamu kurumlarının çalışma saatleri dışında da gerçekleştirilebiliyor; belgeleri bir ofisten diğerine taşıma ihtiyacı azalırken, kurum merkezlerinden uzakta yaşayanların işlemlere erişimi kolaylaştı.
Dijital dönüşüm sağlık alanına da “Sehhaty” hizmetleriyle, belge ve çeşitli kamu hizmetlerinin bir araya getirildiği “Tawakkalna” platformuyla uzandı. Kullanıcının ekranda gördüğü her işlemin arkasında ise kayıtların birbirine bağlanması, kimlik doğrulama, bilgilerin korunması ve sistemlerin kesintisiz çalışmasının sağlanması gibi daha az görünür süreçler bulunuyor. Dijital devlet uygulamalarının ekonomik etkisi de burada ortaya çıkıyor: İşlemlerin birey ve işletmeler açısından maliyetini düşürürken yazılım, siber güvenlik, sistem işletimi ve yerel uzmanlık alanlarında talep oluşturuyor.
Mağazalarda elektronik ödemeler de satış hareketlerinin bir bölümünü değiştirdi. Ödeme, teslimat ve dijital platformların entegrasyonu e-ticaretin büyümesine katkı sağladı. Böylece küçük bir işletme ürünlerini mahalle veya şehir dışındaki müşterilere ulaştırabilir, stok ve ödemelerini dijital araçlarla yönetebilir hale geldi. Bu kullanımlar, dijital ekonominin ticaret, ulaştırma, finans ve sağlık gibi alanlara nasıl yayıldığını ve etkisinin yalnızca teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor.
Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı, ülkedeki iletişim ve bilgi teknolojileri pazarının büyüklüğünü 2025'te yaklaşık 53 milyar dolar (199 milyar riyal) olarak tahmin ediyor. İletişim ve bilgi teknolojileri pazarının büyüklüğü ile dijital ekonominin GSYH'ye katkısı aynı kavramlar değil; dijital ekonomi, farklı ekonomik sektörlere yayılan dijital faaliyetleri de kapsıyor. Bu etkinin şirketlerin ağ, yazılım ve dijital hizmet kullanımının genişlemesinde görülmesi, üretimin ve müşterilere erişimin artmasına katkı sağlıyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, geçmişte daha büyük yatırım ve uzmanlık gerektiren araç ve teknolojilere erişim sağlayarak bu dönüşümden yararlanıyor.
Güveni sağlayan ve hizmetleri birbirine bağlayan kurumlar
Dijital faaliyetlerin genişlemesi, ilişkileri düzenleyen ve sistemi koruyan kurumsal yapıların oluşturulmasını da gerektirdi. Suudi Ulusal Siber Güvenlik Kurumu, siber güvenlik alanında ulusal otorite rolünü üstlenirken, Suudi Veri ve Yapay Zekâ Kurumu (SDAIA) veri ve yapay zekâ çalışmalarını yürütüyor. Dijital Hükümet Kurumu ise kamu dijital hizmetlerini düzenliyor ve bunların entegrasyonunu geliştiriyor. Bu görevlerin birbirini tamamlaması sayesinde hizmetler kimlik, veri ve güvenlik altyapılarıyla bağlantılı hale geliyor ve kurumların vatandaşlara güvenilir deneyimler sunma kapasitesi artıyor.
Dönüşümün coğrafi bir adresi de bulunuyor. Riyad'ın kuzeyindeki “Dijital Şehir”, aralarında Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı'nın da bulunduğu çeşitli kurum ve şirketlerin ofislerini bir araya getiriyor. Bu yapı, çok sayıda işlemin kâğıda ihtiyaç duyulmadan yürütüldüğü ekonominin somut görüntüsünü sunuyor. Dijital hizmetlerin arkasında çalışan ekipler, yan yana faaliyet gösteren şirketler ve bilgi paylaşımı ile uzmanlıkların bütünleşmesini gerektiren bir ekosistem bulunuyor.
Riyad'da düzenlenen “LEAP 2026” konferansından bir görüntü (SPA).
Üretim kapasitesi oluşturan Suudi şirketleri
Pazarın olgunlaşmasıyla yatırımlar, dijital sektörün farklı aşamalarında ulusal kapasite oluşturulmasına yöneldi. Bu noktada, Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığındaki Suudi Kamu Yatırım Fonu'nun ekonomik çeşitlendirmeyle bağlantılı fırsatları hedefleyen şirketlerin kurulmasındaki rolü öne çıkıyor.
