Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'ye yaptırım uygulayanların NATO'ya girmelerine 'evet' demeyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her şeyden önce Türkiye'ye yaptırım uygulayanların bu süreç içerisinde bir güvenlik örgütü olan NATO'ya girmelerine biz 'evet' demeyiz." dedi.

Fotoğraf: (Aytaç Ünal/AA)
Fotoğraf: (Aytaç Ünal/AA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'ye yaptırım uygulayanların NATO'ya girmelerine 'evet' demeyiz

Fotoğraf: (Aytaç Ünal/AA)
Fotoğraf: (Aytaç Ünal/AA)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika kıtasında barış ve istikrarın temininde önemli rol oynayan Cezayir ve Türkiye'nin savunma sanayi alanında iş birliğini güçlendirmekte kararlı olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki baş başa ve heyetler arası görüşmeler ile anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Konuşmasına Cumhurbaşkanı Tebbun'u Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Birinci Toplantısı dolayısıyla Ankara'da misafir etmekten duyduğu bahtiyarlığı dile getirerek başlayan Erdoğan, Tebbun ve heyetine "Hoşgeldiniz." dedi.
Cezayir'den Türkiye'ye 17 yıl aradan sonra cumhurbaşkanı düzeyinde yapılan bu tarihi ziyaretle ilişkilere yeni bir ivme kazandırdıklarını söyleyen Erdoğan, Cezayir'in bağımsızlığının 60'ıncı yılını tebrik etti ve vatanlarının bağımsızlığı uğruna can veren tüm kahramanları rahmetle yad etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın aynı zamanda Türkiye ile Cezayir arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun da 60'ıncı yılına tekabül ettiğini hatırlatarak, iki dost ve kardeş ülke olarak 500 yıl öncesine uzanan ortak bir maziyi paylaştıklarını dile getirdi.
İki ülke arasındaki ilişkileri yeni bir zemine taşıyan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin kuruluşunu 2020 yılında Cezayir'e yaptığı ziyaret sırasında kararlaştırdıklarını belirten Erdoğan, "İlk toplantımızı gerçekleştirmek bugüne nasip oldu. Bu vesileyle iş birliğimizi daha da ileriye taşıma kararlılığımızı karşılıklı olarak bir kez daha teyit ettik. Görüşmelerimizde Türkiye-Cezayir ilişkilerini kapsamlı biçimde ele aldık. Gerek ikili gerek uluslararası platformlarda dayanışmamızı artırarak sürdürme kararlılığımızı vurguladık." dedi.
"Türkiye olarak her konuda Cezayirli kardeşlerimizin yanındayız"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin her geçen gün geliştiğini anımsatarak, "2020 yılındaki ziyaretimde 5 milyar dolar hedefini belirlemiştik. Ticaret hacmimizi salgın şartlarına rağmen bir önceki yıla oranla yüzde 35 artırarak 4,2 milyar dolar düzeyine ulaştırdık. Bugün çıtayı yükseltip yeni bir hedef belirledik, o da 10 milyar dolar hedefine ulaşacağız. Afrika'nın dünyaya açılan kapılarından biri olan Cezayir'in üretimini çeşitlendirmeye, özellikle birçok alanda siyasi, askeri, ekonomik, ticari, kültürel, turistik, bütün bu alanlarda Türkiye-Cezayir olarak geleceğe çok daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Türkiye olarak her konuda Cezayirli kardeşlerimizin yanındayız." diye konuştu.
Ekonomik iş birliğinin lokomotiflerinden biri olan yatırımcıların da bu süreci yakından takip ettiğine dikkati çeken Erdoğan, "1400'ü aşkın Türk firması Cezayir ekonomisinin gücüne güç katıyor. Cezayir'i bir üretim üssü olarak gören ve yatırımlarını ülkenize yönlendiren firmalarımıza desteğinizin süreceğinden eminim. Özellikle de yarın İstanbul'da Sayın Cumhurbaşkanının teşrifleriyle gerçekleşecek iş forumunun karşılıklı ticaretimizin ve yatırımlarımızın artırılmasına katkıda bulunacağı muhakkaktır. Yakın geçmişte ortak yatırımların başlamış olduğu enerji ve madencilik alanlarındaki çalışmalarımız ülkelerimizin refahını artıracaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Mevkidaşı Tebbun ile Afrika ve İslam dünyasındaki meseleleri de ele aldıklarını ifade eden Erdoğan, "Cezayir Afrika kıtasının yüz ölçümü itibarıyla en büyük ülkesi olmasının yanı sıra kıtanın lider ülkelerinden biridir. Cezayirli kardeşlerimizin kıtanın kuzeyi ve Sahel Bölgesi başta olmak üzere Afrika'nın tamamında oynadığı rolü takdirle karşılıyoruz. Türkiye olarak biz de kazan-kazan ve eşit ortaklık temelinde Afrika'daki tüm kardeşlerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye çalışıyoruz." açıklamasını yaptı.
