Suudi Arabistan, gıda güvenliğini desteklemek için önemli adımlar atıyorhttps://turkish.aawsat.com/home/article/3654161/suudi-arabistan-g%C4%B1da-g%C3%BCvenli%C4%9Fini-desteklemek-i%C3%A7in-%C3%B6nemli-ad%C4%B1mlar-at%C4%B1yor
Suudi Arabistan, gıda güvenliğini desteklemek için önemli adımlar atıyor
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Yardımcısı Velid el-Hureyci (SPA)
Suudi Arabistan, gıda güvenliğini artırmak için önemli adımlar attığını, gıda çeşitlenmesini teşvik etmeyi, iklim değişikliğinin zorlukları ve su kaynaklarının kıtlığıyla yüzleşmeyi amaçlayan stratejiler geliştirdiğini doğruladı. Bu çabalar Suudi Arabistan’daki gıda güvenliğinin iyileştirilmesine katkı sağlıyor.
Söz konusu stratejiler, ABD’nin ev sahipliğinde Birleşmiş Milletler’de (BM) gerçekleştirilen Küresel Gıda Güvenliği Eylem Çağrısı isimli toplantıya katılan ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan adına konuşma yapan Dışişleri Bakanı Yardımcısı Velid el-Hureyci’nin açıklaması sırasında geldi.
Hureyci açıklamasında, “Uluslararası toplumun karşı karşıya olduğu zorluklar, çok taraflı uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesini gerektiriyor. Bugün karşı karşıya olduğumuz ortak zorluk, gıda güvenliğine yönelik tehdit. Sürdürülebilir toparlanmanın yolu, hepimizin bununla yüzleşmek için birlikte çalışmasına bağlı” ifadelerini kullandı.
Hureyci, BM tarafından kabul edilen 2030 Sürdürülebilir Kalkınma hedeflerinin, sürecin başlangıcından bu yana kaydettiği ilerlemeye rağmen, insanlarının isteklerini karşılamak, daha iyi ve daha sürdürülebilir bir geleceğe ulaşmak için ülke hükümetleri tarafından benimsenen bir model olması gerektiğini belirtti. Suudi yetkili, sürdürülebilir kalkınmaya ulaşma yolunda yaşanan aksaklıkların hedefe ulaşmayı son derece zor hale getirdiğini kaydetti.
Hureyci, kalkınma sürecinin tamamlanması ve küresel gıda güvenliği için gerçek bir tehdit oluşturan bir dizi zorluk ve risk olduğuna dikkati çekti.
Açıklamasında, yeni tip koronavirüs salgınının yayılmasının, uluslararası sistemin çıplak gözle görülmeyen bir virüsle mücadelede ne denli kırılgan olduğunu gösterdiğini bildiren Hureyci, pandeminin uluslararası ekonomilerde ciddi bozulmalara yol açtığını, insanların yaşamları ve geçim kaynakları üzerinde yıkıcı etkileri olduğunu ve ekonomik iyileşmelerde keskin düşüş yaşandığını aktardı.
Hureyci, pandeminin küresel olarak gıda ihtiyacının azalmasına neden olduğu için zor kazanılan kalkınma kazanımlarını olumsuz etkilediğini ve özellikle en yoksul ülkelerde gıda güvensizliği düzeyinde önemli bir artışa yol açtığını ifade etti.
Suudi yetkili ayrıca, çevresel zorluklar ve iklim değişikliği arasında Suudi Arabistan'ın gezegeni ve biyolojik çeşitliliği korumaya ve gıda güvenliğini sağlamanın önemli bir nedeni olan sağlıklı ekosistemleri korumaya büyük önem verdiğine dikkati çekti.