Suudi Arabistan Bilgi Teknolojileri Şirketi (SITE), güvenli teknoloji çözümleri, siber güvenlik ve bulut hizmetleri alanındaki faaliyetleriyle bu sürecin bir örneğini oluşturuyor. Sistemlerin korunması ve işletilmesine ilişkin uzmanlık, böylece hem ticari faaliyet hem de insan kaynağının geliştirilmesi ve ürün oluşturulması için bir alana dönüşüyor.
Mayıs 2025'te kurulan ve yönetim kurulu başkanlığını Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın yürüttüğü “Humain” ise veri merkezleri ve bulut bilişimi yapay zekâ modelleri ve uygulamalarıyla buluşturmayı amaçlıyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu kapsamda “Allam” gibi dil modelleri, “Humain Chat” gibi sohbet uygulamaları ve küresel teknoloji şirketleriyle ortaklıklar bulunuyor.
Burada Arapça, ekonomik açıdan da önem kazanıyor. Arapçayı anlama ve içeriğini işleme kapasitesi, kurumların ve kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun hizmetlerin geliştirilmesine katkı sağlarken, Arapça bilginin yapay zekâ ürünlerindeki varlığını da artırıyor.
Bu ürünlerin geliştirilmesi; veri kalitesi, cevapların doğruluğu ve yerel bağlamların anlaşılması konusunda araştırmaların yanı sıra kurumlarda kullanım testlerini gerektiriyor. Bu durum araştırmacılar, üniversiteler ve özel sektör arasında iş birliğine, sağlık, sanayi ve hizmetler alanındaki uzmanlığın yararlı uygulamalara dönüştürülmesine imkân sağlıyor. Dil alanına yapılan yatırım da daha geniş Arap pazarlarına hizmet edebilecek Suudi uzmanlığının geliştirilmesi için bir fırsat oluşturuyor.
Hızlı cevabın arkasındaki büyük endüstri
Telefon ekranında birkaç saniye içinde görünen yapay zekâ cevaplarının arkasında geniş bir altyapı ve uzmanlık ağı bulunuyor. Bu cevaplar işlemciler, ağlar, depolama sistemleri, elektrik ve soğutma altyapısına dayanıyor. Bu nedenle veri merkezleri, yapay zekâ ekonomisinin temel altyapılarından biri olarak öne çıkıyor.
Suudi Arabistan, veri merkezi yatırımlarında enerji kaynakları, sermaye, coğrafi konum ve büyüyen yerel talep avantajlarına dayanıyor; aynı zamanda ileri teknolojilere erişim sağlayacak ortaklıklar kuruyor.
Riyad'da bu yılın başlarında SDAIA'ya ait ve planlanan kapasitesi 480 megavat olan “Hexagon” veri merkezinin temeli atıldı. Uygulama aşamasına geçen proje, sistemlerin ve bilgi işlem kapasitesinin barındırılmasında hedeflenen genişlemenin boyutunu gösteriyor. Aynı zamanda dijital devlet ve yapay zekâ alanındaki gelişmenin inşaat, enerji, telekomünikasyon ve uzmanlaşmış işletme faaliyetlerinin birlikte yürütüldüğü büyük maddi yatırımlara ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.
Önümüzdeki aylarda yerel bulut bilişim seçeneklerinin genişlemesi bekleniyor. Microsoft, “Suudi Doğu” veri merkezi bölgesini gelecek kasım ayından itibaren kullanıma açacağını açıklarken, Amazon Web Services (AWS) de Krallık'taki ilk bulut bölgesini bu yıl aralık ayında başlatacağını duyurdu. Bu bölgeler, kurumlara verilerini yerel olarak barındırma ve uygulamalarını çalıştırma konusunda daha geniş seçenekler sunarken, dünya genelindeki işletmeler tarafından kullanılan platform ve araçlardan yararlanma imkânı sağlıyor.
Bu yatırımların yerel üretimle bağlantısı, Amazon ile Humain arasındaki genişleyen iş birliğinde de görülüyor. İş birliğinin bir ayağında “Allam” modelinin “Bedrock” platformu üzerinden kullanıma sunulması yer alıyor. Bu ortaklık, yerel geliştiricileri küresel dağıtım platformlarıyla buluşturuyor. Bu bağlantının değeri, müşterilerin belirgin ihtiyaçlarına cevap veren ürünlerle birleştiğinde daha da artıyor.
