Aden’de bir komutan zırhlı aracı sayesinde suikast girişiminden kurtuldu 

Geçmişteki benzer saldırılar, suikast girişimin arkasında Husilerin olduğuna işaret ediyor  

Suikast girişimine maruz kalan Tuğgeneral Salih Ali Hasan’ın sosyal medyadaki bir fotoğrafı.  
Suikast girişimine maruz kalan Tuğgeneral Salih Ali Hasan’ın sosyal medyadaki bir fotoğrafı.  
TT

Aden’de bir komutan zırhlı aracı sayesinde suikast girişiminden kurtuldu 

Suikast girişimine maruz kalan Tuğgeneral Salih Ali Hasan’ın sosyal medyadaki bir fotoğrafı.  
Suikast girişimine maruz kalan Tuğgeneral Salih Ali Hasan’ın sosyal medyadaki bir fotoğrafı.  

Yemen’de Ortak Operasyonlar Dördüncü Bölge Komutanı Tuğgeneral Salih Ali Hasan, bombalı araçla düzenlenen suikast girişiminden aracının zırhlı olması sayesinde kurtuldu. Şarku’l Avsat’a açıklama yapan bir güvenlik kaynağı, suikast yönteminin daha önce Husiler tarafından gerçekleştirilen dört saldırıyla benzeştiğini söyledi.  
Tuğgeneral Salih Hasan’ın konvoyu Aden’de Mualla bölgesindeki ana caddeden geçerken bombalı bir aracın infilak ettirilmesiyle hedef alındı. Salih Hasan, Tevahi bölgesine yaptığı ziyaretin ardından Aden’e dönmekteydi, aracının zırhlı olması Yemenli komutanın saldırıdan yara almadan kurtulmasını sağladı. Görgü tanıkları, yol kenarında park edilen bomba yüklü bir aracın Salih’in aracı geçerken patlatıldığını, devasa patlamanın etkisinin liman bölgesine kadar hissedildiğini aktardı. Patlamanın ardından çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Polis raporuna göre saldırıda hedef alınan Tuğgeneral Salih ve korumalarında ciddi bir yaralanma olmadı.  
Aden Emniyet Müdürlüğü’nden bir yetkili, dün gerçekleşen bu saldırının, geçici başkentin güvenliğini sarsmak ve Riyad istişareleri sonrası oluşan ülkedeki iyimser havaya olumsuz etki etmek amacı taşıdığını iddia etti. Şarku’l Avsat’a saldırıyı değerlendiren güvenlik kaynağı, Başkanlık Konseyi’nin oluşturulmasının en çok Husilere zarar verdiğini ve daha önce de benzer saldırılar düzenledikleri için söz konusu suikast girişiminin de büyük ihtimalle Husiler tarafından yapılmış olabileceğini söyledi. Husilerin başta Aden olmak üzere hükümet kontrolündeki bölgelerdeki güvenlik ve istikrarı zedelemeyi hedeflediklerini vurgulayan kaynak, Yemen güvenlik güçlerinin Arap koalisyonun desteği ile benzer saldırı girişimlerini engellediğini ve Husilerin başarılı olamayacağını değerlendirdi.  
Aktivist Fevvaz Salih, “Bu olay bir başarısızlık anlamına gelmiyor, Husiler pekâlâ Aden’e sızabilir, güvenlik güçlerinin patlayıcıları tespit edebilen modern cihazlara yönelik ihtiyacı açık. Güvenlik ekiplerinin terörist saldırılarla nasıl başa çıkacakları ve şüpheli durumları nasıl tespit edecekleri konularında daha fazla eğitilmesi lazım” dedi.  
Aden’de kamu görevinde bulunan Muhammed Abdullah, söz konusu bombalı saldırının amacının hükümet ve Başkanlık Konseyi’ne Aden’i terk etmeleri için baskı kurmak olduğu tahmininde bulundu. Ancak Başkanlık Konseyi’ne bağlı kurumların aktif ve etkili bir şekilde çalıştığını belirten Abdullah, bu ve benzeri saldırıların caydırıcı olmaktan çok kararlılığı arttıracağını ifade etti.  
Dün yapılan saldırının gerçekleştiği noktanın yaklaşık beş yüz metre ilerisinde geçen sene Aden Valisi Ahmed Lemes ve Tarım Bakanı Salim Suktari’nin araçları hedef alınmıştı. Tarım Bakanlığı’nın yakınında patlatılan bombalı araç, Lemes ve Suktari’nin 6 korumasının ölümüne neden olmuştu. Bir ay sonra yine yakın bir bölgede Mahmud el-Atmi adlı gazetecinin aracına yerleştirilen uzaktan kumandalı bomba seyir halindeyken patlatıldı. Saldırıda Atmi’nin hamile eşi hayatını kaybetti. Mart ayında Tuğgeneral Müsenna Sabit Cevas benzer yöntemle düzenlenen bir bombalı saldırıda suikasta kurban gitmişti. Güvenlik kaynakları Cevas’a yapılan saldırıda C4 plastik patlayıcının kullanıldığını bildirmişti. Son saldırıda da aynı tür bir patlayıcının kullanıldığı tahmin ediliyor. 2021 Ekim ayında Aden Uluslararası Havalimanı'nın girişine bomba yüklü araçla saldırı düzenlenmiş, en az dokuz kişi hayatını kaybetmiş, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 12 kişiyi yaralamıştı. 
Son saldırının sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı. Ancak saldırının hedefi ve zamanlaması, failin Husiler olduğuna işaret ediyor. Gözlemcilere göre Husiler genelde ülke içindeki terör saldırılarını üstlenmiyor. Yemen’de kullanılan balistik füze saldırıları ve insansız hava araçlarıyla yapılan saldırılar dahi Husiler tarafından üstlenmiyor. 



Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
TT

Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)

Yemen'de yeni bir siyasi gelişme olarak, Suudi Arabistan'ın himayesinde, güneyli liderlerin ve önde gelen isimlerin geniş katılımıyla dün Riyad'da ‘Güney Danışma Toplantısı’ düzenlendi. Bu toplantı, diyalogu temel seçenek olarak benimseyen ortak bir vizyonun oluşturulmasının teyit edilmesi üzerine, ‘Güney Diyalog Konferansı’na hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Bu vizyon, şiddetten ve iç kutuplaşmadan uzak olup, güneydeki tüm bileşenlerin haklarını garanti altına alıyor.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mehrami tarafından okunan nihai bildiride, yaklaşan Güney Diyalog Konferansı'nın, güney halkının dış müdahale ya da tek taraflı temsil olmaksızın siyasi geleceğini belirleme hakkına saygı göstererek, güney meselesine adil ve sürdürülebilir bir çözüm getirmeyi amaçladığını vurguladı. Mehrami, Suudi Arabistan'ın kapsamlı siyasi, ekonomik ve güvenlik desteğine dikkati çekti.

Bildiride ayrıca güney güçlerine yaklaşan diyaloga sorumlu bir şekilde katılmaları çağrısı yapılırken, halk protestolarını kişisel çıkarlar için kullanmamaları konusunda uyarıda bulunuldu. Suudi Arabistan'ın desteğinin, siyasi süreci yeniden düzenlemek ve güneyde, Yemen'de ve bölgede güvenlik ve istikrarı korumak için tarihi bir fırsat sunduğu vurgulandı. Şarku’l Avsatın aldığı bilgiye göre Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bölünmeleri ve kaosu daha da şiddetlendiren müdahaleleri eleştirildi.


Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.


SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
TT

SDG lideri Abdi: Bize “dayatılan” savaşı sona erdirmek için Şam ile anlaşmayı kabul ettik

Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)
Şam'da SDG'yi Suriye ordusuna entegre etme anlaşmasının imzalanması sırasında Cumhurbaşkanı Şara ve SDG lideri Abdi, 10 Mart 2025 (EPA)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın duyurduğu ve Suriye'nin kuzeyinde kontrol ettikleri bölgelerde hükümet güçlerinin ilerlemesinin ardından Kürtlere ‘dayatıldığını’ söylediği savaşı sona erdirmek için anlaşmayı kabul ettiğini söyledi. Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke ilinde ‘katliamlar’ yapıldığına dair haberleri takip ettiğini açıkladı.

Abdi, Kürtçe yayın yapan Ronahi televizyonunda yayınlanan açıklamada, kendilerine bu savaşı dayatmak için açık bir kararlılık olduğunu söyledi. Bu savaşın iç savaşa dönüşmesini önlemek için Deyrizor ve Rakka bölgelerinden Haseke’ye çekilmeyi kabul ettiklerini belirtti. Bugün Şam’da Şara ile görüşmesi beklenen SDG lideri, döndükten sonra Kürtlere anlaşmanın şartlarını açıklayacağına söz verdi.

Bir diğer gelişmede Suriye İçişleri Bakanlığı, Haseke’de ‘katliam’ olarak nitelendirilen olaylarla ilgili haberleri takip ettiğini ve bunların doğruluğunu teyit etmeye çalıştığını açıkladı.

Görsel kaldırıldı.Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke’deki SDG üyeleri (Reuters - Arşiv)

Bakanlıktan yapılan açıklamada, “İçişleri Bakanlığı, Haseke’deki katliam haberlerini büyük endişe ve ciddiyetle takip ediyor ve ilgili kurumlarının alınan bilgileri doğrulamak için gerekli soruşturmaları derhal başlattığını teyit ediyor” denildi.

Ancak Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Ilham Ahmed bu iddiaları yalanlayarak, “Haseke'deki katliam haberlerinin tamamı tamamen uydurma olup, ateşkesi bozmak, aşiretler arasındaki gerginlikleri körüklemek ve Haseke ve Kobani'ye saldırıları yeniden başlatmak isteyen taraflarla bağlantılı kaynaklar tarafından yayılıyor” dedi.

Şarku'l Avsat'ın Rudaw'dan aktardığına göre Ahmed Kürt haber sitesine yaptığı açıklamada, “Şam ile ateşkes anlaşmasına ve tam entegrasyona bağlıyız” ifadelerini kullandı.