Hureyci, Suudi Arabistan Krallığı’nın 2030 Vizyonu ile sürdürülebilir tarım sektörü inşa etmeye, gıda sistemlerini destekleyen sektörleri güçlendirmeye, bu konuda yeni sistemler geliştirmeye ve tarımsal üretkenliği iyileştirmeye yönelik sürdürülebilir kalkınma çabalarına odaklandığını belirterek, gıda güvenliğinde sürdürülebilir ilerleme sağlamak için araştırma ve yenilik yeteneklerini ilerletmeye çalıştıklarını söyledi.
Mekke Anlaşması... Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi ilk toplantısını İstanbul’da yapıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/t%C3%BCrkiye/5312805-mekke-anla%C5%9Fmas%C4%B1-siyasi-ve-savunma-stratejisi-komitesi-ilk-toplant%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos’ta Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzalarken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Mekke Anlaşması... Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi ilk toplantısını İstanbul’da yapıyor
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos’ta Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzalarken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
İstanbul, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi’nin ilk toplantısına pazartesi günü ev sahipliği yapacak.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı kaynakları pazar günü yaptığı açıklamada, toplantının üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının katılımıyla gerçekleştirileceğini bildirdi.
Toplantıya Suudi Arabistan tarafından Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Genelkurmay Başkanı Korgeneral Feyyad bin Hamid er-Ruayli katılacak. Türkiye’yi ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil edecek.
Pakistan tarafından da Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Savunma Bakanı Hava Muhammed Asıf ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir toplantıda yer alacak.
Toplantının gündemi
Kaynaklara göre toplantıda uluslararası güvenlik meseleleri, savunma kapasitesinin geliştirilmesi ve üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasında operasyonel düzeyde entegrasyonun güçlendirilmesi ele alınacak.
Savunma sanayisi alanındaki iş birliğinin, ortak üretim ile araştırma-geliştirme faaliyetleri de dahil olmak üzere derinleştirilmesi ve terörle mücadelede ortak çabaların güçlendirilmesi de gündemde olacak.
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Erdoğan ve Şahbaz Şerif, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın imzalanmasının ardından samimi bir sohbet gerçekleştirirken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Kaynaklar, toplantıda Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi tarafından belirlenecek ortak faaliyet alanlarında çalışmaları yönlendirecek genel sekreterlik yapısı ve diğer ilgili mekanizmaların çerçevesinin belirlenmesinin, ayrıca gelecekte atılacak adımlar için bir yol haritası oluşturulmasının beklendiğini kaydetti.
Anadolu Ajansı’na konuşan kaynaklar, toplantının Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın bölgedeki tüm ülkeler açısından önemli fırsatlar sunduğunun vurgulanmasına imkân sağlayacağını belirtti.
Kaynaklara göre anlaşma, güvenlik iş birliği ruhuyla bölgesel meselelerin ele alınmasını, çatışma yerine barış ve refahın önceliklendirilmesini ve güvenlik, barış ve istikrarın güçlendirilmesini hedefliyor.
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı 7 Ağustos’ta Mekke’de imzaladı. Anlaşma, üç ülke arasında caydırıcılık, koordinasyon ve savunma alanında entegrasyon ilkelerine dayalı uzun vadeli bir ortaklığa yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi. Anlaşmanın bölgenin ve dünyanın güvenlik ve istikrarına katkı sağlaması hedefleniyor.
Anlaşma, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif tarafından Mekke Ortak Savunma Zirvesi sırasında imzalandı.
Üç ülke, ortak güvenliklerini güçlendirmek, bölgesel ve uluslararası güvenlik, barış ve istikrarı sağlamak ve güvenli ve müreffeh bir gelecek inşa etmek amacıyla anlaşmayı imzaladı.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgede ve dünyada güvenlik, barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesinin yanı sıra ortak caydırıcılığın artırılmasını amaçlıyor. Anlaşmaya göre, imzacı ülkelerden herhangi birine yönelik saldırı, tüm taraflara yönelik saldırı olarak kabul edilecek.