“LEAP”... yatırımlar pazara yöneliyor
Eylül ayının başında Riyad'da sona eren beşinci “LEAP” konferansı, bu hareketliliğin yoğunlaşmış bir görüntüsünü sundu. Şarku’l Avsat’ın Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'dan aktardığı verilere göre yatırım ve lansmanların toplamı yaklaşık 15 milyar dolara ulaştı. Bu toplam, süreleri ve niteliği birbirinden farklı duyuruları kapsıyor; ekonomik etkileri ise projelerin hayata geçirilmesi ve ürünlerin pazara sunulmasıyla ortaya çıkacak.
Örneğin Al Moammar Information Systems, konferansın ikinci günündeki duyurular kapsamında veri merkezi kapasitesini 192 megavata çıkarmak için 1,2 milyar dolarlık yatırım açıkladı. Bilgi işlem altyapısını içerikle buluşturan bir diğer adımda ise Adobe, yapay zekâ destekli yaratıcılığı geliştirmek amacıyla Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı ile Humain arasındaki ortaklığını genişletti.
Bu örnekler, fırsat alanlarının altyapı inşasından tasarımcıların, içerik üreticilerinin ve işletmelerin kullandığı araçların geliştirilmesine kadar genişlediğini gösteriyor. Konferansın önemi aynı zamanda yatırımcı, geliştirici, tedarikçi ve müşteriyi aynı yerde buluşturmasından kaynaklanıyor. Bir girişimin pazara erişim fırsatına, üreticinin ortaklara ve alıcılara, bilgi işlem projesinin ise kapasitesini kullanacak uygulamalara ihtiyacı bulunuyor. Bu ilişkiler sözleşmelere ve sürekli ticari faaliyetlere dönüştüğünde konferansın etkisi, etkinlik günlerinin ötesine taşınıyor; şirketlerde ve yerel uzmanlığın geliştirilmesinde kendini gösteriyor.
Ekonominin merkezinde insan
Veri merkezleri ve projeler büyük ilgi görse de başarıda belirleyici unsurlardan biri insan olmaya devam ediyor. Dijital ekonomi modeli geliştiren araştırmacıya, sistemi çalıştıran mühendise, verileri koruyan uzmana, öğrenciyi hazırlayan öğretmene ve fikri hizmete dönüştüren girişimciye ihtiyaç duyuyor.
Bu açıdan eğitim, mesleki gelişim ve üniversite ortaklıkları teknoloji yatırımlarıyla doğrudan bağlantılı hale geliyor. Gençlerin ve kadınların bu alanlara katılımı, beklenen kalkınma getirisinin bir parçasını oluşturuyor. Aynı durum mevcut meslekler için de geçerli. Doktor, avukat, muhasebeci ve mağaza sahibi, yeni araçlardan yararlanabilmek ve bunların ürettiği sonuçları değerlendirebilmek için yeni becerilere ihtiyaç duyuyor.
Bu bilgi birikimi genişledikçe teknolojinin verimli günlük kullanımlara aktarılması için daha fazla fırsat ortaya çıkıyor. Aynı zamanda Arapça içerik, araştırma-geliştirme ve yerel ihtiyaçlardan hareketle geliştirilen, daha sonra bölge dışındaki pazarlara da açılabilecek Suudi çözümleri için alan genişliyor.
2030'daki 100. Ulusal Gün'e doğru
Suudi Arabistan 2030'da 100. Ulusal Günü'nü karşıladığında, bu dönemin sonuçlarını geliştirdiği ürünlerin niteliği, oluşturduğu istihdam, yerelleştirdiği bilgi ve bunun insanların yaşamı ile şirketlerin rekabet gücü üzerindeki etkisi üzerinden değerlendirmek mümkün olacak.
Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın öncülüğünde Vizyon 2030 ile hız kazanan süreç, Suudi ekonomisine teknoloji üretimine ve teknolojinin kullanım alanlarını şekillendirmeye daha fazla katılabileceği bir alan açıyor.
Ülkenin uzak bölgelerine haber taşıyan telgraftan, bilgiyi işleyip ağlar üzerinden erişilebilir kılan Arapça yapay zekâ modeline uzanan çizgide iletişimin temel işlevi değişmiyor: İnsanları birbirine bağlamak ve işlerini kolaylaştırmak. Yapay Zekâ Yılı'nda Suudi Arabistan, Ulusal Günü'ne vatandaşların ve ülkede yaşayanların telefonlarında hissettiği, merkezlerde çalışan mühendislerin, laboratuvarlarda araştırma yapan bilim insanlarının ve yeni girişimler kuran gençlerin geliştirdiği kapsamlı bir dönüşümle giriyor. Gelecek kalkınma sayfası da bu ayrıntıların birikimiyle şekilleniyor.
