Mısır Cumhurbaşkanlığı Af Komitesi 1000’den fazla mahkûmun affını görüşüyor

‘Şiddet eylemlerine karışmaktan’ hüküm giymiş olan kişiler aftan yararlanamayacak

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin katıldığı, Kahire'de düzenlenen ‘Mısır Ailesi İftarı’ndan bir kare (Arşiv)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin katıldığı, Kahire'de düzenlenen ‘Mısır Ailesi İftarı’ndan bir kare (Arşiv)
TT

Mısır Cumhurbaşkanlığı Af Komitesi 1000’den fazla mahkûmun affını görüşüyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin katıldığı, Kahire'de düzenlenen ‘Mısır Ailesi İftarı’ndan bir kare (Arşiv)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin katıldığı, Kahire'de düzenlenen ‘Mısır Ailesi İftarı’ndan bir kare (Arşiv)

Mısır'da siyasi aktivistlerin, insan hakları savunucularının ve gazetecilerin yanı sıra borçluların serbest bırakılmalarını ele alan Cumhurbaşkanlığı Af Komitesi , tahliye edilmeleri beklenen 1000’den fazla mahkumun dosyasını incelediğini ve bu mahkumların yakında serbest kalabileceklerini duyurdu.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, geçtiğimiz ayın sonlarında ‘içinde bulunulan süreçte milli eylemin öncelikleri konusunda siyasi bir diyalog’ başlatmak istediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Sisi’nin bu açıklaması, hüküm giymiş aktivistlerin dosyalarını incelemek amacıyla kurulan Cumhurbaşkanlığı Af Komitesi’nin, çalışmalarının kapsamının genişletildiğini açıklamasıyla aynı tarihlere denk geldi.
Cumhurbaşkanlığı Af Komitesi Üyesi Tarık el-Avadi, dün (Pazartesi) bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, komitenin, hükümlüler ve tutuklular arasında yer alan ve komitenin çalışmaları için belirlediği kriterlere uyan bin 74 mahkûmun dosyalarını incelediğini ve tahliyelerine ilişkin nihai kararı vermeye hazırlandığını söyledi.
Kısa bir süre önce yeniden faaliyete geçen komite, çalışmalarına başladığı gün, partilere, sendikalara ve insan hakları derneklerine ile bireylere, affının görüşülmesini istedikleri kişilerle ilgili talep ve dava belgelerini kendilerine sunmaları çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanlığı Af Komitesi Üyesi Kerim es-Sakka ise, komitenin çalışmalarının önceliklerinden birinin siyasi geçmişe sahip mahkumlar olduğunu, ancak komitenin çalışmalarının ‘şiddet eylemlerine karışmaktan’ hüküm giyenleri kapsamadığını belirtti.
Komitenin çalışmaları, Mısırlı siyasi güçlerin, partilerin ve aktivistlerin Cumhurbaşkanı Sisi'nin çağrısıyla ‘ulusal diyalog’ oturumlarını gerçekleştirmeye hazırlandığı bir dönemde başladı.



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.