Bölgede yeni bir iş birliği kültürünün geliştirilmesini hedefleyen anlaşma, uluslararası hukuka saygı gösteren ve barışçıl iş birliği vizyonunu paylaşan tüm tarafların anlaşmaya katılmasına da imkân tanıyor.
ABD’den destek
ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nın imzalanmasından duyduğu “büyük memnuniyeti” dile getirerek bunu “büyük, cesur ve önemli bir adım” olarak nitelendirdi.
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
Trump, 16 Ağustos’ta Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, “Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın kısa süre önce ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladığını görmekten büyük mutluluk duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Trump, anlaşmanın “Ortadoğu ülkeleri arasındaki yakınlaşmayı” gösterdiğini ve bu ülkelerin kendilerini daha etkili biçimde savunmalarına olanak sağlayacağını belirtti.
Bedr er-Reziza, Suudi Arabistan Futbol Federasyonu Başkanı olarak atandıhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/suudi-arabistan/5312725-bedr-er-reziza-suudi-arabistan-futbol-federasyonu-ba%C5%9Fkan%C4%B1-olarak
Bedr er-Reziza, Suudi Arabistan Futbol Federasyonu Başkanı olarak atandı
Yaser el-Misehal ve Bedr er-Reziza birbirlerini tebrik ederken (Saad el-Anzi)
Suudi Arabistan Futbol Federasyonu Genel Kurulu bugün düzenlenen olağanüstü toplantıda, 2026-2030 döneminde federasyon başkanlığı görevini yürütmek üzere Bedr er-Reziza’nın adaylığını onayladı. Er-Reziza, Yaser el-Misehal’ın yerine göreve geldi.
Bedr er-Reziza, aday gösterildikten sonra konuşmasını yaparken (Saad el-Anzi)
Seçim Komitesi Başkanı Ahmed el-Kuneyan, toplantı sırasında seçim sürecinin tamamlanmasının ardından er-Reziza’nın listesinin tek aday olarak onaylandığını açıkladı. Böylece yeni yönetim kurulu 4 yıllık görev süresine başladı.
🎙️ | بدر الرزيزاء رئيس الاتحاد السعودي لكرة القدم بعد تزكيته:
- لم أجهز كلمات ولم أرتب، لأنني كنت حريص على أمر واحد وهو أن أقول «شكراً أبو سلمان» أنت وزملائك، سبع سنوات لم تكن قصيرة. pic.twitter.com/BhuJ4uC6QK
Onayın ardından ilk konuşmasını eski başkan Yaser el-Misehal’a hitaben yapan er-Reziza, “Bir konuşma hazırlamadım, planlamadım. Çünkü tek bir şeyi söylemeye özen gösterdim: Teşekkürler Yaser el-Misehal. Sen ve çalışma arkadaşların… 7 yıl kısa bir süre değildi” dedi. Açıklamanın ardından eski ve yeni başkan arasında karşılıklı tebrik ve selamlaşmalar yaşandı.
🎙️| ياسر المسحل رئيس الاتحاد السعودي لكرة القدم في حديثه:
El-Misehal ise geride kalan 7 yılda Suudi Arabistan sporuna hizmet etmek amacıyla kolektif bir çalışma yürütüldüğünü belirterek, “Yönetim kurulundaki çalışma arkadaşlarımla Suudi Arabistan sporuna hizmet etmekten onur duydum. Elde edilen her başarı, herkesin ortak çabası ve gayretinin sonucudur” ifadelerini kullandı. Yedi yıllık dönemi birkaç dakikaya sığdırmanın zor olduğunu belirten el-Misehal, spor sektörüne sundukları cömert destek dolayısıyla Suudi Arabistan Kralı ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a teşekkür etti.