Suudi Arabistan Milli Günü'nü dijital ekonominin yükselişiyle kutluyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/suudi-arabistan/5321380-suudi-arabistan-milli-g%C3%BCn%C3%BCn%C3%BC-dijital-ekonominin-y%C3%BCkseli%C5%9Fiyle
Suudi Arabistan Milli Günü'nü dijital ekonominin yükselişiyle kutluyor
Suudi Arabistan Kralı Selman (SPA)
Ülkenin farklı bölgeleri birleştiğinde mesafeler günlerle ölçülüyor, telgraf ise devletin ülkenin uzak noktaları arasındaki iletişimi sağlayan araçlarından biri olarak kullanılıyordu. Bugün Suudi Arabistan Milli Günü'nü kutlarken bilgiler saniyenin çok küçük bir bölümünde aktarılıyor, vatandaşlar geçmişte yolculuk, evrak ve bekleme gerektiren işlemleri telefonları üzerinden gerçekleştirebiliyor. Günlük hayatın arka planında ise dijital ekonominin ağırlığı giderek artıyor. Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı verilerine göre dijital ekonominin gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı 2025'te yüzde 16'ya ulaştı. Bu oran, Suudi ekonomisinin yaklaşık altıda birine denk geliyor.
Milli Gün kutlamaları, Suudi Arabistan'ın 2026'yı Yapay Zeka Yılı ilan ettiği bir döneme denk geliyor. Bu durum, ülkenin birleşme sürecini hatırlamakla gelecekteki ekonomik güç kaynaklarına odaklanmayı aynı çatı altında buluşturuyor. Mevcut dönüşüm, Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın öncülük ettiği kalkınma sürecine dayanıyor. Bu süreçte teknoloji; yönetişimde verimlilik, iş dünyasının büyümesi ve insan kaynağının geliştirilmesinin yanı sıra Suudi Arabistan'ın bilgi ekonomisinden daha büyük pay alma hedefinin de merkezinde yer alıyor.
Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Nisan 2016'da Kral Selman'ın başkanlığında Suudi Arabistan 2030 Vizyonu’nu onayladı. Vizyonun hazırlanmasını ve uygulanmasının takibini Veliaht Prens Muhammed bin Selman yürüttü. Vizyon, dijital dönüşümü ekonomiyi çeşitlendirme, harcamaların ve hizmetlerin verimliliğini artırma hedeflerini içeren daha geniş kapsamlı bir projenin parçası haline getirdi. Böylece ağ altyapısına yapılan yatırımların yanı sıra prosedürlerin reformu, sistemlerin geliştirilmesi ve özel sektöre alan açılması da gündeme geldi. Bu süreçlerin birikmesiyle kurumlar birbirine bağlı hizmetler oluşturabilir hale gelirken kullanıcılara sağlanan zaman ve emek tasarrufu da ölçülebilir hale geldi.
Riyad'da planlanan kapasitesi 480 megavat olan Hexagon veri merkezinin temel atma töreninden bir kare (SPA)
Kovid-19 salgını ise bu yatırımları pratik bir sınavdan geçirdi. 26 Mart 2020'de Kral Selman, Riyad'dan G20 liderlerinin olağanüstü sanal zirvesine başkanlık etti. Dünyanın dört bir yanında seyahat kısıtlamaları havalimanlarını ve toplantı salonlarını kapatırken ekrandaki bu sıra dışı diplomatik buluşma, yüz yüze görüşmenin mümkün olmadığı bir dönemde dijital altyapının çalışmanın ve iletişimin sürdürülmesine destek olabileceğini gösterdi.
Aynı yıl Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Ulusal Veri ve Yapay Zeka Stratejisi'ni Suudi Arabistan'ın bu alanda küresel bir model olma hedefiyle ilişkilendirdi. Ardından çeşitli girişimler, kurumlar ve şirketler hayata geçirildi. Son olarak Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, geçen mart ayında 2026'nın Yapay Zeka Yılı olarak adlandırılmasını onayladı. Bu süreklilik, büyük ölçekli hedeflerin hükümet, yatırım ve eğitim alanlarına yayılan programlara dönüştüğünü ve ülkenin teknoloji üretme ve kullanma kapasitesini artırma hedefinde buluştuğunu ortaya koyuyor.