Libya ve Somali'nin, Türkiye'nin kıtanın ekonomik kalkınmasına, sosyal barış ve siyasal istikrarının korunmasına verdiği önemi gösteren iki örnek olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu vesileyle Somali'deki seçimin sonuçlarının tüm Somali halkı için hayırlara vesile olmasını da temenni ediyorum. 2011 yılında çöküşün eşiğindeyken Türkiye'nin yeniden ayağa kalkmasına çok büyük katkı sağladığı Somali'de 15 Mayıs 2022 tarihinde yapılan bu cumhurbaşkanlığı seçiminin başarıyla tamamlanmasından ayrıca memnuniyet duyuyoruz. Seçimlerin Somalili kardeşlerimizle birlikte Doğu Afrika halkları için hayırlara vesile olmasını diliyor, Cumhurbaşkanı Sayın Hasan Şeyh Mahmud'u tebrik ediyoruz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Afrika kıtasında barış ve istikrarın temininde önemli rol oynayan iki ülke olarak savunma sanayi alanında iş birliğini güçlendirmekte kararlıyız. Türk yatırımlarının ağırlık kazandığı Oran kentinde açılacak başkonsolosluğumuz iki ülke arasındaki beşeri ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik gayretlerimize destek verecektir. Türkiye Maarif Vakfımız da Cezayir'de kuracağı okulla Cezayirli gençlere kaliteli eğitim imkanı sunacaktır. Kardeş Türkiye ve Cezayir halkları arasındaki güçlü bağların karşılıklı olarak açacağımız kültür merkezleri vasıtasıyla daha da kuvvetlendirilmesini hedefliyoruz. Madencilikten çevreye, eğitimden kültüre, muhtelif alanlarda biraz önce imzaladığımız anlaşmalarla ilişkilerimizin ahdi zeminini tahkim ettik. Tüm alanlarda atılabilecek ilave somut adımları ilgili bakanlarımız değerlendirmeye ve hayata geçirmeye devam edecektir. Bizler de kendilerini bu yönde teşvik ederek gerekli desteği sağlayacağız."
Toplantının hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, Cumhurbaşkanı Tebbun ve heyetine ziyaretleri için teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki baş başa ve heyetler arası görüşmeler ile anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
"Birçok alanda yatırım olanaklarının olduğundan bahsettiniz, birçok alanda var belki daha da stratejik alanlar olabilir. Acaba bu konuda ne diyebilirsiniz? Cezayir ile farklı stratejik ne tür anlaşmalar hayata geçirilebilir?" sorusu üzerine Erdoğan, "Öncelikle savunma sanayiinde atacağımız adımlar önem arz ediyor ve savunma sanayii tabii dar bir kalıp içerisinde ifade edilebilecek alan değil. Burada şu anda görüşme halinde olan firmalarımız var, başta TUSAŞ olmak üzere. Bunun dışında yine görüşme halinde olan özel sektör firmalarımız var ve bütün bunlarla beraber çok daha önemlisi denizde ve karada birçok firmamızın Cezayir ile görüşmeleri devam ediyor. Bu görüşmelerle birlikte bir defa işin savunma sanayii bölümünü biz askeri ilişkiler başlığı altında ele aldık." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede siyasi noktada uluslararası bütün diplomatik ilişkilerinde iki ülkenin ortak hareket etme konusunun ele alındığını belirterek, şöyle konuştu:
"Sayın Başkan örneğin Filistin'i gündeme getirdi, Libya'yı gündeme getirdi, bütün bu alanlarda beraber hareket etme ve bunu tabii her an genişletme, bunları da ilgili bakanlarımızın birbirleriyle yapacakları görüşmelerle genişletme... Stratejik iş birliği anlaşması demek aslında dışişleri bakanlarımızın sekreteryasında yıl boyu bakanlarımızın birbirleriyle yaptıkları çalışmalar ve bir yıl Türkiye, bir yıl Cezayir'de olmak üzere Cumhurbaşkanlarının riyasetinde de bu toplantıları bugün olduğu gibi devam ettireceğiz. Bu şekilde de alanların ne gibi genişlediğini, bakanların ne gibi çalışmalar yaptığını da değerlendirme fırsatımız olacak."

