Sudan’daki ‘üçlü mekanizma’ Direniş Komiteleri’ni diyaloga çağırdı

Hartum’da 12 Mayıs’ta sivil yönetim talebiyle düzenlenen gösteriler (AFP)
Hartum’da 12 Mayıs’ta sivil yönetim talebiyle düzenlenen gösteriler (AFP)
TT

Sudan’daki ‘üçlü mekanizma’ Direniş Komiteleri’ni diyaloga çağırdı

Hartum’da 12 Mayıs’ta sivil yönetim talebiyle düzenlenen gösteriler (AFP)
Hartum’da 12 Mayıs’ta sivil yönetim talebiyle düzenlenen gösteriler (AFP)

BM Sudan'daki Entegre Geçiş Yardım Misyonu (UNITAMS), Afrika Birliği (AfB) ve Doğu Afrika'da Hükümetler Arası Kalkınma Otoritesi’nin (IGAD) Sudan’da yönetim krizini çözmek amacıyla bir araya gelerek oluşturduğu üçlü mekanizma, ülkedeki siyasi diyalog hakkında istişarelerde bulunmak için başkent Hartum’daki Direniş Komitelerine UNITAMS binasında görüşme yapma çağrısında bulundu.
Sudan’daki halk hareketinin öncülük ettiği Direniş Komiteleri daha önceki açıklamalarında, askeri yöneticilerle doğrudan veya dolaylı her türlü müzakere ve diyalogu reddettiğini belirterek, ordunun kışlalarına dönmesi ve yönetimin sivillere teslim edilmesi taleplerinde bulunmuştu.
Hartum’daki Direniş Komiteleri, askerleri iktidardan indirmek ve göstericilere karşı ihlallerde bulunanlardan hesap sormak amacıyla geçen hafta Halk Otoritesi Kurma Sözleşmesi’ni gündeme getirdi. Sözleşme ülkedeki askeri darbeye son verilmesi, ordunun siyasi faaliyetlerden uzaklaştırılması ve gösteriler ile sivil itaatsizlik eylemleri üzerinden barışçıl direnişin tırmandırılmasının önemine vurgu yapıyor.
Sözleşme ayrıca eski Anayasa Belgesi’nin iptal edilmesini ve sözleşmedeki ilkelere dayalı geçici bir anayasa ilan etmek için yeni anayasa hazırlıklarının yapılmasını öneriyor.
Sudan Komünist Partisi, ‘üçlü mekanizma’nın çağrısını reddetti. Parti yaptığı açıklamada, üçlü mekanizmanın, Nisan 2019’daki düşüşüne kadar Ömer el-Beşir başkanlığındaki eski iktidar partisi Ulusal Kongre Partisi ile ortaklık yapan siyasi partiler ile siyasi, sivil ve askeri güçler arasında doğrudan müzakere yürütmek için çabaladığını belirtti. Komünist Partisi, üçlü mekanizmanın yaptığı bu çağrının, doğrudan müzakerelerinin sonuçsuz kalmasının ardından dolaylı müzakere yürütme planının bir parçası olduğunu kaydetti. Komünist Partisi “cunta yönetimi, devrik rejimin partisi ve onun iktidar ortağı partilerle müzakere yapmama ilkesine bağlı olduğunu” vurguladı.
Parti, açıklamasında, üçlü mekanizmanın Sudan meselesini değerlendirmede hata yaptığını zira bu meseleyi siyasi güçler ile askerler arasında müzakereyle çözülmesi gereken bir kriz gibi değerlendirdiğini belirtti. Açıklamada üçlü mekanizmanın, 25 Ekim’de başlayan ve askeri yönetimi düşürmeyi, özgürlük, adalet ve barış hedeflerini gerçekleştirecek sivil demokratik bir ülke inşa etmeyi hedefleyen halk hareketini aldırmadığı ifade edildi. Komünist Partisi, üçlü mekanizmayı, UNITAMS Başkanı Volker Peretz’in Sudan’daki durumlarla ilgili BM Güvenlik Konseyi’ne verdiği brifing sırasında paylaştığı belgede de yer verdiği ‘göstericilerin maruz kaldığı ihlaller ve suçlar’ konusunda cezadan kurtulmayı desteklemekle suçladı.
Üçlü mekanizmanın gözetimindeki dolaylı görüşmeler önceki gün üçlü mekanizma temsilcilerinin Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri Merkez Konseyi üyeleri ile yaptığı toplantıyla başladı. Bu kapsamda üçlü mekanizma temsilcileri cunta yönetimi yanlısı Ulusal Sözleşme (Misak-ı Vatani) Grubu temsilcileri ve Demokratik Birlik Partisi heyetiyle bir araya geldi. Üçlü mekanizma temsilcileri, bu görüşmelerin, Sudan’daki aktörlerin, mevcut siyasi krize son verecek ve bunun başarılı olması için eldeki tüm araçlarla uygun bir atmosfer hazırlamanın önemine dikkat çekecek bir formül üzerinde anlaşmaya varmalarını kolaylaştırması ümidini dile getirdiler.



Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
TT

Maliki Washington'a meydan okudu: Sonuna kadar devam edeceğim

ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)
ABD Özel Temsilcisi Barrack ve Irak Başbakanı Sudani (Irak Başbakanlık Ofisi)

Irak’ta yeni bir hükümet kurmak için aday olan eski Başbakan Nuri el-Maliki, dün Bağdat'ta ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack ile yaptığı görüşmeyle ilgili olarak, Washington'ın muhalefetine rağmen adaylıktan çekilmeyeceğini açıkladı.

Dün Fransız Haber Ajansı AFP'ye konuşan Maliki, “Geri çekilmeye niyetim yok, çünkü ait olduğum ülkeyi, onun egemenliğini ve iradesini saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Çoğunluğu İran'a yakınlığıyla bilinen Şii partilerden oluşan Koordinasyon Çerçevesi ittifakının kendisinin adaylığı üzerinde anlaşmaya vardığını belirten Maliki, “Dolayısıyla bu makama saygı duyduğum için geri çekilmeyeceğim. Birçok açıklamada geri çekilme olmayacağını söyledim. Sonuna kadar gideceğim” şeklinde konuştu.

Öte yandan ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bağdat'ta birkaç toplantı düzenledi ve geçici Başbakan Muhammed Şia es-Sudani ile görüştü. Görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Barrack, “Başkan (Donald) Trump'ın bölgede barış planına uygun bir gelecek inşa etme hedeflerini tartıştım. Irak ve halkının istikrarını teşvik edecek politikalar benimseyen etkili bir liderliğin varlığı, ortak hedeflere ulaşmak için çok önemli” ifadelerini kullandı.


Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
TT

Çad, Sudan ile olan sınırlarını kapattığını duyurdu

Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)
Çad'ın doğusundaki Tine şehrinde, 250 km güneydeki Adré'ye giden bir ulaşım istasyonundaki yolcular - Kasım 2025 (Reuters)

Çad, Darfur bölgesinde ordu yanlısı “Ortak Güç”ün kontrolündeki Tine şehri çevresinde çatışmaların artması üzerine, çoğu insani yardımın geçtiği ünlü Adré geçişi de dahil olmak üzere Sudan ile sınırlarını kapattığını duyurdu ve topraklarına yönelik her türlü saldırıya karşılık vereceğini açıkladı.

Dün gerçekleşen sınır kapatma kararı, ülkenin batısındaki son ordu yanlısı kale olarak kabul edilen bu sınır bölgesini kontrol altına almak için Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve Müşterek Kuvvetler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşti.

Çad Enformasyon Bakanlığı yaptığı açıklamada, dünden (Pazartesi) itibaren ikinci bir duyuruya kadar sınır ötesi insan ve mal geçişlerinin kısıtlandığını bildirdi.

Bu sırada HDK, orduyla iş birliği yapan ve Sudan'da Cancavid güçleri olarak bilinen birlikleri yöneten Mahamid kabilesinin lideri Musa Hilal'in kontrolündeki Kuzey Darfur'daki Mustariha kasabasının kontrolünü ele geçirdi.


Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
TT

Libya sahilinde 7 kaçak göçmenin cesedi bulundu

Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)
Libya Kızılayı mensupları, Zaviye şehrindeki sahilden kimliği belirsiz bir ceset çıkarıyor (Libya Kızılayı, Facebook üzerinden)

Libya Kızılayı çalışanı dün AFP’ye verdiği demeçte, Libya'nın başkenti Trablus'un doğusundaki bir plajda Sahra altı ülkelerden gelen 7 kaçak göçmenin cesetlerinin bulunduğunu söyledi.

Kaynak, kurbanlardan üçünün çocuk olduğunu belirterek, birçok göçmenin hala kayıp olabileceğini belirtti. Libya Kızılayı, ölümlerin koşullarını açıklamadı.

Kurum yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Libya Kızılayı - Al-Hums şubesinden gönüllüler, Kasr el-Akyar bölgesindeki plajdan, yasadışı göç etmeye çalışan göçmenlere ait yedi ceset çıkardı.”

Kıyı kasabası Kasr el-Akyar, Trablus'un yaklaşık 73 kilometre doğusunda yer almaktadır.

Libya, her yıl Avrupa'ya ulaşmaya çalışan binlerce göçmen için önemli bir geçiş ülkesidir ve sık sık göçmen ölümleri bildirilmektedir.

Şarku’l Avsat’ın Uluslararası Göç Örgütü verilerinden aktardığına göre, geçen yıl 2 bin 100'den fazla yasadışı göçmen Akdeniz'i geçerek Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken öldü veya kayboldu.