Vatandaşlar bu dönüşümü Absher platformu üzerinden belge yenilerken, Najiz aracılığıyla adli işlemlerini takip ederken ve Nafath üzerinden farklı kurumların hizmetlerine erişirken doğrudan deneyimleyebiliyor. Bu hizmetler, kullanıcının kamu hizmetleriyle ilişkisini değiştirdi. Çok sayıda işlem artık kamu ve özel sektörün çalışma saatleri dışında da gerçekleştirilebiliyor, belgeleri bir ofisten diğerine taşıma ihtiyacı azalıyor ve kurum merkezlerinden uzakta yaşayanların işlemlere erişimi kolaylaşıyor.
Dijitalleşme sağlık alanına da Sehhaty hizmetleriyle, belgeler ve çeşitli hizmetlere ise Tawakkalna platformuyla yayıldı. Kullanıcının ekranda gördüğü her işlemin arkasında kayıtların birbirine bağlanması, kimlik doğrulama, bilgilerin korunması ve sistemlerin kesintisiz çalışmasının sağlanması gibi daha az görünür çalışmalar bulunuyor. Dijital devlet bu nedenle ekonomik bir etki de yaratıyor. İşlem maliyetlerini bireyler ve işletmeler açısından azaltırken yazılım, siber güvenlik, işletme ve Suudi uzmanlığına yönelik talep oluşturuyor.
Mağazalarda elektronik ödemeler de satış faaliyetlerinin bir bölümünü değiştirdi. Ödeme, teslimat ve platformların entegrasyonu elektronik ticaretin büyümesine katkı sağladı. Artık küçük bir işletme ürünlerini mahallesinin ve şehrinin dışındaki müşterilere sunabiliyor, stok ve ödemelerini dijital araçlarla yönetebiliyor. Bu uygulamalar, dijital ekonominin ticaret, taşımacılık, finans ve sağlık gibi alanlara nasıl yayıldığını ve etkisinin yalnızca teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmadığını gösteriyor.
Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı, ülkedeki iletişim ve bilgi teknolojileri pazarının büyüklüğünü 2025'te yaklaşık 53 milyar dolar (199 milyar riyal) olarak tahmin ediyor. İletişim ve bilgi teknolojileri pazarının büyüklüğü ile dijital ekonominin gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı birbirinden farklı. Zira dijital ekonomi, farklı ekonomik sektörlere yayılan çok sayıda dijital faaliyeti kapsıyor. Bu etki, şirketlerin ağları, yazılımları ve dijital hizmetleri daha fazla kullanmasında görülüyor. Bu araçlar şirketlerin üretimlerini artırmasına ve müşterilere ulaşmasına yardımcı oluyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler ise daha önce daha büyük yatırımlar ve uzmanlık gerektiren araç ve teknolojilere erişebildikleri için bu dönüşümden özellikle faydalanıyor.
Güveni koruyan ve hizmetleri birbirine bağlayan kurumlar
Bu faaliyetlerin genişlemesi, ilişkileri düzenleyen ve sektörü koruyan kurumsal yapıların oluşturulmasını gerektirdi. Ulusal Siber Güvenlik Kurumu, siber güvenlik alanında ulusal referans makam olarak görev üstlendi. Suudi Veri ve Yapay Zeka Kurumu (SDAIA) veri ve yapay zeka alanlarını yönetirken Dijital Hükümet Kurumu da kamu hizmetlerinin dijitalleştirilmesini ve entegrasyonunu düzenliyor. Bu rollerin birbirini tamamlaması sayesinde hizmetler kimlik, veri ve güvenlik sistemleriyle bağlantılı hale geliyor ve kurumların kullanıcılara güvenilir hizmet deneyimleri sunma kapasitesi artıyor.
Riyad'da düzenlenen LEAP 2026 konferansından bir görünüm (SPA)
Bu dönüşümün mekansal bir karşılığı da bulunuyor. Başkent Riyad'ın kuzeyindeki «Dijital Şehir», aralarında Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı'nın da bulunduğu çeşitli kurum ve şirketlerin ofislerini ve kulelerini bir araya getiriyor. Bu kentsel yapı, çok sayıda işlemin kağıda ihtiyaç duyulmadan yürütüldüğü ekonominin somut bir görüntüsünü sunuyor. Dijital hizmetlerin arkasında çalışan ekipler, bir arada faaliyet gösteren şirketler ve bilgi paylaşımıyla uzmanlıkların entegrasyonuna dayanan bir sektörün ihtiyaç duyduğu ekosistem bulunuyor.
Üretim kapasitesini geliştiren Suudi şirketleri
Pazarın olgunlaşmasıyla yatırımlar dijital sektörün farklı aşamalarında ulusal kapasite oluşturmaya yöneldi. Bu noktada Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın başkanlığındaki Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu'nun ekonomiyi çeşitlendirmeyle bağlantılı fırsatları hedefleyen şirketlerin kurulmasındaki rolü öne çıkıyor.