Tarım ve turizm konuları
Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun ile görüşmede üzerinde durdukları en önemli konulardan bir tanesinin tarım olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Tarım alanında ve hayvancılık alanındaki tarım endüstrisi noktasında deneyimlerimiz var. Tabii Cezayir yüzölçümü itibariyle yani 2 milyon 400 bin kilometrekarelik bir alana sahip. Dolayısıyla bu kadar büyük bir alana sahipken, su noktasında da sıkıntısı adeta olmayan bir ülke konumunda. Bu konuda müşterek dayanışma halinde bir çalışmanın içerisine girebileceğimizi konuştuk. Bu devletten devlete, özel sektörler arası bunları yapıp her iki ülkenin kazan-kazan esasına göre gerekirse üçüncü ülkelere de buralardan ihracatların yapılabileceği konularını ele aldık, bunların da değerlendirmesini yaptık." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede turizm konularının da ele alındığını anımsatarak, "En önemli konulardan bir tanesi turizm, turizmde özellikle Türkiye-Cezayir arasındaki ilişkileri tarihten gelen, özellikle o birikimle ele almak ve bunu kültürel turizm gelişebilir, bütün bunlarla beraber paket turizmi geliştirebiliriz ve böylece aramızdaki tabana dayalı atılacak adımlarla da inşallah Türkiye-Cezayir arasındaki kardeşlik bağlarının nerelere dayandığını da ortaya koyabiliriz. Milli Eğitim ve Maarif, bunlarla ilgili attığımız adım büyük önem arz ediyor, yine bunun yanında güvenlik alanında attığımız adımlar önem arz ediyor. Bunlarla beraber tüm bunları geliştirmenin gayreti içerisinde olacağız." şeklinde konuştu.

"NATO'ya girmelerine biz 'evet' demeyiz"
Bir gazetecinin "Finlandiya Cumhurbaşkanı NATO'ya üyelik konusunda sizinle görüşmeye hazır olduğunu söyledi, bu konuda bir resmi talep geldi mi ve takvim belirlendi mi? Yine NATO'ya üyelik konusunda İsveç'ten bir heyetin Ankara'ya geleceğini biliyoruz. Her iki ülke ile yapılacak görüşmelerde Türkiye'nin tutumu ve beklentileri ne olacak?" sorusuna Erdoğan şu yanıtı verdi:
"Her iki ülke ile ilgili de gerçi bu aralar Dışişleri Bakanları arasında bazı görüşmeler yapıldı. Fakat çok açık, net, samimi bir şeyi benim söylemem lazım. Bakın her iki ülkenin de terör örgütlerine karşı açık, net bir tavrı söz konusu değil. Kaldı ki bu süreç içerisinde bu terör örgütlerine karşı kalkıp 'Biz karşıyız' deseler bile, ki tam aksini, teslim etmeleri gereken bazı teröristlerle ilgili teslim etmeyeceklerine dair açıklamaları var. Velev ki teslim edeceklerini dahi söyleseler biz şuna inanırız, bir delikten iki kez Müslüman sokulmaz. Daha önce biliyorsunuz Yunanistan NATO'dan çıkmıştı. O dönemin yönetimi tekrar Yunanistan'ın NATO'ya girmesini sağladı. Şimdi ekranları başında bizi izleyen milletime sesleniyorum. Peki NATO'nun en önde gelen ülkeleri Yunanistan'a her türlü desteği veriyor mu, veriyor. Yunanistan'da üsler kuruyorlar mı, kuruyorlar. Biz bunlara nasıl inanacağız? İsveç terör örgütlerinin zaten kuluçka merkezi, parlamentolarında teröristleri getirip orada bunları konuşturtuyorlar, özel davetler çıkartıyorlar. Hatta PKK yanlısı teröristler var parlamentolarında. Biz bunların neyine güveneceğiz? Pazartesi günü Türkiye'ye geleceklermiş. Bizi ikna etmeye mi gelecekler, kusura bakmasınlar, yorulmasınlar. Her şeyden önce Türkiye'ye yaptırım uygulayanların bu süreç içerisinde bir güvenlik örgütü olan NATO'ya girmelerine biz 'evet' demeyiz. Çünkü NATO o zaman bir güvenlik örgütü olmaktan çıkar, teröristlerin adeta temsilcilerinin yoğunlaştığı bir yer haline gelir. Buna 'evet' demek mümkün değil ve bir sokulduğumuz yerden bir daha sokulamayız. Kusura bakmasınlar."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın toplantısı sırasında sağda ve solda bulunan tablolara işaret ederek, şunları söyledi:
"Ben merak ettim ama siz merak etmediniz, sağımızda ve solumuzda iki tane tablo var. Bunlar bizim arşivlerimizden bugün en önemli bizim hatıramız ve hediyemiz olarak Sayın Cumhurbaşkanı'na veriyoruz. Padişah Abdülmecid'in tahta çıkışını tebrik ederek, Fransız işgaline karşı gayretli bir şekilde mücadele ettiklerini ifade eden, Emir Abdülkadir'in Arapça mektubu ve tercümesi. 14 Aralık 1841. Bakın nereden nereye. Padişah Abdülmecid'in tahta çıkışını tebrik ederek Fransız işgaline karşı gayretli bir şekilde mücadele ettiklerini ifade eden Emir Abdülkadir'in Arapça mektubu ve tercümesi 14 Aralık 1841. Türkiye-Cezayir ilişkileri bakın ta nerelere dayanıyor."