Yaser el-Misehal, Genel Kurul önünde son konuşmasını yaptı. (Saad el-Anzi)
El-Misehal ayrıca, Suudi Arabistan Futbol Federasyonu’nun dünya genelindeki futbol federasyonlarıyla geniş bir ilişki ağına sahip olduğunu açıkladı. Federasyonun 200’den fazla futbol federasyonuyla ilişkileri bulunduğunu belirten el-Misehal, federasyon başkanları ve genel sekreterlerinin isimleri de dahil olmak üzere söz konusu bilgilerin sürekli güncellendiğini ifade etti.
Genel Kurul toplantısında toplantı tutanağını incelemek üzere 3 temsilci atandı. (Saad el-Anzi)
Genel Kurul toplantısında ayrıca, Suudi Arabistan Futbol Federasyonu Ana Statüsü’nün 23. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca toplantı tutanağını incelemek üzere 3 delege görevlendirildi. Bu isimler, Muhayil Kulübü temsilcisi Dr. İbrahim el-Muhayli, Mudhar Kulübü temsilcisi Adil es-Setri ve el-Vatan Kulübü temsilcisi Halid el-Hazimi oldu. Ardından delegelerin onaylanması için oylamaya geçildi.
🎥| وصول دومينجوس سواريز، الرئيس التنفيذي لنادي الاتحاد، إلى اجتماع الجمعية العمومية غير العادية للاتحاد السعودي لكرة القدم. pic.twitter.com/RxXAboI3rr
Genel Kurul, Ana Statü’nün 23. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca oyların sayım sürecine yardımcı olmak üzere 3 bağımsız gözlemcinin atanmasını da onayladı. Gözlemciler, Suudi Arabistan Jimnastik Federasyonu İcra Kurulu Başkanı Amr Hüseyin, Suudi Arabistan Hokey Federasyonu İcra Kurulu Başkanı Abdulilah el-Meymun ve Suudi Arabistan E-Sporlar Federasyonu İcra Kurulu Başkanı Ravan el-Betiri olarak belirlendi.
Oteller, Mekke’deki gayrimenkul yatırım haritasını yeniden şekillendiriyorhttps://turkish.aawsat.com/k%C3%B6rfez/suudi-arabistan/5312643-oteller-mekke%E2%80%99deki-gayrimenkul-yat%C4%B1r%C4%B1m-haritas%C4%B1n%C4%B1-yeniden
Kâbe ve Mekke’nin bir bölümünü gösteren hava fotoğrafı (SPA)
Riyad:Sarah bin Şamran
TT
Riyad:Sarah bin Şamran
TT
Oteller, Mekke’deki gayrimenkul yatırım haritasını yeniden şekillendiriyor
Kâbe ve Mekke’nin bir bölümünü gösteren hava fotoğrafı (SPA)
Mekke’deki gayrimenkul piyasası, hac ve umre ziyaretçilerinin sayısının artması ve kentin kapasitesinin genişlemesiyle birlikte otel varlıklarına yönelik yatırımlara doğru artan bir dönüşüme sahne oluyor. Bu durum, otellerin birden fazla gayrimenkul geliştiricisi için ana faaliyet geliri kaynağı olarak varlığını güçlendiriyor.
Söz konusu gelişme; özellikle hac ve umre sezonlarında doluluk oranları ile ortalama oda fiyatlarında yaşanan artışın etkisiyle, otel gelirlerindeki iyileşmenin gayrimenkul şirketlerinin finansal sonuçlarına daha net bir şekilde yansıdığı bir dönemde gerçekleşiyor.
Sürekli talep, konaklama sektöründeki patlamayı destekliyor
Bu kapsamda Finans ve Ekonomi Danışmanı Dr. Hüseyin el-Attas, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, Mekke’deki konaklama sektörünün ‘tarihinin en güçlü dönemlerinden birini’ yaşadığını belirtti. El-Attas, sektörde gözlenen büyümenin; umre ziyaretçisi ve turist sayısındaki sürekli artış, hac kapasitesinin kademeli olarak genişletilmesi ve Vizyon 2030 kapsamındaki projeler başta olmak üzere yapısal faktörlere dayandığına dikkat çekti.