Suudi Bilgi Teknolojileri Şirketi (SITE), güvenli teknoloji çözümleri, siber güvenlik ve bulut hizmetleri alanlarındaki faaliyetleriyle bu sürecin bir bölümünü ortaya koyuyor. Sistemleri koruma ve işletme konusundaki uzmanlık böylece iş, eğitim ve ürün geliştirme alanlarına dönüşüyor.
Mayıs 2025'te kurulan ve yönetim kuruluna Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın başkanlık ettiği Humain şirketi ise veri merkezleri ve bulut bilişimi modeller ve uygulamalarla buluşturuyor. Bu kapsamda Allam gibi dil modelleri ve Humain Chat gibi sohbet uygulamalarının yanı sıra küresel teknoloji şirketleriyle ortaklıklar bulunuyor. Arapça burada ekonomik bir boyut da kazanıyor. Arapçayı anlama ve içeriklerini işleme kapasitesi, kurumların ve kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun hizmetlerin geliştirilmesine katkı sağlarken Arapça bilginin yapay zeka ürünlerindeki varlığını da genişletiyor.
Bu ürünlerin geliştirilmesi veri kalitesi, yanıtların doğruluğu ve yerel bağlamların anlaşılması üzerine araştırmaların yanı sıra kurumlarda kullanım testlerini de gerektiriyor. Bu durum araştırmacılar, üniversiteler ve özel sektör arasında işbirliği için alan açıyor. Sağlık, sanayi ve hizmetler alanındaki uzmanlığın yararlı uygulamalara dönüştürülmesine imkan sağlarken Arapçaya yapılan yatırımlar da daha geniş Arap pazarlarına hizmet verebilecek Suudi uzmanlığının geliştirilmesine katkıda bulunuyor.
Hızlı yanıtın arkasında büyük bir sektör var
Telefon ekranında kolay görünen yapay zeka hizmetlerinin arkasında geniş bir altyapı ve uzmanlık bulunuyor. Saniyeler içinde ekrana gelen bir yanıt; işlemciler, ağlar, depolama sistemleri, elektrik ve soğutma altyapısına dayanıyor. Bu nedenle veri merkezleri yapay zeka ekonomisinin temel altyapılarından biri olarak öne çıkıyor. Suudi Arabistan bu merkezleri çekmek için enerji kaynaklarının yanı sıra sermaye, konum ve giderek büyüyen iç talebe güveniyor ve gelişmiş teknolojilere erişim sağlayan ortaklıklar kuruyor.
Riyad'da bu yılın başında SDAIA'ya ait Hexagon veri merkezinin temeli atıldı. Merkezin planlanan kapasitesi 480 megavat. Uygulama aşamasına geçen proje, sistemlerin ve bilgi işlem kapasitesinin barındırılmasında hedeflenen büyümenin boyutunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda dijital devlet ve yapay zekanın geliştirilmesinin inşaat, enerji, iletişim ve uzmanlaşmış işletme faaliyetlerinin bir arada yürütüldüğü büyük ölçekli maddi yatırımlar gerektirdiğini gösteriyor.
Önümüzdeki aylarda yerel bulut bilişim seçeneklerinin genişlemesi bekleniyor. Microsoft, Doğu Suudi Arabistan veri merkezi bölgesini gelecek kasım ayından itibaren kullanıma açacağını duyurdu. Amazon Web Services (AWS) ise ülkedeki ilk bulut bölgesini bu yıl aralık ayında hizmete sunacağını açıkladı. Bu bölgeler kurumlara verilerini yerel olarak barındırma ve uygulamalarını çalıştırma konusunda daha geniş seçenekler sunarken dünya genelinde işletmeler tarafından kullanılan platform ve araçlardan yararlanma imkanı sağlayacak.
Bu yatırımların yerli üretimle bağlantısı, Amazon ile Humain arasındaki işbirliğinin genişlemesinde de görülüyor. İşbirliği, Allam modelinin Bedrock platformu üzerinden kullanıma sunulmasını da kapsıyor. Bu ortaklık, yerel geliştiriciyi küresel dağıtım platformlarına bağlıyor. Bu bağlantının değeri ise müşterilerin belirgin ihtiyaçlarına cevap veren ürünlerle birleştiğinde daha da artıyor.