Pakistan Dışişleri Bakanı: Mekke İttifakı Riyad’da Husilerin saldırılarını görüşecek

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar cuma günü düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Pakistan Dışişleri Bakanlığı)
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar cuma günü düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Pakistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Pakistan Dışişleri Bakanı: Mekke İttifakı Riyad’da Husilerin saldırılarını görüşecek

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar cuma günü düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Pakistan Dışişleri Bakanlığı)
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar cuma günü düzenlediği basın toplantısında konuşurken (Pakistan Dışişleri Bakanlığı)

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasındaki “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nın Siyasi Strateji ve Savunma Komitesi’nin, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını görüşmek üzere gelecek hafta Riyad’da olağanüstü toplanacağını açıkladı.

İshak Dar, cuma günü düzenlediği basın toplantısında, komitenin toplantı sırasında atılacak sonraki adımları belirleyeceğini söyledi. Dar ayrıca 6’dan fazla ülkenin “Mekke İttifakı”na katılmak istediğini belirtti. Reuters’ın aktardığına göre Dar, söz konusu açıklamaları yaptı.

Pakistan ordusu da cuma günü yaptığı açıklamada, üst düzey komutanların Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını şiddetle kınadığını bildirdi. Açıklamada, Pakistan’ın Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğu ve İslami kutsal mekanların güvenliğine bağlılığını sürdürdüğü ifade edildi.

f67k8
İstanbul’da düzenlenen “Mekke Anlaşması” kapsamında oluşturulan Siyasi Strateji ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısından (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos’ta imzalanan “Mekke Anlaşması”na göre taraflardan birine yönelik herhangi bir saldırı, tüm taraflara yönelik saldırı olarak kabul ediliyor.

Ortak askeri müdahaleye ilişkin karar ise özellikle saldırıya uğrayan ülke başta olmak üzere anlaşmanın taraflarınca değerlendiriliyor. Müdahalenin gerekliliği, saldırının niteliği, tehdidin düzeyi ve ciddiyeti ile taraflardan beklenen katkı dikkate alınarak değerlendiriliyor. Böylece tarafların savunma kapasitelerinin arzu edilen bütünleşme çerçevesinde bir araya getirilmesi hedefleniyor.

İstanbul, 31 Ağustos’ta “Mekke Anlaşması” kapsamında oluşturulan Siyasi Strateji ve Savunma Komitesi’nin ilk toplantısına ev sahipliği yaptı. Toplantıya Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanları katıldı.

Üç ülke toplantı sırasında, bölgelerinde barış ve sürdürülebilir istikrarı sağlamak amacıyla “Mekke Anlaşması” çerçevesinde birlikte çalışma kararlılıklarını yineledi. Taraflar ayrıca gerilimi azaltmaya ve itidali teşvik etmeye yönelik çabaları desteklemeyi ve krizlerin barışçıl yollarla çözümünü teşvik etmeyi sürdüreceklerini belirtti. Bu yaklaşımın, üç ülkenin bölgesel sorumluluklarını yerine getirme konusundaki hassasiyetinden kaynaklandığı ifade edildi.

hyujı
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, New York’taki toplantıda Hakan Fidan ve Muhammed İshak Dar’ın arasında (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Üç ülkenin dışişleri bakanları 24 Eylül’de New York’ta bir araya geldi. Görüşmede anlaşma kapsamında oluşturulacak genel sekreterlik, komiteler ve çalışma gruplarının kurulmasına ilişkin kaydedilen ilerleme ile çalışmaların başlamasına yönelik hazırlıklar ele alındı.