Mescid-i Haram’ın genişletilmesi, ulaşım ve yol ağları ile tren hatlarının geliştirilmesi ve ziyaretçi deneyiminin iyileştirilmesinin konaklama sisteminin verimliliğini artırdığını ekleyen el-Attas, bu durumun doluluk oranlarına ve ortalama oda fiyatlarına yansıdığını ifade etti. Mekke’deki otellere olan talebin, umre programlarının gelişmesiyle birlikte yıl geneline yayılarak daha sürdürülebilir hale geldiğini ve artık yalnızca yoğun sezonlarla sınırlı kalmadığını belirtti.
Bu dönüşüm, Mekke’de faaliyet gösteren gayrimenkul şirketlerinin iş modellerinde otelcilik faaliyetlerinin artan önemini yansıtırken, geliştiricilerin ilgisinin bir kısmının arsa ve konut satışından, uzun vadede elde tutulabilecek ve işletilebilecek gelir getirici varlıkların geliştirilmesine kaydığını gösteriyor.
Oteller, kârlılığın itici gücü haline geliyor
Jabal Omar Development şirketinin performansı, Mekke’deki gayrimenkul geliştiricilerinin finansal sonuçlarında otelcilik faaliyetlerinin artan önemine bir örnek teşkil ediyor. Şirket, 2026 yılının ikinci çeyreğinde yeniden kâra geçerek, geçen yılın aynı çeyreğinde kaydettiği 42,1 milyon riyallik zarara kıyasla hissedarlara ait 158,1 milyon riyal net kâr açıkladı. Bu dönemde şirketin gelirleri ise yüzde 42,5 artışla 715,1 milyon riyale yükseldi.
Şirket, Suudi Arabistan Menkul Kıymetler Borsası’nın (Tadawul) resmî sitesinde yayımladığı açıklamada, gelirlerdeki artışın temel nedenini, özellikle hac sezonunda otel performansının iyileşmeye devam etmesine ve bu yılın başında hizmete giren Rotana Oteli’ne bağladı.
Dr. el-Attas, daha önce ağırlıklı olarak arsa satışına veya geleneksel gayrimenkul projelerinin geliştirilmesine dayanan Mekke’deki birden fazla gayrimenkul şirketinin kârlılığında, otelcilik faaliyetlerinin artık temel itici güç haline geldiğini belirtiyor.
Yüksek doluluk oranlarının ve ortalama oda fiyatlarındaki iyileşmenin otellerin faaliyet gelirlerini desteklediğini açıklayan el-Attas, bu tür tekrarlayan gelirlerin yapısı gereği şirketlere varlık satışından elde edilen getirilere kıyasla daha istikrarlı bir nakit akışı sağladığını vurguluyor.
Menassat Realty CEO’su Halid el-Mubeyyid ise Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, Mekke’nin konaklama sektöründe sürdürülebilir bir talep gibi olağanüstü bir avantaja sahip olduğunu dile getirdi. El-Mubeyyid; hac ve umre ziyaretçilerinin akınının sürmesinin ve Vizyon 2030 hedeflerinin, özellikle Mescid-i Haram’a yakın konumlarda ve ulaşım ile hizmetlerle bağlantılı projelerde otel yatırımlarına diğer gayrimenkul varlıklarına kıyasla daha fazla cazibe kazandırdığını açıkladı.
Geliştiricilerin eğilimlerinin gayrimenkul birimi satışına odaklanmaktan, oteller ve rezidanslar gibi gelir getiren varlıkların geliştirilmesine ve uluslararası otel markalarından yararlanmaya doğru kaydığına dikkat çeken el-Mubeyyid; projenin değerinin artık sadece geliştirme maliyetiyle değil, işletme performansıyla da ilişkilendirilmesiyle birlikte geliştiricilerin ilgisinin yalnızca inşaatla sınırlı kalmayıp işletme kalitesi ve varlık yönetimine kadar uzandığını ifade etti.