LEAP... yatırımlar pazara yöneliyor
Riyad'da bu ayın başında sona eren beşinci LEAP konferansı, bu hareketliliğin yoğunlaştığı bir tablo sundu. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın nihai bilançosuna göre yatırımlar ve yeni projelerin toplamı yaklaşık 15 milyar dolara ulaştı. Bu toplam, farklı vadelere ve niteliklere sahip duyuruları bir araya getiriyor. Bunların ekonomik etkisi ise uygulamaya geçmeleri ve ürün ve projelerin pazara girmesiyle ortaya çıkacak.
Örneğin Al Moammar Information Systems, konferansın ikinci gününde yaptığı açıklamada veri merkezlerindeki kapasitesini 192 megavata çıkarmak için 1,2 milyar dolarlık yatırım yapacağını duyurdu. Hesaplama kapasitesini içerikle buluşturan bir başka adımda ise Adobe, Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı ile Humain arasındaki ortaklığını yapay zeka destekli yaratıcılığı desteklemek amacıyla genişletti.
Bu örnekler, dijital alandaki fırsatların altyapı inşasından tasarımcıların, içerik üreticilerinin ve işletmelerin kullandığı araçların geliştirilmesine kadar genişlediğini gösteriyor. Konferansın önemi aynı zamanda yatırımcıyı, geliştiriciyi, tedarikçiyi ve müşteriyi aynı yerde buluşturmasından kaynaklanıyor. Zira bir girişimin pazara ulaşmak için fırsata, üreticinin ortaklara ve alıcılara, bilgi işlem projesinin ise kapasitesini kullanacak uygulamalara ihtiyacı var. Bu ilişkiler sözleşmelere ve sürdürülebilir işlere dönüştüğünde konferansın etkisi etkinlik günlerinin ötesine taşınıyor ve şirketlerde, yerel uzmanlığın geliştirilmesinde kendini gösteriyor.
İnsan, ekonominin merkezinde
Merkezler ve projeler ilgi çekse de insan kaynağı bunların başarısında belirleyici unsur olmayı sürdürüyor. Dijital ekonomi; modeli geliştiren araştırmacıya, sistemi işleten mühendise, verileri koruyan uzmana, öğrenciyi hazırlayan öğretmene ve fikri bir hizmete dönüştüren girişimciye ihtiyaç duyuyor.
Bu açıdan eğitim ve öğretim programları ile üniversite ortaklıkları teknoloji yatırımlarıyla bağlantılı hale geliyor. Gençlerin dijital alanlara katılımı, beklenen kalkınma getirisinin bir parçasını oluşturuyor. Bu süreç mevcut meslek gruplarını da kapsıyor. Doktor, avukat, muhasebeci ve mağaza sahibi yeni araçlardan yararlanabilmelerini ve bunların ürettiği sonuçları değerlendirebilmelerini sağlayacak becerilere ihtiyaç duyuyor.
Bu bilgi birikimi genişledikçe teknolojinin günlük hayatta üretken biçimde kullanılma ihtimali de artıyor. Aynı zamanda Arapça içerik, araştırma-geliştirme ve Suudi şirketlerinin yerel pazarın ihtiyaçlarından hareketle çözümler geliştirerek bunları ülke dışına taşıma imkanları genişliyor.
2030'daki 100. Milli Gün'e doğru
Suudi Arabistan 2030'da 100. Milli Günü'nü kutlarken bu dönemin bilançosunu geliştirdiği ürünlerin niteliği, oluşturduğu istihdam, ülkeye kazandırdığı bilgi ve bunun insanların yaşamı ile şirketlerin rekabet gücü üzerindeki etkisi üzerinden değerlendirmek mümkün olacak.
Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın öncülüğündeki Vizyon 2030 ile hız kazanan süreç, Suudi ekonomisinin teknoloji üretimi ve kullanımında daha geniş bir rol üstlenmesinin önünü açıyor. Ülkenin uzak bölgelerine haber ulaştıran telgraftan bilgiyi işleyip ağlar üzerinden erişilebilir kılan Arapça modele uzanan süreçte iletişimin insanları bir araya getirme ve işlerini kolaylaştırma işlevi yeniden şekilleniyor.
Yapay Zeka Yılı'nda Suudi Arabistan Milli Günü'nü vatandaşların ve ülkede yaşayanların telefonlarında doğrudan hissettiği bir dönüşümün sonuçlarıyla karşılıyor. Bu dönüşümün daha da ilerlemesi için veri merkezlerinde çalışan mühendisler, laboratuvarlarda araştırma yapan bilim insanları ve yeni projeler kuran gençler çalışmalarını sürdürüyor. Kalkınmanın bir sonraki aşaması da bu ayrıntıların bir araya gelmesiyle şekilleniyor.