Bakanlar ayrıca Mekke’ye yönelik saldırılar ile Suudi Arabistan’daki sivil ve ekonomik tesisleri hedef alan saldırıları kınadı. Suudi Arabistan’ın, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca güvenliğini savunmak için uygun gördüğü tedbirleri alma hakkına sahip olduğunu vurguladı.

Üç ülkenin genelkurmay başkanları da 25 Eylül’de Riyad’da düzenlenen toplantıda güvenlik durumunu ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları ele aldı. Komutanlar, Mekke’yi ve ülkenin sivil ve ekonomik altyapısını hedef alan saldırıları kınadı.

gthyju
Riyad’da bir araya gelen Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan genelkurmay başkanları (Reuters)

Toplantıda ayrıca üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, istihbarat paylaşımının ve askeri koordinasyonun geliştirilmesi ile savunma kapasitesinin bütünleştirilmesi yolları ele alındı. Bu adımların caydırıcılığın ve kolektif savunmanın güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.


Reuters: Suriyeli yetkililer Türkiye'de Hizbullah'la gizli görüşmeler yaptı

Suriye güvenlik güçleri, Suriye'de 5 Hizbullah mensubunun toplantı yaptığı binanın önünde (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suriye güvenlik güçleri, Suriye'de 5 Hizbullah mensubunun toplantı yaptığı binanın önünde (Suriye İçişleri Bakanlığı)
TT

Reuters: Suriyeli yetkililer Türkiye'de Hizbullah'la gizli görüşmeler yaptı

Suriye güvenlik güçleri, Suriye'de 5 Hizbullah mensubunun toplantı yaptığı binanın önünde (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suriye güvenlik güçleri, Suriye'de 5 Hizbullah mensubunun toplantı yaptığı binanın önünde (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Reuters'a konuşan kaynaklara göre Suriye hükümeti temsilcileri ile Lübnan'daki Hizbullah mensupları, iki taraf arasındaki gerilimi yatıştırmak amacıyla Türkiye'de doğrudan görüşmeler gerçekleştirdi. Bu, uzun süredir karşı karşıya olan taraflar arasında bilinen ilk doğrudan görüşme oldu.

İkisi Suriyeli yetkili, bir ABD'li yetkili ve Hizbullah'a yakın üst düzey bir Lübnanlı güvenlik yetkilisinin de aralarında bulunduğu 6 kaynak, Reuters'a yaptıkları açıklamada Suriye hükümeti yetkilileri ile İran'la müttefik Hizbullah temsilcilerinin geçen ay en az bir kez gizlice bir araya geldiğini söyledi.

Hizbullah, Suriye'de iç savaşın yaşandığı yıllar boyunca eski Devlet Başkanı Beşşar Esad yönetimini desteklemek amacıyla ülkeye savaşçılar göndermişti.

Esad'ın 2024'ün sonlarında sürpriz bir saldırıyla devrilmesinin ardından Suriye'nin yeni yönetimi ile Hizbullah arasındaki gerilim tırmandı. Şam, Hizbullah'ı Suriye üzerinden silah sevkiyatı yapmakla suçlarken ABD de Suriye ordusunu Lübnan'a asker göndererek Hizbullah'a karşı savaşmaya teşvik etti.

Kaynakların verdiği bilgilere göre geçen ayki görüşmeye Hizbullah temsilcileri ile Suriye istihbarat ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri katıldı. Görüşme, gerilimi yatıştırmak amacıyla Türkiye'nin güvenlik ve istihbarat birimlerinin daveti üzerine gerçekleştirildi.

Kaynakların tamamı, daha önce kamuoyuna yansımayan hassas görüşme hakkında konuşabilmek için isimlerinin açıklanmaması şartıyla bilgi verdi.

Suriye Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Dışişleri ve Savunma bakanlıkları ile ABD Dışişleri Bakanlığı, Reuters'ın görüşmeyle ilgili sorularına henüz yanıt vermedi. Hizbullah'ın medya ofisi ise yorum yapmayı reddetti.