Mekke’de otel yatırımlarının genişlemesi, oda arzındaki artışla eş zamanlı olarak gerçekleşiyor. Bu durum, özellikle yeni projelerin girişine sahne olan segmentlerde işletmeciler arasındaki rekabeti kızıştırabilir.
Dr. el-Attas, yeni arzların aynı otel kategorisinde yoğunlaşması halinde bu artışın kısa vadede bazı segmentlerde fiyatlar üzerinde sınırlı bir baskı oluşturabileceğini belirtti. Ancak el-Attas, umre ziyaretçisi ve turist sayısını artırmaya yönelik hükümet hedefleri ve Mekke’nin yıl boyunca artan sayıda ziyaretçi ağırlayan bir destinasyona dönüşmesi sayesinde, talebin orta ve uzun vadede bu genişlemenin büyük bir kısmını absorbe edebileceğini öngörüyor.
El-Attas’a göre belirleyici tek faktör arz miktarı olmayacak; otel ürününün kalitesi, konumu, hizmet seviyesi ve gelir yönetimindeki verimlilik de otellerin yüksek doluluk oranlarını ve getirilerini koruma yeteneğinde kilit rol oynayacak.
El-Mubeyyid ise kızışan rekabet ortamında oda sayısındaki artışın projelerin kârlılığını garanti etmeye yetmeyeceğine işaret ederek, pazara yeni projelerin girmesiyle birlikte otellerin oda başına geliri azami seviyeye çıkarma ve operasyonel verimlilik sağlama kabiliyetinin daha da önem kazanacağını vurguladı.
Öte yandan Mekke’deki konaklama sektörü, önümüzdeki dönemde yatırımcıların kâr marjlarını sınayabilecek bir dizi zorlukla karşı karşıya bulunuyor. Arsa, inşaat ve işletme maliyetlerinin yanı sıra işçilik, enerji, bakım ve finansman maliyetlerindeki artış ile otel tesislerini verimli bir şekilde yönetecek nitelikli personele duyulan ihtiyaç bu zorlukların başında geliyor.
Bu çerçevede Dr. el-Attas; artan işletme maliyetleri ve yüksek seviyelerini koruyan faiz oranlarının şirketler üzerinde baskı oluşturabileceğini, artan rekabetin ise kâr marjlarını korumak adına işletmecileri operasyonel verimliliğe ve konuk deneyimini iyileştirmeye daha fazla odaklanmaya zorlayacağını ifade etti.
Yoğun sezonların dışında da yüksek doluluk oranlarını korumak sektörün önündeki bir diğer zorluk olarak öne çıkarken; bu durum, umre programlarındaki artış ve Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda hedef pazarların çeşitlendirilmesini ve yeni ziyaretçi segmentlerinin çekilmesini gerektiriyor.
Gelecekteki kârlılığın ürün kalitesine, operasyonel verimliliğe ve oda başına geliri en üst düzeye çıkarmaya bağlı olduğunu belirten el-Mubeyyid; otel kategorilerinin çeşitlendirilmesinin, gelir yönetiminde modern teknolojilerden yararlanılmasının, işletme maliyetlerinin düşürülmesinin ve üstün bir konaklama deneyimi sunulmasının önemini vurguladı.
Talep ve arzın eş zamanlı olarak genişlemeye devam etmesiyle birlikte Mekke’deki otel yatırımlarının geleceği, yalnızca otel kapasitesini artırmaktan ziyade varlıkların operasyonal verimliliğine, ürün kalitesine ve konuma daha fazla dayanmaya doğru ilerliyor. Bu durum, geliştiricilerin varlıkları yönetme ve artan ziyaretçi sayısını sürdürülebilir nakit akışına dönüştürme yeteneğini önümüzdeki dönemdeki rekabetin belirleyici faktörü haline getiriyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة