Lübnan: Mikati hükümeti ‘finansal iyileşme’ planını onayladı

Cumhurbaşkanı Mişel Avn dün Başbakan Necib Mikati’nin son toplantısına başkanlık etti. (Reuters)
Cumhurbaşkanı Mişel Avn dün Başbakan Necib Mikati’nin son toplantısına başkanlık etti. (Reuters)
TT

Lübnan: Mikati hükümeti ‘finansal iyileşme’ planını onayladı

Cumhurbaşkanı Mişel Avn dün Başbakan Necib Mikati’nin son toplantısına başkanlık etti. (Reuters)
Cumhurbaşkanı Mişel Avn dün Başbakan Necib Mikati’nin son toplantısına başkanlık etti. (Reuters)

Lübnan hükümeti dün, Hizbullah bakanları tarafından karşı çıklmasına rağmen  Bankalar Birliği tarafından daha önce reddedilen mali kurtarma planını onayladı. Telekom tarifesini en az üç katına çıkararak görevini tamamladı. Dün gerçekleştirilen oturum Bakanlar Kurulu’nun görev süresinin sona ermesiyle yapılan son toplantıydı.
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen son kabine toplantısının başlangıcında, seçimlerin kayıtlara geçen bazı olaylara rağmen kabul edilebilir koşullarda gerçekleştiğini belirterek, İçişleri Bakanlığı ve belediyelere ‘sonuç konusunda Anayasa Konseyi'ne itirazda bulunmak isteyenlere izin vermek için belirlenen sürelerin ayrıntılı olarak yayınlamaları’ çağrısında bulundu. Avn açıklamasında, bakanlar arasında hakim olan anlayış ve hükümet ömrünün kısa döneminde yapılan çalışmaları övdü.
Lübnan hükümeti, mali krizinde ardından üç yıl sonra beklenen bir mali toparlanma planını onayladı. Yeni yol haritasında yer alan reformlar arasında bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması ve bazı mevduat sahiplerinin birikimlerinin döviz cinsinden geri verilmesi planları da yer alıyor. Hizbullah kanadından da dahil olmak üzere çok sayıda bakanın itirazına rağmen Uluslararası Para Fonu(IMF)  tarafından gerekli finansmanın serbest bırakılması da temel prosedürler arasında.
Lübnan’ın geçtiğimiz nisan ayında  IMF ile 46 aylık bir süre zarfında ödenmesi planlanan 3 milyar dolarlık kredi konusunda ön anlaşmaya vardığı belirtildi.
Nisan ayı ortalarında ise Lübnan Bankalar Birliği, hükümetin mali kurtarma planının son taslağını tamamen karşı olduğunu açıklayarak hükümetin, Merkez Bankası ile benimsediği politikalarından kaynaklanan kayıpların büyük bir kısmını bankalara ve mevduat sahiplerine yüklediğini bildirdi. Bu durumun finans sektöründe güven kaybına yol açacağı kaydedildi. Hükümet finans sektörünün zararının yaklaşık 72 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.
Lübnan bankaları, yolsuzluğun ve savurganlığın dışa vurumu olan ve 2019 yılında başlayan ekonomik çöküşle onlarca yıldır hükümete en büyük borç verenlerden oldu. Ekonomik çöküş, mevduat sahiplerinin hesaplarına ulaşmasını engellerken, yerel para birimi değerinin yüzde 90’ından fazlasını kaybetti.
Hükümet son toplantısında, önümüzdeki temmuz ayının ilk gününden itibaren telekomünikasyon tarifesini yükseltmeye karar verdi. Ayrıca gümrük doları ile ilgili madde de bakanlar kurulunun geri çekmesiyle düştü.



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.