Kaynaklar: Yetkililer ortak güvenlik endişelerini ele aldı

ABD'li yetkili, iki Suriyeli yetkili ve Lübnanlı güvenlik kaynağı, görüşmede iki taraf arasındaki gerilim noktalarının çözümüne odaklanıldığını ve toplantının olumlu geçtiğini söyledi.

Suriyeli yetkililerden biri, tarafların aralarında herhangi bir düşmanlık bulunmadığı konusunda mutabık kaldığını ve Suriye'nin Hizbullah'a Lübnan'a askeri müdahalede bulunarak örgütün silahsızlandırılmasını sağlamayacağı konusunda güvence verdiğini belirtti.

Aynı yetkili, Suriyeli yetkililerin buna karşılık Hizbullah'dan sınırdan silah kaçakçılığı girişimlerinin durdurulmasına ve özellikle güney Suriye'de kalan uyuyan hücrelerinin dağıtılmasına yardımcı olmasını istediğini söyledi.

efrgt
Suriye'de Hizbullah bağlantılı hücreye mensup 5 kişi yakalandı (Suriye İçişleri Bakanlığı)

Suriye salı günü, ülkenin güneyinde roket saldırısı hazırlığında olduğunu öne sürdüğü Hizbullah bağlantılı bir hücrenin yakalandığını duyurdu. Hizbullah ise çarşamba günü suçlamaları reddederek Suriye'de herhangi bir varlığının bulunmadığını ve ülkedeki güvenlik ya da askeri faaliyetlerle hiçbir ilgisinin olmadığını açıkladı.

Suriyeli yetkili, Hizbullah temsilcilerinin silah kaçakçılığının durdurulması ve Suriye'deki hücrelerinin dağıtılması talebine doğrudan yanıt vermediğini ancak Suriye'nin içişlerine müdahale etmeme taahhüdünde bulunduğunu söyledi.

Görüşme ve sonuçları hakkında doğrudan bilgi sahibi olan Lübnanlı kaynak ise iki tarafın güvenlik konularında önemli ilerleme kaydettiğini ifade etti.

Suriyeli yetkili ile Lübnanlı kaynak, nihai bir anlaşmaya varılmadığını ve herhangi bir açıklama yapılmasına yönelik plan bulunmadığını söyledi. Lübnanlı kaynak Reuters'a, iki taraf arasındaki Türkiye üzerinden iletişimin yaklaşık iki ay önce başladığını belirtti.

Reuters, eylül ayında Türkiye'de gerçekleştirilen görüşmenin nerede ve ne kadar süreyle yapıldığını veya öncesinde ya da sonrasında başka görüşmeler gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini doğrulayamadı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan fon soruşturması açıklaması: Yakından takip ediyoruz

Fotoğraf: TCCB
Fotoğraf: TCCB
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan fon soruşturması açıklaması: Yakından takip ediyoruz

Fotoğraf: TCCB
Fotoğraf: TCCB

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından fon soruşturmasına yönelik açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı süreci "yakından takip ettiklerini" vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada "fon konusunu etraflıca değerlendirdik" dedi, "Yaşanan sorun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir. Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzu bahis değildir" sözlerini ekledi.

Erdoğan fon krizine dair gerekli soruşturmaların yapıldığını belirtti, benzer bir sorunun tekrar yaşanmasının önüne geçmek için gerekli çalışmaların yapıldığını vurguladı.

"İster piyasa manipülasyonu ile ister borsa oyunları ile ister belediyelerde yaşandığı gibi apacık yolsuzluk yaparak olsun her kim milletin hakkına, malına, hukukuna el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur" diyen Cumhurbaşkanı, söz konusu ülkenin ekonomik güvenliği, refahı ise bunda en küçük bir tereddüt gösterilmeyeceğini söyledi.

Türkiye'nin 2 trilyon dolara yaklaşan bir ekonomik büyüklüğe sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, ülkedeki finansal sistemin güçlü olduğunu vurguladı.

"Türk sermaye piyasası dayanıklıdır, temelleri sağlamdır. Bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye sahiptir" dedi ve ekledi:

"Sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna muhalefet figürleri dahil hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur."

Erdoğan konuşmasında haksız kazanç elde edenler hakkında gerekli soruşturmaların yapıldığını belirtti, "Fonlar vasıtasıyla piyasa bozucu eylemlere ilişkiyi tespit edilenler hukuk önünde bunun hesabını verecektir" dedi.