Suudi Arabistan Dışişleri Faysal bin Ferhan New York'ta Gazze'deki gelişmeleri ve bölgesel gerilimi azaltma çabalarını görüştühttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/suudi-arabistan/5321125-suudi-arabistan-d%C4%B1%C5%9Fi%C5%9Fleri-faysal-bin-ferhan-new-yorkta-gazzedeki
Suudi Arabistan Dışişleri Faysal bin Ferhan New York'ta Gazze'deki gelişmeleri ve bölgesel gerilimi azaltma çabalarını görüştü
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, New York'ta 8 Arap ve İslam ülkesinden oluşan grubun dışişleri bakanları koordinasyon toplantısına katıldı (SPA)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. oturumunun üst düzey haftası kapsamında bulunduğu New York'taki toplantı ve görüşmelerini yoğunlaştırdı. Görüşmelerinin gündeminde Gazze Şeridi'ndeki gelişmeler ile bölgesel gerilimler öne çıkarken çeşitli ülkeler ve uluslararası ortaklarla iş birliğinin güçlendirilmesi de ele alındı.
Faysal bin Ferhan, 8 Arap ve İslam ülkesinden oluşan grubun dışişleri bakanları koordinasyon toplantısına katıldı. Toplantıda Gazze Şeridi'ndeki insani durumun ciddi biçimde kötüleşmesi ve Batı Şeria'da ihlallerin artması ele alındı.
Bakanlar, Filistin halkının korunması için uluslararası desteğin harekete geçirilmesine ve uluslararası platformlarda Filistin davasının desteklenmesine katkı sağlayacak şekilde çabaların ve tutumların ortaklaştırılması yollarını görüştü.
Bölgedeki krizleri kontrol altına almaya yönelik diplomatik girişimler kapsamında Suudi Bakan, Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da katıldığı bölgesel dörtlü grubun dışişleri bakanları toplantısının altıncısına iştirak etti.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, BM Genel Kurulu çalışmaları kapsamında bölgesel dörtlü grubun dışişleri bakanları toplantısına katıldı (SPA)
Toplantıda bölgesel gelişmeler ve dört ülke arasındaki koordinasyonun gerilimleri azaltacak şekilde güçlendirilmesi yolları ele alındı. Ayrıca bölgedeki krizlerin etkilerini sınırlandırmak, güvenlik ve istikrarı korumak amacıyla istişarelerin yoğunlaştırılması ve diplomatik çabaların sürdürülmesinin önemi vurgulandı.
Suudi Arabistan-Pakistan ilişkileri
İkili ilişkiler kapsamında Faysal bin Ferhan, Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ile bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki iş birliği ilişkileri ile bölgesel gelişmelerin son durumu ve gerilimlerin diplomatik çözümler yoluyla kontrol altına alınmasına yönelik çabalar ele alındı.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile Fransa arasındaki bakanlar toplantısına katıldı (SPA)
Görüşmenin sonunda iki bakan, diplomatik ve özel pasaport sahiplerinin kısa süreli ikamet vizelerinden karşılıklı olarak muaf tutulmasına ilişkin anlaşmayı imzaladı. Anlaşmayla işlemlerin kolaylaştırılması, koordinasyonun artırılması ve Suudi Arabistan ile Pakistan arasındaki iş birliği alanlarının genişletilmesi hedefleniyor.
Suudi Dışişleri Bakanı ayrıca Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ile Fransa arasındaki bakanlar toplantısına katıldı. Toplantıda bölgesel gelişmeler ve bunların güvenlik ile istikrar üzerindeki etkileri ele alınırken mevcut sınamalar karşısında ortak iş birliği ve koordinasyonun geliştirilmesi ile Genel Kurul çalışmaları kapsamında gündeme gelen başlıca dosyalar görüşüldü.
Körfez İşbirliği Konseyi ile İsviçre arasındaki bir başka bakanlar toplantısında da Faysal bin Ferhan, katılımcılarla ortak çıkarları ilgilendiren çeşitli konuları, iki taraf arasındaki iş birliği ve koordinasyon alanlarını ve bunların ortak çıkarlara hizmet edecek şekilde geliştirilmesi yollarını görüştü.
Faysal bin Ferhan'ın New York'taki temasları kapsamında ayrıca Gates Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Bill Gates ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede iki taraf arasındaki iş birliği alanları ele alınırken inovasyon ve modern teknolojiler alanlarında iş birliğinin genişletilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة